üstteki yazar arkadaşın da dediği gibi pizzaları hiç güzel olmayan aynı zamanda oldukça da pahalı olan zincir fast food markasıdır.

domino's pizza yerine little caesars, pizza bulls gibi alternatifler tercih edilebilir.
devamını gör...

dün tek oturuşta 5 bölümden oluşan 1. sezonunu bitirdiğim dizi. dizi beni arsen lüpen serisini okumaya teşvik etti diyebilirim. güzel alıntılar bulunan bu fransız yapımı netflix dizisini izlerken bol bol gerçek dışı durumla karşılaşacaksınız. beyninizi masanın bir köşesine koyup izlerseniz problem yok. onun dışında sürükleyiciliği, bölüm sonunda merak uyandıran senaryosu ve oyunculuklar diziyi izlenesi kılıyor.
devamını gör...

antik bir fenike kenti olan tyr'de üretimi yapılan, genellikle kabuklu murekslerin kaynatılması yöntemi ile elde edilen renktir. günümüz dünyasında alay konusu bir renk olmasına karşın tüm ilkçağ ortaçağ ve yeniçağda mor renk daima asaletin ve soyluluğun rengi olarak kabul görmüştür.

ek olarak quenya ve sindarin lehçelerinde karanlık demektir.
devamını gör...

encrypted-tbn0.gstatic.com/...
devamını gör...

dökme mozaik zeminli yurt holü. zatürrede iyi gidiyor.
devamını gör...

savunanların yarısının siyasette rol aldığı diğer yarısının da canlı bomba olup kendini patlattığı korkunç fikir akımı
devamını gör...

bazen senden bir parçadır, beyninin diğer yarısıdır, hayata tutunman için bir sebep, ağlanacak bir omuz, her şeyi koşarak ona anlatmak istediğin kimse, fiziksel mesafelerin zerre önemi olmayan ilişki, kız veya erkek kardeştir.
devamını gör...

babasına bile güvenmeyen insandır.
devamını gör...

sevgili köylü yazardan ironiler'in memleketi trabzon olunca kendisi de trabzonlu oluyor haliyle..
devamını gör...

kutuphaneye yeni kavusmus miniklerin hayal dunyalarina bir kapi da neden biz acmayalim dedirten, sosyal sorumluluk projesi.
bir kitap, bir cocugun hayatini degistirebilir.
devamını gör...

kara perşembe olarak da adlandırılan kapitalizmin büyük bunalımı. 1929 ekonomik krizi...

başlangıcı 24 ekim 1929 perşembe'dir. bitişi ise maalesef yok. bugün hala binbir çeşit etkisi, bunalımla birlikte oluşturulan ve insan üzerinde oynanan kuramları, karteller, sözleşmeler, insan hayatıyla oynayan yatırımlar, manevi değersizleştirme gibi pek çok alanda hakimdir hala bu bunalım.

zayıf ve spekülatif bankaların wall street'teki çöküşüyle başlayan bunalım, artan hisse senedi satışları, değerlerin düşmesi, bankaların günlerce piyasayı toparlamak için çırpınmasına rağmen fiyatların son sürat düşüşte olması, işsizlik, artan gelir dağılımındaki dengesizlik, dağılan sermaye birikimi, tarım ürünlerindeki arz-talep oranının düşüşü ve buna bağlı olarak çiftçilikte azalan satın alma gücü, yatırımlardaki düşüşün ulusal geliri azalan yönde tehdit etmesi, devletin piyasaya müdahalede bulunmaması... gibi faktörler bunalıma sebep unsurlar olarak gösterilmektedir.

kapitalist birikim modeli, bilindiği gibi, 1910'lu yıllardan başlayarak ikinci dünya savaşı’nın bitimine kadar uzanan bir yapısal bunalım süreci yaşa­mıştır. 1920'li yıllar ise abd'nin ekonomik üstünlüğünü tüm dünyaya kabul ettirdiği yıllardı. abd hem ekonomik hem de siyasi anlamda başat güç unsuru olmak adına efor sarfetmekteydi. ''kükreyen yirmiler'' olarak da adlandırılan o yıllardaki ''kükreme'' yalnızca hızla büyüyen abd ekonomisini değil, radikal bir biçimde değişen yaşam biçimlerini de anlatıyordu. abd'nin sonsuz refah ve zenginliğe kavuşan ilk ülke olduğuna inanılıyor (bkz: american dream), had safhada bireycilik üzerine yükselen ve tüketim çılgınlığı ile öne çıkan bir yaşam tarzı abd'ye egemen oluyordu.

döneme baktığımızda dikkat çeken bir diğer unsur ''borçlar döngüsü''dür. 20'lerde ekonomik durumları iyi ya da kötü olsun, birçok ülkenin ekonomisi yüklü miktardaki borçlar nedeniyle birleşik devletler ekonomisine göbekten bağlanmıştı. ancak asıl problem durumları iyi ve kötü olarak ayırt edilen ülkelerin tamamın aslında ekonomilerinin çok zayıf olmasıydı.

''amerika hapşırdığında dünyanın geri kalanı nezle olacaktır'' deyimini haklı çıkarır şekilde, 1929 yılında abd'de başlayan kriz tüm dünyayı süratle sarmaya başlamıştı. buradan itibaren, bir taraftan uluslararası üretimin ve ticaretin önemli ölçüde daralmasına sebebiyet veren bu bunalım,
diğer taraftan da batı avrupa ile kuzey amerika'nın sanayileşmiş ülkelerinin gündemine sürekli
ve yaygın bir işsizlik sorunu taşımıştır. bununla birlikte o tarihe değin sığınılan ekonominin kendi kendini düzenleyeceğini ileri süren liberal yaklaşıma -neoklasik teori- olan güven derinden sarsılmıştır.

adam smith'in görünmez el politikası fiyaskoyla sonuçlanmış, ''laissez faire, laissez aller, laissez passer'' yani piyasaya devlet müdahalesinin olmaması gerektiğini öngören ''bırakınız yapsınlar, bırakınız gitsinler, bırakınız geçsinler'' politikası mali piyasalar ve özel bankaları kontrolsüz bıraktığı için ekonomiyi global bir çöküşe sürüklemiştir.

sonraki süreçte bunalım dünyayı ikinci dünya savaşı'na sürüklemiştir. örneğin 1932'de almanya'da faal nüfusun % 17.2'si, abd'de 23.5'i, ingiltere'de % 13.1'i işsiz kalmıştı. abd'de zengin, kelli felli kesimin sokaklarda elma satmaya başlaması, insanların ''haftalık 1 dolarak çalışırım'' afişlerini göğüslerine asıp reklam panosu şeklinde köşe başlarında beklemeleri her kesimden insanın ne durumda olduğuna dair az çok fikir verecektir.


1929 bunalımını yalnızca ekonomik bağlamda ele almak şüphesiz ki bizi yanıltacaktır çünkü liberal ekonomik yaklaşımın çöküşü liberal siyasi yaklaşımın da çöküşü anlamına gelmiş; pek çok avrupa ülkesi diktatoryal rejimine yönelmiştir. bu yaşananlar mussolini'nin italya'da yönetime geçmesiyle aynı süreçte ilerlemiştir. sınai ve tarımsal krizle istikrarsızlaşan sınıflar, parlamenter demokrasilerin hantal işleyişine karşı tepkilerini ortaya koyan aşırı uç partileri desteklemiş; yıkılan tarımsal çıkarlar balkanlar'da sağcı rejimleri güçlendirirken, orta sınıfların ılımlı partilerden uzaklaşması almanya'da adolf hitler'in iktidara gelişi ile sonuçlanmıştır. böylece 1929 ekonomik krizi, ikinci dünya savaşı'nın nedenleri arasında en üst sıraya yükselmiştir.

abd'nin adam smith politikasının çöküşünün ardından keynes'çi politika izlemeye başlaması ile kriz ufak çapta atlatılmaya başlanmıştır. dönemin başkanı franklin roosevelt, abd'nin krizden çıkışı için new deal (yeni düzen) adı altında devletin piyasaya müdahale etmesini savunan ve devlete daha çok rol veren bir keynesçi politikanın benimsenmesi gerektiğini ilan ederek buradan itibaren 40 yıl boyunca devletlerin temel ekonomik programlarını oluşturan iktisadi görüşü tüm dünyaya duyurmuştur.

-

gelelim büyük bunalım bugüne olan etkisine...

1929 bunalımı buraya kadar gördüğümüz üzre dünya çapında bir çöküş, yapılandırma, savaş, çırpınış, kayıp, çaba ve sistematik sömürü getirmiştir. ikinci dünya savaşı'nın etkileri bugün hala hukuksal, ahlaki, norm, siyasi düzeyde global anlamda bireylerin son derece etkin hissettiği sonuçlar doğurmuştur.

öte yandan bireysel ve kültürel anlamda abd'nin toplumlar üzerindeki politikarını belirlemiş olan bunalım; bugün hepimize reklam kuşaklarıyla, bestseller romanlarla, fastfood zincirleriyle, kozmetik ürünlerle, sosyal ağlarla, hızlı ilişkilerle, manevi değerlerin yıkıma uğratılmasıyla, amerikan yapımı dizi filmlerin - reality showların gelenek yıkıcı faktörünü görmeksizin topluma emzirmesiyle etkisini sürdürmektedir. (bkz: kültürel akımların geleneksel toplumlardaki yansıma ve uygulamaları) (bkz: #17419)

bugün insan eti kokan alışveriş merkezlerinden birine girdiğinizde, alışveriş eylemi sonunda paketlerin içine bakıp ''gerçek'' bir ihtiyaç listesiyle ne derece örtüştüğü sorusunun cevabı aşikar. artan gelir dağılımındaki eşitsizliğe manevi yıkıntılarla tampon yaptırma amacı güden küreselleştirme-tek tipleştirme-tek dünya kültürü yaratma politikası son derece hızlı nufuz etmektedir günümüz toplumlarına. örneğin bugün motoruna yağ olduğumuz planlı eskitme, bernard london tarafından 29 bunalımından hemen sonra bir öneri olarak sunulmuş ancak o yıllarda kabul ettirememiştir. ne var ki bugün bizler planlı eskitmenin kurbanlarıyız ancak kurban olmakla kalmayıp son derece keyif aldığımız bir (bkz: fantazmagori) geliştirmiş durumdayız.

planlı eskitme konusu için: (bkz: planned obsolescence) (bkz: sistematik eskitme) (bkz: stil eskitmesi) (bkz: tüketerek eskitme)

kısacası hepinize ''walcome to the jungle'':
devamını gör...

(bkz: beklenmedik yazardan beklenmedik başlık)
devamını gör...

o.ç derken küfür mü, isminin kısaltması mı?
devamını gör...

ukde sahibi cağnım cenk'in arka bahçesi.

üyeleri:
cenk'in arka bahçesi
miko
gomercan
dışınızdaki irlandalı
nevermore
merdumgiriz_
robnaja
spawn

olan soyut koro.
devamını gör...

başlığı açan arkadaşın nasıl bir iş hayatı, nasıl bir arkadaş grubu ve nasıl sokaklarda yaşadığını sorgulayıp acaba nereli ki diye düşünmeme sebep olan cümlesidir.
bir metropol insanı olarak ne işin var senin ablacım bu kadar varoşun içerisinde.?
devamını gör...

başkalarıyla da flört ediyor olması .
devamını gör...

2 ağustos 23.59 /mutluyum. saat 00.00 günlerden 3 ağustos. güzel bir ses kulağımda, şiirler şarkılar falan.
/ sonra bir bildirim. önce upuzuuun bir yazı, ardından kapıya çık diye gelen bir mesaj. elinde maytapla beni karşılayan bir adet deli. "doğum günün kutlu olsun kaşmer" diyor bana. sonra sevilen dostlar tarafından hediye edilen şiirler mutlu ediyor beni. gece hatalarımız, doğrularımız, güzelliklerimiz, arzularımız, tutkularımız eşlik ediyor sohbetimizde. iki manyak kadın, biri ağlıyor diğeri ona sarılmış ne yapacağını bilemiyor. bir ilk, ağlayan ben dinleyen o. sabah gün doğarken sızıp kalıyoruz öyle.
/sabah saat 10 civarı. uyanıyoruz boğazımda şiddetli bir ağrı ama önemsemiyorum. sevdiğim delilerden mesajlar gelmiş. her birini mutlulukla cevaplıyorum.
/ sonra (bkz: kafa sözlük çocuk korosu)nun yanına gidiyorum. onlarca güzel mesaj. bir kargo geliyor bana. siyah bir tişörtün taşıyacağı en büyük anlamı taşıyor benim için. ardından öğreniyorum ki @mikom şarkı söylemiş bana. "hangi aşk adil ki?" diye soruyor bana. ağlayarak "ben de bilmiyorum ki"diyorum*
/ sözlüğe giriyorum gezinmeye. bir bakıyorum akışta nickim. bir sürü güzel dilekler, anlamlı sözler, harika şeyler, çoksel, mükemmellll. oturuyorum her biri için biraz daha ağlıyorum. sonra kapı çalıyor. bir çiçek. ulan kim gönderir bana çiçek? alıyorum çiçeği, içindeki notu açıyorum. bizim delidenmiş. bir not/
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



delinin tekiyle delilerce gülüyorum. zaten çok seviyorum delileri, hepsini. bazılarını daha çok, daha da çok, hep çok. sonra halsizleşiyorum bir anda. ateşleniyorum* sonra yatıp dinleniyorum bir bakıyorum biricik dostum, hemdemim, (bkz: zülal_kalender1) yazmış nickaltıma. 1000 olan sevincim +sonsuz oluyor. ateşim, ağrım hiçbir şeyim kalmıyor sanki. mutluluk bir ilaç gibi işliyor damarlarıma. gün içerisinde onlarca dostum arıyor, mesaj atıyor. doğum gününün hiçbir şey ifade etmediği bir kadın hayatının en güzel günlerinden birini yaşıyor. sonra radyoyu açıyor. likebadi'si şarkı armağan etmiş. göz yaşları hiç durmuyor bu kadının. ama bu sefer mutluluktan. hepinize, tanıdığım tanımadığım, doğum günümü kutlayan kutlamayan herkese çok teşekkür ediyorum dostlarım. bana bu denli güzel bir hediye, anı ve mutluluk verdiğiniz için. nice sözlüklü, şiirli, şarkılı, kedili, delili, hayalli yıllaraaaa.

/ he bir de, iyi ki doğdum beeeeennnnn.* gözüm kapalı yazıyorum bu tanımı, ben ettim siz etmeyin. soğuk su içip bu kadar çok ağlamayın dostlarım. sonra konuşacak haliniz bile kalmıyor./
devamını gör...

hayattaki nadir başarılarından olsa gerek dilinden düşürmez. ne olsun ya bizim iş işte ben de çayı şekersiz içiyorum sen içmiyor musun?
devamını gör...

benim için kır papatyaları. sadeliği ve basitliği simgeleyen zarif çiçeklerdir. aynı zamanda son çekilen çiçeğinin seviyor gelme ihtimalidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dövme bağımlılığı ile bilinen bir sosyal medya fenomeni.

geçtiğimiz günlerde gözünün içine dövme yaptırdığı için geçici körlük yaşamışlığı bile var.

önce dövmesiz halini, sonra ise kendini çevirdiği hali amme hizmeti olarak sırası ile paylaşıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim