81.
sokak köpeklerinin öldürülmesi, toplanması hakkındaki katliam yasasına destek olan herkesle ilişkimi kesmek.
türkiye'de ısıtılan suya atılan kurbağalar gibiyiz ve ben insanların bu yasaya ağızlarından salyalar akarak destek vermesi ile artık o suyun kaynamaya başladığını hissettim.
buradan dönüş yok, katliama sevinen gözü dönmüşlerin olduğu bir yerde güzellik olmaz, olamaz. yapabileceğim tek şey de o katilleri hayatımdan uzak tutmak.
türkiye'de ısıtılan suya atılan kurbağalar gibiyiz ve ben insanların bu yasaya ağızlarından salyalar akarak destek vermesi ile artık o suyun kaynamaya başladığını hissettim.
buradan dönüş yok, katliama sevinen gözü dönmüşlerin olduğu bir yerde güzellik olmaz, olamaz. yapabileceğim tek şey de o katilleri hayatımdan uzak tutmak.
devamını gör...
82.
bundan sonra, bundan sonra demicem
devamını gör...
83.
bi saniye.. buralarda bi yerlerde olmalı.. yav hepside birbirine benziyor, bunlardan biri olduğuna eminim.. şey, ortalık için bağışlayın, biraz dağınığımdır, ha bire alıp alıp ortada bırakınca da malum.. !!
devamını gör...
84.
uyumalıyım
devamını gör...
85.
en güzel cümlesi son kararıma cuk oturdu.
"hiç kimseyi yalan söylediğini anlayacak kadar tanımak istemiyorum."
*
"hiç kimseyi yalan söylediğini anlayacak kadar tanımak istemiyorum."
devamını gör...
86.
istifa etmemek.
devamını gör...
87.
karar alamadığıma karar vermek. hayatla ilgili kritik kararlar vermek zaten zor biliyorum ama eskiden çok daha kolay verebiliyordum bu kararları. bir söz vardı "eskiden olgun bir çocuktum, şimdi çocuksu bir yetişkinim" diye, tamamen öyle hissediyorum. sanki hayatım bir yapboz tahtası ve ben sürekli son parçaların eksik olduğunu fark edip bütün yapbozu bozup tekrar tekrar yapıyorum. ama şuanda belki de bu yapbozu yapmak beni mutlu etmiyor, belki de sevdiğim şey bu değil, ait olduğum bu değil diye düşünmeye başladım.
insan yüz yıl bile yaşamaz ama bin yılın endişesini taşır ya aslında. ancak belki de endişe ettiğimiz gelecekte biz yokuzdur, kim bilir.
insan yüz yıl bile yaşamaz ama bin yılın endişesini taşır ya aslında. ancak belki de endişe ettiğimiz gelecekte biz yokuzdur, kim bilir.
devamını gör...
88.
tüm dünyayı önümde diz çöktürmeye karar verdim.
şaka şaka.
bitki çayı mı kahve mi içsem diye düşünüp, su içtim.
şaka şaka.
bitki çayı mı kahve mi içsem diye düşünüp, su içtim.
devamını gör...
89.
az önce iştem ayrıldım, yrni yime yeniden.
devamını gör...
90.
kask vizörümü değiştireceğim. parlak siyah veya cıvıl cıvıl janjanlı bir şey bakacağım. *
devamını gör...
91.
her şey olacağına varır diyerek salmak. her şeyi ve herkesi!
siz kimsiniz lan!? siz kimsiniz oğlum?!
siz kimsiniz lan!? siz kimsiniz oğlum?!
devamını gör...
92.
eve gittiğimde üşenmiyorum ve pizza pişiriyorum. yanına güzel bir film açıyorum. ya da üşeniyorum, youtube'da video açıp sandviç yiyorum. kararım üşenmemek yönünde. hadi hayırlısı.
devamını gör...
93.
artık iş yerimde sözlüğe girmeyeceğim.
beni özleyin.
beni özleyin.
devamını gör...
94.
''kahve güzellemesi yapmayacam
yapana destek vermeyecem'' kararım dır.
kahve 'on yıl içinde bağımlılık yapıcı zaralı madde sınıfına konacak' diye iddia ediyom ya haklı mıyım bilmem...
yapana destek vermeyecem'' kararım dır.
kahve 'on yıl içinde bağımlılık yapıcı zaralı madde sınıfına konacak' diye iddia ediyom ya haklı mıyım bilmem...
devamını gör...
95.
şimdi aldım bu kararı. istanbula 3 saat mesafedeki bir ile gidip bir mesaj yazacağm..
devamını gör...
96.
yaklaşık 30 senedir günde 3-4 litre içtiğim kolayı 3 gündür içmedim ve içim kan ağlasa da* bugün itibarıyla kolaya tövbe ettim.
devamını gör...
97.
(bkz: sal gitsin ya)
devamını gör...
98.
tüm bu gel gitlerin, içsel düşünce girdabının, "düşünmeyi düşünmek" noktasını dahi aşıp "neden düşünmeyi düşünmeyi dahi düşünüyorum acaba?" sorgulamalarının ve anlam arayışlarının arasında beynimin içinde bir pause tuşu varmışçasına bir an durdum ve etrafıma baktım. aydınlık bir ortam, iki tane kedi, kucağımda bir tabak buz gibi karpuz, elimde okumak istediğim kitaplar ve dışarıdan gelen deniz havası. sonra şunu düşündüm, mutlu olmak için sürekli bir sebep aramak yerine mutsuz olmadığı o kısa anlarda mutluyum diyebilmeli insan. belki de mutlu olmak, sadece mutsuz olmamaktır en nihayetinde. mutluluğu büyük olaylara ve coşkulu anlara değil de mutsuzluğun yokluğuna, yani daha sade bir varoluşa bağlayabilmeliyiz belki de. bu yüzden kararım şöyle, hayatımda uzun zamandır ilk defa olumsuz bir şey olmadığı şu dönemde evet, gerçekten de mutluyum. şu anın içinde mutluyum. mutluluk performatik bir şey de değil, evimde oturup soğuk kahve içerken veya kitap okurken de mutlu olabilirim, illa ki hayatımda eskisi gibi çok eğlenceli anlar olmak zorunda değil. bazen mutluluk böyle de görünebilir, tek bir şekilde olmak zorunda değil ki.
devamını gör...
99.
bu hafta her gün iki litre su içeceğim.
sadece bu hafta.
hayır normali bu zaten.
hayır ben bu kadar su içmiyorum.
evet dediğimi yap çünkü ne yaptığımdan kime ne.
sadece bu hafta.
hayır normali bu zaten.
hayır ben bu kadar su içmiyorum.
evet dediğimi yap çünkü ne yaptığımdan kime ne.
devamını gör...
100.
sözlüğe bir bakayım dedim ve bu başlığa tıklama kararı aldım.
devamını gör...