yoldaş benjamin franklin
yoldaş'ın karşısında iskemlede oturan siyah tişörtlü eleman kim?
devamını gör...
gelecekte olmasıyla mutlu edecek şeyler
insanların kendi hayatlarının dışındaki şeyleri kıskanmayı bırakması ya da başkalarının hayatlarına karışmamayı öğrenmeleri her şeyi güzel kılabilir
devamını gör...
mary river kaplumbağası
elusor macrurus ya da pet shop kaplumbağası adı ile de bilinen, avustralyadaki güney-doğu queenslandın mary nehrinde yaşayan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan kısa boyunlu bir kaplumbağa türüdür.
dişiler 34 cm, erkekler ise 45 cm uzunluğa ulaşabilirler.
genel olarak paslı kırmızıi kahverengi ya da siyah renk olurlar. mary river kamplumbağaları da soyu tükenmekte olan canlılardan biridir. batı avustralya. mary river kaplumbağaları, 2003 yılında kaplumbağa koruma fonu tarafından dünyanın en çok nesli tükenmekte olan 25 kaplumbağa türü arasında listelenmiştir.
devamını gör...
sözlükte bildirimlerin geç gelmesi sorunsalı
neredeyse saat 19:00'dan beri sözlük bildirimlerinin on beş, yirmi dakikalara varan gecikmelerle gelmesi sorunudur.
acaba benim internetimde mi sıkıntı diye diğer sitelere göz attım ama her yerde canavar gibi dolaştıran internet sözlüğe gelince korku filmlerinde canavara yem olacak olan aptal kişi moduna giriyor.
sadece bende mi bu durum söz konusu, başka yaşayan var mı?
acaba benim internetimde mi sıkıntı diye diğer sitelere göz attım ama her yerde canavar gibi dolaştıran internet sözlüğe gelince korku filmlerinde canavara yem olacak olan aptal kişi moduna giriyor.
sadece bende mi bu durum söz konusu, başka yaşayan var mı?
devamını gör...
ülkemizde yaşayan primatlar
genelde ortadoğu’daki ve kuzey afrika ülkelerinde yaşayan primatlardır. bu bölgelere çeşitli sebepler ile seyahat edenler veya seyahat etmek zorunda kalanlar doğal ortamlarında kimlik bulmuş bu primatlardan çokça görebilirler..
bunlar genellikle trafikte önünüze kırarak “toplumda uyanık davranarak 1-0 öne geçtiklerini”, “trafiği rahatlattıklarını” veya “iyi/aktif araba kullandıklarını” vb düşünerek yaptıklarına bir de kendilerince kılıf uydururlar. tepki verdiğinizde filan yaptığının modern toplumlarda “öküzlük” adı altında sınıflanacak bir aktivite olduğunu dahi anlamazlar. trafikte yaptıkları türlerine özgü davranışları, sırada, kaldırımda, çarşıda pazarda, plajda gösterirler. daha yeteneklilerinde görülen diğer takdire şayan davranışlar ise “balkondan aşağı sigara atmak, yediğinin çöpünü atmak”, “sağlık personeline saldırmak”, “yerlere tükürmek” vb dir. düşündükçe örnekler çok arttırılabilir ama bu yazıyı okuyarak anlayabilen seviyede türkçe bilen herkes bu primatların binlerce davranışına şahit olduğundan örnekleri kısa tutuyorum. maalesef herkesi kendi zeka kapasitesi içerisinde kabul etmek zorundayız. ama bizler için bu primatlardan bazılarının kendilerini modern toplumun üyesi zannediyor olması kötü…. birde şu güzellemeleri çok duyulur: “ülkemiz cennet yaaa” “buraları gibisi yoğğğh”… en ilginç benzetmeleri bu olsa gerek. başka yeri görmediklerinden veya görüp de ne gördüğünü anlamadıklarından veya oralarda kendilerini buradaki kadar doğayla başbaşa zannetmediklerinden olabilir. normal karşılamalıyız.
genelde bu tür platformlarda birçok avrupa ülkesinde yaşamak için kurulan hayallere ilişkin entryler okuyoruz. aslında ekonomik gelişmişlik yanında bu tür primatların fazlalığı da yaşamaya çalıştığımız bu yerde hayatı daha da fazla zorlaştırırarak bu ülkeden gitme konusundaki hisleri daha da perçinlemiyor mu?
ben 20 li yaşlarımda gitme şansım varken gitmedim… şimdi o dönem için kendime koyduğum hedeflerin hepsine eriştim ama pişman mısın sorusunun cevabı koca bir “evet” tir.
ülkemizde bulunan bu primatlara karşı eğitim de dahil olmak üzere tüm argümanları kullanarak mücadele edemeyeceğimize göre kendi hayatımızı güzelleştirecek yöntemleri hayata geçirmeliyiz. bunlardan birisi modern insanın evrimleşmesinin tamamlandığı bu yerlerde yaşamak diğeri ise burada yaşayamaya karar verenler için, yaşadığımız toplumla 0 iletişime girmek olabilir.
bunlar genellikle trafikte önünüze kırarak “toplumda uyanık davranarak 1-0 öne geçtiklerini”, “trafiği rahatlattıklarını” veya “iyi/aktif araba kullandıklarını” vb düşünerek yaptıklarına bir de kendilerince kılıf uydururlar. tepki verdiğinizde filan yaptığının modern toplumlarda “öküzlük” adı altında sınıflanacak bir aktivite olduğunu dahi anlamazlar. trafikte yaptıkları türlerine özgü davranışları, sırada, kaldırımda, çarşıda pazarda, plajda gösterirler. daha yeteneklilerinde görülen diğer takdire şayan davranışlar ise “balkondan aşağı sigara atmak, yediğinin çöpünü atmak”, “sağlık personeline saldırmak”, “yerlere tükürmek” vb dir. düşündükçe örnekler çok arttırılabilir ama bu yazıyı okuyarak anlayabilen seviyede türkçe bilen herkes bu primatların binlerce davranışına şahit olduğundan örnekleri kısa tutuyorum. maalesef herkesi kendi zeka kapasitesi içerisinde kabul etmek zorundayız. ama bizler için bu primatlardan bazılarının kendilerini modern toplumun üyesi zannediyor olması kötü…. birde şu güzellemeleri çok duyulur: “ülkemiz cennet yaaa” “buraları gibisi yoğğğh”… en ilginç benzetmeleri bu olsa gerek. başka yeri görmediklerinden veya görüp de ne gördüğünü anlamadıklarından veya oralarda kendilerini buradaki kadar doğayla başbaşa zannetmediklerinden olabilir. normal karşılamalıyız.
genelde bu tür platformlarda birçok avrupa ülkesinde yaşamak için kurulan hayallere ilişkin entryler okuyoruz. aslında ekonomik gelişmişlik yanında bu tür primatların fazlalığı da yaşamaya çalıştığımız bu yerde hayatı daha da fazla zorlaştırırarak bu ülkeden gitme konusundaki hisleri daha da perçinlemiyor mu?
ben 20 li yaşlarımda gitme şansım varken gitmedim… şimdi o dönem için kendime koyduğum hedeflerin hepsine eriştim ama pişman mısın sorusunun cevabı koca bir “evet” tir.
ülkemizde bulunan bu primatlara karşı eğitim de dahil olmak üzere tüm argümanları kullanarak mücadele edemeyeceğimize göre kendi hayatımızı güzelleştirecek yöntemleri hayata geçirmeliyiz. bunlardan birisi modern insanın evrimleşmesinin tamamlandığı bu yerlerde yaşamak diğeri ise burada yaşayamaya karar verenler için, yaşadığımız toplumla 0 iletişime girmek olabilir.
devamını gör...
joshua bell metro deneyi
güzellik ve sanat algısı üzerine mükemmel bir deneydir. joshua david bell, amerikalı kemancı ve orkestra şefidir. bell bir gün, washington metro istasyonunda çöp bidonunun yanına dikilir ve önüne kemanının kılıfını sererek keman çalmaya başlar. 45 dakika boyunca birbirinden güzel 6 klasik parça çalar. çoğu insanın işe gitmek için koşturduğu o saatlerde önünden tam 1100 kişi geçer. bu insanların bir çoğu istasyonda keman çalındığından bile habersizdir.
kemancının 45 dakikalık gösterisi boyunca sadece 6 kişi durup bir süre dinler. 20 kişi kendisine para verir, sonra yine normal bir şekilde yürümeye devam eder. bu gösterinin sonucunda 32 dolar toplar kemancı. gösterisi bitip de etrafa sessizlik hakim olduğunda hiç kimse fark etmez bile. kimse alkışlamaz yada tanımaz.
kimse az önce dünyadaki yazılan eserler arasındaki en eşsiz 6 parçayı 3.5 milyon dolar değerindeki kemanıyla çalan bu kişinin dünyanın en yetenekli müzisyenlerinden joshua bell olduğunun farkına varmaz.
konser biletleri ortalama 100 dolardan yok satan bu adam kendisini kimseye dinletememiştir.
kemancının 45 dakikalık gösterisi boyunca sadece 6 kişi durup bir süre dinler. 20 kişi kendisine para verir, sonra yine normal bir şekilde yürümeye devam eder. bu gösterinin sonucunda 32 dolar toplar kemancı. gösterisi bitip de etrafa sessizlik hakim olduğunda hiç kimse fark etmez bile. kimse alkışlamaz yada tanımaz.
kimse az önce dünyadaki yazılan eserler arasındaki en eşsiz 6 parçayı 3.5 milyon dolar değerindeki kemanıyla çalan bu kişinin dünyanın en yetenekli müzisyenlerinden joshua bell olduğunun farkına varmaz.
konser biletleri ortalama 100 dolardan yok satan bu adam kendisini kimseye dinletememiştir.
devamını gör...
yaohnanen kabilesi
güney pasifik okyanusunda bulunan vanuatu adasında yaşayan kabile. bu kabilenin ilginç özelliği, geçen gün ölen prens philip'in kendi tanrıları olduğuna inanmaları. prens ölünce kabile de yas tutmuş. kabilenin tarım ürünlerini koruduğuna ve yanardağ ruhu reenkarnasyonu bulunduğuna inandıkları prensin ölümünü adada bulunan otel çalışanından öğrenmişler. kabile prensin öldüğüne inanmamış, hatta kadınlar çığlık atarak ağlamışlar.
prens adaya hiç gitmemiş ama bu kabile her nedense o'nu tanrı olarak benimsemiş. fakat 50 yıl önce adaya gittiklerinde kraliçe elizabeth ve prens philip'in büyük boy fotoğraflarından etkilenip, güçlü beyaz bir kraliçeyle evli olduğu için prensi tanrı ilan etmişler. bunu öğrenen prens de kabileye imzalı bir fotoğrafını göndermiş. kabile de avlanmakta kullandıkları sopayı prense hediye olarak gönderip onunla fotoğraf çekinmesini istemiş, prens de bu sopayla çekilen fotoğrafı adaya göndermiş.
prens adaya hiç gitmemiş ama bu kabile her nedense o'nu tanrı olarak benimsemiş. fakat 50 yıl önce adaya gittiklerinde kraliçe elizabeth ve prens philip'in büyük boy fotoğraflarından etkilenip, güçlü beyaz bir kraliçeyle evli olduğu için prensi tanrı ilan etmişler. bunu öğrenen prens de kabileye imzalı bir fotoğrafını göndermiş. kabile de avlanmakta kullandıkları sopayı prense hediye olarak gönderip onunla fotoğraf çekinmesini istemiş, prens de bu sopayla çekilen fotoğrafı adaya göndermiş.
devamını gör...
yabancı dil bilmeden yabancı müzik dinlemek
kulağa hoş gelen her şey dinlenebilir yani, ne var bunda? başlığı açan yazar herhalde 40 dil falan biliyor.
devamını gör...
yoldaş benjamin levent gültekin podcast'i
hakkında pek bilgim yoktu bu podcast'e kadar. kendi tavsiyesi üzerine videoyu durdurup hakkında google araması yaptım. sonra da videoya devam etmedim zaten. sözlük için podcast fikri güzel olsa da başlangıç için biraz değişik bir seçim olmuş. ne diyelim hayırlı olsun. en azından emek verdiğin için bir teşekkürü hak ediyorsun yoldaş.
bir yanlış anlaşılma olursa da 2029 gibi falan ironi yaptım derim. *
bir yanlış anlaşılma olursa da 2029 gibi falan ironi yaptım derim. *
devamını gör...
moonwalk
merak eden smooth criminal şarkısında görebilir. yürüyüş şekli, kaleografisi, yere eğilip düşüyor gibi yapıp sonra dikey pozisyona dönmesi ve ardından dans gösterisine başlaması...
çok ikonik hareketler bunlar.
çok ikonik hareketler bunlar.
devamını gör...
annelerin her şeyi hissetmesi
doğru olan ve sonuna kadar katıldığım önermedir.
(bkz: annelerin süper kahraman olması) ile yakından ilgisi vardır bence.
(bkz: annelerin süper kahraman olması) ile yakından ilgisi vardır bence.
devamını gör...
çok pahalı olduğu için psikoloğa gidememek
nasıl gidilir ki? ayda 4 defa gitsem en az 1500 tl lazım. 1500 tl'ye market alışverişi yapmayı tercih ediyorum.
devamını gör...
ankara'nın en kötü yanı
belli bir yanının olmamasıdır. bu tuhaf gelebilir size, açıklayayım. istanbul'un aşağı, yukarı, orta yanı denizdir ve ona bir ışıltı katar. izmir yukarıdan aşağı deniz, ardı dağdır ve ruhu bunaltmaz. antalya yukarı yanı yüksek toroslar, aşağı yanı masmavi akdeniz. bursa bir yanını yeşille beyazın dans ettiği uludağ'a verirken, bir yanını denize vermiştir. lafı uzatmayalım ankara'nın dört bir yanı tuhaf yükseltilerle kaplanmış, inişli çıkışlı bir şehir dersin fakat o da değildir. her yanı ne gri, ne sarımsı, ne kahverengidir; olumsuz yahut bıkkın renklerin cümbüş yaptığı bir sahadır. yeşillik bir görünür bazı .yanlarda ancak o da bir anda serap gibi kaybolur. nezaket, saygı bir yanda kendini belli edecekken bir bakarsın ilginç bir keko darma duman eder o yanı. ankara'nın bir yanı yok, kendince bir cereyanı hatta insanı kendinden uzaklaştıran heyelanı vardır.
devamını gör...
en ön sıraya oturan öğrenci yalakalığı
boyu kısa olduğu için ya da duyma problemi için oturtulanlar oluyor ayrıca sadece dersi iyi anlamak ve öğrenmek için oturuyor yani diyorum ki böyle insanlar da var.
devamını gör...
insan evladı
iyi bir ailenin, iyi yetişmiş ve iyi bir eğitim almış çocuğudur.
devamını gör...
meyhaneye meyhane demenin yasaklanması
ne denecek mahmut mu?
devamını gör...
sürahi nine
yılmaz erdoğan’ın anneannesinden esinlenerek yarattığı yasemin yalçın'ın oynadığı karakter.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in açtığı başlık
derdinizi seveyim butonu aradığım başlıktır.
devamını gör...