wolfgang amadeus mozart
olağanüstü özelliklere sahip, kimilerine göre tanrının sesi kabul edilen, eserlerinde asla silgi kullanmamış, salgın hastalıktan dolayı öldüğünde toplu bir mezara gömüldüğü için mezarının nerede olduğu tam olarak bilinmeyen, klasik müziğin johann sebastian bach'la beraber tartışmasız en iyisi avusturyalı besteci.
devamını gör...
ilk görüşte aşk
özellikle alışveriş konusunda köküne kadar inandığım ve faydasını gördüğüm kavram, durum.
devamını gör...
hukuk okumak
entelektüel birikimin had safhada olması gereken bir eylemdir fakat okuyanlarda bunu görememek üzücü.
devamını gör...
yoldaşın depresyonda olup dibe vurdukça sözlüğü çöktürmesi
doğru olduğunu duyduğum dedikodu.
kim üzdü bu yoldaşı uleyn.
kim üzdü bu yoldaşı uleyn.
devamını gör...
unutulmayan lise anıları
koridordaki kalorifer önünde yapılan sohbetlerin yeri ayrıdır.
devamını gör...
enteresan atasözleri
devamını gör...
depersonalizasyon ve derealizasyon
derealizasyon, kişinin kendini olduğu zamanda,yerde ve anda hissetmeme krizlerini yaşadığı, özellikle bebeklik ve çocukluk çağında yaşanan ağır stresin sonucu ile bağdaştırılan bir psikolojik rahatsızlıktır. en basitinden çocukken markette veya başka bir yerde annenizi bulamadığınız zaman yaşadığınız ağır stres bile bu hastalığın bilinmeyen bir tetikçisi olabilir.
bayılıyorum psikolojiye ya.sağlıklı adamı bile iki tutam freud kohberg erikson falan okuyunca ulan ne çile çekmişiz be dedirtir.
bu hastalığı ara ara krizler şeklinde yaşayan biri olarak yaşadığım hissiyatı kendi hayatımın kameramanı olmak olarak açıklayabilirim.yaşıyorum ancak izliyorum, dejavu ve jamais vu artık iki yoldaşım olmuş, sürekli bir yerlerde kendimi arıyorum, olmayan şeyleri olmuş sanıp, olmuş şeyler de sanki hiç olmamış gibi ve bu iki olaydan da kendimden o kadar eminim ki, aklımın bana oyun oynadığını anlamam bazen günler alıyor. o yüzden genellikle fotoğraflar çekip günlük tutuyorum. insanın bazı olayların yaşandığına ve orda olduğuna kendini inandırmak zorunda olması bana çok komik geliyor. anlık bir krizimde sözlükte yazmışım, merak eden varsa lütfen buyursun (bkz: #1123534
fakat avantajları yok mu, var tabii, zor bir ayrılık geçirdikten bir süre sonra olum zaten gerçek miydi ki o kız,sen burada değilsin o da burada değil hiç bir zaman olmadı diyip hastalığı kendime yorarak şakalar yapıyorum,lan yoksa şizofren miyim diyorum, ne şizofreni diyorum olmayan insanlarla konuşacak durumum yok ki zaten ben neyin olup olmadığını sorguluyorum, işim gücüm yok bir de kafamdan hayali persona uydurup onunla iki lafın belini kıracağım. oldu.
bu hastalığımı bilen muzip arkadaşlarım bazen krize girip farketmeden dalıp gittiğimde gittiğin evrenden pişmaniye getir şakalarıyla beni darlarken yarım bir gülüşle evrende iki şey gerçek değildir: pişmaniye ve bilecik diye düşünüyorum.
bu illeti çeken insanlar haricinde çoğu kişinin belki de dinledikleri zaman hissetmeyeceği ama sevgili şu anda olduğunu düşünüp aslında olmayan, yaşadığı şeyin similasyon olmasıyla kafayı bozmuş, yapıtaşları kodlardan oluşan derealizasyon muzdaribi arkadaşlara gerçek olmayan kardeşinizden bir hediye şarkı bırakıyorum sizlere: leprous-foreigner
ıt's a fight to stay alive
ıt's a fight against myself
became a foreigner in my
ın my own head
my sword is double-edged.
bayılıyorum psikolojiye ya.sağlıklı adamı bile iki tutam freud kohberg erikson falan okuyunca ulan ne çile çekmişiz be dedirtir.
bu hastalığı ara ara krizler şeklinde yaşayan biri olarak yaşadığım hissiyatı kendi hayatımın kameramanı olmak olarak açıklayabilirim.yaşıyorum ancak izliyorum, dejavu ve jamais vu artık iki yoldaşım olmuş, sürekli bir yerlerde kendimi arıyorum, olmayan şeyleri olmuş sanıp, olmuş şeyler de sanki hiç olmamış gibi ve bu iki olaydan da kendimden o kadar eminim ki, aklımın bana oyun oynadığını anlamam bazen günler alıyor. o yüzden genellikle fotoğraflar çekip günlük tutuyorum. insanın bazı olayların yaşandığına ve orda olduğuna kendini inandırmak zorunda olması bana çok komik geliyor. anlık bir krizimde sözlükte yazmışım, merak eden varsa lütfen buyursun (bkz: #1123534
fakat avantajları yok mu, var tabii, zor bir ayrılık geçirdikten bir süre sonra olum zaten gerçek miydi ki o kız,sen burada değilsin o da burada değil hiç bir zaman olmadı diyip hastalığı kendime yorarak şakalar yapıyorum,lan yoksa şizofren miyim diyorum, ne şizofreni diyorum olmayan insanlarla konuşacak durumum yok ki zaten ben neyin olup olmadığını sorguluyorum, işim gücüm yok bir de kafamdan hayali persona uydurup onunla iki lafın belini kıracağım. oldu.
bu hastalığımı bilen muzip arkadaşlarım bazen krize girip farketmeden dalıp gittiğimde gittiğin evrenden pişmaniye getir şakalarıyla beni darlarken yarım bir gülüşle evrende iki şey gerçek değildir: pişmaniye ve bilecik diye düşünüyorum.
bu illeti çeken insanlar haricinde çoğu kişinin belki de dinledikleri zaman hissetmeyeceği ama sevgili şu anda olduğunu düşünüp aslında olmayan, yaşadığı şeyin similasyon olmasıyla kafayı bozmuş, yapıtaşları kodlardan oluşan derealizasyon muzdaribi arkadaşlara gerçek olmayan kardeşinizden bir hediye şarkı bırakıyorum sizlere: leprous-foreigner
ıt's a fight to stay alive
ıt's a fight against myself
became a foreigner in my
ın my own head
my sword is double-edged.
devamını gör...
normal sözlük ana dilde başlık açma kısıtlaması
bu şekilde başlık açmak serbest bırakılacaksa yönetimin yazarların bunu engelleyebileceği bir seçenek sunması gerekli. kim ne yazıyorsa yazsın ancak takdir edersiniz ki ben de okuyamadığım bir alfabeyi sürekli akış kısmında görmek istemiyorum.
edit: anlatım bozukluğu
edit: anlatım bozukluğu
devamını gör...
midjourney
verdiğiniz anahtar kelimeleri alıp, işleyip size bir sanat eseri veren discord botu. yeni oyuncağım.
yapay zekanın bir şeyler yaratmasına hala şaşıran biri olarak bu işe bayıldım. eserin tarzı kullanılacak renkler, kompozisyon gibi aklınıza gelecek her detayı yazabiliyorsunuz ve ortaya bir eser çıkıyor. değişik bir iş.

tek kötü yanı 25 eser üretme hakkınız olması. bir de sınırsız hak için aylık 30 dolar istemesi. aylık. 30. bu beni biraz üzer.
bota cyberpunk dünyasında ayasofya nasıl gözükür acaba diye sordum, sonucunda çıkan ve favorim olan eserleri de ekleyip tanımımı bitireyim.

yapay zekanın bir şeyler yaratmasına hala şaşıran biri olarak bu işe bayıldım. eserin tarzı kullanılacak renkler, kompozisyon gibi aklınıza gelecek her detayı yazabiliyorsunuz ve ortaya bir eser çıkıyor. değişik bir iş.

tek kötü yanı 25 eser üretme hakkınız olması. bir de sınırsız hak için aylık 30 dolar istemesi. aylık. 30. bu beni biraz üzer.
bota cyberpunk dünyasında ayasofya nasıl gözükür acaba diye sordum, sonucunda çıkan ve favorim olan eserleri de ekleyip tanımımı bitireyim.

devamını gör...
garip hissetmek
anlatmak için doğru kelimeler bulamadığınızda daha da içselleşendir. aynı anda birçok duyguyu yaşamaktan da kaynaklanabilir, yaşayamamaktan da. bir şeylerin yolunda olmadığını bilirsiniz ama o bir şeylerin ne olduğunu bilmezsiniz, gariptir.
bir 3 ağustos 2026'da öleceğim ukdesidir.
bir 3 ağustos 2026'da öleceğim ukdesidir.
devamını gör...
bir yer bulalım dünyadan uzak
pinhâni'nin dünyadan uzak şarkısında geçen bir dilek cümlesi.
yine gözümüz yükseklerde
hayat geçiyor perde perde
doydum artık bana müsaade
bir yer bulalım, dünyadan uzak
yine gözümüz yükseklerde
hayat geçiyor perde perde
doydum artık bana müsaade
bir yer bulalım, dünyadan uzak
devamını gör...
tanımlarınızın hesabını soran sevgili
(bkz: only yoldaş can judge me)
devamını gör...
sokak ortasında öğrencilere bakarak mastürbasyon yapan adam
ağır sapık herif . bu normal bir sapkınlık değil. niyeti tamamen bozmuş. eline geçen fırsatta tecavüz edecek. nasıl bir cesaret anlamadım açıkçası. oradan biri geçse ne olacaktı yani.
devamını gör...
sadece namaz kılarak cennete gideceğine inanan insan
öncelikle şunu söylemek isterim ki her şey allah'ın taktiridir.
amma velakin allah c.diyor kiki ben kulumun samimi olanını severim.
kıldığımız namazların yaradan allah tarafından yüzümüze çarpılmasını ihtimalide vardır.
cennet namaz oruç merhamet kul hakkı yememek vs gibi şartlar için geçerlidir.
yaradılanı severim yaradandan ötürü diyeceksin kendine merhametli olacaksın ihtiyacı olana bir ağaç'da olsa bir hayvanda olsa insanda olsa elinden geleni yapacaksın ihtiyacı olanını görmeden geçip gidersen bu merhamete sığmaz.
bir cana kıymayacaksın insan olur hayvan olur canı veren canı alacaktır bunun yetkin yoktur. yüzünü dahi görmediğin hakkında hiçbir şey bilmediğin ya da bildiğin bir insana kâfir diyemezsin mesela.
işte bunların hepsini boş geçip sadece namaz kılarak cenneti hayal etmek işi zora sokar.
amma velakin allah c.diyor kiki ben kulumun samimi olanını severim.
kıldığımız namazların yaradan allah tarafından yüzümüze çarpılmasını ihtimalide vardır.
cennet namaz oruç merhamet kul hakkı yememek vs gibi şartlar için geçerlidir.
yaradılanı severim yaradandan ötürü diyeceksin kendine merhametli olacaksın ihtiyacı olana bir ağaç'da olsa bir hayvanda olsa insanda olsa elinden geleni yapacaksın ihtiyacı olanını görmeden geçip gidersen bu merhamete sığmaz.
bir cana kıymayacaksın insan olur hayvan olur canı veren canı alacaktır bunun yetkin yoktur. yüzünü dahi görmediğin hakkında hiçbir şey bilmediğin ya da bildiğin bir insana kâfir diyemezsin mesela.
işte bunların hepsini boş geçip sadece namaz kılarak cenneti hayal etmek işi zora sokar.
devamını gör...





