bana balık verme balık tutmayı öğret
devamını gör...
atatürk'ü sevmemek
küçükken herkes atatürk'ü sever zannediyordum...
devamını gör...
hacerül esved
imanın şartlarında yada islamın şartlarında hacer-ül esved taşını kutsal bileceksiniz diye birşey görmedim. belkide imanın şartlarını tam öğrenememişimdir. bilen varsa öğretsin bu taşı kutsal görmemiz kuran'ın neresinde yazıyormuş.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
o kafanda kalmış 3 tel saçını yoluk yoluk yolarım diye nazikçe uyardığım geçici kadrolu sözlük cadısı.*
epeydir uğramıyordum kız burada, bayaaa değişmiş görmeyeli. perdeler yeni mi?
epeydir uğramıyordum kız burada, bayaaa değişmiş görmeyeli. perdeler yeni mi?
devamını gör...
3 şubat 2021 uykusuz kapağı
kapak gibi kapak olmuş.
devamını gör...
efendi erkeklerin ezik olması
aslinda yanlis algidir bu. ezik erkekler kendini efendi sanmakta.
efendi adam kendini ezdirir mi? kim guzel ahlakli, iyi bir insan oldugu icin ezik olsun ki? sapla samani karistirmayin. tanidigim en efendi adamlar en kral adamlar ve hicte ezik degiller. bu sozlukte efendi en az 5 adam sayarim. yani ezikler kendini efendiden sayip aglamayi birakmali.
efendi adam kendini ezdirir mi? kim guzel ahlakli, iyi bir insan oldugu icin ezik olsun ki? sapla samani karistirmayin. tanidigim en efendi adamlar en kral adamlar ve hicte ezik degiller. bu sozlukte efendi en az 5 adam sayarim. yani ezikler kendini efendiden sayip aglamayi birakmali.
devamını gör...
henceforth dance radyo yayını
'll play live | 22.00
@ kafa
@ hopechannel | polska
@ radio intense | alternative digital link | ukraine
@ kafa
@ hopechannel | polska
@ radio intense | alternative digital link | ukraine
devamını gör...
dikkat dağınıklığı
bedensel ya da beyinsel bir faaliyet gösterirken dikkati tam manasıyla toplayamama durumudur.
dikkat eksikliği ile sık sık karıştırılır fakat aralarında farklar vardır. belirtiler daha küçük yaşlarda ortaya çıkar ve hiperaktivite ile beraber görülebilir. ve genel adı dehb yani dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur.
tedavileri de farklıdır. ilaçlı ve ilaçsız tadavileri vardır. dikkat dağınıklığı, dikkat eksikliğine oranla daha az ilaçla tedavi edilebilir. ve tedavi süresi daha kısa ve daha sonuç odaklı olabilir.
ikisi için yapılan tetkikler için şunu diyebiliriz. bir kişi için dikkat eksikliği tetkikleri her zaman aşağı yukarı aynı sonuçları verse de dikkat dağınıklığı farklı bir gün hatta aynı gün başka bir saatte bile yapılmış olsa sonuçta değişiklikler gösterir. dikkat dağınıklığı gösteren kişiler özellikle kendilerini daha rahat hissettikleri günlerde test sonuçları daha olumlu olur.
dikkat dağınıklığı yaşayan kişiler, gün içinde yapılan ve özellikle isteksiz olunan işlerde sıkça dikkatlerini toparlayamayabilir. basit uyaranlara karşı algıları çok açık olabilir. çalıştıkları ortamda ses, gürültü olursa işe adapte olamayabilirler. isimleri hafızada tutamayabilir, bir süre önce gördükleri bir insanı bir daha gördüklerinde zihinlerinde o kişiyi belirleyemeyebilirler. okudukları metinleri anlamaya bilir tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyabilirler, basit hatalarla yapabilecekleri ders, sınav gibi etkinliklerin üstesinden gelebeyebilirler. bu belirtiler dikkat dağınıklığı yaşayan kişilerin genel şikayetlerdir.
nedenleri ise yoğun stres döneminde olma, devamlılığı olan uykusuzluk, kaygı artışı yaşanan zamanlar, depresyon gözlemlenmesi şeklinde sıralanabilir.
son yıllarda özellikle bende baş gösteren bir durumdur. meditasyon ve motivasyonla biraz daha baş edilir bir hale getirdim kendilerini. fakat hala daha dönem dönem zihnimi tam manasıyla adapte de zorlandığım oluyor malesef.
dikkat eksikliği ile sık sık karıştırılır fakat aralarında farklar vardır. belirtiler daha küçük yaşlarda ortaya çıkar ve hiperaktivite ile beraber görülebilir. ve genel adı dehb yani dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur.
tedavileri de farklıdır. ilaçlı ve ilaçsız tadavileri vardır. dikkat dağınıklığı, dikkat eksikliğine oranla daha az ilaçla tedavi edilebilir. ve tedavi süresi daha kısa ve daha sonuç odaklı olabilir.
ikisi için yapılan tetkikler için şunu diyebiliriz. bir kişi için dikkat eksikliği tetkikleri her zaman aşağı yukarı aynı sonuçları verse de dikkat dağınıklığı farklı bir gün hatta aynı gün başka bir saatte bile yapılmış olsa sonuçta değişiklikler gösterir. dikkat dağınıklığı gösteren kişiler özellikle kendilerini daha rahat hissettikleri günlerde test sonuçları daha olumlu olur.
dikkat dağınıklığı yaşayan kişiler, gün içinde yapılan ve özellikle isteksiz olunan işlerde sıkça dikkatlerini toparlayamayabilir. basit uyaranlara karşı algıları çok açık olabilir. çalıştıkları ortamda ses, gürültü olursa işe adapte olamayabilirler. isimleri hafızada tutamayabilir, bir süre önce gördükleri bir insanı bir daha gördüklerinde zihinlerinde o kişiyi belirleyemeyebilirler. okudukları metinleri anlamaya bilir tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyabilirler, basit hatalarla yapabilecekleri ders, sınav gibi etkinliklerin üstesinden gelebeyebilirler. bu belirtiler dikkat dağınıklığı yaşayan kişilerin genel şikayetlerdir.
nedenleri ise yoğun stres döneminde olma, devamlılığı olan uykusuzluk, kaygı artışı yaşanan zamanlar, depresyon gözlemlenmesi şeklinde sıralanabilir.
son yıllarda özellikle bende baş gösteren bir durumdur. meditasyon ve motivasyonla biraz daha baş edilir bir hale getirdim kendilerini. fakat hala daha dönem dönem zihnimi tam manasıyla adapte de zorlandığım oluyor malesef.
devamını gör...
ezgi mola'nın saygı duymayı it gibi öğreneceksiniz demesi
üst edit tanımım hakkında yorum yapılıp, fikir beyan edilmiş. ben şimdiye kadar, profil fotoğrafını mor halka yaparak kadına şiddeti protesto ettiğini iddia edip, bu skandala tepki gösteren birine rastlamadım, bundan sebep, profil fotosu mor halka olan ikiyüzlülere tepki gösterdim.
dolayısıyla da sözlerimin arkasındayım, boşuna zahmet edip ekran görüntüsü falan almışsınız, mamafih entrymi silmeyeceğim.
dün itibariyle gerçekleşmiş, ezgi mola nişantaşı'nda arkadaşlarıyla beraber parkta otururken saldırıya uğrayan akademisyen neşe nur akkaya haberine bu şekilde tepki göstermiş.
mola, sosyal medya hesabından "ister türbanını takar ister kısa şortuyla gezer! bu "terbiyesizliği" -içimden geçenleri siz anlarsınız artık- iğrenç buluyorum, iğrenç. sana ne kardeşim sana neee, istediğini giyecek, istediğini takacak ve sen saygı duymayı it gibi öğreneceksin! yeter be!!!!" şeklinde bir paylaşım da bulunmuş.
kendisini takdir etmemek elde değil, zira böylesi iğrenç tavırlar karşısında tepkisiz kalmak gerçekten de üzücü. hislerimize tercüman oldun sevgili mola. umarım profil fotoğrafı mor halkalı çomarlar da etkilenir bu hassasiyetinden de tepki gösterirler.
buradan
dolayısıyla da sözlerimin arkasındayım, boşuna zahmet edip ekran görüntüsü falan almışsınız, mamafih entrymi silmeyeceğim.
dün itibariyle gerçekleşmiş, ezgi mola nişantaşı'nda arkadaşlarıyla beraber parkta otururken saldırıya uğrayan akademisyen neşe nur akkaya haberine bu şekilde tepki göstermiş.
mola, sosyal medya hesabından "ister türbanını takar ister kısa şortuyla gezer! bu "terbiyesizliği" -içimden geçenleri siz anlarsınız artık- iğrenç buluyorum, iğrenç. sana ne kardeşim sana neee, istediğini giyecek, istediğini takacak ve sen saygı duymayı it gibi öğreneceksin! yeter be!!!!" şeklinde bir paylaşım da bulunmuş.
kendisini takdir etmemek elde değil, zira böylesi iğrenç tavırlar karşısında tepkisiz kalmak gerçekten de üzücü. hislerimize tercüman oldun sevgili mola. umarım profil fotoğrafı mor halkalı çomarlar da etkilenir bu hassasiyetinden de tepki gösterirler.
buradan
devamını gör...
al 1'de burdan yak
sagopa kajmer'in g.o.r.a (film) icin yaptigi; bastan sona ezbere bildigim, assiri eglenceli sarkisi.
2020 yilini tamamlamak uzere oldugumuz su gunlerde bile, hala ayni keyifle dinlenebilmek her sarkinin harci degil malum. film etkisi mi, sago'nun kendi basarisi mi burada susma hakkimi kullanayim bari*.
bu uzay meselesi böyle bir şey değil yaa, haddi bakiiiim.
bilip de bilmezden gel, bilinci linc eder, dilenci oh ceker, dilenci ahkam keser hadi gazla:
2020 yilini tamamlamak uzere oldugumuz su gunlerde bile, hala ayni keyifle dinlenebilmek her sarkinin harci degil malum. film etkisi mi, sago'nun kendi basarisi mi burada susma hakkimi kullanayim bari*.
bu uzay meselesi böyle bir şey değil yaa, haddi bakiiiim.
bilip de bilmezden gel, bilinci linc eder, dilenci oh ceker, dilenci ahkam keser hadi gazla:
devamını gör...
duş alıp temiz nevresim serilmiş yatağa yatmak
bir de kömür sobalı odada kalıyorsanız ve dışarıda buz gibi soğuk varsa mü-kem-mel bir huzurdasınızdır demektir.
devamını gör...
12 kasım 2020 normal sözlük spotify çekilişi
üst edit : canlı yayınımız sona erdi.
kazanan 3 yazarımız sırası ile ;
1 - ağlayan duvar : numarası : 766
2 - uykudan tatlı : numarası : 975 yazar sıfır tanımda olduğu için çekiliş kurallarımız gereğince üyeliğe hak kazanamadı.
3 - mike : numarası : 705

canım yazarlarım, sözlükte yazarken yanına çay püskevit vermek de isterdik. şimdilik müzik ile idare edin olur mu ? *
çekilişten 3 farklı yazarımız faydalanacak olup, spotify premium üyeliği 1 senelik olacak şekildedir.
çekilişe nasıl katılabilirim ?
buradaki linke tıkladığın anda sana numara tanımayacak bir sistem hazırladık. numaranı beğenmezsen sayfayı yenileyerek farklı bir numara alabilirsin.
çekiliş numaranı belirledikten sonra yukarıda belirtilen kutulara kafa sözlük'e kayıtlı olduğun e posta adresini ve mahlasını girmen yeterli.
her şey tamamsa, gönder butonuna basabilirsin.
mesajınız için teşekkürler. gönderildi. yazısından sonra, çekilişe katılmış oluyorsun.
15 kasım pazar saat 21.30'da çekilişi canlı yayın ile gerçekleştirip, üyelikleri talihleri ile buluşturacağız.
soru: çekilişe katılmam için bir şey beğenmeme gerek var mı ?
cevap : yalnızca yazarımız olman yeterli, başka bir şeye gerek yok.
konudan bağımsız olarak bizi sosyal medyada takip etmen hoş olur tabi *
soru : herhangi bir şart var mı ?
cevap : sürekli fake hesap açılıp çekilişin manipüle edilmemesi için minimum 10 tanım girmiş yazarlar çekilişe katılabilir.
arzu ederseniz çekiliş numaranızı başlık altında da paylaşabilirsiniz.
herkese bol şans *
kazanan 3 yazarımız sırası ile ;
1 - ağlayan duvar : numarası : 766
2 - uykudan tatlı : numarası : 975 yazar sıfır tanımda olduğu için çekiliş kurallarımız gereğince üyeliğe hak kazanamadı.
3 - mike : numarası : 705

canım yazarlarım, sözlükte yazarken yanına çay püskevit vermek de isterdik. şimdilik müzik ile idare edin olur mu ? *
çekilişten 3 farklı yazarımız faydalanacak olup, spotify premium üyeliği 1 senelik olacak şekildedir.
çekilişe nasıl katılabilirim ?
buradaki linke tıkladığın anda sana numara tanımayacak bir sistem hazırladık. numaranı beğenmezsen sayfayı yenileyerek farklı bir numara alabilirsin.
çekiliş numaranı belirledikten sonra yukarıda belirtilen kutulara kafa sözlük'e kayıtlı olduğun e posta adresini ve mahlasını girmen yeterli.
her şey tamamsa, gönder butonuna basabilirsin.
mesajınız için teşekkürler. gönderildi. yazısından sonra, çekilişe katılmış oluyorsun.
15 kasım pazar saat 21.30'da çekilişi canlı yayın ile gerçekleştirip, üyelikleri talihleri ile buluşturacağız.
soru: çekilişe katılmam için bir şey beğenmeme gerek var mı ?
cevap : yalnızca yazarımız olman yeterli, başka bir şeye gerek yok.
konudan bağımsız olarak bizi sosyal medyada takip etmen hoş olur tabi *
soru : herhangi bir şart var mı ?
cevap : sürekli fake hesap açılıp çekilişin manipüle edilmemesi için minimum 10 tanım girmiş yazarlar çekilişe katılabilir.
arzu ederseniz çekiliş numaranızı başlık altında da paylaşabilirsiniz.
herkese bol şans *
devamını gör...
the cranberries
zombie parçasını warrington bombalamasında hayatını kaybeden 2 irlandalı çocuk (3 yaşındaki jonathan ball ve 12 yaşındaki tim parry)
için yazmış olan irlandalı rock grubu (başlıkta bin kere adı geçmesine rağmen kimse hakkında doğru dürüst bir şey yazmadığı için ben yazmak istedim).
zombie bir protest şarkı. patlama 1993 yılında ira tarafından çöp kutusuna gizlenen bombanın ateşlenmesi sonucu gerçekleşmiş, 3 yaşındaki ball olay yerinde, 12 yaşındaki parry ise kaldırıldığı hastanede, babasının kollarında patlamadan 5 gün sonra hayatını kaybetmiş. grubun solisti dolores o'riordan zombie ile ilgili şöyle demiş: "there were a lot of bombs going off in london and i remember this one time a child was killed when a bomb was put in a rubbish bin – that's why there's that line in the song, 'a child is slowly taken. [ ... ] we were on a tour bus and i was near the location where it happened, so it really struck me hard – i was quite young, but i remember being devastated about the innocent children being pulled into that kind of thing. so i suppose that's why i was saying, 'it's not me' – that even though i'm irish it wasn't me, i didn't do it. because being irish, it was quite hard, especially in the uk when there was so much tension."
türkçe meali "londra'da patlayan çok sayıda bomba vardı ve bir kez çöp kutusuna bir bomba konulduğunda bir çocuğun öldürüldüğünü hatırlıyorum - bu yüzden şarkıda 'bir çocuk yavaşça alınır.' [...] tur otobüsündeydik ve olayın meydana geldiği yerin yakınındaydım, bu yüzden gerçekten beni çok etkiledi - oldukça gençtim, ama masum çocukların bu tür şeylere çekilmesinden yıkıldığımı hatırlıyorum. sanırım bu yüzden 'ben değilim' diyordum - irlandalı olsam bile ben değildim, yapmadım. çünkü irlandalı olmak, özellikle ingiltere'de bu kadar gerginliğin olduğu zamanlarda oldukça zordu."
bu şarkı bir ağıt ve bütün bunları öğrendikten sonra ortalıkta zooombiieeğğ zooombiiieeeğğ diye bağırmayı bıraktım.
için yazmış olan irlandalı rock grubu (başlıkta bin kere adı geçmesine rağmen kimse hakkında doğru dürüst bir şey yazmadığı için ben yazmak istedim).
zombie bir protest şarkı. patlama 1993 yılında ira tarafından çöp kutusuna gizlenen bombanın ateşlenmesi sonucu gerçekleşmiş, 3 yaşındaki ball olay yerinde, 12 yaşındaki parry ise kaldırıldığı hastanede, babasının kollarında patlamadan 5 gün sonra hayatını kaybetmiş. grubun solisti dolores o'riordan zombie ile ilgili şöyle demiş: "there were a lot of bombs going off in london and i remember this one time a child was killed when a bomb was put in a rubbish bin – that's why there's that line in the song, 'a child is slowly taken. [ ... ] we were on a tour bus and i was near the location where it happened, so it really struck me hard – i was quite young, but i remember being devastated about the innocent children being pulled into that kind of thing. so i suppose that's why i was saying, 'it's not me' – that even though i'm irish it wasn't me, i didn't do it. because being irish, it was quite hard, especially in the uk when there was so much tension."
türkçe meali "londra'da patlayan çok sayıda bomba vardı ve bir kez çöp kutusuna bir bomba konulduğunda bir çocuğun öldürüldüğünü hatırlıyorum - bu yüzden şarkıda 'bir çocuk yavaşça alınır.' [...] tur otobüsündeydik ve olayın meydana geldiği yerin yakınındaydım, bu yüzden gerçekten beni çok etkiledi - oldukça gençtim, ama masum çocukların bu tür şeylere çekilmesinden yıkıldığımı hatırlıyorum. sanırım bu yüzden 'ben değilim' diyordum - irlandalı olsam bile ben değildim, yapmadım. çünkü irlandalı olmak, özellikle ingiltere'de bu kadar gerginliğin olduğu zamanlarda oldukça zordu."
bu şarkı bir ağıt ve bütün bunları öğrendikten sonra ortalıkta zooombiieeğğ zooombiiieeeğğ diye bağırmayı bıraktım.
devamını gör...
kurtarıcı isa heykeli

brezilya'nın rio de janeiro şehrinde bulunan 30 metre boyundaki heykeldir. heykelin yapımına brezilya'nın bağımsızlığın 100. yılı olan 1922 yılında başlanıp, 1931'de açılmıştır. heitor silva costa tarafından tasarlanmıştır. fransız heykeltıraş paul landowski tarafından beş yılda üretilmiştir.

7 temmuz 2007 tarihinde, dünyanın yeni yedi harikası'ndan biri olarak seçilmiştir. yılda bir milyona yakın turist tarafından ziyaret edilmektedir.
devamını gör...
hevesini atan çıksın sözlük kasıyor
yoo, kasmıyor.
devamını gör...
22 şubat 2021 kitapyurdu hesaplarının hacklenmesi
ekşi sözlük'te gullusu isimli yazarın fark ettiği rezalettir.
olayın kısa özeti: gece vakti elimde telefonum boş boş takılırken bir posta bildirimi geldi ve kitapyurdu hesabımdan puanlarımın harcanması yoluyla alışveriş yapıldığını (bilenler bilir kitapyurdu'nun puan sistemi var, bu sistemi kullanarak bedava kitap veya eşya satın alabiliyorsunuz) fark ettim. daha sonra alışverişi yapan kişi kendi adresini ve telefon numarasını kargo adresi olarak girdiğini fark edip hemen iletişime geçtim.
18 yaşında bir çocuktu, kısaca hesabıma bir telegram grubunda rastladığını söyledi. ben de hemen grubu bulup adminiyle iletişime geçtim ve bu yaptığının yanlış olduğunu ve paylaşımın durdurulmasını talep ettim fakat kabul etmeyip şöyle bir mesaj yazdı.
sanırım şimdilik 10.000'e yakın hesabı patlattılar ve telegram üzerinden olmasa bile başka yerlerde paylaşacaklardır. işin tuhaf yanı kendilerini robin hood moduna sokmuş olmaları.
şikayet edeceğimi öğrenince murat seyman isimli birisi arayıp bazı şeyler yazdı: kanıt 2
telegram gruplarının profili kanıt 3
kitapyurdu hesaplarının paylaşımının yapıldığı post kanıt 4
hesapların ve şifrelerin görüntüsü kanıt 5
en son baktığımda kitapyurdu paylaşımını kaldırmışlardı ( belki benim hesabımda gözükmüyordur) ancak cezasız kalmamaları için bugün ilk işim siber suçlara şikayet etmek olacaktır. insanların özel bilgilerinin, şifrelerinin bu şekilde paylaşılması doğru bir hareket değil ve artık sabrımız kalmadı bunlara.
şifreler ve epostaları kanıt olarak bilgisayarıma indirdim, dileyen olursa mesaj atsın patlamış mı diye kontrol edeyim. ama bence kitapyurduna üye olan herkes şifresini değiştirsin. kredi kartlarımızın kayıtlı olduğu bir yerin daha iyi korunmasını beklerdim şahsen.
başlık burada yazarın izni ile açılmıştır.
olayın kısa özeti: gece vakti elimde telefonum boş boş takılırken bir posta bildirimi geldi ve kitapyurdu hesabımdan puanlarımın harcanması yoluyla alışveriş yapıldığını (bilenler bilir kitapyurdu'nun puan sistemi var, bu sistemi kullanarak bedava kitap veya eşya satın alabiliyorsunuz) fark ettim. daha sonra alışverişi yapan kişi kendi adresini ve telefon numarasını kargo adresi olarak girdiğini fark edip hemen iletişime geçtim.
18 yaşında bir çocuktu, kısaca hesabıma bir telegram grubunda rastladığını söyledi. ben de hemen grubu bulup adminiyle iletişime geçtim ve bu yaptığının yanlış olduğunu ve paylaşımın durdurulmasını talep ettim fakat kabul etmeyip şöyle bir mesaj yazdı.
sanırım şimdilik 10.000'e yakın hesabı patlattılar ve telegram üzerinden olmasa bile başka yerlerde paylaşacaklardır. işin tuhaf yanı kendilerini robin hood moduna sokmuş olmaları.
şikayet edeceğimi öğrenince murat seyman isimli birisi arayıp bazı şeyler yazdı: kanıt 2
telegram gruplarının profili kanıt 3
kitapyurdu hesaplarının paylaşımının yapıldığı post kanıt 4
hesapların ve şifrelerin görüntüsü kanıt 5
en son baktığımda kitapyurdu paylaşımını kaldırmışlardı ( belki benim hesabımda gözükmüyordur) ancak cezasız kalmamaları için bugün ilk işim siber suçlara şikayet etmek olacaktır. insanların özel bilgilerinin, şifrelerinin bu şekilde paylaşılması doğru bir hareket değil ve artık sabrımız kalmadı bunlara.
şifreler ve epostaları kanıt olarak bilgisayarıma indirdim, dileyen olursa mesaj atsın patlamış mı diye kontrol edeyim. ama bence kitapyurduna üye olan herkes şifresini değiştirsin. kredi kartlarımızın kayıtlı olduğu bir yerin daha iyi korunmasını beklerdim şahsen.
başlık burada yazarın izni ile açılmıştır.
devamını gör...
wi-fi direct'ten kız tavlamak
ulan psg hikaye yeteneği olmayan troll mü olur dediğim tanım. git wattpad'den bir şeyler oku ona da razıyız.
normalini becerdiniz de wi-fi direct'i kusur kaldı dediğim tavlama.
normalini becerdiniz de wi-fi direct'i kusur kaldı dediğim tavlama.
devamını gör...
sözlük yazarlarının başına gelen garip olaylar
başıma birçok tuhaf şey geldi ama bu tek şey aklımda beliriyor.
lisede , bir sabah erken saatlerde okula gidip gelirken her zamanki rotam olan kaldırımda yürüyordum. neredeyse kış olduğu için sabah 7 civarında hala oldukça karanlıktı ve bu yol çok iyi seyahat edilmedi. etrafımda araba ya da başka insanlar yoktu.
bu yüzden normal bir şekilde yürüyorum, parlak siyah paltolu küçük bir kızın ters yönde bana doğru yürüdüğünü gördüğümde sıra dışı bir şey yoktu. üşüdüğümüz için ikimiz de güzelce sarılmıştık, bu yüzden ilk başta yüzünü göremedim. boyuna göre, ilkokul çağında, muhtemelen 4. veya 5. sınıfta olduğunu anladım. lisemin karşısında bir ilkokul olduğu için bu bana şaşırtıcı gelmedi ... ama bu kız okullardan tam tersi yöne gidiyordu.
belki de bir şeyi unutmuş ve onu almak için eve gitmesi gerektiğini düşündüm, ama bu garip aşinalık duygusunu bir türlü atamadım. yürürken kaldırıma bakarak başı aşağı yürüdü. zor bir ev hayatı nedeniyle daha gençken böyle yürürdüm, ancak 7-8 sınıfa geldiğimde bunu yapmayı bıraktım.
birbirimize yaklaştığımızda, paltoyu tanıdım: onun yaşındayken sahip olduğum aynı parlak siyah paltoyu giyiyordu. aynı lacivert kadife pantolon. aynı spor ayakkabılar.
geçerken bana baktı ve kanım dondu ve bütün saçlar boynumda dikilmeye başladı. yüzüme bakıyordum. sağ yanağımda çok farklı bir şekilde düzenlenmiş üç ben var ve onlara sahipti.
onu "hissedemedim". biri odada yanınızda olduğunda veya yanınızda yürürken, fiziksel varlıklarını nasıl hissedebileceğinizi biliyor musunuz? ona sahip değildi.
gerçek görünüyordu. kendini gerçek hissetmedi . onun ayak seslerini bile duyamadım, sadece benimki. bana çok üzgün bir bakış attı ama hiçbir şey söylemedi ve durmadı ya da yavaşlamadı. sadece bana baktı ve sonra kaldırıma geri döndü. birbirimizi geçtik.
başka ne yapacağımı bilmeden adım atmaya devam ettim, çünkü bu noktada tamamen korkutulmuş, şaşkın ve şoktan uyuşmuştum. sonunda geri dönmeye cesaret ettiğimde, gitmişti. kayboldu. yolun her iki tarafında da tarlalar vardı, bu yüzden eğer iki yönden de dönmüş olsaydı, yine de açıkça görülebilirdi. gerçek olsaydı, bu.
okula giden yolun geri kalanını ben koştum. öğretmenim, üç uzun blok koşmama rağmen gerçekten solgun olduğumu söyledi. hemşireyi görmemi istedi ama sınıftan ayrılmak istemedim. bu gerçekten öğretmenimi biraz korkuttu çünkü sınıftan çıkıp, elimden gelirse hastalanarak eve sıçrayacak bir çocuktum.
bu güne kadar hala merak ediyorum. ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. bunun zihnin hilesi olduğunu ancak anlayabiliyorum. reçete almadım. ben içmedim asla uyuşturucu almadım. kahve bile içmedim.
daha önce hiç böyle halüsinasyon görmedim.
lisede , bir sabah erken saatlerde okula gidip gelirken her zamanki rotam olan kaldırımda yürüyordum. neredeyse kış olduğu için sabah 7 civarında hala oldukça karanlıktı ve bu yol çok iyi seyahat edilmedi. etrafımda araba ya da başka insanlar yoktu.
bu yüzden normal bir şekilde yürüyorum, parlak siyah paltolu küçük bir kızın ters yönde bana doğru yürüdüğünü gördüğümde sıra dışı bir şey yoktu. üşüdüğümüz için ikimiz de güzelce sarılmıştık, bu yüzden ilk başta yüzünü göremedim. boyuna göre, ilkokul çağında, muhtemelen 4. veya 5. sınıfta olduğunu anladım. lisemin karşısında bir ilkokul olduğu için bu bana şaşırtıcı gelmedi ... ama bu kız okullardan tam tersi yöne gidiyordu.
belki de bir şeyi unutmuş ve onu almak için eve gitmesi gerektiğini düşündüm, ama bu garip aşinalık duygusunu bir türlü atamadım. yürürken kaldırıma bakarak başı aşağı yürüdü. zor bir ev hayatı nedeniyle daha gençken böyle yürürdüm, ancak 7-8 sınıfa geldiğimde bunu yapmayı bıraktım.
birbirimize yaklaştığımızda, paltoyu tanıdım: onun yaşındayken sahip olduğum aynı parlak siyah paltoyu giyiyordu. aynı lacivert kadife pantolon. aynı spor ayakkabılar.
geçerken bana baktı ve kanım dondu ve bütün saçlar boynumda dikilmeye başladı. yüzüme bakıyordum. sağ yanağımda çok farklı bir şekilde düzenlenmiş üç ben var ve onlara sahipti.
onu "hissedemedim". biri odada yanınızda olduğunda veya yanınızda yürürken, fiziksel varlıklarını nasıl hissedebileceğinizi biliyor musunuz? ona sahip değildi.
gerçek görünüyordu. kendini gerçek hissetmedi . onun ayak seslerini bile duyamadım, sadece benimki. bana çok üzgün bir bakış attı ama hiçbir şey söylemedi ve durmadı ya da yavaşlamadı. sadece bana baktı ve sonra kaldırıma geri döndü. birbirimizi geçtik.
başka ne yapacağımı bilmeden adım atmaya devam ettim, çünkü bu noktada tamamen korkutulmuş, şaşkın ve şoktan uyuşmuştum. sonunda geri dönmeye cesaret ettiğimde, gitmişti. kayboldu. yolun her iki tarafında da tarlalar vardı, bu yüzden eğer iki yönden de dönmüş olsaydı, yine de açıkça görülebilirdi. gerçek olsaydı, bu.
okula giden yolun geri kalanını ben koştum. öğretmenim, üç uzun blok koşmama rağmen gerçekten solgun olduğumu söyledi. hemşireyi görmemi istedi ama sınıftan ayrılmak istemedim. bu gerçekten öğretmenimi biraz korkuttu çünkü sınıftan çıkıp, elimden gelirse hastalanarak eve sıçrayacak bir çocuktum.
bu güne kadar hala merak ediyorum. ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. bunun zihnin hilesi olduğunu ancak anlayabiliyorum. reçete almadım. ben içmedim asla uyuşturucu almadım. kahve bile içmedim.
daha önce hiç böyle halüsinasyon görmedim.
devamını gör...
narsisistik kişilik bozukluğu
narsist insanlar karşılarındaki insanı dinlemeyi sevmezler. daima ilgi odağı olmak isterler. kurallara uymaktan hoşlanmazlar. daima kendilerini üstün görürler ve eleştiri kaldıramazlar bu tip insanlar.
devamını gör...
