101.
şaşırılmaması gerekir. ülkemizde mültecilere bizlerden daha fazla imkan sağlandıkça, ekonomi bu minvalde oldukça ve en önemlisi genç nesil dışında bu duruma kimsenin sesi çıkmadıkça oranın düşmeyip daha da artacağı kanaatindeyim.
devamını gör...
102.
türkiye'de yaşamak isteyen yüzde 24'lük genç kesim acaba ne için kalmak istiyor diye düşündüren tespit.
devamını gör...
103.
ülkeyi ne hale getirdiklerini buradan anlayın artık... siyasal islam bastığı, el attığı her şeyi kurutur...
devamını gör...
104.
evet istiyorum. artık o kadar çok istiyorum ki. anlatamam.
devamını gör...
105.
kalan %24 de benim komple: yurt dışında yaşamak isteyen yaşlı. *
devamını gör...
106.
nerden biliyorsunuz saydınız mı? bana kimse bişey sormadı. ayrıca kaç kişinin %76sı?
devamını gör...
107.
sorsan çoğuna hiçbir fikri yoktur, nerede, nasıl yaşamak istediğiyle ilgili. "burası olmasın da neresi olursa olsun. ne kadar kötü olabilir ki" diyeceklerdir çoğunlukla. burada suriyeliler neyse, avrupa'da siz osunuz. eğer, kendinizi geliştirmediyseniz. kalifiye bir personel, yetenekli bir insan değilseniz hayal ettiğiniz yaşam şartlarına erişememe olasılığınız yüksek. bir de dileklerinizi ucu açık yapmayın ne olur ne olmaz. uganda da yurt dışı, ukrayna da, ispanya da, avustralya da. sonra, benim burada ne işim var diye ağlarsınız.
devamını gör...
108.
#3361859 no'lu entrye katılıyorum ülkenin ekonomik şartları ve çalışma koşulları ortada olsa da arkadaşımızın bahsettiği şekilde kalifiye bir çalışan ya da yeteneklerini ispatlamış bir birey değilseniz yurt dışında göreceğiniz maksimum muamele ikinci sınıf insan muamelesi olur. türkiye'deki afgan, suriyeli amele takımı, tekstil sektöründeki özbek takımı nasıl muamele görüyorsa öyle muamele görürsünüz. inşaat mühendisliği mezunu arkadaşımın almanya'daki çalışma hayatını örnek verebilirim bu konuda. ha orada kazandığı parayla burada tatil yapabilecek o ayrı ama gördüğü muameleler hakkında anlattıkları pek hoş değil.
devamını gör...
109.
oran tartışılır ancak özellikle gençlerin ekseriyeti yurtdışına gitmek istiyor ki bu da öyle ya da böyle ülkemizde bir sorun olduğu anlamına gelir. ideolojik saplantılarla haklılar veya haksızlar şeklinde yeknesak bir yorumda bulunmak da çok sıkıntılı çünkü ülkeden gitmek için pek çok sebep varken bu kişilerin ortaya sunduğu gerekçeler genellikle koca bir saçmalıktan ibaret. özellikle maddi konularda 70'lerin, 80'lerin avrupası yok artık. burada neysen yaşam şartları olarak orada da osun bulunmaz hint kumaşı değilsen.

biz türkler aşağılık kompleksi olan bir toplumuz. türk toplumu kadar kendisini hakir gören başka hiçbir kavme denk gelmedim. meselenin özü de aslında budur. türkiye'deki yaşam şartlarının daha iyi olduğu dönemlerde de aşağı yukarı yine ekseriyet avrupa ya da abd hayali kuruyordu. çünkü kendisini yetersiz görüyor. tarihini bilmiyor, kültüründen kopmuş, kendine ait hiçbir şey kalmamış, özendiği toplumun da komik bir mukallidinden öteye gidememiş. hülasa, besleneceğı bir kaynak kalmamış. ne olursa olsun kendisini yetersiz hissedecek. zaten kültürel alt yapısı da zayif oluyor birçoğunun. özellikle biz türklerin avrupa'daki yaşam tarzları hakkında epey konuşabilirim.

bir şekilde avrupa'ya göç eden de gerçek bir motivasyonu yoksa(bilim, kültür, sanat, ifade özgürlüğü, iş vb) hayalkırıklığına uğruyor. çünkü buralar bir cehennem oralar bir cennet değil. market videoları izleyip "aa etin kilosu 3 euro sadece. asgari ücret alsam en kötü..." şeklindeki hesaplar tutmuyor. sosyalleşme konusunda da çoğu bir adım atamıyor zira gittiği ülkenin dilini konuşmaktan aciz. geneli büyük bir bunalımla baş etmek zorunda kalıyor.

öte yandan ülkemizin durumu da ortada. eğitim kalitemiz belli. işsizlik, suç oranları, cehalet kol geziyor. türkiye'den gitmek isteyene de haksızsın demek zor. ama gitme motivasyonları bu değil. sorunun kökeni de bu zaten.
devamını gör...
110.
müktedirler amacına ulaşmış görünüyor bu oranlara göre. genç nüfus burayı terketsin ki rahatça topraklarımıza çökebilsinler!

gitmek isteyenlere gelince, kınamıyor eleştirmiyorum da, zira yaşamak için geldiğimiz dünyada düşürüldüğümüz girdabı gördükçe bırak yurt dışına gitmeyi bu evreni komple terketmek istiyor insan.

ne diyebiliriz ki işgal altında köle olarak yaşamak çok zor. ama ben yine de herşeye rağmen burada kalmayı tercih edeceklerdenim, bu bayrak altında doğdum bu bayrak altında öleceğim.

çünkü ben atalarımdan böyle gördüm.
devamını gör...
111.
yağni, 15 yılda yapılan 10 milyon gencin akıbeti gibi.. alaman'a gidip en ağır şartlarda çalışmak ideallerimizdendir.

atalarımız bize eyle bir cennet vatan bırakmışlar ki , biz içinde hep cehennemi yaşarken sadece mutlu azınlık cenneti yaşamıştır.
devamını gör...
112.
113.
sanırsın bunları ellerinde çiçeklerle bekliyorlar. bunu sözlükte nick değiştirenlere benzetiyorum; bunlar da vatanını beğenmez gibi nickini beğenmeyip yeni nick alıyorlar ama ne yeni nick'e adapte oluyorlar ne eski nick'lerini unutuyorlar. 2 gün sonra eski nick'lerine dönüyorlar.

gidin bakalım, 2 gün sonra siz de dönersiniz.
devamını gör...
114.
100 gence sorduk 76 si yurtdışında yaşamak istiyorum tadında bir arastirma daha. daha diyorum zira sabah saatlerinde sozlukte gençlerin porno izleme izledikleri anlama ve uygulama metotları tartışıldı. zannediyorum birazdan da "en çok vurusulan iller sıralı tam listesi" gelecek. haydi bakalım.
devamını gör...
115.
çok sıkıntılı bir konu.
gitsem olmuyor, kalsam gönül razı değil hesabı bir durum var.
eskide kaldı o nolacak yav gider çöpçü olurum yada bir dönercide çalışırım halleri. oralar baya değişti muhterem artık öyle değil. başımı sokacak bir yer bulurum elbet diye düşünen kafalar(ki çalıştığım yerde ve çevremde çok var) büyük bir yanılgı içerisindeler maalesef.
nereye giderseniz gidin öncelikle o dili bilmeniz gerek. size sorduklarında derdinizi anlatabilmeli, iletişim kurabilmelisiniz. oralarda "birey" yerine konmak istiyorsanız o ülkenin dilini öğreneceksiniz bu bir. çünkü bizim ülkemiz gibi yol geçen hanına çevrilmemiştir o ülkeler. yok öyle ne olursan gel diye bir durum.
ikinci olarak sen kimsin bölümünden sonra sen ne biliyorsun bölümü gelecektir.
seninle ne yapabiliriz, ne iş biliyorsun, mesleki becerilerin, diploman, sertifikaların nerede diye sorarlar.
abi ben çaycı olarak başlayayım sonra yükselirim diye bir durum yok oralarda. ayrıca dil bilmediğinizi varsayarsak ikinci bölümü zaten direkt es geçebilirsiniz.
üzgünüm.
üçüncü olarak benim akrabalarım var mevzusu. aslında yok güzel kardeşim. senin akrabaların maalesef bu ülkede ağa yada hanım ağa olarak gezebiliyorlar. oralarda gayet disiplinli ve muhtemelen de zor bir çalışma ve para kazanma süreçleri var. misafirlik evet kabul edebilirler ama bu süre zarfında onlara da boş teneke olmadığını göstermek ve yine kendini kanıtlamak zorundasın. özellikle avrupa ülkeleri, o ülkeler ile ilgili bilgin yok ise gayet sıkıntılıdır.
birde avrupa düşünen ama avrupa dilleri bilmeyen arkadaşlarım bildikleri evrensel dil olan ingilizceye'de çok güvenmesinler. ingilizce bilmeyenler sizinle kendi dillerinde konuşup, sizi gayet güzel zorbalayabiliyorlar. bunu bilselerde yapıyorlar bilmeselerde.
unutmayın anadili almanca yada fransızca olan bir ülkedesiniz. insanlar bilmek zorunda değilim! benimle iletişim kurmak istiyorsan bu ülkenin dilini öğreneceksin kafasındalar.
bu konu hakkında hem lüksemburg hemde almanya mannheim'de iki tane anım var onu'da başka başlıkta anlatırım.

son olarak türklerden kesinlikle ama kesinlikle uzak durun! sizler(akrabalarınızda dahil) orada ki türklere göre suriyelilerden hallice bir insansınız. bok mu vardı da geldin bakışlarını net bir şekilde görebileceğiniz zaman öyle çok uzak değildir.
bir dost.
devamını gör...
116.
o gençlere diyorum ki gidemeyeceksiniz.
artan iltica başvurusundan dolayı türk pasaportunun değeri yerlerde. kimse sizi almayacak. çok kalifiye bir elemansanız zaten burada ağlamaz ya da anket doldurmaya vakit ayırmaz ilk uçakla gidersiniz.

ha gittiğiniz de siz türksünüz diye ayrıcalıklı bir muameleye ugramayacaksınız. bizim suriyelilere yaptığımız muameleyi orada size yapacaklar. tüm arkadaşlarınız, aileniz geride kalmışken orada tek başınıza bir düzen kurmak için belki beş yılınızı rahat harcamak zorunda kalacaksınız.
sizi anlayan olmayacak, ülkeniz hakkında hissettiklerinizi hisseden olmayacak.

ama bu ülkede örgütlenerek, susmayarak, sizi okulda siyasetle uğraşıp ömrünüzü harcamayın diyen öğretmenlerinizin aksine ülke sorunlarıyla ilgilenerek bir şeyler yapmaya çalışarak bir seyleri değiştirmek için mücadele edebilirsiniz. 2028'e kadar vaktiniz var ondan sonrası çok geç olacak diyemiyorum olmayacak çünkü. ya cesaretinizi toplayıp bir şeyler yapmak için efor sarf edeceksiniz ya da afganistana dönen bir ulkede yaşamaya mahkum olacaksınız.

avrupa mesela. artan sağ varken gidip ne yapacaksınız. örgütlü kürtler ve pkk tarafından eviniz mi kundaklanacak ? ya da devletin çocuğunuzu bile nasıl yetiştireceğiz kanunlarla sabitken türkiye'deki gibi serbestliği arayacaksınız.

avrupa'da çeşitli ülkelerde iş yapan bir yakınım orada tarlalarda bile takım elbise giyiyorlar çalışma düzenleri belli diye bir benzetme yapmıştı. akla aykırı da değil. kullandığı metafor yerinde bence. siz tarlada peynir ekmek çay yapan insanlarsınız gençler. kendi ülkeniz için çalışmak ve sonuna kadar mücadele etmek varken mülteci konumuna düşmeye nasıl razı oluyorsunuz ?



umutlarınızı kırdığım için özür dilerim. ama en baş değişim kendinizde olacak. yere çöp atmayacaksiniz, trafikte giderken arabanın burnunu çıkarıp çakallık etmeyeceksiniz, sıra beklemeyi sizden az alacaklı insanlara sıra vermeyi öğreneceksiniz, toplu taşımada dizlerinizi koltuğa yaslayıp önünüzdeki insanı rahatsız etmeyeceksiniz, toplum içerisinde küfürlü konusmayacaksiniz.. böyle böyle genç nesil değişirse ülke de siyaset dili de değişir. örnek aldığınız batıda her şey gökten inmedi.

unutmayın yenilmez değiller. konuştunuz diye hapishaneleri sizi alacak kadar da büyük değil. korku imparatorluklarının tek bir tuğla çekilince yıkılacak duvar kadar zayıf olduğunu unutmayın.

yazması kolay biliyorum. ama başka seçeneğimiz yok. olsa da bizi bozar.
devamını gör...
117.
kusuratli soliyim de inandirici olsun
devamını gör...
118.
119.
ülkenin geleceği onların ellerinde, halbuki kalıp cahillik ile savaşsalar daha bilinçli davransalar ileri vadede çok rahat ederler. ülkemiz 7 düvel ile savaşırken yine o zamanın gençleri sözüm ona "ülkeden s.ktir olup gitmek" gerekir deseydi bu günleri göremezdik. kimse size bu ülkede cenneti vadetmedi, madem ülkenin sosyal ve siyasi durumu kötü öyleyse siz de bu duruma karşı mücadele edin. almanya kolay mı kuruldu bu duruma kolay mı geldi mesela?
devamını gör...
120.
2025in gençleri 2005 veya 2010un gençleri gibi değil ki. en aydınlarında bile cahillikle savaşacak çap yok, hepsi linç kültürünün parçası olmuş durumda. 100 gençten 99u internette bir linç akımı başlasa linç edilen suçlu mu suçsuz mu araştırmadan lince katılıyor. 100 gençten 76si yurtdışına giderse gittikleri ülkeler için üzülürüm.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"gençlerin yüzde 76'sının yurt dışında yaşamak istemesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim