materyalleri üst üste koyarak elde edilen yapı. bir de zeynep casalini şarkısı olanı var, o süperdir, nostaljiktir.
devamını gör...
bir zeynep casalini şarkısıdır. buradan
devamını gör...
insanlarla aranıza ördüğünüzdür. aslında kendinizi kötü diye nitelendirdiğiniz ya da olabileceklerini düşündüğünüz insanlardan uzak tutmaktır, amaç . belki - çokta- hayatınıza dahil olmalarını istemiyorsunuz, iyi olanlarında.

aman dikkat..! çemberi daraltmayın.
devamını gör...
zeynep casalin'i sayesinde tanıyıp dinlediğimiz ama kontak grubunun da çok güzel söylediği şarkının adıdır.
devamını gör...
çevremize ördüğümüz kalkan. çeşit çeşit malzemelerimiz var. arada delikler açıyoruz birileri bizi görsün diye.
devamını gör...
seyirlik bir film. eski film sevenler için :

buradan
devamını gör...
"taşlarının arasından içeri sızılabilecek küçük boşlukları başkalarına göstermeden önce çok iyi düşünülmesi gereken savunma aracı" ne güzel tanımlamış zamanında.

sena şener demiş ki, "gün olur, sensiz"... ola ki bir gün o duvarlar içinde yalnız kalırsınız, kaçmak istersiniz ama boğulursunuz. vermeyin anacım gizli geçitlerinizi elin adamlarına.
devamını gör...
attila ilhan'ın ilk şiir kitabı.
...
"ben bir duvarım, hiç güneş görmedim.
sen hiç güneş görmemiş başka bir duvar."
...
devamını gör...
duvar desenleri;

stencil, bir desenin veya yazının üzerine şekillerin kesilerek veya boyanarak geçirilmesiyle oluşturulan bir baskı tekniğidir. bu tekniğin kullanımı genellikle duvarlara, mobilyalara, tekstillere ve kağıtlara uygulanır. stencil genellikle yarı şeffaf bir malzemeden yapılır ve bir kez kullanıldıktan sonra atılır. bu yöntemle yapılan baskılar, çoğunlukla tek renkli ve keskin hatlıdır. stencil tekniği, savaş zamanlarında propaganda posterleri üretmek için de kullanılmıştır ve günümüzde birçok sanatçı tarafından sokak sanatı ve graffiti çalışmalarında kullanılmaktadır.
stencilmodelleri.com/
devamını gör...
"yeni bir söz söylemek için ölmek mi gerekir" gibi ilginç bir tespit içerir. hakikaten de birisinin gerçek anlamda sesini işitmemiz için önce ölmesi* gerekir.

bir de, bu şarkıyı söyleyen kadını kimse şu parçası dışında dinlemiyor ya, üzülüyorum.
devamını gör...
bir şanışer çarpmasıdır.
devamını gör...
(bkz: hüsnü arkan) ve (bkz: nadir göktürk) imzalarını taşıyan (bkz: ezginin günlüğü)'nün ilk albümlerinden aşk yüzünden'de bulunan parça.
dolu kadehi ters tut da seslendirmiştir.
ezginin günlüğü.
dolu kadehi ters tut.
devamını gör...
güzel bir zeynep casalini şarkısı.


ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum
ağlaya ağlaya yosun tuttum
devamını gör...
jean paul sartre'ın beş öyküden oluşan, bizde (bilebildiğim kadarıyla) sadece bir kez basılan kitabı.
devamını gör...
enfes mi enfes korhan futacı şarkısı.

devamını gör...
korunmak istediğiniz şeylerle aranıza koyduğunuz sınır.

görmek istemediğiniz şeylerle aranıza ördüğünüz örtü. duymak istemediğiniz şeyleri duymamak için kulağınıza taktığınız tıpa. dokunmak istemedikleriniz için elinize giydiğiniz eldiven. almak istemediğiniz kokular için burnunuzun dibine sürdüğünüz koku.

halının altına süpürdüğünüz tozlar için halı.

sizden olmayan insanların karşısına diktiğiniz engel.

yaşamak için ölümü içine hapsettiğiniz mahpus.

ölmek için yaşamı kapı yaptığınız evin kenarları.

pişman olup üzerinde pencereler açtığınız opak şey.

bedeninizi korumak için giydiğiniz kıyafet. (her duvara pencere açılır.)

kendinizle dışarı arasında "siz" olarak görülecek dış görünüş. (bu dış görünüş sizin aslınızdan açılan bir penceredir. yani kendinizle kendiniz arasındaki duvardan açılan duvar görünümlü pencere.)

yağmur yağarken şemsiye.

kar yağarken sessizliği duymamak için taktığınız kulaklık.

ağzından çıkan kelimeler. (anlattınız ama anlamın etrafında duvar var. eğer duvarınızda bir kapı yoksa, var da karşıdakinin anahtarı yoksa anlatamazsınız.)

yaptığınız tüm iltifatlar, gösterdiğiniz tüm sevgi göstergeleri. (birisini neden seversiniz? çünkü kendinize olan sevginizi o kişiyi severek pekiştirirsiniz. sevdiğiniz kişiyi kendiniz için seversiniz. ve bu kendinize olan sevginiz, başkasına gösterdiğiniz sevgi duvarının arkasındadır. pencere açmışsanız aşk rüzgarı girer içeriye.)

yaşadığınızı hatırlatan her şey. o duvarlara çarpıp kendinize gelirsiniz.

buraya kadar yazdığım tüm şeyler. aramıza duvar ördüm. penceresi de var. harflerin ardında saklanıyorum. ama aramızdaki tek engel harfler değil. her duvar başka bir duvarı korur. salt bir açıklığa ulaşana kadar hep duvarlarla konuşursunuz. salt bir açıklığa ulaştığınızı hiçbir zaman anlayamayacaksınız. çünkü duvardan başka bir şey görmediniz.

duvardan duvara yazı...
devamını gör...
"kafamı duvara yasladım, omuzların yanımda yok."
devamını gör...
bu şarkının müziği mi çarpıyor sözleri mi ayrı ayrı çarpacakken voltran mı olmuş anlamıyorum.

süper iyi.

devamını gör...
duvar


zaman uzun en azından bilimsel olarak öyle. bilimsel olarak güneşin kızıl deve dönüşüp dünyayı yutmasına beş milyar yıl var. beş milyar yıl. tabi güneşten önce biz onu yok etmezsek. ya da başımıza göktaşları yağmazsa. ki bu iki ihtimalde, güneş tarafından yutulmasından daha yakın geliyor bana. iyi de bundan banane size ne değil mi? allah'ın işine akıl sır ermez ama sanırım içimizde beş milyar yıl yaşamayı düşünen yoktur. isteyen var mıdır? olduğuna yemin edebilirim ama ispat edemem. insandır. ister. bunu bile ister. bile derken, meseleyi hafife aldığım düşünülmesin sakın. beş milyar yıl yaşamak hafife alıncak iş değildir. fakat insanın bu denli bir aç gözlülük içinde bulunabilecek bir varlık oluşu ağır meseledir.

iğineyi başkasına batırdığıma göre, çuvaldıza hazırım.

evet hadi başlayalım batırıp kanırtmaya.

standart donanımla yaratılmış bir insan olarak, benim de isteklerim oldu. çoğu basit şeylerdi. o çoğunun çoğu da imkansız oldu. bazen haketmediğim için, bazen yeterince gayret etmediğim için, haketmek için gayret ettiğimde, nasip olmadığı için, olmadığını düşündüm. sonra yine istedim. yine olmadı. bir daha istedim. bir daha olmadı. bazıları öyle güzel olmadı ki, o olmayışları olmuş saydım. dedim ya insanım. ömrüm yeter mi demeden istedim. yürümeye ömrümün yetmeyeceği yollara, yolculuklara niyetlendim. çünkü bu işleri bilenler "mühim olan niyet" demişlerdi. "kader gayrete aşıktır" demişlerdi. ha gayret. yürüdüm. kısa anlarda güzel manzaralar gördüğümde oldu inkar edemem. ama hep çok istemenin tuzağına düştüm. bilir misiniz bilmem etobur çiçekler vardır. öyle güzel görünür, öyle güzel kokarlar ki, düşüverir içine bir arı. petek yapacak, bal yapacak ya, hatta özünü aldığı çiçeğin polenlerini taşıyacak, çiçeğin sonraki nesillerinin oluşmasına katkıda bulunacak ya. bak sen şu arıya. o güzelliğe, o kokuya, o cazibeye kapılıverir ve düşer avcı çiçeğin ağzına. çiçeğin ömrü uzar, arı artık yoktur. istekleriyle birlikte sindirilmiş bir protein püresidir. çok istemek işi çok tehlikelidir. zira bu dünyada her şeyin bir bedeli vardır. ödetilir. hesabı ödemeyi baştan kabullenmiş, benim gibi biri değilseniz, o çokun karşılığında çok zor durumda kalabilirsiniz.

ben kaldım. son kalışımda karanlık bir çıkmaz sokaktaydım. hala oradayım. çıkmaz! girme tabelasını kendi ellerimle söküp girdim üstelik. gündüzdü. aydınlıktı. bahçeli evler sıralıydı sağlı sollu. çiçekler mis kokulu, allı morlu çiçekler. sokağın sonunda bir orman. cıvıltısını duyuyorum. çok güzel. rüzgar öyle kokular taşıyor ki burnuma. hiç duymadığım. arada bir duvar. yüksek. çok yüksek. sesleri duyuyorum. kokuyu alıyorum. ormanın yeşilinin, göğün mavisine değdiğini görüyorum. ama duvar. yüksek. çok yüksek. koşuyorum. kapı kapı o bahçeli evlere. kimse bilmiyor duvarın nasıl geçileceğini. neden diyorum. hiç geçmek istemedik ki diyorlar. sen de isteme diyorlar. etme. merdiven diyorum yok mu? yok! yapalım. olmaz! ama diyorum. görmedin mi diyorlar. burası çıkmaz. ya kal burada ya dön yoluna. yolum yok ki benim. yolcuyum ama yolum yok. yol benim değil. ben yolun yolcusum. sadece yürüyorum. şimdi bu duvar. geçmek istiyorum. çok istiyorum. dedim. karardı gökyüzü. şimdi karanlıkta kararlılıkla bekliyorum. size beklemenin kararlı karanlığından yazıyorum.
çok istemeyin. çok beklemeyin. bir ömür bu kadar uzunken. beş milyar yıl yaşamayı istemeyin.


ben hâlâ çok istiyorum...
devamını gör...
bazı şarkılar bazı anların şarkısı hep söylerim.

bu şarkı bazen yükseltir bazen düşürür bazen tutar bazen bırakır…

bağıra bağıra eşlik etmeyi en çok istediğim şarkılardan biri de kadının konseri yok maalesef. şöyle bir içim dökülse keşke de anlayana yani..

“yeni bir söz söylemek için ölmek mi gerekir…”
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"duvar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim