kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

birkaç gün öncesine ait, huzursuz huzur
devamını gör...

insan doğasına aykırı beton cehennemlerinde yaşamanın sonucu olarak ortaya çıkar. kalahari bushmen kabilesinde, massailerde, eskimolarda, geleneksel olarak yaşayan laponlarda, aborjinlerde falan yoktur mesela.
devamını gör...

lisedeyim ders elektroteknik konu omik devrelerde eşdeğer direnç hocamız çok tatlı ve heyecanlı ders ders anlatan ünal hoca (kulakları çınlasın) tahtaya bir küp çizdi alt kenarın sol arka köşesinden ve üst kenarın sağ ön köşesinden uç çıkartı çizerken bir yandan da anlatıyor küpün her kenarı 1 ohm falan o esnada sınıfa arkası dönük sordu bu küpü nasıl açarız diye 40 kişilik sınıfta çıt yokken ben mırıldandım " konserve açacağı ile " diyerek o sessizlikte beni duydu ve döndü kim dedi onu diye kısa bir yutkunmadan sonra ben diye elimi kaldırdım elindeki tebeşiri fırlattı önden arkaya 4. sırada oturuyorum taaak alnıma geldi tebeşir. hoca döndü kara tahtaya kaldığı yerden dersi anlatmaya devam etti ama adamın heyecanı konsantrasyonu gitti tabi bir an durdu döndü sınıfa ben göz göze gelmemek için kafamı öne eğdim " konserveci" diye seslendi o an bende bir ter boşaldı "gel bakalım tahtaya " " bu devrenin eşdeğer açılımını çiz " ben yerimden kalktım kalktım ceketimin önünü ilikledim tahtaya yürüdüm ama bacaklarımı hissetmiyorum hocam bana yeni tebeşiri de uzattı tebeşirle tahtaya birşeyler çizmek istiyorum ama kolum külçe gibi bir türlü çizemiyorum tahtaya tebeşirle dokunuyorum geri çekiyorum dokunuyorum geri çekiyorum hayatımın en uzun 5 dakikası böyle geçti orada resmen küçüldükçe küçüldüm film sahnelerindeki gibi hocam devleşti büyüdü . sonrasında geç yerine otur dedi yerime giderken nakavt olmuş boksör gibiydim yüzümü gözümü darmadağın hissettim sonrasında bir iki dakika geçmeden zil çaldı ama herkes yerinden fırlayıp tuvalete kantine koşarken ben kımıldamadan 1 2 dakika daha oturdum sonra kalkıp tuvalete gittim yüzümü yıkayıp bir az olsun kendime geldim. hocam ilk anda beni dövseydi bu kadar ağırıma gitmezdi dayağımı yer paşa paşa otururdum ama o dövmekten beter etti. sonrasın da üst sınıflara gittim ünal hocanın sorduğu soruyu söyleyip yardim istedim sağolsunlar çözümü gösterdiler öğrendim. sınavda da aynı soru çıktı ve doğru olarak yaptım. fakat o günden sonra okul uyayım boyunca ünal hocam adımı yada numaramı hiç söylemedi beni hep konserveci diye çağırdı. bu da benim hayatımda yarı tatlı yarı acı bir anı olarak kaldı. hocamı çok severim zaman zaman telefonla arar konuşurum onun bilgi tecrübesi hayatıma çok şey kattı buradan bir kez daha bana öğrettikleri için müteşekkir olduğumu belirtmek isterim.
devamını gör...

ekmek arası domates, salatalık, peynir, zeytin, maydanoz. kaç yaşıma gelirsem geleyim vazgeçemeyeceğim kahvaltıdır.
sadece tek bir besin söyleyebiliyorsak ekmek hariç( ekmeksiz zaten doymam, klasik türk milletinin bir parçasıyım ne yapayım), ben oyumu peynire kullanıyorum. herşeye katık olur mu? neden olmasın, deneyin yeter ki.
devamını gör...

#1552286 nolu tanımı giren kankama , sonuna kadar katılıyorum.
branş önemli.
ben aile içi dertleri ve iş ortamı dertlerini dinlerim.
bana da teknik dertleri dinleyecek yazar lazım.
telefon arızaları, araç arızaları, beyaz eşya arızaları gibi.
derdimi dinleyecek, benimle dertlenecek, sonra makul ve mantıklı çözüm önerecek.
hadi inşallah.
devamını gör...

kadınlar porno izlemez ve güzel kızlar pembe kalp şeklinde kaka yapar tamam mı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2 ya da daha fazla ışık kaynağından gelen ışığı birleştirerek bir girişim deseni oluşturan ve bu sayede incelenen cisme ilişkin bilgiler veren ölçüm aleti. başka herhangi bir aletle ölçülemeyecek kadar küçük değişimleri hassas şekilde ölçebildiklerinden, temel bilimlerin bazılarına yaptıkları katkı oldukça büyüktür.

ilk interferometre michelson morley deneyinde, yani 19. yüzyılda kullanılmıştı. günümüzde elbette daha gelişmiş teknolojili olanları kullanılıyor, fakat temel fikir o zamanlarda kullanılan ile hemen hemen aynı.

aletin çalışma prensibi kısaca şöyle:

kaynaktan gelen tek renkli bir ışık demeti (yani lazer), yönlendirici bir merceğe ulaşır. mercek bu ışık demetini, kendisinden eşit uzaklıktaki 2 ayrı aynaya gönderir. aynadan yansıyarak geldiği yere geri dönen aynı fazdaki 2 ayrı ışık demeti, burada birbirini "iptal eder". ışık bir elektromanyetik dalgadır ve herhangi bir dalganın sahip olduğu doğaya sahiptir. bu durum, bu iki ışık demetinden (yani dalgalardan) birinin tepe noktası, diğer demetin (yani dalganın) çukur noktasıyla çakıştığı için ortaya çıkar ve bir "sönümleme" olayıdır. böylece dedektörde hiç ışık gözlenmez.

kütle çekim dalgalarında ise durum farklıdır. interferometrenin iki koluna ulaşan dalgalar uzayı harekete geçirip dalgalandırdığından, bu kollarda uzayıp kısalma hareketine neden olurlar. dalgalar geçip gidene kadar bu uzama kısalma durumu tekrarlanır. bu durum, demetlerin aynı fazda olması durumunu bozar ve ışık demetlerinin geriye eşit sürede yansımasını engeller. böylece dalga tepelerinin sönümlenmek yerine üst üste bindiği noktalar ortaya çıkar. sonuç olarak dedektöre ışık düşer.

olaya ilişkin 1 dakikalık kısa ve basit bir animasyon:
devamını gör...

nereleriyle tavlıyorlarsa oralarını düzeltirler.
beynini düzelten yok
devamını gör...

roma panteonundan. yeni başlangıçların tanrısıdır. kapılar ve geçitlerle, her yolculuğun ilk adımıyla anılır, bağlantısı kurulur.

yılın ilk ayı olduğu için ingilizce'de ocak ayının adının(january) janüs'ün onuruna verildiğine inanılır, ancak bununla birlikte ocak ayının adını juno'dan aldığını söyleyen akademisyenler de vardır.

janüs sık sık jüpiter ile birlikte anılır ve roma panteonunda yüksek sıralarda bir tanrı olarak görülür. hemen hemen bütün roma tanrılarının yunan karşılığı olsa da, janüs'ün yunan karşılığının olmaması sıradışıdır. daha erken bir etrüsk tanrısından evrilmiş olması muhtemeldir, ancak rahatlık içinde janüs'ün özellikle romalı olduğunu söylemek mümkündür.

bir çok yorumlamada janüs'ün ters yönlere bakan iki yüzü vardır. bir efsanede, satürn ona geçmişi ve geleceği görebilme gücünü bahşeder, çift yüz bunu temsil eder. roma'nın ilk zamanlarında, şehrin kurucusu romulus ve adamları sabine'in kadınlarını kaçırdılar ve tepki olarak sabine'in adamları roma'ya saldırdılar. bir şehir gardiyanının kızı romalı dostlarına ihanet etti ve sabinelilere geçitleri açtı. capitol tepesine tırmanmaya çalıştıklarında janüs sıcak bir pınarı patlattı ve onları geri çekilmeye zorladı.

roma şehrinde ianus geminus olarak bilinen bir tapınak janüs'ün adına dikilmiş ve mylae savaşı'ndan sonra, m.ö. 260'da kutsanmıştı. savaş dönemlerinde kapıları açık bırakılır ve içeride sunumlar yapılırdı, askeri kararların sonuçlarını tahmin etmek amaçlı kehanetlerle birlikte. kanüs'ün tapınağının kapılarının yalnızca barış zamanlarında kapatıldığı söylenirdi, hatta hristiyan din adamlarının sonradan gelen iddialarına göre ıanus geminusun kapıları ilk olarak isa doğduğu anda kapatılmıştır.

değişiklik ve gelecekten günümüze, günümüzden geleceğe geçişin tanrısı olarak, janüs bir dönem zaman tanrısı olarak görülürdü. bazı bölgelerde tarımsal değişiklik dönemlerinde onurlandırılırdı, özellikle ekme sezonunun başında ve hasat vakitlerinde. ek olarak, hayati olaylarda da janüs'ün çağrıldığı düşünülüyor; cenazeler ve düğünler, genç erkeklerin adamlık yaşına ulaşmaları gibi.

diğer bir deyişle, janüs uzay ve zamanın gardiyanıdır. ovid fasti'de böyle yazmıştır: "alametler başlangıçlardadır, ilk sese kulaklarını döndürüyorsun ve kahin ilk kez gördüğü kuşun toprağına karar veriyor. tanrıların kulakları gibi tapınakların kapıları da açık... ve kelimelerin ağırlığı var."
devamını gör...

hizmetçilik olarak gören kadın değildir; kadına hizmetçilik yaptığı hissettirilmiştir. bunu da genelde eşleri yapar. eve gelen eş, hal hatır sormadan ‘ne yemek var?’ derse ve kadının duygusal ihtiyaçlarını tatmin etmezse, kadın da haliyle kendini ‘hizmetçi’ olarak görür.
devamını gör...

oldukça sıcak ve kurak olmasıyla bilinen çöl iklimi, genellikle dönenceler (yengeç dönencesi ve oğlak dönencesi) civarında, asya ve kuzey amerika kıtalarında karaların iç kısımlarında ve güney amerika'nın bir bölümünde görülen iklim tipidir.

üç tip çöl iklimi vardır: sıcak çöl iklimi (örnek olarak sahra çölü), soğuk çöl bölgesi (antarktika) ve bazen hafif çöl iklimi bölgesi.

bu iklim tipinde yağış yok denecek kadar azdır. bu iklim tipini belirleyen unsur da zaten yağış özelliğidir.

çöl iklimine sahip olan yerlerde, özellikle çöllerde, nem yetersizliğinin olması, günlük sıcaklık farklarının (sabah saatlerindeki ortalama sıcaklık ile akşam saatlerindeki ortalama sıcaklık farkı) artmasına neden olmaktadır.

öyle ki, günlük sıcaklık farklarının 50 dereceyi zamanlar bile vardır.

yıllık yağış miktarı oldukça azdır, ortalama olarak 100 mm'dir.

yağışlar ise daha çok sağanak tipindedir.

bu iklimin doğal bitki örtüsü ise kurakçıl bitkiler ve kuraklığa oldukça dayanıklı olan kaktüslerdir.

afrika kıtası'nda büyük sahra, orta doğu'da necef, asya kıtası'nda gobi, taklamakan, avustralya'da gobbon ve gibson, güney afrika'da kalahari ve namib; güney amerika'da ise patagonya, atacama ve peru dünyadaki başlıca çöl alanlarıdır.




kaynak1.

kaynak2
devamını gör...

‘86 doğumlu oyuncu. daha önce alice müzikali’nde yer almıştır. şimdilerde masumlar apartmanı’nda gülben karakterine hayat vermekte.
devamını gör...

aynı rehberdeki numarası, gönderdiği son mesajı gibi can acıtır. silse silemez insan bakıp dursa kendine yazık eder. ölüm, kalan için ne zor bir imtihan.
devamını gör...

en korkulası insan çeşitidir.
-aldığını, sattığını, yediğini ve içtiğini gözünüze gözünüze sokar.
-aracının plakasını, ad ve soyad baş harflerinin kombini ile oluşturur. plakalığında ise ad ve soyadının tamamı yazar.
-başkasının mal ve mülklerinin hesabını tutar, kendininkisiyle yarıştırır.
-parasının gücüyle, bürokrat ve siyasilerle içli dışlı olmaya gayret göstererek nüfuz sahibi olmaya çalışır.
-marka giyinmeye özen göstereceğim diye ciguli gibi ortalıkta dolaşır.
-saat, kolye ve cep telefonu cart renkler ve gold ayrıntılarla doludur.
-ve tabii ki küçük dünyaları onlar yaratmıştır.
gerisini siz doldurun...
devamını gör...

mevcut sistem düşünüldüğünde cezayla sonuç alabileceğimizi zannetmiyorum. uzun yoldan gitmekten başka çaremiz yok gibi geliyor bana. vatandaşı haklarını bilen, saygılı bireylere dönüştürecek bir eğitim sistemi. ama laf olsun diye değil. hakikaten kafa yorulmalı. mesela muhalif partiler parlamenter sistem üzerinden ittifak yapıyorlar. neden şiddeti ortadan kaldıracak bir eğitim sistemi için bir araya gelmiyorlar. ekonomi diyorlar hukuk adalet diyorlar ama eğitimden bahseden yok. kafa yormadığın problemi çözemezsin.
devamını gör...

sık sık gördüğüm ve anlam veremediğim şey şu mesela bir konuda bir kişi bir şey yazmış. 1 veya 2 mesaj sonra başka biri tamamen aynı şekilde aynı iletiyi atmış. ilk atan adam 1-2 beğeni alırken sonradan aynı iletiyi atan adam 10 tane beğeni almış. bunun mantığını anlamadım açıkçası. nasıl oluyor, insanlar içeriğe değil kişiye mi oy veriyor neler oluyor burada?!
devamını gör...

bayramınız mübarek olsun değeli sözlük yazarları.
devamını gör...

(bkz: seri artı oy veren melek)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yunan asıllı efsanevi sopranodur.asıl adı maria kalogeropuolos'dur.operanın ve skandalların divasıdır.15 yaşında atina konservatuarına girmeyi başarmış,burada oldukça sıkı çalışarak yeteneğini fazlaca geliştirmiştir.konservatuara girmesine vesile olansa,arasının hayatı boyunca bozuk olduğu annesidir.annesi, callas'ı bir türlü derinden sevememiştir.çocukluğunu travmatize etmiştir.
hem yaşadığı hayat zorlukları,hem de yoğun çalışma stresi nedeniyle maria callas'ın gözlerinde daima hüzün bulunur ve bu da onun etkileyiciliğini kat kat artırmaktadır fikrimce.yunan asıllı armatör aristoteles onassis ile tanışmasıyla da hem hayatının en güzel hem de en zor dönemlerini yaşamaya başlar.onassis ile yıllar boyunca süren inişli çıkışlı bir ilişkisi olmuş ama en sonunda onassis callas yerine jacklyn kennedy ile evlenmiş,callas ise bunu hayat arkadaşı bildiği insan yerine gazetelerden öğrenmesiyle yıkılmıştır. bu durum callas'ı daha da içine kapatmış, insanlardan uzaklaştırmıştır.
callas'ı sevmemdeki en önemli etken,yaşadığı zorluklar hüzünlü gözlerinden okunsa dahi sahnede daima seyircisine gülümsemesi ve onlara, olduğu asıl kişiyi,yani operanın ve sahnelerin kraliçesini daima göstermiş olmasıdır.
kendisiyle birlikte kültleşen birçok opera eseri mevcuttur.fakat benim favorim 'madam butterfly', 'o mio babbino caro' ve 'carmen:habanera'dır.
kısaca, ' opera ne kadar yaşarsa callas da o kadar yaşayacaktır' diyebiliriz.o artık bir ölümsüzdür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim