afrika'nın dikenli ağaçları
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fikirleriyle başlıklara ışık tutan yazardır. var olsundur.
devamını gör...

uzun bir süre akıl hastanesinde kalan fransız oyun yazarı, oyuncu, yönetmen ve şair antonin artaud’un “tanrı yargısının işini bitirmek için” kitabı şu sözle açılır:
“her şeye
öyle bir ayar vermeli ki
ramak kalsın
patlamaya".
kimi insan ayarı bozulmuş kişileri düzeltmeye çalışır, kimileri ise patlasın diye ayarını daha çok bozar artaud usulü.
örneğin duruşmada karşı tarafın avukatı tanıklar dinlenecekken itiraz eder. “onlar akraba diye”.
hakimden söz alınır…kanunlara göre “ akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz." sonra da ustalık dolu sözler söylenerek artaud usulü ayar verilir.
sözlüklerde düşünce farklılıklarının olması gayet doğaldır.
ne var ki yapılan her olumsuz eleştiri yazarlar arası çekişmeyle devam etmekte, gerek yok ki buna. dövüşmen guzum.
basit bir kimse en küçük bir eleştiriye çıldırır, akıllı adam ise kendini eleştirenlerin düşüncelerini kapmaya çalışır.
tabi ki bir eleştirinin faydalı olup olmaması kadar eleştiriyi yapanın amacı da önemli. bu yüzden eleştirinin içeriğine bir bakarız ne amaçla yapılmış diye, bir de söyleyene bakarız adam mı diye.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilginç olay.


26 mart 2021 tarihinde yayınlanan bölümde senaryo gereği avukat, polis memurları tarafından ters kelepçelenerek emniyet merkezine götürüldü. ardından polis memurunun avukata tokat atması ve “oğlum tutsanıza şunu”, “bir adamı zapt edemiyorsunuz” tarzında ifadeler, türkiye’deki avukatların tepkisini topladı ve adana barosu’ndan sinop barosu’na kadar toplamda 61 baro, rtük’e şikayette bulundu.

hazırlanan şikayetnamede şu ifadeler yer aldı; “ilk olarak belirtilmesi gereken şudur ki; avukatlık mesleği, 1136 sayılı avukatlık kanunu ve sair mevzuat uyarınca kamu hizmetidir. ülkemizde yargı mekanizması 3 sacayağından oluşmaktadır. bunlar iddia, savunma ve hüküm olmakla birlikte savunma mekanizmasını ifa eden kişiler kamu görevlisi sıfatına haiz avukatlardır.

ne yazık ki toplumumuzda sık sık avukatların müvekkillerinin haklarını savunan bir vekil olduğu göz ardı edilmekte ve ilgilendikleri davalarla özdeş tutulmaktadır. bu sebeple senaryo gereği dahi olsa bir kamu görevlisinin yine bir başka kamu görevlisi tarafından hakarete uğraması, darp edilmesi ve sokak ortasında herkesin görebileceği bir biçimde aşağılanarak ters kelepçe ile zorla polis aracına bindirilmesi toplum vicdanını derinden yaralamıştır.

hangi sebeple olursa olsun avukat olduğunu beyan etmiş bir kimseye bu tarz bir muamele yapılabilmesi kabul edilebilir değildir. üstelik dizide polis rolünü üstlenen kişi, vatandaşlara karşı yerinde olarak ‘iyi polis’ olarak lanse edilmekte, sanki onun yaptığı tüm fiiller de doğruymuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. hal böyle olunca hukuka aykırılığın boyutu daha da artmaktadır.”


kaynak:

www.webtekno.com/arka-sokak...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir efsaneye göre kadın çingene bir adama aşık olur. adam aşkına karşılık vermez. kadın adamı ay'dan ister. ay'ın bir şartı vardır adamı kadına aşık ederse doğacak ilk çocuk onun olacaktır. kadın kabul eder ve ay dileği gerçekleştirir. çocuk doğar bembeyaz bir ten rengine sahip oğlan çocuğudur. yani albinodur.adam kadının onu aldattığını düşünür ve kadını öldürür çocuğu ise bir yere atar. ay çocuğu kendine alır. ne zaman dolunay varsa çocuk mutludur. ne zaman çocuk üzgünse ay hilal ya da yarım ay şekline bürünür ki çocuğa beşik olabilsin. bu yüzden dolunayda dilenen dilekler çocuk mutlu diye kabul olurmuş. bunu okuduğunda tanışma hikayemizi ve o gece ay'ın dolunay olduğunu hatırlayıp gülümseyeceğinden eminim,seni daima seveceğim her zaman ve iyi ki sen,sadece sen eflâ... -kinyas
devamını gör...

müslüman, islâmı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin. sezai karakoç
içerisinde bulunduğum gruptur. dini inancını hayatına yansıtaların doğal bir durumdur. başörtümle daha mutluyum. böyle daha özgür olduğumu düşünüyorum. çünkü erkeklerin saçlarıma ve vücuduma bakıp laf atmaları beni aşırı derecede rahatsız ediyordu. tabii hâlâ da bu iğrençliği benim dışımda da başörtülü olmayan arkadaşlara da yapanlar var. bazı belhûm adal kategorisindeki varlıklar için bu durum sadece kadın olarak yeterli oluyor. laik bir ülkede herkes dini vecibelerini hayatına özgürce yansıtabilir. tabii ki niçin tesettüre girdiğini bilmeyenleri burda eleştirip makyaj yapın yapmayın böyle giyin falan diyerek hayatlarına müdahale etmek haddime değil. onların islamı anlamamış olmaları, tüm başörtülülerin amacını kötü bilip düzgün tesettürlüleri de yaftalamak genellemelerin en arsızıdır. kininizde boğulun diye bir söz vardır. sen istediğini giyip ya da giymemekte özgürsün de benim tercihim söz konusu olunca ben özgür değil miyim? ister beğen ister beğenme bu din konusunun yanında insanların tercihidir de.
devamını gör...

sigortadan para alabilmek için karısını ve doğmamış çocuğunu öldüren şerefsiz. hiçbir küfür bu pisliğin yaptığını tanımlamaya yetmez.
devamını gör...

''bir çocuğun ölümünü görmektense, dünyaya geliş biletimi iade etmek isterim.''
devamını gör...

özgürlük. tabi önce gerçek anlamını bilmek gerekiyor.
tanım: herhangi bir koşulla sınırlanmama, zorlamaya, kısıtlamaya bağlı olmaksızın düşünme ve davranma durumu.

felsefi tanımı: insanın, her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi istencine, kendi düşüncesine göre karar vermesi durumu.

gerçek anlamıyla özgürlük bize göre var olabilir ama kesinlikle özgür değiliz. özgür olduğumuzu düşünen insanlarız sadece. düşünebildiğimiz şeyler var olsaydı daha farklı olmaz mıydı hayat?
devamını gör...

bizim şirkette çokça bulunduğuna inandığım bir grup bu, grup diyorum çünkü çoook var.

mutlaka herşeyi bilirler ve herşeye karışırlar en önemli özellikleride sinsi ve içten pazarlıklı oluşları hala anlamış değilim ama nedense karşısındakileri de aptal zannediyorlar.

başlığı görünce yarının da pazartesi olması sebebi ile içimden bir iki satır yazmak geldi..
devamını gör...

alanını daha geniş olması sebebiyle bantın ucunu bulmaktan kat kat daha zor olan eylemdir.
devamını gör...

yaşayan insan ırkının %10'u için (bkz: sigara)
devamını gör...

kızı da olan bir babayım. nasıl ileride oğlumun sevgilisi olabilirse kızımında olması normaldir. benden saklayıp gizli gizli olmasından da iyidir.

ama bu tamamen boş bırakacağım anlamına da gelmez iki çocuğumu da. en azından senin gibi bir yavşağa denk gelmemesi için.
devamını gör...

başta mustafa kemal atatürk ve ilkokul öğretmenim selime özyetiş'in ve ve de tüm öğretmenlerin gününü kutlarım.

idealist, münevver öğretmenlerin çoğalması dileğiyle...
devamını gör...

gruppe 47 yazarlarından biri olan ve ikinci dünya savaşı sonrası alman edebiyatına büyük katkı sağlamış siegfried lenz'in 1968 yılında yayımladığı eser. lenz savaş sonrası boşluğa düşmüş bir ülkede doğdu ve ikinci dünya savaşının oluştuğu şartları deneyimledi; bu eserde de bunun izlerini bunu deneyimlemiş biri olarak oldukça gerçekçi bir biçimde aktarmış. savaşın geride yalnızca ölüm ve yıkım değil; ağır travmalar, toplumda ve toplumu oluşturan bireylerde geri dönülemez yıkımlar bıraktığını olabilecek en sade ve savaştan en az şekilde bahsederek yüzümüze çarpıyor lenz. siggi jepsen karakterinin bakış açısından nazi zulmünün yalnızca insana değil sanata karşı da ne kadar baskıcı bir tutum izlediğini okuyoruz. her şeyin başlangıcı yalnızca küçük bir cümle; "die freuden der pflicht" (alm. görev şevki)

sadece bir cümle bizi küçük bir kasabanın, otoriter bir babanın, baskıya uğramış bir sanatçının ve kendi iç çatışmalarında debelenip duran ana karakterin dünyasına götürüyor. hiç savaştan bahsetmeden savaşın yıkımını anlatmanın romanıdır bu.

eser dilimize almanca dersi olarak ayşe sarısayın tarafından çevrilmiştir. ek olarak; eser christian schwochow tarafından 2019 yılında çekilmiş bir filme de sahiptir.




weißt du, was sehen ist? vermehren. sehen ist durchdringen und vermehren. oder auch erfinden. um dir zu gleichen, musst du dich erfinden, immer wieder, mit jedem blick. was erfunden wird, ist verwirklicht.

devamını gör...

her türlüsünü okumaktan hoşlandığım şu an bile gözlerimin aradığı tanım
devamını gör...

ne yapsınlar aşk yaşamayıp birbirlerine mi sövsünler birbirlerini mi dövsünler ya da istersen aşk yaşamak yerine biri cinnet getirip diğerini falan öldürsün senin gözlerinin önünde.
t:gayet doğal olan hadise. rahatlık mutluluk ve huzurun battığı yazar beyanı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o var olmak istemiyor artık. nefes almak epey zahmetli. göz kapaklarının verdiği ağırlık altında eziliyor. kimi zaman ölmek istiyor kimi zaman yaşamak istiyor. yaşarken ölümü düşlüyor ama zaten yaşarken ölüyor. öldükçe de yaşamak istiyor. yaşamak istiyor çünkü içindekileri yaşatmak istiyor. hep istiyor... ölene kadar da isteyecek.


öldüm bütün ölümlerle ben şimdiye dek,
yeniden isterim ölmek bütün ölümleri,
ağacın ölümünü ölmek tahta tahta,
taş taş dağın ölümünü,
toprak ölümünü kumun.
çıtırdayan yaz otlarının ölümünü yaprak yaprak
ve kanlı ve zavallı ölümünü insanoğlunun.

yeniden doğmak isterim bir çiçek biçiminde,
yeniden ağaç olmak, çayır olmak,
balık ve karaca olmak, kuş ve kelebek.
özlem verir bana bütün biçimler
son acıların özlemini verir,
insan acılarının özlemini verir,

titreyerek gerilmiş yay,
özlemin çılgın yumruğu ey,
ey hayat ey bir gün olur da
birleştirmeye kalkışırsan kutuplarını
yeniden beni uzun uzun
sürersin ölümden doğuma,
acı dolu yollarına yaratmanın,
yaratmanın eşsiz yollarına.

hermann hesse, bütün ölümler (şiir)

çeviri: zeria karadeniz
devamını gör...

fevri davranmamak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim