uzun kemik kırıkları veya majör travmadan sonra dolaşımda yağ embolilerinin bulunmasına ve klinik bulgu vermesine verilen isimdir.
klinikte parsiyel oksijen basıncı 60 ın altına düşmüştür.
travmadan saatler sonra ortaya çıkar
embolinin oluşmasını önlemek için en kısa sürede immobilize etmek gerekir.
devamını gör...

zerdüşt inanışına göre,yaşamda en kutsal olan şeyler toprak, hava, su ve ateş. bu nedenle ölü bedenlerin toprağa karışıp toprağı kirletmesini ya da yakılarak havayı kirletmesini uygun görmüyorlarmış.bu düşünceyle de bu kuleleri inşa etmişler.
ölmüş insanların bedenlerini kulenin tepesine çıkarıp kadın, erkek ve çocuklar olarak ait oldukları bölümlere yatırıyorlarmış.kuşlar cesedi kemikler kalıncaya kadar parçalayıp yedikten sonra geriye kalan kemikler bulundukları yerde bir çukura atılır, iyice kuruyunca tutkal vs. yapmakta kullanılırmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: emekliye zam müjdesi)
devamını gör...

ortaokul zamanında bir gün.

haftasonu okulda ders olurdu.
sonbahar zamanları babamın diktiği deri gibi,siyah bir mont kullanıyordum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kısmen şöyle.

fermuarı 2 taneydi,yani hem alttan hem üstten açılabiliyordu.ben de bunları ortada buluşturdum.tek düğmeli gibi oldu.
tabi o zamanlar başörtü kullanmıyorum.
saçlar da uzun..
rüzgarda savruluyor..
içimde havalı bir müzik çalıyor.
007'nin kız kardeşiyim.*

o an.
hey gidi zalım zaman.
devamını gör...

yaprak sarma yediğim için 9/10 diyorum.
devamını gör...

ne kadar yaklaştığımızı tartışmamız gereken seviyedir. maddeler halinde bakılabilir aslında bu konuya ve birlikte karar veririz:

1. hukuk: adli kontrol şartıyla serbest bırakılmak sözünü duymaktan gına getirdiğimiz bir dönemdeyiz şu an. kadınları taciz eden, onlara tecavüz eden, hayvana eziyet eden, trafikte alkollü ve ehliyetsiz ( tam tersi olmalıydı) araç sürerken insaların hayatını söndüren, çalan çırpan herkes bu şartla serbest bırakıldı. bunun haricinde eleştiren, hak arayan, ses çıkaran, muhalif olan herkes içeride. olmadı. ulaşmadık.

2. eğitim: ne müfredatlar doğru düzgün hazırlanıyor, ne de öğretmenler doğru düzgün yetişmiş olarak sahaya gönderiliyor.* öğrencilerin ve velilerin isteğine göre sınıf geçiliyor, kitap okuma araştırma desen zaten yok. öğretmenler hak ettikleri ücretleri alamadığı için ek işlerin peşine düşmüş durumda, birçok öğretmen zaten alanında yeterli bilgiye de sahip değil. idareciler belli bir siyasi görüşten seçildiği için okullar siyasetin fink attığı ilişkiler yumağı haline geldi. olmadı. bunda da ulaşamadık.

3. ekonomi: ayakkabı kutuları, cengiz inşaat, çılgın projeler kapsamında incelerken tadını artırmak için üzerine biraz da pudra şekeri serpmemiz gerek ekonomi doların ve avronun elinde bir yoyo gibi savruluyor. herkes kendini fakir hissederken büyük bir çoğunluk da tevekküle sarılmış uyuyor. olmadı. yine ulaşamadık.

4. medya: bir zamanlar tarafsız olduğuna dair şehir efsaneleri dinlediğimiz bu yapı kurban bayramında kaçan bir dana gibi ne yöne döneceğini şaşırmış, can havliyle koşturup durmakta. kim kimi kapısına bağlı, kim kime havlıyor belli değil. dizilerle inşa edilmeye çalışılan yeni insan prototipinden hiç bahsetmiyorum bile. bu da gol değil. ulaşmadık yine.


diğer yazarların ekleyeceği maddeler de vardır elbette. benden bu kadar. acaba beklesek de muasır medeniyetler seviyesi mi aşağıya inse?
devamını gör...

mor ve ötesi.
devamını gör...

ayrıca aytaç doğan ve hüsnü şenlendirici ile birlikte taksim trio adı altında birlikte çalıp söylerler.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

batı avustralya'da bulunan bir tuz gölüdür. gölün suyu pembe renktedir. bilim insanları göl ilk keşfedildiğinde pembe rengin gölün dibinden kaynaklandığını sanmış ancak su bir kaba konulduğunda da rengini korumuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gölün rengi her zaman pembe değildir. yeşil renkli salina isimli su yosunu ve halobacteria cutirubrum yoğunluğunun sonucu olarak değiştiği belirtiliyor. bölgedeki diğer pembe göllerin rengini sağlayan canlılar bunlar olduğu için, hillier gölü için de aynısı düşünülüyor.

yeterli tuzluluk, uygun sıcaklık ve yeterli ışıkta yosun, kırmızı bir pigment olan beta karoten üretir. halobacteria, gölün tabanındaki tuz kabuklarında yetişiyor. gölün rengi, d. salına ve halobacteria cutirubrum arasındaki nüfus dengesi ile ortaya çıkan bir dünya harikası.
devamını gör...

planlı olarak aldığımda çok zorlandığım, plansız olarak aldığımda ise hiç zorlanmadığım şeydir.
bütün arkadaşlarım bilir ki doğum günlerinde onlara bir şey almam. ben ancak bir şeyi görüp de o arkadaşımı aklımdan geçirip ''bu ona çok yakışır, bu tam onluk'' dediğimde alırım. böyle olması gerektiğini düşünüyorum.
mesela erkek arkadaşımla ilişkimizin ilk altı ayında doğum günlerimiz, yeni yıl ve sevgililer günü vardı. artık hediye aramaktan gına gelmişti tam o günde alacağım diye. bir gün dedim ki; ben hediye almasını severim. her iki anlamda da. ancak tam gününde değil, içimden geldiğinde. böylesinin daha güzel olduğunu düşünüyorum. hem daha sürprizli oluyor hem de insan zorlanmıyor, sırf almak için almıyor diye. sağ olsun o da benim gibi düşündüğünü söyledi. o gün bu gündür seneler içerisinde birbirimize aldığımız hediyeler bu şekilde olmuştur hep. tabii onun hediye anlayışı biraz farklı. evet en çok sevdiğim şeyleri alıyor ancak şu şekilde:
(bkz: sevgili habersizce eve lahmacun sipariş etmesi)
(bkz: sevgilinin moraliniz bozukken habersizce eve hamburger göndermesi)
(bkz: sevgilinin sen seversin deyip eve habersizce baklava göndermesi)
bir tane de benden gelsin: (bkz: sevgili seviyor diye evine fondü seti almak)
ve bu şekilde hediye alması beni çok mutlu ediyor. iyi ki var ciğerimin paresi.
devamını gör...

büyüklerin de oturup keyifle hatta kahkaha ile izleyebileceği çizgi filmdir. sarı bir sünger vardır.
kahverengi şortuyla takılır hep.
kankisi patrick ile ellerinde süzgeç denizanası avına gitmek en sevdiği şeylerdendir.
gary isminde kedi muamelesi yaptığı salyangozu vardır.
bir diğer dostları squidward tur.
ama squidward bob'a haylazlıkları nedeniyle kıl olur, üstelik cimri ve bencil bir ahtapottur kendisi.
sandy karadan denize geçiş yapmış bir sincaptır ve bob ile patrick in diğer kankalarıdır.
devamını gör...

1986 yılında emel sayın tarafından çıkarılan sevgisiz yaşayamam kasedinin güzel şarkılarından.
içimden geldi, sözlükteki hemcinslerime hediye ediyorum.
başında esen kaval yeli mi?
gözünden akan aşkın seli mi?
devamını gör...

benim. bebeydim oraya düştüğüm zaman. 22 yaşında mıydım? sanırım. y o r u l d u m, vurdurmak, vurdurdum dövmesi, yalarum, nonnik, cikcik falan ne varsa orada öğrendim. oradan buradan alıntıladığı yazıları paylaşıp onları kendisinin yazdığını zannedip bizi onu kıskanmakla suçlayanları, mesaja cevap gelmeyince inşallah ölürsün diyen arkadaşları, bol bol psikolojik rahatsızlıkları gördüm. hatta bir ara cinsel organ atan bir yazar vardı, eleştirilere kulak asıp daha temiz donlar giymeye başladı deniyordu. ben künah diye bakmadım tabii. bilen bilir edep, hayâ ve ar gibi aynı anlama gelen tüm özelliklere sahip biriyimdir.

uludağ çok iyi yazarlara sahip sözlüklerden biriydi. sahiden enfes yazarlar vardı. akış harika başlıklar ile doluydu, kaliteli troll'ler, özenli yazılar, her meslekten zeki insanlar vardı. çok güzel buluşmalar düzenledik tanışıp, çoğu yakın arkadaşımla oradan tanıştım vs vs. sonra iyi yazarlar o güzel atlara binip gittiler. çünkü gruplaşma vardı, bir yazara kafayı takıp onlarca insan bir kişiye karşı linç başlatıyordu, duygusal ilişkiler ortaya seriliyordu, hakaret ve saldırganlık ile insanlar fikirlerini savunuyordu. ne oldu? bu durumu sorun etmeyen az sayıda insan kaldı orada. ben bunlara gelemem diyenler çekip gitti.

ve bu bir gelenek ya da kültür değildi. öyle olsa kaliteli yazarlar kalır ve yazmaya devam ederdi. sözlük bozuldu diye yazarlar gitti. 2016 sonrası sözlük ile ilgilenilmemesinin (meme dedim) saldırganlığı ve özensizliğini de uludağ geleneği adı altında pazarlamamak lazım gelir.

özetle, 2016 öncesi orada yazmaya başlamış herkes burada da zorlanmadan yazar. hatta keşke gelseler yazsalar ne iyi olurdu. keşkeler..
devamını gör...

bu ukdeyi doldurmak bana kısmet oldu. etnosentrik bakış açısını en basit haliyle ben-merkezciliktir ya da başka bir deyişle kültürel narsisizm olarak tanımlayabiliriz. bu bakış acısında ki bireyler kendi kültürel yapılarını diğer tüm kültürlerden üstün ve doğru kabul ederek hareket ederler - ki çoğu zaman diğer kültür yapılarını tanımaya dahi gerek görmeden- günümüz dünyasında ise bu bakış açısı başka bir yere evrilerek avrupa merkezciliği yani eurosantrizmi doğurmuştur. avrupa standartlarına uymayan kültürleri aşağı görme kültü böyle böyle dünya toplumlarına işlenmiştir.
ayrıca geçmişten günümüze uzanan oryantalizmin temeli yine bu bakış açılarının bir sonucu olarak var olmuştur.
devamını gör...

biz doğruları konuşuruz efendi. erkekler gibi 7/24 yalan konuşmuyoruz. (bkz: erkeklerin sürekli yalan konuşması)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ekleme: ay çok üzgünüm iki dakika da kim ukdesini bıraktı bu başlığa yahu? dm'den söylerse hemen eklerim nickini.
devamını gör...

ankara - incek.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

eski yurt odamın penceresinden çektiğim eski bir fotoğraf. günün en güzel saatlerinde her gün batımı büyüleyici bir güzelliğe sahip oluyordu.
devamını gör...

sabit fikirli kişilerdir. inandıklarını anayasanın değişmez bir maddesi gibi savunurlar. ikna edilmeye kapalıdırlar.
devamını gör...

erdal özyağcılar'ın kekeç salman rolünde harikalar yarattığı,yeşilçam'ın mihenk taşlarından olan film.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seni de saygı duymaya davet ediyorum ve şunu tavsiye ediyorum.
tık> tık> tanımlarını engelle. bu kadar basit.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim