normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
başlık "ışıkhüzmesindegezendoga" tarafından 14.11.2020 19:01 tarihinde açılmıştır.
1421.
iki farklı marion figürü içerir.
ilki hitchcock un ünlü filmi psycho nun baş karakteri crane'dir. psycho' nun senaryosunu aldığı aynı isimli romanda ise baş karakterin ismi marrydir. marry isminin kökeninin günahsız, bakire mariam a dayandığını hepimiz biliyoruz. marion ise meryem in fransızcaya dönüştürülmüş halidir. sanırım, marry suç işlediği için artık " mariam"lığını yitirmiştir. ben de hayatımın bir döneminde meryemsi tarafıma fransızlaştım ve dönüştüm...
ikinci marion figürü ise en sevdiğim filmlerden biri olan requiem for a dream in dört baş karakterinden biri olan marion silver dır. filmde en etkilendiğim sahne ise marion ın elinde telefon ahizesi tutup harry goldfarb ı çağırdığı, umutlu umutsuzluğunu hissettiren sahnedir. evet ben de dönem dönem marion gibi bana hiçbir hayrı dokunmayacak harry i yarın gelmeyeceğini bile bile bekliyorum....
ilki hitchcock un ünlü filmi psycho nun baş karakteri crane'dir. psycho' nun senaryosunu aldığı aynı isimli romanda ise baş karakterin ismi marrydir. marry isminin kökeninin günahsız, bakire mariam a dayandığını hepimiz biliyoruz. marion ise meryem in fransızcaya dönüştürülmüş halidir. sanırım, marry suç işlediği için artık " mariam"lığını yitirmiştir. ben de hayatımın bir döneminde meryemsi tarafıma fransızlaştım ve dönüştüm...
ikinci marion figürü ise en sevdiğim filmlerden biri olan requiem for a dream in dört baş karakterinden biri olan marion silver dır. filmde en etkilendiğim sahne ise marion ın elinde telefon ahizesi tutup harry goldfarb ı çağırdığı, umutlu umutsuzluğunu hissettiren sahnedir. evet ben de dönem dönem marion gibi bana hiçbir hayrı dokunmayacak harry i yarın gelmeyeceğini bile bile bekliyorum....
devamını gör...
1422.
şarkı. bana bir arkadaşımı ve 19 ocak 2025’i hatırlatıyor. ismi bu yapma sebebim ikisi de değil. sebep, şarkıyı seviyor olmam.
devamını gör...
1423.
gökten düşen ilk soda damlacığı.
dedem kızılay,
babam beypazarı,
ben de sırma olmuşum.
dedem kızılay,
babam beypazarı,
ben de sırma olmuşum.
devamını gör...
1424.
bir hüzünlü hikayedir. kimse yoktu etrafta bir sonbahar günü parasız işsiz başımda bin bir dertle istanbul'da dolaşırken şairlerin parkında oturup koyulmuş nicktir.
devamını gör...
1425.
(bkz: nietzsche)
devamını gör...
1426.
bir gün oturuyorum...
işte öyle oturduğum yerde kalmışım.
nickimi artık romantizme edemeyeceğim.
işte öyle oturduğum yerde kalmışım.
nickimi artık romantizme edemeyeceğim.
devamını gör...
1427.
pearl jam- better man dinlerken açtım hesabı. cümleyi de yarım bırakıp, seyircinin hayal gücüne hibeledim.
talkin' to herself
"there's no one else who needs to know," she tells herself, oh-oh-oh
memories back when she was bold and strong
and waiting for the world to come along
swears she knew him, now she swears he's gone
talkin' to herself
"there's no one else who needs to know," she tells herself, oh-oh-oh
memories back when she was bold and strong
and waiting for the world to come along
swears she knew him, now she swears he's gone
devamını gör...
1428.
.
devamını gör...
1429.
kişiliğim ve gelecekteki mesleğimin eşsiz birleşimi.
devamını gör...
1430.
2012 eylül'üne dayanıyor benimki. o zaman sözlükspot'ta bir o sözlük bir bu sözlük takılıyordum. armonik'teyken bir eleman beni yeni açtığı 0 km sözlüğüne davet etti. ben de katıldım ve başta 5-6 şizofren takılmaya başladık. sözlüğün adı mantıklıydı, ben de ona gönderme olarak mantikli pic nickini seçmiştim. gel zaman git zaman mpic olarak kısaldı.
devamını gör...
1431.
dededen kalma
devamını gör...
1432.
havacılığa merak var serde. isim soyisim kombinasyonu da müsait. daha ne olsun.
devamını gör...
1433.
sojourner: ziyaretçi, konuk demek. sojournant, bu anlamdaki eskimiş/obsolete bir sözcük. sojourant da aynı şekilde. yani middle english döneminden/dilinden kelimeler ikisi de. sojourn da işte geçici bir süre kalış demek. middle english'te sojour kelimesi de aynı anlamda ama sojourn modern ingilizcede de varken, sojour yok. -ant eki de işte bir aktivitede bulunan, bir şeyi yapan, bir durumda olan kişi falan anlamları katabilen bir son ek. ben sojourant'ı seçtim, bir nick seçtiğimde bunun gmail hesabı dahil envaitürlü kullanıcı adını aldığımdan... diğerleri alınmıştı yani doğal olarak. fonetik ve yazılı estetik olarak da sojourant, sojournant'tan daha fazla hoşuma gitti ayrıca. yani nick'imden memnunum. oxford english dictionary'den [oed] bulmuştum bu nick'i. spesifik olaraksa, bu sözlüğün 1997 basımının ilgili cildinin pdf'sinden. aslında bulalı epey zaman oldu ama nick haline yeni getirdim sayılır.
şimdilik visitor konsepti üzerinden dünyamızı ziyaret eden bir uzaylı personası benimsesem de—[ziyaretçiler]—bu nick'e ters düşmeyecek, hatta mümkünse uyumlu olacak farklı personalar da benimseyebilirim zamanla. yani bu da işin eğlencesi. çok da önemsediğim bir şey değil aslında. ben aynı benim yani neticede. haha.
güncelleme: şu anda bir ad&d 2e kapsamındaki shadow mage specialist wizard'ının shadow seeker kit'i üzerine kurulu bir online persona benimsedim ve işte gölgelik veya karanlık olduğu sürece orayı burayı "ziyaret eden", kit'ine uygun olarak artık shade'liğe de ulaştığından bir immortal olmuş bir adventurer'ım. gerçi 12. level'a ulaşıp shadow walk yapabilen bir karakterim/personayım ve shade olabildikten sonra macerayı da bırakıp sadece orayı burayı ziyaret ediyorum diye hayal ediyorum. yaşasın erken emeklilik! asıl amacım shade olabilmekti zaten, epik bir mage olabilmek değil. gene de kendisini ileri level'lara da taşıyabilirim ileride bir zaman ama bu yakın bir gelecekte olmaz sanırım. ability score'larım ve bazı başka şeylerim için zar bile attım ve cidden çok ballıydım. bu karakterin yaratımında sözlükten bir arkadaşımdan yardım aldım, hatta bir dereceye kadar dm'lik de yaptı kendisi ve salt "bana kalsa" epey farklı da gelişebilirdi karakter ama işte mahlasını vermeyeyim o arkadaşımın şimdi zira insanlara sormadan böyle şeyleri sadece kötü çocuklar yapar... bu karakter için yz'ye yaptırdığım ve profil resmim olarak da kullandığım resmi de de aşağı koyuyorum. bence bu karakter de sojourant konseptine uydu.
şimdilik visitor konsepti üzerinden dünyamızı ziyaret eden bir uzaylı personası benimsesem de—[ziyaretçiler]—bu nick'e ters düşmeyecek, hatta mümkünse uyumlu olacak farklı personalar da benimseyebilirim zamanla. yani bu da işin eğlencesi. çok da önemsediğim bir şey değil aslında. ben aynı benim yani neticede. haha.
güncelleme: şu anda bir ad&d 2e kapsamındaki shadow mage specialist wizard'ının shadow seeker kit'i üzerine kurulu bir online persona benimsedim ve işte gölgelik veya karanlık olduğu sürece orayı burayı "ziyaret eden", kit'ine uygun olarak artık shade'liğe de ulaştığından bir immortal olmuş bir adventurer'ım. gerçi 12. level'a ulaşıp shadow walk yapabilen bir karakterim/personayım ve shade olabildikten sonra macerayı da bırakıp sadece orayı burayı ziyaret ediyorum diye hayal ediyorum. yaşasın erken emeklilik! asıl amacım shade olabilmekti zaten, epik bir mage olabilmek değil. gene de kendisini ileri level'lara da taşıyabilirim ileride bir zaman ama bu yakın bir gelecekte olmaz sanırım. ability score'larım ve bazı başka şeylerim için zar bile attım ve cidden çok ballıydım. bu karakterin yaratımında sözlükten bir arkadaşımdan yardım aldım, hatta bir dereceye kadar dm'lik de yaptı kendisi ve salt "bana kalsa" epey farklı da gelişebilirdi karakter ama işte mahlasını vermeyeyim o arkadaşımın şimdi zira insanlara sormadan böyle şeyleri sadece kötü çocuklar yapar... bu karakter için yz'ye yaptırdığım ve profil resmim olarak da kullandığım resmi de de aşağı koyuyorum. bence bu karakter de sojourant konseptine uydu.
devamını gör...
1434.
bi yerlerim kara ama nerem söylemem. oradan geliyor nickimin adı. *
devamını gör...
1435.
günde 1 sezon house izlediğim zamanlardan kalmadır.
devamını gör...
1436.
dedemin dedesinin dedesine demişler, sen şu takatukayı al da bi takatukacıya git.
o da demiş, neden?
demişler e takatukaları takatukalattır.
o da demiş, tamam.
sonra dedemin dedesinin dedesi dükkana gidince ordakiler de demiş ki, sen bundan sonra takatukaları takatulatan takatukacı ol.
dedemin dedesinin dedesi de demiş ki, tamam.
o da demiş, neden?
demişler e takatukaları takatukalattır.
o da demiş, tamam.
sonra dedemin dedesinin dedesi dükkana gidince ordakiler de demiş ki, sen bundan sonra takatukaları takatulatan takatukacı ol.
dedemin dedesinin dedesi de demiş ki, tamam.
devamını gör...
1437.
uludağ sözlükte 2 hesabım silik yemişti yeni beyaz bir sayfa açacaktım, keyifli ve sinir bozucu bir ergen nicki arıyodum. bir sabah vakti çaycı guy ın çayları alması ile aklımda böyle bir nick parıldadı. "boş alan çaycı" puhaha. instelada bir süre takıldım orada mizahım fazla gelince uçuruldum, tekrarardan "boş alan çaycı 2" olarak seriye devam ettim.
sonra instela kapandı şevkim kaçtı o kadar emek çevre kayboldu gitti. buraya bir arkadaş davet etti sanırım. buradaki nickim de "boş alan çaycı son kale" olsun aquyu dedim burada giderse artık bu karakteri de bitirim dedim başka yerde de yazamaz zaten. biraz film serisine de benzedi isim olarak öyle bir ironi yaptım kendi kendime. anlayamazsınız hehe...
sonra instela kapandı şevkim kaçtı o kadar emek çevre kayboldu gitti. buraya bir arkadaş davet etti sanırım. buradaki nickim de "boş alan çaycı son kale" olsun aquyu dedim burada giderse artık bu karakteri de bitirim dedim başka yerde de yazamaz zaten. biraz film serisine de benzedi isim olarak öyle bir ironi yaptım kendi kendime. anlayamazsınız hehe...
devamını gör...