gecici bilinc kaybi.

bastirdiginiz duygularin/eylemlerin ayyuka cikmasina sebep olur.

daha sonrasinda pisman olmamak adina tek basinayken gerceklesmesi onerilir; aglasan da yalvarsan da durust oldugun ani geri alamazsin, ya hep ya hic.

kendine guvenen soyle gelsin. *
devamını gör...

ne dediklerini ve ne yaptıklarını kendileri de bilmiyor ülkede fena bir kaos durumu var herkes ayrı telden.
devamını gör...

insanı, insana, insanca anlatma sanatı.
devamını gör...

ara ara dönüştüğüm insandır.
sırf birilerinden sebep baktıkça huzur bulduğum o müthiş manzaramı kapatacak da değilim.
devamını gör...

efendimiz muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sözüdür,hadis-i şeriftir. müslüman kelime manası itibariyle teslim olan demektir. kişi fıtrat gereği tam bir teslimiyet duygusu ile doğar ailesi kendi fikirleriyle çocuğun fıtratında bulunan iyi ve kötü kodlardan herhangi birini ön plana çıkartır. zaten hristiyan, yahudi, mecusi, atesit, agnostik nihilist vb. din ve fikir akımlarından herhangi birini benimseyen birey ailesinden eğitim alırken -yalan konuşmamak, hırsızlık yapmamak,zina etmemek- iyi yönlerini ortaya koyuyorsa o kişi zaten ister istemez islam dinine girer. çünkü hidayet kalbin bozulmamasiyla gerçekleşir. şimdi gelelim bu hadisi destekler nitelikteki ayete... allah subhanehu ve teâlâ bir ayette şöyle der. fe elhemehe fucurahe ve takvahe"biz insanın fıtratına (genetik kodlarına) iyiliği de kötülüğü de işledik"



bu arada sözü söyleyen şahıstan ziyade sözün doğruluğu dikkate alınmalıdır... doğru bir tartışma için en azından ?
devamını gör...

bankalar birliği kararıyla, bankalara borcu olan tüm vatandaşların borcu silinmiştir.
devamını gör...

yerli sosyal medya olan bir uygulama . ismi garip olması saçmalık olduğu gibi kullanıcıları da saçmadır.

edit: twitter'ın çalınmış hali gibi
devamını gör...

yazdıklarımı değil de yazamadıklarımı görebilseniz keşke ve ondan sonra yargılasanız beni.
devamını gör...

bir rol yapma oyunu. oyunun en temel amacı, olabildiğince gerçekçi bir rol yapma amacı sunması. bir demircinin oğlu olarak başlıyoruz ve bu yüzden hiçbir becerimiz yok. herhangi bir şeyde iyi olmayarak başlıyoruz. diğer birçok oyunun aksine seçilmiş insan değiliz. bu yüzden gidip rastgele köylülere saldırırsanız görürsünüz ki dayak yiyorsunuz. bu çok gerçekçi atmosferde karakterimizi bir dizi aksiyondan geçirerek geliştirmeye çalışıyoruz. oyunun bu çok gerçekçi olma çabasına bir örnek vereyim, mesela elinize bir kitap geçerse harfler rastgele gözüküyor çünkü okuma bilmiyorsunuz. eğer bir script bulursanız ve o size okumayı öğretirse ilk başta zor okuyorsunuz. bunu da bazı kelimeleri karıştırarak yapmışlar. mesela: bne gidioyrum yazıyor çünkü okuma seviyeniz düşük. daha sonra, okudukça bu düzeliyor. bence gayet güzel bir yaklaşım olmuş okumayı öğrenmeyi gösterme açısından. oyundaki diğer özellikler de böyle. herhangi bir alanda hiç iyi değiliz ve ancak o alana yoğunlaşırsak gelişebiliyoruz. mesela, bu bir oyun diyip iki hayduta dalarsanız işiniz anında biter.

oyun, 13. yy bohemya'sında geçiyor. bohemya, günümüzde çek cumhuriyetidir, oyun o bölgelerde geçiyor. yanlış hatırlamıyorsam başta sigismund var ancak ülke bir savaş içinde. bu savaş, tabi ki bizi de etkiliyor. savaşın vahşetini görme şansı elde ediyoruz. aynı zamanda, bohemya'da o zaman yaşamak nasıl bir his ve şehirler nasıl bunları da görme şansı elde ediyoruz. tarih sevenler için çok güzel bir oyun. o anın dokusunu gerçekten iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

oyunu yapan şirketin indie olmasından dolayı animasyonlar rezil rüsva seviyede. sanki kuklalarmış gibi ve hiçbir hareket doğal değil ancak küçük bir stüdyonun motion capture yapmasını beklemek mümkün olmaz. bu yüzden, bunu görmezden gelmeniz lazım.

son olarak, hayatımda gördüğüm en ama en aptal dizayn fikrini bu oyunda gördüm ve bunu paylaşmak istiyorum. oyun ilk çıktığında saviour schnapps denen içkiye sahip değilseniz oyunu kaydedemiyordunuz. yani, sadece içki içerek kaydoluyordu. hayatımda bu kadar aptalca bir şey ne gördüm ne duydum gerçekten. sonra oyundan çıkarken kaydet ve çık seçeneği eklediler neyse ki.

en son olarak, modlanabilir bir oyun. sevmediğiniz özellikleri modlayabilirsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yoksulluğu anladık da sevmek neden kıt kanaat..?
yoksa yürekler mi yoksul, kimler biçmiş aşk'a fiyat...?
devamını gör...

(bkz: torku)
devamını gör...

bir arkadaş zekai özger şiiri. bu şiirin isim verdiği bir şiir kitabı da mevcut.
şiiri eser gökay'ın sesinden dinlemek için tıklayınız.

bu şiir beni geçen sene kah güldürüp kah ağlatantır. hani bazı kelimeler aynı kalpten çıkmış gibi hissettirir ya bu şiiri de zekai özger'in değil benim kalbimden, etimden, kemiğimdendir. sanki bendir; benim aynamdır.

sabahın bir körü kalkardım. yemek içmek işlerini halleder, keyfim varsa süslenir keyfim yoksa saçımı toplar bir tişört geçirir üstüme çıkardım dışarıya. hava sıcak, asfalttan dumanlar yükselirdi. içimi stres yakarken tenimi de güneş yakardı. el, kol dolu, ağzımda maske nefes nefese yürürdüm durağa. durak türkiye'nin her yerinde bir zamanların dershanesi şimdinin kolejlerinden birinin önünde. durağa gelmeden alt yolda bir park var. ıssız mı ıssız, zaten hava yeni aydınlanmış çocuklar derin uykularının en tatlı yerinde olurdu. ben gider her sabah otururdum o parka günün ilk sigarası için. parkın karşısında malum kolej. kulağımda kulaktan onur akın'ın sesinden bu şiirin bestelenmiş halini dinlerdim. bir fırt sigaradan alır efkarlı efkarlı 'sen içeride ben dışarıda, oy mahpusluk' derdim. gözlerim genelde buğulanır, denemelerin güzel geçtiği günler umut dolu bakardı.
ben yine bu sevdanın peşinde yandığım günlerdeyim.
öğretmenlik sevdadır.
çocuklar söz size öğretmeniniz çam kolonyası getirecek bi'gün.
onur akın/ çam kolonyası


göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın

solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana

çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım ,canım benim

üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar

dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni

giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum

günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
beni unutma

kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben

öyle kırık bakma bana
caddeler nasılda genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu
oy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu

elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız

sen içerde
ben dışarda
oy mahpusluk mahpusluk
devamını gör...

ben pek nickaltı giren bi insan değilim ama, kendisinin mesaj kutusu kapalı olduğu için buraya yazayım.

yeri geliyor bunalıyorum depresyonumu atıyorum kamyonla buraya, yeri geliyor çok gülerek onbinlerce karakterlik yazı duvarları salıyorum ve bir takım güzel insanlar ilginç ve hâlâ çok şaşırdığım bir şekilde bunları atlamadan, kolaya kaçmadan okuyor. ice da okuyor ve fark ediyorum ki -ben dışında, genel tabirle- bu arkadaşımız gerçekten "okuyor" ve bu çok önemli bir eklenti insana, keşke her insanda varsayılan olarak bulunsa. buna rağmen kısa, net ve konstantre yazıyor. arada huysuz, bazen çıkıntı gibi gelse de çoğunlukla haklı bu genç dostum. enerjisi özgün, bana genç ve sivri zamanlarımı anımsatıyor.

önce benim klavye ishallerime katlandığı (ehehe tabii ki önce ben öalşsd), sonrasında da genel olarak tarzından tavrından dolayı teşekkürlerimi bırakayım buraya. yolu açık olsun.

arkadaş nickaltı bile uzun oldu ya...
devamını gör...

saçma sapan tanım giren tüm yazarlar, önderiniz psg olsun.
devamını gör...

bir yıldız ömrünün sonuna geldiğinde süpernova ismi verilen olay ile patlar.patlayan yıldızın kütlesine bağlı olarak bir kara delik veya nötron yıldızına dönüşebilir.nötron yıldızının oluşmasına neden olan yıldızlarımız güneş'ten yaklaşık 10-25 kat büyüklükteki yıldızlardır.
devamını gör...

sıkıntı yaşayan yazara anında yardımcı olan sözlüktür. tadından yenmeyen sözlüktür.
*
nickaltı bildirimi de var, nick bildirimi de. yepişyeni bir özellik.*
wawwww.
aya çıkmak isteseler, onu da yapacaklar demek ki.
*
tanıtım ve medyada bir kopukluk var, onu da bu seferlik ben yapıyorum sevabına.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

avrupa yakası, ekmek teknesi, 7 numara... ve daha niceleri.
aah ah televizyon izlemeyi özledim yahu! bin değil, on bin yüz milyon milyar basar.
devamını gör...

kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadele etmemizi vurgulayan gündür.
fiziksel, psikolojik hatta ‘şakacı’ şiddete hayır!
turkishdictionary
devamını gör...

nelson'ın kafasından çıkan ışığın beni kör etmesiyle sonuçlanmış hesaplamadır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim