makat prezentasyon'u yüz prezentasyonu'na çevirmeyi amaçlayan manevraya verilen isimdir.
kural olarak gebeliğin 36.haftayı geçmiş olması ve doğumun başlamamış olması gerekir.
polihidroamnios, multiparite başarı şansını artırmaktadır.
devamını gör...

artık kalkması gereken bir adettir. bu devirde evlilik için yapılan her harcama ortak olmalıdır. aileler gereksiz yere burnunu sokmamalıdır.
devamını gör...

gannicus
buyucu
leylimley
yayladağ lokumu
evernevergreen
armysuzy
aziz varvara alekseyevna
zarathustra godot

hepsi birbirinden güzel yazıyor.
devamını gör...

arapça ''kadr'' ve farsça ''şinas'' sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş osmanlıca bir sıfattır. tam karşılığı değerbilirdir. kadir kıymet bilen, saygı değer, değerli insanlar için kullanılır. bu nitelikteki insanlar için kullanmayı da çok sevdiğim ve onlara yakıştığını düşündüğüm bir kelimedir aynı zamanda.
devamını gör...

önce olumlu tarafından başlamak isterim. kısa ve net. intihar gereksizdir. bu içsel dürtü, bilişsel teknikler ile hızla yenilip yok edilebilir. duygudurumu çalkantılı olan insanların depresif ataklardan korunması uzun vadede intihar dürtülerinin azalması ile sonuçlanır.
depresif insanlar neden bu kadar çok intiharı düşünürler? ve bu düşüncelerden kendimizi nasıl koruyabiliriz ?
kendimizi melankolik ve depresif hissettiğimizde bazen o kadar büyük bir karamsarlığa kapılırız ki hayat sanki bir kabus gibi gelmeye başlar. sanki hiçbir zaman mutlu olmamışız ve olamayacağımız yanılsamasına kapılırız.
birisi bize geçmişte veya depresyon dönemlerimizin dışında, yani normalde mutlu bir insan olduğumuzu söylediğinde onun yanıldığını veya bunu bizi neşelendirmeye, teselli etmeye çalıştığı için söylediğini düşünürüz.
öncelikle depresyon ve intihar eğilimi arasında dolaylı bir ilişki olsa da arasındaki farkı şöyle açıklayabiliriz.
depresyon : kendinizi ne kadar kötü hissetseniz de işlerin eninde sonunda düzeleceğine dair bir inancınız içten içe hala vardır.
intihar eğilimi ise: duygu durumunuzun hiçbir zaman düzelmeyeceği, hep böyle gideceği kanısına dayanan mantıksız bir inançtır.
unutmayın "bazı insanlar için gün doğar ama güneş ışık saçmaz." bu insanlar kendilerini kaçışı imkansız olan bir tuzağa düşmüş gibi hissederler ve sorunlarının çözümü olmadığı sonucuna varırlar.
bölüm 1 : intihar eğilimli düşüncenin seviyesini belirlemek

öncelikle intihar düşüncesi olan insanların sıkça yaptıkları bir hataya dikkat çekmek istiyorum. "anlatmamak"bu insanlar profesyonel olsun veya olmasın, bu düşüncelerini paylaşmazlar. çünkü diğer insanların onları anlayamayacağı, onların "özel" bir durum içinde olduğu, onaylanmama, aşağılanma, dalga geçilme gibi unsurların yaratacağı tetikleyici etkiden korklarlar. 1. ve en önemli tavsiyem böyle düşünceleriniz varsa lütfen ama lütfen eğer mümkünse profesyonel bir yardım alın. eğer bu da mümkün değilse çevrenizde sevdiğiniz insanlar ile bu düşüncelerinizi paylaşın. bunu yapınca ne kadar rahatladığınızı ve ne kadar fark ettiğini siz de göreceksiniz.

diğer insanlara uyarı : bu tür düşünceleri olan ve sizinle paylaşmak isteyen insanlara bunun bir dikkat çekme, ilgi isteme yöntemi olduğunu ve ciddiye alınmaması gerektiğini düşünmek çok çok yanlış ve tehlikelidir. unutmayı belki siz bir insanın hayatını kurtaracak veya onun hayatına mal olacak ( en azından bu yolda bir rol oynayacak) olabilirsiniz.

intihar düşüncesi ileri depresyon evreleri ile gelir. ama bu çarpıtılmış düşüncelerden kaynaklanır. şöyle ki "öksürük bir zatürre belirtisi olabilir lakin bu öksürdüğünüz zaman zatüreye teslim olmanız demek değildir. tıpkı depresyonda olan bir insanın intihar düşücelerine teslim olması demek olmadığı gibi"
tehlikeli sebepler ve yapılması gerekenler : eğer
- şiddetli depresyondaysanız ve kendinizi ümitsiz hissediyorsanız
- geçmişte intihar girişimlerinde bulunduysanız
- intihar için "somut" planlar yaptıysanız
- sizi engelleyen bir caydırıcı yoksa hemen profesyonel destek almalısınız.
popüler bir yanlış mantık " hayatta zevk alınacak çok az şey var. ve bu az şeylere ulaşmak için de bir sürü uğraş veremiz gerekiyor" bu doğru olmayan bir abartmadır. hayatın iyi yönleri ve kötü yönleri vardır ve bunun ortası vardır. intihar eğilimdeki insaların söylediği gbi hayatın tamamen kötü olduğunu söylemek gerçek dışıdır. ayrıca hayatta kötü olan birçok şeyi düzelebilme imkanımız varken, iyi olan şeyler katkıda bulunma imkanımız varken, hayatın bu can alıcı noktasına odaklanıp kendimizi neden üzelim?
şuan teknoloji ve bilimin sayesinde hayatlarımız sadece ama sadece 100 yıl öncesine göre o kadar ileride ve kolay ki. peki insanlığın bu noktaya gelmesinde kaç tane bilim insanın ne şartlarda hayatlarını ortaya koyduklarını hiç düşündünüz mü? bunlardan birçoğu kendi zamanlarında ve toplumlarında sıkışıp kaldıkları için çoğunlukla yalnızdılar. bırakın yalnız olmayı düşüncelinden dolayı canları bile tehlikedeydi. toplum baskısı, başarı yoluda önünün kesilmesi vs. birçok sorunla maalesef tek başına baş etmek zorunda kaldılar. belki de biraz bu insanlara bakıp bir nebze de olsa umut, cesaret ve hayata dair heves de almamız gerekiyor. her şeye her şeye ama her şeye rağmen hayat yaşamaya değer arkadaşlar. tanışılacak onca insan, gezilecek onca yer, görülecek onca mekan, öğrenilecek onsa bilgi, keşfedilmeyi bekleyen o kadar sayısız şey var ki, biz belki de milyarda bir olan bu dünyaya gelme şansımızı içinde bulunduğumuz küçük fanusta sıkışıp kalarak, kendimizi sorunlara ve kötü şeylere odaklayarak çöpe atmakla meşgul oluyoruz...
devamını gör...

bu konu hakkında youtube çöplüğünde görüp görebileceğiniz en kapsamlı ve düşündürücü türk videosu :
devamını gör...

hayal kırıklığı mıdır bilmiyorum ama çok etkilenmiştim.
1. sınıfım, dedemlere bir misafir gelmişti. adam güya beni sınayacak, 0 dan küçük sayı nedir demişti. öğretmenimiz de kafamız karışmasın diye mi bilmiyorum bastıra bastıra 0 dan küçük sayı asla yok derdi. ben de 0 en küçük sayıdır deyince herkesin içinde aptal bu çocuk aptal demişti, bakıp kalmıştım ağlamaklı ağlamaklı.
yıllar geçti o adamın yüzü aklıma her geldiğinde içim nefretle dolar. kötü bi insansınız adil amca.
edit: annemden öğrendiğim bilgi, bu adam bir de öğretmenmiş arkadaşlar, bir sürü özgüvensiz çocuklar yetişmiş desenize..
devamını gör...

sabah 45-50 dakika yürür evinden alır, daha sonra 45-50 dakika daha yürüyüp evine bırakırdım. şimdi bir çocuğu var(mış)
devamını gör...

oldukça zeki bir şekilde sözlükte eksik olan şeyin vurgulanmasıdır.

ne yazık ki kimse kimseye oy vermiyor arkadaşlar.
devamını gör...

--- alıntı ---
ırk karışımı teorisine göre, sapiens neandertal topraklarında yayılınca, iki insan nüfusu tamamen birleşene kadar birbirleriyle karıştılar. eğer gerçek buysa , bugünkü avrasyalılar saf sapiens değil iki ırkın karışımıdır.doğu asyaya ulaşan sapiens de benzer şekilde oradaki yerli eractusla karışmıştır, dolayısıyla çinliler ve koreliler sapiensle ve eractusun karışımıdır.

buna karşılık "yerine geçme teorisi" başka bir kurgu anlatır: uyumsuzluk, tepki ve hatta belki de soykırım. bu teoriye göre sapiens ve diğer insanların farklı anatomileri vardı ve muhtemelen çiftleşme alışkanlıkları hatta vücut kokuları bile farklıydı, dolayısıyla birbirlerine cinsel ilgi duyma ihtimalleri düşüktü. yanı sıra bir neandertal ile sapiens aşık olsalar bile üretken çocuklar yapamazlardı, çünkü iki tür arasında genetik uçurum çok fazlaydı. bu yüzde iki tür birbirlerinden tamamen ayrışmış olarak var oldular ve neandertaller tamamen ölünce veya öldürülünce , genleri de onlarla birlikte yok oldu. bu görüşe göre göre sapiens diğer türlerle hiç
karışmadan onların yerine geçti. eğer bu doğruysa günümüzdeki insanların tamamının soyo 70 bin yıl öncesine güney afrikaya kadar götürülebilir. bu durumda "saf sapienleriz".
--- alıntı ---
hayvanlardan tanrılara, sapiens, yuval noah harari

ama şuanda ikinci teori daha ağır basıyor çünkü 2010' da arkeolojik kazılar sonucunda genom haritası açıklandı. modern ortadoğu ve avrupa insanı dna'sının yüzde 1 ile 4 arasında neandertal dna'sı olduğu ortaya çıktı. denisova'da ki fosilleşmiş parmaktan alınan dna'ya göre sonuçlar modern melanezyalıların ve avustralyalı aborjinlerin yüzde 6'ya varan oranda denisova dna'sı kökenli olduğu ortaya çıktı.
ama yine de bu çok az bir oran yani yüzde yüz gerçeklik vermez, ikinci teoride sapiens ve diğer türler arasında tam bir karışım olduğu söylenemez.
devamını gör...

giderayak nanik yapmış dedirten harekettir.
devamını gör...

sözlük kapanacak falan sandım, ödümüzü ebemizle yarıştırdın yoldaşcım, mutlu musun?

valla buradan sadece maddi* olarak değil, manevi olarak da çok şey kazandım. sözlük yazarlığını iyice öğrendim desem yalan söylemiş olmam herhalde. isminin önemi yok, cismi önemli hepimiz için yanisi.

portakal sözlük dışında bir şey yaparsanız da bir garip kasım günü buraya yapmış olduğum kaydımı alır giderim. *
devamını gör...

kâr etmiyorum zararına satıyorum.
devamını gör...

sol gözü kör kedi isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

iki çeşidi olan efsane cino çikolatasının portakallı olan versiyonudur. bir diğeri ise kayısılı olanıdır.

bence kayısılı olanı daha güzeldir. portakallı pek hoşuma gitmiyor.
devamını gör...

iyi niyet.
devamını gör...

sbs sınavına girenler işe girmek için çocukluğunu vermesine rağmen işsiz. mühendislerin hepsi çalışkan olduğundan mühendis oldular ama iş yok. şaka gibi. fen lisesinden mezun olup, mühendis olup, 2800 liraya çalışmak şaka gibi. sağlık meslek liselerindekilerin hemşireliklerini izliyoruz. güzel tercihmiş. düşük puanlı bölümleri yazmak mantıklıymış. boşuna verdik çocukluğumuzu. gidelim de bari gençliğimiz bizde kalsın.
devamını gör...

ülkede çok lazım olup sayısı(bihassa kalitelisi) eğitim sisteminden az olan mesleğe sahip olmak.

genelde böyle, misal depremlerimiz çok mimarlar ve inşaat bölümündekiler işsiz.

bu durumda beynimizdeki depremlere el atacak psikologlar yerine yürütülen politikadan mütevellit din kültürü öğretmenleriyle afyon basıp duruyoruz acılara.
devamını gör...

yaklaşıyor gelmekte olan.

tik tak tik tak tik tak!
devamını gör...

bir abdurrahim karakoç şiiridir.

benim için şiiri türküsünden çok daha güzeldir. bu yazdığım türkünün kötü olduğu anlamına gelmesin. musa eroğlu’nun şiire anlam katan bestesi ve bu türküyü herkesten iyi yorumlaması elbette takdire şayan ancak şiir bambaşka.

abdurrahim karakoç’un bizzat kendi hissettiği içinin en derin yerlerinden kopan duygularla yazdığı bir şiirdir bu. öyle bir şiir ki üstat, mihribanı bulmak istemez artık. çünkü şiirdeki mihriban belki de daha güzeldir, daha sevilesidir gerçek mihribandan.

için için yanan ve sımsıcak olan, ışık saçan bir alevi bile üşütecek bir duygudur üstadınki. öyledir ki; kar koysan köz olur. öyledir ki; haddi hududu, ucu bucağı yoktur. öyledir ki; çözülmez bir düğümdür.

belki herkes hissetmiştir kişisel tarihinin bir yerinde bu kadar yoğun bir duygu. belki hiç görmediğiniz biri için lambada titreyen alevin üşümesine şahit oldunuz, belki gönlünüze bağladığınız saçların çözümsüz esaretine düştünüz.

aleve düşen bir yağmur damlası gibi derin bir ses çıkarır bazı duygular. yaşamadıysanız eksik kalırsınız. bence yaşamaya çalışın hatta çok yaşayın. siz de görün.
devamını gör...

sözlüğün sevdiğim yazarlarındandır. hem entryleriyle mutlu eder hem de beğenileriyle. arada sohbetimiz olur, keyif verir. kendisine musmutlu ve huzurlu bir ömür diliyorum. umarım hep aramızda olursunuz sevgili mars.*
not:ayrıca nickini bir yerlerde görünce mutlu oluyorum. ve dilime hemen son feci bisiklete ait şu anlamlı şarkı sözleri dolanıyor.
"ay benim, gece senin.."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim