bunlardan birisi benimdir. yok mu tanımımı beğenmeyip mesaj kutumu hakaretlerle dolduracak karşıt görüşlü bir yazar? yok mu birbirimizin nickaltına tanım girmemiz? hiç kaos yok bu sözlükte.
devamını gör...

babamın tıp fakültesinde okurken para kazanmak için yazları yaylada yaptığı eylem. tam ne kadar yaptı bilmiyorum ama yaklaşık 40 yıldır hikayelerini dinliyorum.
devamını gör...

bilimsel araştırmalara göre gece oturan insanlar 3 kat daha zeki oluyormuş. mabadımdanuydurdum üniversitesinde yapılan araştırmaya göre gecele.. şaka şaka, geceleri oturanlar genel olarak daha kafa tiplerdir, kötü çocuklardır, sohbetleri sağlamdır falan ama bu sadece benim teorim.
yine de siz yatın uyuyun. hava buz gibi. girin battaniyenin altına, sarılın yastığınıza. ooh mis.
sözlüğün secürity'si ayakta merak etmeyin. ben sizi korurum.
devamını gör...

dünkü sivasta 30 genconun zincirleme kazasından sonra, bugün böyle bir başlık açılması çok manidar.
devamını gör...

her zaman her şartta kendi keyfine önem veren kişiler için kullanıldığı gibi, yaptığı her işi başkasını imrendirecek şekilde yapanlar içinde kullanılır. bu tipler genelde gamsız dediğimiz tiplerdendir ve keyif onların vazgeçilmezidir. su bile içseler bunu öyle bir şekilde süslerler ki ulan adam sanki dünyanın en güzel şarabını içiyor dersiniz.
devamını gör...

saati gereği birçok evde izlenen televizyon programıdır.

öncelikle zuhal hanıma değinmek istiyorum. efendim kendileri her bölümde mutlaka yalandan şaşırmış gibi yapıp, kendisine iyi ikramda bulunan yarışmacıya tavri ile hiçbir ikramda bulunmayan yarışmacıya tavrı arasında uçurum farki vardır. nedense her yarışmacıdan koli koli, kavanoz kavanoz ürün bekliyor. (maddi durumu yokmuş da belediye evine erzak yardımı yapmış gibi). her neyse bir de dış ses(mixer) ile her bölüm aynı olan itici diyaloglarına hiç deginmiyorum bile. yok efendim mixer bekarmış da, çok yemek yermiş de. (allahım kafamın içinde ki gereksiz bilgilere bak). gelelim konsept olan kayinvalide ve gelinlere. önce kaynanalardan başlayacağım. her hafta cazgır, geçimsiz, cırcır konuşan en az 2 kayinvalide, 1 tane kokoş,sosyete kendini 18 lik çıtır sanan bir kayinvalide, 1 tane sessiz sakin kendi halinde yarışmanın formatına ters usturuplu olması gereken ama reyting uğruna harcanan tatlı mı tatlı ton ton kayinvalide, en son kapalı (tesettürlü) ya kolları açık ya da full makyaj abartılı bir kayinvalide ile haftanın 5 günü bol baş ağrılı geçer. gelelim gelinlere... efendim bu gelinleri çok mu arıyorlar bilmiyorum ama 2 tane bol geveze, çenesi düşük gelin, 1 tane tek başarısı koçişkosu olan ve tüm program boyunca kocasını öven gelin, 1 tane elinden kabuklu ceviz olsa yenmeyecek dağınık, pasaklı gelin, 1 tane de edebiyle yarışmaya katılmış huyu suyu güzel, her kayinvalidenin hayalindeki gelin katılır. genelde bu iyi huylu gelinin hakki yenir takii zuhal hanimcigimin adaletli puanına kadar. her hafta bu saydıklarım şaşmaz. 15.000 tl için kaynanalar haksız puan verip birbirini harcarken son sözü zühalcik söyler. birkaç gün önce de programa cok önceden katılan 206. bölüm de yarışan kaynana oğlu tarafından öldürülmüştü. programdaki uygunsuz, itici davranışlardan ötürü linç yiyen kaynananın biri de uzun süre dışarı çıkamamış milletin tepkisinden dolayı da psikolojisi baya bozulmuştur. kısacası 15.000 tl için karakterinden ödün vermeyen parayı kazanıyor iken karaktersizlik yapan sokağa bile çıkamıyor. (bkz: illa edep illa edep)
devamını gör...

bu baslik bana geçen yaz annemle 200 kg domatesi nasil konserve yaptigimizi hatirlatti.. hatirlarken bile yoruldum.
devamını gör...


" ayrılık bulutu senin ay yüzünü örttükten sonra, o bulut tut ki başıma inciler, mücevherler yağdırmış, ne kârım olur bundan? şu sahte dünya, mademki yok olup gidecek bir gün, tahtını, bahtını, dünya hazinelerini bana bağışlamışlar ne anlamı var? özledim, ey şems özledim, çık gel allah aşkına!"


hakan mengüç- hiçbir karşılaşma tesadüf değildir
devamını gör...

"eğer farklıysan, yalnızlığa mahkumsun." demiştir cesur yeni dünya adlı eserinde. ne de güzel söylemiştir.
devamını gör...

sorarım size; aşk değil de ne?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde tayyip erdoğan veyahut başka bir millî görüş kökenli siyasetçinin muhtemel cumhurbaşkanı adaylığına karşı düzenlenmiş ve temelinde siyasi kaygı barındıran mitinglerdir. 3 büyük şehir ve bazı diğer şehirlerde düzenlenmiştir.
mitinglerden önce cumhuriyet halk partisi, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçiminden önce erken genel seçim yapılmasını ve cumhurbaşkanını yeni meclisin seçmesi gerektiğini belirtmekteydi. ak parti ise bu karara katılmamıştır. cumhuriyet halk partisi'nin boykot ettiği cumhurbaşkanlığı seçimi, anayasa mahkemesi'nin 367 kararı gereğince iptal olmuştur. mitinglere katılım yüksek seviyedeydi. bazı kaynaklara göre ankara-anıtkabir mitingi, cumhuriyet tarihinin en kalabalık mitingi olmuştur. istanbul-çağlayan mitingi de yüksek katılım görmüştür. bu mitinglere birçok ünlü aydın katılmıştır. mitinglerin ardından yapılan erken genel seçimde ak parti, oylarını arttırmış ve sonrasında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde abdullah gül türkiye cumhuriyeti'nin 11. cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. cumhuriyet mitinglerinin, toplumda kutuplaştırıcı etkisi ve iktidar partisinin lehine olduğu anlaşılmaktadır ancak bu bugünden baktığınız zaman öyle yorumlanabilir. o günleri yaşamış laik türk vatandaşlarının türkiye cumhuriyeti'nin nereye gittiğini görebildiği ve karşılarındaki kahir ekseriyete rağmen çabaladıkları da göz ardı edilmemelidir.

29 nisan çağlayan cumhuriyet mitingi'nden fotoğraflar;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gayet normal olan korkudur. gece , boş bir tuval gibidir . zihnimizin derinlerinde kalmış olan hayaletleri resmedebilmek daha kolaydır bu yüzden. üzeri zaten boyanmış olan sayfalara ne çizersek çizelim eğreti duracaktır , gündüz ise zaten üzeri dolu olan tuval gibidir o yüzden kafamızın içinde olanları oraya çizmektense, gecenin karanlığında en derin korkularımızın uyanmasına izin veririz. gündüz gözüyle gördüğün dört duvar ve bir kaç eşyadan ibaret oysa gece çöktüğünde tamamen karanlığın içindesin .
devamını gör...

küçük ama bir o kadar şirin bir araba. yakında alacağım arabadır ayrıca.
devamını gör...

kendi adıma özür dilediğim çocuktur. geçenlerde twitter'da bir sınav kağıdı paylaşılmıştı: öğretmenin sorduğu hayaliniz ne sorusuna "babamın iş bulması, borçlarını ödemesi" yazılmış. dünya en azından çocuklar için eşit olmalıydı. böyle bir dünya kurmak mümkündü yalnız yapamadık, yapacak gibi de değiliz.
devamını gör...

cem bey, bir adet konser bileti verebilir misiniz bana veyahut canlı yayın konseri fark etmiyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

jimi hendrix'e bile balon denmiş arkadaşlar, şaşırmayın hiçbi şeye. bi çok şarkıyı kafası kıyak olmadan çalamazmış. bi gün televizyona çıkıyo, istek parça geliyo. tam çalmaya başlarken gitarı bırakıyo ve 'ayıkken çalamıyorum' diyo. öyle bi anekdot işte...

şunu söylemeli ki, hendrix asla bi balon değil ancak şu da bi gerçek ki, onun zamanı bu işlerin yeni başladığı bi zamandı. paul gilbert'a da sormuşlar 'sizce jimmy hendrix abartılıyo' mu diye. 'herkes abartılır' diye cevap vermiş. kendi zamanının büyük müzisyeni olması, ''büyük'' olması için yeterlidir. bugün iğne atsanız virtüözden yere düşmeyeceği bi ortamda hendrix değerlendirmesi elbette hatalı olur.
devamını gör...

arayanlar onu hep aynı yerde bulmuşlar
adını ondan değil, başkasından duymuşlar
ve yemek yemezmiş adam, zorla doyurmuşlar
doyarken insan, diğer insanlar da bunu alkışlar
hep böyle değilmiş adam, konuşmuş çocukken falan
küçücük ağzından çıkan, her lafa kızmışlar.


adam/yüzyüzeyken konuşuruz
devamını gör...

''jehan istiklal barbur[1] (d. 12 nisan 1980; beyrut, lübnan), hristiyan arap asıllı türk[1][2][3] şarkıcı-şarkı yazarıdır. 2002'de profesyonel müzik hayatına başlamak için ankara'dan istanbul'a taşınan sanatçı, ilk olarak farklı gruplarda pop, caz türünden repertuvarlarla vokalist olarak yer aldı. bülent ortaçgil'in referansı ile[4] ada müzik adlı şirket ile anlaştı. 2009 yılında ilk stüdyo albümü uyan yayımlandı.[5] 2010 yılında ise ikinci albümü hayat ile müzik kariyerini devam ettirdi.[6] 2012'de sarı, 2014'te sizler hiç yokken, 2014'te "kendine zaman ver" single'ı, 2017'de evim neresi.[7] 2018'de "kuzgunu uçmak" maxi single'ı, 2019 'da "ürkerek söylerim" ve 2019 'da "iki keklik" single'ı yayımlandı. toplam 7 albüm, 2 single kaydetti.''

vikipedi


şarkıları muazzam. hele birsen tezer ile ikisini çok yakıştırdım.
birsen tezer&jehan barbur-delikanlı
devamını gör...

sabahın ilk ışıkları yansırken gözlerini açtı kadın. henüz dinlenemediği bir sabaha daha gözlerini açtı. uyumak istemiyordu ya da uykuya çok ihtiyaç duyan bedenine inat zihni her sabah erkenden tetikliyordu onu. bugün de olmadı, dedi. doğruldu yatağından. odanın kapısını açtı, temiz havayı çekti ciğerlerine. henüz ayılamamış bedenini sürükleyerek kahve makinesinin düğmesine bastı, bir sigara sardı sonra. ithal tütünün ekşimsi kokusu, kahvenin tazeleyeci kokusu ile harmanlanınca günün en güzel zaman dilimini yaşadığını düşündü. çıktı minik balkonuna kahvesini yudumlarken bir yandan günlük işlerini planladı. yapılması gerekenler ve yapmak istediklerini düşündü. sabahı çalışma zamanıydı. öğleden geceye dek olan zamansa onun.
ilk önce işlerini halletti. araya hızlı bir kahvaltı sıkıştırdı. kalan işlerini bitirdi. akşam için uzun zamandır ihmal ettiği keyifli bir yemeği hazırladı bir yandan mirgün cabas ve cem kozanoğlunu dinlerken. sporunu yaptı.
kapıya gelen sucu ile hasbihal ederken kapının önüne birikmiş olan çöpleri fark etti. darmadağın olmuş çöpler, onu bir şekilde huzursuz etti. topladı hepsini, çıktı dışarı. dışarıda gök boşanırcasına yağan bir yağmur vardı. ama canı eve girmeyi hiç istemiyordu. evinin hemen önündeki parka yöneldi. oluklardan hızla akan suyun sesi, debisi yüksek bir ırmağın yanında gibi hissettiriyordu. üzerine düşen yağmur damlaları montunu bile alıp çıkmadan çıktığı için sırılsıklam etmişti; saçlarından, yüzünden yağmur damlaları süzülüyordu. kızarmış yapraklar parkın her yanını kaplamasına rağmen ağaçlar hala çıplaklaşmamıştı. kış bir türlü gelmiyor, doğa da insanlar gibi değişiyordu günden güne. serin hava yağmurla birleşince üşümüştü. içeri girip tekrar sıcak bir duş aldı. telefonunu kontrol etti. birkaç arkadaşından gelen mesaja yanıt verdi.
içten içe görmek istediği bir mesaj vardı. çokça özlediği biri. neden aramıyor ya da yazmıyor, diye düşündü. sonra başladı kendini sorgulamaya "neden ben o kadar özlüyorum ya da o aramanın gelmesi niçin benim için bu kadar önemli?yaşayıp gittiğim iliklerime dek keyfini çıkardığım bu hayatta kimseye ihtiyacım yok. " diye düşündü. bir yanı buna inanıyor bir yanı eksik hissediyordu. kimse vazgeçilmez değildi de gitmeleri de sevmiyordu. ya da kendini kandırıyordu. belki de haklıydı adam" gelmek için de gitmek için de cesur değildi kadın. " ama yapayalnız hissederken bile mutlu olabiliyordu. ayna karşısında iç çamaşırlarınla dans edecek kadar mutluysan kimseye ihtiyacın da yoktu. telefonu çaldı o esnada arkadaşları oyun için arıyordu. biraz imposter olmak, gerçek hayatta da oyunda da neşelendiriyordu onu. oyununu oynadı. güldü, eğlendi çokça. bir bira daha açtı. biraz gerçek biraz hayal bir hayatı döktü kaleminden sonra.
devamını gör...

yakışıklı, dünya tatlısı, ortancamın ismi olur.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim