61.
birdenbire yere yığıldı. öldüğünü düşünenler tabuta koyup hızlıca defin işlemine geçtiler. oysaki bilmiyorlardı onun ölümsüz olduğunu...
devamını gör...
62.
defnettikten sonra gece yarısına yakın gözlerini araladı. bir şey görmedi karanlıkta. hiç de ses yoktu.nefes bile alamıyordu yattığı yerde.
devamını gör...
63.
her şey bilinçaltının bir oyunu olmalıydı. tüm bu yaşananlar *başka türlü nasıl açıklanabilirdi. aslında gözlerini açtığı yer mezarı değil bir akıl hastanesiydi.
devamını gör...
64.
giydiği kıyafetin kolları bağlıydı.ağzında da ağızlık vardı.bulunduğu yer rutubet ve ilaç karışımı kokuyla kaplıydı.hafif üşümüştü.
devamını gör...
65.
ve beyninin oyuncağı olmuştu. beyni onu bir oyun hamuruna çevirmişti. kulak memesi kıvamında olmayan, akışkan bir hamur. üşüyen bir hamur.
devamını gör...
66.
işte o an anladı . sorun deli olması değildi, beyninin fazla yaratıcı olmasıydı. düşünceler şekil değiştirdikçe o da üşüyen bu hamurun içinde sabit bir “ben” bulmaya çalışıyordu.
devamını gör...
67.
benliğinde kaybolmuştu , her şey hayal gücünün bir ürünüydü ya o kadın ona olan aşkı gerçek miydi? bunu düşünmeye başladı.
devamını gör...
68.
sonra kendini tokatladı, açtı bir bira. *
devamını gör...
69.
nişanlısı esra'nın bu olan bitenlerden haberi var mıydı diye düşündü bir an. ne zamandan beri görüşmediklerini düşünüyordu. kırmızı buzdolabı almadığı için bu hallere düştüklerine inanamıyordu.
devamını gör...
70.
neyse dedi ve birayı toprağa dökmeye başladı. toprak ana arpa koktu. kokular bir iksire dönüşerek dünya'nın ilk birasının mayalandığı kadim kilisenin dehlizlerinde yol almaya başladı. kokuyu takip etti ve bir de ne görsün; baba, oğul ve kutsal ruh... aklına ankara geldi. sonra i.melih geldi. sonra i. melih'in oğlu geldi. dinozor diye mırıldandı... melih, oğul ve dinozor. taşlar yerine oturuyordu.
devamını gör...
71.
sesli bir şekilde bu hikayeyi devam ettirecek gücüm kalmadı dedi. ruhen ve bedenen çok yorgundu. acaba 'tarkan konserine bilet mi alsam hem biraz kafam dağılır' diye aklından geçirirken, o sırada başka bir düşünce daha baskın geldi:
meclis binasını yakmaya karar verdi..
meclis binasını yakmaya karar verdi..
devamını gör...
72.
evet, meclis binasını. çorum şoförler odası meclis binasını yakacaktı.
düşü şuydu;
devasa kül dağları, griler, kirli beyazlar, katran karası siyahlar.
tanrı dünyayı gözden çıkardı.
düşü şuydu;
devasa kül dağları, griler, kirli beyazlar, katran karası siyahlar.
tanrı dünyayı gözden çıkardı.
devamını gör...
73.
çığlıklar yardım çığlıkları allahın belaları!
yaktı..
tüm çorum halkı feryattaydı:
-o caniyi bulun bize getirin!
önce belediyeyi sonra feyyaz yiğit'i aradılar.
feyyaz -benimle ne alakası var kardeşim deyip telefonu kapattı.
yardım ekipleri hızla harekete geçti..
kahramanımız amasya'ya doğru ilerliyordu, kaçmalıydı..
yaktı..
tüm çorum halkı feryattaydı:
-o caniyi bulun bize getirin!
önce belediyeyi sonra feyyaz yiğit'i aradılar.
feyyaz -benimle ne alakası var kardeşim deyip telefonu kapattı.
yardım ekipleri hızla harekete geçti..
kahramanımız amasya'ya doğru ilerliyordu, kaçmalıydı..
devamını gör...
74.
tam o sırada ilkkan yedinci arıyordu. açmalı mı açmamalı mı? ikilemde kaldı.
devamını gör...
75.
bir bakti ki amasya'nin elmalari guzel. bol bol elma yedi ve seker komasina girdi. bu mayhosluk ile ilkkan yedinci'nin telefonunu acti ve o meshur sozu yineledi:
ilkkan seni hic dinlemedim ama haksizsin ya.
ilkkan seni hic dinlemedim ama haksizsin ya.
devamını gör...
76.
telefonu kapattıktan sonra bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. ıslanmaya başladı. iyice ıslandı.yağmurdan kaçmak isterken önüne çıkan ilk yere girdi.
etraf loş ve ılıktı. girerken bakmadı nereye girdiğine.
etraf loş ve ılıktı. girerken bakmadı nereye girdiğine.
devamını gör...
77.
neredeyse 2 metre boyunda,deri ceketli,harley botlu,pala bıyıklı, bir elinde yağdanlık bir elinde vazelinle dolaşan at kuyruk kara saçlı,kara gözlü adamı gördü.
devamını gör...
78.
2mtlik palayi gorunce kahramanimiz sandalyeye coktu... ben sadece kahve icmek istemistim… dedi... gorevli basini salladi ve herkes oyle baslar dedi. o sirada iceri bir hemsire girdi.. elinde enjektor degil turk kahvesi vardi, kopuklu, sekersiz, adama uzatti, bunu icince ya uyanirsin ya da milletvekili olursun dedi, adam bir yudum aldi... gozlerini actiginda sabah olmustu coktan. bas agrisi yoktu, tuvalet ihtiyaci yoktu, hayat garip bir sekilde normaldi. tam o sirada telefonu caldi: funda
devamını gör...
79.
- ya benim tarağımı gördün mü aşkito her yeri aradım taradım bulamıyorum da....
devamını gör...
80.
sana da taragina da diye soylendi adam... ne diyorsun dedi funda, taragi ariyorum dedi adam, benle konusurken arayamazsin, kapat oyle ara dedi... adam telefonu kapatti, telefondan taragi cevirdi, karsi taraf acti... alo dedi adam, alo dedi karsi taraf.. kendi sesi geliyordu sanki, neredesin tarakkk diye sordu...
devamını gör...