61.
oysa sen en içten çocuksu duygularınla sevmişsindir onları, aklına en ufak bir hinlik dahi gelmemiştir şimdiye kadar. fakat an gelir fark edersin ki aslında yalnızca işlerine yaradığın için severlermiş seni...
devamını gör...
62.
kendi ortamınızdan siz kaçmayın, sizi sevmeyenler uzaklaşsın.
kaç kere anlatacağım bebeğim kendinize değer verin.
kaç kere anlatacağım bebeğim kendinize değer verin.
devamını gör...
63.
sizleri anlamıyorum.
özellikle size söylüyorum erkekler.
birileri kulağınıza ''seni seviyorum'' deyince ; sevildiğinizi zannediyorsunuz.
sonra da ; gerçek ortaya çıkınca ; ''sevilmediğimi anladım'' diyerek yıkılıyorsunuz.
ben de bir zamanlar gençtim.
üstelik yakışıklı bir hovardaydım.
yeni bir kız ile birlikte olunca ; bir hafta sonra ''seni seviyorum'' demeye başlardı.
birlikte olduğum kızın sayısı belli değil...
ulan bunların hepsi mi, beni seviyor veya bana aşık.
tabii ki yok böyle bir şey.
tiyatrodan başka bir şey değil.
kadınlar çok iyi tiyatrocular.
hele ki ; erkeklerle oynama konusunda uzmanlar.
kadınlar güçlü (paralı veya kariyer sahibi) erkeklerle birlikte olmak ister.
bu gün size ''seni seviyorum'' diyen kız ; yarın daha yukarıda birini bulduğu zaman ''seni zaten sevmiyordum ki'' der ve bakar kalırsınız.
her kulağınıza fısıldanan kelimeye inanmayın.
sonra yıkılırsınız.
ve bu başlığa yüzlerce entry girersiniz.
özellikle size söylüyorum erkekler.
birileri kulağınıza ''seni seviyorum'' deyince ; sevildiğinizi zannediyorsunuz.
sonra da ; gerçek ortaya çıkınca ; ''sevilmediğimi anladım'' diyerek yıkılıyorsunuz.
ben de bir zamanlar gençtim.
üstelik yakışıklı bir hovardaydım.
yeni bir kız ile birlikte olunca ; bir hafta sonra ''seni seviyorum'' demeye başlardı.
birlikte olduğum kızın sayısı belli değil...
ulan bunların hepsi mi, beni seviyor veya bana aşık.
tabii ki yok böyle bir şey.
tiyatrodan başka bir şey değil.
kadınlar çok iyi tiyatrocular.
hele ki ; erkeklerle oynama konusunda uzmanlar.
kadınlar güçlü (paralı veya kariyer sahibi) erkeklerle birlikte olmak ister.
bu gün size ''seni seviyorum'' diyen kız ; yarın daha yukarıda birini bulduğu zaman ''seni zaten sevmiyordum ki'' der ve bakar kalırsınız.
her kulağınıza fısıldanan kelimeye inanmayın.
sonra yıkılırsınız.
ve bu başlığa yüzlerce entry girersiniz.
devamını gör...
64.
bunu üniversite zamanında yurtdışı master programı için burs için kabul edilmediğimi öğrendiğimde anladım. dil bölümü okudum ve sınıf birincisiydim. hocalar nedense tavsiye mektubunu o kadar kötü yazdılar ki, başvurduğum bursa neden kabul edilmediğimi iyi anladım. yedeğe bile seçmediler beni. ulan ben size ne yaptım be vicdansız hocalar.
devamını gör...
65.
sevmeyi de sevilmeyi de gözünüzde büyütürseniz kaçınılmaz olarak sevdiğiniz tarafından sevilmediğinizi er ya da geç hissedersiniz. belki gerçekten sevmediğinden belki de o anki ruh halinizden dolayı davranışlarını buna yorduğunuzdan illaki içinize çöker o sevilmeme hissi.
böyle anlarda sevsin diye zorlamakta bir tercih dönüp gitmekte. genelde zorlamayla olmuyor ama o "belki sever" umuduna sarılan birini görünce de yargılamak bana doğru gelmiyor. çok çabalamışlığım vardır zamanında sevsin diye de olmayınca olmuyor işte.
tabi bu bi süre sonra yer ediyor insanda. alışıyorsun sevilmemeye ve artık bi ihtimal olmaktan çıkıyor senin için sevilmek. kabullenmek bazen ağır gelir insana ama böyle anlarda rahatlatıyor kanımca.
böyle anlarda sevsin diye zorlamakta bir tercih dönüp gitmekte. genelde zorlamayla olmuyor ama o "belki sever" umuduna sarılan birini görünce de yargılamak bana doğru gelmiyor. çok çabalamışlığım vardır zamanında sevsin diye de olmayınca olmuyor işte.
tabi bu bi süre sonra yer ediyor insanda. alışıyorsun sevilmemeye ve artık bi ihtimal olmaktan çıkıyor senin için sevilmek. kabullenmek bazen ağır gelir insana ama böyle anlarda rahatlatıyor kanımca.
devamını gör...
66.
seven birinin artık sevmediğini anlamak kadar yıkıma uğratmaz.
devamını gör...
67.
para istemiştir.
devamını gör...
68.
karşıdaki kişi ısrarla sevdiğini söyleyip hiçbir eylemde bulunmadığında anladığım şey. birini seviyorsanız çaba gösterirsiniz, ortak paydada buluşulur. oturduğunuz yerden seviyorum diyerek zırlamak ancak bebeklerin yapacağı şeydir.
devamını gör...
69.
kendinizi yoklamadan karşınızdaki sınava tabi tutmamalı
devamını gör...
70.
incitir.
devamını gör...
71.
kırar ama aynı zamanda bir şeyleri değiştirmenizin gerekliliğini gösterir.
dağıtır ama başka şeyler için toparlanmanızı gerektirir.
dağıtır ama başka şeyler için toparlanmanızı gerektirir.
devamını gör...
72.
73.
en çaresiz kaldığın andır. bir şey yapamazsın, bir şey söyleyemezsin, niyesi de yoktur bunun sevilmemişsin işte.
devamını gör...
74.
ben anlayamıyorum bu durumu işte. yani sevilmediğimi farkedemiyorum. ben her zamanki gibi devam ederken, planlar yapıp hayaller kurarken bir anda "ayrılmak istiyorum" diyorlar ya o an ebelek gibi kalakalıyorum. sonra kafamın içinde sürekli artan bir desibelde kahkahalar duymaya başlıyorum. "sen neler neler düşünüyorsun, neler kurup gerçekleştirmeye çalışıyorsun ama bak, gördüğün gibi s...r edildin yine allahın malı" der gibi gülüyor sanki. yutkunamıyorum, konuşamıyorum. güç bela silkelenip "tamam görüşürüz" diye çıkıp gidiyorum dolu gözlerle. bakın o an bile görüşürüz diyorum çünkü idrak edemiyorum bi süre.
devamını gör...
75.
sevilmediğini fark ettiğinde burulacak kadar saf ya da taze kalpler için bir yıkım; kırgınlık. üzerinden zamanın geçmesi de çözüm olmuyor çünkü tortusu tecrübe hanesine sabit kalemle yazılıyor.
bu kırgınlık noktasındaki bir insan ilk önce bakışını kendisine yöneltiyor, sorguluyor, didikliyor, kendisini suçluyor. sevilmemekten yalnızca kendisini sorumlu tutuyor. üzerine çekingenlik, güvensizlik, eziklik, rahatsızlık ve doğal olarak samimiyetsizlik yapıştığı için de sonraki ihtimaller tutuşmadan eriyor. sevilmemek kronik hale geliyor. sonuç: tercihli ya da değil mutlak yalnızlık.
sevilmediğini fark ettiğinde burulmak safiyetinde ya da tazeliğinde olmayan, nispeten duygulanım bakımından fakir ve fakat aklı devrede bir insan ise ilk örselenmeden sonra kabuk bağlamaya başlıyor. her tecrübe kabuğun kalınlaşmasına, kişinin vurdumduymazlığına, belki biraz arsızlığına sebep oluyor. her ilişkiden hafif sıyrıklarla çıkıyor, sarsılmıyor. sonuç; ne bir içe kapanma ne kendiyle hesaplaşma ne de mutlak yalnızlık ve fakat; hissizlik ve umursamazlık.
fazla ciddiye aldım konuyu, gerek yok! şöyle toparlayayım da gülelim biraz:
bu kırgınlık noktasındaki bir insan ilk önce bakışını kendisine yöneltiyor, sorguluyor, didikliyor, kendisini suçluyor. sevilmemekten yalnızca kendisini sorumlu tutuyor. üzerine çekingenlik, güvensizlik, eziklik, rahatsızlık ve doğal olarak samimiyetsizlik yapıştığı için de sonraki ihtimaller tutuşmadan eriyor. sevilmemek kronik hale geliyor. sonuç: tercihli ya da değil mutlak yalnızlık.
sevilmediğini fark ettiğinde burulmak safiyetinde ya da tazeliğinde olmayan, nispeten duygulanım bakımından fakir ve fakat aklı devrede bir insan ise ilk örselenmeden sonra kabuk bağlamaya başlıyor. her tecrübe kabuğun kalınlaşmasına, kişinin vurdumduymazlığına, belki biraz arsızlığına sebep oluyor. her ilişkiden hafif sıyrıklarla çıkıyor, sarsılmıyor. sonuç; ne bir içe kapanma ne kendiyle hesaplaşma ne de mutlak yalnızlık ve fakat; hissizlik ve umursamazlık.
fazla ciddiye aldım konuyu, gerek yok! şöyle toparlayayım da gülelim biraz:

devamını gör...
76.
"bana düşer çekip gitmek,
farz et sevgi yalan yarim..."
farz et sevgi yalan yarim..."
devamını gör...
77.
off başlığı okumak bile canımı yaktı o derece zor bir durum. kimsenin başına gelmesin diyeceğim ama... kessin gelir.
devamını gör...
78.
devamını gör...
79.
"neden" sorusunu günlerce aylarca yıllarca kendine sorup bi cevap alamayıp sonrasında alelade bi olayda birden kafana zınnnkk!! eden olay olarak özetlenebilir. tabi bu (zınk!) olay epey can acıtıyo. hayata bir daha adapte olamıyorsun. çünkü kabullenemiyorsun "ben naptım ki onlara" diyerek. ama sevilmiyorsun abi işte sevilmemişsin hiç. bi sürü ama, fakat, lakinli cümleler kur, neden diye yırt kendini istersen sonuç değişmiyo. bu yaşına kadar hiç sevilmediğin gerçeği zebani gibi duruyo karşında. ve sana onu kabullenmekten başka hiçbir çare bırakmıyolar.
devamını gör...
80.
ulan zaten ben kendimi sevmiyorum, baskalarinin sevip sevmemesi cokda umrumdaydi
devamını gör...