öz güveni azaltan şeyler
başlık "100 numaralı adam" tarafından 30.12.2020 18:47 tarihinde açılmıştır.
121.
hicbir sey insanin ozguvenine cocuklukta yanlis egitim, destek, sevkat, sevgi veren (vermeyen) ebeveynler kadar zarar veremez. cocuklukta acilan yaralar, ozguven eksikligi, korku bir omurboyu golgesi gibi takip eder insani. ıstedigin kadar kendini yetistir, gelistir, her gun bir oncekinden dahada basarili ol, genede o hic hep kalir icinde. kendimden biliyorum.
devamını gör...
122.
size yapamazsın diyen herkes.
devamını gör...
123.
davranışlarımın sebeplerini açıklarım istenirse ... istenirsem diyim... açıklama zaten isteklerimle ilgili olabilir nitekim.
ama davranışlarının sebebi "zeka geriliği" olan biri bunu açıklayamıyor işte.
"zekam yetmedi" demek de zeka ister. dahası "istemek" ve "istenmek" ister...
ne alaka öz güvenimizle ?
başka şeylerinin yettiği insanlar, ki az sayıda yoklar çevremizde, bunlarla "ortak kötülük"lere imza atacak kadar gözlerini karartabiliyorlar.
hoş belki onlara zekaları da yetiyordur (istemek ve istenmek ve konuşmadan anlaşılmak)
sahi konuşmadıklarınızı anlamamak ve zamanında kendim konuşmaktan sorumlu hissetmek benim zeka geriliğim mi yoksa ?
o zamanlar neden koymadınız teşhisi?
ki bu benim hayatımın bütünlüğünde soracağım bir soru... anlatmadıklarınızı anlamak zorunda olduğum gibi bir şey okumadım ve yaşamadım.
ama davranışlarının sebebi "zeka geriliği" olan biri bunu açıklayamıyor işte.
"zekam yetmedi" demek de zeka ister. dahası "istemek" ve "istenmek" ister...
ne alaka öz güvenimizle ?
başka şeylerinin yettiği insanlar, ki az sayıda yoklar çevremizde, bunlarla "ortak kötülük"lere imza atacak kadar gözlerini karartabiliyorlar.
hoş belki onlara zekaları da yetiyordur (istemek ve istenmek ve konuşmadan anlaşılmak)
sahi konuşmadıklarınızı anlamamak ve zamanında kendim konuşmaktan sorumlu hissetmek benim zeka geriliğim mi yoksa ?
o zamanlar neden koymadınız teşhisi?
ki bu benim hayatımın bütünlüğünde soracağım bir soru... anlatmadıklarınızı anlamak zorunda olduğum gibi bir şey okumadım ve yaşamadım.
devamını gör...
124.
en yakınınızdaki narsistler.
devamını gör...
125.
cesaret kırıcı konuşmalar. sessize alınız böyle konuşanları kafanızda, duymadan devam ediniz.
devamını gör...
126.
özgüvenim tavan değil. yokta değil. bir noktadan sonra insan kendini aşıp kendi sınırlarını farkedince özgüvene de gerek kalmıyor. bütün bunlara rağmen minimal bir hayatı tercih ediyorum.
özgüveni azaltan şeylere bir örneğim yok kendi adıma. ve yine kendi adıma özgüvenimi azaltan da birşey yok belki.
ve egolarım da yok. mütevazi ve anlayışlı bir insanım. çünkü biliyorum kimse ben olamaz. ben olmak, beni anlamak şöyle dursun yanımdan bile geçemez. ama mükemmel de değilim bunu da biliyorum. ve bu benim en büyük gücüm aslında. ve mükemmele ulaşmak gibi bir çabam da yok.
benim sınavım da kendimle yarışım da. ve hep kaybediyorum bu yarışı.
özgüveni azaltan şeylere bir örneğim yok kendi adıma. ve yine kendi adıma özgüvenimi azaltan da birşey yok belki.
ve egolarım da yok. mütevazi ve anlayışlı bir insanım. çünkü biliyorum kimse ben olamaz. ben olmak, beni anlamak şöyle dursun yanımdan bile geçemez. ama mükemmel de değilim bunu da biliyorum. ve bu benim en büyük gücüm aslında. ve mükemmele ulaşmak gibi bir çabam da yok.
benim sınavım da kendimle yarışım da. ve hep kaybediyorum bu yarışı.
devamını gör...
127.
kimsenin seni merak etmemesi olabilir. ulan ben kimim, neciyim, bugüne kadar hikaye nedir? az bi sor, deş, merak et.
hikayesini merak etmediğin insanı önemsemiyorsundur.
hikayesini merak etmediğin insanı önemsemiyorsundur.
devamını gör...
128.
yıkım önce insanın kendi zihninde başlar. dışarıdaki hiçbir eleştiri, gece yarısı beynimizi kemiren “yapamazsın”, “senin ne haddine” diyen o sesten daha tehlikeli değildir. insan, dev bir yalanın ardına saklanmış en büyük düşmanıyla genellikle aynada göz göze gelir.
sonra o bitmeyen kıyaslama döngüsü devreye girer. başkalarının başarı vitrinine bakıp kendi dağınık mutfağınızı yargılarsanız, eksik hissetmeniz kaçınılmazdır. sosyal medyada sergilenen o pürüzsüz hayatları referans alıp kendi gerçeğini küçümsemek, kişinin kendi öz güvenine suikast düzenlemesidir.
bir de çocuklukta sürekli hevesi kırılan, küçümsenen insanlar vardır. küçükken “sen zaten beceremezsin” denilerek büyütülen o çocuklar, büyüdüklerinde sesleri çıkmayan, sinmiş bireylere dönüşürler. zira insan, tam cesaretini toplayıp deneyeceği anda durdurulduğu yerden yaralanır.
bunun yanında sinsi bir mükemmeliyetçilik baskısı da vardır. hatayı bir son olarak gören zihin, risk almaktan ölesiye korkar; risk almadıkça da kendine olan inancını yitirir. çünkü öz güven kusursuz bir yoldan değil, düşüp kalkarak öğrenilmiş tecrübelerden inşa edilir.
ve tabii ki insanın kendine söylediği yalanlar… kendine verdiğin sözleri tutmadığın, “yarın yapacağım” deyip de adım atmadığın her an, kendine duyduğun saygıdan bir parça daha koparır.
öz güvenin kaybı öyle gürültülü bir çöküş değildir. sessizce, yavaş yavaş ve içeriden çürüyerek gerçekleşir. insan günün birinde o aynaya tekrar baktığında şu ağır gerçekle yüzleşir: sorun aslında başaramamak olmamıştır hiçbir zaman; asıl mesele, daha denemeye bile cesaret edemeden kendinden vazgeçmiş olmaktır.
sonra o bitmeyen kıyaslama döngüsü devreye girer. başkalarının başarı vitrinine bakıp kendi dağınık mutfağınızı yargılarsanız, eksik hissetmeniz kaçınılmazdır. sosyal medyada sergilenen o pürüzsüz hayatları referans alıp kendi gerçeğini küçümsemek, kişinin kendi öz güvenine suikast düzenlemesidir.
bir de çocuklukta sürekli hevesi kırılan, küçümsenen insanlar vardır. küçükken “sen zaten beceremezsin” denilerek büyütülen o çocuklar, büyüdüklerinde sesleri çıkmayan, sinmiş bireylere dönüşürler. zira insan, tam cesaretini toplayıp deneyeceği anda durdurulduğu yerden yaralanır.
bunun yanında sinsi bir mükemmeliyetçilik baskısı da vardır. hatayı bir son olarak gören zihin, risk almaktan ölesiye korkar; risk almadıkça da kendine olan inancını yitirir. çünkü öz güven kusursuz bir yoldan değil, düşüp kalkarak öğrenilmiş tecrübelerden inşa edilir.
ve tabii ki insanın kendine söylediği yalanlar… kendine verdiğin sözleri tutmadığın, “yarın yapacağım” deyip de adım atmadığın her an, kendine duyduğun saygıdan bir parça daha koparır.
öz güvenin kaybı öyle gürültülü bir çöküş değildir. sessizce, yavaş yavaş ve içeriden çürüyerek gerçekleşir. insan günün birinde o aynaya tekrar baktığında şu ağır gerçekle yüzleşir: sorun aslında başaramamak olmamıştır hiçbir zaman; asıl mesele, daha denemeye bile cesaret edemeden kendinden vazgeçmiş olmaktır.
devamını gör...
129.
(bkz: işsizlik)
devamını gör...
130.
öz güven yazmak.
devamını gör...
131.
birine foto attıktan sonra sohbetin bıçak gibi kesilmesi.
devamını gör...
132.
net bir şekilde düşük libidodur. bakın arkadaşlar, çevrenizde girişken, yüksek özgüvenli insanların neredeyse tamamının libidosu yüksektir.
devamını gör...
133.
yoktur.
asla azalmaması gereken şeydir çünkü.
insan önce kendisini sevip, ilk olarak ona güvenmeli.
asla azalmaması gereken şeydir çünkü.
insan önce kendisini sevip, ilk olarak ona güvenmeli.
devamını gör...
134.
vatanın kaynaklarını iç ve dış tefecilere aktaran siyasal rejimin neden olduğu; yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik, asayişsizlik... çalış çalış boştur, umudun kırılır.
devamını gör...
135.
öz güvensiz anne baba ve pornografi.
devamını gör...
136.
kıyas.
çocukluktan itibaren başlayan ve hiç bitmeyen bir süreç.
mükemmeliyetçi ebeveynleri olanlara geçmiş olsundur.
çocukluktan itibaren başlayan ve hiç bitmeyen bir süreç.
mükemmeliyetçi ebeveynleri olanlara geçmiş olsundur.
devamını gör...
137.
reddedilmek.
devamını gör...
138.
tembellik, uzun süreli atalet ve sorumluluk almaktan kaçınmak... hepsi birbirini besleyen bir döngü aslında.
tembellik, kendi potansiyelini görmeyi engeller. ben yapabilirim yerine zaten olmaz düşüncesini besler. uzun süreli atalet, sanki zamanın seni ezmesine izin vermek gibi.. hareketsiz kalınca başarı deneyimi de gelmiyor, dolayısıyla kendine güvenin temeli sarsılıyor. sorumluluk almamak ise bunu tesciller, risk almadan, hata yapmadan yaşamak rahatlatıcı gibi görünse de, kendi kararlarını vermediğin sürece öz güven inşa edilemiyor.
tembellik, kendi potansiyelini görmeyi engeller. ben yapabilirim yerine zaten olmaz düşüncesini besler. uzun süreli atalet, sanki zamanın seni ezmesine izin vermek gibi.. hareketsiz kalınca başarı deneyimi de gelmiyor, dolayısıyla kendine güvenin temeli sarsılıyor. sorumluluk almamak ise bunu tesciller, risk almadan, hata yapmadan yaşamak rahatlatıcı gibi görünse de, kendi kararlarını vermediğin sürece öz güven inşa edilemiyor.
devamını gör...
139.
vücut hamlığı. lanet olsun.
devamını gör...
140.
hiçbir şey etkili olmamalı.
bokun içinden çıkıldıysa dahi çıktığına dair bir öz güven taşımalı.
bokun içinden çıkıldıysa dahi çıktığına dair bir öz güven taşımalı.
devamını gör...