41.
ölümden değil de öldukten sonra basima gelecekler korkutuyor beni, bu kadar günahla ölmeye cesaret edemiyorum, obur dünya bu dünyadan daha kötü olursa diye
devamını gör...
42.
hayattayken yaşayamamak daha çok korkutuyor.
devamını gör...
43.
motive edicidir, yaşanılan zamanı daha değerli kılar.
devamını gör...
44.
insan ölmekten korkmuyor. öleceği günü bilememekten korkuyor.
devamını gör...
45.
kendi ölümümden çok sevdiklerimin ölümü korkutuyor düşüncesi bile çok fena.
devamını gör...
46.
ölüm düşüncesi hep uzak geldiği için 'aman kucak açıyorum,gelsin,bir an önce gideyim,yoruldum,bunaldım, sıkıldım..' bir sürü şey söylüyor insan,aslında biraz atıp tutmak bile olabilir.hani olur ya boğazına ip dolanır ya da suda kalırsın,aha işte tam o zaman yaşamak için çırpınırsın.ah insanoğlu her şeyi çabuk unutuyor.en son ölümü koltuğumda beklerken en sevdiğim beynimde*minik bir pıtırcık kist olduğunu öğrendim.aslında hiçbir tehlikesi olmayan bir şey ama o ismi bile yetti beni benden almaya.sonraki bir haftayı geçirdiğim kafa yapısını söylemek bile istemiyorum.
diyorlar ya keşke bilsek falan, yaşayabileceğini mi sanıyorsun,pardon ya asıl soru şu şekilde olmalıdır;mutlu yaşayabileceğini mi sanıyorsun?
korku olur tabi ama abartmaya,bu hayatı zindan etmeye gerek yok.
diyorlar ya keşke bilsek falan, yaşayabileceğini mi sanıyorsun,pardon ya asıl soru şu şekilde olmalıdır;mutlu yaşayabileceğini mi sanıyorsun?
korku olur tabi ama abartmaya,bu hayatı zindan etmeye gerek yok.
devamını gör...
47.
90 yaşında hayata dört elle tutunan insanlar tanıyorum... ya biz? söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
48.
dünyadaki bütün korkuları yere serer.
devamını gör...
49.
intihar etme korkusu diyeyim..
devamını gör...
50.
inananlar için ''hesap vermek''ten sebep duyulan korkudur. ölmek kötü değil, hesap vermek zor.
devamını gör...
51.
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp hiç yaşamamış gibi ölmekten korkuyorum.
devamını gör...
52.
(bkz: yaşama içgüdüsü)
devamını gör...
53.
yok olup gitme korkusu. bilincin yok olmasını kavrayamama hâli.
devamını gör...
54.
33 yaşımda, hayatımda ilk defa bu sabah hissettiğim korku.
nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. alarmı ertelediğim 10 dakikalık aralıkta, çok, çok kısa bir zaman dilimine sıkışmış vaziyette, bir "tak" anı, hemen sonrasında gelen boşlukta süzülüyormuşum hissi, güç ünitesinden ayrılmış bir makine olduğumu çaresizce kabullenişim ve peşine gelen o tarifsiz duygular...
korku, durumu sebeplendirdiğinizde azalan, üzerinde ancak bu koşulu yerine getirirseniz kontrol sahibi olabildiğiniz bir duygudur. neden öldüm diye sordum ilk, "deprem oldu, bina yıkıldı, altında kaldım herhalde" diye cevapladım sorumu; ki bu en büyük korkumdur, başlangıçtan daha dehşetli bir duygu/durum yaşadığımı fark edince de demek ki doğru soru bu değilmiş diyerek yeniden denedim; öldüm, peki tam olarak nesinden korkuyorum ölümün? bu soru işe yaradı, çünkü "sevdiklerimi bir daha görememek, onlara dokunamamak" diye geçirdim kafamdan cevabı ama manasızdı, çünkü hayatta en sevdiğim insanların başında gelen adamın kollarındaydım o esnada. görüyordum ve de hissediyordum onu. demek ki ölmemiştim, demek ki bu sadece zihnimin oyunuydu. uyuyordu, uyandırdım, korkuyorum dedim, bir iki cümleyle açıklamam yetti, sakinleştirdi. geçti gitti. tüm bunlarsa birkaç saniye içinde olup bitti. asır gibi geldi...
nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. alarmı ertelediğim 10 dakikalık aralıkta, çok, çok kısa bir zaman dilimine sıkışmış vaziyette, bir "tak" anı, hemen sonrasında gelen boşlukta süzülüyormuşum hissi, güç ünitesinden ayrılmış bir makine olduğumu çaresizce kabullenişim ve peşine gelen o tarifsiz duygular...
korku, durumu sebeplendirdiğinizde azalan, üzerinde ancak bu koşulu yerine getirirseniz kontrol sahibi olabildiğiniz bir duygudur. neden öldüm diye sordum ilk, "deprem oldu, bina yıkıldı, altında kaldım herhalde" diye cevapladım sorumu; ki bu en büyük korkumdur, başlangıçtan daha dehşetli bir duygu/durum yaşadığımı fark edince de demek ki doğru soru bu değilmiş diyerek yeniden denedim; öldüm, peki tam olarak nesinden korkuyorum ölümün? bu soru işe yaradı, çünkü "sevdiklerimi bir daha görememek, onlara dokunamamak" diye geçirdim kafamdan cevabı ama manasızdı, çünkü hayatta en sevdiğim insanların başında gelen adamın kollarındaydım o esnada. görüyordum ve de hissediyordum onu. demek ki ölmemiştim, demek ki bu sadece zihnimin oyunuydu. uyuyordu, uyandırdım, korkuyorum dedim, bir iki cümleyle açıklamam yetti, sakinleştirdi. geçti gitti. tüm bunlarsa birkaç saniye içinde olup bitti. asır gibi geldi...
devamını gör...
55.
ankisyete sebebidir. temelinde yaşayamamış olma korkusu yatar genellikle. eğer bir şeyleri kaçırdığınızı düşünüyorsanız, hayatınız sizin ellerinizde değilse, tercihlerinizi kendi özgür iradenizle yapamıyorsanız ve sorumluluğunuzu alamıyorsanız yaşayamamış olma korkusu dolayısıyla ölüm korkusu hissetmeniz çok normal. şöyle ki 5 yıl önce 10 yıl önce kendinizi görmek istediğiniz yerde değilseniz ölüm korkusu yaşarsınız.
devamını gör...
56.
çok ciddi bir ölüm sebebi, insanlar bu korku yüzünden ölüyor....
devamını gör...
57.
korkak insanların yaşama güdüsünü kabartır.
devamını gör...
58.
aştığınız zaman hayat size daha parlak gözükecektir.
devamını gör...
59.
insan bilmediği şeyden korkar hakikati öğrendikten sonra korkulucak bir şey olduğunu düşünmüyorum
devamını gör...
60.
iki kere yaşadım, tövbe estağfurullah çok kötüydü. korkusu bu kadar kötüyse kendisi kim bilir nasıldır.
devamını gör...