eleştirel pedagoji
akademiye göre eleştirel pedagoji, “eleştirel teoriden kavramlar geliştiren ve uygulayan bir eğitim felsefesidir” (kincheloe, 1997), “öğretimi doğası gereği politik bir eylem olarak görür, bilginin tarafsızlığını reddeder ve 'sosyal adalet ve demokrasinin kendisi, öğretme ve öğrenme eylemlerinden farklı değildir" der. (giroux 2007).
bu hususta sıklıkla alıntılanan örnek, bir öğretmenin öğrencileri ders kitaplarını yırtmaya teşvik ettiği 'ölü ozanlar derneği' (dead poets society) filmidir. film, bilindiği üzere geleneksel bir üniversitede geçer ve bir öğretmenin öğrencileri gelenekleri reddederek ve kendileri için düşünerek öğrencileri günü yakalamaya ve kendi eğitimlerinden en iyi şekilde yararlanmaya nasıl teşvik ettiğinin hikayesini anlatır.
eleştirel pedagojinin savunucuları, bir dil sınıfının ideolojiden bağımsız olmadığına inanırlar. eğitim sistemlerinin bir dereceye kadar öğretmenler tarafından (belirli bir konu veya dersin içeriği bağlamında) karar verilmesi gerektiğine -örneğin, okuma metinlerini seçme vb. gibi) ancak sürecin bir boşlukta gerçekleşmediğini, politik ideolojiler ve dünya görüşleri tarafından da motive edildiğini öne sürerler. öte yandan eleştirmenler, bu yöntemin sanat açısından anlamlı olsa da, matematiğe veya bilimlere uygulandığında daha az anlamlı olduğuna da işaret ederler.
dr. henry giroux, "pedagoji ve umudun siyaseti" adlı kitabında, "uygun koşullar yaratarak, öğretmenlerin öğrencilerin deneyimlerini ve algılarını yeniden yazabilecek kültürel üreticiler olmalarını sağladığını" iddia eder. (giroux, 1997). öğrencilerin kendi karar vericileri olmasına izin vererek, dünyayı daha iyi anlamalarına yardımcı olunabileceğini öne sürer. paulo freire (1998) da eleştirel pedagojiye benzer bir bakış açısına sahiptir, “öğretmenlerin yardımıyla sınıf deneyimleri, öğrencilerin kendi eğitimlerinde aktif aracılar olarak hareket etmeye ve bir eğitim geliştirmeye teşvik edildikleri durumlar haline gelmelidir” düşüncesini savunur.
işbu yüzden eleştirel pedagojinin, kaçınılmaz olarak öğrencilerin dünya deneyimlerine, ilgi alanlarına dayandığı ve soru(n)ları ile uyuştuğu; öğrencilerin kendileri için bir cevabı keşfetmelerine izin verildiğinde en iyi şekilde öğrendikleri görüşüne dayandığını söylemek yanlış olmayacaktır.
referanslar:
*giroux, h., 1997.pedagogy and the politics of hope: theory, culture, and schooling. a critical reader. west view press.
*giroux, h., 2007. utopian thinking in dangerous times: critical pedagogy and the project of educated hope. utopian pedagogy: radical experiments against neoliberal globalization, pp.25-42.
*kincheloe, joe; steinburg, shirley (1997). changing multiculturalism. bristol, pa: open university press. p. 24.
*p. freire. teachers as cultural workers: letters to those who dare to teach the edge, critical studies in educational theory. west view press, 1998.
bu hususta sıklıkla alıntılanan örnek, bir öğretmenin öğrencileri ders kitaplarını yırtmaya teşvik ettiği 'ölü ozanlar derneği' (dead poets society) filmidir. film, bilindiği üzere geleneksel bir üniversitede geçer ve bir öğretmenin öğrencileri gelenekleri reddederek ve kendileri için düşünerek öğrencileri günü yakalamaya ve kendi eğitimlerinden en iyi şekilde yararlanmaya nasıl teşvik ettiğinin hikayesini anlatır.
eleştirel pedagojinin savunucuları, bir dil sınıfının ideolojiden bağımsız olmadığına inanırlar. eğitim sistemlerinin bir dereceye kadar öğretmenler tarafından (belirli bir konu veya dersin içeriği bağlamında) karar verilmesi gerektiğine -örneğin, okuma metinlerini seçme vb. gibi) ancak sürecin bir boşlukta gerçekleşmediğini, politik ideolojiler ve dünya görüşleri tarafından da motive edildiğini öne sürerler. öte yandan eleştirmenler, bu yöntemin sanat açısından anlamlı olsa da, matematiğe veya bilimlere uygulandığında daha az anlamlı olduğuna da işaret ederler.
dr. henry giroux, "pedagoji ve umudun siyaseti" adlı kitabında, "uygun koşullar yaratarak, öğretmenlerin öğrencilerin deneyimlerini ve algılarını yeniden yazabilecek kültürel üreticiler olmalarını sağladığını" iddia eder. (giroux, 1997). öğrencilerin kendi karar vericileri olmasına izin vererek, dünyayı daha iyi anlamalarına yardımcı olunabileceğini öne sürer. paulo freire (1998) da eleştirel pedagojiye benzer bir bakış açısına sahiptir, “öğretmenlerin yardımıyla sınıf deneyimleri, öğrencilerin kendi eğitimlerinde aktif aracılar olarak hareket etmeye ve bir eğitim geliştirmeye teşvik edildikleri durumlar haline gelmelidir” düşüncesini savunur.
işbu yüzden eleştirel pedagojinin, kaçınılmaz olarak öğrencilerin dünya deneyimlerine, ilgi alanlarına dayandığı ve soru(n)ları ile uyuştuğu; öğrencilerin kendileri için bir cevabı keşfetmelerine izin verildiğinde en iyi şekilde öğrendikleri görüşüne dayandığını söylemek yanlış olmayacaktır.
referanslar:
*giroux, h., 1997.pedagogy and the politics of hope: theory, culture, and schooling. a critical reader. west view press.
*giroux, h., 2007. utopian thinking in dangerous times: critical pedagogy and the project of educated hope. utopian pedagogy: radical experiments against neoliberal globalization, pp.25-42.
*kincheloe, joe; steinburg, shirley (1997). changing multiculturalism. bristol, pa: open university press. p. 24.
*p. freire. teachers as cultural workers: letters to those who dare to teach the edge, critical studies in educational theory. west view press, 1998.
devamını gör...
konuşmadan vakit geçirebilen insan
çok sevdiğim insan türü. beraber, aynı ortamda oturup konuşmadan da anlaşabilen ve herkesin kendi ilgi alanıyla ilgilenebildiği bir iletişim şekli düşünün. insanın kendini ne kadar geliştirebildiği, kendi iç dünyasına ne kadar aşina olduğu gibi ölçütlerle de bağlı bir durumdur.
devamını gör...
sarı sıcak
yarım bıraktığım kitap. çünkü köylünün o sefilliğine o zavallılığına o çaresizliğine katlanacak yürek yoktu bende. yaşar kemal köylünün açlığını öyle bir anlatmıştı ki benim de yediğim lokmalar artık boğazıma düğümlenir gibi oluyordu. her sefaleti bu kadar da olmaz canım diye yakınarak okuduğumu fark ettiğimde artık kitaba devam edemeyeceğimi de anlamıştım. bir gün kendimi hazır hissedersem yeniden, sabırla okuyacağım. bana göre yoksulluğun kitabıdır. insan bu kitabı okumaya başlarken yanına sarsıcı bir sefalete karşı dayanma iradesini de almalıdır.
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
zeytin çiçeği kolonyası. iyi bir marka ise iki gün elinizden kokusu çıkmayacağı için aşırı doz yaşam sevincine maruz kalabilirsiniz.
devamını gör...
klaas-jan huntelaar diye bir ad varken murtaza olmak
coğrafya kaderdir. ne yapsın bizim murti o mu istedi sanki murtaza olmak.
devamını gör...
büyük umutlar
charles dickens'in on üçüncü romanı, dickens'ın dergisi all year round'da 1860-61 yılları arasında bir seri olarak yayınlandıktan sonra 1861 yılında chapman ve hall romanı üç cilt halinde yayınladı.
roman 19. yüzyılda baş karakter pip'in ekseninde londra'da geçer. romanın renkli bir karakter kadrosu vardır. dickens'ın temaları arasında zenginlik ve yoksulluk, aşk ve reddedilme, iyinin kötülüğe karşı nihai zaferi yer alır.
21. yüzyılda roman eleştirmenlerin büyük beğenisini toplamış ve 2003'te bbc'nin big read anketinde 17. sırada yer almıştır.
roman 19. yüzyılda baş karakter pip'in ekseninde londra'da geçer. romanın renkli bir karakter kadrosu vardır. dickens'ın temaları arasında zenginlik ve yoksulluk, aşk ve reddedilme, iyinin kötülüğe karşı nihai zaferi yer alır.
21. yüzyılda roman eleştirmenlerin büyük beğenisini toplamış ve 2003'te bbc'nin big read anketinde 17. sırada yer almıştır.
devamını gör...
sözlük yazarlarının telefon rehberlerinde kayıtlı en garip isim
tanımadığım kişileri bayern münih futbolcularının isimleriyle kaydediyorum sonra onlar öyle kaliyo.lewandowski,müller,ribery,robben alaba.telefon bunlarla dolu.
devamını gör...
aristoteles
kendisinin kadınlar ile ilgili düşüncelerini hayli ilginç bulurum, ki bu düşüncelerinden dolayı kendisini eleştiren, hatta dalga geçen çoktur. kadınların daha az dişi olduğu gibi iddiaları vardır. ona göre kadınlar evcil hayvandan hallice bir canlıdır. iki evliliğinde de eşlerine hoş davranmadığı hatta onlara evcil bir hayvanmış gibi muamele ettiği söylenir.
devamını gör...
çocuklarla çocuk gibi konuşan insan
özellikle çocukların konuşmayı öğrendikleri dönemde en büyük yanlışı yapan insanlardır. çocukların konuşmaları hoşumuza gittiği için onlarla aynı şekilde konuşmak dil gelişimini yavaşlatır. yetişkinler yetişkin gibi konuşmalı, çocuklara dil ve konuşma becerileri konusunda örnek olmalıdır.
bu kadar ciddi tanım benim için yeterli, değil mi?*
bu kadar ciddi tanım benim için yeterli, değil mi?*
devamını gör...
il
eski türkçede ''devlet'' anlamına gelen sözcüktür.
aynı zamanda eski türk toplumlarında (bkz: budun)ların birleşmesi ile oluşan en büyük sosyal birimdir.
aynı zamanda eski türk toplumlarında (bkz: budun)ların birleşmesi ile oluşan en büyük sosyal birimdir.
devamını gör...
normal caps
çok beğendiğim ve yeni kurbanları merakla beklediğim bir oluşum.
süngerbob çorabı giyen yiğit adlı yazarımızın ellerine ve fikrine sağlık.
süngerbob çorabı giyen yiğit adlı yazarımızın ellerine ve fikrine sağlık.
devamını gör...
türkiye'de üniversite okumanın hiçbir işe yaramaması
dayın yoksa pek işe yaramaz. çünkü bu ülke liyakatsizlikler ülkesidir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
dondurma (yazar)
yeni bilgiler öğrenmeyi seven yazardır.
devamını gör...
online listesi isimlerin yanındaki yuvarlak sembol
tam olarak anlamadığım sembol tahminimce hangi entry , başlıkta veya yazar profilinde olduğunu gördüğümüz stalk bildirim butonu gibi bir şey diye tahmin ediyorum. son görüldüğün sayfa gibisinden.
(bkz: yok mu bi aydınlanmamız)
(bkz: yok mu bi aydınlanmamız)
devamını gör...
meja (yazar)
elleri minici.....yok ya, o bu değildi.
çık gel artık turuncu saçlım, bir daha çık gel!
başım bağlı diye hayata küstün gittin biliyorum ama kapandı o devirler, çık gel kaldığımız yerden devam edelim. *
sen sonbaharda gelene kadar burası bana emanet, merak etme cicim.
çık gel artık turuncu saçlım, bir daha çık gel!
başım bağlı diye hayata küstün gittin biliyorum ama kapandı o devirler, çık gel kaldığımız yerden devam edelim. *
sen sonbaharda gelene kadar burası bana emanet, merak etme cicim.
devamını gör...
kıskanılan insanlar
bir keresinde "keşke sen olsaydım." diyen bir arkadaşım vardı, gerçekten bir sabah yatağında ben olarak uyansa dilediği şeye bin türlü lanet edeceğine imzamı atabilirim.
genelde yerinde olmak istediğimiz insanlar pek dışarıya sattıkları imajın kendisi olmuyorlar arkadaşlar.
genelde yerinde olmak istediğimiz insanlar pek dışarıya sattıkları imajın kendisi olmuyorlar arkadaşlar.
devamını gör...
makarnayı bir üst noktaya taşıyan küçük detaylar
acılı biberli domates sosu.
devamını gör...
gece aya bakmak için kalkmak
sözlükte bu kadar lirik, romantik başlık açıldı mı? bilmiyorum. aslında herkes en az bir kez yapmıştır. yeryüzünde bulamadığın huzuru gece o büyük ışık demetinde aramak. hiçliğini hissetmek, haddini bilmek. ve kimseyi rahatsız etmeden geri yatmak ne büyük mutluluk.
devamını gör...

