kuran’ın insan yapısı olduğu gerçeği
bugün islam dünyasında çakal şeyhler, üçkağıtçı hocalar var, dünyada da birçok peygamberim diye çıkan insanlar var. git bak bakalım nasıl lüks içinde yaşıyorlar. daha bir kaç ay önce güney afrika'da "prophet bushiri" kendine inananlardan milyonlar toplayıp, son model arabalar, en güzel evleri aldı.
eğer peygamberimizin hayatını okursan zengin bir eşi olan çocuklu bir adam olduğunu, ticaret yaptığını, aile kabile bakımından saygı duyulan bir konumda olduğunu görürsün.
ama islam hakkında konuşmaya başladıktan sonra peygamberimiz ve inananları ilk başlarda dalga geçilmiş sonra hakaret, küfür, saldırı, işkence, hapis ve ölüme kadar gitmiş. yani bugünkü fetöcüler yada başka pastayı paylaşanlar gibi refaha, bolluğa gelmemiş tam tersine ellerindeki bolluğu kaybetmiş hem peygamberimiz hem inananlar.
medineye geldikten islam devletini kurduktan sonra da değişen birşey yok. bir devlet başkanı düşün, sana saray yapalım diyen halka yok istemem deyip, vefat edene kadar caminin bir odasında yaşıyor ve oraya gömülüyor, başkaları gibi koskoca türbeler istemiyor.
eğer zaten islamı sevmiyor da kendine bahane arıyorsan zaten ne denilirse denilsin sen iman etmezsin, ama birşeyleri belkide duymamış olduğun için şüphe duyuyorsan, peygamberimizin hayatını oku, sonra kendin karar ver bu adam üçkağıtçı bir yalancımı, değilmi. ondan sonra ister iman et, ister inkar et, sen bilirsin.
eğer peygamberimizin hayatını okursan zengin bir eşi olan çocuklu bir adam olduğunu, ticaret yaptığını, aile kabile bakımından saygı duyulan bir konumda olduğunu görürsün.
ama islam hakkında konuşmaya başladıktan sonra peygamberimiz ve inananları ilk başlarda dalga geçilmiş sonra hakaret, küfür, saldırı, işkence, hapis ve ölüme kadar gitmiş. yani bugünkü fetöcüler yada başka pastayı paylaşanlar gibi refaha, bolluğa gelmemiş tam tersine ellerindeki bolluğu kaybetmiş hem peygamberimiz hem inananlar.
medineye geldikten islam devletini kurduktan sonra da değişen birşey yok. bir devlet başkanı düşün, sana saray yapalım diyen halka yok istemem deyip, vefat edene kadar caminin bir odasında yaşıyor ve oraya gömülüyor, başkaları gibi koskoca türbeler istemiyor.
eğer zaten islamı sevmiyor da kendine bahane arıyorsan zaten ne denilirse denilsin sen iman etmezsin, ama birşeyleri belkide duymamış olduğun için şüphe duyuyorsan, peygamberimizin hayatını oku, sonra kendin karar ver bu adam üçkağıtçı bir yalancımı, değilmi. ondan sonra ister iman et, ister inkar et, sen bilirsin.
devamını gör...
kaş pirsingi
piercingler içinde delim sırasında en az acı verdiğini düşündüğüm piercing çeşidi. delim esnasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. göz çevresi kılcal damarların yoğun olduğu bir bölgedir. bundan sebep delim esnasında kılcal damarların zarar görmemesi açısından piercing, kaş ile 90 derece açıyla değil de kaşınızın uç kısmına paralel olacak şekilde delinmelidir. kış mevsiminde deldirilmemesi tavsiye edilir, aksi takdirde kazaklarınız sizin için birer korkulu rüya haline gelecektir. iyileşmesi diğer piercinglere oranla birkaç ayı bile bulabilir. estetik açıdan göze hitap etmekte ve toplum tarafından pek de yadırganmamaktadır.
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
bir ara karanlıkta telefonumun feneriyle telefonumu aramıştım. itiraf ediyorum, sarhoş değildim.
devamını gör...
sennheiser
sinema, müzik sektörlerinde sık kullanılan; üstün alman teknolojili, kulaklıkları genelde uzun ömürlü olan ses ürünleri markası. kullandığım tüm ürünlerini markadan dolayı gözüm kapalı aldığım nadir markalardandır.
devamını gör...
normal sözlük'ü mesajlaşma servisi olarak kullanmak
bazılarının maksadının yalnızca bu olduğunu düşünmeye başladım. yazara bakıyorsunuz herkesi tanıyor. nickaltı deli gibi kalabalık. çoğu kişi hakkında sohbeti hoş falan yazmış. kankacılık şebekesi kurmuş resmen. birilerini tanımaya hevesli arkadaşlara tavsiyem sözlüğün derinliklerinde keşfedilmeye hazır pek çok yazarımız vardır. onlara da odaklanalım. bırakalım bu lobicilikleri.
edit: kimseye mesaj servisini kullanmayın mı dedik? komiksiniz valla. ayrıca lobiciler de kendisini belli etti teşekkürler. seviyesiz yorum yapanlara da ayrıca teşekkürler.
edit: kimseye mesaj servisini kullanmayın mı dedik? komiksiniz valla. ayrıca lobiciler de kendisini belli etti teşekkürler. seviyesiz yorum yapanlara da ayrıca teşekkürler.
devamını gör...
azizler
insan senaryoda berkun oya, kadroda haluk bilginer, engin günaydın, binnur kaya, irem sak, okan yalabık, öner erkan, fatih artman; konuk oyuncu olarak halit ergenç, bergüzar korel gibi isimleri görünce çok çarpıcı bir film bekliyor.
acaba kim şöyle bir kadroyu toplayıp deneysel bir şeyler deneyelim diye bir öneride bulundu, gerçekten merak ediyorum. film genel anlamıyla eğlenceli ama bir olmamışlık var. sanki senaryonun bir kısmını birileri yazmış da tamamlayacağı yerleri sonraya bırakmış, başka biri gelip senaryoyu devam ettirmiş ve o yerleri tamamlayamamış gibi. hatta abartarak söyleyeyim sanki 5-6 bölümlük bir mini dizi için başlanmış da filme çevirmişler gibi. karakterler var, içi boş. o karakterler neden var anlamıyoruz.
--! spoiler !--
mesela bu küçük caner karakteri neden anlatıldı bize? sadece denyo sahnesi için mi izledik? (çocuk oyuncunun başarısı da muazzamdı bu arada. karakteri sevmesem de oyuncu müthis.)
fatih artman'ın oynadığı karakter neden var? derinliğine neden inilmedi? dışarıda yemek yeme sahnesinin bize vermek istediği şey ne? yemeksepeti olmasa böyle olurdunuz demek mi istenmiş?
irem sak'ın oynadığı sevgili karakteri neden o kadar uzun tutulmuş? tamam anladık, kadın asıl olayı göremiyor bir noktaya takılıp kalıyor da. kolye muhabbetine kustum yani. film bunla başladı, 3-4 farklı yerde yeniden gösterildi ve bununla bitti.
erbil'e çorba getiren kadın karakter ve erbil'in karısıyla konuştuğu sahne neden var?
youtuber çocuğun ailesinin olduğu sahne niye var? gerçekten filmde bize ekstra ne kattı?
--! spoiler !--
acaba kim şöyle bir kadroyu toplayıp deneysel bir şeyler deneyelim diye bir öneride bulundu, gerçekten merak ediyorum. film genel anlamıyla eğlenceli ama bir olmamışlık var. sanki senaryonun bir kısmını birileri yazmış da tamamlayacağı yerleri sonraya bırakmış, başka biri gelip senaryoyu devam ettirmiş ve o yerleri tamamlayamamış gibi. hatta abartarak söyleyeyim sanki 5-6 bölümlük bir mini dizi için başlanmış da filme çevirmişler gibi. karakterler var, içi boş. o karakterler neden var anlamıyoruz.
--! spoiler !--
mesela bu küçük caner karakteri neden anlatıldı bize? sadece denyo sahnesi için mi izledik? (çocuk oyuncunun başarısı da muazzamdı bu arada. karakteri sevmesem de oyuncu müthis.)
fatih artman'ın oynadığı karakter neden var? derinliğine neden inilmedi? dışarıda yemek yeme sahnesinin bize vermek istediği şey ne? yemeksepeti olmasa böyle olurdunuz demek mi istenmiş?
irem sak'ın oynadığı sevgili karakteri neden o kadar uzun tutulmuş? tamam anladık, kadın asıl olayı göremiyor bir noktaya takılıp kalıyor da. kolye muhabbetine kustum yani. film bunla başladı, 3-4 farklı yerde yeniden gösterildi ve bununla bitti.
erbil'e çorba getiren kadın karakter ve erbil'in karısıyla konuştuğu sahne neden var?
youtuber çocuğun ailesinin olduğu sahne niye var? gerçekten filmde bize ekstra ne kattı?
--! spoiler !--
devamını gör...
piyanist (yazar)
sözlüğün piyanisti, benim için ise redingotunu giymiş bir rasko.* kaliteli tanımlarını ve kimi zaman duygularını döktüğü yazılarını ilgiyle takip ettiğim bir yazar.
devamını gör...
insan neden okumalı sorunsalı
insan önce kendini okumalı, evreni okumalı. sonra kitap yapraklarını istiyorsa okumalı. anlamak, anlamlandırmak için.
devamını gör...
kısa şiirler
sevinme.
çünkü bu limanda kaybettiğim ilk gemi sen değilsin.
şunu da unutma; rıhtımda kalanı değil, çekip gideni vurur fırtına!
küçük iskender
çünkü bu limanda kaybettiğim ilk gemi sen değilsin.
şunu da unutma; rıhtımda kalanı değil, çekip gideni vurur fırtına!
küçük iskender
devamını gör...
her ilde üniversite olması
nicelik değil nitelik önemli. bunu anlamayan akp iktidarı kendi elleriyle milyonlarca üniversiteli işsiz yarattı.
devamını gör...
geceye bir kemal sunal repliği bırak
yaa, öyle mi, allah allah allaah, bak sen hihihii, vay canınaa, ne diyor bu?
devamını gör...
jakub rozalski
polonyalı kaliteli modern ilüstratör. çizimlerinde özellikle bir mekanizasyon fetişi olan bu abimiz, steam punk temelli çizimleriyle tanınır. 1920+ evreninin de yaratıcısıdır.
özellikle nazileri mekanik anomaliler olarak betimlerken, polonyalıların direniş hareketinin insanlığını vurgulayan çizimleri şahsen beni fazlasıyla etkilemişti.
özellikle nazileri mekanik anomaliler olarak betimlerken, polonyalıların direniş hareketinin insanlığını vurgulayan çizimleri şahsen beni fazlasıyla etkilemişti.
devamını gör...
yazarların an itibarıyla düşündüğü şey
pazartesi günü ne yapacağımı, ne zaman uykuya dalacagimi ve bana nasıl katlandığını düşünüyorum.
devamını gör...
erdoğan'ın açtığı 21 davanın 20'si kılıçdaroğlu lehine sonuçlandı
chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu’nun avukatı celal çelik beyanı.
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın 39 dava açtığını bu açılan davaların 21 tanesinin 20'sinin müvekkili kılıçdaroğlu lehine sonuçlandığını aktardı.
avukat celal çelik'in bu konu hakkındaki açıklamaları şöyle :
--- alıntı ---
dönemin başbakanı recep tayyip erdoğan, kendisine ithafen, "dolmabahçe'de oturup, kadıköy'den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor" sözleri nedeniyle kılıçdaroğlu‘na 100 bin liralık manevi tazminat davası açmış ve kazanmıştı. bu karara itiraz ettik ve dosya şu an anayasa mahkemesinde
kılıçdaroğlu’nun itirazı üzerine geçtiğimiz aylarda yeniden görülen man adası davasında chp lideri kılıçdaroğlu'nun, cumhurbaşkanı erdoğan ve yakınlarına 197 bin lira tazminat ödemesine karar verilmişti.reddi hâkim talebine rağmen aynı hâkimler tarafından karar verildiğini ifade ederek, dosyayı yargıtay’a taşıdıklarını.olumsuz bir sonuç beklemiyoruz. bizim bütün eleştirilerimiz ve iddialarımızın dayanakları mevcut. dolayısıyla negatif bir karar beklemiyoruz.
chp lideri kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı erdoğan’ın hakaret davalarına karşı aihm’de açtığı ifade özgürlüğü davasını kazandı. bu davaların içeriğinde kılıçdaroğlu, erdoğan’a yönelik 'din tüccarlığı' yaptığı eleştirisinde bulunmuş, öte yandan deniz feneri davasına değindiği konuşmasında 'yolsuzluk' vurgusu yapmıştı. ama bu dosyalar aihm’den ifade özgürlüğü vurgusuyla geri döndü. dolayısıyla o davalarda açılan 5’er bin tl’lik tazminat mahkûmiyetimiz onların aleyhine sonuçlandı. yani ankara, kılıçdaroğlu'na tazminat ödemeye mahkûm edildi. herhangi bir hukuk devletinin olduğu bir ülkede hiçbir davanın genel başkanımızın aleyhine sonuçlanma ihtimali olamaz. çünkü kılıçdaroğlu, somut vakalara dayalı olarak eleştirilerde bulunuyor.
erdoğan inanılmaz bir şekilde davalar açmaya ve tazminat istemeye başladı. gerçekler ortaya çıktığı için genel başkanımız da eleştiri hakkını elbette kullanacaktı. işte bu eleştiri hakkının kullanılmaması için yargı bize karşı araç olarak kullanılmaya çalışıldı. sindirme politikaları ile davalar açılmaya başlandı. biz de sayın genel başkanımızın talimatı doğrultusunda sindirilmeyeceğimizi ifade ettik ve istedikleri kadar dava açsınlar, biz de açılan davalarda ispat hakkımızı kullanacağız dedik ve kullandık. her aşamada hodri meydan dedik ve sonuçta yargı yoğun bir baskı altında olmasına rağmen çoğu dosya lehimize sonuçlandı. bu süreçte kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sürecinde aleyhe açılan yüzlerce davada kaybettiğimiz dosyalarda ödediğimiz tazminatlar, kazandığımız dosyalar özelinde aldığımız tazminatları geçmiyor.
--- alıntı ---
kaynak
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın 39 dava açtığını bu açılan davaların 21 tanesinin 20'sinin müvekkili kılıçdaroğlu lehine sonuçlandığını aktardı.
avukat celal çelik'in bu konu hakkındaki açıklamaları şöyle :
--- alıntı ---
dönemin başbakanı recep tayyip erdoğan, kendisine ithafen, "dolmabahçe'de oturup, kadıköy'den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor" sözleri nedeniyle kılıçdaroğlu‘na 100 bin liralık manevi tazminat davası açmış ve kazanmıştı. bu karara itiraz ettik ve dosya şu an anayasa mahkemesinde
kılıçdaroğlu’nun itirazı üzerine geçtiğimiz aylarda yeniden görülen man adası davasında chp lideri kılıçdaroğlu'nun, cumhurbaşkanı erdoğan ve yakınlarına 197 bin lira tazminat ödemesine karar verilmişti.reddi hâkim talebine rağmen aynı hâkimler tarafından karar verildiğini ifade ederek, dosyayı yargıtay’a taşıdıklarını.olumsuz bir sonuç beklemiyoruz. bizim bütün eleştirilerimiz ve iddialarımızın dayanakları mevcut. dolayısıyla negatif bir karar beklemiyoruz.
chp lideri kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı erdoğan’ın hakaret davalarına karşı aihm’de açtığı ifade özgürlüğü davasını kazandı. bu davaların içeriğinde kılıçdaroğlu, erdoğan’a yönelik 'din tüccarlığı' yaptığı eleştirisinde bulunmuş, öte yandan deniz feneri davasına değindiği konuşmasında 'yolsuzluk' vurgusu yapmıştı. ama bu dosyalar aihm’den ifade özgürlüğü vurgusuyla geri döndü. dolayısıyla o davalarda açılan 5’er bin tl’lik tazminat mahkûmiyetimiz onların aleyhine sonuçlandı. yani ankara, kılıçdaroğlu'na tazminat ödemeye mahkûm edildi. herhangi bir hukuk devletinin olduğu bir ülkede hiçbir davanın genel başkanımızın aleyhine sonuçlanma ihtimali olamaz. çünkü kılıçdaroğlu, somut vakalara dayalı olarak eleştirilerde bulunuyor.
erdoğan inanılmaz bir şekilde davalar açmaya ve tazminat istemeye başladı. gerçekler ortaya çıktığı için genel başkanımız da eleştiri hakkını elbette kullanacaktı. işte bu eleştiri hakkının kullanılmaması için yargı bize karşı araç olarak kullanılmaya çalışıldı. sindirme politikaları ile davalar açılmaya başlandı. biz de sayın genel başkanımızın talimatı doğrultusunda sindirilmeyeceğimizi ifade ettik ve istedikleri kadar dava açsınlar, biz de açılan davalarda ispat hakkımızı kullanacağız dedik ve kullandık. her aşamada hodri meydan dedik ve sonuçta yargı yoğun bir baskı altında olmasına rağmen çoğu dosya lehimize sonuçlandı. bu süreçte kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sürecinde aleyhe açılan yüzlerce davada kaybettiğimiz dosyalarda ödediğimiz tazminatlar, kazandığımız dosyalar özelinde aldığımız tazminatları geçmiyor.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
aşık olma isteği
belanızı istemeyin...
devamını gör...
giresun adası
karadeniz'de bulunan iki adadan biri olan giresun adası kıyıdan 1.6 km açıkta olup, 40.000 metrekare alana sahiptir. adada özellikle akdeniz defnesi ve yalancı akasya başta olmak üzere 71 tür doğal otsu ve odunsu bitki türü bulunmaktadır.
devamını gör...
her konuda fikri olan insan
insan dediğimiz düşünen bir varlık olduğu için olağan bir durumdur.
"bence" diye başlayan cümlelerimizdir bizi fikir sahibi yapan. olumlu yada olumsuz, açık sözlü yada çekimser, saldırgan yada empatik... fikre sahip insana yapılan tanımlamalar değişir de, bu başlık değişmez. fikri olmayan insan mı olur yahu?
fikir sahibi olmayı bir şarta bağlamamak gerekli. muhakkak ki o ya da bu farketmeksizin fikir üretmek yaradılışımızda vardır. her fikir herkese uymayabilir; bir fikre katılmamak ise herkesin kendi hür iradesidir, saygı duyulur. bu da benim fikrimdir*.
"bence" diye başlayan cümlelerimizdir bizi fikir sahibi yapan. olumlu yada olumsuz, açık sözlü yada çekimser, saldırgan yada empatik... fikre sahip insana yapılan tanımlamalar değişir de, bu başlık değişmez. fikri olmayan insan mı olur yahu?
fikir sahibi olmayı bir şarta bağlamamak gerekli. muhakkak ki o ya da bu farketmeksizin fikir üretmek yaradılışımızda vardır. her fikir herkese uymayabilir; bir fikre katılmamak ise herkesin kendi hür iradesidir, saygı duyulur. bu da benim fikrimdir*.
devamını gör...
kilosundan utanmadan manita yapmaya çalışan şişman kişi
insan ne olursa olsun şişman zayıf zengin fakir yine insandır ve ortada utanılacak bir şey yoktur böyle bir başlık çıkaran ve küçük düşürmeye çalışan utansın.
devamını gör...


