101.
deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
güneş onu yakıp kavurur.
o da tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
“ol” der tanrı.
güneş oluverir.
fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
bulut olmak ister.
“ol” der tanrı.
bulut olur.
rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
rüzgar olmak ister bu kez.
ona da “ol” der tanrı.
rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
herşey karşısında eğilir.
tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
ordan eser
burdan eser,
kaya bana mısın demez!
bildiniz, tanrı kaya olmasına da izin verir.
dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı….
sırtında bir acı ile uyanır….
bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır…”
nietzsche, amor fati
bilinenin aksine nietzsche nihilist değil varoluşçudur. hatta kendini gerçekleştirme ve özüne ulaşmakta ''kaderini sev'' meyi çıkış noktası olarak işaret eder biz sürü insanlarına.
güneş onu yakıp kavurur.
o da tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
“ol” der tanrı.
güneş oluverir.
fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
bulut olmak ister.
“ol” der tanrı.
bulut olur.
rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
rüzgar olmak ister bu kez.
ona da “ol” der tanrı.
rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
herşey karşısında eğilir.
tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
ordan eser
burdan eser,
kaya bana mısın demez!
bildiniz, tanrı kaya olmasına da izin verir.
dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı….
sırtında bir acı ile uyanır….
bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır…”
nietzsche, amor fati
bilinenin aksine nietzsche nihilist değil varoluşçudur. hatta kendini gerçekleştirme ve özüne ulaşmakta ''kaderini sev'' meyi çıkış noktası olarak işaret eder biz sürü insanlarına.
devamını gör...
102.
gerçek bir ateisttir, "gerçek" kelimesini bilinçli yazıyorum. gerçek bir ateist demek ateist düşünceyi teorikten çıkarıp pratikte de yaşamaktır. hayatı ateist gibi yaşamak, anlamlar boşluğuyla yüzleşmek anlamına gelir. hayatın anlamı insanın anlamı üzerine karşılaşılan boşluklarla mücadele etmek pratikte iki yola sevk eder "kabullenmek" ve "acı çekmek" bu mübarek zat kabullenen yegane bir ateisttir. bu teoride ve pratikte ateizmi yaşamak, hayatına giydirmek, "hiçlik" kavramıyla ayrıca tanımlanmıştır. nihilist kavramı, ateistlerin samimi olmamasından türemiştir.
nihilizm=dürüst ateizm'dir.
nihilizm=dürüst ateizm'dir.
devamını gör...
103.
ruh hastası yazar düşünür.
devamını gör...
104.
kız kardeşine yazdığı bir mektupta:
"ben yirmilerimden beri, kırklarımı yaşıyorum" demiştir.
"ben yirmilerimden beri, kırklarımı yaşıyorum" demiştir.
devamını gör...
105.
nihilizmin fikir öncülerinden biri olarak bahsedilse de insanlar tarafından yanlış anlaşılan filozof. nietzsche'nin bir ideali vardır ve uğraşları bu uğurdadır. "üstinsana" ulaşmaya çalışır nietzsche. fikirlerinin anlaşılması güçtür. kim bilir kaç türk genci "böyle söyledi zerdüşt" kitabını yarıda bırakmıştır bilinmez. ilerleyen yaşlarında akıl sağlını yitirmesinin sebebi sanılanın aksine fazla düşünmesinden kaynaklı değil, ilerleyen hastalığı yüzündendir. zamanının önemli filozoflarındandır.
devamını gör...
106.
friedrich nietzsche (1844-1900) alman filozof, yazar ve şairdir.
onun çalışmaları, insan bilincini, kültürü, toplumu, politikayı ve tanrı anlayışını sorgulayan, kritik ve provokatif bir dille yazılmıştır. nietzsche, "tanrı öldü" tezi ile tanınmıştır ve insanların dünya görüşlerinin ve değer yargılarının sorgulanmasını önerir. onun eserleri, existentializm, postmodernizm ve nihilizm gibi filozofik akımlarda etkisi olan önemli yapıtlardır.
onun çalışmaları, insan bilincini, kültürü, toplumu, politikayı ve tanrı anlayışını sorgulayan, kritik ve provokatif bir dille yazılmıştır. nietzsche, "tanrı öldü" tezi ile tanınmıştır ve insanların dünya görüşlerinin ve değer yargılarının sorgulanmasını önerir. onun eserleri, existentializm, postmodernizm ve nihilizm gibi filozofik akımlarda etkisi olan önemli yapıtlardır.
devamını gör...
107.
ruhsal sorunları olan bilge.
devamını gör...
108.
antidepresan, antipsikotik ve bilişsel davranışçı terapi ile güzel bir hayat geçirebilirdi.
devamını gör...
109.
bir sözünde şöyle demiştir bu muhterem zâtı-âli:
"sana söz yine baharlar gelecek."
"sana söz yine baharlar gelecek."
devamını gör...
110.
anlamamışlar adamı..
anlayamamışlarmı adamı
bi damı daha var da aklıma gelmedi..
giriş:
“anlamıyorlar onlar beni. uygun bir ağız değilim ben bu kulaklara. sanırım çok uzun zaman yaşamışım dağlarda. bakın, bir yıldırım habercisiyim ben. fakat onlar orada duruyorlar ve gülüyorlar bana.”
nietzche böyle buyurdu zerdüşt kitabında halka seslenip, istediği sarsıcı etkiyi elde edemediğini fark ettiğinde hislerini bu satırlarla anlatmıştı.
jung bu satırlarda daha derin bir anlam katmanı olduğunu söyleyerek, yaşanan bu tepkiselliği şu şekilde açıklar:
gelişme:
ona tepki vermeyenin kendi bilinçdışı olduğu söylenebilir. söylediklerine gülen ve onaylamayan bizzat nietzche’dir aslında.
bilinçdışı daima bir meclis, bir seyirci, bir kalabalıktır. ve o da içindeki kalabalığın huzurunda duruyor, yani kendi içindeki kolektif kişi tepki vermiyor, o donuk.
bireyleşme yalnızca insanlarla birlikte, insanlar aracılığıyla olabilir. zincirin bir halkası olduğunuzu, uzayda bir yerde duran ya da kozmosta hedefsiz bir şekilde sürüklenen bir elektron olmadığınızı idrak etmeniz gerekir. yaşam, bölüntüsüz bir süreçtir ve hiçbir şey yaşayan sürecin içinde insandan ayrı değildir. kendinizi ayrılmış olarak görüyorsanız, bu nevrotik bir imgelemdir.
yani şunu söylememiz gerekir:
kişi kendisini yazarın bu durumda hissettiği gibi, onu anlamayan bir dinleyiciye hitap ettiğini hissediyorsa, bu kendi kolektif kişiliğiyle bağlantıda olmadığı ya da kendisindeki bir şeyi küçümsediği veya abarttığı anlamına gelir. yargısında bir denge eksikliği vardır.
daha sonra nietzche bunu çok uzun zaman, ormanla, derelerle ve ağaçlarla konuşarak yalnız kalmış olması olarak açıklar. kişinin çok uzun zaman yalnız kaldığı takdirde içindeki kolektif kişiyle bağını kopardığı söylenebilir.
sonuç:
nietzche’nin tamamen anlaşıldığı söylenemez, onunla ilgili büyük yaygaralar koparanlar bile aslında ne demek istediğini anlamamıştır. böyle buyurdu zerdüşt kitabı ilk ortaya çıktığında çoğunluk afallamıştı, neden söz ettiğine dair en ufak fikirleri yoktu. ve nietzche’nin bir akıl hastanesinde olduğu söylentisi duyulunca, hepsi ‘tanrı’ya şükür!’ dedi.
o zaman karabasan kalkmıştı ve nietzche denen adamın parmaklıklar arkasında olduğuna sevinmişlerdi. onlara göre bu yazılanların hepsi bir delinin düşleriydi.
bonus:
anlayamamışlarmı adamı
bi damı daha var da aklıma gelmedi..
giriş:
“anlamıyorlar onlar beni. uygun bir ağız değilim ben bu kulaklara. sanırım çok uzun zaman yaşamışım dağlarda. bakın, bir yıldırım habercisiyim ben. fakat onlar orada duruyorlar ve gülüyorlar bana.”
nietzche böyle buyurdu zerdüşt kitabında halka seslenip, istediği sarsıcı etkiyi elde edemediğini fark ettiğinde hislerini bu satırlarla anlatmıştı.
jung bu satırlarda daha derin bir anlam katmanı olduğunu söyleyerek, yaşanan bu tepkiselliği şu şekilde açıklar:
gelişme:
ona tepki vermeyenin kendi bilinçdışı olduğu söylenebilir. söylediklerine gülen ve onaylamayan bizzat nietzche’dir aslında.
bilinçdışı daima bir meclis, bir seyirci, bir kalabalıktır. ve o da içindeki kalabalığın huzurunda duruyor, yani kendi içindeki kolektif kişi tepki vermiyor, o donuk.
bireyleşme yalnızca insanlarla birlikte, insanlar aracılığıyla olabilir. zincirin bir halkası olduğunuzu, uzayda bir yerde duran ya da kozmosta hedefsiz bir şekilde sürüklenen bir elektron olmadığınızı idrak etmeniz gerekir. yaşam, bölüntüsüz bir süreçtir ve hiçbir şey yaşayan sürecin içinde insandan ayrı değildir. kendinizi ayrılmış olarak görüyorsanız, bu nevrotik bir imgelemdir.
yani şunu söylememiz gerekir:
kişi kendisini yazarın bu durumda hissettiği gibi, onu anlamayan bir dinleyiciye hitap ettiğini hissediyorsa, bu kendi kolektif kişiliğiyle bağlantıda olmadığı ya da kendisindeki bir şeyi küçümsediği veya abarttığı anlamına gelir. yargısında bir denge eksikliği vardır.
daha sonra nietzche bunu çok uzun zaman, ormanla, derelerle ve ağaçlarla konuşarak yalnız kalmış olması olarak açıklar. kişinin çok uzun zaman yalnız kaldığı takdirde içindeki kolektif kişiyle bağını kopardığı söylenebilir.
sonuç:
nietzche’nin tamamen anlaşıldığı söylenemez, onunla ilgili büyük yaygaralar koparanlar bile aslında ne demek istediğini anlamamıştır. böyle buyurdu zerdüşt kitabı ilk ortaya çıktığında çoğunluk afallamıştı, neden söz ettiğine dair en ufak fikirleri yoktu. ve nietzche’nin bir akıl hastanesinde olduğu söylentisi duyulunca, hepsi ‘tanrı’ya şükür!’ dedi.
o zaman karabasan kalkmıştı ve nietzche denen adamın parmaklıklar arkasında olduğuna sevinmişlerdi. onlara göre bu yazılanların hepsi bir delinin düşleriydi.
bonus:
devamını gör...
111.
varoluşculuk ve post modernizmde de ön plana çıkan alman bir filologtur.
ateş oldum, yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden
ateş oldum, yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden
devamını gör...
112.
“cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. sadece seçim yaptığını zanneder. cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır !” - f. nietzsche
devamını gör...
113.
kitaplarını pek az kişi okur. ama sözleri cımbızlanıp sürekli instada döner. sen o kadar felsefe kas ama sonra insta alemine düş. yazık, üzüldüm adama.
devamını gör...
114.
"size yalvarıyorum kardeşlerim, dünyaya, yaşama sadık kalın. ve size öbür dünya ümitlerinden bahsedenlere kanmayın. bunlar bilerek veya bilmeyerek zehir saçanlardır.
bunlar, yaşamı aşağı görenlerdir, ölüm halinde olanlardır ve kendileri zehirlenmişlerdir. yaşam bunlardan usanmıştır. bırakın gitsinler.
bir zamanlar tanrıya isyan, en büyük günahtı. fakat tanrı öldü ve onunla birlikte bu günahlar da öldü. şimdi en korkunç şey, yaşama karşı günah işlemek ve 'bilinmesi mümkün olmayanı' yaşamın amacından üstün tutmaktır." - böyle buyurdu zerdüşt
bunlar, yaşamı aşağı görenlerdir, ölüm halinde olanlardır ve kendileri zehirlenmişlerdir. yaşam bunlardan usanmıştır. bırakın gitsinler.
bir zamanlar tanrıya isyan, en büyük günahtı. fakat tanrı öldü ve onunla birlikte bu günahlar da öldü. şimdi en korkunç şey, yaşama karşı günah işlemek ve 'bilinmesi mümkün olmayanı' yaşamın amacından üstün tutmaktır." - böyle buyurdu zerdüşt
devamını gör...
115.
insanca pek insanca adlı eserinde hayatın gizini bulabileceğimiz alman filozof.
devamını gör...
116.
erkek yüreğinin özünde sadece sertlik vardır, oysa kadın yüreği özünde kötüdür.
diyen, aramızda çokça toksik bir ilişki olan kişi.
diyen, aramızda çokça toksik bir ilişki olan kişi.
devamını gör...
117.
nietzche okuyan kişiler kendisinin çok egoist olduğunu düşünür fakat ben buna katılmıyorum.
nietzche o kadar çok düşünüyor ve o kadar çok kötü düşünüyor ki en sonunda kötü düşüncelerini bastırmak için sözlü olarak aşırı pozitif şeyler söylüyor.
aslında kendisini hiç sevmiyor hatta belki de dünyadaki çoğu kötü olaydan kendisini sorumlu tutuyor ve bu düşüncesi artık onu delirttiği için bunu bastırmak amacıyla kendini övüyor. hayır ben aslında böyleyim diyor içindeki sese.
kendi görüşüm. nihilizm'i ortaya atmasındaki sebebin de bu olduğunu düşünüyorum. kötü düşüncelerini yok etmek. olmayan şey kötü de olamaz.
nietzche o kadar çok düşünüyor ve o kadar çok kötü düşünüyor ki en sonunda kötü düşüncelerini bastırmak için sözlü olarak aşırı pozitif şeyler söylüyor.
aslında kendisini hiç sevmiyor hatta belki de dünyadaki çoğu kötü olaydan kendisini sorumlu tutuyor ve bu düşüncesi artık onu delirttiği için bunu bastırmak amacıyla kendini övüyor. hayır ben aslında böyleyim diyor içindeki sese.
kendi görüşüm. nihilizm'i ortaya atmasındaki sebebin de bu olduğunu düşünüyorum. kötü düşüncelerini yok etmek. olmayan şey kötü de olamaz.
devamını gör...
118.
tuhaf bir bir şekilde çoğu insanın nihilist zannettiği filozof.
yahu adam nihilizmi tanımlamış, nihilizmden kurtuluş yollarına çözüm de aramış biri , böyle biri nasıl nihilist oluyor anlamadım.
yani hayatının son 10 yılını delirmiş bir şekilde geçirdi diye böyle zannediliyorsa o da yanlış . çok küçük yaşlardan beri adamda şiddetli baş ağrıları var. 24 saatin nerdeyse 20 saati bu baş ağrıları hep devam etmiş. gün içinde baş ağrısı olmadığı o 3-4 saatlik dilimde de hemen kağıdı kalemi eline almış ve başlamış yazmaya. yani adam bu kadar kısa sürede büyük bir mucizeye imza atıp devasa eserler yazmış.
esasen nietzsche'ye otopsi yapılmadı ama büyük bir ihtimalle beyninde büyük bir ur vardı. muhtemelen de babasından ırsi olarak geçti. çünkü babası öldüğünde otopsi yapıldı ve otopsi yapıldığında beyninin yarıya yakınının çürümüş olduğu görüldü. yani o delirdiği yıllarda da bu hastalığın pençesinde idi.
yahu adam nihilizmi tanımlamış, nihilizmden kurtuluş yollarına çözüm de aramış biri , böyle biri nasıl nihilist oluyor anlamadım.
yani hayatının son 10 yılını delirmiş bir şekilde geçirdi diye böyle zannediliyorsa o da yanlış . çok küçük yaşlardan beri adamda şiddetli baş ağrıları var. 24 saatin nerdeyse 20 saati bu baş ağrıları hep devam etmiş. gün içinde baş ağrısı olmadığı o 3-4 saatlik dilimde de hemen kağıdı kalemi eline almış ve başlamış yazmaya. yani adam bu kadar kısa sürede büyük bir mucizeye imza atıp devasa eserler yazmış.
esasen nietzsche'ye otopsi yapılmadı ama büyük bir ihtimalle beyninde büyük bir ur vardı. muhtemelen de babasından ırsi olarak geçti. çünkü babası öldüğünde otopsi yapıldı ve otopsi yapıldığında beyninin yarıya yakınının çürümüş olduğu görüldü. yani o delirdiği yıllarda da bu hastalığın pençesinde idi.
devamını gör...
119.
nihilizmin babası falan değildir. türkiye'de millet sanıyor ki nietzsche her şey boş, hayat anlamsız falan diye dolaşmış ortada. tam tersi. adam artık tanrıya inanmanın imkanının kalmadığını ve bunun da hem ahlaki hem de amaç anlamında insanları bir boşluğa düşürüceğini düşünüyordu. bu sebeple yeni bir ahlak anlayışı ve yeni bir amaç bulunması gerektiğini söylüyordu. aslında ahlak anlayışının pek de yeni olduğu söylenemez, hristiyanlığın karşısana koyduğu ve efendi ahlakı dediği şeyin eski yunanda ve onların ilyada efsanesinde olduğunu söylüyordu.
devamını gör...
120.
nedir bu insan? bir aradayken nadiren barış içinde yaşayan yabani yılanlardan oluşan bir yumak.
(bkz: böyle söyledi zerdüşt)
(bkz: böyle söyledi zerdüşt)
devamını gör...