161.
birden fazla sayıda evrenin olduğunu söyler: emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...
162.
arap mitolojisinin, fikir ve kurallarının yazılı olduğu ve aynı zamanda kutsal olduğuna da inanılan kitap. bu kitaba inançla bağlı insanlara müslüman denir.

(bkz: arap mitolojisi)
(bkz: islam mitolojisi)
(bkz: müslümanlık)
devamını gör...
163.
kendinden önce indirilmiş kitapları ve gelen peygamberleri tasdik etmiş anayasa kitabı.

müslümanlar kitabı " aziz nesin" kadar anlayamadı.
aziz nesin " o kitaba inanan layik olamaz" derken, kitabın içinin siyasi ve hukuk ayetleriyle dolu olduğunu biliyordu. biz de o yıllarda mezheplerin ve layikliğin verdiği yıkımı " kur'an'ın esrarı" adlı kitaplarla üfürerek atlatmaya çalışıyorduk.
devamını gör...
164.
siyasi olarak hiçbir hükmü içerisinde barındırmayan bir kitap. kuran-ı kerim'den anayasa gibi bir metin çıkmaz. bir kere anayasa derseniz, onun değiştirilebilir olduğunu kabul edersiniz ki bunun islam dinin prensipleriyle bağdaşmayacağını pekala bilirsiniz.
kuran-ı kerim'in içinde devlet başkanının nasıl seçileceği; yasama, yürütme ve yargı organlarının nasıl düzenleneceği; temel hak ve özgürlükler sistemi; bunların nasıl sınırlandırılacağı gibi hususlar yer almaz. sadece devlet başkanlarının adaletli olması vurgulanır. adalet de kusura bakmayın, siyasi bir ideoloji değil, etik bir ilkedir.
kuran-ı kerim'in içinde hukuki bilgiler özel hukukla (borçlar-medeni-miras) sınırlıdır. adaletli olmak kaydıyla bu kurallar aşırı derecede katı da değildir. kamu hukuku yok gibi bir şeydir. o yüzden bu kamu hukuku boşluğunu örneğin, araplar hz. ömer zamanında iran'ın devlet yapısını gözden geçirerek doldurmuşlardır. osmanlı padişahları ise örfi hukuktan yararlanarak boşluğu dolduruyordu.
kuran-ı kerim siyasi ve bir hukuk kitabı değildir. bir öğüt kitabıdır.
devamını gör...
165.
yıllardır araştırdığım ve hatırladığım kadarıyla yaklaşık 6bin versiyonunun olduğu hatta 1940'lara geldiğimizde farklı farklı coğrafyalarda 20 farklı versiyonunun olduğu yaratıcının tek ve allah olduğu belirten üç dinden sonuncusuna ait olan kitaptır. genel olarak değişmediği varsayılan mısırlı alimlerce çoğaltılan versiyonu 1940'lardan beri günümüzde kullanılır. kur'an'ın yazıldığı arapça lehçesi (sanırım böyle deniyor) günümüzde kullanılmadığından bazı bölgelerde ayet sıraları, sure sıraları ve içeriğindeki anlamlar farklılaşabilmektedir.

bütününe hakim değilseniz bir ayeti öne sürerek konuşmak, örneklemek sizi sıkıntıya sokabilir. zira kur'an, hadisler( kütüb-i sitte olanı) ve tarih içiçe olmalıdır. aksi takdirde örneklemek istediğiniz ayetin aslında hükmünün, geçerliliğinin düşmüş olduğunu fark edemeyebilirsiniz.

nitekim uygun düzen sırasının aslında tarihe uygun bir şekilde indiriliş sırasına göre olması ve tarihteki olaylarla beraber dipnotlandırılması anlamlandırma açısından en uygunudur. kur'an da çelişki var söyleminin asıl nedeni türkiye'de ve çoğu ülkede kabul görülen versiyonunda olduğu gibi en uzun süreden en kısasına doğru hatmetmesidir. farkında olmadan hükmü düşmüş ayetleri zikreder ve amin der.

bunların yanı sıra kur'an'ı ve hadisleri en uygun bir şekilde yaşamak ve yaşatmak isteyenlerin ışid olduğunu fark etmeniz sizi bir takım şüpheye sokabilir. önemli olan inançtır.
devamını gör...
166.
aynı tevrat gibi iyi düzenlenmemiş bir kitaptır.

bu bakımdan incil ikisine göre çok daha iyi düzenlenmiştir. okuması, dinlemesi ve anlaşılması çok daha kolaydır.

bundan evvel müslüman olmadığımı çok defalar söylemiştim. kuranı fazlasıyla okudum, inceledim. tevratı da öyle..

islam dini hayatın her sahasına hakim olmayı, hükmetmeyi amaçlar. islam'da dünya hayatı ve nimetleri çok önemlidir ve hayatın her alanına nüfuz etmek söz konusudur. islam tahakküm dinidir.
hristiyanlıkta bunu göremeyiz. çünkü dünyada bir egemenlik, egemen olma iddiası yoktur. ölümden sonraki hayattır hristiyanlığın konusu, özü.
islam peygamberi bir örnek teşkil edecek bir biçimde en başta kendisi savaşır. davası bir dini öğretiyi, felsefeyi vb. insanlara anlatmak, bildirmekle sınırlı değildir, bir düzeni değiştirip yeni bir düzen kurma mücadelesidir onunki.
kendisi ben yeni bir din getirdim size, ben allah'ın peygamberiyim! bu da doğru yol..
dediği vakit ve birileri ona inandığında büyük bir zulümle karşılaşmış değildi. sayıları arttıkça ve ne planlar içinde oldukları duyuldukça, amaçladıkları şeyler anlaşıldıkça onlar için de durumlar değişti zaman içinde.
yani film koptu deriz ya. bu da öyle bir şey.

hristiyanlık için müslümanlıkla karşılaştıracak olursak en azından (kitap özelinde) böyle bir şey söz konusu değildir.

ayrıca islam dininde
lanet, bela okuyan, peygamberin eşlerine gözdağı veren, tehdit eden, müminlerin gece yarılarına kadar peygamberin evinde oturmasından dolayı peygamberin çok rahatsız ve üzgün olduğunu söyleyen, bedevi arapların farkında olmadan verdikleri türlü türlü rahatsızlıklardan söz eden, örneğin,
yüksek sesle konuşup gürültü çıkarmaları gibi..
ölüp gitmiş bir adamın arkasından "elleri kurusun" "zaten kurudu da" diyen ve pek çok açıdan kendi içinde çelişkiler barındıran bir kitap kuran.

herkesin mutlaka okuması lazım.
insanların neye inandıklarını merak etmemelerine ve neye inandıklarını bilmeden inanmalarına hele hele böyle bir dönemde akıl sır erdiremiyorum.
devamını gör...
167.
muhammed'in, sümerler'e ait nuh tufanı'nı alıntılamadan kaleme aldığı kitap. intihal yapmış anlayacağınız.
diğer tüm kitaplar gibi insan aklının yan bir ürünü. işte bunlar hep ölüm kaygısı. bu dünyayı sömürdükleri yetmiyormuş gibi bi de öbür dünyaya göz dikiyorlar.
devamını gör...
168.
#2764037

okuma yazma bilmeyen bir peygamberin bir kitap yazdığını iddia etmeniz gülünç .
devamını gör...
169.
#2764040 muhammed okuma yazma bilmiyorsa nasıl ticaret yaptı ?

hayır , bal gibi de biliyordu. kur'an'ı da o yazdı.

müslümanlar , muhammed'in ümmi yani okuma yazma bilmeyen bir adam olduğunu bana kanıtlasın . söz ben de müslüman olacağım.
devamını gör...
170.
ankebut suresi 48. ayet : “sen bundan önce ne bir kitap okuyabiliyor ne de onu kendi elinle yazabiliyordun; öyle olsaydı gerçeği çürütmeye çalışanlar kuşkuya düşerlerdi.”

peygamberimizin bizzat kendisi okuma yazma bilmediğini ifade etmiştir ki “biz ümmî bir milletiz ; yazı bilmez , hesap yapmayız ” sözü de bunun delilidir. vahyin ilk gelişinde cebrail(a.s)’ın oku emrine üç kez tekrar eden “ben okuma bilmem” diye karşılık vermesi de yine ümmî olduğunun delilidir.

furkan suresi 5. ayet : “yine onlar dediler ki: (bu âyetler), onun, başkasına yazdırıp da kendisine sabah-akşam okunmakta olan, öncekilere ait masallardır.” eğer okuma yazma biliyor olsaydı onunla aynı dönemde yaşayan inkarcılar bunu öne süremez miydi ? elbette sürerlerdi buna şüphe yok .

uhud savaşı için mekkeliler medine üzerine geldiği zaman peygamberimizin amcası abbas(r.a) bir mektup yollayarak durumu yeğenine bildirir mektup ulaştığında peygamberimiz ubey bin ka’b’ı çağırıp mektubu okuttu ki bu da yine okuma-yazma bilmediğinin delilidir .

abdullah b. sad b. ebi serh vahiy katipliği yapıyor ancak müslümanlığında samimi olmadığı için bazı ayetleri tahrif ediyordu ve sonunda mekke’ye kaçtı . müsteşrik g. weil’e göre onun yaptığı değişikliklerin farkına ancak o mekke’ye kaçtıktan sonra varılmıştı şayet peygamberimiz okuma-yazma bilseydi o asla böyle bir teşebbüste bulunamazdı .

taif heyeti islam’ı kabul etmek için medine’ye geldiği zaman bazı istekleri vardı ve peygamberimiz de bunları yazıp getirmelerini istedi onlar da yazdılar ve okumaya başladılar şartları arasında faizin yasaklanmaması da vardı bunun üzerine peygamberimiz elimi bu yazının üzerine koyun dedi ve elini koyduğu yeri sildiler eğer okuma-yazma biliyor olsaydı kendisi nerede yazdığını bilir ve kendisi direkt olarak silerdi .

hudeybiye barış anlaşması için mekke delegasyonuyla musâlaha şartlarında anlaşan peygamberimiz katip olarak hazreti ali’yi çağırdı ve ona “ bu allah’ın resulü muhammed’in kureyş ile yaptığı anlaşmadır” diyerek başlamasını istedi ancak mekke delegasyonu başkanı süheyl bin amr “eğer biz senin allah’ın resulü olduğunu kabul etseydik şimdi senin mekke’ye girmene mani olmaz ve sana tabî olurduk” dedi bunun üzerine peygamberimiz katibine bu ifadeyi sil dedi ancak hazreti ali edeben bunu kabul etmedi bunun üzerine peygamberimiz bunun yerini bana göster dedi ve resulullah ibaresini sildi .

allah sana iman nasip etsin kalbin islam ile nurlansın amin .
devamını gör...
171.
peygamberin okuma yazma bilmediğine ihtimal vermek çok garip. zira yanında hz. hatice'nin amca oğlu, varaka bin nevfel gibi hristiyan bir din adamı var. ve kutsal kitapları arapçaya tercüme etmiş ilim irfan sahibi bir insandı o. onun gibi yakın dostu ve ailesinden olan daha pek çok din bilgini. muhammed 15 sene boyunca, peygamber olana kadar ve peygamberliğini ilan ettikten sonra da bu insanlarla yakın ilişkiler içinde ve ne hikmetse okuma yazma bilmiyor, diğer kutsal metinlere ulaşma ve öğrenme şansı yok?
inanalım mı şimdi buna?

çok itibar ettiğiniz buhari ve benzeri sahih hadis kapsamındaki hadislerde de bunlar ve bu ilişkiler geçiyor. işin garip olan kısmı bu ya zaten.
devamını gör...
172.
çevresindeki herkes okuma yazma biliyor bile olsa onun okuma yazma bilmemesi ihtimal dışı değil. argüman yanlış.
devamını gör...
173.
internetten kur'an-ı kerim siparişi verdim. pişmanım. iptal de edemedim.

sorun şu: kargocuların kargoya nasıl muamele ettiğini biliyoruz. bizim kitabımız da bu muameleden istisna tutulmayacak.

kitapçıdan alsam da benzer süreçlere maruz kalma ihtimali var. ama orası kontrol edemediğim bir alan
devamını gör...
174.
eğer herkes ayetlerinin dediklerini yaparsa hem dünya cennetimsi bir hale gelir hem de ahirette kazananlardan olunulur: emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...
175.
kutsal kitap.

normalde suraya yazmayacaktim ama sozum ona falanca bir yazar "uslubumdan" mutevellit beni engelledigi icin entrysini surdan elestireyim dedim.

1. oncelikle yazar farkli materyallere kuran ayetlerinin yazildigini, dolayisiyla kisisel mushaflarin oldugunu ve bunun peygamberin istegi disinda gerceklestigini iddia ediyor.

herhalde bu yazar, zeyd'in, "biz peygamberin huzurunda kurani birtakim parcalardan topluyorduk"

sozunden, veya peygamberin, kurani yazmalari icin vahiy katiplerini gorevlendirmesinden habersizdir.

kisaca, kucuk capli kurani toplama islemleri daha peygamber doneminde, peygamberin haberdar olacagi sekilde yapilmis ki, peygamber bunu istemiyordu, aman istegi disindaydi gibi bir durumun olmadigini rivayetlerden anliyoruz.

ki bunu birakin, peygamber doneminde ashabdan bazilari kisisel elyazmalarina hadisler bile yazmislar ki peygamberin kendisi buna izin vermistir.

yani kuran bir kenara, hatta hadisin bile yazildigindan peygamber haberdardi zaten.

2. peygamberden dinlenilenlere aykiri mushaflar imha ediliyor, buna ragmen birbirine aykiri 7 mushaf olusturulabiliyor.

burda yazarin 7 aykiri mushaftan neyi kastettigini bilmesem de, muhtemelen kastettigi sey 7 harf olayidir.

yani arkadaslar, toplanan mushaflar arasinda birtakim okunus farklari vardi. ki buna biz islam literaturunde "kiraat" deriz.

yani, o donem insanlarin mushaflari arasinda 7 tane kiraat vardi arkadaslar.

ki bu oyle, "waow celiski, tahrif oha nasil olur, islamin bilinmeyen yuzu" falan da degildir.

aksine peygamber daha yasarken,

"kuran 7 harf uzere indirilmistir" buyurmustur.

gerci burdaki "harf"in ne oldugu kesin degilse de, en makul olarak, "lehce" seklinde aciklanmistir arkadaslar.

cunku, daha peygamber kendi zamaninda, ayetlerden bazilarinin farkli arapca lehcelere gore farkli hard veya kelimelerle okunusuna izin vermistir.

mesela ornegin sahabeden hisam bin hakem ile hz. omer bir kiraat konusunda ihtilaf edince peygamber her ikisinin de dogru oldugunu ve ayetin iki sekilde de okunmaya elverisli sekilde indigini soylemistir.

ki zaten kiraat dedigimiz olay kelimeleri degil, harfleri degistirir. mesela maliki, melik diye okursun veya tam tersi. burda belki anlam degisir ama degisen sadece 1 harftir.

kuranin boyle sahih ve muteber 7 kiraati vardir ve 7siyle de okumak caizdir.

bu, celiski ve islamin bilinmeyen yuzu olmayip, hepsi de muteber insanlardan gelen, dolayisiyla da 7isinin de okunmasina cevaz verilen okuyus farklaridir.

yoksa aman bir ayet isa allahin oglu degildir derken diger ayet hasa isanin allahin oglu oldugunu soyluyor vay be mushaflar aykiri waow gibi bir durum ortada yoktur.

ki bu olay da, her muezzinin, ne biliyim kurani hani guzel sesli okuyanlara ne deniyor bilmiyorum da onlarin, hani arapca kuran okumayi bilenin bilecegi teknik seylerdir zaten. yani vay be boyle bisey mi varmis, allah allah yaalik bir durum yok.

ha ebu bekir doneminde imha edilen mushaflar var miydi bilgim yok.

velev ki vardiysa bile, ebu bekir donemi mushafinin her bir ayeti, kuran hafizi olan zeyd tarafindan, kendisinde o ayetin yazili olarak bulundugu 2 sahit sahabi tarafindan yazilmistir ki kimse bu mushaflara muhalefet etmemistir.

kisacasi olay bu kadar basit yani, anlasilmayacak bir durum yok.

3. o donem arapcasinda hareke yoktu, osman sert ve kavgaci bir sairden kurani harekelendirerek tek bir metin halinde kitaplastirmasini istiyor. diger mushaflar da yakilarak imha ediliyor.

mesela burda verdigin bilgi yanlis dostum.

osman mushafina hareke falan getirmemistir.

osmanin yaptigi sey su:

o donem bazi sahabilerde kisisel mushaflar bulunuyordu arkadaslar.

yani kendilerinin bireysel olarak yazmis oldugu mushaflar. ve bazi insanlar bu kisilerin mushaflarinda ayeti tefsir sadedinde yazdiklari aciklamalari da ayetten saniyordu.

osman, bu sebepten, o mushaf sahiplerinin onayi dahilinde o mushaflari yaktirip, ebu bekir mushafini esas alarak birkac mushaf duzenlemistir. ve boylece kurani kitap haline getirmistir.

ki mesela mushafini yaktirmis oldugundan dolayi osmana kusen ibn mesud da daha sonradan pisman olup osmana hak vermistir.

yani bu yapilanma sahabilerin ve mushaf sahiplerinin katilimiyla gerceklesip osmana muhefet eden olmamistir.

yanisi dostlar, osman, kurana hareke falan getirmemistir.

bakin, araplar, harekesiz arapcaya alistigi icin kurani duzgun bicimde okuyabiliyorlardi.

fakat daha sonra harekelerin ortaya cikmasiyla birlikte, arap olmayanlar falan bunda zorlandilar.

ve, hareke muaviyenin hilafeti doneminde kurana konmustur.

bunu koyan sert ve kavgaci dedigi kisi de ebul esved ed duelidir.

ki bu kisi bir sair, arap nahvinin ilk esaslarini tespit etmis, yani arap nahvinin kurucusu olan onemli bir kisidir.

ki sahabi degildir ama bircok sahabiden yasca buyuktur. zira 603 civarinda dogmus olup 688'de, 85 yaslarinda vefat etmistir.

ha ayrica muaviyeci de olmayip koyu bir ali taraftaridir. hatta bu yuzden sii oldugu bile iddia edilmistir.

ebul esved tabiindendi, hatta tabiinin ileri gelenlerindendi ve nahiv bilgisini aliden aldigini soylemis onemli bir edipti.

yani baya zeki ve akilli bir sahsiyetti. ki emevi doneminde muaviye ona yakinlik gosterip ikramda bulunmasina ragmen ona yakinlik gostermemistir.

ehli sunnet tarafindan da sika (guvenilir) kabul edilir.

ebul esved, muaviye doneminde basra kadisi oldu.

ayrica o donemki irak valisi ziyad bin ebihin cocuklarini okutuyordu.

ziyad bin ebih, peygamberin vefatindan 10 sene once yani 622de dogmustur. 630da veya ebu bekir doneminde iman etmistir. omer doneminde fetihlere katilmistir, ki omer onun basarilari sonucu unlu sahabi sad bin ebu vakkasin katipligiyle gorevlendirmistir.

osman doneminde divan ve devlet mali islerine bakti.

ki ali-muaviye savasinda ali safinda savasti ki hatta ali onu vali tayin etmek bile istemisti.

hatta muaviye onu kendi safina cekmek istediyse de o bunu reddetti.

alinin sehadetinden sonra muaviye baskiyla ziyadi yanina cekmeyi basaramadi ve o hasana biat edecegini soyledi. fakat sonralari hasan da biat edince o da muaviyenin hilafetini kabul etti.

sonralari muaviye onu kendi nesebine aldi ve ziyad, ziyad bin ebu sufyan diye anildi.

daha sonra da ziyad basra valiligine tayin edildi.

ziyad daha sonralari degismis, yonetimde baski uygulayan, ali taraftarlarina karsi cikan birisine donusmus ve arabin 4 dahisinden biri olarak kabul edilmistir.

kisacasi ziyad, onceleri iyi biriyken, sonralari sert mizacli ve baskici bir emevi valisine donusmustur.

fakat ebul esved, aliciligini korumus bir sairdir.

ve ziyadin cocuklarina ders vermistir.

aralarinda harekeyi baslatan konusma soyle gecer ki, ebul esved, araplarla arap olmayanlarin karsilastigini, kuranin rahat okunabilmesi icin bazi kaideler koymayi ister.

diger rivayete goreyse ziyad bunu yapmasini soyler. ebul esved basta bu ise yanasmaz. fakat sonra gelisen bazi olaylar sonucu, bu gorevi ustlenir ve kurani harekelendirir.

kisacasi kurani harekelendiren adam, bu arkadasin ima ettigi gibi kavgaci degil, aksine arap nahivininin kurucusu olan, arap gramerinin en onemli isimlerinden, edip, ve buyuk guvenilir bir sair ve alimdir.

evet.

simdi su konuya da gelelim, baskici oldugu soylenen ziyad, kurani degistirmis olamaz mi konusu.

tabiki de olamaz. cunku bir adamin zalimligi, onun imansizligina delil olmaz. ilaveten o donem bircok hafiz ve sahabi vardi ki, devlet yoneticisi de bir sahabiydi ve ayrica kurani harekelendiren kisi de guvenilir ve ali taraftari bir alimdi.

tum bu etmenleri unutmamak lazim. bu sebepten kayitlara bu konuda hicbir sey gecmemistir.

4. ebu bekir kurani, peygamber istemedigi icin kitaplastirmamis.

oyle bir sey yok, zaten kuranin toplanmasindaki amac kuranin kitap haline getirilmesiydi. sadece bu mushaf belki tum cevrelere gonderilmemisti yani cogaltilmamisti olay bu. elde mushaflar oldugu icin omer de buna ihtiyac duymamis, fakat osman doneminde o, mushaflardaki kuran disi sozlerin ayetlerle karistirildigini gorunce kuranin kitaplastirilmasini duzenleyip her bolgeye yaymayi takdir etmistir. mesele bu kisaca.

5. emeviler kendi yaptiklari son kuran metnini basarak dagitmislar, bu isi yapan da peygamber ve ailesine dusman olan mervan bin hakemdir. ki o muslumanlarla savasinda mizraklarin ucuna parcalayarak taktiklari yapraklar zarar gormesin endisesiyle savasamayan muslumanlari kilictan geciren mervandir.

oncelikle mervan bin hakem, halife osmanin kuzenidir. 623-24 yillari arasinda dogmus olup 685te vefat etmistir. bir kisim alimlere gore sahabi olup cogu alime gore sahabi olmayip, tabiin neslinin ilk tabakasindandir

bir kisim tarafindan sevilirken, sevmeyeni de cok bir emevi halifesidir.

burda yazarin hata yaptigi husus, gunumuzdeki kurani basan mervandi demesi.

yazar bu kanaate hangi kaynaktan ulasmis mechul.

fakat olay sadece kuranin harekelendirilmesi ki bu mervan degil, muaviye doneminde yapildi.

yazarin bundan belki de kasti, mervanin, peygamberin hanimi hafsanin mushafini yaktirmasidir.

keza bu olay da soyle gerceklesir, hafsa mushafi, ebu bekir doneminde toplanan, daha sonralari hafsanin eline gecen orjinal ebu bekir donemi mushafidir.

osman kuran cogaltilirken bu mushafi kullanmis, sonra hafsaya geri vermistir.

yani yazarin sandigi gibi, osman, supheli bir sekilde(?) ebu bekir donemi mushafini yakmamis, aksine hafsaya geri vermistir.

fakat, mervan, muaviye doneminde, hafsanin vefatindan sonra bu mushafi yaktirmistir veya yirtmistir.

ki mervan bunu halifeyken degil, muaviye doneminde, valiyken yapmistir.

peki mervan bunu neden yapmistir?

mervan bunun gerekcesinin, insanlarin bu sahifeler hakkinda kuskuya dusmemeleri oldugunu soylemistir.

ki mervanin hafsanin mushafini yakti, cunku aman ne bileyim kurani degistirdi falan diye seyler dusunulemez.

neden arkadaslar?:

1. o donem ashab donemiydi, mervan bu hareketiyle kurani degistirmek istese, ashab, ve halife olan sahabi muaviye buna karsi cikabilirdi ki, buna dair hicbir haber vaki degildir.

2. mervan kuran falan basmamistir ki asagida buna dair kanitlar gostericem. o donem artik sehirlerde osmanin mushafi yerlesik bir gelenek halini almisti ki bu mushaflar okunuyordu. az once de bahsettigim gibi, osman, kendi mushafini, hafsa mushafina esaslanarak yazmistir ki eger bu boyle olmasa hafsa buna karsi cikardi fakat ondan hicbir itiraz vaki degildir. dolayisiyla, mervan, hafsa mushafini yakmis olsa bile, sonuc itibariyle, hafsa mushafiyla o donem okunan mushaflar zaten ayniydi.

3. peki madem mushaflar ayni, mervan neden bu mushafi kusku olmasin diye yaktirdi? bu gerekceyle bazi oryantalistler bu rivayetin dogru olmadigini soylemisler. bu rivayetin ne kadar sahih oldugunu arastirsam da bir sonuca ulasamadim.

4. son olarak, mervan'a hafsanin mushafini getiren, meshur sahabi, hafsa'nin da kardesi olan abdullah bin omer(ibn omer)'dir. dolayisiyla eger mervan'in hafsa'nin mushafini yakip da kuran'i degistirmek gibi bir niyeti olsa, en basta, zaten meshur sahabi, ayrica hafsa'nin da ana baba bir kardesi olan, halife omer'in oglu ibn omer buna izin vermezdi. ki ibn omer dedigimiz sahsiyet, gerektiginde muaviye ve emevilere muhalefet etmis, kerbela olayini kinamis bir sahabidir.

dolayisiyla tum bu gerekceler goz onune alinirsa, mervan'in amaci kuran'i degistirmekti denemez.

ki bundan ilave, yazar, kuran, mervan doneminde basildi demesine ragmen bizim elimizde mervan oncesine ait cesitli mushaflar bulunmaktadir.

bunlardan 5 tanesini ornek olarak gostermek gerekirse,

1. tubingen mushafi

gunumuz kuraninin 154 sayfasini iceriyor. karbon testine gore yuzde 95.4 ihtimalle 649-675, yani en gec hz. muaviye donemine aittir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2. codex ms qaf. 47

karbon testleri sonucuna gore, yuzde 95,4'luk bir ihtimalle 606-652 yillari arasina ait bir mushaftir. yani en gec halife osman donemine aittir. mushaf, gunumuz kuraninin 96 sayfasini iceriyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

3. codex sana'a i

karbon testine gore yuzde 68 ihtimalle 614-656, yani en gec hz. osman'in sehid oldugu doneme ait, fakat yuzde 95 ihtimale goreyse 578-669, yani en gec hz. muaviye donemine aittir. bu mushaf, gunumuz kuraninin 247 sayfasini iceriyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

4. codex dam 01-25.1 (sana'a yemen)

karbon testine gore yuzde 95 ihtimalle 543-643, yani en gec hz. omer donemine aittir. bu mushaf, 29 varaktan olusuyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

5. dublin mushafi

karbon testine gore yuzde 95.4 ihtimalle 591-643, yani en gec hz. omer donemine aittir. bu mushaf 47 varaktan olusuyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

evet dostlar, burda size 5 tane, yuksek ihtimalle mervan doneminden onceye ait kuran saydim.

hatta bazilari yuksek bir ihtimalle, muaviye donemine bile ait degil.

yanisi, kisacasi, mervan kurani basti iddiasi nerden ortaya cikti, kaniti, kaynagi ne hicbir fikrim yok.

aksine, ebu bekir ve omer devrinden de mushaflar olup, resmi mushaf osman doneminde basilmistir, muaviye devrinde bu mushaflara rahat okunabilsinler diye harekeler eklenmistir. mervanin bu iste payi ne, adam napmis bi zirnik anlamadim.

yazar bu konuda bizleri aydinlatip, ustteki "antik" mushaflari aciklarsa makbule gecer.

ki bu mushaflar incelenmesine ragmen, hicbiri de, ulan bu mushaf kurandan farkli seyler anlatiyor, bakin kuran tahrif edilmistir diye sunulmadi.

degil mi?

ya da siz oyle bir mushaf duydunuz mu?

bu gibi bircok mushaf var ki biz bunlara binaen kuran degistirilmedi diyoruz.

ha gelelim su konuya,

mervan zalim miydi? peygamber dusmani miydi?

mervanin ben peygambere karsiyim, dusmanim aman soyle aman boyle diye bir aciklamasi mi var? yok.

ki mervan, yonetim ve halifelik yonunden bazilari tarafindan elestirilmis bile olsa, onu, bir hadis ravisi olarak sika yani guvenilir kabul edenler de olmustur.

ki mesela, buhari, mervan'dan rivayet etmistir bazi seyleri. ki bildiginiz uzere buhari tamamen sahih kabul edilir. dolayisiyla mervan, buhari'ye gore sika yani guvenilir olmalidir ki onu kitabina almis olmalidir.

dolayisiya mervan'in, elestilebilecek eylemlerine ragmen, guvenilirlik konusunda yabana atilacak birisi olmadigini da anlamis oluyoruz dostlar.

bunun disinda yazar soyle bir sey soylemis:

"ki o muslumanlarla savasinda mizraklarin ucuna parcalayarak taktiklari yapraklar zarar gormesin endisesiyle savasamayan muslumanlari kilictan geciren mervandir."

burda mizragin ucuna yaprak taktilar diyor, burda hangi savasi kastettigini anlayamasam da herhalde, muslumanlarin mizraklarinin ucuna mushaf gecirdikleri siffin savasini kastediyor olabilir ki mervan bu savasta, akrabasi muaviyenin safindaydi.

muaviye ordusu, baris anlasmasi icin, taktiksel olarak mizraklarinin ucuna mushaflar gecirerek, aramizda kuran hukum versin demislerdi.

fakat bu taktik uygulandiktan sonra savas durup anlasmanin gerceklestirilmesinden(hakem olayi) mutevellit, yazarin hangi kilictan gecirmeden bahsettigini anlayamadim.

eger bu olay oncesinde mervanin, bu muslumanlarla savasmasini elestiriyorsa, dikkatinizi cekerim, muaviye de muslumandi, mervan zalimlikle tenkit edilmesine ragmen muslumandi, zira yonetimsel noksanlar yuzunden kisi tekfir edilmez, ayrica bunlarin safinda ali ordusuna karsi savasanlar da muslumandi.

yazar herhalde olayi muaviye aleyhine dramatize etmeye calismis ama pek olmamis gibi.

ha bundan ilave, ahmed bin hanbel, bir rivayetinde bu olayin boyle olmadigini, mushaflarin mizrak ucuna takilmadigini, bunun aksine bir mushafin, ali'ye gonderildigini haber vermistir. ha hangi rivayet sahihtir bilemem.

fakat yani kisaca boyle butun olay iste arkadaslar.

hasili kelam kuran degistirilmemistir, sadece yazar olayi yalan yanlis sekilde aktarmistir denebilir...

tabi simdi bi tartismaya, kavgaya girismicem. pek bi umrumda deil. ama yine de bir entari girem dedim.

bu kadar. hadi simdi dagilin.
devamını gör...
176.
okumayın israyil aşanı!
devamını gör...
177.
doğrudan kendisi okunmadan, hakkında muhtemelen en çok şey üretilen kitaptır..( esasen bir kitap olarak da gelmemiş, kitaplaştırılmıştır. sırf bu gerçek dahi durumu doğrular niteliktedir.)
devamını gör...
178.
yoksa bu çarpıklıklar islam ülkelerinde niye var
devamını gör...
179.
peygamberlerin gerçek yaşam öyküleri ve sünnetlerini de bize öğreten tek kaynaktır:

devamını gör...
180.
(bkz: ayet el-kürsi mucizesi)
(bkz: kur'an'daki tarık mucizesi)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kur'an-ı kerim" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim