hristiyanismail
mezuniyetinden dolayı tebrik etmek istediğim yazar.
bu vesile ile nickaltına ufak da bir not iliştirmek istemekteyim.
sol frame'e başlık göndermek için tanım spamlayıp silmek kural dışıdır. bu sürekli olarak tekrarlanırsa bir yaptırımı olur.
başlık öne çıkarma hevesini anlasam da, sözlükte tek başımıza yazmadığımızı unutmamak gerek.
konuları bireyselleştirmek yerine sözlük kurallarına uyarsa kimsecikler ona bir şeycik yapmaz.
aynı şeyleri üst üste yapmaya devam ederse, keyifle okuduğum tanımlarından mahrum kalmaya devam edebiliriz.
uzun lafın kısası, bu moderatör bana taktı kuşkusunu arkasında bırakmak gerek. çünkü pratikte pek bir karşılığı yok.
moderasyonda bireysel karar alınmaz, oy birliği ile karar alınır ve uygulanır.
bu vesile ile nickaltına ufak da bir not iliştirmek istemekteyim.
sol frame'e başlık göndermek için tanım spamlayıp silmek kural dışıdır. bu sürekli olarak tekrarlanırsa bir yaptırımı olur.
başlık öne çıkarma hevesini anlasam da, sözlükte tek başımıza yazmadığımızı unutmamak gerek.
konuları bireyselleştirmek yerine sözlük kurallarına uyarsa kimsecikler ona bir şeycik yapmaz.
aynı şeyleri üst üste yapmaya devam ederse, keyifle okuduğum tanımlarından mahrum kalmaya devam edebiliriz.
uzun lafın kısası, bu moderatör bana taktı kuşkusunu arkasında bırakmak gerek. çünkü pratikte pek bir karşılığı yok.
moderasyonda bireysel karar alınmaz, oy birliği ile karar alınır ve uygulanır.
devamını gör...
bir erkeğin en tehlikeli cümlesi
sen kafanda kurmuşsun kızım.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
seziyorum ki kaçacaksın..
yalvaramam koşamam
ama sesini bırak bende
biliyorum ki kopacaksın
tutamam saçlarından
ama kokunu bırak bende
anlıyorum ki ayrılacaksın
cok yıkkınım yıkılamam
ama rengini bırak bende
duyumsuyorum ki yiteceksin
en büyük acım olacak
ama ısını bırak bende
ayrımsıyorum ki unutacaksın
acı kurşun bir okyanus
ama tadını bırak bende
nasıl olsa gideceksin
hakkım yok durdurmaya
ama kendini bırak bende
devamını gör...
müziksiz bir hayat sürmek
ruhsuz hayattır. böyle bir hayatı düşünmek bile bayıyor. müzik olmasa doğanın seslerine, melodilerine sığınırım herhalde.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
bir kaç gündür doğru düzgün bakamıyorum sözlüğe, yenilik yenilik üstüne arkadaş!
ben sevdim, çok hoşlaştım doğrusu. rütbemi de alabilirsem hani buraya daha ponçik şeyler yazabilirim. *
ben sevdim, çok hoşlaştım doğrusu. rütbemi de alabilirsem hani buraya daha ponçik şeyler yazabilirim. *
devamını gör...
yazarların içinde oldukları yaş ile ilgili fikirleri
gençlerin yaşımı duyunca, ölmeye az kaldığını sandıkları yaştayım.
haklılar,
bana da zamanında 30 yaş üstü ölecek gibi gelirdi.
40 yaşımdan beri anladığım, gerçekten insan 30larda ölüyor, 40larda yeniden doğuyor.
mis gibi tecrübelerin yanına, her biri yaşanmışlık dolu kırışıklıklar ekleniyor, saçlara da yıldızlar düşüyor.
görmüş geçirmiş, kimsede aklı kalmayan, kendinden emin bir ruh eşlik ediyor insana.
görüş açılıyor, nefes yettiği kadar gidiliyor.
45 yaşı tavsiye ediyorum, sırası gelen yaşayabilir.
haklılar,
bana da zamanında 30 yaş üstü ölecek gibi gelirdi.
40 yaşımdan beri anladığım, gerçekten insan 30larda ölüyor, 40larda yeniden doğuyor.
mis gibi tecrübelerin yanına, her biri yaşanmışlık dolu kırışıklıklar ekleniyor, saçlara da yıldızlar düşüyor.
görmüş geçirmiş, kimsede aklı kalmayan, kendinden emin bir ruh eşlik ediyor insana.
görüş açılıyor, nefes yettiği kadar gidiliyor.
45 yaşı tavsiye ediyorum, sırası gelen yaşayabilir.
devamını gör...
efendi erkek
her zaman sevilip,sayılıp parmakla gösterildigi için hemcinsleri tarafından sevilmezler.çekememezliğinde bu kadarı doğrusu adam efendi diye zeka seviyesi düşük oldu durduk yere.
devamını gör...
sözlüğe yön veren yazarlar
ben değilim. daha kendi hayatıma yön veremedim.
devamını gör...
saatleri ayarlama enstitüsü
[[alıntı]]
bazen düşünüyorum ne garip mahluklarız. hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz fakat, gün denen bir şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız.
[[/alıntı]]
saatleri ayarlama enstitüsü / ahmet hamdi tanpınar
bazen düşünüyorum ne garip mahluklarız. hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz fakat, gün denen bir şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız.
[[/alıntı]]
saatleri ayarlama enstitüsü / ahmet hamdi tanpınar
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle, sabahın köründe uyku tutmamış, kalkmış dip köşe evi bir güzel temizlemiş, temizliğin kanıtı olarak ise yıkanmış, ıslak, sarı bezi uzunlamasına katlayarak mutfak tezgahında evyenin önüne koymuşsunuz da; beraber yaşadığınız o mel'un, o şeytan, o boynuzu kırılası iblis kişi, yarısı açık çapaklı gözleri ve uykulu bir sesle ''günaydın'' diyerek mutfak kapısından girip, siz ona anlamaz gözlerle bakarken, dolaptan çıkardığı soğuk su şişesi ile beraber içtiği su bardağını tezgahın üstünde bırakmış gibi bir günaydın değil elbet...
soğuk sudan demlenmiş, kallavi bir çayın demliğine atılmış karanfil kokusunun burun deliklerinize hücum ettiği bir sabah, magnum kıtırtısının yanında halt edeceği, fırından yeni çıkmış, üstü nar gibi kızarmış, çıtır çıtır peynirli anne böreği ile karşılanmışsınız gibi bir günaydın...
müthişli bir günaydın...

(görsel temsili olarak google görsellerden araklanmıştır, ben böyle katlamam)
ama öyle, sabahın köründe uyku tutmamış, kalkmış dip köşe evi bir güzel temizlemiş, temizliğin kanıtı olarak ise yıkanmış, ıslak, sarı bezi uzunlamasına katlayarak mutfak tezgahında evyenin önüne koymuşsunuz da; beraber yaşadığınız o mel'un, o şeytan, o boynuzu kırılası iblis kişi, yarısı açık çapaklı gözleri ve uykulu bir sesle ''günaydın'' diyerek mutfak kapısından girip, siz ona anlamaz gözlerle bakarken, dolaptan çıkardığı soğuk su şişesi ile beraber içtiği su bardağını tezgahın üstünde bırakmış gibi bir günaydın değil elbet...
soğuk sudan demlenmiş, kallavi bir çayın demliğine atılmış karanfil kokusunun burun deliklerinize hücum ettiği bir sabah, magnum kıtırtısının yanında halt edeceği, fırından yeni çıkmış, üstü nar gibi kızarmış, çıtır çıtır peynirli anne böreği ile karşılanmışsınız gibi bir günaydın...
müthişli bir günaydın...

(görsel temsili olarak google görsellerden araklanmıştır, ben böyle katlamam)
devamını gör...
pül-i şikeşte meydan muharebesi
17. yüzyılın ilk çeyreğinde osmanlılar ve safeviler arasında yaşanmış, osmanlı ordusunun bozgunu ile sonuçlanmış olan savaştır.
sadrazam damat halil paşa yeni sadrazam olup iran üzerine sefer için görevlendirildiğinde tarih 10 haziran 1617'yi gösteriyordu. halil paşa, van yakınlarında kırım hanı 2.canibey ile birleşerek, 16 mayıs günü diyarbakır üzerinden iran seferini başlattı.
bu sıralarda kırım prenslerinden şahin giray, bir çatışmada safevilere sir düşmüş ve bir müddet şah abbas'ın yanında yaşamıştı. şah osmanlılar'a karşı sulh isteğinde bulunmak için şahin giray'ı serbest bıraktı. şahin giray veda etmek için şah'ın huzuruna çıktığı zaman, şah abbas, osmanlılar bir daha kendisini kumandan olarak iran'a gönderirse sefavilere kılıç çekip çekmeyeceğini sordu. şahin giray hiç tereddüt etmeden, ilk fırsatta safevilerle savaşacağını söyledi. kan dökmekten zerre kadar tereddüt etmeyen iran şahı, bir süre düşündükten sonra şahin giray'ı uğurladı.
halil paşa ile kırım hanı, güney azarbaycan'a girdiler ve hazar denizi kıyılarına, safevilerin kutsal şehri olan erdebil'e kadar sokuldular. erdebil yakınlarında ki pül-i şikeşte, bir diğer adıyla kırıkköprü mevkiinde, osmanlı ve safevi orduları karşı karşıya geldiler. tebriz'i ihtiyaten boşaltan safevi ordusuna, azerbaycan beylerbeyi karaçay han kumanda ediyordu. şah tebriz'e gelmiş fakat osmanlıların yaklaştığını duyuncu geri çekilmişti. iki taraf arasında birkaç defa elçiler gidip geldiyse de , sulh şartları üzerinde bir anlaşmaya varamadılar.
osmanlılar ve kırımlılar azarbaycan üzerinden gelirken yaptıkları yağmalarda epey ganimet almışlardı ve bütün dertleri bu ganimetleri korumaktı. karaçay han 10 eylül 1618 günü, sürpriz bir baskın şeklinde taarruza geçti. 15000 civarı şehit ve 500 kadar esir veren osmanlı ordusu'nun tüm düzeni bozuldu. halil paşa geri çekildi. şehid olanların arasında 3, esir olanların arasında 2 beylebeyide bulunuyordu.
halil paşa biraz uzaklaştıktan sonra ordusuna tekrar bir düzen vermeyi başardı. bu şekilde payitaht'a dönerse, hem safevilerle sulh ümidi'nin kalmayacağını hem de kellesini kaybedeceğini düşündü. safevilerin gururuna müthiş bir darbe indirmek amacıyla, kutsal kabul ettikleri şehir olan erdebil'i tahrip etmeye karar verdi.
ancak erdebil'e çok az bir mesafe kalmışken, şah abbas'ın sulh isteyen elçileri geldi. şah, 800 katar deve yükü erzak göndererek(1 katar 7 hayvan ediyor) osmanlıların'ın azerbaycandan geçerken tahribat yapmalarını da önlemek istemiş ve halil paşaya ağır hediyeler göndermişti. taraflar barış antlaşması imzalamak üzere anlaştı.
sadrazam damat halil paşa yeni sadrazam olup iran üzerine sefer için görevlendirildiğinde tarih 10 haziran 1617'yi gösteriyordu. halil paşa, van yakınlarında kırım hanı 2.canibey ile birleşerek, 16 mayıs günü diyarbakır üzerinden iran seferini başlattı.
bu sıralarda kırım prenslerinden şahin giray, bir çatışmada safevilere sir düşmüş ve bir müddet şah abbas'ın yanında yaşamıştı. şah osmanlılar'a karşı sulh isteğinde bulunmak için şahin giray'ı serbest bıraktı. şahin giray veda etmek için şah'ın huzuruna çıktığı zaman, şah abbas, osmanlılar bir daha kendisini kumandan olarak iran'a gönderirse sefavilere kılıç çekip çekmeyeceğini sordu. şahin giray hiç tereddüt etmeden, ilk fırsatta safevilerle savaşacağını söyledi. kan dökmekten zerre kadar tereddüt etmeyen iran şahı, bir süre düşündükten sonra şahin giray'ı uğurladı.
halil paşa ile kırım hanı, güney azarbaycan'a girdiler ve hazar denizi kıyılarına, safevilerin kutsal şehri olan erdebil'e kadar sokuldular. erdebil yakınlarında ki pül-i şikeşte, bir diğer adıyla kırıkköprü mevkiinde, osmanlı ve safevi orduları karşı karşıya geldiler. tebriz'i ihtiyaten boşaltan safevi ordusuna, azerbaycan beylerbeyi karaçay han kumanda ediyordu. şah tebriz'e gelmiş fakat osmanlıların yaklaştığını duyuncu geri çekilmişti. iki taraf arasında birkaç defa elçiler gidip geldiyse de , sulh şartları üzerinde bir anlaşmaya varamadılar.
osmanlılar ve kırımlılar azarbaycan üzerinden gelirken yaptıkları yağmalarda epey ganimet almışlardı ve bütün dertleri bu ganimetleri korumaktı. karaçay han 10 eylül 1618 günü, sürpriz bir baskın şeklinde taarruza geçti. 15000 civarı şehit ve 500 kadar esir veren osmanlı ordusu'nun tüm düzeni bozuldu. halil paşa geri çekildi. şehid olanların arasında 3, esir olanların arasında 2 beylebeyide bulunuyordu.
halil paşa biraz uzaklaştıktan sonra ordusuna tekrar bir düzen vermeyi başardı. bu şekilde payitaht'a dönerse, hem safevilerle sulh ümidi'nin kalmayacağını hem de kellesini kaybedeceğini düşündü. safevilerin gururuna müthiş bir darbe indirmek amacıyla, kutsal kabul ettikleri şehir olan erdebil'i tahrip etmeye karar verdi.
ancak erdebil'e çok az bir mesafe kalmışken, şah abbas'ın sulh isteyen elçileri geldi. şah, 800 katar deve yükü erzak göndererek(1 katar 7 hayvan ediyor) osmanlıların'ın azerbaycandan geçerken tahribat yapmalarını da önlemek istemiş ve halil paşaya ağır hediyeler göndermişti. taraflar barış antlaşması imzalamak üzere anlaştı.
devamını gör...
reddedilen kızın selamı sabahı kesmesi
nolacaktı hala peşinde mi koşacaktı aslan parçası?
devamını gör...
behzat ç. dizisindeki harun karakteri
ortamın neşesi karakterdir. cinayet soruşturmalarında kendilerine iletilen "siz kimsiniz?" sorularına verdiği yanıtlarla sesli güldürür.
- buyurun
+ biz cemil gümrükçüyü arıyoz burda mı
-evde değil kimsiniz
+kimiz ben söyleyim kim olduğumuzu. biz cemil gümrükçüyü sevenler kulübü kurduk facede .ee ben site yöneticisiyim amirim de site kurucusu dimi abi.
- buyurun
+ biz cemil gümrükçüyü arıyoz burda mı
-evde değil kimsiniz
+kimiz ben söyleyim kim olduğumuzu. biz cemil gümrükçüyü sevenler kulübü kurduk facede .ee ben site yöneticisiyim amirim de site kurucusu dimi abi.
devamını gör...
ezginin günlüğü
yaklaşık 40 yıllık mazileri olan,
kadroları zaman içinde çok değişen ama ezgileri hiç değişmeyen,
her devrin üniversite gençliğinin favori gruplarından biridir* bence.
dinleyici kitlesi çok sadıktır. yaş alırlar ama onlarla genç kalırlar, aşık kalırlar.
kendi adıma benim en sevdiğim solist hüsnü arkan, şarkı ise #560509 tanımımda bahsettiğim gemi olmuştur.
kadroları zaman içinde çok değişen ama ezgileri hiç değişmeyen,
her devrin üniversite gençliğinin favori gruplarından biridir* bence.
dinleyici kitlesi çok sadıktır. yaş alırlar ama onlarla genç kalırlar, aşık kalırlar.
kendi adıma benim en sevdiğim solist hüsnü arkan, şarkı ise #560509 tanımımda bahsettiğim gemi olmuştur.
devamını gör...
saygı duyulan bitkiler
devamını gör...
sulu şakalar
1-şimdi elimize bir su tabancası alıyoruz ve su dolduruyoruz. şaka yapmak istediğimiz kişiye espri yapmak suretiyle yüzüne yüzüne ateş ediyoruz.
2- ağzımıza şu alıyoruz ve espriyi o şekilde yapıyoruz.*
3-kişiyi denize atmak suretiyle yapılır.*

tolgame ukdesi
2- ağzımıza şu alıyoruz ve espriyi o şekilde yapıyoruz.*
3-kişiyi denize atmak suretiyle yapılır.*

tolgame ukdesi
devamını gör...
dibe vurmak isteyenlere tavsiyeler
hiçbir şey yapmanıza gerek yok.
hayat sizi bir şekilde kendi elleriyle dibe çekiyor zaten. siz de çıkmaya çalıştıkça daha dibe batıyorsunuz. yok ben illa hayata bırakmadan kendim dibe vurmak istiyorum diyorsanız eğer, birine değer verin. o sizi diple buluşturmaktan çekinmez.
hayat sizi bir şekilde kendi elleriyle dibe çekiyor zaten. siz de çıkmaya çalıştıkça daha dibe batıyorsunuz. yok ben illa hayata bırakmadan kendim dibe vurmak istiyorum diyorsanız eğer, birine değer verin. o sizi diple buluşturmaktan çekinmez.
devamını gör...
ben çaylak değilim
güzel tespit genius, tebrikler.
devamını gör...


