konu neydi radyo yayını
-büyükten küçüğe sıralanıyor hani
+ustam 13-14 getir diyorlar, anahtar işte
-anahtar mı? ya büyükten küçüğe sıralı oluyo, demir, sıralı böyle l biçiminde
+haaa alyen
-elyın mı diyolar ona
+(gülüşmeler)
harika gidiyor yayın:)
+ustam 13-14 getir diyorlar, anahtar işte
-anahtar mı? ya büyükten küçüğe sıralı oluyo, demir, sıralı böyle l biçiminde
+haaa alyen
-elyın mı diyolar ona
+(gülüşmeler)
harika gidiyor yayın:)
devamını gör...
flörtün sevgililiğe dönmeme sebepleri
bir taraf istemiyordur aslında. istese zaten dönmüştü bile.
devamını gör...
zamana bırakmak
hani bütün kitapların yazdığı, bütün dillerin söylediği gibi; hayat uzun bir yol insan bir yolcu. bu yolculuk esnasında zaman öylesine hızlı akar ki, birçok defa birçok yükün altında kalır, ezilir ve kırılırız. hele kalp kırıklarımız, o çocukken düştüğümüz diz kırıklarımızdan daha kötü olur.
işte bu gibi zor ve önemli problemleri çözmeye çalışmak, çözülemediği durumlarda bazı şeyleri "zamana bırakmak" en doğru karar olur.
zira bunu böyle yapmayıp kendi kendimize ısrarcı bir tavır sergilememiz, dahası bunu bir tartışma konusu haline getirmemiz mevcut problemi çözmeyeceği ve daha da zorlaştırdığı gibi, yeni sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir.
belki bu yol gösterici yaklaşımın esas alınıp uygulanması bizi gereksiz stres, gerilim ve bunalımlardan kurtarıp huzura kavuşturur. sabrı öğrenerek zaman ile olgunluğa erişmemizi sağlar. bu şekilde geçip giden zaman, bizim için daha çok değerli olabilir.
---
belki de nazım hikmet'in dizelerindeki gibidir.
"önemli olan zamana bırakmak değil, zamanla bırakmamaktır..."
işte bu gibi zor ve önemli problemleri çözmeye çalışmak, çözülemediği durumlarda bazı şeyleri "zamana bırakmak" en doğru karar olur.
zira bunu böyle yapmayıp kendi kendimize ısrarcı bir tavır sergilememiz, dahası bunu bir tartışma konusu haline getirmemiz mevcut problemi çözmeyeceği ve daha da zorlaştırdığı gibi, yeni sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir.
belki bu yol gösterici yaklaşımın esas alınıp uygulanması bizi gereksiz stres, gerilim ve bunalımlardan kurtarıp huzura kavuşturur. sabrı öğrenerek zaman ile olgunluğa erişmemizi sağlar. bu şekilde geçip giden zaman, bizim için daha çok değerli olabilir.
---
belki de nazım hikmet'in dizelerindeki gibidir.
"önemli olan zamana bırakmak değil, zamanla bırakmamaktır..."
devamını gör...
yeğenim yerine yiyenim yazan dayı
o da bir şey mi? babamın arkadaşıyla fotoğraf çekinmiştik. facebook'a atarken "yiid yehnim" yazmıştı.
t: yeğenlerini seven dayıdır. ayrı bir samimiyet içerir.
t: yeğenlerini seven dayıdır. ayrı bir samimiyet içerir.
devamını gör...
kızarmış ekmek tereyağı bal üçlüsü
bal'ı vişne reçeli yapalım mı lütfen.
devamını gör...
dün giden yazarların ertesi gün tıpış tıpış dönmesi
100 takipçiye ulaşınca ben de öyle yapmayı planlıyorum.
devamını gör...
beğeni almayıp sürekli yazan yazar
kendine güveni tam, yazdığından emin, pes etmeyen, kendinden vazgeçmeyen, yazma tutkusunu bütün benliğiyle benimsemiş yazarlardır.
devamını gör...
izmir'e gavur konya'ya yobaz demek
önyargılı başlık.
bir haftadır buradayım,
ne izmire gavur , ne de konyaya yobaz diyen bir entry veya başlık görmedim.
eğer varsa , başlık sahibi tarafından eklenmesi uygun olur .
aksi halde eşeğin aklına karpuz kabuğu sokma durumu olur bu durum ...
ayrıca her konuda olduğu gibi , şehirler konusunda yorum ve tespitler yapmak da oldukça doğal bir durum olup , meseleye siyasi gözle yaklaşılıyor demek , fikri neyse zikri odur mevzusu durumudur...
konyanın mutaassıp muhafazakar yapısıyla, izmirin modern çizgisine atıfta bulunmak, siyaset yapmak değil, gerçekleri ortaya koymaktır...
edit : başlık sahibi bana özelden mesaj yoluyla ' bir bitmediniz ' diyor .
belli ki yazıda da belirttiğim gibi önyargıyla buraya gelmiş, birilerine saldırmak için yer arıyor.
ben düşüncemi yazar geçerim.
kimin ne düşündüğü umrumda değil.
yaptığım tespit yanlış ise , doğrusunu ortaya koyar beni ikna edersin , ben senden özür de dilerim.
ama başka bir icraat yok ve salt kuru saldırıysa amaç, ben de sana,
' biz değil, siz biteceksiniz ' der geçerim...
bir haftadır buradayım,
ne izmire gavur , ne de konyaya yobaz diyen bir entry veya başlık görmedim.
eğer varsa , başlık sahibi tarafından eklenmesi uygun olur .
aksi halde eşeğin aklına karpuz kabuğu sokma durumu olur bu durum ...
ayrıca her konuda olduğu gibi , şehirler konusunda yorum ve tespitler yapmak da oldukça doğal bir durum olup , meseleye siyasi gözle yaklaşılıyor demek , fikri neyse zikri odur mevzusu durumudur...
konyanın mutaassıp muhafazakar yapısıyla, izmirin modern çizgisine atıfta bulunmak, siyaset yapmak değil, gerçekleri ortaya koymaktır...
edit : başlık sahibi bana özelden mesaj yoluyla ' bir bitmediniz ' diyor .
belli ki yazıda da belirttiğim gibi önyargıyla buraya gelmiş, birilerine saldırmak için yer arıyor.
ben düşüncemi yazar geçerim.
kimin ne düşündüğü umrumda değil.
yaptığım tespit yanlış ise , doğrusunu ortaya koyar beni ikna edersin , ben senden özür de dilerim.
ama başka bir icraat yok ve salt kuru saldırıysa amaç, ben de sana,
' biz değil, siz biteceksiniz ' der geçerim...
devamını gör...
yetti artık denilen şeyler
(bkz: covid-19)
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
selam verilen kedinin size cevap vermesi...
sokakta beslediğiniz köpeğin sizi gördüğünde kuyruğunu sallayarak yanınıza yanaşıp, sırt üstü devrilip şaklabanlıklar yapması.
market kuyruğunda sizden sonra sırada bekleyen çocukların abur cuburlarını ödediğinizde, ablaa sağol abla diye mutlulukları...
mutlu hissetmenizle doğru orantılı şekilde sayısı artan şeyler kısacası...
sokakta beslediğiniz köpeğin sizi gördüğünde kuyruğunu sallayarak yanınıza yanaşıp, sırt üstü devrilip şaklabanlıklar yapması.
market kuyruğunda sizden sonra sırada bekleyen çocukların abur cuburlarını ödediğinizde, ablaa sağol abla diye mutlulukları...
mutlu hissetmenizle doğru orantılı şekilde sayısı artan şeyler kısacası...
devamını gör...
hayvanların dini inançları
daha açık bir şekilde dersek; hayvanların dinî inançları olduğunu gösteren eylemler. mesela deneylerde, bazı hayvanların, gizledikleri yiyeceklerini almaya çalıştıkları sırada düşmanları tarafından izlendiklerini fark ettiklerinde yiyeceği tekrar gizledikleri gösterilmiştir. bu da, hayvanların inançları sebebiyle yaptıkları bir eylem olarak yorumlanmıştır. keder, hayvanlar arasında yaygındır, ama cenaze töreni yapan az hayvan vardır. bu hayvanlardan biri de afrika filleridir. bu filler ölü canlılarla karşılaştıkları zaman, onları toprak, yaprak benzeri şeylerle gömerler. üstelik bunu sadece kendileri gibi fil olan canlılar için yapmazlar. gergedanlar, inekler ve diğer canlılar, ve hatta insanlar için de aynı şeyi yaparlar. yine şempanzelerde de bu gibi eylemlere, ritüellere rastlanılır. şempanzeler arasından bir grup öldüğünde, şempanzeler, ritüel haline gelmiş bazı davranışlarda bulunurlar. ilk önce toplu halde susarlar ya da aralarından biri susar ve hatta bazen saatlerce böyle kalırlar. ardından bazıları ses çıkarmaya başlar, sonra cesedi tımarlarlar, sonra cesede bakmaya başlarlar, ağıt gibi iniltiler çıkarırlar ya da üzgün biri gibi çığlık atarlar. hatta düzenli olarak ölüleri ziyaret ettikleri bile söylenir. yunuslar da kısa süre önce ölen üyeleriyle birkaç gün kalırlar ve dalgıçların yaklaşmasını engellerler! yunusların neden böyle bir şey yaptıkları bilinmiyor, bilim adamları bunu gözlemleyebiliyorlar, ama sebebini bilmiyorlar. dişi bir katil balina (orka olarak da bilinirler) yeni doğan ve ardından hemen ölen bebeğinin cesedini 17 gün boyunca taşımıştır! bunu hissettiği keder yüzünden mi yaptığı, yoksa sebebinin bir içgüdü mü olduğu hâlâ tartışma konusu.
ölüler için cenaze töreni yapma, mezarlarına çiçek bırakma gibi ritüeller, neandertallerde de görülmüştür. hatta bazı afrika fillerinin cenaze törenleri ile neandertallerin cenaze törenleri arasında benzerlikler de görülmüştür!
ayrıca 2010'larda batı afrika şempanzelerinin ağaçlara taş attıkları ve bu taşları ağaçların göze çarpan yerlerinde biriktirdikleri keşfedildi. bu davranış sadece batı afrika'da gözlendi. taşları üst üste yığma davranışı insanlarda da görülmüştür. günümüzde bu bir "ritüel" olarak adlandırılsa bile henüz sebebi bilinmiyor. ve bu yaptıklarının sebebi, kökeni hâlâ araştırılıyor.
ölüler için cenaze töreni yapma, mezarlarına çiçek bırakma gibi ritüeller, neandertallerde de görülmüştür. hatta bazı afrika fillerinin cenaze törenleri ile neandertallerin cenaze törenleri arasında benzerlikler de görülmüştür!
ayrıca 2010'larda batı afrika şempanzelerinin ağaçlara taş attıkları ve bu taşları ağaçların göze çarpan yerlerinde biriktirdikleri keşfedildi. bu davranış sadece batı afrika'da gözlendi. taşları üst üste yığma davranışı insanlarda da görülmüştür. günümüzde bu bir "ritüel" olarak adlandırılsa bile henüz sebebi bilinmiyor. ve bu yaptıklarının sebebi, kökeni hâlâ araştırılıyor.
devamını gör...
çaylaklara oy verirken gelen his
çaylak iken bana gelen beğenilerden fazlaca hoşnut oluyordum(gerçi hala öyle, içimde bir çaylak olabilir).
kamu spotu:
empati.mutlu ol,mutlu et.
kamu spotu:
empati.mutlu ol,mutlu et.
devamını gör...
yasaklanması gereken şeyler
maske takmak. yeter artık valla gına geldi.
avrupa'da, abd'de ve bir çok ülkede kimse açık havada maske takmıyor.
bu nasıl bir iştir ki bizde böyle bir uygulama var.
avrupa'da, abd'de ve bir çok ülkede kimse açık havada maske takmıyor.
bu nasıl bir iştir ki bizde böyle bir uygulama var.
devamını gör...
depresyon
her rengin siyah, herkesin kötü, her çekilen nefesin karbondioksit olduğu durum.
devamını gör...
ajda pekkan şarkılarından bir iki satır
ben sizin bilmediğiniz veya az duymuş olduğunuz bir şarkısının bir iki satırını bırakayım.
aman petrol, canım petrol
şimdi sana sana aşığım petrol.
tarihi eser bir kişiden ancak bu şarkı sözleri gelir, inşallah doğru hatırladım.
aman petrol, canım petrol
şimdi sana sana aşığım petrol.
tarihi eser bir kişiden ancak bu şarkı sözleri gelir, inşallah doğru hatırladım.
devamını gör...
68 65 78 61 64 65 63 69 6d 61 6c
birazdan bakire kız da kurban eder bunlar. sözlük değil gizli tarikat mübarek.
devamını gör...
hayat
her insan "hayatın anlamı nedir" diye ömrünün belirli zamanlarında düşünmüştür.
peki gerçekten hayatın anlamı nedir?
hayatın anlamı herkes için farklıdır.
ne ararsan o'sun.
hayat her zaman kendini yaratmak olabilir mi?
hayat, silgi kullanmadan resim çizme sanatı olabilir mi?
duygulananlar için bir trajedi, düşünenler için bir komedi midir?
bize verilen emanetleri, onlara ihanet etmeden gerçek sahibine teslim edene kadar geçirdiğimiz süre olabilir mi?
her birimizin cevabı farklıdır, yaşanmışlıklara göre tarif ederiz hayatı.
suya sabuna dokunmadan bir ot misali nefes alıp vermek de olabilir.
alın teri ve bileğinin hakkıyla nefsinin istediği her şeye ulaşabilmek de olabilir.
şikayet ettiğimiz hayat belki de başkasının hayalidir.
poker gibidir hayat. dün, dünyalar senindir, bugün hiçbir şey.
bisiklet sürmek gibidir belki. dengede durmak için sürekli hareket etmek gereklidir.
neyin peşinde koşar, neyi hedefler ve ne için çaba gösterirseniz hayatınız odur.
“yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana“ ataol behramoğlu.
peki gerçekten hayatın anlamı nedir?
hayatın anlamı herkes için farklıdır.
ne ararsan o'sun.
hayat her zaman kendini yaratmak olabilir mi?
hayat, silgi kullanmadan resim çizme sanatı olabilir mi?
duygulananlar için bir trajedi, düşünenler için bir komedi midir?
bize verilen emanetleri, onlara ihanet etmeden gerçek sahibine teslim edene kadar geçirdiğimiz süre olabilir mi?
her birimizin cevabı farklıdır, yaşanmışlıklara göre tarif ederiz hayatı.
suya sabuna dokunmadan bir ot misali nefes alıp vermek de olabilir.
alın teri ve bileğinin hakkıyla nefsinin istediği her şeye ulaşabilmek de olabilir.
şikayet ettiğimiz hayat belki de başkasının hayalidir.
poker gibidir hayat. dün, dünyalar senindir, bugün hiçbir şey.
bisiklet sürmek gibidir belki. dengede durmak için sürekli hareket etmek gereklidir.
neyin peşinde koşar, neyi hedefler ve ne için çaba gösterirseniz hayatınız odur.
“yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana“ ataol behramoğlu.
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
yaşamayı çok seviyorum.hatta ölürsem eğer tekrar tekrar dirilip her şeyin yok olacağı o sonsuz karanlığa kadar yaşamak isterdim.
devamını gör...

