artikain
diş hekimliğinde kullanılan etkisi hızlı başlayan,ester bağı içeren amid yapılı lokal anesteziktir.
plazmada parçalanabilir yapıda olan tek amid yapılı lokal anesteziktir.
plazmada parçalanabilir yapıda olan tek amid yapılı lokal anesteziktir.
devamını gör...
yağmur nereye tarla oraya
seyyar tarla projesi. yazdım bunu, tutar bu proje.
devamını gör...
nazım hikmet ran
“lanet olsun ne muazzam şey seni sevmek! sen benim aşkım, sen benim kızım, sen benim yoldaşım, sen benim küçük annemsin. canım, bir tanem, seni sevmeden önce dünyayı sevmesini bile bilmiyormuşum. bu şehir güzelse senin yüzünden, bu elma tatlıysa senin yüzünden, bu insan akıllıysa senin yüzünden…”
devamını gör...
ülkeler sözlük yazarı olsaydı alacakları nickler
çin-yarasa adam
devamını gör...
charlie chaplin
koç burcu, ingiliz oyuncudur. en önemli filmleri; altına hücum (1925), şehrin ışıkları (1931), asri zamanlar (1936).
sinema tarihinin en çok taklit edilen oyuncularından biridir. 1915 yılında charlie chaplin benzerleri yarışmasına katılır ve kazanamaz.
kendisi genç kadınlardan hoşlanırdı. halk hayrandı, ama sinema dünyası onu o kadar da çok sevmiyordu. chaplin'in leş gibi koktuğu söylenir. bu ''küçük serseri'' kişisel hijyenine hiç önem vermezmiş. marlon brando onu tanımadan önce: ''muhtemelen sinemanın ortaya çıkardığı en büyük yetenek.'' demiştir, ancak beraber çalışmaları hüsranla sonuçlanmıştır. otobiyografisinde chaplin için, ''korkunç derecede zalim bir adam, egoist bir zorba, tanıdığım en büyük sadist.'' demiştir.
otoriter görüntüsüne rağmen fobileri olan biriydi. lastik ve lastikten yapılmış şeylere karşı fobi geliştirmişti. lastik aksesuarlar kullanmazdı. belki de istenmeyen hamileliklerden doğan çocuklarının en büyük nedenlerinden biri prezervatif kullanmayı reddetmiş olmasıdır. ılık sütün kokusundan tiksinirdi. püsküllü kukuleta bereler takan biriyle konuşmazdı. suikasta kurban gitmek en büyük fobisiydi.
j.d. salinger'ın büyük aşkı oona o'neill'le evlenmiştir. aralarındaki tonlarca yaş farkını umursamamışlardır. hem de salinger ülkesi için savaşa gitmişken. bu evlilikten tonlarca çocukları olmuştur.
''artık amerika'yla işim olmaz. isa başkan bile olsa geri dönmem oraya.'' demiştir.
sinema tarihinin en çok taklit edilen oyuncularından biridir. 1915 yılında charlie chaplin benzerleri yarışmasına katılır ve kazanamaz.
kendisi genç kadınlardan hoşlanırdı. halk hayrandı, ama sinema dünyası onu o kadar da çok sevmiyordu. chaplin'in leş gibi koktuğu söylenir. bu ''küçük serseri'' kişisel hijyenine hiç önem vermezmiş. marlon brando onu tanımadan önce: ''muhtemelen sinemanın ortaya çıkardığı en büyük yetenek.'' demiştir, ancak beraber çalışmaları hüsranla sonuçlanmıştır. otobiyografisinde chaplin için, ''korkunç derecede zalim bir adam, egoist bir zorba, tanıdığım en büyük sadist.'' demiştir.
otoriter görüntüsüne rağmen fobileri olan biriydi. lastik ve lastikten yapılmış şeylere karşı fobi geliştirmişti. lastik aksesuarlar kullanmazdı. belki de istenmeyen hamileliklerden doğan çocuklarının en büyük nedenlerinden biri prezervatif kullanmayı reddetmiş olmasıdır. ılık sütün kokusundan tiksinirdi. püsküllü kukuleta bereler takan biriyle konuşmazdı. suikasta kurban gitmek en büyük fobisiydi.
j.d. salinger'ın büyük aşkı oona o'neill'le evlenmiştir. aralarındaki tonlarca yaş farkını umursamamışlardır. hem de salinger ülkesi için savaşa gitmişken. bu evlilikten tonlarca çocukları olmuştur.
''artık amerika'yla işim olmaz. isa başkan bile olsa geri dönmem oraya.'' demiştir.
devamını gör...
geceye bir alıntı bırak
doğrudur; kitap okumak karın doyurmuyor. ancak karnı tok, beyni boş adamlardan çektiğimiz kadar hiç kimseden çekmedik.
son ada, zülfü livaneli
son ada, zülfü livaneli
devamını gör...
ince belli güler yüzlü tatlı sözlük yazarları veri tabanı
belimi saracak eller bulamadıktan sonra neyleyim ince beli.
t: içinde olduğum yazarlar veri tabanıdır.
t: içinde olduğum yazarlar veri tabanıdır.
devamını gör...
bekara boşanmak kolay
günümüzde realite anlamı olarak düşünüldüğünde manasını yitirmiş sözdür. zira artık boşanmak bir imzalık iştir.
devamını gör...
23 aralık 2020 aihm'den selahattin demirtaş kararı
avrupa insan hakları mahkemesi (aihm) bir kez daha selahattin demirtaş'ın derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
aihm'de görülmekte olan demirtaş davası bugün nihai karara bağlandı.
mahkeme, kasım 2018'de aldığı kararı daha da sertleştirdi. demirtaş'ın hukuki değil siyasi nedenlerden tutuklu olduğuna hükmetti. aihm kararlarının bağlayıcı yükümlülüğü kapsamında demirtaş'ın derhal serbest bırakılmasını istedi.

buradan
aihm'de görülmekte olan demirtaş davası bugün nihai karara bağlandı.
mahkeme, kasım 2018'de aldığı kararı daha da sertleştirdi. demirtaş'ın hukuki değil siyasi nedenlerden tutuklu olduğuna hükmetti. aihm kararlarının bağlayıcı yükümlülüğü kapsamında demirtaş'ın derhal serbest bırakılmasını istedi.

buradan
devamını gör...
günün karikatürü
devamını gör...
evrenin merkezi neresidir sorunsalı
öncelikle evrenimizi bir balon şeklinde olduğunu varsayalım sonrasında balonun yüzeyine noktalar çizelim ve balonu şişirmeye başlayalım ne oldu noktalar birbirinden uzaklaşmaya başladı bundan dolayı evrenin sabit bir merkezi yoktur sürekli yer değiştirdiğini için ise merkezi yoktur . bu soruya tam anlamıyla cevap veremeyiz.
devamını gör...
günün ünlüsü yazarımızı bizler seçiyoruz
kim seçiyorsa seçsin beni bir kere seçsin demek istediğim başlıktır. gözüm açık gidecek bir gün seçin geri kalan 364 gün ne haliniz varsa görün.
devamını gör...
hakan günday
ya hayatlarının anlamını bulamayanlar? diye söze girmişti kızılderili. onlar ne olacak? onlar da göğüslerinde bir et parçasıyla canlı canlı çürüyecekler ve buna da yaşamak demeye devam edecekler.
hakan günday - “ az ”
hakan günday - “ az ”
devamını gör...
the cafe terrace on the place du forum
vincent van gogh'un eylül 1888'de tamamladığı tablosu.**

sanatçı, tabloyu arles'da yaşadığı dönemde resmetti.
bu tablonun en önemli özelliği, van gogh'un çizdiği ilk yıldızlı gökyüzü olmasıdır. aynı ay çizdiği rhone üzerinde yıldızlı gece (1888) ve 1 yıl sonra tamamladığı yıldızlı gece (1889) tablolarıyla yıldızlı gökyüzü üçlemesini tamamlamış.
hepimizin en çok gördüğü tablolardan birisi zaten, biraz yakından bakalım.
''gecenin gündüzden daha canlı, daha zengin renklerle dolu olduğunu sık sık düşünmüşümdür zaten.'' diyor aynı ay theo'ya yazdığı mektubunda. eserde siyah rengini hiç kullanmamış, bunun yerine koyu tonlarla geceyi çizmiş: prusya mavisi gökyüzü ve sapsarı yıldızlar.

kafede oturan insanlar, sokakta yürüyenler, ışıkları yanan evler ve gökyüzüyle sakin bir akşam resmedilmiş. bunda sarı rengin baskın olmasının da etkisi var. van gogh denilince aklımıza sarı geliyor zaten.

tablonun sakin bir akşamı anlatışının yanında dini bir mesaj içerebileceği de düşünülüyormuş. ilginç buldum, hemen anlatıyorum.
kafede oturan 12 figür son akşam yemeği'ne bir gönderme olabilirmiş. ortada garson olarak görünen beyaz giyimli figür ile solda karanlıkta kalan figür* bu fikri destekliyor gibi. van gogh'un dindar olduğunu, bir süre vaizlik yaptığını da düşününce biraz daha anlam kazanıyor bu teori.
kaynak1 kaynak2

sanatçı, tabloyu arles'da yaşadığı dönemde resmetti.
bu tablonun en önemli özelliği, van gogh'un çizdiği ilk yıldızlı gökyüzü olmasıdır. aynı ay çizdiği rhone üzerinde yıldızlı gece (1888) ve 1 yıl sonra tamamladığı yıldızlı gece (1889) tablolarıyla yıldızlı gökyüzü üçlemesini tamamlamış.
hepimizin en çok gördüğü tablolardan birisi zaten, biraz yakından bakalım.
''gecenin gündüzden daha canlı, daha zengin renklerle dolu olduğunu sık sık düşünmüşümdür zaten.'' diyor aynı ay theo'ya yazdığı mektubunda. eserde siyah rengini hiç kullanmamış, bunun yerine koyu tonlarla geceyi çizmiş: prusya mavisi gökyüzü ve sapsarı yıldızlar.

kafede oturan insanlar, sokakta yürüyenler, ışıkları yanan evler ve gökyüzüyle sakin bir akşam resmedilmiş. bunda sarı rengin baskın olmasının da etkisi var. van gogh denilince aklımıza sarı geliyor zaten.

tablonun sakin bir akşamı anlatışının yanında dini bir mesaj içerebileceği de düşünülüyormuş. ilginç buldum, hemen anlatıyorum.
kafede oturan 12 figür son akşam yemeği'ne bir gönderme olabilirmiş. ortada garson olarak görünen beyaz giyimli figür ile solda karanlıkta kalan figür* bu fikri destekliyor gibi. van gogh'un dindar olduğunu, bir süre vaizlik yaptığını da düşününce biraz daha anlam kazanıyor bu teori.
kaynak1 kaynak2
devamını gör...
islam’da kadının yeri
sizi erkekten alçak gören, erkeğin ekeneği olarak değerlendiren ve regl olduğunuzda pis olduğunuzu söyleyen bir dine inanmayı tercih ediyorsanız sizin bileceğiniz iş ama ben kocama beni dövme hakkının verilmesini kabul etmiyorum.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan
yeni bir başlangıç vardır
devamını gör...




