şu an ülkede en çok dinlenen sanatçılardan biriyse bu tesadüf değildir arkadaşlar. bu adam hep risk aldı, hep tarz değiştirdi, işin sonunda kendini buldu. müptezhel albümü çıkmadan hemen öncesinde ankara'da kirada oturduğu evin kirasını ödeyemeyecek haldeydi. ev sahibinden bizzat duydum. ülkede rap müziğe boyut atlatmış ve rap'e karşı olan önyargıları yıkmıştır. bu adam patladıktan sonra bütün türk rap camiasının dinlenmesi arttı fark edersiniz ki.
devamını gör...

bir şekilde açıköğretim fakültelerinin ikinci üniversite programları aracılığıyla düşünenlere bir tavsiye vereyim: özellikle anadolu aöf sınavlarıyla ösym sınavları çakışabiliyor. ya da final haftanızın haftasonunda bir de diğer bölümünüzün sınavlarına girmeniz gerekebiliyor. örneğin, artık anadolu üniversitesi nasıl takvim ayarlamışsa, geçen dönemin finalleri ales'e denk geliyordu.

kaydolmadan önce bunları da düşünün. şimdiki aklım olsaydı baştan hiç uğraşmazdım herhalde.
devamını gör...

sonuna kadar yoldaş'ın yanındayım ve onu haklı buluyorum.
devamını gör...

en sevdiğim yazar. miyase'nin kuzuları adlı kitabı hediye edilince tanıştım kendisiyle. çok güzel bir anlatıma sahip ve dili insanı sıkmıyor. okuyun okutturun.

diğer kitaplarını okumak için de vaktim olur umarım.
devamını gör...

ya arkadaşlar ben de varım artık başlıkta o yüzden sımsıkı sarılma fikrimden vazgeçtim.
satarım. hemen satarım. beni tanı.
devamını gör...

minik , tatlı , heyecan verici çiçek.
ben bu çiçekten yapılan kolyeleri çok severim ve çok yakıştırırım kadınlara.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu da benim unutma beni çiçeğim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk askerini arkasından vuran, katleden millete tsk asker mi gönderecek? çok beklersiniz...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her sözlükte arkalarından -çoğunlukla- methiyeler düzülen, gidişlerinden sözlüğün durumu ve yönetimlerin suçlandığı yazarlar.

hepimiz(normal şartlar altında) belirli bir motivasyonla, amaçla yazıyoruz. gidişlerimiz de bu motivasyonla ve amaçla bağlantılı sebeplerden oluyor. yıllardır sözlüklerde yazarım gördüğüm genel gidiş sebepleri şu şekilde oldu:

aradığını bulduğu için ve aradığını bulamadığı için gidenler

bir yazar beğenilmek için yazıyorsa ve yeteri kadar beğenildiğini düşünmüyorsa gider. örnekleri de olmuştur. kendilerini görünmez gibi hissediyor olabilirler.

sosyalleşmek için gelen olur, sosyalleşemezse gider. bu da çok doğal bir sonuçtur.

sevgili bulmaya gelip bulunca gidenler var mesela. bir yazar bunu şakasını yapıyordu kafa iznine çıkanlardan sevgilileri anlayabiliyorum diye. adamın/kadının sözlükle, sözlük yazarlığıyla pek bir işi yok demek ki. ilk denemesinde bulsa 3 ay önce gidecek, onuncu denemesinde bulduğu için 3 ay sonra gidiyor.

fazla sosyalleştiği için giden gördüm başka bir sözlükte. herkes her şeyimi biliyor artık diye kapatmıştı hesabını. görüşeceği insanlarla başka mecralarda görüşüyordu.

sıkılanlar

bazı insanlar dümdüz sıkılır. bir sebebe de gerek yoktur. belki hayatının görece daha kötü ve daha az sosyal olan bir döneminde yazar olmuştur, işler düzelince sıkılmıştır belki de dümdüz sıkılmıştır. çok geçerli bir sebep.

övgüyü kucakladığı gibi eleştiriyi kucaklayamanlar

her ortamda var olan virüs kitle. övgü yetersizliğinden giderler. bazen de eleştiri sonrası sinir harbi geçirip gittikleri görülür.

ortama ayak uyduramayanlar

sözlükler de yaşayan her şey gibi sürekli bir değişim içinde. bazı insanlar değişime direnirler. değişimin onlara göre olmadığı gerekçesiyle giderler.

sonsöz: uçurulanlar ve hayatında olumlu ya da olumsuz büyük bir değişim olanlar bu tanımın konusu değildir.
devamını gör...

susurluk olayı.
devamını gör...

güneşin batmaya yeltendiği bir akşamüstü zamanı, denizden çıkıp hafif kuruma emareleri gösterirken esen ılık bir rüzgar eşliğinde yapılmasının yasaklanması gerektiğini düşündüren sakıncalı eylem, cık cık cık.
devamını gör...

günaydın sözlük,

ama öyle halsizlik ve uzun süreli ciddi baş ağrısı şikayetiyle gittiğiniz devlet hastanesinde doktor sırası beklerken, öksüren, tıksıran, ayılan bayılan teyze ve amcaların durumundan kıllanarak kendi kendinize en az 7 dakika ''kalk oğlum kalk, iyisin sen, bi'şeyin yok. susuz kalmışsımdır, yorgun düşmüşsündür, kalk. güzel bi' yemek yer, çayını çorbanı içer kendine gelirsin, kalk hasta olma buralarda...'' şeklinde telkinde bulunarak kalkıp eve dönmüşsünüz de; akşamında ateşinizin yükselmesi ile birlikte yine kendi kendinize; '' b*k vardı gittin hastaneye, hasta değilken hastalık kaptın işte. zorla hasta ettin kendini, mal oğlu mal...'' şeklinde söylenerek içeriden yahut dışarıdan oldukça gürültülü bir şekilde kendi kendinize paranoyak hakaretlerde bulunmuşsunuz gibi bir günaydın değil elbet...

arabanıza binip, radyonun tuşuna dokunduğunuz an, çok sevdiğiniz bir şarkının introsunu duymuşsunuz gibi;

işyerinizde yemek molasında hesabı ödemeye gittiğinizde, cüzdanınızı bulamayıp kaybettiğinizi düşünerek üzülmüş de, ofise dönüp çekmecenizde cüzdanı görünce sevinmişsiniz gibi bir günaydın...

tesadüflü değil tevafuklu bir günaydın.
elzem bir günaydın...
devamını gör...

vurdumduymaz, tembel, gevşek ve miskin olma durumu.

bir iş yapılacak ise sinndire sindire yapılır*, mümkün olduğunca erteler ve bu ayın işini, sonraki yıla göndermeye çalışır.*

aslında uyuşuk değiliz, sadece önceliğimiz farklı.*
devamını gör...

(bkz: kamelya çiçeği) başlığındaki tanımı sayesinde kamelyalara hayran olmamı sağlamış yazarımız. biraz geç farkettim kendisini ama geç olsun güç olmasın derler. bundan sonra keyifle takip edeceğim. umarım çiçeklerle ilgili tanımlarının devamı gelir *.
devamını gör...

tuz gölü
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çünkü sözlüğe muhabbet ve laf olsun torba dolsun diye giriyorum. keyifle de okuduğum bir sürü yazar var. teşekkürler kafa! *
devamını gör...

durdulamaz bir gücün bir nesne olduğunu varsayarsak sonucunda ortaya muhtemelen kuantum çorbasının malzemeleri çıkardı.*

edit: geri sekme durumunu açıklamaya çalışayım. geri sekerse hareket ettirilemeyen şey kazanmış olur çünkü diğer nesne aniden ters yönde ilerleyemez. önce hız kaybeder, durur ve en son ters yönde hız kazanır. yani durmuş olur bir anlığına.
devamını gör...

doğrudur.
kadınlar düzenli aralıklarla tıraş olmalılardır.
devamını gör...

o halde bırakıp bir zaman sonra yeniden başlarım. bir zaman, bir zaman, bir zaman daha.. sofie'nin dünyası'nı böyle yapmıştım.

sonraya bıraktığım bir diğer kitap da karamazov kardeşlerdir ki gerçekten o an ona eğilmek bana hayli zor geldi ve yarıda kesip bıraktım.

bir de saatleri ayarlama enstitüsü var ki onu, okumak için sanırım kırk fırın ekmek daha yemem lazım. o kadar sıkıcı, o kadar zorlayıcı geldi ki... onu öven şayet iki anadallı bir hocamız olmasaydı, zaten bu kadar merak duymazdım. kendisinden o kadar haz etmesem de masterda alanını seçmedim diye bana küsmesi aklımda ve bilime bakış açımda bir miktar düzey uyandırdı.

yazdıkça yazasım geliyor bu başlıkta. meğer ne çokmuş bıraktığım kitaplar. genelde romanları yarıda bırakır atarım ama bu kez başka bir kitap daha var: o da, amin maalouf'un. hepsi çatı bekçisi oldu. eski evin çatı katına bir çıksam. alacağım çok kitap var da... ahh daha gidemedim. kitaplığım pek bi boş geliyor bana şu an. şu klasikler de olmasa.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
böyle bir şeydir.
bir tür hizmet.
devamını gör...

dün ' sözlük solcularının aklına uyup mahkemelik olmak ' şeklinde açılan başlığın tanım kısmında,
sol siyasi görüşe mensup insanlarla alakalı asılsız, ilgisiz ima ve suçlamalar yapıldıktan sonra, ' bu solcuların ensesinden tokatı hiç eksik etmeyelim ' şeklinde, saldırgan, kışkırtıcı ve aşağılayıcı bir cümleye binaen ,
hemen tepki gösterdim.

bu süreci sırayla özetlemem gerekirse

- kullanılan aşağılayıcı kışkırtıcı üslub sebebiyle başlığın kaldırılması gerektiğini yazdım.

- uzunca bir süre kimse müdahale etmeyince bir kaç kez daha bu duruma dikkat çekmek adına moderasyonu göreve çağırdım.

- toplumun yarısını hedef alan bu başlık kalkana dek , güncelleyeceğimi, bundan vaz geçmeyeceğimi söyledim.
bunu yaparken de , sürekli aynı şeyi yazmak yerine, ekşide de kullanılan bir yöntem olan ' upper' ın kısaltması ' up' simgesini kullandım.

- tabi burada şunu belirtmeden geçemiyeceğim, sözlükte kaç kişi vardır, siyasi görüşleri nedir hiç bilmem , ancak bu mücadelede tek başıma kaldımığı, bir tek kişinin gelip , bu başlık kaldırılmalı demediğini üzülerek belirtmek isterim .sözlükte tek solcu benmişim gibi hissettim bir an. bir kac yazar doğru olmadığı konusunda entry girdi hepsi o kadar .

- bir süre sonra , yetkili benjamin franklin benimle mesaj yoluyla iletişime geçti.

- başlığın ' ifade özgürlüğü ' kapsamında olduğunu ve kaldırılmayacağını söyledi.

- ben de kendilerine o ana dek hiçbir küfür hakaret vs. ıçermediği halde kaldırılan başlık ve entryleri hatırlattım ancak makul bir cevap alamadığımı tahmin edersiniz .

- bir süre sonra başlık entry girişine kapatıldı. bundaki amaç da benim sürekli gündeme taşımama engel olmaktı.

- bir süre daha sonra bu kez moderator....... mesaj yoluyla ulaştı bana .

- adeta yargılar gibi , ukala bir tavırla, sadece beni sorguluyordu ve benim buna fırsat vermem mümkün değildi.
sonunda açık açık ' seni atarım ' şeklinde tehdit etti beni .evet evet moderator yazara ' ısrar etme seni atarım ' diyordu resmen.

- hemen at dedim kendisine, hiç durma, ama ben bu başlık konusundaki düşüncemden geriye adım atmıyorum.
bu başlık silinecek.

- ve cevap , ' 1 gün cezalısın ' .
hazırmış zaten, beni o an uzaklaştırmak için sebep arıyormuş gibi , anında sözlüğe girişim 1 gün yasaklandı.
neden , herifin birinin açtığı kışkırtıcı, hakaret dolu bir başlığa tepki gösterdiğim için. kaldı ki , aynı başlık altında söz konusu kişinin müteakip defalar, kafa sözlüğün o çok korktuğu küfür kelimelerini kullanarak entryler girdiği ve bunların hala durduğunu da bazı yazarlar gündeme getirdiler .

- bu arada , bana verilen cezanın ardından, başlıktaki engel kalktı, sanırım iki yazar da başlığın altına, yapılanın doğru olmadığını belirten girişler yaptılar, kendilerine teşekkür ederim .

- başlığa bugün de baktım,
geçte olsa tanımdaki saldırgan ve kışkırtıcı durumu görmüş olmalılar ki , başlık duruyor ancak tanım silinmiş.

evet , cezamızı çektik, alnımızın akıyla yine meydanlardayız.

- şimdi moderasyona sorulması gereken sorulara geliyorum.

- dün kendinizden oldukça emin biçimde, şiddetle savunduğunuz tanımı bugün neden sildiniz ,
benim dün üstüne basa basa söylediğim durumun farkına yeni mi vardınız ?

- gelinen noktada benim haklılığım ortaya çıkmış olmuyor mu ,
bu durumda verilen 1 günlük ceza ' nın bende yarattığı mağduriyetin telafisi var mı?

- şiddetle savunduğunuz durum , içerik olarak incelendiğinde, sol siyasi görüş hedef alınarak yapıldığından,
kafa sözlüğün siyasi çizgisi de herkesin gözü önüne ' sol karşıtlığı ' olarak döküldü. bu durumu nasıl değerlendirirsiniz ?

bu bize ne sağlar, yazacağımız yazıları yazarken, nereye ne kadar dokunacağımızda bize referans olur. belki de hiç yazmayıp, hemen şimdi burayı terk etmemize de olanak sağlar. çünkü bu tür karşılaşmalar hiç kimseye fayda sağlamadığı gibi , insanları mutsuz etmeye de sebep olabilir .

- moderator olarak yetkilendirilen kişilerin, bilgi beceri ve tecrübeleri hakkında herhangi bir açıklama yapmayı düşünürmüsünüz ?
zira moderatorler yazarları tehdit etmez, edemezler. kafalarına göre iş de yapamazlar, eğer bu sektörde kalıcı olup , ses getirmek isteniyorsa , kişinin insiyatifine bırakılmayan yazılı kurallar bütünü olur , moderator de bunu uygular.
yazarı yargılamaz, tehdit etmez .
yazılı kural neyi gerektiriyorsa onu yapar , kişiye de bilgi verir .
bu kadar basittir bu iş.
a moderatoru bir konuya ak derken , b moderatoru aynı konuya kara diyemez , dememeli .
eğer kural yoksa bu yaşanır, aklar karalar havada uçuşur, ama kural olur sa böyle bir sorun yaşanmaz.
bu konudaki eksikleriniz için de açıklama yapma gereği duyarmısınız ?

sözlüğe ilk katılanlardan biri olarak , şimdiye dek girdiğim hiçbir tanımda küfür veya hakaret içerikli cümleler kullanmamış biri olarak ,
taşıdığım siyasi tercih ve hayat görüşü çerçevesinde, özellikle gündeme dair değerlendirmeler yaptığım, açık seçik ortadadır.
bu görüşlerime katılan olur , olmaz o beni hiç ilgilendirmiyor.
ben yazımı yazar geçerim. bunu yaparken de birilerini kırmamaya dikkat ettiğim gibi , bir başkasının da beni kırmasına müsamaha göstermem.

bu ülke hepimizin , sağcısı solcusu, dindarı ateisti , birlikte yaşamak, birbirimize tahammül etmek zorundayız.
elbette hata yapan olacak , birileri de bunu dile getirecek, eleştirecek.
yeri gelecek eleştiren, yeri gelecek eleştirilen olacağız.
ama bunu adam gibi yapacak , efendice , kırıp dökmeden, haddimizi aşmadan yapacağız.

bu bağlamda, siyasi çizgi ve hayat görüşü hakkında artık büyük oranda bilgi sahibi olduğum kafa sözlükte  bulunmam, bu minvalde değerlendirmeler yapmam birilerini rahatsız ediyorsa , yukarıda bahsettiğim erdeme sahip olunamıyorsa,
bunu bana açıkça söylemenizi, uyduruk sebeplerle entry silmek, ceza vermek gibi basit yöntemlerle yıldırma politikası gütmemenizi ister, bekler, rica ederim.  

son olarak yazarlara birkaç cümle söyleyip, bu uzun anlatıma son vericem .
gördüğüm kadarıyla siyasetten, gündemi takip etmekten epey bir uzak durmayı tercih ediyorsunuz .
bu sizin tercihiniz , kimsenin buna söyleyecek bir sözü olamaz, olmamalı.
ancak , olur da , işin ucu bir gün size dokunacak bir hal alır, sizi rahatsız eden bir durumu dile getirmek, bu konuda hakkınızı sonuna kadar savunmak durumuna düşerseniz,
yalnız olduğunuzda burada başınıza gelebilecekleri bilmeniz açısından  bu konuyu burada sizlerle paylaştığımı bilmenizi ister, sabırla okuduğunuz için de teşekkür ederim .

saygıyla.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim