ben hiçbir zaman salt kendimiz olabildiğimizi düşünmüyorum. doğumdan itibaren, yaşadığımız ortama ister istemez uyum sağlıyoruz. bu da belki başka yerde, başka ailede doğsak, başka kişilikte olabileceğimizi düşündürüyor. bu kadar big bang'a gitmeye gerek var mı? zamanı biraz daha yakına çekelim madem, mesela ilk gençlik zamanları. hangimiz tam anlamıyla ben buyum diyebildi. daha kendisinin nasıl olduğunu bile bilmiyordu ki. gel zaman git zaman, geçtiği ortamlardan etkilendi, hoşuna gidenleri rol model aldı ve bir kalıba girdi. bunun bazen farkında oldu, bazen olmadı ama bunu illa yaşadı.
sonuçta hep kabul görme çabası içindeydi. herkeste boyutu değişse de illa yaşadı bunu.
zamanı geldi kişilik tam oturdu. hah işte ondan sonra akıllı olan insan, kendisi olur. girdiği ortamda olmadığı gibi davranmak yerine, ortamın kendisine uymasını bekler. uymazsa da orada bulunmama tercihini kullanabilir.
bunu yapmayan gelişimini tam tamamlayamamış olur.
sizi siz oldugunuz için kabul edecek olgunluğa erişmiş bir çevre, arkadaşlar, aile tadından yenmez. fakat kendin olmayıp, belli kalıplara girmediğin sürece seni kabul etmeyen bir kısım insan varsa da, bu onların gelişimini tamamlamadığını gösterir. hayatında tutmaya gerek yok.
olayı, bir iki arkadaş değil, toplumda kabul görme şeklinde düşünüyorsan da, toplum dediğin nedir, ben, sen, o. yani takma, kendin ol.
devamını gör...

kızımdan gelsin.

çüpet - pipet
manaka - makarna
muduv - noodle
sırçalamak - fırçalamak(dişleri)
yaya - niloya(ç.film karakteri)
minimoş - micky mouse
yiğdo - unicorn(bunu 2 yıl anlamadık)

yine kızımdan geliyor.
fıstık, ama bu fıstık çekirgeden geliyor. biz çekirge deyince çekirdek anlıyor, çekirdekte çerez fıstıkta çerez hep birbirine karıştırıyor. çekirgeler hep fıstık oluyor
devamını gör...

shawnee kabilesinin reisidir. 1767 de bugünkü ohio topraklarında doğmuş ve amerikan yayılmacılığına karşı savaşan kızılderililerin içinde büyümüştür.
hitabeti güçlü, teşkilatçı ve azimli biriydi. değişik diller konuşan, hatta eskiden birbirine düşman olan kabileleri beyaz adamın yayılmasına karşı birleştirdi. hayalleri, yaptıklarıyla kuzey amerikanın en büyük kızılderili reisidir ama bizim çevirmenler, kitap evleri tecumsehin yada pontiacin hayatını anlatan kitapları tercüme etmiyor, basmıyor nedense!
tüfek, barut... lazım olduğundan mecburen ingilizlerle işbirliği yaptı. 1812 savaşında amerikan ordusuna karşı savaşırken 5 ekim 1813 de öldürüldü.
devamını gör...

altın renkli kravat ile harika bir kombinasyon oluşturuyordu bir dönem.
devamını gör...

adını aslında viyana belediyesi'nin hediye ettiği kuğulardan alan park. çin'den gelenler siyah olanlar...

çok eski dönemlerde parkın bir bölümü bir elçiliğe verilmiş.

yine çok eskiden, bugün karum'un olduğu yerde kavaklıdere şarap bağları vardı. hatırlayan azdır sanırım burada. o zamanlar kuğulu park da, bolca kavak ağacı bulunduran ve içinden dere geçen bir yermiş. semtin ismi olan kavaklıdere buradan geliyor.

içerisinde 20'den fazla kuş türü görülmüş. son yıllarda tunalı hilmi bey'in bir heykeli ve bir de fıskiyeler yapıldı giriş kısmına. park kısmı da tarih içerisinde defalarca değişime uğradı.

eskiden restoran kısmına giderdik ailece. daha da küçükken parkında oyun oynardım. sonrasında ise arkadaşlarla, sevgiliyle gidilen bir yer oldu. ancak şu çiçek satan tiplerin musallat olması iyi olmadı. gitmez olduk sevgiliyle bir daha.

eskiden hemen hemen her gün görüyordum, sürekli tunalı'da takıldığım için. son yıllarda daha aralıklı olarak geçmeye başladım önünden. pandemide ise iyice azaldı maalesef.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne zaman öleceğimi bilmek isterdim çünkü bazen diyorum ki ne kadar zamanımın kaldığını bilmiyorum ve çok zaman varmış gibi çabalıyorum. şimdiki zamanımı mahvediyorum. şimdi ya şimdi ölüp gitsem hayatımda elle tutulur çok ama çok az güzel şey var. ve bunu beni üzüyor. düşündükçe üzüyor. bana deseler ki 1 yılın kaldı. herşeyi bırakıp istediğim herşeyi yaparım. ama bilmeyince öyle olmuyor. bir varsayım üzerine yaşıyoruz. 80 yaşına kadar yaşayacakmış gibi günleri heba ediyoruz. bilsek neler oldu kim bilir? belki herşey daha kolay olurdu. biri zamanım bitti diye koşarak sevdiğine giderdi. birisi hiç tatmadığı yemekleri yerdi. biri görmediği yerlere giderdi. gurur, kin, nefret, hırs belki çok az kalırdı yeryüzünde. kim bilir? ertelemekte bilmemekten kaynaklanıyor. bilsek ki zaman kalmadı o zaman ertelemezdik.
devamını gör...

martian(marslı).hem okunuş olarak martin'e benziyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim için kimse ayak fotosu attı diye ünlü olmaz. bakar geçerim. sizin için oluyorsa, sorun fotoyu atanda değil, sizdedir. yapmayın o zaman.
devamını gör...

1963 amerika birleşik devletleri doğumlu teorik fizikçi. özellikle sicim teorisi ile ilgili çalışmalarıyla tanınır.

öğrenimini harvard üniversitesi'nde tamamlamış ve ardından oxford üniversitesi'nden doktora derecesi almıştır. cornell ve columbia üniversitelerinde profesörlük yapan greene, çoklu evren kuramı, sicim teorisi gibi ilgi çekici konularda, günlük hayattan basit örnekler vererek yazdığı kitaplarında oldukça başarılı bir anlatıma sahip bence. ilgisi olanlar, kitaplarını mutlaka okumalı diye düşünüyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özellikle rujun nasıl bir şey olduğunu unutmak. mezleke havasında dolaşmaktan bıktık vallaha murra...
devamını gör...

1998 yılında çıkan madonna şarkısı.
devamını gör...

her zaman birileri daha fazla isteyeceğinden, tüm dünyayı kendi hakkı olarak görüp, başkasının olabileceği aklına bile gelemeyecek insanlar sayesinde devam edecek sistem. global hali çökerse devlet kapitalizmine geçilir. sonra gene doğar. satacak kaynak bulamazsa kapitalizm direk kendini pazarlar.
devamını gör...

devlet memurluğu mülakatları.
devamını gör...

katılmadığım önerme. belki de ben eserleri kadar kendisini de hayli ilgi çekici bir sanatçı/insan olarak gördüğüm içindir. bir hikayesi var sanki van gogh'un, yazılmamış çizilmemiş, her sanatçının sahip olması gereken.
devamını gör...

bir istanbul klasiği.
vapura simitle binip, bekleyen ilgiye aç martılara simitten atmak ve havada kapmasını izlemek, bazen o simit için kavga edişlerini izlemek, o esnada denizi izlemek. özlenilesi istanbul güzelliklerinden biridir. ahan da özledim gene. bit pandemi bizi bitirmeden.
devamını gör...

100 yazardan biri olarak sonuna kadar desteklediğim kampanyadır. o hediye çekleri ile bir okulun kütüphanesini dolduralım bence.

tabii ki günümüzde kitaplar oldukça pahalı ama o 50 liralık çek ile her yazar arkadaşımız minimum iki kitap gönderse 200 kitap yapar ve bu rakam neredeyse hiç kitabı olmayan okullarımız için çok şey ifade eder.
devamını gör...

malatyalı yazarlar olarak okudum, ciddiyim de valla.

madalyalar altınmış bu arada, 5 gram ağırlığındaymış yani söyleyeyim de.
devamını gör...

1945 yılında meydana gelen, sovyetlerin kafkasları yurtlarından edip 6000 kadarının intihar etmesine yol açtığı bir katliamdır. 3000 kafkas drau nehri'ne atlayarak intihar etmiştir. 3000'ini ise kızılcık nehri'ne atlamıştır.

••

bazı kaynaklarda olay şöyle geçiyor; mavi alay adı verilen ve 8000 kırım türk'ünün oluşturduğu bir grup vardır. bu grup ülkelerinden çıkarılır, sürgüne yollanırlar. 3000 kırım türk'ü akıllarındaki "kızlarımızın ırzına geçerler, erkeklerimizi deşerler, çocuklarımızı öldürürler" düşüncesiyle kızılcık nehri'ne atlar. kalan 5000 kişinin 3000'ini de aynı düşünceyle kendini drau nehri'nin sularına bırakır. kalanlarda sınırda sovyet askerleri tarafından kurşundan geçirilir.

magazin rivayetlerine göre bu faciadan sağ kurtulan bir kişi tek vardır; türk olduğu sanılan askerlerden birinin âşık olup ölmesine gün yumamadığı ayşe adındaki bir kırım kadını. ne kadar doğru allah bilir ama rivayetler bu yönde. eğer olayla ilgili bilgiyi kitaptan öğrenmek istiyorsanız zülfü livaneli'nin serenad'ını okuyabilirsiniz. bu kitapta söylenene göre 2000 kırım türk'ünü sınırda kurşuna dizen askerler türk askerleridir.

(bkz: zülfü livaneli)
(bkz: drau nehri)
(bkz: kızılcık nehri)
(bkz: drau katliamı)
devamını gör...

kitap okumak diyerek katıldığım başlıktır.

o kitabın dokusunu hissetmek çok ayrıdır bence.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim