geçmiş, şu an ve gelecek arasındaki fark inatçı bir illüzyondan ibarettir.

en son dark dizisinde bu yazıyı gördüm. orada da bahsedilen her 33 yılda tekrarlanan hayat döngüsü. başa dönüş, tekrarlar..

nietzsche ’ye göre evren ve zaman sonsuz bir döngü süreci içerisindedir ve yaşanan her şey sonsuza kadar tekrar tekrar yaşanacaktır. başladığın yere tekrar dönmek. düz bir çizgi değil, yuvarlak bir teker varsaydığımız şey. kum saati içine hapsolmuş kum yumağı, bir aşağı bir yukarı. yaşadığın acılar, sevinçler tekrar tekrar yaşanmış ve yaşanacak. ölüm olacak ki doğum gerçekleşsin. çürüyen bitki tekrar yeşersin... yok olup tekrar doğma. bu durum kaderini sevme mantığı doğuruyor. seçemediğin bir yazgı var ortada. onu kabul etmek acıları bile sevmek demektir. zor geliyor kulağa değil mi? insan etkiye tepki verir oysa. bahsedilen şey özetle olumlamadır.

ya bir gün veya bir gece yarısı şeytan en ıssız yalnızlığına gizlice sokulup sana şunu derse: “ geçmişte ve şu anda yaşadığın bu hayatı bir kez daha, hatta defalarca yaşamak zorunda kalacaksın, yeni hiçbir şey olmayacak ama her acı, her neşe, her düşünce, her iç çekiş ve hayatında tarif edilemez bir şekilde küçük ya da büyük olan her şey sana geri dönmek zorunda, hepsi de tamamen aynı sırayla ve art arda. şu örümcek, ağaçların arasından görünen şu ay; hatta şu an ve ben bile...
nietzsche ile yürümek kitabından

belki sürekli aynı şeyleri konuşmamız, aynı sorunlarla karşılaşmamız, geriye dönüp hiçbir şey yapamamışlığın takatsizliğini yaşamamız bu döngü yüzündendir. bunu düşününce olay bizden çıkıyor bir rahatlama,özgürlük hissi duyuluyor. sorumluluğun sende olmaması duygusu bu. lakin kötü olan kaderin değişmemezliği insanı nasıl mutlu edebilir ki? bu tekrarlarla nasıl baş edilir? herkes üstinsan olamaz ki? iyi midir kötü müdür bilemedim. tek anladığım var olmam gerekiyor ama olmam da bir anlam ifade etmiyor. tamamlanmıyorum, tamamlamıyorum. döngünün olabileceğini varsayarak yazdım. olmayadabilir, bu da başka sorular doğurur.*
ah deli sorular...
devamını gör...

(bkz: reserved)
(bkz: buralar değerlenecek)
devamını gör...

oylamada hep erkekleri sınıf başkanı yapan sınıfa isyan etmem sonucunda öğretmenimizin beni oylamasız başkan yardımcısı yapmasına sevinememiştim. güler misin ağlar mısın? ben bunu istememiştim ki. neyse hep erkekleri konuşanlar kısmına yazıp kendimce intikam almaya çalışmıştım. benden sonra da kızların oylamayı kazanması için çalışmalar yürütmüştüm hey gidi hey.
devamını gör...

aç gözünü zeynep tekrarı yok bunun.

(bkz: yanlış anlaşılan şarkı sözleri)
devamını gör...

-keyfe keder boyalıdır.
-değişeni yoktur.
-muhayyer.
-dosta gider.
-yer uçağı.
devamını gör...

bir çağan şengül şarkısı.



"durmadan, durmadan kanar yaram
tüm çiçeklerden güzeldir papatyalar."
devamını gör...

bazı kelimelerde bariz yazım yanlışı yapıp -de -da’yı ayırmayı pek de bilmeyen, yazar kimliği sadece buraya ait olmayıp roman yazmış(!) yazarmış.
entrylerine şöyle bir göz attım da empati,anlayış,özgürlük falan diye maval okurken kendisi de bu meziyetlerden oldukça uzak.
he bir de cübbeli ahmet hoca’nın ne kadar eğitimli(!) olduğundan,onun hakkında üç beş montajlı kaset videolarından başka bir şey bilmediklerini falan iddia etmiş.*
(bkz: mevlam zina yuvalarını vurdu)

kısacası akışımdan ve ana sayfamdan ırak olası yazar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“her şeye kadir olan allah`a yemin ederim ki köle olmayacağız.”
-aliya izzetbegoviç-
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fakirim, siyahım.çirkin bile olabilirim.ama sevgili tanrım,burdayım işte burdayım!

the color purple
devamını gör...

insan nasıl sağılır uygulamalı olarak herkese öğreten meşhur dolandırıcılık olayı. tosun kokain partilerinde, gününü gün ediyor.
devamını gör...

"hakkını aramalısın. ben bunu bilir, bunu söylerim. sen kendi hakkını aramazsan kimse sana değer vermez!"

agatha christie dünyanın en çok okunan kadınıdır. kitapları benim gibi polisiye severler için mükemmeldir. onun hayatını okurken gördüğüm ve şaşırdığım bir olayı paylaşmak isterim.

"agatha christie'nin, archibald christie ile olan evliliği aynı zamanda o dönemin en garip ve doğrusu hâlâ daha tam netlik kazanmayan hikâyelerinden birinin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. 1926'nın sonlarında archibald, agatha'ya başka bir kadına âşık olduğu için boşanmak istediğini söyledi ve agatha o gece kayboldu.
o zaman da zaten ünlü bir yazar olduğundan herkes onu bulmak için delirmişti. 10.000'in üzerinde polis memuru ve 15.000 gönüllü seferber oldu. gazeteler, bu haberi manşet yaptı ve arthur conan doyle (christie'nin hayranı olduğu sherlock holmes'un yazarı) bizzat ona ne olduğunu bulmaya çalıştı.
yaklaşık 10 gün sonra christie, teresa neele (kocasının aşığının soyadı, ne mizah ama) adıyla giriş yaptığı bir kaplıcada bulundu.
ancak hiçbir şey hatırlamadığını söyleyen agatha'ya doktorlar tarafından hafıza kaybı teşhisi konuldu.
numaradan mı yapmıştı, yoksa gerçekten kocasının anlattıklarından kaynaklanan travmatik bir şoka mı girmişti?
kimse gerçeği bilmiyordu tabii. ancak hikaye o kadar büyüleyiciydi ki onun hakkında yazmayı kesemeyen gazeteler, bu olaya sayfalarca yer verdi..."


tabii daha sonra boşanıyor ve ikinci eşi ile tanışıyor.
kendisi hakkında paylaştığım bu yazı 'kadın savaşçılar' adlı mükemmel illüstrasyonları ve dünyayı değiştiren 26 harika kadının hikayelerini barından kitaptandır. kesinlikle almanızı ve okumanızı da öneririm. kitapta da yazdığı gibi "kadın savaşçılar burada ve gitmek gibi bir niyetleri yok." kendini savaşçı gören bütün kadınlar -ki aslında bence hepimiz- buradayız ve gitmek gibi bir niyetimiz yok.
devamını gör...

mehmet ali birand'a röportaj verdiği esnada sümkürdüğü mendille gözlerini silmesiyle de akıllarda kalan teröristbaşı.
devamını gör...

"çığlıklar, yardım çığlıkları allahın belaları!" diye devam eden, ölümlü dünya'da feyyaz yiğit'in canlandırdığı serbest karakterinin sözü. filmin en komik sahnesidir. net.
devamını gör...

çakal olabilmekte değildir. çakallarla dans edebilmektedir.
devamını gör...

daha sonra “telefonum sana 7/24 açık” şeklinde ilerleyen cümledir. ve genelde bir şeye ihtiyacın olduğunda çekinirsin ve söyleyemezsin.
devamını gör...

trung bao adlı sanatçının gözünden.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim