hiçbir şey için geç değil
değil, tutamıyoruz zamanı sonuçta. yürüyen merdiven gibi.
devamını gör...
zaman makineleri
bir carlo m. cipolla kitabıdır.
bilmiyorum başlığı okuyunca aklınıza ne geldi? belki h.g.wells’in bilimkurgu klasiklerinden biri haline gelmiş olan o muhteşem kitabı zaman makinesini düşündünüz ve zaman içinde bir ileri bir geri gidip sosyolojik çıkarımlarda bulundunuz.
ya da doktor emmet brown ve marty mcfly ile zaman çizgisini bozup bozup tamir etmekle uğraşırken her şeyi elinize yüzünüze bulaştırıp sonunda her şeyi olması gerektiği gibi bıraktınız.
bu kitapta hakkında bahsedilenler ise bambaşka zaman makineleri. zamane insanının saat diye bildiği ve artık çok sıradan bir cihaz haline gelmiş olan harikaların tarihi anlatılıyor kitapta.
saatin bulunması ve zaman içinde geçirdiği teknolojik evrimden bahsedilse de asıl konu saatin ticari bir meta olarak dünyayı dolaşması ve insanlar arasında sosyolojik açıdan farklılıklar yaratan bir nesneye dönüşmesi anlatılıyor.
saat benim için de çok önemlidir. saatleri adeta kutsal bir nesne olarak görürüm. zamanı göstermekle kalmayıp içine hapsedebilen, saklayabilen; zamana hükmeden nesnelerdir benim için saatler.
bence eğer saatlerle benim kadar ilgili iseniz mutlaka okuyun.
saatler olsun!
bilmiyorum başlığı okuyunca aklınıza ne geldi? belki h.g.wells’in bilimkurgu klasiklerinden biri haline gelmiş olan o muhteşem kitabı zaman makinesini düşündünüz ve zaman içinde bir ileri bir geri gidip sosyolojik çıkarımlarda bulundunuz.
ya da doktor emmet brown ve marty mcfly ile zaman çizgisini bozup bozup tamir etmekle uğraşırken her şeyi elinize yüzünüze bulaştırıp sonunda her şeyi olması gerektiği gibi bıraktınız.
bu kitapta hakkında bahsedilenler ise bambaşka zaman makineleri. zamane insanının saat diye bildiği ve artık çok sıradan bir cihaz haline gelmiş olan harikaların tarihi anlatılıyor kitapta.
saatin bulunması ve zaman içinde geçirdiği teknolojik evrimden bahsedilse de asıl konu saatin ticari bir meta olarak dünyayı dolaşması ve insanlar arasında sosyolojik açıdan farklılıklar yaratan bir nesneye dönüşmesi anlatılıyor.
saat benim için de çok önemlidir. saatleri adeta kutsal bir nesne olarak görürüm. zamanı göstermekle kalmayıp içine hapsedebilen, saklayabilen; zamana hükmeden nesnelerdir benim için saatler.
bence eğer saatlerle benim kadar ilgili iseniz mutlaka okuyun.
saatler olsun!
devamını gör...
yazarların yazarlarla flörtleşmesi
çok şükür bugün de ifsalandık demelik başlık.
lokomotif gülşen, çıtı pıtı birsen ah bir görsen,cici bici ebru ,esmer banu tanışabilsek. *
(bkz: konuşamam yalnızca yazarlar)
lokomotif gülşen, çıtı pıtı birsen ah bir görsen,cici bici ebru ,esmer banu tanışabilsek. *
(bkz: konuşamam yalnızca yazarlar)
devamını gör...
batman
the dark knight. caped crusader. ya da kişisel tanımımla; maskelenmiş kapitalizm. eyvah midem bulandı, sanırım analiz kusucam!
malumunuz bruce wayne gotham'daki en azılı kapitalist. geceleri ise ailesinden miras kalan wayne corps. adındaki şirketinde üretilen teknolojik oyuncakları kullanarak kahramancılık oynamakta. buraya kadarı bilinen hikaye ancak asıl gizlenen, wayne ailesinin malvarlığının nasıl oluştuğu. muhtemelen wayne corps'un hükümetler ve çeşitli örgütler ile kallavi antlaşmaları var, yani o silahlar bir yerlerde acı ve yıkım yaratmakta kullanılıyor. fakat asıl önemli olan benim gothamlı hemşehrimin selameti değil mi? ancak bir kahramana ihtiyaç duyulduğuna göre gotham'da da işler iyi gitmiyor olsa gerek. nitekim küçük bruce da adaletsizlik ile küçük yaşta tanışır ve bireysel bir adalet arayışına girer. bu arayış zamanla toplumsal bir kimlik kazanır ve batman doğar. fakat kurumsal adaletin tesis edilememesi sonucu adaletsizlik sürüp gider ve bu adaletsizlik batman hikayelerinin temelini oluşturur. bruce, belki de sırf vicdanını rahatlatmak için, tıpkı babasının yaptığı gibi adaletsizlikle savaşmaya başlar fakat babasından farklı olarak bunu iş adamı kimliği altında bir hayırsever olarak değil yarattığı alternatif kimliği kullanarak suçla savaşmak suretiyle yapar. kendini topluma adayan batman'in; gerçek suçluların yanı sıra hakkını bireysel yoldan arayan mr. freeze gibi mağdurlara ve catwoman ve blue ivy gibi aktivistlere savaş açması, olayın yerleşik düzeni güzellemek olduğunun göstergesidir.
bu konuda nolan'ın batman üçlemesinin üçüncü filmi olan the dark rises ayrıca önemli. yurttaş bane önderliğinde bir devrimin ayak sesleri gelmekteyken nolan son çıkıştan döner ve sahneye batman'i çıkarır. fazla geçmeden bir kaosa evrilen ayaklanma, batman dokunuşuyla sona ererken yönetmenin verdiği mesaj açıktır: mevcut düzen, olabilecek düzenlerin en iyisi. yine de wayneler gibi hayırsever ailelerin çok sayida olması, topluma bir nebze refah getirir. tabi burada olayın bir halk ayaklanması değil, bir despotun önderlik ettiği bir isyan olduğunu göz önünde bulundurmak gerekli. bu toplumsal değil kişisel çıkarlara hizmet eden bir hareket. toplumsal çıkarlar uğruna gelişen bir hareket başarıya ulaşıp ardından müreffeh bir toplumsal hayatı getirebilir mi? henüz bilemiyoruz.
evet sözlük, bir konuyu daha açıklığa kavuşturduğumuza göre artık rahatça uyuyabiliriz. süper kahramanlara ihtiyaç duymayacağımız bir dünyanın hayali ile. esen kalınız.
malumunuz bruce wayne gotham'daki en azılı kapitalist. geceleri ise ailesinden miras kalan wayne corps. adındaki şirketinde üretilen teknolojik oyuncakları kullanarak kahramancılık oynamakta. buraya kadarı bilinen hikaye ancak asıl gizlenen, wayne ailesinin malvarlığının nasıl oluştuğu. muhtemelen wayne corps'un hükümetler ve çeşitli örgütler ile kallavi antlaşmaları var, yani o silahlar bir yerlerde acı ve yıkım yaratmakta kullanılıyor. fakat asıl önemli olan benim gothamlı hemşehrimin selameti değil mi? ancak bir kahramana ihtiyaç duyulduğuna göre gotham'da da işler iyi gitmiyor olsa gerek. nitekim küçük bruce da adaletsizlik ile küçük yaşta tanışır ve bireysel bir adalet arayışına girer. bu arayış zamanla toplumsal bir kimlik kazanır ve batman doğar. fakat kurumsal adaletin tesis edilememesi sonucu adaletsizlik sürüp gider ve bu adaletsizlik batman hikayelerinin temelini oluşturur. bruce, belki de sırf vicdanını rahatlatmak için, tıpkı babasının yaptığı gibi adaletsizlikle savaşmaya başlar fakat babasından farklı olarak bunu iş adamı kimliği altında bir hayırsever olarak değil yarattığı alternatif kimliği kullanarak suçla savaşmak suretiyle yapar. kendini topluma adayan batman'in; gerçek suçluların yanı sıra hakkını bireysel yoldan arayan mr. freeze gibi mağdurlara ve catwoman ve blue ivy gibi aktivistlere savaş açması, olayın yerleşik düzeni güzellemek olduğunun göstergesidir.
bu konuda nolan'ın batman üçlemesinin üçüncü filmi olan the dark rises ayrıca önemli. yurttaş bane önderliğinde bir devrimin ayak sesleri gelmekteyken nolan son çıkıştan döner ve sahneye batman'i çıkarır. fazla geçmeden bir kaosa evrilen ayaklanma, batman dokunuşuyla sona ererken yönetmenin verdiği mesaj açıktır: mevcut düzen, olabilecek düzenlerin en iyisi. yine de wayneler gibi hayırsever ailelerin çok sayida olması, topluma bir nebze refah getirir. tabi burada olayın bir halk ayaklanması değil, bir despotun önderlik ettiği bir isyan olduğunu göz önünde bulundurmak gerekli. bu toplumsal değil kişisel çıkarlara hizmet eden bir hareket. toplumsal çıkarlar uğruna gelişen bir hareket başarıya ulaşıp ardından müreffeh bir toplumsal hayatı getirebilir mi? henüz bilemiyoruz.
evet sözlük, bir konuyu daha açıklığa kavuşturduğumuza göre artık rahatça uyuyabiliriz. süper kahramanlara ihtiyaç duymayacağımız bir dünyanın hayali ile. esen kalınız.
devamını gör...
önünde kadın olduğunu gören erkeğin hızlanarak kadını sollaması
maalesef artık yapılmasının neredeyse elzem olduğu, tenha sokaklarda tedirginlik vermemek için yapılan harekettir. keşke bu tür olaylar yaşanmasa ve bu gibi hareketlere hiçbir gerek kalmasa.
devamını gör...
sözlük kulüpleri
kafa sözlük swinger kulübünü lucifer ile merakla bekliyoruz dediğim başlıktır.
devamını gör...
3 doz aşısı olanların temaslı olarak karantinaya alınmaması
görüyor ve artırıyorum;
3 doz aşıyı geçtim, tek doz aşınız dahi olmasa ve eğer siz covid olalı 90 günü geçmediyse,
covidli yakınınız ile aynı evde yaşasanız bile temaslı kabul edilmiyor, semptom göstermiyorsanız test veremiyorsunuz.
bir tık daha artırıyorum;
başınız ağrıyor, boğazınız acıyor ve burnunuz tıkalı kendinizi de halsiz hissediyorsanız test vermeye gidince "eeee ateşin yok teste gerek yok bu durumda" diyerek geri yollanıyor, ertesi gün verdiğiniz testte pozitif çıkabiliyorsunuz.
covidken teste gerek yok diye geri yollanıp kalabalığa girilse ve birine bulaştırılsa bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?
insan canı bu kadar değersiz olmamalı.
3 doz aşıyı geçtim, tek doz aşınız dahi olmasa ve eğer siz covid olalı 90 günü geçmediyse,
covidli yakınınız ile aynı evde yaşasanız bile temaslı kabul edilmiyor, semptom göstermiyorsanız test veremiyorsunuz.
bir tık daha artırıyorum;
başınız ağrıyor, boğazınız acıyor ve burnunuz tıkalı kendinizi de halsiz hissediyorsanız test vermeye gidince "eeee ateşin yok teste gerek yok bu durumda" diyerek geri yollanıyor, ertesi gün verdiğiniz testte pozitif çıkabiliyorsunuz.
covidken teste gerek yok diye geri yollanıp kalabalığa girilse ve birine bulaştırılsa bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?
insan canı bu kadar değersiz olmamalı.
devamını gör...
sözlük dergisi
dün akşam dijital derginin çıktığını bende tüm arkadaşlarımla beraber öğrendim. ilk teşekkürümü ve tebriğimi, bu güzel röportajı benimle yapan sevgili karambol’e yapmak istemiştimki kendisinin kafa izninde olduğunu öğrendim. en kısa sürede burada olmasını bekliyoruz. teşekkürümü buradan kendisine iletmek istiyorum. öncelikle; (bkz: karambol), (bkz: eniyisipencere), (bkz: robnaja), (bkz: ölmedim ama hafif sürünüyorum)’ a sonrada bilmediğim emeği geçen yazan, okuyan herkese teşekkür ederim.
devamını gör...
ağladığınızda arkadaşınızın söylediği en saçma şey
çok güzel oldun kızıııım*.
devamını gör...
moderasyona soru sor
aynı konu üzerine açılmış birden fazla başlık var. bunlar için bir şey yapılacak mı? yeniledikçe aynı şeyi görmek sıkıcı.
edit: çalışmaların olduğunu ve kısa süre içinde düzenleneceği cevabını aldım.
edit: çalışmaların olduğunu ve kısa süre içinde düzenleneceği cevabını aldım.
devamını gör...
yazarların sonunu değiştirmek istediği bir kitap
kürk mantolu madonna..
raif in kızı ile tanışmasını birlikte yaşamalarını isterdim.
raif in kızı ile tanışmasını birlikte yaşamalarını isterdim.
devamını gör...
hobaaa3434
"hoşgeldin canımın içi arkadaşım" dediğim yazar.
devamını gör...
insanlık tarihindeki en önemli icat
kesinlikle yazıdır.düşünsenize o kadar bilgi,belge ve eser yok olurdu.iskendiriye kütüphanesi belki de zarar görmese bugün geçmişe ait daha fazla bilgimiz olurdu mesela .günümüzde ise en önemli icatların mr,ekg gibi tıbbi cihazlar olduğu düşüncesindeyim.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
ara ara mesajlaştığım sıcakkanlı,esprili, bazı yorumlarına koptuğum yazar.bazıları tarafından misillemeye uğraması da kaçınılmaz haliyle.
devamını gör...
martingale
martingale sistemi nedir?
şans oyunlarındaki mottosu “ilelebet kaybedecek değilsin, elbet biri tutacak” olan matematiksel yöntemdir.
kısa ve net özetiyle, arka arkaya 10 kez bile kaybetseniz 11. de kazanırsanız bütün kaybettiklerini telafi edip kara geçtiğiniz bir teknik. diyeceksiniz hiç öyle şey olur mu? martingale tekniğin de nasıl olduğunu detaylı şekilde örneklerle görelim.
martingale sistemi çok basit bir temel mantıkla çalışır. zararı karşılamak için kazanana kadar bahis miktarını arttırana kadar devam etmektir( genelde bu önceki bahisin 2 katını yatırmak şeklindedir). daha çok kumarda kullanılır.
şans oyunlarındaki mottosu “ilelebet kaybedecek değilsin, elbet biri tutacak” olan matematiksel yöntemdir.
kısa ve net özetiyle, arka arkaya 10 kez bile kaybetseniz 11. de kazanırsanız bütün kaybettiklerini telafi edip kara geçtiğiniz bir teknik. diyeceksiniz hiç öyle şey olur mu? martingale tekniğin de nasıl olduğunu detaylı şekilde örneklerle görelim.
martingale sistemi çok basit bir temel mantıkla çalışır. zararı karşılamak için kazanana kadar bahis miktarını arttırana kadar devam etmektir( genelde bu önceki bahisin 2 katını yatırmak şeklindedir). daha çok kumarda kullanılır.
devamını gör...
sesi güzel olmadığı halde duyduğu her şarkıya eşlik eden insan
benim bu. repertuarım da çok geniştir bu arada. bir sürü şarkıyı derdimi anlatacak kadar bilirim.
devamını gör...
gesi bağları
çok uzun yıllar neden bu kadar sevdiğimi bilmeden selda bağcan ve barış manço yorumundan dinlediğim şarkıdır. yine nedendir bilmem ama "giresun'un içinde" türküsünü de çok severim.
yaşım 30 sene 2014 şubattı 3 yıl boyunca taparcasına sevdiğim kadına aşkımı gesi bağlarında öperek haykırmıştım. 2017'nin bir temmuz günü ayrıldık ve bir daha hiç görmedim onu. bir yıl boyunca o benim hayatımın kadınıydı diye en yakın dostuma ve sözlük kuyularına haykırdım. tam bir sene sonra yine başka bir kadını çok sevdim anlaşamadık. sonra iki güzel insanla daha bir şeyler oldu sonra olmadı.
geçen sene hayatımda tanıdığım en güzel kadın benim hayatıma girdi. hayatımın en güzel 1.5 senesiydi. bitti. yukarıda bahsettiğim en yakın dostum iki sene önce vefat etti. dertleşecek hiç kimsem yok. sözlük kuyuları hariç. kuyu derken küçümsemiyorum. anlatmak istediğim derinliğidir.
bir çift selamına güveniyorum
gel otur yanıma hallarımı söyleyim
halımdan bilmiyor ben o yari neyleyim
gesi bağlarında üç top gülüm var
hey allah'tan korkmaz sana da bana ölüm var...
yaşım 30 sene 2014 şubattı 3 yıl boyunca taparcasına sevdiğim kadına aşkımı gesi bağlarında öperek haykırmıştım. 2017'nin bir temmuz günü ayrıldık ve bir daha hiç görmedim onu. bir yıl boyunca o benim hayatımın kadınıydı diye en yakın dostuma ve sözlük kuyularına haykırdım. tam bir sene sonra yine başka bir kadını çok sevdim anlaşamadık. sonra iki güzel insanla daha bir şeyler oldu sonra olmadı.
geçen sene hayatımda tanıdığım en güzel kadın benim hayatıma girdi. hayatımın en güzel 1.5 senesiydi. bitti. yukarıda bahsettiğim en yakın dostum iki sene önce vefat etti. dertleşecek hiç kimsem yok. sözlük kuyuları hariç. kuyu derken küçümsemiyorum. anlatmak istediğim derinliğidir.
bir çift selamına güveniyorum
gel otur yanıma hallarımı söyleyim
halımdan bilmiyor ben o yari neyleyim
gesi bağlarında üç top gülüm var
hey allah'tan korkmaz sana da bana ölüm var...
devamını gör...


