ruhi çenet
20 ekim 1990 tarihinde aydın'da doğmuştur. üniversite eğitimini hindistan'da tamamlayıp, 2011 yılında tekrar türkiye'ye gelmiştir. türkiye'ye geldikten sonra youtube platformu için video üretmeye başlamıştır. bilgilendirici, eğitici ve öğretici türlerinde videolar çekmektedir.
devamını gör...
kolorimetri
bir ışık kaynağından çıkan gözle görülen ışığın renkli bir çözelti içinden geçerken oluşturduğu absorbansın ölçülmesi prensibine dayanan biyokimyasal yöntemdir.
devamını gör...
türkçe şarkılarda geçen mükemmel sözler
mutlu olmak zordur derler kötü günler görmeden.
can ozan-mutlu olmak zordur derler
düşman olmak mertlik değil
korkaklığın iradesi
kurnazlık marifet değil
aptalların tesellisi
pentagram-ölümlü
can ozan-mutlu olmak zordur derler
düşman olmak mertlik değil
korkaklığın iradesi
kurnazlık marifet değil
aptalların tesellisi
pentagram-ölümlü
devamını gör...
erkek cinayetleri
cinayet denilen şey başlı başına eril bir şeydir zaten. kadın cinayeti olarak tanımlanan cinayetlerde kadınlara yönelik pozitif bir ayrımcılık yapılmıyor. "kadın cinayeti" olarak politize edilen cinayetlerde kadınlar genellikle en yakınları tarafından öldürülüyor. kaç erkek sevgilisi, eşi, flörtü vs. tarafından öldürülüyor? kadınların salt kadın olduğu için öldürüldüğü cinayetler "kadın cinayeti" olarak tanımlanıyor. iki kadın yolda kavgaya tutuşup kavganın sonunda biri ölse "kadın cinayeti" diye vurgulanmaz. burada dikkat çekilmesi gereken husus tam olarak bu.
devamını gör...
fyodor mihayloviç dostoyevski
bir iple intihar da edebilirsin, salıncak da kurabilirsin. hayatın ipleri senin elinde. *
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
1972
yalvardım adlarını bilmediğim tanrılarıma
günlerime bir şey yada birini göndersinler diye.
jorge luis borges-
yalvardım adlarını bilmediğim tanrılarıma
günlerime bir şey yada birini göndersinler diye.
jorge luis borges-
devamını gör...
sosyal fobi
spot ışığı etkisi ile birleştiğinde hayatı cehenneme çeviren rahatsızlık.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
duyguları çok belli eden bir yapıya sahip olmak.
utanınca kızarır,
sinirlenince ve heyecanlanınca ellerim titrer, sesim incelir,
haksızlığa uğrayınca kendini kaybeder,
üzülünce hüngür hüngür ağlar,
sevinince şapşal şapşal gülmekten kendimi alamam.
utanınca kızarır,
sinirlenince ve heyecanlanınca ellerim titrer, sesim incelir,
haksızlığa uğrayınca kendini kaybeder,
üzülünce hüngür hüngür ağlar,
sevinince şapşal şapşal gülmekten kendimi alamam.
devamını gör...
italya
ortaçağ'dan kalma kasabalarını gezmek için özel bir tura çıkmak istediğim akdeniz ülkesi.
devamını gör...
yazarların duyduğu reddedilme cümleleri
"öğretmenim hani ben seninle evlenicem demistim ya büyüyünce, artık ipek alinle evlenmek istiyorum onun gözleri naneli şekere benziyor."
garson süt getir, efkarlıyım.*
garson süt getir, efkarlıyım.*
devamını gör...
yayladağ lokumu
on parmağında on marifet olan, üstüne üstlük bir de çok neşeli, pozitif enerjili, yaşsız yazar.
geçen günki radyo yayınında kahkahalarıyla dinleyenleri kendine hayran bırakdığını da söylemeden geçmeyeyim.
geçen günki radyo yayınında kahkahalarıyla dinleyenleri kendine hayran bırakdığını da söylemeden geçmeyeyim.
devamını gör...
çağrı merkezinde çalışmak
çekilmez çiledir-zorunluluktan çekilebilir o ayrı-siz başka işler hayali kurarken cv'ye yazdığınız için sürekli seni çağıran iş koludur bir tek buralardan iş teklifi gelir zaten. çoğunluğu da geçici iş gözüyle bakar. uzun süreli kalamazsın kafayı yedirtir çünkü. en güzel tarafı iş görüşmesinde kariyer hedefi diyolağuna hiç girilmez, karşıdaki de hiç sormaz. üniversiteli işsizlerimizi kapış kapış alırlar bir bir hayallerini söndürürler.
devamını gör...
bir nahiflik örneği
naif ile nahif arasındaki farkı bilip bu kelimeyi doğru kullanmak yeterince nahif bir hareket yahuu.
devamını gör...
nil karaibrahimgil
türkiye pollyannacılık derneğinin kurucusu, aynı zamanda şarkıcıdır.
devamını gör...
genelleme yapmanın mantıksızlığı
ortalamalar ve genellemeler, nispeten az veriye sahip olduğumuz durumlarda bize öngörü konusunda rehberlik ederler. ancak, derinlere indikçe her bireyin hikayesi karmaşıklaşır ve farklılaşır. bu nedenle spesifik bir konuda durumu çok iyi yansıttığını düşündüğüm psikolojik tahlil ve kitapları bile kesin bilgiler olarak değil, o konu hakkında geneli ve ortalamayı çok iyi açıklayan, ancak herhangi bir bireyi asla tamamen açıklayamayan rehberler olarak görüyorum.
haksızlığa uğradığı için sık sık yorgunluk ve sinir nöbetleri geçiren kişi, haksızlığa uğramakla ilgili kitaplar okuduğunda “bu benim, haksızlığa katlanamıyorum.” der. ancak her şeyi bir nedene bağlamak, bardağın içindeki suyu göstererek okyanusu açıklamak gibidir. genellemeler ve ortalamalar tam olarak bu noktada işe yararlar.
haksızlığa uğradığı için sık sık yorgunluk ve sinir nöbetleri geçiren kişi, haksızlığa uğramakla ilgili kitaplar okuduğunda “bu benim, haksızlığa katlanamıyorum.” der. ancak her şeyi bir nedene bağlamak, bardağın içindeki suyu göstererek okyanusu açıklamak gibidir. genellemeler ve ortalamalar tam olarak bu noktada işe yararlar.
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
küfürler havada uçuşur, kimse kimseyi dinlemez sadece kendi düşüncesini öne sürer, tartışmanın sonunda kafanıza sandalye atılması muhtemeldir.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
bünyesinde en çok kadın pilot bulunan havayolu şirketi thy'dir.
39'u kaptan 172'si fo olmak üzere 211 adet kadın pilot vardır.
39'u kaptan 172'si fo olmak üzere 211 adet kadın pilot vardır.
devamını gör...
köy enstitüleri
vakti zamanında bir vesile pek çok orijinal görselini inceleme fırsatını bulmuştum. orada bir noktaya fena halde takılmıştım. öğrenciler ile birlikte bir eğitimcimizin çekilmiş fotoğrafları vardı. buraya kadar her şey normal elbette. fotoğrafta mı çektirmesinler değil mi? *
ama mevzu şu; aynı eğitimcimizin farklı köy enstitülerinde ve farklı tarihlerde çekilmiş bir kaç fotoğrafına denk geldim. bütün fotoğraflarda eğitimcinin üzerinde aynı takım elbise, aynı yün çoraplar -çoraplar pantolonun üzerine çekilmiş vaziyetteydi- ve yine tahminim odur ki aynı ayakkabılar vardı. fotoğrafların arkasına tarihler yazılmış, hangi köy enstitüsü olduğu da belli. lakin o eğitimci kimdir nedir? bir türlü o bilgiye ulaşamamıştım. sonrasında da çok fazla inceleme yapamadım. başka şeyler girdi araya.lakin ne zaman birisi köy enstitülerinden bahsetse benim gözümde o fotoğraflar canlanır ve o eğitimcimizin hali ahvali gelir gözümün önüne. hangi şartlarda ve zorluklarda bu işe girişildiğini düşünürken bulurum kendimi. hayıflanırım da biraz. bu konu hakkında bilgisi olan ya da daha derin araştırma yapma imkanı bulmuş olan bir yazar arkadaşımız varsa ve kafamdaki fotoğrafın baş kahramanın adını koyabilirse çok sevinirim. bunu yapan arkadaşımız zihinsel anlamda bir tamamlanma yaşamama vesile olmuş olur.
diğer mevzulara ise hiç hiç girmeyeceğim zira herkes neyin ne olduğunu biliyor. enstitülerin kapatılmalarını meşrulaştırmak adına türlü bahaneler üretildi. çoğu da bugünün magazin haberciliği kıvamındaydı. yetiştirdiği eğitimciler, yazarlar ve o güzel kuşak zaten her şeyin ispatı. gerisi laf-ü güzaf...
ama mevzu şu; aynı eğitimcimizin farklı köy enstitülerinde ve farklı tarihlerde çekilmiş bir kaç fotoğrafına denk geldim. bütün fotoğraflarda eğitimcinin üzerinde aynı takım elbise, aynı yün çoraplar -çoraplar pantolonun üzerine çekilmiş vaziyetteydi- ve yine tahminim odur ki aynı ayakkabılar vardı. fotoğrafların arkasına tarihler yazılmış, hangi köy enstitüsü olduğu da belli. lakin o eğitimci kimdir nedir? bir türlü o bilgiye ulaşamamıştım. sonrasında da çok fazla inceleme yapamadım. başka şeyler girdi araya.lakin ne zaman birisi köy enstitülerinden bahsetse benim gözümde o fotoğraflar canlanır ve o eğitimcimizin hali ahvali gelir gözümün önüne. hangi şartlarda ve zorluklarda bu işe girişildiğini düşünürken bulurum kendimi. hayıflanırım da biraz. bu konu hakkında bilgisi olan ya da daha derin araştırma yapma imkanı bulmuş olan bir yazar arkadaşımız varsa ve kafamdaki fotoğrafın baş kahramanın adını koyabilirse çok sevinirim. bunu yapan arkadaşımız zihinsel anlamda bir tamamlanma yaşamama vesile olmuş olur.
diğer mevzulara ise hiç hiç girmeyeceğim zira herkes neyin ne olduğunu biliyor. enstitülerin kapatılmalarını meşrulaştırmak adına türlü bahaneler üretildi. çoğu da bugünün magazin haberciliği kıvamındaydı. yetiştirdiği eğitimciler, yazarlar ve o güzel kuşak zaten her şeyin ispatı. gerisi laf-ü güzaf...
devamını gör...
her sabah günaydın mesajı göndermek
henüz ilişkiye başlamadan önce başlayan ve ilişki sürecinde de terk edemediğin, terk ettiğinde de araya soğuk girdiği düşünülen olay.
devamını gör...
