her şarkısında kendimden bir şeyler bulduğum sanatçıdır. ülkemizde gerçekten nadir bulunan sanatçılardandır. tek bir kalıpta değil bütün şarkılarında toplumun her kesimine hitap ediyor. bu da onu daha çok sevmeme neden oluyor.
devamını gör...

iyi, nitelikli, özgün, ciddi romanlar okumak gerçekten de marifettir. yoğun bir zihinsel mesai ve yalıtılmış bir ortamda tek başına olmayı gerektirir. bir yazarin da dediği gibi roman okuru dünyanın en yalnız insanidir. 33 yıldır aralıksız iyi romanlar okuyorum ve bunu yapabilmiş sadece birkaç kişi tanıdım. yani evet. marifet gerektiriyor bu iş. iyi, edebi roman, psikoloji,sosyoloji, felsefe içerir zira. bunlar basit konular değil. salaklar bilmez.
devamını gör...

1994 yapımı, daha jeneriğinde çalan muhteşem şarkıyla insanı etkisi altına alan ve defalarca izlemekten bıkmadığım, bana göre john carpenter'in en iyi filmi. sam neill' in muhteşem performansı başta olmak üzere kurgusu, sahneleri, diyologları, her şeyiyle harika. ayrıca, profil kapak fotoğrafim da bu filmin en sevdiğim sahnelerinden birine aittir.


did i ever tell you my favorite color is blue?


filmin başında çalan şarkı;
devamını gör...

dünya şaka günü olmakla birlikte doğum günümdür, sevgili yazarlardan bas gitar hediyeleri bekliyorum.
devamını gör...

(bkz: yoldaş yoldaşa yürümez)
devamını gör...

kuyucaklı yusuf, kürk mantolu madonna, içimizdeki şeytan; yeni dünya, sırça köşk, kağnı, ses, değirmen okunması lazım gelen sabahattin ali'nin roman ve hikâyeleridir.
devamını gör...

2 dünya savaşında birleşik krallığı luftwaffe saldırılarına karşı savunan royal air force (raf) pilotlarını anlatan parça. birinci dünya savaşında avcı uçaklar ve pilotları her iki taraf için büyük propaganda malzemesi olmuştur. savaşta 5'den fazla düşman uçağını düşüren pilot "flying ace" olarak anılmaya başlar ulusal kahramanlar olarak görülürler.

ikinci dünya savaşında nazi almanyası'nın birleşik krallığa çıkartma yapabilmesi için royal air force'un mağlup edilmesi gereklidir yoksa çıkartma kuvvetlerinin adaya ulaşması neredeyse imkansızdır. radar teknolojisini özellikle ada savunması için kullanan krallık pilotları gün boyu baraklarda oturup sirenlerin çalmasını beklerdi. sirenlerin çalmasıyla pistlere koşup (running), aceleyle uçaklarını havalandırarak karşı saldırıyı başlatırlardı (scrambling).

şarkıda özellikle supermarine spitfire ve messerschmitt bf-109 savaş uçaklarından bahsediliyor. supermarine spitfire döneminde yapılan en iyi savaş uçaklarından birisidir ve luftwaffe'la karşı direnç gösterilmesinde katkısı büyüktür. ilk modellerinde bir karbüratör problemi olması sebebiyle doğrudan dalış yaptıklarında yakıt karbüratörü doldurup motoru boğuyor ve stop etmesine sebep oluyordu. bunun önüne geçebilmek için raf pilotları dalış öncesi yarım takla atarak yakıtın karbüratöre aniden dolmasını engellerlerdi (rolling).
devamını gör...

çocukluğumun kalitesini artıran, kışın ortasında anneme yalvarıp bu dergiyi satan bakkala bitmeden alalım diye gittigimiz çocuk dergisi. bir yığın da oyuncak veriyorlardı. simdi 100 kadar sayısını sakladığım bir çantam var, ara ara açıp bakıyorum karikatürlere.
devamını gör...

şöyle bir şeydir;

deneğimiz fazla araştırmamış, öğrenmemiş islam hakkındaki tüm bilgisi aile ve çevresinden öğrendikleriyle sınırlı (kısacası ülkemizdeki genel çoğunluğa hitap eden) bir müslüman olsun adına da tuğçe diyelim. bu kişinin bir de ordan buradan birkaç yazı okuyarak ateist olmuş bir arkadaşı olsun ve bunlar tartışsınlar. bizim müslüman olan arkadaşımız yani tuğçe hiç o zamana kadar sorgulamadığı için inandığı bazı şeylerin mantıksız olduğunu bu ateist arkadaşı sayesinde anlasın ve ateist olmaya karar versin.
başka bir gün ateist olan tuğçe müslüman bir kişiyle tanışsın. bu kişi hem tuğçe'den hem de onu ateist yapan diğer ateist arkadaşından yaşça büyük hem de bilgisi daha fazla diyelim. müslümanla tartışacak ve sorguladığı hemen her şeyin karşıdaki kişi tarafından altının doldurulabileceğini görmüş olsun. bu sefer tekrar müslüman olmaya karar verir. daha sonrasında ise karşısına kendisinden daha donanımlı bir ateist çıkar vs vs. bu şekilde devam edecektir.
yukarıdaki hayali örgüden farklı olarak bizler siyasi ve dini tutumlarımızı kolay değiştirmeyiz. mesela bizden daha donanımlı ve zıt fikirli birisi karşımızdaysa ya küfrederiz ya da çeşitli psikolojik savunma metodlarıyla söylediklerini kabul etmeme eğilimi gösteririz. eğer öyle olmasaydık ve sadece gerçeğe ulaşmak arzusunda olsaydık işte o zaman durumumuz yukarıdaki tuğçe ile aynı olacaktı. sürekli bizden daha donanımlı insanlar ya da bakış açıları karşısında rüzgarda savrulan bir yaprak gibi ordan oraya savrulacaktık. bunun nedeni inanç konusuna akıl ile yaklaşıldığı zaman kesin bir sonuca ulaşılamayacak olmasıdır. hem bir tanrıya inanan insanların cevap veremeyeceği pek çok "boşluk" vardır hem de ateistlerin cevap veremeyecekleri "boşluklar" vardır.

yukarıdaki kısım sadece akıl ile ilgili olan kısımdır bunun bir de vicdanla ilgili, hislerle ilgili duyuşsal kısmı vardır. zekanız size ne söylerse söylesin hisleriniz de bir taraftan konuşacaktır. ölüme karşı duygularınız ne söylüyor? ölen annenizin nerede olduğunu düşünmek istersiniz? varoluşa hangi pencereden bakıyorsunuz? tüm bunlar kişiden kişiye değişecek olan şeylerdir. işte agnostisizm kısaca bunu söyler. dine ya da dinsizliğe bakış, sayılamayacak kadar çok faktörün etkisindedir ve kişiden kişiye değişir. agnostik der ki; "madem kişinin karakterine göre, duygularına, zekasına, eğilimine, çevresine, kültürüne göre bu tercih şekillenecek. ( yani evrensel bir 2+2=4 durumu olmayacak) ben bir tercihte bulunmamayı tercih ediyorum."
*
devamını gör...

herkes özenir bazen böyle şeylere, ama bunları gerçek hayata aktarmak sakıncalı sanki..
devamını gör...

18 yıllık serüveninde onun en çok yanında olan beceriksiz muhalefet ve padişah sever halktır. kendisini suçlamayı bırakalım lütfen. bende düne kadar kızıyordum. eleştiri yapacak olsanız muhalefet asla arkanızda durmaz. neden dursun ki abi adamlar maaşını alıyor neden ülke yönetmek istesin neden sorumluluk alsın ki. rte halkın yarısını yönetiyor. kalan ona oy vermeyecek kısmın ise oylarını böldürüyor. halkın yarısını yönetmek tamamını yönetmekten daha çok işine geliyor. siyaset işinde başarılı diyebilirim. ayrıca siyasal islamcılar ve sonradan görmeler altın varak sever.
devamını gör...

öncelikle hilal ve yıldızlı bayrak 1453 haziranından beri osmanlı tarafından kullanılır. aynı zamanda bayrağın dinle yada ırkla bir ilgisi yoktur tamamen doğu roma'nın konstantinapolis şehrinin resmi bayraģıdır. hatta doģu roma imparatorluģunun paralarıda üzerinde ay-yıldız şeklinde tasarlanmıştır. buradan görebilirsiniz. bu durumda akif mükemmel edebi sanatlı şaheserini isevi geçmişe mi yazmış oldu?

daha sonra "garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar" dizesi örnek verilmiş ancak ne hikmetse sadece garp kelimesinden yola cıkılıp barbar falan denmiş:) burada kıtanın tamamını okursanız eğer tamamen batının güclü silahları olsada dogunun iman gücü vardıra getirilmiş bir anlam bulursunuz. ki arama moturuna yazın en salak sitede bile burdaki yazarların yorumlarını bulamassınız. öyle çileden çıkarıcı yani.

sonuç olarak insanları o zavallı kücük beyinlerinizle itham etmeden önce bir düsünün bunlar acaba dogru mu diye. hayatınızda safahat bile okumamış hatta elinize bile almamış olup, burada lise yılları sòz sanatlarından falan bahsedemezsiniz. evet bende dönemin şartlarında yapılabilen en iyi marş budur ve degistirmek belki emeğe saygısızlık olur diye düsünüyorum ama bu, şöyle harika bisey böyle kriptolu bişey falan demeyi gerektirmiyor. hatta verdiğiniz intihalli tez yazan iktidar yalakalarının kaleminden cıkan bilgileri vermemenizi öneririm cünkü gerçeģini bir bilen çıkar :)

not: halil inalcık ve ilber ortaylı osmanlıları müslüman romalılar olarak tanımlar. bunu da belgelere dayandırarak yaparlar. arşivlere gidip araştırmadan sadece kitap alarak bu bilgileri öğrenebilir ve hatta anlatabilirsiniz bile. belki dini deyim kullanıp laf sokuşturarak komik olduğunuzu düsünmenizi de engeller.
devamını gör...

son zamanlarda devlet dairelerinde cok büyük torpil kullanan fetö'nün ilk hallerini anımsatan tarikat.
devamını gör...

dünyaca ünlü teorik fizikçi. ''superstring theory*''nin üstadlarından... . çok genç yaşta profesör olmuştur. sürekli fields ödülü alır durur zaten. çağın en iyi fizikçisi dense hata olmaz.'' naif ironik bilim adamları''*içinde bir numara olduğuna şüphe yoktur. ancak kendisinin bir fizikçi değil, bir matematikçi olduğu da sıkça söylenir*. buna karşın, bilimin karşısında duran postmodern düşünceye karşı sert bir tavrı vardır. bilim felsefecilerinin ciddiye alınacak bi tarafı yoktur ona göre.

70'li yıllarda elektrozayıf kuvvet ve kuantum kromdinamiği üzerine makaleleriyle adından söz ettirmeye başlamış. süpersicim'den o yıllarda haberdar olmuş ve üzerine çalışmaya başlamış. ilk başta çok zorluk çektiğini ropörtajlarında anlatır. hatta süpersicim teorisinin içinde yerçekiminin varolması gerektiğini anladığında, hayatının en büyük entelektüel zevkini tattığını anlatır. zaten bu konuda (son bi kaç senede değişmediyse)fizik camiasında makalelerine en çok atıf alan kişiydi.

ona fields kazandıran şey ise, çok boyutlu ''nod''ların arasındaki simetriyi gösteren bir tekniktir. kuantum alan teorisi ve topolojiden yararlanarak geliştirmiş bunu. çoklu boyut gerektiren sicim teorilerini 4 boyutlu uzayda düzenleyebilecek bi tekniktir bu. hayalleri aşan bi matematiksel keşiftir.

ayrıca süpersicim'e sık getirilen eleştirilerden biri olan ''empirik olarak teste tabi tutulamama'' meselesi hakkında da şöyle der: ''yerçekiminin süpersicim'in bi sonucu olması, en önemli teorik kavrayıştır''.
devamını gör...

khaled hosseini - uçurtma avcısı.
devamını gör...

çamaşır asacağım ben. sonra ekmek yapacağım akşama yemek, sonra sokak beslemesi, evdeki küçük hasta kedi ve diğerleri, peşinden aileye hizmet başlığı altında aksam yemeği tantanası, ardından çeviri yapacağım.
madalyası olan arkadaşları tebrik ederim.

açık açık diyorum; ben sözlüğe kafa dağıtmak için giriyorum. maalesef verimli kalifiye bir yazar olamayacağım. istesem etimoloji, türk tarihi ve türk edebiyatı ile ilgili nice şeyler yazarım lakin sabahlara kadar masa başında yaptığım tam olarak bu.
#947833
hatta gördüklerimi okumuyor, oradan depar atar şekilde kaçıp kendimi akışa atıyorum.
ne diyordum ben? he çamaşır asacağım.
devamını gör...

genelde kötü rüyalarda vuku bulan olay. uyanır, canınızı sıkan şey bitti sanırsınız ama rüya aslında bitmemiştir. sonra ondan da uyanmaya çabalarsınız.
devamını gör...

birçok yerde karşımıza çıkan berbat bir davranıştır.
k-pop dinler aptal olur, camiye gider yobaz olur, okur çok bilmiş olur daha nice örnekleri vardır.

(bkz: insanları rahat bırakın)
devamını gör...

(bkz: biri demiş öldü kral geri döndü)
devamını gör...

geleceği gördüğü sanılan tanrılaştırılmış raporlu deli. işsiz güruhu durmadan yaladığı için sürekli akışta görebilirsiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim