881.
çayı koyayım mı? ancak yetişir dimi. ooo o ancak yetişir. 20 dakika kalmış. puura entry'i okumadan çayı demleyeyim.
(bkz: hoca ezanı okumadan sahurumu edip niyetleneyim)
(bkz: puura hoca)
(bkz: puura hoca ile tost hacı söyler)
(bkz: swh)
(bkz: hoca ezanı okumadan sahurumu edip niyetleneyim)
(bkz: puura hoca)
(bkz: puura hoca ile tost hacı söyler)
(bkz: swh)
devamını gör...
882.
çok derin ve önemli bir mevzu seçmiş puura. bizim en büyük eksikliğimiz bana göre yazılı hukuk ve kuralların farkında olunmamasıdır.
bakın adalet demiyorum, herkesin kendine göre bir adaleti var çünkü. kişisel olarak yorumlamalarıyla herhangi birşeyin adil yada adil olmadığına karar veriyor insanlar. bunun sebebi örfi ve şeri hukuktan yazılı hukuka geçişi özümseyememiş olmamızdır.
eskiden yani taşra kültüründe bu toplumsal bir otokontrol ve kabullere bağlıyken ama öyle ama böyle beğen, beğenme işleyen bir sistemdi. adaletine güvenilen insanların hükmü bile yeterli olurdu. büyük şehirlere göçlerle bu toplumsal refleks ortadan kalktı, adaletine güvenilen insanlar azaldı, herkes gittiği yerde kendi raconuna göre adalet belirler oldu.
yazılı hukuk ve kurallar tanışana yada lazım olana kadar insanların duyduğu ama bilmediği şeyler. biz istesek de istemesek de şehirleştik ve medeniyet bunlara göre yaşamamızı gerektiriyor. sana göre bana göre ona göre diye hukuk olamaz.
en basitinden kişisel alanına saygı ve anlayış gibi sorunların temelinde bu eğitimsizliğin rolü büyük. haksızlığa uğradığınız bir konuda karşınızdaki ne olmuş yani nedir yani bu sorun edilecek şey mi diye üstünüze gelmişse beni daha net anlamışsınızdır.
bakın adalet demiyorum, herkesin kendine göre bir adaleti var çünkü. kişisel olarak yorumlamalarıyla herhangi birşeyin adil yada adil olmadığına karar veriyor insanlar. bunun sebebi örfi ve şeri hukuktan yazılı hukuka geçişi özümseyememiş olmamızdır.
eskiden yani taşra kültüründe bu toplumsal bir otokontrol ve kabullere bağlıyken ama öyle ama böyle beğen, beğenme işleyen bir sistemdi. adaletine güvenilen insanların hükmü bile yeterli olurdu. büyük şehirlere göçlerle bu toplumsal refleks ortadan kalktı, adaletine güvenilen insanlar azaldı, herkes gittiği yerde kendi raconuna göre adalet belirler oldu.
yazılı hukuk ve kurallar tanışana yada lazım olana kadar insanların duyduğu ama bilmediği şeyler. biz istesek de istemesek de şehirleştik ve medeniyet bunlara göre yaşamamızı gerektiriyor. sana göre bana göre ona göre diye hukuk olamaz.
en basitinden kişisel alanına saygı ve anlayış gibi sorunların temelinde bu eğitimsizliğin rolü büyük. haksızlığa uğradığınız bir konuda karşınızdaki ne olmuş yani nedir yani bu sorun edilecek şey mi diye üstünüze gelmişse beni daha net anlamışsınızdır.
devamını gör...
883.
yayınımız başlamıştır.
buyrunuz.
buyrunuz.
devamını gör...
884.
iyi yayınlar iyi eğlenceler.
17 tane istek parça hazırladım. şimdiden teşekkürler.
17 tane istek parça hazırladım. şimdiden teşekkürler.
devamını gör...
885.
türk halkının temel olarak en eksik yönü yeniliklere açık olmaması,bir şeye tutunuyorlar hem bırakmıyorlar hem de etraflarına bakmıyorlar. kısacası at gözlüğü takıyorlar. bir başka eksi ve yanlış olan kendi düşüncelerini diğer insanlara dayatmaları,bu dayatma her konuda olabilir din,siyaset,felsefe-genelde felsefe olduğundan haberleri yok- öğretilmesi gereken şey ise insanların farklı fikirlere,yaşam tarzlarına,inançlara sahip olabileceği. bence en temelde bu var diğer arkadaşlar ne düşünür ama hoşgörü,saygı yoksa gerisi de gelmez.
devamını gör...
886.
türk halkının önce medeniyeti öğrenmesi gerekiyor. metrolarda otobüslerde adamlar inmeden binmeye çalışan mı dersin, çekirdek çöpünden çikolata çöpüne yeren atan mı dersin ne ararsan var. tamam bal dök yala olmasın sokaklar da çöp kovası var orda.
devamını gör...
887.
şu tartışırken yüksek sesle tartışmayı bastırmaya çalışmasalar daha iyi gibi. daha çok bağırınca haklı olmuyorsun.
bir de düşüncesel safsatalar var onu sonra toparlayıp yazacağım.
bir de düşüncesel safsatalar var onu sonra toparlayıp yazacağım.
devamını gör...
888.
eksik yazmışım önceki tanımda türk halkının çocukları onların köleleri gibi yetiştirmeleri benim çok sinirime dokunuyor. çocukların anne ve babadan ayrı bir birey olduğunu kabul edemiyorlar,bu çocuğa evet bakmak zorundasın çünkü doğurdun ama bu çocuğun hayatını yönetemezsin. fakat biliyoruz ki türk halkında böyle bir şey yok 'ay ben doktor olamadım çocuğum olsun' bu düşünce bencillikten başka bir şey değil.
devamını gör...
889.
devamını gör...
890.
daha bugün istanbul trafiğinde tampon tampona olmanın bunalmışlığı ile sağıma soluma bakınırken yol kenarı yeşil alanda çimlere yayılmış 3 tane iki ayaklı hayvan market poşetinden çıkardıkları her şeyin ambalajını çimlere attılar ya. kraker poşetleri, cola kutuları, pet şişeler inanılmaz. trafik kilitti kafamı çevireyim dedim insanın gözü takılıyor bu nasıl pislik. valla el frenini çekip koşa koşa yanlarına gidip levyeyi kafalarına küt küt geçiresim geldi. bela bunlar bela.ne utanma var, ne diğer insanları düşünme var.
mesela a.b.d de yol kenarlarında '' littering 1000 usd ''diye uyarılar var. çöp atmanın cezası evet 32.000 tl. belli ki onlarda da bu sıkıntı var ve cezası bu denli ağır. demek ki bazen de cezalar işe yarıyor ve en azından sokaklarını temiz tutabiliyorlar.
mesela a.b.d de yol kenarlarında '' littering 1000 usd ''diye uyarılar var. çöp atmanın cezası evet 32.000 tl. belli ki onlarda da bu sıkıntı var ve cezası bu denli ağır. demek ki bazen de cezalar işe yarıyor ve en azından sokaklarını temiz tutabiliyorlar.
devamını gör...
891.
yıllar önce tartışmayı bırakmamız gereken konulardan bir tanesi de taciz vs. kıyafetten dolayı olduğunu söylemeleri,hayır kıyafetle bir alakası yok eğer olsaydı çocuklar buna maruz kalmazdı. diğer bir yanlışları da -daha genel söylemek gerekirse- hatalarını kabul etmeyip çok saçma sapan şeyleri bahane olarak sunuyorlar. bu konuyu aşamadı halk ve aşamadığı süre boyunca da ilerlemeyecek bu ülke çünkü sapkınlığı kıyafete,saate falan bağlıyorlar.
devamını gör...
892.
buradaki genel serzenişlerin işaret ettiği eksikliğin kısa, tek bir tanımı var aslında; adabı muaşeret.
devamını gör...
893.
en önemlisini unutmuşum (!)
karnı doyunca yaşıyorum sanması. oysa yaşam çok geniş bir yelpaze.
karnı doyunca yaşıyorum sanması. oysa yaşam çok geniş bir yelpaze.
devamını gör...
894.
çok eksik kaldığımızı düşündüğüm 3 şey var nezaket bu konu üzerinde cok eksiğiz cok yabancıyız farklı algılıyoruz, ikincisi ise adab-ı muaseret, üçüncü olarak cahillik halkımızın acilen kitap okuma eksikligini iyilestirip bu eksigini kapatması lazimdir. ıyi yayınlar. ha bir de istek parçam askın kanunu nesrin sipahi iyi yayınlar
devamını gör...
895.
geçen günlerde bir arkadaş şeriattaki 2 uyarıdan sonra suç işlemiş adamın elinin yahut parmaklarının kesilmesini doğru buldu buna katılmıyorum çünkü caydırıcı değil fakat idam bunun yanında çok daha caydırıcı kalıyor. şöyle ki yapacak olan yine yapar sen yılanın başını küçükken ezmezsen bir daha hiç ezemezsin bana kalırsa psikolojik şiddet çok çok daha işe yarar çünkü adam 'yapacağımı yaparım sonra da ölürüm' düşüncesinde de olabilir yani yaşam onun hiçbir şey olmayabilir. sadece bir kısmı korkutabilirsin. 1984 romanındaki 101. oda misali odalar yapacaksın adamların psikolojisini bozacaksın yani daha doğrusu zihniyle oynayacaksın.
devamını gör...
896.
olmalı mı olmamalı mı tartışmasından bağımsız olarak bu halka din öğretilmeli. her şeyin kaynağı bence. yoksa daha çok elinde kutsal kitap sallayan tüccarların ve kerameti kendinden menkul şeyhlerin, şıhların peşinden gider bu halk.
devamını gör...
897.
kibar kişilerin güçsüz olmadığını öğretmek lazım. toplumda böyle bir sanrı var. işyerinde adama önceleri gayet nezaketli bir şekilde "dostum şunlar yapılacak müsait durumda mısın?" deyince bir süre sonra mazeretler uyduruyorlar. ama "şu şu yapılacak" diyerek soğuklaşırsan mazaret olmuyor. ya da işler yürümeyince o adamı işten çıkarrmazsan bütün işyeri lavbali olmaya başlıyor. evet fabrikatör saim bey gibi oluyorum ama bana küfür etmeyin. maalesef türk halkının çoğunda ona hayvana muamele eder gibi muamele etmezsen cıvıtıyor ve diğerlerini de yoldan çıkarıyor. bu tür kişileri eğitemiyorsun da. denedim olmadı.
devamını gör...
898.
1. kadına şiddetin kötü olduğunu yine kadınlar anlatacak oğluşlarına.
2. kız babaları. o kızların da sevgilileri olacak. bunu kabullenin. kabullenmezseniz sizden gizli yapar. insanın doğası belli.
3. çocuklar küçük bireyler. birçok konuda kuvvetlidirler ve karınlarının aç olup olmadığını bilebilirler.
4. türkiye'de erkek çocuklarına evlenene kadar anneleri, evlendikten sonra eşleri bakıyor.
5. bekaret takıntılı erkeklere kızlık zarı dikimi diye bir şey olduğu öğretilmeli. ben de erkeğim ama üzgünüm acı gerçekler. (bkz: swh)
6. menemen soğansız olmaz. (bkz: swh)
2. kız babaları. o kızların da sevgilileri olacak. bunu kabullenin. kabullenmezseniz sizden gizli yapar. insanın doğası belli.
3. çocuklar küçük bireyler. birçok konuda kuvvetlidirler ve karınlarının aç olup olmadığını bilebilirler.
4. türkiye'de erkek çocuklarına evlenene kadar anneleri, evlendikten sonra eşleri bakıyor.
5. bekaret takıntılı erkeklere kızlık zarı dikimi diye bir şey olduğu öğretilmeli. ben de erkeğim ama üzgünüm acı gerçekler. (bkz: swh)
6. menemen soğansız olmaz. (bkz: swh)
devamını gör...
899.
bir çok çocuk ailesini daha ergenlik yani gelişme çağında kaybediyor ya da ailesinden birini sadece aileye bağlayamayız, kişinin kendi kendini de yetiştirmesi gerekir bir cok konu da
devamını gör...
900.
prezervatifin sadece bir doğum kontrol yöntemi olmadığı öğretilmeli. sonra hastalık kapınca auvv. ne auvv? (bkz: swh)
ella bir doğum kontrol yöntemi değildir. bunu da öğretelim rica ediciim.
ella bir doğum kontrol yöntemi değildir. bunu da öğretelim rica ediciim.
devamını gör...