erkek egemenliğini kabul etmeyen kadın
(bkz: güçlü kadın.)
ama siz her bakımdan kişiliksizleştirilmiş, babaları tarafından size satılmış, sesi çıkmayan, mutfağa hapsedilen, boşanmak istediğinde öldürülen, dışarı çıkmadan önce kat kat giyinen kadınlara hiç karşı değilsiniz ama.
(bkz: aşkı memnu.)
ama siz her bakımdan kişiliksizleştirilmiş, babaları tarafından size satılmış, sesi çıkmayan, mutfağa hapsedilen, boşanmak istediğinde öldürülen, dışarı çıkmadan önce kat kat giyinen kadınlara hiç karşı değilsiniz ama.
(bkz: aşkı memnu.)
devamını gör...
yazarların gözünden kendi hayatları
tek kelimeyle iyi, iki kelimeyle iyi değil.
devamını gör...
james webb uzay teleskobu
ne yapacağı hakkında anlamsız teorilerin olduğu teleskop. teleskop ne yapacak? cevap arayacak. hangi sorulara? fırlatılışa kadar yaklaşık 450 araştırmacı, teleskobu kullanmak üzere rezervasyonunu yapmıştı. bu sayı şimdilerde katlanarak artmış durumda. hepsi kendi makalesini geliştirmek için bu cihazı bekliyor. genel olarak büyük patlamadan sonraki ilk yıldızlara bakacak denmiş. daha ziyade, ilk galaksilerin karadeliklerine bakacak. çünkü şu an bulduğumuz süper kütleli karadelikler aşırı süper. onların bu kadar süper olması için, ilk karadeliklerin kütlesi yaklaşık 1milyon güneş kütlesine sahip olmalı ki, şimdiki karadeliklerin mevcut kütlesi anlamlı olsun. bu denklem de biraz kafaları karıştırıyor çünkü ilk karadelik 1milyon güneş kadar maddeyi nerden buldu da yuttu? fazla bonkörce duruyor. bunun dışında bir de büyük çekici dediğimiz anomaliyi anlamaya çalışacak. bizim galaksimizin içinde bulunduğu galaksiler eyaleti, sanki iki kutup arasında gidip geliyormuş gibi iki büyük çekici güç arasında yalpalanıyor. o çekici güç bir karadelik mi yoksa bir balonda hava kaçıran küçük delik gibi evrenin dokusunda oluşan yırtıklar mı yoksa karanlık enerjinin toplar damarları mı henüz hiçbir fikrimiz yok. esasen bu teleskop bu fenomenleri tespit edebilecek enstrümanlara sahip değil. ayrıca bu büyük çekici bizim galaksinin arka tarafına düşüyor haliyle güneş sisteminden gözlemlenmesi çok zor çünkü aramızda kocaman samanyolu galaksisi var. ama yine de umutluyuz.
evrenin kütleçekimlerini inceleyecek, yani büyük çekici gibi evrenin genişlemesine karşı oluşan yoğunlaşma topaklarını inceleyecek olan asıl proje ise lisa projesi. kuantum mekaniğini ve hem einstein'ın hem bizim bi türlü anlayamadığımız gravitationı bu proje ile anlayabiliriz.
(u: )

(yukarıda toplar damar, yırtık, topak, balondaki delik gibi saçma sapan alegorilerle anlatmaya çalıştığım zamazingo. maddelerin genişleyen evren içerisinde sürüklendiği destination)
teleskop aynı zamanda karadeliklerin etrafındaki tozları inceleyecek, karadelik yakınlarındaki yıldız veya yıldızların gezegenlerini tespit edip yaşama elverişli gezegen var mı onu tespit etmeye çalışacak.
daha fazlası için biraz daha beklememiz gerekiyor.
laser interferometer space antenna
evrenin kütleçekimlerini inceleyecek, yani büyük çekici gibi evrenin genişlemesine karşı oluşan yoğunlaşma topaklarını inceleyecek olan asıl proje ise lisa projesi. kuantum mekaniğini ve hem einstein'ın hem bizim bi türlü anlayamadığımız gravitationı bu proje ile anlayabiliriz.
(u: )

(yukarıda toplar damar, yırtık, topak, balondaki delik gibi saçma sapan alegorilerle anlatmaya çalıştığım zamazingo. maddelerin genişleyen evren içerisinde sürüklendiği destination)
teleskop aynı zamanda karadeliklerin etrafındaki tozları inceleyecek, karadelik yakınlarındaki yıldız veya yıldızların gezegenlerini tespit edip yaşama elverişli gezegen var mı onu tespit etmeye çalışacak.
daha fazlası için biraz daha beklememiz gerekiyor.
laser interferometer space antenna
devamını gör...
sinop cezaevi
"anadolu'nun alkatrazı" tabiri ile de tanınan ve 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilen cezaevidir.
üç yanı deniz olan ve tarihî sinop kalesi duvarlarının içerisinde yer alan cezaevine ev sahipliği yapan kale yaklaşık 4000 yıl önce bölgenin hakimi gaskalılar tarafından yapılmıştır.
sabahattin ali, "aldırma gönül" şiirinde bu binayı yazmıştır.
üç yanı deniz olan ve tarihî sinop kalesi duvarlarının içerisinde yer alan cezaevine ev sahipliği yapan kale yaklaşık 4000 yıl önce bölgenin hakimi gaskalılar tarafından yapılmıştır.
sabahattin ali, "aldırma gönül" şiirinde bu binayı yazmıştır.
devamını gör...
whatsapp'a kişiye özel son görülme özelliği gelmesi
manasız gelişme.
oldu olacak, neyi hangi konumda iken yazdı da gelsin.
-nasılsın, salonun kapısında yazdı
-iyiyim, mutfakta yumurta kırarken yazdı
-daha daha nasılsın, banyoya girerken yazdı
-gene iyiyim, yumurtayı yiyorken yazdı
-hımm(bana nasıl olduğumu sormadı, bozuldum), banyoda hala
-(salak ya, yazmıyor onu mu bekliycem), bulaşık yıkıyor
...
oldu olacak, neyi hangi konumda iken yazdı da gelsin.
-nasılsın, salonun kapısında yazdı
-iyiyim, mutfakta yumurta kırarken yazdı
-daha daha nasılsın, banyoya girerken yazdı
-gene iyiyim, yumurtayı yiyorken yazdı
-hımm(bana nasıl olduğumu sormadı, bozuldum), banyoda hala
-(salak ya, yazmıyor onu mu bekliycem), bulaşık yıkıyor
...
devamını gör...
çerkes
adige olarak bilinen, dağlarda yaşamaya alışkın kafkasya halkı.
haklarında çok fazla dezenformasyon var anladığım kadarı ile.
çerkes olmayan damada, geline karşı gayet saygılıdırlar. avluları* çerkes olan damada/geline olduğu kadar, çerkes olmayan damat/geline de açıktır... tek kural saygıdır. kültürlerine fazla sahip çıkarlar ve çoğunlukla asimile olmayı reddederler. bu, kendi kültürlerinin hegemonyasına inanmış kişilerce burnu büyüklük olarak algılanabilir; şaşırtıcı değildir. zira faşistler sıklıkla kendi varoluşlarından vazgeçmeyen bir kültürü kibirli olarak görmeye eğilimlidirler.
biri onlara havlamadığı sürece, kimseye it köpek muamelesi yapmazlar. ancak havlayana da doğalarını pek güzel hatırlatırlar. sen insan değil köpek gibi davranırsan, karşındaki ister çerkes olsun, ister rum, ister türk; doğal olarak sana köpek muamelesi yapılır.
bunu bir kenara koyacak olursak, herhangi bir tarihsel kaynak gösteremeden, "onlardan dinledim" gibi zayıf bir argümana sığınarak "böyle bir karakterleri var" diye bir genellemeye sığınıp ırkçılığın dikâlasını yaptıktan sonra "çerkesler bana it gibi davranıyor ühühü" diye ağlamak da karaktersiz bir ikiyüzlülüğün enteresan bir dışa vurumu.
çocuk kaçırıp uşak, hizmetçi olarak kullanmak osmanlı adetidir... ben bunun tarih boyunca defalarca vuku bulduğuna yönelik kanıt gösteririm, zira iddia sahibinin ispatla yükümlü olduğunun farkındayım. burada ileri-geri havlayıp çerkes düşmanlığı yapan boşbalonlar aynısını yapabilir mi peki?
sanmam.
haklarında çok fazla dezenformasyon var anladığım kadarı ile.
çerkes olmayan damada, geline karşı gayet saygılıdırlar. avluları* çerkes olan damada/geline olduğu kadar, çerkes olmayan damat/geline de açıktır... tek kural saygıdır. kültürlerine fazla sahip çıkarlar ve çoğunlukla asimile olmayı reddederler. bu, kendi kültürlerinin hegemonyasına inanmış kişilerce burnu büyüklük olarak algılanabilir; şaşırtıcı değildir. zira faşistler sıklıkla kendi varoluşlarından vazgeçmeyen bir kültürü kibirli olarak görmeye eğilimlidirler.
biri onlara havlamadığı sürece, kimseye it köpek muamelesi yapmazlar. ancak havlayana da doğalarını pek güzel hatırlatırlar. sen insan değil köpek gibi davranırsan, karşındaki ister çerkes olsun, ister rum, ister türk; doğal olarak sana köpek muamelesi yapılır.
bunu bir kenara koyacak olursak, herhangi bir tarihsel kaynak gösteremeden, "onlardan dinledim" gibi zayıf bir argümana sığınarak "böyle bir karakterleri var" diye bir genellemeye sığınıp ırkçılığın dikâlasını yaptıktan sonra "çerkesler bana it gibi davranıyor ühühü" diye ağlamak da karaktersiz bir ikiyüzlülüğün enteresan bir dışa vurumu.
çocuk kaçırıp uşak, hizmetçi olarak kullanmak osmanlı adetidir... ben bunun tarih boyunca defalarca vuku bulduğuna yönelik kanıt gösteririm, zira iddia sahibinin ispatla yükümlü olduğunun farkındayım. burada ileri-geri havlayıp çerkes düşmanlığı yapan boşbalonlar aynısını yapabilir mi peki?
sanmam.
devamını gör...
hollywood'un bize empoze ettikleri
kıyafetleri. dünyanın çoğu onların filmlerinde ne görüyorsa onu giyiyor, artık yerel elbiselerini giyen insanlar tuhaf karşılanıyor. sırf bu yüzden afrika'nın yerel kıyafetlerini giyenlere ve hindistan, pakistan, afganistan halkının çoğuna saygı duyuyorum. herkes nereye gidiyorsa bizde gidelim demiyorlar.
devamını gör...
nude isteyen sözlük erkeğine verilecek cevap
(bkz: nah) diyoruz.
devamını gör...
sanat sanat için midir sanat toplum için midir sorunsalı
"önce kendisi düşünülerek yaratılır, yapılır, sonra da insanlara yani topluma sunulur." şeklinde cevaplanası sorunsal.
ama ne var ki gerçek/saf/nahif/güdümsüz "sanat"ı sanırım asla bil(e)meyeceğiz.
çünkü "o"nlar asla yayınlanmayan ve de yayınlanmayacak; kimbilir kimin sevdasında, kiminin başucundaki defterde, kiminin tamburunun mızrabında, kiminin kestiği saçta, kiminin yaşattığı bir hatırada, fotoğrafta, kiminin özenle şekillendirdiği bir eşyada gizli kalacak ya da bilinmeden el değiştirip başkalarının hayatlarında birer nesne olacaklar.
ama ne var ki gerçek/saf/nahif/güdümsüz "sanat"ı sanırım asla bil(e)meyeceğiz.
çünkü "o"nlar asla yayınlanmayan ve de yayınlanmayacak; kimbilir kimin sevdasında, kiminin başucundaki defterde, kiminin tamburunun mızrabında, kiminin kestiği saçta, kiminin yaşattığı bir hatırada, fotoğrafta, kiminin özenle şekillendirdiği bir eşyada gizli kalacak ya da bilinmeden el değiştirip başkalarının hayatlarında birer nesne olacaklar.
devamını gör...
aklı olan yazar bolca gezer canı sıkılınca burda yazar
bu zamanda pek de vermeyeceğim bir tavsiye.
gezmek tozmak güzel de sokaklarda o kadar çok manyak var ki, insan yanından birisi geçerken bile "şimdi durduk yere yumruk atar mı?" diye aklından geçiriyor artık. güvenlik konusunda ciddi sıkıntımız var bence. zaten çok gezen tavuk ayağında bok getirir diye de bir söz var.
o yüzden öyle çok fazla gezmek değil ama 7/24 yani sürekli evde tıkılmamak yeterli bana göre.
gezmek tozmak güzel de sokaklarda o kadar çok manyak var ki, insan yanından birisi geçerken bile "şimdi durduk yere yumruk atar mı?" diye aklından geçiriyor artık. güvenlik konusunda ciddi sıkıntımız var bence. zaten çok gezen tavuk ayağında bok getirir diye de bir söz var.
o yüzden öyle çok fazla gezmek değil ama 7/24 yani sürekli evde tıkılmamak yeterli bana göre.
devamını gör...
insan olun biraz (yazar)
kitap sarrafı olarak gördüğüm, bilgi birikimi karşısında şapka çıkarttığım bir yazar. hep yazsın. hep okuyalım. var olsun.
devamını gör...
üzüntünün açıklanamazlığı
üzüntü, derslerde okutulan sosyal, ekonomi üçgeninin getirisidir.
aslında başka getirileri de vardır.
bitmeyen üzüntülerin depresyona dönüşmesi.
üçgenin en altında açlığını giderme, örtünme yazılıdır.
bir üstündeki basamakta barınma, ev, ısınma vardır.
bir sonraki basamakta apartman hayatı, kalorifer ve iyi bir iş, iyi bir eş vardır.
sonra, ego tatmini, beğenilme, karizma ... felan gibi şeyler.
en üstte yönetmek vardır. egonun tavan yaptığı yerdir.
hayatın cilveleri ile basamak düşerseniz ; alın size üzüntü kaynağı.
veya çok çalışıp da basamak yükseltemezseniz başka bir üzüntü kaynağı daha.
yani amaçlar ve elde edilenler dengesinin, dengesizliğinden oluşan duygu durumudur.
aslında siz halâ yaşamaya devam ediyorsunuzdur.
halâ karnınız doyuyordur, halâ barınacak yeriniz vardır fakat sınıfınızdan hoşnud olmadığınızdan dolayı ; kendinizi, tanrınızı veya çevrenizi suçlayarak memnuniyetsizliğinizi, şükürsüzlüğünüzü en bariz şekliyle kendinize dert edersiniz.
bazı dertler kendi gelir.
kaza, bela(yangın, deprem, vs)
bazı dertleri, üzüntüleri insanlar kendisi çağırır.
kuran ı kerim
araf suresi. --- ok.
10 - şu bir gerçektir ki ey insanlar, biz sizi dünyaya yerleştirip orada size hakimiyet verdik! orada sizin için birçok geçim vasıtaları yarattık. ne kadar da az şükrediyorsunuz!
aslında yaşamaya devam ediyor olmak, nefes almak ; şükretmek için yeterlidir.
üzmeyin kendinizi.
aslında başka getirileri de vardır.
bitmeyen üzüntülerin depresyona dönüşmesi.
üçgenin en altında açlığını giderme, örtünme yazılıdır.
bir üstündeki basamakta barınma, ev, ısınma vardır.
bir sonraki basamakta apartman hayatı, kalorifer ve iyi bir iş, iyi bir eş vardır.
sonra, ego tatmini, beğenilme, karizma ... felan gibi şeyler.
en üstte yönetmek vardır. egonun tavan yaptığı yerdir.
hayatın cilveleri ile basamak düşerseniz ; alın size üzüntü kaynağı.
veya çok çalışıp da basamak yükseltemezseniz başka bir üzüntü kaynağı daha.
yani amaçlar ve elde edilenler dengesinin, dengesizliğinden oluşan duygu durumudur.
aslında siz halâ yaşamaya devam ediyorsunuzdur.
halâ karnınız doyuyordur, halâ barınacak yeriniz vardır fakat sınıfınızdan hoşnud olmadığınızdan dolayı ; kendinizi, tanrınızı veya çevrenizi suçlayarak memnuniyetsizliğinizi, şükürsüzlüğünüzü en bariz şekliyle kendinize dert edersiniz.
bazı dertler kendi gelir.
kaza, bela(yangın, deprem, vs)
bazı dertleri, üzüntüleri insanlar kendisi çağırır.
kuran ı kerim
araf suresi. --- ok.
10 - şu bir gerçektir ki ey insanlar, biz sizi dünyaya yerleştirip orada size hakimiyet verdik! orada sizin için birçok geçim vasıtaları yarattık. ne kadar da az şükrediyorsunuz!
aslında yaşamaya devam ediyor olmak, nefes almak ; şükretmek için yeterlidir.
üzmeyin kendinizi.
devamını gör...
narsisistik kişilik bozukluğu
narsizm'in genel anlamı sigmund freud dediği gibi "kendimize duyduğumuz sevgiyi anlatan bir kelime" olarak geçer.
narsist kişiler, aslında bir ikilem içinde hayatlarına devam ederler; bir yandan kendilerini çok seven ve büyüklenmeci duygular ve düşüncelere sahipken, bir yandan da sevgiye ve övgüye aç gizlenmiş zayıf bir tarafları vardır. büyüklenmeci yapıyı daha rahat gözlemlerken, bu sevgiye aç kısımları gizlenmiştir. bu zayıflık onlarda utanç duygusunu yaratmaktadır ve depresyona sebep olabilir.
narsistik kişilik bozukluğuna sahip kişiler, ebeveynlerini genelde soğuk ve mesafeli olarak duygu ifade etmekten yoksun kişiler olarak tanımlarlar. bunun bir sonucu olarak da kendi duygularını ifade etmeyi öğrenmekten yoksun kalırlar ve deneyimsizlerdir.
narsist kişiler, aslında bir ikilem içinde hayatlarına devam ederler; bir yandan kendilerini çok seven ve büyüklenmeci duygular ve düşüncelere sahipken, bir yandan da sevgiye ve övgüye aç gizlenmiş zayıf bir tarafları vardır. büyüklenmeci yapıyı daha rahat gözlemlerken, bu sevgiye aç kısımları gizlenmiştir. bu zayıflık onlarda utanç duygusunu yaratmaktadır ve depresyona sebep olabilir.
narsistik kişilik bozukluğuna sahip kişiler, ebeveynlerini genelde soğuk ve mesafeli olarak duygu ifade etmekten yoksun kişiler olarak tanımlarlar. bunun bir sonucu olarak da kendi duygularını ifade etmeyi öğrenmekten yoksun kalırlar ve deneyimsizlerdir.
devamını gör...
rythm 0
performans sanatçısı sırp asıllı marina abramovic 'in 1974 yılında napoli' de yaptığı dehşet verici performanstır. performansta altı saat boyunca abramovic hareketsiz duracak ve yanındaki masada duran aralarında tabanca, kurşun, bıçak, zincir, jilet gibi silahlarla birlikte çiçek ve kek gibi nesnelerle izleyiciler kendisine istediğini yapabilecektir. abromovic kendi boynuna "bana bunlarla istediğinizi yapabilirsiniz, hiç bir tepki vermeyeceğim ve olacak her şeyden de ben sorumluyum" yazan bir kağıtta iliştirmiş.
en başta her şey çok masumane ve sevgi doluymuş, kadının elini sıkmışlar, kendisine çiçek vermişler, kek yedirmişler hatta saçını ve yanaklarını okşamışlar. ancak kırık camlar teorisi' nde de olduğu gibi herkes meğer bir kıvılcım bekliyormuş. seyircilerden biri kadına tokat atmış tabii ki abramovic hiç bir tepki vermemiş, bundan sonrada film kopmuş. her gelen bundan cesaret alarak kadına karşı türlü türlü şiddet gösterisinde bulunmuşlar.
izleyicilerden birisi kadının başına masada duran silahı dayamış, bir başkası jiletle vücudunu çizmiş, kadına tacizde bulunup, tecavüze yeltenmişler. hatta kadından akan kanı bile emmeye çalışmışlar. taciz o dereceye varmış ki kadının üstünü çırılçıplak soyup fotoğrafarını çekip kadının eline tutuşturmuşlar. abramovic gene hareket etmemiş ama yapılanlar karşısında da gözyaşlarına engel olamamış.
sonra ne olduysa bir kadın çıkıp kadının gözyaşlarını silmiş ve ona sarılmış. üstünü örtüp sakinleşmesi için sigara verilmiş. performansın sonunda süre bitince kan revan içinde abramovic hareket etmeye başlayınca orada bulunanlar korku içinde sağa sola kaçışmışlar. çünkü kendi yarattıkları dehşetten korkmuşlar, onunla yüzleşememişler.
performanstan ziyade bir sosyal deneydir. karşıdaki insanın pasif ve savunmasız olduğundan emin olduğumuzda insan denen canlının ne kadar vahşileşebileceğini gösterir. insanlar zalimce davranmayı kendileri tercih ediyorlar. vahşetin büyümesi ise onları durdurmak için yeterli olmuyor. serbest kötülük deniyor olsa gerek buna.
gösteriden sonra abramoviç şunu demiş:
"gösteriden sonra otel odasına gidip aynaya baktığımda saçımda belirli bir bölümün beyazlaşmış olduğunu fark ettim"
kendi anlatımı ile performansı . +18 olduğu için giriş gerekiyor.
türkçe bir kaynak
en başta her şey çok masumane ve sevgi doluymuş, kadının elini sıkmışlar, kendisine çiçek vermişler, kek yedirmişler hatta saçını ve yanaklarını okşamışlar. ancak kırık camlar teorisi' nde de olduğu gibi herkes meğer bir kıvılcım bekliyormuş. seyircilerden biri kadına tokat atmış tabii ki abramovic hiç bir tepki vermemiş, bundan sonrada film kopmuş. her gelen bundan cesaret alarak kadına karşı türlü türlü şiddet gösterisinde bulunmuşlar.
izleyicilerden birisi kadının başına masada duran silahı dayamış, bir başkası jiletle vücudunu çizmiş, kadına tacizde bulunup, tecavüze yeltenmişler. hatta kadından akan kanı bile emmeye çalışmışlar. taciz o dereceye varmış ki kadının üstünü çırılçıplak soyup fotoğrafarını çekip kadının eline tutuşturmuşlar. abramovic gene hareket etmemiş ama yapılanlar karşısında da gözyaşlarına engel olamamış.
sonra ne olduysa bir kadın çıkıp kadının gözyaşlarını silmiş ve ona sarılmış. üstünü örtüp sakinleşmesi için sigara verilmiş. performansın sonunda süre bitince kan revan içinde abramovic hareket etmeye başlayınca orada bulunanlar korku içinde sağa sola kaçışmışlar. çünkü kendi yarattıkları dehşetten korkmuşlar, onunla yüzleşememişler.
performanstan ziyade bir sosyal deneydir. karşıdaki insanın pasif ve savunmasız olduğundan emin olduğumuzda insan denen canlının ne kadar vahşileşebileceğini gösterir. insanlar zalimce davranmayı kendileri tercih ediyorlar. vahşetin büyümesi ise onları durdurmak için yeterli olmuyor. serbest kötülük deniyor olsa gerek buna.
gösteriden sonra abramoviç şunu demiş:
"gösteriden sonra otel odasına gidip aynaya baktığımda saçımda belirli bir bölümün beyazlaşmış olduğunu fark ettim"
kendi anlatımı ile performansı . +18 olduğu için giriş gerekiyor.
türkçe bir kaynak
devamını gör...
tiryakinim
liseliler bilmez. iyi ki de bilmez. süründüren şarkılarda bugün. tual'den geliyor.
sokaklar şahitsiniz
pişmanım zehir gibi
yanıyor yüreğim
tiryakinim
her sokak lambasında
senin yüzün bilirim
titriyor ellerim
tiryakinim
her günüm
bir kor gibi yanar geçer
her anım, bir yıl gibi uzun sürer,
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
kaldırıma uzanmış
karanlığı beklerim
bulutlar seni çizmiş
tiryakinim
her günüm
bir kor gibi yanar geçer
her anım, bir yıl gibi uzun sürer,
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
sokaklar şahitsiniz
pişmanım zehir gibi
yanıyor yüreğim
tiryakinim
her sokak lambasında
senin yüzün bilirim
titriyor ellerim
tiryakinim
her günüm
bir kor gibi yanar geçer
her anım, bir yıl gibi uzun sürer,
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
kaldırıma uzanmış
karanlığı beklerim
bulutlar seni çizmiş
tiryakinim
her günüm
bir kor gibi yanar geçer
her anım, bir yıl gibi uzun sürer,
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
son bir isteğim senden
bir daha deneyelim
bunca yıl sonra yine
bu istek çok mu söyle?
çıldırtsan da seninim
yalvartsan da seninim
tiryakinim, tiryakinim
devamını gör...
ölmeden önce söylenmek istenen son söz
(bkz: o son günahı işlemeyecektik)
devamını gör...
twitter'ın soylu'nun iki paylaşımına daha kısıtlama getirmesi
twitter sağ olsun kısıtlama getiriyor.
keşke ekranlara çıkmasına da bi kısıtlama getirilse bu adamın.
hep maruz kalıyoruz kendisine, sinir hastası olduk sayesinde.
tanım: twitter'ın diktatör yancılarının twitlerine kısıtlama getirdiğini anlatan başlık.
keşke ekranlara çıkmasına da bi kısıtlama getirilse bu adamın.
hep maruz kalıyoruz kendisine, sinir hastası olduk sayesinde.
tanım: twitter'ın diktatör yancılarının twitlerine kısıtlama getirdiğini anlatan başlık.
devamını gör...
orkun ışıtmak'ın tuhaf anaokulu videosu
videonun sadece bir bölümünü izleme şansım oldu. orkun bey kimseye kötü davranmadığı halde çocuklar (belli ki ailelerince çok şımartılmışlar) kıyameti koparıyorlar... allah bunlara bakan öğretmenlere yardım etsin...
kızın biri durduk yere annemi istiyorum!!! diyerek avazı çıkana kadar bağırıyor. sanki kızı ortadan ikiye kesiyorlarmış gibi...
kendini yerden yere vurmak niye?
ben de yuvada kaldım. dilini bilmediğim bir ülkede italyan rahibelerin gözetiminde.
günün 13-14 saatini haftanın 6 günü olmak üzere o okulda geçiriyordum. 3 yaşından 6 yaşına kadar kaldım. bir kere çığlık basmadım.
annemi istiyorum! diye haykırmadım. ki bizim kaldığımız yer tam anlamıyla hapishane gibiydi. katı kuralları vardı. sevgi şefkat, duygusal bir iletişim yoktu. dayak da yoktu ama buna rağmen korkunçtu.
zorluklar ve özlem karşısında avrupa'daki çocuklar nedense birer yetişkin gibi davranır.
bağıran çağıran çocuğa nadiren rastlarsınız. çünkü orada çocuklar bağırarak bir şeyler yaptıramayacaklarını iyi bilirler.
fakat bizim ülkemizdeki çocuklar bunun işe yaradığını iyi bildiklerinden ağlar ve sızlarlar. bunu bir koz olarak kullanırlar.
çocuklarımız problemli çünkü çocukların anne ve babaları problemli.
çocuklarına ya tapıyorlar ya da hiç ilgilenmiyorlar... bunun bir ortası yok.
ayrıca anaokulu filan değil orası, orası cehennemin ortası...
vallahi o ağlayan zırlayan bütün gerzek çocuklardan iğrendim yine.
bunların anne babalarına da katlanamıyorum ben. çocuğundan yetişkinine herkesten nefret eder hale geldim...
ekleme: ayrıca bu kısa video çekimi için, ''çocukların hayatlarında telafisiz bir travma olarak kalabilir'' diye duyar kasan, bütün işi gücü abartmak olan terbiyesizlere de gülüyorum. hadi anam hadi...
kızın biri durduk yere annemi istiyorum!!! diyerek avazı çıkana kadar bağırıyor. sanki kızı ortadan ikiye kesiyorlarmış gibi...
kendini yerden yere vurmak niye?
ben de yuvada kaldım. dilini bilmediğim bir ülkede italyan rahibelerin gözetiminde.
günün 13-14 saatini haftanın 6 günü olmak üzere o okulda geçiriyordum. 3 yaşından 6 yaşına kadar kaldım. bir kere çığlık basmadım.
annemi istiyorum! diye haykırmadım. ki bizim kaldığımız yer tam anlamıyla hapishane gibiydi. katı kuralları vardı. sevgi şefkat, duygusal bir iletişim yoktu. dayak da yoktu ama buna rağmen korkunçtu.
zorluklar ve özlem karşısında avrupa'daki çocuklar nedense birer yetişkin gibi davranır.
bağıran çağıran çocuğa nadiren rastlarsınız. çünkü orada çocuklar bağırarak bir şeyler yaptıramayacaklarını iyi bilirler.
fakat bizim ülkemizdeki çocuklar bunun işe yaradığını iyi bildiklerinden ağlar ve sızlarlar. bunu bir koz olarak kullanırlar.
çocuklarımız problemli çünkü çocukların anne ve babaları problemli.
çocuklarına ya tapıyorlar ya da hiç ilgilenmiyorlar... bunun bir ortası yok.
ayrıca anaokulu filan değil orası, orası cehennemin ortası...
vallahi o ağlayan zırlayan bütün gerzek çocuklardan iğrendim yine.
bunların anne babalarına da katlanamıyorum ben. çocuğundan yetişkinine herkesten nefret eder hale geldim...
ekleme: ayrıca bu kısa video çekimi için, ''çocukların hayatlarında telafisiz bir travma olarak kalabilir'' diye duyar kasan, bütün işi gücü abartmak olan terbiyesizlere de gülüyorum. hadi anam hadi...
devamını gör...


