adı eğitimci ama ruhuna bu yargıyı geçirememiş insan tipi
devamını gör...
birçok çocuğun hayatını karartan ve hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam eden kişidir. onun kırdığı kalbi bambaşka melekler onarır bazen de kimse fark etmez o çocuk o öfkeyle büyür...
devamını gör...
işini severek yapmayan kişidir. bunu bilmeden yaptıklarına inanmıyorum hatta saf kötülük gayretiyle yapıldığını düşünüyorum. zaten öğretim kısmını da ellerinin ucuyla yapıyorlar eğitim kısmında da rehberlik etme namına zerre çaba göstermiyorlar.
devamını gör...
bir öğretmen adayı olarak böylesi iğrenç davranışları görünce çıldırıyorum. her şeyden önce bize bölümde bu konuların ne denli hassas, önemli olduğunu tekrar tekrar söylüyorlar. dört yıl boyu detaylıca başta çocuk psikolojisini, öğrenci psikolojisini gözlemleyebiliyorsun, araştırıyorsun vesaire. bu kadar bilgiden, emekten sonra çıkan sonuca bak, yazıklar olsun böylesi öğretmene. ya bu insanlar popişlerini devire devire gelmiş bu döneme ya da vicdanları ve beyinlerini öyle güzel susturmuşlar ki, böylesi davranışlar sergiliyorlar.
devamını gör...
ergen ve tripli bir türkçe öğretmenim vardı 6.7.ve 8. sınıfta... sınıfın içinde beni hep dışlardı. herkesi bir gruba alır beni tek bırakırdı. maddi durumu iyi olan öğrencileri çok severdi. bahtsız bense o yıl babası batmış biri olarak içten içe üzülürdüm ama asla belli etmezdim. bir gün ödevimi yapmadığım iddiasıyla defterimi çöpe attı. gidip çıkardım yüzüne baka baka ben ödevimi yaptım sen görmedin dedim, kolumu sıktı.. orada hiç ağlamadım. eve giderken bir köşede ağladım sonra sildim gözümü gittim eve. fen sınavından sınıfın en yüksek notunu aldım diye bile "neee sen mi, hahahaha" demişti. şimdi arkadaşlar şöyle bütün kalbimle mutsuz olsun istiyorum. küçücük ve zor durumda olan bir çocuğa böyle davranan biri mutlu olmamalı.
... bu başlık beni 29 yaşında ağlattı. bravo.
devamını gör...
hakkımı asla helal etmeyeceğim öğretmen cinsi.
devamını gör...
lisede okurken hocalarım sürekli benden dolayı aileme şikayetçi olurlardı. bu çocuk okumaz bundan bir bok olmaz derlerdi. haklılarmış harbiden bir s*kim olamadık. özgüvenimi zedeledilerse demek ki.
devamını gör...
eğitim fakültesini bitirip kendini bu mesleğin icraatçısı sana tipler. yüzüme kağıdı buruşturup atmıştı sınıfın içinde. selam olsun burdan da görmez yazımı. görse bile anlamaz. çocukların birçoğuna yapmıştır çünkü.
devamını gör...
dudağımda sürekli uçuk çıktığı için tüm sınıfın önünde "sen konuşma midem bulanıyor" diyen öğretmendir
devamını gör...
matematik yapamıyorum diye beni zorla tahtaya kaldırıp aşağılayan öğretmendir.
devamını gör...
veli toplantısında aileme "anlayamaz diye ben de ilgilenmiyorum " diyen öğretmendir. gerçekten de sorularıma cevap vermiyordu bu arada.
devamını gör...
10 yaşındayım ve 4 üncü sınıftayım sosyal bilgiler öğretmenim bir bayan adını hatırlamıyorum bir gün ödevimi yapmayı unuttuğum için dövmüştü beni ve karşılığında bir çocuğun okula karşı duyduğu tüm sempatiyi almıştı elinden
devamını gör...
anasınıfı öğretmenim, kendisinin hiç görmedim. kendisi sürekli hamileydi. okula gelir 5 dakika bize bakar sonra ablalara bırakır giderdi. aslında okul öncesi eğitimin ne kadar önemli olduğunu düşünürsek attığı kazık affedilemez.
ilkokul öğretmenim 5 yıl boyunca aynı kişiydi sadece bir kere doğum iznine ayrıldığında bir dönemlik başka biri gelmişti. sürekli döverdi bizi. korkuturdu. ben solağım, bunu gördüğü halde ısrarla bana sağ elle yazı yazdırmaya çalıştı. başaramayınca bıraktı. ilkokulda matematiğim iyiydi, özellikle problemleri hızlı çözebiliyordum. bir kere yanlış cevap verdim diye tokat attı. o gün bugündür 4 işlemden ileri gidemem. bazen bizi sıra dayağından geçirir yorulunca yan sınıftaki öğretmeni çağırırdı o devam ederdi. diyeceksiniz ailene söyleseydin, şikayet etselerdi. ben okula normal okula başlama yaşından daha erken başladım. çok küçüktüm ve okul denilen şeyin sürekli dayak yenen yer olduğunu düşünüyordum. bir ara bu öğretmen doğum iznine çıktı yerine başka biri geldi. bende çok sessiz bir çocuk olduğumdan annemi çağırdı. anneme şunu demiş "kızınız engelli mi" daha sonra sınıfta bana tuhaf sorular sorup kendince zekamı test etmişti. ortaokulda bir fen bilgisi hocası vardı ona diploma veren üniversitenin kapısına s*çayım. bir insan hem meslekte hem karakterde bu kadar sıfır olur. lisede aynı tiplerle geçti. ama bir olay var ki o beni çok sarsmıştı. üniversite sınavına giderken gittiğim dershanenin sahibi, meslek liseli olmamadan dolayı beni aşağılardı. sen barajı geç sana yeter derdi. yanındakilerle bana güler yapamayacağımı söylerdi. barajı geçtim katsayı olmasına rağmen sıralamada 29 bine girdim istediğim üniversiteyi ve bölümü kazandım. (ki halta yaradıysa) sonradan duydum dershanenin her yerine adımı yazmış, miramel bizim dershaneden kazandı diye böbürleniyormuş. ahhh keşke yüz yüze gelseydik de deseydim ben köpek gibi çalıştım da kazandım. beni sevmemesinin tek sebebi anlattığı çoğrafya dersine ondan daha çok hakim olmam ve her derste onu düzeltmemdi. anlayacağınız öğretmen denilince benim yüzüm ekşir. evet mesleğini aşkla yapanlar var onlara saygım sonsuz ama bu soysuzlarda az değili.
devamını gör...
bizim ülkede öz güveni zedeleyen çok. evde anne babalar, okulda arkadaşlar öğretmenler, işte çalışma arkadaşları. bu maalesef ülkemizin gerçeği. siz siz olun kendinize inanın. sizin değeriniz başkalarınızın ne söylediğiyle değil ne yaptığınızla ölçülür, ölçülecek. bunu unutmadan kararlılıkla elinizden gelenin en iyisini yapın. nihayetinde insanın öz güveni kendi özünde.
devamını gör...
ilkokula çekingen bir çocuk olarak başladıysanız ve böyle bir öğretmen ile karşılaştıysanız, hayatınızın iyi gitmeyeceği yaşlara girmişsinizdir. öğretmenin size olan davranışları sınıftaki öğrencileri ve sizi çok etkiler. öğrenciler, öğretmen de böyle davranıyorsa biz de davranabiliriz, diye düşünerek sizi ufaktan ufaktan zorbalıklarla dürtebilirler. zaten siz de bu psikolojiye girersiniz. çekingenlik ve sınıfın içindeki o ortam sizi gittikçe dışlanmış bir birey haline getirir. başınıza gelenleri hak ettiğinizi düşünüp kendinizi küçük görmeye başlarsınız. neredeyse okul hayatınızın hepsi bu yıkılmış psikoloji ve öz güvenle başa çıkmaya çalışmakla geçer. en güzel yıllarınız içinizde hep bir korkuyla, insanların sizi kabul etmeyeceğini düşündüğünüz tavırlarla geçer. size böyle davrananlar öğretmen değildir. aklı iyi bir öğrenci yetiştirmekten ziyade, işi bitince eve gidip çatacağı keyifte ve alacağı paradadır. neyse, çok dertlendim ama n'apalım biz de böyle yetiştik, kendimizi diğerlerinden daha çok zorladık ve diğerlerine kıyasla daha az güzel bir hayatımız oldu.

pink floyd'un o efsane şarkısındaki şu kısımı bu yazıya eklemezsem olmaz: no dark sarcasm in the clasroom, teacher live them kids alone.
devamını gör...
pedagojik formasyon derslerini boşuna okumuş henüz öğretmen olamamış kişidir aslında.
devamını gör...
hayatta çok karşılaşacağınız insan modelidir. öz güveni ötekine bağımlı hale getirdiğiniz sürece de karşınıza hep çıkmaya devam eder. çocukluk dönemi biraz istisna tabii amma aşılmaz değil.
devamını gör...
altıncı sınıfı ailemden uzakta okudum.daha önce evden hiç uzak kalmamıştım, kardeşlerim,annem,babam burnumda tütüyor. amcamlarda kalıyorum.kuzenimle aynı sınıftayız.kuzenim şımarık,tembel.ben uslu, çalışkan. kuzenim beni kıskanıyor, o da çocuk beni istemiyor evde.sadece o değil beni o evde kimse istemiyor ama şartlar biraz kötü.babam köyde görev yapıyor ve ben okumalıyım.
yengem ne kızı üzülsün istiyor,ne düzeni bozulsun,ne de başka birine bakmak.hakli.kizmiyorum.o yüzden midir nedir bana daha az harçlık veriyor,kıyafetlerimi ütülemiyor. sessiz sakinim zaten.annem babam da sıkı sıkı uyarmış amcanlari üzme diye.yemin ederim yazarken gözlerim doluyor yaşadıklarımı düşününce.
derslerde sorun yok.calisiyorum yapıyorum,basariliyim.bir türkçe dersinde sorunum var. şivem olduğu için çocuklar konusmalarimla dalga geçiyor diye çok derse katılmıyorum ama matematikte fende sınıf soruyu yazmadan cevabı yapıştırıyorum.
din kültürü öğretmeni var.cok sert.ama en çok onu seviyorum.yazlari zorla gönderildigim camideki kurslardan her dua ezberimde. hoca hangi duayı dese takır takır okuyorum.hoca bir bana gülümsüyor.haftada bir saat din kültürü dersi var, ders gelsin diye dua ediyorum.hocanin da biraz şivesi var ve o derste açık ara en en en iyisiyim.ondan mıdır nedir aşırı seviyorum öğretmenimi.
bir gün tenefüste sınıfta otururken din kültürü öğretmen geldi ve dedi ki 'bir sınav var,katılmak ister misin?' hafız falan o tarz bir şey.hemen kabul ettim.o gider gitmez bahçeye koştum.kardeslerime hediye almak için biriktirdiğim paraya da kıyıp dondurma aldim.dondurmami yalaya yalaya kuzenimin yanına gittim.şımarıklık da nasıl kötü duruyor üzerimde.kuzenime,yanındaki sınıftan diğer arkadaşlara dedim 'sınav varmış,çok başarılı olduğum için öğretmen beni seçti'.şaşırıyorlar.arada dondurmama dil atıyor abarta abarta anlatiyorum'dualarin hepsini ezbere bilen çocuklar katiliyormus, süper sinavmis'. öyle özgüvenim de yok ama koca sınıfta hoca gelip sadece bana sorunca hava atmak istiyorum.sinav herkesin ilgisini çekiyor.sinifin renkli tokalı kızları bile ilgiyle dinliyor.havam kimse de yok.dediler biz de 'katılabilir miyiz? '
normalde selam vermezler sınavla ilgilenince benle arkadaş oluyorlar sanıp hepsini toplayıp din kültürü hocasının yanına gidiyorum 'arkadaşlarım da sınava katılmak istiyor' diyorum öğretmenime.öğretmen de hayır diyemiyor 18 kişi başvuruyoruz sınava.ama hoca çok sinirli bakıyor bana,pek hoslanmadi bu durumdan belli.hatami anlıyorum ama sınıfta ilk defa yer bulmuşum çok da takmiyorum.
biz o sınava 18 kişi girdik, hiçbir şey de yapamadık.cok saçma bir sinavdi zaten.

neyse aradan bir iki hafta geçti,sınav sonucu da kötü olunca bu hoca benimle muhabbeti, ilgiyi kesti.dualari ezbere bildiğimi görünce dindar bir ailem falan var sandı herhalde.yanilmisti.sadece ezberim iyiydi.baska bilgim yoktu.

birkaç hafta sonra birgün derste beni tahtaya çıkardı.pismis kelle gibi sırıtıyorum. sanıyorum ki aramızdaki buzlar eriyor.icimden diyorum hangi duayı derse desin çok düzgün, çok anlaşılır okuyayım,hoca beni affetsin.heyacanlanmamak için dua ediyorum.
elinde kısa ince bir sopası var.ogrencilere dokunmaz onunla gösterir ne gosterecekse.basladi benim kıyafetlerimi tek tek göstermeye.'gomlege bak,ütü nedir bilmiyor,yaka katlanmış,etek desen iki beden bol.senin annen baban yok mu? ' söyleniyor, sıralıyor,saç,ayakkabı...
dediklerinden çok en sevdiğim öğretmenimin bunu bana demesine üzülüyorum,gözlerim büyüyor,göz yaşlarımı tutmakta zorlanıyorum bir damla aksa durduramayacagim.siniftan çıt ses çıkmıyor.saydikca sayıyor, tahtadayim.gozumu diktim yüzüne göz kırpmadan gözlerim dolu dolu onu izliyorum.her dediği kafamın içinde yankılanıyor.saga sola yürüyor,peygamber efendimiz temizdi diyor,insan içine çıkarken dikkat ederdi diyor,on yaşındayım annemden babamdan uzağım dediği cümleler kafamda yankılanıyor. en son sınıftan en arka sıradan yaramaz bir kiz öğrenci var onun sesi yükseliyor 'onun annesi babası yanında degil '.
ögretmenimin yüzü değişiyor bir anda.hatasini anlıyor. kendime acıyorum.aglayarak sirama geçiyorum.kafami sıraya koyuyor, hıçkıra hıçkıra annemi babamı özleyişimden,yengemin yaptıklarına,kuzenime ,yalnızlığıma,çocukluğuma her şeyime ağlıyorum.
ve söz veriyorum ilerde öğretmen olursam tek bir çocuk benim yüzümden ağlamayacak, üzülmeyecek.
yıllar geçti,zaman degisti ama benim hala biraz özgüvenim eksik.
dağları aştım,bu saçma sapan anıyı aşamıyorum.
devamını gör...
şunun tipe bak gibi bir cümle söyleyerek özgüvenimin dibine dinamit yerleştiren öğretmenimsi.
devamını gör...
ortaokulda matematik hocam vardı. sınıfta sürekli birilerini eleştirirdi eleştirirken de ben ve arkadaşıma bakardı hep. biz saçımızı yapıyoruz diye eleştiriliyorduk neymiş süsleniyormuşuz. aynı hoca bir gün resim sergisinde çizdiğim resme tükürmüştü. ne kadar saçma değil mi? arkadaşlarım da görmüştü. resimde yağmurlu havada etek giymiş şemsiyeli bir kadın vardı. çıplak bir resim değildi yani. bir de bizim arkadaş grubumuz vardı kızlı erkekli. orada 2 kişi sevgili diye geri kalanları da sevgili sanıyordu ve ters ters bakıyordu. ben hep o hocaya sinir oldum. öğrenci seçmesi de ayrı bir berbat durumdu. o hoca yüzünden ben onun anlattığı dersleri sevemedim. matematik derslerine dair motivasyonumu sağlayamadım. dersanedeki matematik hocaları hariç diğer hocalarıma karşı içimde bir sevgi oluşmadı. hepsinden nefret ettim. şimdi o hoca yüzünden matematik derslerine herkesten daha fazla çalışmak zorundayım. ortaokuldaki eğitimimi bayağı bir etkiledi çünkü.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"öz güveni zedeleyen öğretmen" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim