ejderha mızrağı serisinde yer alan bir çukur * cücesi. herkes tarafından hor görülen ve pek ciddiye alınmayan bir karakterdir. asıl önemi raistlin majere'in iç dünyasını okurun çözümleyebilmesi açısından romana turnusol olarak yerleştirilmiş olmasıdır. yani en azından ben böyle düşünüyorum. başlangıçta raistlin'in onu kendi büyüsünün etkisi altında tutması sonrasında enteresan şekilde cüceye yakınlık duymaya başlaması onun insani yönünü görmek açısından önemlidir. raist cüceye karşı hep kibar davranır. hatta aralarında bir arkadaşlık ilişkisi gelişir. raistlin majere'in özünde ve derinlerde şefkatli bir adam olduğunu bu cüce sayesinde anlarsınız. fistandantilus'un büyü kitabını raistlin için khisanth adlı ejderhadan aşırması da önemli mevzulardan birisidir. bu eylemiyle tasslehoff burrfoot'tan resmen rol çalmış ve bize ziyadesiyle kahkaha attırmıştır. bu arada yaptığı büyük şeyleri bile çok normal şeylermiş gibi göstermesi cidden çok hoştur. baktığınızda çok arka planda kalmış bir karakter gibi gözükse de gerek raist abimizin içindeki o amansız boşluk ve öfkenin giderilmesi gerekse verdiği pozitif enerji ile hikâyeye neşe katar. raistlin'in miniği seviyoruz seni *

elena zambelli'nin çizimi ile raistlin ve bupu;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belki kendimi görürüm diye geldim.*
devamını gör...

tanım yazdığımız kısmı daraltarak hiç iyi yapmamış olan sözlük. özellikle benim gibi uzun tanım yazanların düzeltme yapması, yazdıklarını kontrol etmesi gibi açılardan son derece faydasız bir şey. umarım düzeltilir çünkü insanın yazma isteğini kaçırıyor.

özel mesajlarda da aynı durum vardı. o düzeltileceğine bu bozulmuş. olmamış.

edit: düzeltileceğine dair bir bilgim var şu an. yalnız biraz beklememiz gerekebilir.
devamını gör...

doğrusu "regl olamayan kadın siniri" dir aslında. bir iki gün öncesi zirve yapar. yani insanın vücudunda ciddi bir gerginlik oluyor hormonlarla ilgili olarak. bu durumu bazıları yumurtanın boşa gitmesi diye yorumluyor. evrime ilgili olarak; döllenmemiş yumurtanın, üreyememe stresi yarattığı söyleniyor sürüngen beyinde. neyse ne. regl olunca bu gerginlik yerini halsizliğe bırakır. reglin ilk iki günü dinlenme ve sıcak kalma isteği baskındır. sonrasında her şey normale döner.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir alışveriş merkezinin asansör şeysi bölmesi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayır efendim son bulmaz. bu ülkede kadınlar hiç tanımadıkları adamlar tarafından da öldürülüyorlar. tacizin, tecavüzün, cinayetin suçunu mağdura yükleyemezsiniz. böyle tehlikeli beyanlardan rica ediyorum uzak durun ve biraz gündemi takip edin. daha geçenlerde gencecik bir kız çocuğu yolda kendisini takip eden adam tarafından saldırıya uğradı. neyden bahsediyorsunuz acaba siz çok merak ediyorum.
devamını gör...

yangı. vücudun hasara verdiği yanıt. bu yanıtın amacı hem hasarı ortadan kaldırmak hem de yanıt verirken oluşturduğu artıkları ortadan kaldırmaktır. yani yanıt verirken hasara sebep oluyor sonra da bunu onarmaya çalışıyor ama öyle zamanlar oluyor ki tabiri caizse kaş yapayım derken göz çıkarıyor. hipokrat enflamasyon için 'yanan şey' demiştir. damar sertliği,koah,alerji gibi hastalıklar direkt enflamatuar hastalık olarak geçer zaten. psikiyatrik hastalıklardan kansere birçok hastalıkla bağlantısı gösterilmiştir ve bu ilişkiler de birbirini alevlendirir.
devamını gör...

sizi ayakta karşılayamadığım için üzgünüm.
devamını gör...

genç bir kadının dayak yemesi, dayaktan bayılması, çığlıklar atarak yardım istemesi en nihayetinde de ölmesi bunun suçu değildi.
annesinin garip bir şekilde ölümü de bunun suçu değildi.
gece, evinde başka bir genç kadının cesedinin bulunması da bunun suçu olamaz.
uyuşturucu kullanmak ve bunu yayınlamak zaten suç değil.
sütte leke var ama bu çocukta yok, daha anlayamadınız mı?
gözaltı süresi bitene kadar tutup bırakırlar.
devamını gör...

mandacı ekonomi dediğiniz şey bir kaç şekilde vuku bulur. bunlardan birincisi gayet kullanışlıdır. elinizdeki manda sürüsünü yatırım aracı olarak kullanırsınız. sürünün özellikle sütünden yararlanır ve sürüden ciddi anlamda kazanç elde edersiniz. manda yoğurdu, manda kaymağı, manda peyniri hatta manda tereyağı üreterek iyi kötü kendi yağınızda kavrulursunuz. ele güne muhtaç olmazsınız. burada önemli olan mandalarınızı sağlıklı tutmak ve elden çıkarmamaktır. kiralamanız bile sizin için sıkıntı oluşturur. bu sebeple mandacı iktisat modelinde muhakkak üretime dayalı bir metot izlemeniz gerekir. ve fakat farklı bir mandacı iktisat modeli daha var; bu modelde ise size gelir getiren sürünüzü, aman bu çok ot zıkkımlanıyor, bunun veteriner masrafları çok, bunun boynuzları kısa, şunu satarsam elime toplu para geçecek gibi sebeplerle dağıtırsınız. mandalar ele gider. giden mandaların sütünden, yoğurdundan yararlananlar aynı zamanda kaymağını yemeye başlar. sizde sattığınız mandaların parası ile manda yoğurdunu, manda kaymağını almaya kalkarsınız ama nafiledir. akarınız yoktur. üretiminiz yoktur. hazıra dayanmayan dağ devrilmiştir ve inek yoğurdu ile idare edersiniz. sonra onu da bulamazsınız.

işte ilk mandacı iktisat modeli makbul olandır. ikincisi ise daha makbuldür (!) çünkü sat, sav, dağıt kafan rahat etsin şiarı ile hareket edersiniz. allahtan bizde ikinci model falan uygulanmıyor(!) papua yeni gine'de falan uygulanan modellerdir bunlar. milletin mandasına muhtaç hale gelmemek lazım. sonra mandıra mandıra yerler sizi. bu modelin papua yeni gine'de uygulandığını söylemiştim değil mi? evet söylemişim. o kısım mühim. bizde olmadığı için yatıp kalkıp, şükretmemiz lazım.
devamını gör...

kendi adıma mantıklı bulmadığım aktivite. tabi en temelde bakıldığında, bir inanıştır ve her inanış gibi inanan kişiye haz sağlama amacı güder. eğer kişi gerekli mutluluğa veya geri bildirime erişiyorsa, kalanlar pek de önemli değildir
devamını gör...

bir iki karikatür bırakıp gideceğim başlıktır.
kıymetli yazarlarım söylenmesi gerekenleri söylemiş zaten.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yemek yok dayak var yer misin?
devamını gör...

benim de bir zamanlar zihnimi kurcalayan, evlat edinmeyi konu alan film. aklımdaki tüm soruların oradaki çift tarafından yaşandığını, en azından baba karakterinin mantıklı soruların daha çok üzerine düşündüğünü gördüm. gayet yerli yerinde bir filmdi, çerezlik olsa dahi. 7/10 diyebilirim.


isimlerini unuttuğum çiftimiz internetteki yetim çocukları araştırdıktan sonra bir adet evlat edinme kararı alırlar ve gerekli yere başvururlar. bunun üzerine bir kaç haftalık sürecek olan “ebeveynlik kursu” başlar. koruyucu aile adaylarımız kurstaki diğer insanlarla çocukların her yıl toplandıkları panayıra giderler. istedikleri gibi küçük bir çocuk bulamadıklarından, kıyıda köşede, diğer koruyucu aile adaylarının kazara bile bakmaya cesaret edemedikleri ergenlerin yanına giderler. latino bir kız çocuğunu çok beğenirler. henüz bilmedikleri şey ise o kızın 2 tane de tatlı mı tatlı, bir o kadar da hiperaktif ve sabır sınayan minnak kardeşleri olduğudur. çiftimiz üç çocuğunda bakımını üstlenmek isterler ve hikayeleri başlar…

çiftin birbirlerine son derece mantıklı ve yerinde yönelttikleri sorulardan bazıları:

- kendimizden emin miyiz?
- çocuklarla dışarıda gezerken ten rengimizden ötürü mobbinge uğrarlar mı?
- onlara ilk geceden iyi geceler öpücüğü vermemiz uygun olur mu?
- anneleri hapisten çıkıp, çocukları yeniden almak isterse nasıl baş edeceğiz?



işin asıl ilginç yanı ise ebeveyn olmayan bir arkadaşımın filme bakış açısı;

“baba karakteri her şeyi sorguluyor filmde. bu karakter kasıntı, aşırı tedbiri elden bırakmayan biri. elbet vardır böyle insanlar çevremizde fakat bana doğal gelmedi bu tutum” dedi.

bense bir ebeveyn olarak babanın davranışlarını doğal buldum. çocuğun varsa a’dan z’ye düşünüyorsun her şeyi. çocuğun için elinden gelenin en iyisini yapabilmek için çabalıyorsun sürekli. bundan gocunmuyorsun. her şeyi sorguluyorsun gerçekten. ebeveynler olarak filmdeki baba karakteri ile farkımız içimizden her şeyi didikleyip, sorgulayıp, dışarı yansıtmayışımız.
ne de olsa filmde yaşamıyoruz anlıyör müsün dostum?
devamını gör...

gezegen insanı yanacağını anladı
korkudan peşinen kibriti çaktı
aşı oldum kolum ağrıyor
tek kol ile onu alt edeceğimi kavradı

kuzguncuktaki vişne oyun parkı ilerde
yolunu şaşırmış gelmiş aramıza bir de
sen anca attığım taşları oyun san
tıpış tıpış gideceksin bence ikile
devamını gör...

osmanlı viyanayı alsaydı ne olurdu?
devamını gör...

direkt avrupa birliğindeydi.
devamını gör...

acaba doğru mu gördüm yazarı.

edit: hoşgeldin aga.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim