pal benko
benko gambiti* veya daha bilindik ismi ile volga gambiti'nin isim babası macar satranç ustası. réti açılışı'nı tercih ettiği maçlarda yerilse bile - bu maçların yarısı beraberlik ile sonuçlanmıştır ama burası biraz karışık sonra döneceğim- benim notasyon kağıtlarını tüm açlığım ile hatmettiğim sayılı isimlerden yine. bir çok büyükusta'nın arasında varlığı genelde kendini pek hissettirmez ama onun oyunsonu analizlerini incelemek bile muhtemelen pek çok büyükusta'yı diz çöktürür nitelikte olduğunu anlamak için yeterli. satranç yalnızca taktik alanı değildir, her an zekice taktikler ile rakibi zorlamak pek olası değil tabii eğer capablanca değilse oynayan kişi. bazen kuralına göre oynamak gerekir ki bu öyle pek kolay bir iş değildir çünkü oyunsonu bilgisine sahip olmak onu uygulayabilecek nitelikte yapmaz oyuncuyu yani philidor pozisyonu'nu -philidor açılışı ile karıştırılmasın- bilmek ayrı bunu uygulayabilmek ayrıdır. pal benko sayılı oyunsonu ustalarından biri çünkü oyunsonu bilgisini ustaca oyun içinde uygulayabiliyor bu da onu bir deha değil bilgi adamı yapar. işte tam da bu yüzden berabere bitmiş olan maçlarının gerçekten de berabere bitmesi gerektiğini biliriz çünkü eğer bir çıkış olsaydı benko rahatlıkla bu açığı yakalar ve maçı kazanırdı. 70'lerde walter browne ile yaptığı ve yenilgiyle sonuçlanan maçı satranç dersi niteliğinde ve yine eğer maçları karıştırmıyorsam 62nd us open'da gross ile yaptığı maç -bence- benko'nun oyunsonu ustası olduğunun kanıtı gibidir. lucena pozisyonu veya köprüsü'nü bir kenara bırakırsak en çok tercih ettiği açılışlara da değinmek gerekir ki genelde sicilian, english ve grunfeld tercih etmiştir.
devamını gör...
asgari ücret
2016 da özel bir hastanede "hemşire" olarak asgari ücrete işe başladım. başlamak zorundaydım çünkü okul bitti atama bekleyemezdim. sadece 9 ay ara vererek 3 buçuk yıl boyunca asgari ücrete çalışmaya devam ettim. haftalık 60 saat. maaşımı soran kendini bilmezlere ne diyeceğimi bilemiyordum. kendim için değil, mesleğimin buna layık görülmesi yüzünden. tükendim. eni sonu atandım, yine hakkettigim değil ama en azından aileme söylerken utanmadigim bir maaşım var. bu özel ve devlet arasındaki uçuruma biri dur demeli. bu sömürüye birileri el atmalı. asgari ücrete mecbur bırakılmak, hatta bunu da aldığın için minnettarlik göstermen gerektiğinin empoze edilmeye çalışılması büyük hakaret. emeklerimizin, emeklerimizin karşılığı bu değil. buna mecbur kaldığınız için siz değil bunu size layık gorenler utansın.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
benim bir arkadaşım vapurda sanırım hani eskiden bir şeyler satan işportacılar vardı, onun söylediklerini ezberlemiş zamanında, o geldi aklıma. her bu taklidi yaptığında çok gülerdim. bir de sesini, konuşmasını da taklit ederdi...*
"vatandaş! çakı çakmak, ayna tarak, ustura bıçak, çek sündür don lastiği bi milyoon..."
"vatandaş! çakı çakmak, ayna tarak, ustura bıçak, çek sündür don lastiği bi milyoon..."
devamını gör...
diyanet'in 100 milyon liraya saray yaptırması
ülkeyi komple saraya çevirelim de onlar da rahatlasın biz de.
devamını gör...
ders çalışırken gelen meyve tabağı
devamını gör...
her durumda sözlüğü suçlamak
sözlük formatını bilmeyen yazarın yaptığıdır. kutsal "bilgi" kaynağı denilen yerden göçen yazarlardan biri olarak, yeni yazarlara söylemeliyim ki bu duruma alışın ve benimseyin. hiç kimse "hatasız" değildir ki gördüğüm kadarıyla moderatörlerimiz direkt yazarı uçurmak yerine daha insancıl yollara başvuruyor.
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
devamını gör...
veteriner hekim
halk dilinde baytar. metropollerde genelde pet hayvanları ile ilgilenenleri çok olur. taşraya doğru indiğinizde sığır koyun falan bakar çiftliklerle anlaşırlar genelde.
devamını gör...
sakinleşmek için yapılan şeyler
eskiden bişey kırmadan hatta parçalamadan sakinleşmem mümkün değildi, çünkü çok üzülüyordum aslında sinirde değildi, nasıl olur, nasıl olabilir, orayı kabullenemiyordum, ben olsam yapmayacağım şeyler, ben olsam aklımdan geçirsem utanacağım laflar..
ama şimdi çok uzun süredir o raddeye gelmiyorum, hiçbirşey beni çıldırtmıyor, genelde duyduğum şeyin nedenini, söyleyenin temeldeki amacını, daha hızlı gördüğüm ve doğru soruyu sorduğum için, onun sakinliğide var tabi, tahrik edenin beklentiside patlıyor, ben kötüyüm diyemediği için, hakaret etmeye çamur atmaya başlıyor, onuda farkedip esas konuyu hatırlatınca, kuyruğunu kıstırıp kaçıyor zaten, o kadar çok çirkef insanla uğraşmak zorunda kaldımki, sanırım bu konuda uzman olmuşum.
ama şimdi çok uzun süredir o raddeye gelmiyorum, hiçbirşey beni çıldırtmıyor, genelde duyduğum şeyin nedenini, söyleyenin temeldeki amacını, daha hızlı gördüğüm ve doğru soruyu sorduğum için, onun sakinliğide var tabi, tahrik edenin beklentiside patlıyor, ben kötüyüm diyemediği için, hakaret etmeye çamur atmaya başlıyor, onuda farkedip esas konuyu hatırlatınca, kuyruğunu kıstırıp kaçıyor zaten, o kadar çok çirkef insanla uğraşmak zorunda kaldımki, sanırım bu konuda uzman olmuşum.
devamını gör...
bağımsız sinema
yönetmenin yapımcı baskısına maruz kalmadan, kendi yarattığı bütçeyle çektiği filmleri kapsayan sinemadır.
bağımsız sinema, soğanlı lahmacun yiyen sonradan görme yapımcıların maddi kaygılar güderek; bu rolde şu oynasın, bu sahne şöyle olsun, bu müzik yerine şu olsun, bu sahne fazla politik... gibi isteklerinin önüne geçer. anlatısını ortaya çıkarmak için büyük stüdyolara da gerek duymaz. sinemanın amatör ruhla yapılanıdır, özüdür.
ünlü yönetmenlerin ilk çektikleri filmler, genelde bağımsız bir şekilde çekilmiştir.
nuri bilge ceylan; kasaba, mayıs sıkıntısı.
quentin tarantino; reservoir dogs.
bağımsız sinema, soğanlı lahmacun yiyen sonradan görme yapımcıların maddi kaygılar güderek; bu rolde şu oynasın, bu sahne şöyle olsun, bu müzik yerine şu olsun, bu sahne fazla politik... gibi isteklerinin önüne geçer. anlatısını ortaya çıkarmak için büyük stüdyolara da gerek duymaz. sinemanın amatör ruhla yapılanıdır, özüdür.
ünlü yönetmenlerin ilk çektikleri filmler, genelde bağımsız bir şekilde çekilmiştir.
nuri bilge ceylan; kasaba, mayıs sıkıntısı.
quentin tarantino; reservoir dogs.
devamını gör...
günün keko sözleri
50 kuruş ver la tirrek.
devamını gör...
2 ocak 2021 abd savunma bütçesinin yasalaştırılması
abd başkanı trump'ın daha önce veto ettiği 2021 savunma bütçesi, temsilciler meclisi'nin ardından senato'da da kabul edilerek yasalaştı. tasarıda, türkiye’nin s-400’leri teslim almasının caatsa kapsamında rusya ile önemli bir işlem olarak kabul edildiği ve ndaa’nın yasalaşmasından sonra 30 gün içinde türkiye’de s-400 alımına müdahil olanlara caatsa yaptırımlarının uygulanması talep edildi. ancak türkiye'ye zaten söz konusu yaptırımlar uygulandığı için yeniden yaptırım uygulanması beklenmiyor.
link
link
devamını gör...
bu kıza kadar
ali atay, serkan keskin ve osman sonant üçlüsü tarafından * leyla ile mecnun (dizi)'un 17.bölümünün sonunda bu şarkıdan uyarlanan şarkı.
--- alıntı ---
mahallede takılırdım 9'a kadar,
her şeyi götürürdüm, sakıza kadar.
kafamdan başka yüküm yok, yoktu.
o kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.
sırtımda hırkamla yaza kadar,
annemle giderdim pazara kadar.
ferdi'den başka gücüm yok, yoktu
o kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.
o gemi gelmedi limana kadar,
iş arar dururdum sızana kadar (sebep sebep sebep)
ağzımdan çıkanla kulağımın duyduğu yok, yoktu
bu kıza kadar, bu kıza kadar.
kapı kapıyı açardı yetene kadar,
görüntü hep vardı tüpü bitine kadar.
ben böyle bir adam mıydım, mıydım?
kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.
derdimiz vardı, bize kadar.
şimdi oldular, dize kadar.
kıza kadar, dize kadar, bize kadar.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
mahallede takılırdım 9'a kadar,
her şeyi götürürdüm, sakıza kadar.
kafamdan başka yüküm yok, yoktu.
o kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.
sırtımda hırkamla yaza kadar,
annemle giderdim pazara kadar.
ferdi'den başka gücüm yok, yoktu
o kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.
o gemi gelmedi limana kadar,
iş arar dururdum sızana kadar (sebep sebep sebep)
ağzımdan çıkanla kulağımın duyduğu yok, yoktu
bu kıza kadar, bu kıza kadar.
kapı kapıyı açardı yetene kadar,
görüntü hep vardı tüpü bitine kadar.
ben böyle bir adam mıydım, mıydım?
kıza kadar, bu kıza kadar, bu kıza kadar.
derdimiz vardı, bize kadar.
şimdi oldular, dize kadar.
kıza kadar, dize kadar, bize kadar.
--- alıntı ---
devamını gör...
kısa şiirler
"bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz
biçim veremediğimiz şeylerin
biçimini alıyoruz."
şükrü erbaş, 1982
biçim veremediğimiz şeylerin
biçimini alıyoruz."
şükrü erbaş, 1982
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
sözlüğün açık ara en çok güldüren yazarı. başlık ve karikatür bağlantısını çok iyi kuruyor.
mesela hiç uğramayacağınız bir başlıkta, eğer takipçisiyseniz, sizi kahkahalara boğabiliyor.
kendisi aynı zamanda bir edebiyatsever. benim gibi normalde şiir okumayan biriyseniz sayesinde şiir de okumuş oluyorsunuz.
mizahınız ve neşeniz eksik olmasın efendim.
mesela hiç uğramayacağınız bir başlıkta, eğer takipçisiyseniz, sizi kahkahalara boğabiliyor.
kendisi aynı zamanda bir edebiyatsever. benim gibi normalde şiir okumayan biriyseniz sayesinde şiir de okumuş oluyorsunuz.
mizahınız ve neşeniz eksik olmasın efendim.
devamını gör...





