geceye enstrümantal bir parça bırak
devamını gör...
muhabbet kuşunun muhabbet etmemesi
yanınıza geldiğinde onunla karşınızda bir insan varmış gibi konuşun. çok ciddiyim, halini hatrını neler yaptığını falan sorun. dinlemeye başladığında size biraz daha yaklaşarak sessizce duracaktır yanınızda. o sırada konuşuyorsa size kendince bildiği kelimelerle cevap verecektir. eğer konuşmuyorsa öylece dinliyorsa öğretmek istediğiniz şeyleri tekrar edebilirsiniz. o yanınızdan gittiği zaman konuşmanızı bitirin. sonrasında genellikle ya uyumaya ya da oyuncaklarını yanına giderler ama her iki türlü de bir öğrettiklerinizi tekrar etmeye çalışırlar.
bizim kuşumuz gevezenin önde gideniydi. işine geleni öğrenir, işine geleni öğrenmezdi ama onunla karşılıklı muhabbet edebiliyorduk. şarkı falan söylüyordu, hatta canı sıkıldığında şarkısının tonu bile değişiyordu* . kendisi öğrendiklerini cümle içinde kurabiliyordu.
bir keresinde "ben bir b** makinesiyim" i öğrettik bizim oğlana tamamen gülmek için. bir gün annem evi süpürüyordu*. sonra öterken birden "anneem b** gibisin" dedi * . bizim evde normalde böyle şeyler asla söylenmez ama nereden birleştirdiyse böyle bir şey demişti.
buradan şuraya gelmek istiyorum, muhabbet kuşları dinlediklerini öyle ya da böyle bir şekilde hafıza atıyor. onlar dinleyip konuşmayı seviyorlar. tamamen çocuk gibiler gözümde. ne kadar ilgi gösterirseniz onun karşılığını alırsınız. ne kadar konuşursanız o kadar dinlerler, ne kadar dinlerlerseler de o kadar konuşurlar.
düzenleme: anlatım bozukluğu
ekleme: bizim kuşumuz erkekti, yakın çevremde de gördüğüm kadarıyla dişiler pek konuşmuyorlar.
bizim kuşumuz gevezenin önde gideniydi. işine geleni öğrenir, işine geleni öğrenmezdi ama onunla karşılıklı muhabbet edebiliyorduk. şarkı falan söylüyordu, hatta canı sıkıldığında şarkısının tonu bile değişiyordu* . kendisi öğrendiklerini cümle içinde kurabiliyordu.
bir keresinde "ben bir b** makinesiyim" i öğrettik bizim oğlana tamamen gülmek için. bir gün annem evi süpürüyordu*. sonra öterken birden "anneem b** gibisin" dedi * . bizim evde normalde böyle şeyler asla söylenmez ama nereden birleştirdiyse böyle bir şey demişti.
buradan şuraya gelmek istiyorum, muhabbet kuşları dinlediklerini öyle ya da böyle bir şekilde hafıza atıyor. onlar dinleyip konuşmayı seviyorlar. tamamen çocuk gibiler gözümde. ne kadar ilgi gösterirseniz onun karşılığını alırsınız. ne kadar konuşursanız o kadar dinlerler, ne kadar dinlerlerseler de o kadar konuşurlar.
düzenleme: anlatım bozukluğu
ekleme: bizim kuşumuz erkekti, yakın çevremde de gördüğüm kadarıyla dişiler pek konuşmuyorlar.
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
sabah erken kalkmak zorunda olmadığını bildiğin bir kış/sonbahar akşamı geç saatte üşüyerek yatağa girmek.
devamını gör...
vazgeçmek
olmayacak duaya amin demeyi birakma eylemidir. ama bu eylem icin de ön kosul, vazgecilmesi gerekenle duygusal bagın koparilmasidir. aksi takdirde insanin vazgecesi gelmez, affedesi gelir. guclu bir irade de gerekir vazgecmek icin kisaca. tabii biraz da kabullenilmesi gerekeni idrak edecek mantik olursa, eylem tereyagindan kıl cekmek kadar basitlesir.
devamını gör...
17 şubat 2021 cumhurbaşkanımızın kabine toplantısı sonrası açıklamaları
uzun zamandır bu kadar komik bir stand-up izlememiştim.
devamını gör...
unalome
unalome sembolü, yaşam süresince aydınlanmayı, ışığı aramayı ifade eder. sembolün kıvrımları da aydınlanma yolundaki mücadelelerdir. her bireyin kendi yaşamındaki ışığı bulma yollarının tasviridir. unalome sembolü budist bir tasarımdır.
buradan
buradan
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
ekşi'deydim geldi davet
pîr çıktı deryadan afet
ziyaret-ikâmet-ziyafet
kafalı çocuklar kafa'da
afili bebelerse bi-fayda
aydın ayar ayda ayda
muhallebi çocuğu
kimi entelli bamya
kimi entel maganda
kül bırakır ya mangalda
en terbiyeliler kafa'da
gel ikamet et âgūşumda
keldir otur cancağızım
turunculu kafa'da.
âşık şahsım fevkî âlâ
pîr çıktı deryadan afet
ziyaret-ikâmet-ziyafet
kafalı çocuklar kafa'da
afili bebelerse bi-fayda
aydın ayar ayda ayda
muhallebi çocuğu
kimi entelli bamya
kimi entel maganda
kül bırakır ya mangalda
en terbiyeliler kafa'da
gel ikamet et âgūşumda
keldir otur cancağızım
turunculu kafa'da.
âşık şahsım fevkî âlâ
devamını gör...
yürünen en uzun mesafe
evden okula yürümüştüm. karneyi geç dağıtıyorlardı, sahilde yürürüm diye düşünerek binmedim toplu taşımaya. haliçin de pek bi albenisi yok ama napalım elimizde bu var. 1 saat falan sürmüştü sanırım.
devamını gör...
artık tanımadığı erkekler tarafından da şiddete uğrayan kadınlar
türkiye'nin mükemmel politikacıları tarafından hoşnutlukla karşılanacak bir durumdur. malum onların istediği kadınların evden çıkmaması, çıkarlarsa korku içinde olmaları. minik kız çocuklarını ve onların hem şu anda hem de gelecekte başlarına gelebilecek olayları düşündükçe kahroluyorum. bu ülkede umarım bir mucize olur da bir daha hiçbir kız çocuğu dünyaya gelmez.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
kapıdaki yediveren gülü nerdeyse 24 saatte 2 misli çiçek açmış yarısı kırmızı yarısı beyaz, lucifer bana balım dedi, meja bilardo biliyormuş, havalar ısınınca "ya bu kedilere soğukta bişi olmasın?" derdim sona erdi, tavuklu pilav var, sigara mebzul, gece pame radyo yayını var, izmir'in en kış rengi sokağına bahar gelmiş, dimitri forever, hanım iyi.
devamını gör...
sivas katliamı
bu ülke tarihinin en büyük dram ve utançlarından biridir. mezhepçi yobazlar tarafından insanlığın yakılmasıdır.
olay da değildir,
provokasyon da değildir.
katliamdır.
olay da değildir,
provokasyon da değildir.
katliamdır.
devamını gör...
mayıs ayından beklentiler
artık kafamı boşaltıp bol bol ders yaptığım bir ay olsun...**
devamını gör...
haziran 2021 köy okulları yardım projesi
yaşasın dediğim sözlük ve etkinliğidir. en yakın zamanda desteklemek istiyorum. fikrinize sağlık.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
faturaları ve vergileri son ödeme tarihi olan günde yatırmak.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
girilen entrylere bakılırsa kaçıranların (ben dahil) ağlayacağı yayındır. kahrolsun dönem ödevleri, kaçırdım işte!
devamını gör...
charles bukowski
bu adam kadar güzel şiir yazan çok az insan var.
şu şiirdeki kaygıya bakar mısınız?aşkı,ölümü anlatisina...vallahi efsane.
itiraf
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:'hank! '
cevap vermeyecek hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:seni
seviyorum.
şu şiirdeki kaygıya bakar mısınız?aşkı,ölümü anlatisina...vallahi efsane.
itiraf
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:'hank! '
cevap vermeyecek hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:seni
seviyorum.
devamını gör...
filozoflarla beş çayı
haydi hazırlanın epikür'ü çaya çağırdım
beş çayına yetiştirecektim ama geç kaldım. bir ara - orhan veli gibi belediye çukuru yerine- yeni yapılmış henüz çamur kıvamında olan tutmamış betona düştüm. üstüm başım toz değil çamur içinde kaldı. çok saçma bir vaziyetteydim. neyse konumuzun bununla hiçbir alakası yok. arada saçmalamayı seviyorum sadece. bir kitap tanıtımı yapıp çıkacağım. aşağıya link bırakıyorum. yoo orası burası değil.
felsefeyi sevmiyor musunuz?
ıyy çok sıkıcı mı diyorsunuz?
benim gibi bilmediğiniz hâlde bilmiş gibi mi yapıyorsunuz?
bilmediğinizi mi zannediyorsunuz?
hiç o taraklarda beziniz yok mu?
ne işime yarayacak mı diyorsunuz?
işte tam bu sırada benim de yeni keşfettiğim bir kitap çıkıyor karşınıza.* hiç öyle zorlama yok çok basit ve anlaşılır bir dil kullanılmış.gereksiz uzatmalardan kaçınılmış. bunun sebebi var elbet. kitap biraz da kişisel gelişim havasında.
kitabın çıkma hikâyesi,
yazarları umut dinçsahin ve kemal karadayı pandemi zamanında online felsefe konuşmaları gerçekleştiriyor. özellikle bu zamanda yani kriz zamanlarında bir filozofun izlerinden nasıl gidilebilir onun ögretilerini hayatımıza nasıl konumlandırabilirizi araştırmışlar. bir çıkış yolu olarak düşünün kılavuz gibi. platon'un yanına antik yunan okuluna giderken aristo'yu günümüze bir çay içmeye çağırabiliyorsunuz. **
sohbet eder gibi yazılmış. aslında yazarların konuşmalardan parçalar alınmış. önemli fikirler ve sözlerin özellikle altı çizilmiş. üstelik her filozof için qr kodları ile çalma listeleri oluşturmuşlar. en güzel kısmı ise kitabın geliri çocuklar ve gençlerin eğitimine yönelik projelere bağışlanacak olması.
felsefe'nin pratik bilgi olarak kullanılması ve hayatımıza uyarlanıyor olması çok hoş. bir de şey var tabii sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez.
bu ara filozofların hikayeleri ile donatabilirim oraları buraları bilemiyorum sanki yapacak gibiyim. şimdilik batı bilgeliğinde ki filozoflardayım. bunun doğası var, doğusu var toplamda beş kitap çünkü. artık bu kadar kitap reklamı yeter sanki biraz uzattım*
siz de bu zamansız kitap gibi istediğiniz bir filozofu çaya çağırabilirsiniz. tek tek gelsinler ama çok kalabalık olursa kafa yanıyor. bir de benden duymuş gibi olmayın bazıları pek haz etmiyor birbirinden. dedikodu çıkmasın. *
beş çayına yetiştirecektim ama geç kaldım. bir ara - orhan veli gibi belediye çukuru yerine- yeni yapılmış henüz çamur kıvamında olan tutmamış betona düştüm. üstüm başım toz değil çamur içinde kaldı. çok saçma bir vaziyetteydim. neyse konumuzun bununla hiçbir alakası yok. arada saçmalamayı seviyorum sadece. bir kitap tanıtımı yapıp çıkacağım. aşağıya link bırakıyorum. yoo orası burası değil.
felsefeyi sevmiyor musunuz?
ıyy çok sıkıcı mı diyorsunuz?
benim gibi bilmediğiniz hâlde bilmiş gibi mi yapıyorsunuz?
bilmediğinizi mi zannediyorsunuz?
hiç o taraklarda beziniz yok mu?
ne işime yarayacak mı diyorsunuz?
işte tam bu sırada benim de yeni keşfettiğim bir kitap çıkıyor karşınıza.* hiç öyle zorlama yok çok basit ve anlaşılır bir dil kullanılmış.gereksiz uzatmalardan kaçınılmış. bunun sebebi var elbet. kitap biraz da kişisel gelişim havasında.
kitabın çıkma hikâyesi,
yazarları umut dinçsahin ve kemal karadayı pandemi zamanında online felsefe konuşmaları gerçekleştiriyor. özellikle bu zamanda yani kriz zamanlarında bir filozofun izlerinden nasıl gidilebilir onun ögretilerini hayatımıza nasıl konumlandırabilirizi araştırmışlar. bir çıkış yolu olarak düşünün kılavuz gibi. platon'un yanına antik yunan okuluna giderken aristo'yu günümüze bir çay içmeye çağırabiliyorsunuz. **
sohbet eder gibi yazılmış. aslında yazarların konuşmalardan parçalar alınmış. önemli fikirler ve sözlerin özellikle altı çizilmiş. üstelik her filozof için qr kodları ile çalma listeleri oluşturmuşlar. en güzel kısmı ise kitabın geliri çocuklar ve gençlerin eğitimine yönelik projelere bağışlanacak olması.
felsefe'nin pratik bilgi olarak kullanılması ve hayatımıza uyarlanıyor olması çok hoş. bir de şey var tabii sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez.
bu ara filozofların hikayeleri ile donatabilirim oraları buraları bilemiyorum sanki yapacak gibiyim. şimdilik batı bilgeliğinde ki filozoflardayım. bunun doğası var, doğusu var toplamda beş kitap çünkü. artık bu kadar kitap reklamı yeter sanki biraz uzattım*
siz de bu zamansız kitap gibi istediğiniz bir filozofu çaya çağırabilirsiniz. tek tek gelsinler ama çok kalabalık olursa kafa yanıyor. bir de benden duymuş gibi olmayın bazıları pek haz etmiyor birbirinden. dedikodu çıkmasın. *
devamını gör...


