yakında zaman bizzat kendisi haline geleceğim tiptir. hala izlemedim lord of the rings denen şu filmi. madem böyle bir eksikliğim var, ben de önce kitabını okuyup bunu avantajıma çevireyim bari dedim. zira önce filmini izlerseniz, kitabını okuduğunuzda da oradaki karakterleri hep filmdeki suretleriyle hayal etmek zorunda kalıyorsunuz.
devamını gör...
çünkü kitabı okurken karakterler tamamen senin hayalgücüne bağlı olarak şekilleniyor.. nice uyarlama filmlerde ve dizilerde hayalkırıklığı yaşarım
devamını gör...
seni hiç alakadar etmez dediğim adamdır. ben kitaptan zevk alıyorum kardeşim. okurken mekanları kendi kafamda oluşturmayı seviyorum. 2 saat boyunca bir ekrana bakmak bana zevk vermiyor demek ki. vazgeçin artık şu saçma o mu bu mu muhabbetlerinden.
devamını gör...
eğer bir edebi eser sinemaya uyarlandıysa, önce eseri okuyup ardından izlemeyi tercih ederim. kitabın ve sinemaya uyarlanmış halinin farklarını, ikisinin de artı eksi yönlerini, filmde hangi yönlerin eksik veya iyi işlendiği, kimseyle yapmasam bile kendi kendime yaparak son derece eğlenceli hale getiririm.
genellikle kitaplar filmlerden daha iyidir çünkü filmde sana belli çerçeve içinde kendi işlediği konuyu yansıtır, ama kitapları okurken her şey sana ve hayal gücüne kalmıştır. bundandır ki kitap okumanın verdiği bu çeşitlilik hissini, uyarlanan eserleri izlemeye değişmem.
devamını gör...
benim gibi okuyabiliyor olsaydın bu başlığı açmazdın. yalnoz çocukluk geçirenlerin hayalgücü yüksek olur. ben okumam kitabı izlerim. hatırlarken sahneler düşer gözümün önüne.
devamını gör...
ben ikisini de yapan tipim. okuduğum bir kitabın filmi varsa izler, izlediğim bir filmin kitabı varsa da okurum.
hayal gücü sınırsız. kişileri, mekanı, dekoru kendi kurma hakkım var ama diğer türlü sadece birinin bakış açısıyla gördüğümü izliyorum. ilk okuyup sonra da izlemeyi daha çok severim. ayrıca kitapta olan çoğu ayrıntıya da yer verilemiyor.
devamını gör...
ben de üstteki yazar arkadaşın dediği gibi hem filmi izlerim hem de kitabı okurum ama nedense kitaptan aldığım zevki filmden, filmden aldığım zevki de kitaptan alamam.

tanım: okuma eylemini pek sevmeyen ama film izlemeyi seven insan tipidir.
devamını gör...
kitabını okuyup filmi izledikten sonra aslında filmin ne kadar yüzeysel kaldığını görebiliyorsunuz. hiçbir zaman kitabın verdiği o tadı veremez. örneğin çok bilinen film serisi harry potter herkes filmini izlemiştir nerdeyse ama kitabını okuyanlar, sadece filmini izleyenlerin ne kadar çok şey kaybettiğini bilirler.
devamını gör...
romanı okursan o dünyayı kafanda canlandırabiliyorsun çünkü.ama filmde sana çizileni ve gösterilmek isteneni görüyorsun.grange'in birçok kitabı film yapıldı ama hiçbirinden kitaptan aldığım zevki alamadım.
devamını gör...
filmi kendi şartlarımda kafamda çeken benimdir.
devamını gör...
abim dün sefilleri bitirmişti gideyim birde filimi izleyeyim dedi bitirememiş.
her zaman doğru olmayan durum.
devamını gör...
hayal kurmasını seven insan , gördüklerini izlemek yerine , hayal ettiklerini görüyor.
devamını gör...
daha kitabin ceviri degil de, orijinalini okumaya calisan beni bu baslik derinden yaraladi :)
devamını gör...
yönetmenin ve senaristin yırtık dondan çıkar gibi fuzuli eklemeler yapmasından hoşnut olmayan insandır. filmde yazarı tam anlamazsınız ama roman da yazarla iletişme geçip keyif alırsınız.
devamını gör...
az önce twitter'da rastladığım anlamlı bir paylaşım sanırım konuyu mükemmel özetliyor.
bu fotoğraf brezilyalı bir ajansın "bir kitap film olduğunda hikayenin büyük bir kısmı kaybolur." temalı reklam filminden alıntıymış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
burdayım şekerim benden bahsedilmiş. boşuna dememişler kitap uyarlaması filmler kitabın şeyidir diye. benim hayalimde ki bir karakter bana özeldir okurdan okura bile değildir hangi yönetmen aklımda oluşturduğum karakteri koyabilir ekrana? ayrıca kitap geniş bir evren sunarken filmde 2 saatlik bir evren ve senaryo sınırları içinde bir evren vardır.
devamını gör...
hayal dünyasının yönetmenin belirlediği sınırda kalmasını istemiyordur
devamını gör...
kesinlikle imrendiğim tiptir. bazen uyarlama bir filmi izleyip beğenince diyorum kendi kendime, gideyim de şunun bi' kitabını okuyayım, aradaki farkları göreyim, yazar nasıl farklı anlatımlar kullanmış bakayım diye. sonra bir türlü olmuyor, bildiğim olayları okuyamıyorum, akmıyor. önce kitapları okuyayım desem bu defa filmler sonsuza kadar bekliyor. bir yaman çelişki...

kitaptan mahrum kalmak mı, filmleri uzun süreler bekletmek mi, bilemedim.
devamını gör...
sonra ben neden sığ düşünüyorum diye düşünmek zorunda kalmayacak insandır.
devamını gör...
ben kitapların film olmasını şahsen pek sevmiyorum. aslında kitabı okurken hayal ettiğimiz kişiler dizilerde o rolü en iyi oynayabilecek olana verildiği için absürt kişiler karşımıza çıkabilir. biz insanlar aslında tipe ne kadar önem vermediğimizi söylesek de illaki o rolü eli ayağı düzgün bir beyefendinin/hanımefendinin oynamasını isteriz. ve bu yüzden ben kitapların film olmasını istemem. ha kitabı çıktıktan sonra filmi çıkan ve güzel olanar da var elbet aralarında. mesela sherlock holmes.. hem kitabını hem de filmini çok severim. karakter her ikisinde de kusursuz
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"filmi varken gidip sayfalarca roman okuyan tip" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim