romans
romans, özellikle ortaçağ şövalyelik sistemini anlatışıyla karakterize olmuş bir edebiyat türüdür. 12. yüzyıl fransa'sında ortaya çıkmıştır. benzer tarzda yazılmış öncülü eserler de bazen aynı isimle anılsa da (antik yunan romansı vb.) ayrı bir tür olarak romans, eleanor of aquitaine'in aristokratik çevresinde ortaya çıkmıştır.
devamını gör...
almanya’dan çok ileri olmamız
çok fazla diplomalı amele var diye övünüyor adam.
merkel birde üf falan demiş, üff dedi herhalde bunlar bu kafayla giderse böyle ben daha çooooook yol alırım diye düşünmüştür kadın.
yapacağınız siyasetinde, yöneteceğiniz ülkeninde......*
merkel birde üf falan demiş, üff dedi herhalde bunlar bu kafayla giderse böyle ben daha çooooook yol alırım diye düşünmüştür kadın.
yapacağınız siyasetinde, yöneteceğiniz ülkeninde......*
devamını gör...
ebeveynlerin kabullenemedikleri gerçekler
sizden olmam siz olmamı gerektirmiyor
devamını gör...
aksini düşündüğü bir şeyi yazan yazara mesaj atan yazar
kendi fikrini dikte etmeye çalışmıyorsa iyi yapan yazardır. belki bu şekilde doğrusunu öğrenecektir ya da yeni bir bakış açısı kazanacaktır.
devamını gör...
maket bıçağı
çok dikkatli kullanılması gereken bir bıçak türü. jileti keskin olur. ben bir ara tırnağıma kaçırdım, canım felaket yanmıştı.
tırnak değişimi tam 1 ay sürdü. tabi o arada her elimi cebime attığımda takıldı ve beni irrite etti..
maket bıçağını düzgün kullanalım, kullanmayanları uyaralım.
tırnak değişimi tam 1 ay sürdü. tabi o arada her elimi cebime attığımda takıldı ve beni irrite etti..
maket bıçağını düzgün kullanalım, kullanmayanları uyaralım.
devamını gör...
hayatında hiç kimseyle tartışmayan insan
yorulmuş ve insan doğasının tekdüzeliğinin farkına varmış insandır. konuşmak, hareket etmek faydasız ve anlamsızdır artık. inandığı, hissettiği, düşündüğü artık sadece kendisine yaraşır.
devamını gör...
uy scuti
keşfedilmiş yıldızlar içerisinde çap olarak en büyük yıldız sanılsa da öyle olmayan, ancak yine de ilk 5'te yer aldığını söyleyebileceğimiz yıldız. kırmızı bir üstdev yıldızdır ve aynı zamanda değişen yıldızlar sınıfındandır.
uy scuti ve benzeri yıldızlar, pulsasyon dediğimiz bir hareket yapar. bu hareket nedeniyle çapları sürekli olarak değişir. ayrıca çok büyük yıldızlar, kütlelerinin büyük bir kısmını sürekli olarak uzaya bırakırlar, yani kütle kaybederler. bunu tüm yıldızlar yapsa da, büyük ve genç yıldızlarda bu kayıp çok daha fazladır. bu da yıldızın dış sınırını belirsiz hale getirir ve etrafında bir gaz bulutu oluşturur. bu nedenle bu tip yıldızların dış sınırını ve çapını kesin bir şekilde ölçmek pek mümkün değildir. uy scuti de bunlardan biridir.
uy scuti ve benzeri yıldızlar, pulsasyon dediğimiz bir hareket yapar. bu hareket nedeniyle çapları sürekli olarak değişir. ayrıca çok büyük yıldızlar, kütlelerinin büyük bir kısmını sürekli olarak uzaya bırakırlar, yani kütle kaybederler. bunu tüm yıldızlar yapsa da, büyük ve genç yıldızlarda bu kayıp çok daha fazladır. bu da yıldızın dış sınırını belirsiz hale getirir ve etrafında bir gaz bulutu oluşturur. bu nedenle bu tip yıldızların dış sınırını ve çapını kesin bir şekilde ölçmek pek mümkün değildir. uy scuti de bunlardan biridir.
devamını gör...
50 yaşında adamın 6 yaşında kız ile nişanlanması
lan tamam kızalım da kime kızalım? nereye kızalım?
bu nasıl başlık, nasıl ilk tanım?
tanım: gerçeklik potansiyeli bulunan ve hatta gerçekleşmiş olmuş olabiliritesi de olan, ama yine de hayali olan bir ürün başlığı. itimat etmeyiniz.
(bkz: başlıkların özensiz açılması)'nda bahsettiğim gibi. lanet olsun yine haklıyım.
bu nasıl başlık, nasıl ilk tanım?
tanım: gerçeklik potansiyeli bulunan ve hatta gerçekleşmiş olmuş olabiliritesi de olan, ama yine de hayali olan bir ürün başlığı. itimat etmeyiniz.
(bkz: başlıkların özensiz açılması)'nda bahsettiğim gibi. lanet olsun yine haklıyım.
devamını gör...
annelerin garip huyları
tartışma benim için bitse de onun için 1 hafta devam eder.
devamını gör...
birlikteliklerde eğitim denkliği
eskiden çok problem olmayan ama artık yan daireye bile açılan üniversiteler yüzünden herkesin kendisini üniversite mezunu saydığı bir ülkede normal gelen eylem.
peki bayrampaşa'da bulunan nişantaşı üniversitesi’nde okuyan bir insanla odtü'de okuyan insanı aynı kefeye koymak mümkün mü bilmiyorum.
(bkz: dağdaki çobanla benim oyum bir mi?)
peki bayrampaşa'da bulunan nişantaşı üniversitesi’nde okuyan bir insanla odtü'de okuyan insanı aynı kefeye koymak mümkün mü bilmiyorum.
(bkz: dağdaki çobanla benim oyum bir mi?)
devamını gör...
28 şubat 2021 normal sözlük’ün çökmesi
fırsat bilerek discord üzerinden yoldaşa yürümemi sağlayan hede.
(bkz: deprem sonrası iyi misin yazan eski sevgili)
(bkz: deprem sonrası iyi misin yazan eski sevgili)
devamını gör...
30 yaşında aile kurmamış insan
ya hayır yaa. biz hala bu konuları konuşuyor olamayız!!!
devamını gör...
dilimize pelesenk olmuş ayrımcı sözler
arap saçına döndü. (şarkı ama günlük hayatta da kullanılıyor)
anladıysam arap olayım.
kız gibi..
adam akıllı *
anladıysam arap olayım.
kız gibi..
adam akıllı *
devamını gör...
anne ya da baba olmamaya karar vermek
dünyanın ve gidişatına ve kişisel istikbalinin pek de parlak görünmeyişine bakarak, kaldıramayacağı bir sorumluluk altına girmek istemeyen mantıklı kişi tercihi. biraz hüzünlüdür. insan çocukken ve ergenliğinde ileride mutlaka anne baba olacağını düşünür zira. bu ona ihlal edilemeyecek bir yasaymış gibi görünür. bu kişiler genelde yeğenlerine düşkün olur.
devamını gör...
lucifer nickli tecavüz fantezisi olan yazar
cinsellikle alakalı her başlığa aykırı ve yanlış tanım atan, kimsenin dikkatini çekmeyi becerememiş, pornolardan öğrendiği fantazileri hayal ederek masturbasyon yapmayı seks zanneden , gereksiz bir kişilik.
devamını gör...
babaya mektup
üzerimizde bir gölge ile büyürüz biz erkekler. yaş aldıkça yaşlanmamak kadınlara özgü bir kapristir elbette ama yaş alsak da yaşlanamamak sadece erkeklerin harcıdır. ne kadar büyürsek büyüyelim bir demokles kılıcı sallanır tepemizde. ne zaman tepemize ineceğini bilemeden, şeytan azapta yaşarız. yaptıklarımız, hep bizden önce, bize çok benzeyen bir adamın hayatının sağlamasıdır çoğu zaman, ya da o adamın yaşadığı hayatın eksiklerini gidermek için piyasaya sürülmüş deneme sürümü gibiyiz sanki. biz büyümeye başlamadan önce babamızın sadece ayaklarını görebilecek kadar aşağılarda kalırız, büyüdükçe belki dizlerine kadar ulaşabiliriz, her halükarda onu ulaşmak için yukarı bakmak zorundayızdır ama biz onun karşısında başımız öne eğeriz. bu yüzdendir ki bir baba ile oğulun göz teması kurması enikonu imkansızdır. siz hep onun önceden yaşamış olduklarını yaşadığınız için, sürekli uyarılırsınız. “biz de zamanında neler yapmadık”lı cümleler kakılır başımıza. “biz sizin yaşınızdayken”li öğüt ve mesaj içerikli cümleler çarpar, sakarlığa meyyal zihnimize.
bir türlü derdini anlatamazsın. çünkü ona karşı sarf edebileceğin cümleler yoktur. savunmaya geçemezsin, kendini anlatamazsın, farklı bir adam olduğunu veya olmaya çalıştığını ifade edemezsin. o dediğim dedik adam, ne kadar büyürsen büyü, hep büyüyünce anlayacağımız cümlelerle savunurlar kendilerin, eğer savunma ihtiyacı duyarlarsa. duymazlarsa eğer sadece üstten bakan bir gülümseme belirir dudaklarının kenarında, bizim bir ucundan tutunup uçurumdan düşmemek için dua ettiğimiz bir gülümseme.
sonra kendi kişiliğin oluşmaya başladığında onun gibi bacak bacak üstüne attığını görürsün, sigarayı onun gibi içersin, onun gibi yürürsün, onun gibi tutarsın çay bardağını ve bu yaptıklarını farkında olmadan yaparsın. fark ettiğinde içinden sarkan buzullar yerle bir olup bulundukları yerden düşüp ve düştüğü yer yine senin içindir.
dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarı olan franz kafka, bu dertten en çok mustarip olan yazarlardan biridir. elbette başka isimler de vardır, dumas’yı sayabiliriz mesela. ama hiçbiri kafka kadar bu etkinin altında ezilmemiştir. kafka babasının karşısında o kadar küçülmüştür ki hayatı boyunca, kendinin onu karşısında “hamamböceği” olarak gördüğü bile olmuştur. kendi fiziksel yetersizlikleri karşısında, babasının olymposvari fiziği daha da fazla ezilmesine neden olmuştur. kafka babasına karşı içinde büyük bir korku beslemektedir. hatta bu korku o dereceye varmıştır ki, yazı yazarken bile ondan korkmayı sürdürmüştür:
“şimdi sana yazıyla yanıt vermeye kalkıyorsam, bu yanıtta da yine pek çok boşluk kalacak, çünkü söz konusu nedeni kaleme alırken, senden duyduğum korku ve bunun yol açacağı sonuçlar sana karşı özgür davranmaktan beni alıkoyacak, konunun büyüklüğü belleğimle zeka gücümü enikonu aşacaktır. “
kafka için babası önünde duran büyük bir duvarlar dizisidir. en önde duran duvarı aşsan da arkasında daha büyük bir duvar belirir ve bu döngüsel bir intihara dönüşene kadar sürer. baba imajından asla kurtulamaz kafka, her an aklındadır, her an önündedir, her an onun için bir engeldir.
“bazen dünya haritasının önüme serilmiş olduğunu ve senin boylu boyunca üzerine uzandığını hayal ediyorum.”
kafka, babasına yazdığı bu büyük ve uzun mektupta bile yeterince açık olmayı başaramamıştır, hep aralık bir kapının ardından seslenir gibi ulaşmaya çalışmıştır babasına. yazı sürecinde babasının etkisinin büyük olduğunu düşünürsek belki bu babaya teşekkür borçluyuzdur.
bir türlü derdini anlatamazsın. çünkü ona karşı sarf edebileceğin cümleler yoktur. savunmaya geçemezsin, kendini anlatamazsın, farklı bir adam olduğunu veya olmaya çalıştığını ifade edemezsin. o dediğim dedik adam, ne kadar büyürsen büyü, hep büyüyünce anlayacağımız cümlelerle savunurlar kendilerin, eğer savunma ihtiyacı duyarlarsa. duymazlarsa eğer sadece üstten bakan bir gülümseme belirir dudaklarının kenarında, bizim bir ucundan tutunup uçurumdan düşmemek için dua ettiğimiz bir gülümseme.
sonra kendi kişiliğin oluşmaya başladığında onun gibi bacak bacak üstüne attığını görürsün, sigarayı onun gibi içersin, onun gibi yürürsün, onun gibi tutarsın çay bardağını ve bu yaptıklarını farkında olmadan yaparsın. fark ettiğinde içinden sarkan buzullar yerle bir olup bulundukları yerden düşüp ve düştüğü yer yine senin içindir.
dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarı olan franz kafka, bu dertten en çok mustarip olan yazarlardan biridir. elbette başka isimler de vardır, dumas’yı sayabiliriz mesela. ama hiçbiri kafka kadar bu etkinin altında ezilmemiştir. kafka babasının karşısında o kadar küçülmüştür ki hayatı boyunca, kendinin onu karşısında “hamamböceği” olarak gördüğü bile olmuştur. kendi fiziksel yetersizlikleri karşısında, babasının olymposvari fiziği daha da fazla ezilmesine neden olmuştur. kafka babasına karşı içinde büyük bir korku beslemektedir. hatta bu korku o dereceye varmıştır ki, yazı yazarken bile ondan korkmayı sürdürmüştür:
“şimdi sana yazıyla yanıt vermeye kalkıyorsam, bu yanıtta da yine pek çok boşluk kalacak, çünkü söz konusu nedeni kaleme alırken, senden duyduğum korku ve bunun yol açacağı sonuçlar sana karşı özgür davranmaktan beni alıkoyacak, konunun büyüklüğü belleğimle zeka gücümü enikonu aşacaktır. “
kafka için babası önünde duran büyük bir duvarlar dizisidir. en önde duran duvarı aşsan da arkasında daha büyük bir duvar belirir ve bu döngüsel bir intihara dönüşene kadar sürer. baba imajından asla kurtulamaz kafka, her an aklındadır, her an önündedir, her an onun için bir engeldir.
“bazen dünya haritasının önüme serilmiş olduğunu ve senin boylu boyunca üzerine uzandığını hayal ediyorum.”
kafka, babasına yazdığı bu büyük ve uzun mektupta bile yeterince açık olmayı başaramamıştır, hep aralık bir kapının ardından seslenir gibi ulaşmaya çalışmıştır babasına. yazı sürecinde babasının etkisinin büyük olduğunu düşünürsek belki bu babaya teşekkür borçluyuzdur.
devamını gör...
bana hitap etmiyor
annem her cuma camiye git dediğinde ona karşı kurduğum cümle.
devamını gör...
guguklu saat
eskiden kullanılan ve dijital saatler yayılmadan önce saat başlarını yuvasından çıkan bir guguğun ötmesiyle hatırlatan duvar saati türü.
devamını gör...
normal sözlük'e bir daha gelinse alınacak nickler
içselleştiremediklerimizdenmişsinizcesine
devamını gör...
insanı yoran şeyler
egolu insanlar.
devamını gör...