261.
filmde yalnızca son sahneler üzerinde düşünebilirsiniz. bunun sebebi de ardı ardına gelen görsellerin bitmiş ve geriye düşünecek vakit kalmış olmasıdır. filmler izin vermez kendinizi karakterle özdeşleştirmenize,benzer özelliklerinizi keşfedemezsiniz. üzerine düşünecek bir şeyiniz yoktur. film ekibinin düşündükleriyle yetinmek istiyorsanız sadece filmi izlemeye devam edebilirsiniz.
devamını gör...
262.
film, güzelleme yapıyor çünkü, izlenilir hale getiriyor bütün kitabı budayıp.

önce romanı okuyup sonra filmi izlemek daha anlamlı geliyor, en azından yönetmenin kitaptan nereleri çıkardığını bilmiş oluyorsunuz, sizden saklanan şeyleri görme şansı oluyor.
devamını gör...
263.
kitaplarımı çöpe atmaya gidiyorum. fena halde ikna edildim.
devamını gör...
264.
kitaplarda tasvir edilen bir an, kişi, mekan yazarın anlattığının çok ötesinde tamamen okuyucunun zihninde canladırılır. misal diyelim ki;
'yaşlı adam, uzunca boyu, yılların verdiği kederle düşmüş omuzlarıyla mutfakta duran iki sandalyeden birine zaman durmuş gibi ağır ağır oturdu.' *)
burada adamın bedenen uzun ve düşük omuzlu fiziksel olarak ileri yaşta olduğunu yazar bize vermiş. fakat giydiği kıyafet sandalyeye otururken hangi eliyle masaya dokunduğu mutfağın giriş kapısı, kapının rengi, sandalyelerin gelişigüzel dizilişi, masada bir çiçek vardır, bir su bardağı bir sürahi, yaşlıysa belki kullandığı ilaçlar. çocukluğunu geçirdiği bu eski evdir belki.
yüzünde ki ifade, kırışıklıkların hangi hatta yoğunlaştığı, giydiği bir paçası kıvrılmış kahverengi pantolunu, üzerinde ki krem gömlek ve yine koyu kahve tonunu kullandığı süveteri, ellerinde ki yara izleri...
hepsi ve daha fazlasını sadece bir cümlede hayal edip hemen zihinde canlandırabilirsiniz.
sonra dizi/filmi çıkıyor adam plastik sandalyede daha iyi görünen bir evde, masa bomboş. mutfakta fransız balkon vs. bunlar tamamen sizin zihninizden başka olarak senaristin zihniyle canladırılıp mekan tasviri edilmiştir. çünkü o senarist bu kitabı okurken bunlar zihninde vardı. belki düşündüğümüzden cok daha iyi olabilir ya da daha kötü.
sonuç olarak ben, eğer kitabı varsa film ya da diziden önce tamamen zihnimin berrak sularında yuzdürurdüm o kitabı.
ha unutmadan kitabı okumayıp dizi/filmi önce izleyen hatta kitabı hic okumayanlar da var. var yani böyleleri. garip.
devamını gör...
265.
tip sensin, ağzını topla.
ben sana kitabı dururken kuşa çevrilmiş, pek çok ayrıntısı atlanmış, kısaltılarak senaryoya aktarılırken ilave unsurlar katılmış filmi izliyor diyor muyum, demiyorum.
yazarın yansıttığı dünya, okuyucunun gözünde bir film çekilmesini sağlar. her okuyan kendi filminin yönetmenidir.
okumak istemeyen özetini izler, senaristin müdahalelerini kitabın içinde var sanır. bana ne aman.
devamını gör...
266.
uyarlamalar güzel olmuyor çok uzun değilse kitap tercihim
devamını gör...
267.
bu ben oluyorum. çünkü kıyaslama yapma gereği duyuyorum. genellikle kitap her zaman filmden çok daha iyi oluyor. *
devamını gör...
268.
kitap okurken karakteri daha güzel/yakışıklı hayal ediyorum ve olaylara daha çok aksiyonlu oluyor bu yüzden roman daha güzel filmlerden.
devamını gör...
269.
hayal gücü olan insandır.gercek entelektüel kişilerdir hazıra konmaz olması gereken kişiliklerdir...
devamını gör...
270.
türkçe konuşurken büyük faydasını görecek, hayal dünyasını genişletecektir.
hiç jules verne romanları ile kırmızı oda bir olur mu?
devamını gör...
271.
kitap okumak "okuduğunu anlama" kabiliyetini geliştirir. bol bol kitap okuyun. ben truva filmini izlemek yerine homeros'un ilyada adlı eserini hiçbir şey anlamadan okudum mesela. çok fazla dönemsel terim mevcut.
devamını gör...
272.
istisnalar dışında kitapta anlatılanları kırpan, bozan, değiştiren araçtır bu filmler. bütçe, süre sınırı vb imkanlar yüzünden biraz da olması gerekendir. ancak çoğu film, işin cıvkını çıkartmaktadır.

bence bu durumun en büyük sebebi, edebiyatın daha çok sanat, sinemanın ise kar amacı gütmesidir.

ayrıca içsel betimlemelerin yoğun olduğu bir kitapsa, filminden alınabilecek verim aşırı oranda düşmektedir.
devamını gör...
273.
kitaplardan tonla filme uyarlama varken, filmden kitaba uyarlanan kaç eser var bakmak lazım.
devamını gör...
274.
izleyip bir çırpıda tüketmek istemiyordur, tadını çıkara çıkara okumak hoşuna kaçıyordur ya da filmde olmayan detayların peşindedir belki.
devamını gör...
275.
roman okumak iyidir. okuyun filmi izleyip napcanız *
devamını gör...
276.
ben ikisininde yapıyorum bazen kitaptan önce filmi izliyorum kitabını okurken karakterleri canlandırmak kolay oluyor ayrıca filmi varken kitabını okumak neden diyenler için belirtmek isterim her film çeken kitabı tam manasıyla filme uyarlayamiyor maalesef
devamını gör...
277.
benim bu.başkasının bakış açısından,gösterilmek istenenden değil,dekoru konuyu zihindeki pencereden izlemenin özgünlüğünü filmin eksikliğine tabiki değişmem.önceliğim her daim kitap.
devamını gör...
278.
daha ayrıntılı
devamını gör...
279.
film de bizim, roman da...
bizi birbirimize düşürmeye kimsenin gücü yetmeyecek.
yaşasın sanat dallarının kardeşliği.
devamını gör...
280.
kitabın tadını hiç bir şey veremez.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"filmi varken gidip sayfalarca roman okuyan tip" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim