insanı mutlu eden bedava şeyler
yağmur ve sonrasındaki mis gibi toprak kokusu..
devamını gör...
ya annen ya ben diyen eş
karakter ve kişilik sorunları olan eştir. erkek ya da kadın fark etmeksizin bu tercihi sunan insan yeterli olgunluğa erişememiş, akıl mentalitesi yerinde olmayan insandır. zira ne kadar sevmiyor olsanız bile eşinizin ailesine, sırf eşiniz için saygı duymak zorundasınız. şartlar gereği, belki de yaşadığınız kötü hadiselerden ötürü görüşmek bile istemeyebilirsiniz fakat eşinizin görüşmesini engelleme hakkına sahip değilsiniz!
devamını gör...
hiçbir siyasi görüşe sahip olmamak
bir insanın doğumundan ölümüne kadar her alanda siyaset önem taşır.
ne kadar vergi ödeyeceğiniz, nasıl eğitim alacağınız, haklarınızın korunması, sosyal yardım, sağlık, emeklilik gibi herkesin hayatını etkileyen konulardır siyaset.
evet herkesin fikri bir partiyle tamamen uyuşmak zorunda değil, ancak ülkenin refahı adına en doğru olanı seçmenin hayati önem taşıdığını düşünüyorum. çünkü siyaset halkın sosyoekonomik, yapısını etkileyen en büyük etkendir. siyaset bir partiye yıllarca sorgulamadan oy vermek değildir. ülkemizde gündem çok hızlı değişiyor yetişmek zor ama yine de apolitik olmak doğru gelmiyor.
şanışer - susamam
ben bi' beyaz türk'üm
yasalarım anglosakson ama kafam ortadoğulu
apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim
kafamı tatile, gezmeye, borca yordum
adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
kendi ülkemin polisinden korkar oldum
üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil
senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi!
ne kadar vergi ödeyeceğiniz, nasıl eğitim alacağınız, haklarınızın korunması, sosyal yardım, sağlık, emeklilik gibi herkesin hayatını etkileyen konulardır siyaset.
evet herkesin fikri bir partiyle tamamen uyuşmak zorunda değil, ancak ülkenin refahı adına en doğru olanı seçmenin hayati önem taşıdığını düşünüyorum. çünkü siyaset halkın sosyoekonomik, yapısını etkileyen en büyük etkendir. siyaset bir partiye yıllarca sorgulamadan oy vermek değildir. ülkemizde gündem çok hızlı değişiyor yetişmek zor ama yine de apolitik olmak doğru gelmiyor.
şanışer - susamam
ben bi' beyaz türk'üm
yasalarım anglosakson ama kafam ortadoğulu
apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim
kafamı tatile, gezmeye, borca yordum
adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
kendi ülkemin polisinden korkar oldum
üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil
senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi!
devamını gör...
ferdinand
cesur olmak neyi gerektirir?
cesur olmak neydi?
cesur olmak korkusuzca öne atılmayı gerektirirken büyük fedakarlıklar yapmayı da gerektirir.
cesur olmak dövüşmek değildi.
cesur olmak birine zarar vermek değildi, yıkıp parçalamak da değildi.
çünkü cesur olmak; daha önce yapılmasından korkulduğu veya yapılmayan ama yapılması gereken bir şeyi zor da olsa üstesinden gelerek pes etmeyip yapmaktı.
öyle değil mi ferdinand
...
t:ferdinand 2017 amerikan yapımı bir animasyon filmidir.
filmi izlemeyip bilgi sahibi olmak isteyenler için kısa özet;
boğa ferdinand bir çiftlikte yetişmekteydi .dövüş benzeri şeyler kendisine pek güzel gelmeyen türdendi.
küçükken çiftlikten kaçar ve kendisi gibi küçük bir dost edinir . küçük dostuyla beraber tarlada yaşar büyür ve gelişir.
esasında vahşi ve saldırgan olmayan ferdinand ,dışardan pek de görüldüğü gibi biri değildi. aksine yumuşak ruhlu ,duygusal ve çok sevimli biriydi. ferdinandın yaptığı yanlış bir hareketten dolayı onu küçük dostundan uzaklaştırılarak eski çiftliğine gönderilir. orada onu boğa güreşleri için geliştirmeleri gerekiyordu fakat ferdinand bunu yapmak istemiyor ve tarlada çiçek koklamak istiyordu.
ferdinand bu duruma uygunluk sağlamayınca arkadaşları ile beraber kaçar. arkadaşları çiftliğe tekrardan gönderilmesin diye-geri dönen er yada geç ölecektir- kendini feda eder ve yapmak istemediği bir şey -arenaya çıkar-dövüş başlar ancak ferdinand dövüşmez sevimliliği ve masumiyetiyle seyircilerin kalplerine dokunur. seyircilerin desteğiyle beraber ferdinand kurtulur.
-cesur olun yoksa esaretliğe mahkum olursunuz-
cesur olmak neydi?
cesur olmak korkusuzca öne atılmayı gerektirirken büyük fedakarlıklar yapmayı da gerektirir.
cesur olmak dövüşmek değildi.
cesur olmak birine zarar vermek değildi, yıkıp parçalamak da değildi.
çünkü cesur olmak; daha önce yapılmasından korkulduğu veya yapılmayan ama yapılması gereken bir şeyi zor da olsa üstesinden gelerek pes etmeyip yapmaktı.
öyle değil mi ferdinand
...
t:ferdinand 2017 amerikan yapımı bir animasyon filmidir.
filmi izlemeyip bilgi sahibi olmak isteyenler için kısa özet;
boğa ferdinand bir çiftlikte yetişmekteydi .dövüş benzeri şeyler kendisine pek güzel gelmeyen türdendi.
küçükken çiftlikten kaçar ve kendisi gibi küçük bir dost edinir . küçük dostuyla beraber tarlada yaşar büyür ve gelişir.
esasında vahşi ve saldırgan olmayan ferdinand ,dışardan pek de görüldüğü gibi biri değildi. aksine yumuşak ruhlu ,duygusal ve çok sevimli biriydi. ferdinandın yaptığı yanlış bir hareketten dolayı onu küçük dostundan uzaklaştırılarak eski çiftliğine gönderilir. orada onu boğa güreşleri için geliştirmeleri gerekiyordu fakat ferdinand bunu yapmak istemiyor ve tarlada çiçek koklamak istiyordu.
ferdinand bu duruma uygunluk sağlamayınca arkadaşları ile beraber kaçar. arkadaşları çiftliğe tekrardan gönderilmesin diye-geri dönen er yada geç ölecektir- kendini feda eder ve yapmak istemediği bir şey -arenaya çıkar-dövüş başlar ancak ferdinand dövüşmez sevimliliği ve masumiyetiyle seyircilerin kalplerine dokunur. seyircilerin desteğiyle beraber ferdinand kurtulur.
-cesur olun yoksa esaretliğe mahkum olursunuz-
devamını gör...
karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu
her işin her zaman göründüğü gibi olmaması anlamına gelen deyim.
bu deyimin çıkış noktasına baktığımızda birden fazla hikaye çıkıyor karşımıza. tahmin edebileceğiniz üzere bu hikayelerin başrolünde karamanoğlu beyliği yer alır.
birinci hikaye, karamanoğlu beyliği'nin osmanlı ve timur imparatorlukları ve de birçok şaire verdiği sözleri tutmamasından ileri geldiğini öne sürer. *
hatta içlerinden bir tanesi şöyledir:
karamanoğlu mehmet bey, yıldırım bayezid ile barış anlaşması yapmak için yanına gider ve içine bir güvercin saklar. barış anlaşması yapılır ve bunun üzerine mehmet bey, "bu can bu tende durdukça ordularımız sizinle savaşmayacaktır" diyerek yemin eder. çadırdan çıktıktan sonra ise güvercini salar ve yeminini bozar.
ikinci hikaye; karamanoğlu beyliği'ne karaman kalesini kuşatan osmanlı ordusu tarafından zor anlar yaşatılmasından ötürü, karaman'da ne kadar koyun varsa başlarına fener takılması olayını anlatır.
bu hikayeye göre; gece vakti çokca feneri gören osmanlı ordusu, koyunları asker sanıp telaşlanır ve çekilir.
durum daha sonra öğrenildiğinde ise bu söz ortaya çıkmıştır.
üçüncü hikaye bana biraz eksantrik geldi. *
bu sefer beyliğimiz moğollarla svaş halinde. moğollar yakıp yıkıyor bildiğiniz üzere, kaçış yok. bu nedenle kara kara düşünen karaman beylerinin aklına bir fikir gelir. karamanoğlu askerleri koyun postu giyerek koyun sürüsüne karışacak ve daha sonra içip sarhoş olacak olan moğol askerlerine saldıracaklardı. hikayeye göre saldırı gerçekleşir, moğollar çok sayıda kayıp verir. kurtulabilen moğol askerleri ise böyle bir söz çıkarırlar.
bu deyimin çıkış noktasına baktığımızda birden fazla hikaye çıkıyor karşımıza. tahmin edebileceğiniz üzere bu hikayelerin başrolünde karamanoğlu beyliği yer alır.
birinci hikaye, karamanoğlu beyliği'nin osmanlı ve timur imparatorlukları ve de birçok şaire verdiği sözleri tutmamasından ileri geldiğini öne sürer. *
hatta içlerinden bir tanesi şöyledir:
karamanoğlu mehmet bey, yıldırım bayezid ile barış anlaşması yapmak için yanına gider ve içine bir güvercin saklar. barış anlaşması yapılır ve bunun üzerine mehmet bey, "bu can bu tende durdukça ordularımız sizinle savaşmayacaktır" diyerek yemin eder. çadırdan çıktıktan sonra ise güvercini salar ve yeminini bozar.
ikinci hikaye; karamanoğlu beyliği'ne karaman kalesini kuşatan osmanlı ordusu tarafından zor anlar yaşatılmasından ötürü, karaman'da ne kadar koyun varsa başlarına fener takılması olayını anlatır.
bu hikayeye göre; gece vakti çokca feneri gören osmanlı ordusu, koyunları asker sanıp telaşlanır ve çekilir.
durum daha sonra öğrenildiğinde ise bu söz ortaya çıkmıştır.
üçüncü hikaye bana biraz eksantrik geldi. *
bu sefer beyliğimiz moğollarla svaş halinde. moğollar yakıp yıkıyor bildiğiniz üzere, kaçış yok. bu nedenle kara kara düşünen karaman beylerinin aklına bir fikir gelir. karamanoğlu askerleri koyun postu giyerek koyun sürüsüne karışacak ve daha sonra içip sarhoş olacak olan moğol askerlerine saldıracaklardı. hikayeye göre saldırı gerçekleşir, moğollar çok sayıda kayıp verir. kurtulabilen moğol askerleri ise böyle bir söz çıkarırlar.
devamını gör...
bold pilot
halis karataş ile rekorlar kırmış bir at.
at yarışı severler için manevi değeri büyüktür.
at yarışı severler için manevi değeri büyüktür.
devamını gör...
kendi kültür düzeyinin çok altında biriyle evlenmek
öğrenmeye ve gelişmeye açık biriyse olabilecek şeydir. kimse annesinin karnından öyle doğmuyor; okuyarak, izleyerek kısacası çabalayarak kültürleniyor.
devamını gör...
17 şubat 2021 uludağ'da intihar eden doktor
bursa da görev yapan 35 yaşındaki doktorun mobbing sebebiyle hayatına son verdiği olay. çok üzücü, çok vahim bir olay. özellikle asistan doktorlar arasında sık yaşanan mobbinge artık bir şekilde son verilmelidir. insan yaşamını devam ettirmek üzerine uğraş veren bir meslekte (üzülerek)yine aynı meslek grubundaki kişiler tarafından bu derece psikolojik baskı kabul edilemez.
devamını gör...
saatleri ayarlama enstitüsü
okuduğumdan beridir aklıma takılmış bir şey var bu kitapla alakalı. yazar 2 dönemi anlatır aslında kahramanının özelinde. cumhuriyet öncesi ve cumhuriyet sonrası.
kitabı okurken, arapça bilmiyorsanız sözlüksüz okuyamıyorsunuz kitabı. şahsen 4 büyük sayfa kelime yazmıştım anlayamadığım. o anlarda içimden "kitap bitene kadar 20 sayfa kelime yazacağım herhalde" demiştim. okurken farketmemiştim ama o sayfalardan sonra bir daha kelime not almadım, çünkü her şeyi anlamaya başlamıştım. yazarın cumhuriyetin ilanından sonraki kısmı anlatmaya başladığını anladım kitap bittikten sonra. sanki tanpınar satırlardan "cumhuriyetin değerini bilin!" diye bağırıyordu.
kitabı okurken, arapça bilmiyorsanız sözlüksüz okuyamıyorsunuz kitabı. şahsen 4 büyük sayfa kelime yazmıştım anlayamadığım. o anlarda içimden "kitap bitene kadar 20 sayfa kelime yazacağım herhalde" demiştim. okurken farketmemiştim ama o sayfalardan sonra bir daha kelime not almadım, çünkü her şeyi anlamaya başlamıştım. yazarın cumhuriyetin ilanından sonraki kısmı anlatmaya başladığını anladım kitap bittikten sonra. sanki tanpınar satırlardan "cumhuriyetin değerini bilin!" diye bağırıyordu.
devamını gör...
yazarların ilk izlediği yabancı dizi
how ı met your mother.
devamını gör...
murat soner
eleştirdiği çoğu diziyi izlemesem de sırf gülmek için izlediğim youtuber. küfür etmeden küfür etkisi yaratan sözler kullanan nadir insanlardan.
devamını gör...
13-18 şubat 2021 istanbul kar yağışı ihtimali
gerçekleşmiş olan ihtimal. her yer bembeyaz olmuş. çocuklar gibi şenim sözlük.
devamını gör...
aşk evliliği vs mantık evliliği
aşık olduğu kişiyle evlenmek birinin yapabileceği en mantıklı şey değil mi zaten
devamını gör...
kişisel gelişim kitapları zırvalığı
gerçek bilime, psikiyatri, psikoloji, fizik, matematik vs. önem verilmediği zamanlarda bunların yerine çıkan "sahte bilim" zırvalıklarıdır.
modern insanı inandırmak uğruna, kuantum fiziğini dahi kullanırlar.
modern insanı inandırmak uğruna, kuantum fiziğini dahi kullanırlar.
devamını gör...
barış bıçakçı
minik mavi gezegenimizdeki en güzel yazarlardan biridir. işbu çiçeği burnunda sözlüğe bir başlık açacaksam eğer, ilk olarak onun adına açmak boynumun borcudur. zira şu hayatta yalnızca birkaç insanı kendisinden daha çok severim. hayatla baş etmeme yardım eden yazarlardan biri oldu. bu hayatın hem yumuşak yanlarını hem gülünç yanlarını, hem çok güzel hem de bir o kadar saçma olan şeyleri, mutlak surette her şeye bulaşan hüzünleri ve daha bir sürü küçük şeyi anlatır durur kitaplarında. arkadaşım olmasını çok isterdim. fakat aynı zamanda kendisiyle tanışmayı asla istemeyeceğim bir kaç insandan biri. kendisine bir güzellik yapmak isteyen bir barış bıçakçı kitabı okusun derim. mesela veciz sözler'i. mesela sinek ısırıklarının müellifi'ni. mesela bizim büyük çaresizliğimiz'i.
devamını gör...
veda sarılması
vedalardan zerre kadar haz etmeyen ve sırf veda olmasın diye her yeri bir gün önceden sessizce terk eden ben için; sapasağlam binaya yanlışlıkla değen yıkım topu gibidir.
bu top başka bir bina için hazırlanmıştır fakat milimlik bir hata yapılır. binanın en güzel köşesine, tahminen bir insanın kalbine denk geliyor o yer, değer ve orayı yıkar. binayı yapan yapım ekibi çok üzgündür, bunlar da sanırım hücreler falan oluyor. ayrıca bakım ekibi de ağlamaktadır. *
çok dramatize etmeyeyim, neyse * ; biraz hüzünlüdür efendim. tabii hüznü yaşayan için. yaşamayan ne bilse veda sarılması olmaz onun adı, bu da böyle biline.
bu top başka bir bina için hazırlanmıştır fakat milimlik bir hata yapılır. binanın en güzel köşesine, tahminen bir insanın kalbine denk geliyor o yer, değer ve orayı yıkar. binayı yapan yapım ekibi çok üzgündür, bunlar da sanırım hücreler falan oluyor. ayrıca bakım ekibi de ağlamaktadır. *
çok dramatize etmeyeyim, neyse * ; biraz hüzünlüdür efendim. tabii hüznü yaşayan için. yaşamayan ne bilse veda sarılması olmaz onun adı, bu da böyle biline.
devamını gör...
hiç bir zararını görmediğim tv'den daha çok vakit geçirdiğim, keyifli sosyal medya.
devamını gör...
zerdüştlük
islam olmasaydı tapınılacak tek inanıştır. nezdimde tabii ki. bir dinin absürdlüğü olmaz mı? yok işte. yine de bir kaç noktada takılıyorum. misal din yapısı insan tarafından oluşturulmuş. bir de benim öldükten sonra yakılma isteğimi karşılamıyor. gerçi islam da karşılamıyor buradan bakınca. yine de bedenimin yok olma ihtimali bir hayvanın karnına girmektense kül olma ihtimali daha ağır basıyor hep.
devamını gör...

