sebepsiz şekilde en sevdiğim şehir.
devamını gör...

ayakkabınızın altında kıtır kıtır seslere sebep olur. hoştur.
devamını gör...

içi kaynar yağ dolu tencerenin kapağını kulpundan tutmak yerine yanından tuttum.

'elim yanıyor olamaz' dedim, ısrarcı davrandım, 'yok artık' dedim 'olamaz böyle bir şey' dedim, bir buçuk iki saniye içinde üç ayrı parmağım su toplayacak kadar yandı.

elim dondurulmuş bezelyenin içinde gidildi mecbur nöbetçi eczaneye. nöbetçi hanıma 'elimi söndürebilir misin' dedim ? 'silverdin' dedi. ve '13 tl' dedi. bu kadar. başka hiç bir açıklama yapmadı bile. 'hametan diye bir krem vardı onu da mı alsam' dedim? eczacının bana bir bakışı var. sanki kolunu istedim. al bunu git bakışı yaptı. konuşmadı bile. tabi silverdin mucizesinden haberimiz yoktu, bileydim etmezdim bu ayıbı.

lan bunu kim bulduysa umarım en iyi kadınlarla-erkeklerle o sevişiyordur, en iyi yemekleri o yiyordur, en iyi içkileri içip iç huzura kavuşmuştur. bildiğin iyileştirdi adam/kadın iyileştirdi beni.* yaklaşık bir buçuk saatte elimi yarım yamalak kullanabilir hale geldim. minik bir sızı, kaynar kapağı tutmamamı hatırlatacak bir sızı.

mucize bir krem. elim kolum yanmasa bile kullanacağım artık, kesin başka bir şeylere de iyi geliyordur bu. silverdin sürünüp cehenneme girsen zebani döversin öyle etkili.
devamını gör...

wunderbar olmuş! ellerinize sağlık.
devamını gör...

yapılmaması gerekendir kanımca. yıllarca saklandığınız, kimsenin bilmediği bir sır ve de artık o sır olmadan oluşturulan düzenler... o düzenleri bozmak kimsenin hakkı değil. hem zaten öleceksin kardeşim, etrafı karıştırmasan, milleti birbirine düşürmesen olmuyor mu?

dizilerde ve filmlerde de çok olur bu. orada kapatırım, film biter benim için. ortalık karışsın, insanlar televizyona kitlensin, reyting artsın... hiç gelemeyiz bu oyunlara.
devamını gör...

içinde hala yarınlara dair umut taşıyanlarınız varsa eğer.. sizi gerçekten kutluyorum.
ben tükettim.
bünyem bütün bu olanları kaldırmıyor.
yazıklar olsun size. başka sözüm yok.
devamını gör...

ı origins.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1943 de yazılıp yeni yeni meşhur olması içler acısıdır ayrıca harika bir kurgusu vardır odanızda usulca okuyun story atmadan okuyun bide .
devamını gör...

kitap sarrafı olarak gördüğüm, bilgi birikimi karşısında şapka çıkarttığım bir yazar. hep yazsın. hep okuyalım. var olsun.
devamını gör...

kolunu ısırıp saat yaparım ve bu saatten sonra benimsin derim.
devamını gör...

ateist zaten inanmayan insan değil mi. sevaba günaha inanmayan birisi nasıl günaha girebilir. bir şeye girer ama neye girdiğini tam kestiremeyebilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


omayra sanchez garzón, tolima armero’da, nevado del ruiz yanardağının 1985 patlamasında 13 yaşındaki bir kolombiyalı kızdı. volkanik enkaz, dağın altındaki nehir vadilerine koşarak yaklaşık 23.000 insanı öldürerek armero ve diğer 13 köyü yok eden büyük laharlar oluşturmak için buzla karıştı.

13 kasımda harekete geçen yanardağ, omayra’nın yaşadığı köyü vurmuştu. daha ne oldu bilinmeden omayra’nın belden aşağısı patlayan patlayan yanardağ sebebiyle kayan toprağın altında kalmış ve yavaş yavaş su birikmeye başlamıştı. omayra yaşamak için enkaz parçasına tutunmuş ve ertesi gün bir gazeteci omayra’nın elini görmüş ve bölgedeki gönüllüleri çağırdı. omayrayı kurtarmak için büyük çaba sarf edildi. fakat bacaklarını kırmadan bulunduğu yerden çıkarmak imkansızdı. ayrıca her çıkarmaya çalıştığında çevredeki su yükseliyor ve omayra’nın nefes almasını engelliyordu. gönüllüler suyun altına baktıklarında tuğladan yapılmış kapının altında kaldığını ve o kapının altında ise ölen halısını gördüler.

omayra bu duruma rağmen çevresindekilere şarkı söyleyip, şekerleme ve gazoz istediğini söylüyordu. bu durumdan hiç şikayet etmedi. zaman geçtikçe vücut ısısı düşmeye başladığında sayıklamaya başlamıştı. fakat ortamdaki kirlilik sebebiyle bu operasyon sonucunda daha büyük acıyla öleceği de anlaşıldı. o yüzden insaflı olan davranışın onun ölmesine izin vermek olduğu düşünülmüştür.

omayra’nın son sözleri ise “anne, eğer beni duyuyorsan tahmin ediyorum benim tekrar ayağa kalkmam, yürüyebilmem ve bu insanların beni kurtarması için dua ediyorsundur. anne seni seviyorum ve babamı ve kardeşimi. elveda anne” oldu.

kapak görseli son 50 yılın en iyi fotoğrafları arasında yer almış ve fotoğrafçıya pulitzer ödülünü kazandırmıştır.

bilgileri www.kooplog.com sitesinden aldım. şimdi bu üzücü olayı bir kenara bırakıp fotoğrafa ilgisi olan bir insan olarak teknik açıdan inceleyelim(evet çok çok üzücü ama neden bu fotoğraf içimize işliyor onu anlamak için)

o gün onlarca fotoğraf çekildi ama bir tanesi ödül aldı ve hafızalara kazındı. sebeplerine bakalım. bu arada çekilen diğer fotoğraflarda harikaydı.

öncelikle çocuğun bakış açısı biraz eğik ama tutunduğu ağaç parçasıyla tam paralel bu da gözümüze tam oturmasını sağlıyor. bunu dudaklarından daha kolay teyit edebilirsiniz ama odak gözlerde olduğu için gözü baz almak daha doğru.

fotoğrafa baktığımızda çocukla göz göze geliyoruz. fotoğrafçı bizi çocukla baş başa bırakmış. diğer fotoğrafları incelerseniz genelde dışarıdan bir göz olarak olayları aktarmışlar ama bu fotoğrafta çocukla baş başa kalıyoruz ve etkileyiciliği artırıyor.

fotoğrafın yere yakınlık seviyesi çok aşağıda buda bizi çocuğun ne kadar çaresiz bir yerde olduğunu çok iyi anlatıyor. kendimizi o çukurda hissediyoruz. çocuğun seviyesine inerek bizi de çukurun içine alıyor fotoğrafçı.

fotoğrafçının çocuğa yakınlığı tam yerinde. çok yakın değil bize çevre detayları sunabiliyor. çok uzakta değil çocuğa yardım edebilecek kadar yakın ama edemiyor. yine bize çaresizliği hissettiriyor.

fotoğrafın zamanlaması çok yerinde tam elini görebileceğimiz bir anda çekilmiş. el ve yüz dokusu yan yana. o suyun neler yapabileceğini çok iyi anlatıyor. çocuk masum bir suyun içinde değil eğer elleri sudayken çekilmiş olsaydı çok daha farklı düşündürebilirdi. minicik bir dala tam dokunduğu an sahnelenmiş. bu anı kullanmak içimizi sızlatmaya yetiyor. hala çocuğun bir umudu olduğunu anlayabiliyoruz. fotoğrafçı bu anı seçmekle çocuğun mücadelesine ortak olmuş.

eğer fotoğraf üst açıdan çekilseydi muhtemelen çocuğun kolundan bir bez parçasıyla ağaca bağlı olduğunu göremeyecektir. fotoğrafın etkisini artıran bir detay. küçük bir bez hayata tutuyor.

yer su ile kaplı olduğu için çocuğun yüzüne ışık yansıyor ve doğal reflektör görevi görüyor. fotoğraf doğru saatte çekilmiş. aydınlık yüzde siyah gözler daha çok ortaya çıkıyor ve yine etkileyiciliği ikiye katlıyor. içimize işliyor. eğer fotoğrafın pozlaması düşük kalsaydı. bu fotoğraf bu kadar içimize dokunmayacaktı. ölümü daha net gösteriyor.

diyafram aralığı tahminim 2.0 civarında çekilmiş. böylece ilgimiz çocuğun gözlerinde onunla birlikteyiz ama ellerine neler olduğunu ve arka tarafta nasıl bir yerde olduğumuzu fotoğrafta bir kaç saniye geçirdikten sonra inceleyebiliyoruz. çok iyi seçilmiş bir aralık.

fotoğrafın bir çok renk versiyonu var hangisi orijinal bilemediğim için bu konuda yorum yapamayacağım. ama çok koyu saçlı olduğu için fotoğrafta karanlıkların biraz açıldığını düşünüyorum. detayları görmemizi sağlamış.

kafa boşluğu (yani kafasıyla fotoğrafın bittiği yerin arasındaki mesafe) sonuna kadar kullanılmış. biraz daha aşağı inseydi gözümüze tam oturmayabilirdi. kadraj sorunsuz yapılmış. çocuk tam ortaya alışmış. sağa ve sola olan boşluk mesafesi aynı. yine gözümüze tam oturması sağlanmış.
devamını gör...

hangi detayın daha güzel olduğuna karar veremedim; golf topunu göle düşüren miniğin golf sopası ile topunu almaya çalışması mı yoksa güzeller güzeli köpeğin suya düşmesin diye miniği tutması mı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimse götürmeyecek beni kırlangıçların şölenine,
uçmayı hayal eden kuş ölmek üzere…



füruğ ferruhzad
devamını gör...

... ölüm eski bir şaka aslında ancak hepimiz için hep yeni gibidir.

(babalar ve oğullar / ıvan sergeveyiç turgenyev)
devamını gör...

ezel akay ve levent kazak'ın masalsı tarzının en güzel örneğidir benim için. dekorlar, makyajlar, müzikler ve tabii ki oyunculuklar senaryoyu o kadar güzel besliyor ki her izleyişimde farklı bir detaya gülümseyebilirim. sonda verdiği mizahın gücüyle ilgili mesaj da çok yerindeydi.
devamını gör...

tek perdelik bir oyunda
sen ve ben,
başrolü paylaştık birlikte.
seneryoyu ilk gece okuduk,
hikâyenin sonunu öğrendik
sonra ustaca oynadık bu oyunu.
oyun bitti
perde kapandı
ve sen, gittin...
devamını gör...

şarkıdan ziyade manalı bir şiir izlenimi veren manuş baba eseridir.

iki gözümün çiçeği
gözünü seveyim, iyi bak kendine
hasretle
selam ederim


devamını gör...

ryuk çıktığı zaman arka fonda çalan şarkı için bile izlenebilecek animedir. konu mükemmel.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim