bir şehri sevmemek için sebepler
başlık "aysenazlı" tarafından 27.12.2020 17:27 tarihinde açılmıştır.
81.
denizi yoksa
devamını gör...
82.
yaşadığım şehirleri sevmeyi ve aidiyet duygusunu çoktan bırakmış biri olarak fazla takılmadığım konudur. buraya ait değiliz ve ne kadar istesek de, ne gerçekten ait hissedebiliriz ne de gerçekten sevebiliriz.
yıllar önce bir gün arkadaşım “yaşadığın şehri seviyor musun? “ diye sormuştu. bende “neden seveyim, sevmek bağlanmaktır.” demiştim.
o günden beri arada hep sorar “hala mı aynısın? “ diye...
bence kimse bağlanmasın hiç bir şehre yada ülkeye... ne de olsa bir gün gideceksiniz yada bir şey olacak ve o sizden gidecek... tıpkı insanlar gibi...
ama yaşadığın her şehirde sevdiğin bir mekan olmalı ve oraya gittiğinde bir köşen olmalı sana ait. yada bir tepe olmalı, arada gidip oturduğun, uzaklara bakıp kafayı dağıttığın. yada bir nehir boyu yol olmalı en sevdiğin şarkı eşliğinde, eller cepte pervasızca yürüdüğün. ve attığın her adımda kendi yarattığın şehrinin sokaklarını gezebildiğin...
gerisi sadece hikaye...
yıllar önce bir gün arkadaşım “yaşadığın şehri seviyor musun? “ diye sormuştu. bende “neden seveyim, sevmek bağlanmaktır.” demiştim.
o günden beri arada hep sorar “hala mı aynısın? “ diye...
bence kimse bağlanmasın hiç bir şehre yada ülkeye... ne de olsa bir gün gideceksiniz yada bir şey olacak ve o sizden gidecek... tıpkı insanlar gibi...
ama yaşadığın her şehirde sevdiğin bir mekan olmalı ve oraya gittiğinde bir köşen olmalı sana ait. yada bir tepe olmalı, arada gidip oturduğun, uzaklara bakıp kafayı dağıttığın. yada bir nehir boyu yol olmalı en sevdiğin şarkı eşliğinde, eller cepte pervasızca yürüdüğün. ve attığın her adımda kendi yarattığın şehrinin sokaklarını gezebildiğin...
gerisi sadece hikaye...
devamını gör...
83.
içinde insan olması.
kalmadı ki eskisi gibi ghostownlar gidip yaşayayım içinde..
metropollerin yollarını ilmek ilmek dikeyim.
kalmadı ki eskisi gibi ghostownlar gidip yaşayayım içinde..
metropollerin yollarını ilmek ilmek dikeyim.
devamını gör...
84.
denizinin olmaması.
devamını gör...
85.
türkiye'nin coğrafyasını, iklim koşullarını çok severim. ama kendi ülkemde, istediğim gibi yaşayamıyorum, ait hissedemiyorum. çok sevdiğim marmara denizi yok oluyor, çok sevdiğim akdeniz'e gidemiyorum çünkü param yok. fakat buraya ait olmayıp, turist olsaydım, her tatilimde rahatlıkla uğrayabilirdim. benim ülkem parsel parsel satılıyor, parsel parsel yok oluyor. hal böyleyken, hangi şehri sevebilirim? hangi şehri sahiplenebilirim? üç kuruş paramın kirama yetebileceği şehri mi sevmeliyim mesela? ya da o şehirde, kıyafetlerimi istediğim gibi değil de, şehrin müsaade ettiği uzunlukta giymeyi mi sevmeliyim? bana sevebilmem için, imkanımın el vereceği ve insanca yaşanabilecek bir şehir söyleyin dostlar, ilk orayı seveceğim.
devamını gör...
86.
o şehirde sevdiklerinin olmaması geçerli bir sebeptir.
devamını gör...
87.
şehirde deniz olmaması.
devamını gör...
88.
sivas olmaması.
devamını gör...
89.
türkiye'de olması yetiyor genelde. batı'nın şehirlerini gördükten sonra buraya köy diyesim bile gelmiyor artık...
devamını gör...
90.
benim için en büyük nedeni insanlarıdır.
devamını gör...
91.
içinde yaşıyor olmak gibi bir maddenin yetip artacağı listedir. uzatmanın pek anlamı yok.
devamını gör...
92.
insanlarının tavırlarıdır.
devamını gör...
93.
çocukken ailecek o şehre gidildiğinde hep bir tartışmanın, kavga gürültünün çıkması.
devamını gör...
94.
o şehirde;
- bir kadın rahatsız edilmeden tek başına gezemiyorsa,
-insanları sürekli diğer insanları izleyip, dedikoduluk malzeme çıkartmaya çalışıyorsa,
-trafiği berbat, sokakları pis, altyapısı sorunlu ise,
-esnafı hırsızın ve kazıkçının önde gideniyse,
- temel alışveriş ihtiyacı için araba gerekli ise
o şehrin sevilmesi pek mümkün gözükmüyor.
böyle bir şehir,içinde yaşamak zorunda olanlar için, açık bir hapishanedir.
- bir kadın rahatsız edilmeden tek başına gezemiyorsa,
-insanları sürekli diğer insanları izleyip, dedikoduluk malzeme çıkartmaya çalışıyorsa,
-trafiği berbat, sokakları pis, altyapısı sorunlu ise,
-esnafı hırsızın ve kazıkçının önde gideniyse,
- temel alışveriş ihtiyacı için araba gerekli ise
o şehrin sevilmesi pek mümkün gözükmüyor.
böyle bir şehir,içinde yaşamak zorunda olanlar için, açık bir hapishanedir.
devamını gör...
95.
öğrenci düşmanı şehir olması yeterli. çünkü öğrenci düşmanı şehir yobazdır, geri kafalıdır, man kafadır, beyincikleri örümcek ağları ile kaplıdır.
devamını gör...
96.
üniversitesindeki altyapı yetersizliği.
devamını gör...
97.
bursa ilinden gelerek diyorum ki: her gün saçma bir şekilde yobazlaşan halkı, yeşilin her türlüsünün ağzına özenle kaka yapmaları, gece bunaldığınızda bir kahve içebileceğiniz mekanların şehir merkezinde asla olmaması(pandemi öncesi), yarınlar yokmuşçasına artan metro fiyatları, yatır turizmi ve salt müslüman ama türk olmayan turistin oturma organını taharet musluğu gibi temizleyen turizm anlayışı. yaptıkları çirkin parklara girmiyorum bile. içme suyumuzun içinden geçtiklerini söylememe gerek bile olmamalı.(bkz: bursadan nefret eden ezik yazardan inciler)
devamını gör...
98.
coğrafi bölgelerden iç anadolu bölgesinde yer alması.
devamını gör...
99.
sosyal olanakları,
halkı ve halkın gelenekselliğinin dozajı,
trafik ve çevre kirliliği problemi,
şehrin ne kadar gelişip/ gelişmediği.
maalesef ki türkiye için en büyük problem kırsallaşma durumu.. ülkenin her yeri eşit refah seviyesinde olmadığı için özellikle belirli bir yaş grubu sonrası belirli şehirlere göç ediyor ( istanbul- izmir - ankara -bodrum) ve buraların nüfus oranını patlatıyorlar.
istanbul bu konudan en muzdarip şehir bana sorarsanız.bir şekilde sosyal olanakları geçmişten beri fazla şişirildiği için, önüne gelen yaşadığı şehirdeki memnuniyetsizliğini gidermek amacıyla buraya gelmeye çalışıyor.üniversite tercihleri, iş başvuruları, evlenip taşınma vs derken istanbulda adım atacak alan neredeyse kalmadı.
millete yeterli alan sağlayabilmek için, her tarafı plaza, gökdelen yapmaya başladılar.
bence belediyenin artık istanbul’a göç’ü , nüfus yoğunluğu kontrolünü sağlamak için yasaklaması gerekiyor.gelen geri dönecek, burada oturum sağlamayacak.okulu olan okuyup, geri dönecek.
böyle giderse boğazı bile doldurup, gökdelen dikecekler konut ihtiyacı için.
halkı ve halkın gelenekselliğinin dozajı,
trafik ve çevre kirliliği problemi,
şehrin ne kadar gelişip/ gelişmediği.
maalesef ki türkiye için en büyük problem kırsallaşma durumu.. ülkenin her yeri eşit refah seviyesinde olmadığı için özellikle belirli bir yaş grubu sonrası belirli şehirlere göç ediyor ( istanbul- izmir - ankara -bodrum) ve buraların nüfus oranını patlatıyorlar.
istanbul bu konudan en muzdarip şehir bana sorarsanız.bir şekilde sosyal olanakları geçmişten beri fazla şişirildiği için, önüne gelen yaşadığı şehirdeki memnuniyetsizliğini gidermek amacıyla buraya gelmeye çalışıyor.üniversite tercihleri, iş başvuruları, evlenip taşınma vs derken istanbulda adım atacak alan neredeyse kalmadı.
millete yeterli alan sağlayabilmek için, her tarafı plaza, gökdelen yapmaya başladılar.
bence belediyenin artık istanbul’a göç’ü , nüfus yoğunluğu kontrolünü sağlamak için yasaklaması gerekiyor.gelen geri dönecek, burada oturum sağlamayacak.okulu olan okuyup, geri dönecek.
böyle giderse boğazı bile doldurup, gökdelen dikecekler konut ihtiyacı için.
devamını gör...
100.
şehir ile işim yok ki.
özgelişim düzeyim arttıkça hayattan daha bir keyif alıyorum. en büyük mutluluk budur bence. ifade gücümün her yükselişinde, motivasyon olarak da çıtam yükseliyor. ılıkça bir megalomani herkesin düşlediği bir aşamadır bence.
özgelişim düzeyim arttıkça hayattan daha bir keyif alıyorum. en büyük mutluluk budur bence. ifade gücümün her yükselişinde, motivasyon olarak da çıtam yükseliyor. ılıkça bir megalomani herkesin düşlediği bir aşamadır bence.
devamını gör...