baharın yavaştan ayazın belini kırdığı, güneşin sıcağından bunaltmadığı ve ağaçların henüz çiçeklendiği günlerde yapılması tavsiye edilen eylemdir.

iyileştirir ve de güzelleştirir. her insan ömründe en az bir kez kucağına bir ağacı sığdırmanın huzurunu duymalıdır.

ayrıca izin verirseniz rüzgarın da sizi sarmaladığını, güneşin başınızı okşadığını duyumsayabilirsiniz.
devamını gör...
doğayı sevmek yaşadığını hissettirir. çiçeği öpmek isteyenler pekala öpebilir. güzellik iyileştirir.
devamını gör...
işin içinde ekoseksüellik yoksa eğer sadece bir temastan ibaret olan eylem.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
bir akrabamın kızının ağaca sarılma alışkanlığı vardı, veyahut hastalık...
devamını gör...
çok güzel hissettiriyor.
devamını gör...
insana doğanın bir parçası olduğunu hissettirir.
devamını gör...
çocukluğumdan beri en sevdiğim aktivitelerden. sanki ağacın geçirdiği onlarca mevsime, dalına konan kuşlara sarılır gibi...

küçükken okul yolunda bir sürü ağaca sarıla sarıla okula gidermişim. hatta babam birinde kesilen bir ağacın kalan kök kısmına sarılıp ağladığımı ona üzülme diye teselli ettiğimi anlatır durur.

erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine depresyon tedavisine sırf civardaki kocaman ağaçlara sarılmak icin gittim desem yalan olmaz. hastane civarındaki cadde ve sokaklarda dokusu pürüssüz ağaçların adını kime sorsam farklı bir şey dedi. ayrıca civarda öyle devasa ağaçlar var ki, gördüğüm an yanlarına koşarak gitmemek için heyecanımı zor zapt ediyorum.
sarılmak yeterince abes iken bir de koşarak sarılırsam, hastaneden kaçtığımı düşünebilirler.*

bir de salkım söğüt ve kavak ağacı tutkum var ki evlerden ırak. öldüğüm zaman bir salkım söğüt veya kavak dibine gömülmeyi çok isterim.

ağaçlara sarılın, sarılanları sevin.
devamını gör...
kendine,doğaya,tüm güzelliklere sarılmaktır.kanlı canlı bir insana sarılmak,bir ağaca sarılmanın verdiği tadı vermiyor bana.
devamını gör...
beni gülümseten bir başlık.. ama iyi anlamda. gerçekten bu dünyada ağaçlara sarılıp ve onlarla empati kurabilecek insanlar var ve bu benim içimi ısıtıyor. o suskun ve akıllı canlılar bizlerden bir şey talep etmeden, beklemeden bize iyilik yapıyor, anlıyor musunuz? bir karşılık beklemeden. ve biz insanlar, kendimizi üstun ve farklı varlık bildiğimiz için bu iyiliği görmüyoruz bile, neymiş? ağacın veya herhangi bir başka canlının bunu yapması gerekir zaten, yüce insan için..
konudan biraz uzaklaştım ama, mevzu mevzuyu açıyor, bilirsiniz. (bkz: claude levi strauss)'un bir röportajda dile getirdiği gibi:

yüzyıllar boyunca 'insan yaratılışı itibariyle farklı bir varlıktır, farklı olduğu için varlıkların efendisidir, isteği amaca dayalı olarak bu varlıkları kullanabilir' fikri ile yaşadık. korkarım bu fikir bizi yaşadığımız son on yıllarda korkunç felaketlere sürükledi. şunu da gösterdi: insan olan ve bu yüzden saygıdeğer olan ile insan olmayıp insan olmaya yakın bir yere yerleştirilenler arasına çizilen çizgi insanı dayanıksız hale getirdi. yani insan şunu öğrenmeli: eğer saygıdeğerse, bunun sebebi belki öncelikle insan olması değil, yaşayan bir varlık olmasıdır. böylece tüm canlı varlıklar da aynı saygıyı hak eder.

ağaçları ve tüm canlıları sevelim ve sarılalım. saygılar.
devamını gör...
eski sevgilimin her fırsatta içten bir şekilde yaptığı ve bana miras olarak bıraktığı duygu/eylem. bu vesileyle de kendisini güzel hatırlamış oldum. bahtı açık olsun. *
devamını gör...
o kadar da kutsalaştırılmamalı..
biraz abartı gibi geldi yukarda yazılanlar ama bu kişiden kişiye değişir.
devamını gör...
her be kadar içimden gelsede kollarımda karıncalar gezinir korkusu ağır bastığından* yapamadığım eylem. genelde şöyle bir dokunur yada bir bakış atarım ve geçerim. bu bile mutlu ediyor beni.
devamını gör...
doğa aşığı bir insan olarak söylüyorum, son zamanlarda boş boş romantizm kasılan hareketlerin başında gelir.*
devamını gör...
cemal süreya abimizin şiirinde anlattığıdır:


ölüm geliyor aklıma ölüm
bir ağacın gövdesine sarılıyorum

devamını gör...
başlığı görünce bir arkadaşımın bana anlattığı olayı hatırladım:
okulun bahçesinde ağaca sarılmış bir adam hüngür hüngür ağlamaktadır.çocuklar merakla etrafını çevirir. anlarlar ki çok seneler önce bulgaristan’a göç eden (ya da buna zorlanan,bilemiyorum) adamcağız, oraya o ağacı diken kişidir.vatanına özlemini ağaca sarılarak gidermektedir.
*****
ağaçlara sarılmayı seviyorum, ailem beni tuhaf karşılasa da. onların muhteşem varlıklar olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
(bkz: pubg oynarken awm sesi duymak)
devamını gör...
doğayı hissetmek isteyen insanların başvurduğu yoldur. denize düşen yılana sarılırsa ormana düşen de ağaca sarılır.
devamını gör...
annemin her ağaç gördüğünde yaptığı şey. biz de doğayı seviyoruz da gidip sarılmıyoruz. hiç sormuyor ağaca rızan var mı diye. belki ağaç istemiyor.
devamını gör...
ağaç sizi bırakıp gitmeyeceği için uygun ve keyifli bir aktivitedir. bazıları gibi başkasıyla sevişip, evlenip, çocuk yaparak sizi unutmazlar ağaçlar.
devamını gör...
(bkz: sevgilisi olmayanların 14 şubat'ta yapacakları).

hayatında bir defa dahi olsa bir ağaca sarılmamış, bir ağaca dokunmamış insana şaşarım.

psikolojik ve fizyolojik olarak faidelidir efendim, hatta bence ağaca sarıldığınızda, ağaç da mutlu olur.

bazı ağaçlar kadimdir, yaşlıdır, bir dede gibi, selam vermeden, dokunmadan geçmeyelim çucuklar...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ağaca sarılmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim