yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
başlık "tam1peach" tarafından 14.04.2021 22:57 tarihinde açılmıştır.
101.
lokal anestezi ile yapılan bir operasyon esnasında lokal anestezinin etkisiz kalması.
devamını gör...
102.
diş ağrısı.
devamını gör...
103.
beyin ameliyatı olmuştum. 10 gün boyunca sadece sırt üstü yattım ve ya bir daha yürüyemezsem diye ağladım. annem elimden tutup götürüyordu tuvalete. su içmek bile canımı yakıyordu. herhalde o 10 gün ve bir aylık iyileşme sürecinde 10 kilo verdim. ama o acıyı asla unutmam.
devamını gör...
104.
şaka değil 5 yaşındayken üzerime 250kg’lik demir bahçe kapısı düşmüş. neyseki zayıf olan ve parmaklıkların arasına denk gelen vücudum ile ufak tefek sıyırıklarla atlattım. sadece bir acı hissettim. ondan sonra da bayılmışım zaten*.
(bkz: bütün şansını kullanmak).
(bkz: bütün şansını kullanmak).
devamını gör...
105.
8 yaşlarımda öz abim tarafından kemerli işkenceye maruz kalmıştım defalarca kez istismarda da bulunmuslugu vardı o yaşlarda herşeyden herkesten korkar olmuştum.geçti.
devamını gör...
106.
gömülü 20 yaş dişinin anestezi olmadan çekilmesi. canlı canlı evet. neden çünkü iğnelere alerjim var. bir ay boyunca 5 yanaklı gibi gezdim. psikolojik acıda cabası.
devamını gör...
107.
hayatımda hissetttiğim en büyük acı kök diş ağrısıydı. ta ki lanet böbrek taşının ne olduğunu bilene kadar.gece hastanede 3 kere damardan ağrı kesici almama rağmen yaralı hayvan gibi günlerce acı çektirdi.
diş ağrısı 9/10
böbrek taşı 11/10
diş ağrısı 9/10
böbrek taşı 11/10
devamını gör...
108.
12 yaşında, bir judo müsabakası sırasında köprücük kemiğimi kırmıştım. ne alakası var diyeceksiniz ama oturup kalkarken bile ağlıyordum. aynı zamanda bir denge kemiği olduğundan acıyormuş.
devamını gör...
109.
nerdeyse olmayan anesteziyle göz çizdirme (lazer) ameliyatı olmakk
devamını gör...
110.
böbrek ameliyatı sonrası ayıldıktan sonra hissettiğimdir.
doktorlara beni tekrar bayıltmaları veya öldürmeleri için yalvarmıştım.
doktorlara beni tekrar bayıltmaları veya öldürmeleri için yalvarmıştım.
devamını gör...
111.
çocukken parmaklarım traktör kapısına sıkışmıştı. yarıya kadar yarım daire şeklinde kemikler ezildi.
sağ bacağımın, diz ile kalça arasındaki kısmın sağ dış tarafına ayna saplandı.
sağ bacağımın, diz ile kalça arasındaki kısmın sağ dış tarafına ayna saplandı.
devamını gör...
112.
113.
46 yılda yaşadığım en büyük 2 fiziksel acı oldu.
burnumdan etler alınmıştı lokal anestezi ile, 10 dakika sürmüş ama bence 1 saatti.
kırık dişimi aldırmakda kötüydü.
başıma bir çok iş geldi ama bu ikisi en acısı.
burnumdan etler alınmıştı lokal anestezi ile, 10 dakika sürmüş ama bence 1 saatti.
kırık dişimi aldırmakda kötüydü.
başıma bir çok iş geldi ama bu ikisi en acısı.
devamını gör...
114.
yüzümde şut patlamıştı. o top kaç km hızla gidiyordu hangi alçak iman gücüyle abanmıştı inanın hatırlamıyorum ama yüzümü hissetmiyordum... nakavt olmak filan hikaye. sohbet ederken kör kurşun gibi geldi buldu beni...
yazık olmuştu bana ama bozuntuya vermemiştim...
bir kere de uçurumdan aşağı düşmüştüm. beş altı metre vardı rahat... bu sefer daha ufaktım tabi... top oynuyorduk ben pas isterken geri geri geri geri gitmişim sonra bir bakarım ki ayaklarım yerde değil ve ben uçuyorum...
o bir iki saniyede öldük dedim... ilginç bir şekilde iki ayağımın üzerine düştüm ama düşerken duvara gömülü ve enlemesine adeta birer buz sarkıcı gibi uzanan inşaat demirleri burnumu güzelce sıyırmıştı . burnum kan içinde kalmıştı... çok acıyordu.
bir tane daha anlatayım ve kapatayım... ilkokuldaki kahpe arkadaşlarım beni öldürmek için. evet kesinlikle öyle, öldürmek için kafama kocaman mermerden bir taş atmışlardı saklanbaç oynayalım ayağına beni öldürmek istemişlerdi.. biri geldi ve öldürücü darbeyi attı ve ben yere serildim. kim yaptıysa allah belasını versin o kadar canım yanmıştı ki. kahpelikti bu... on dakika yerden kalkamamıştım. hepsi evine dağılmıştı öldüğümü zannederek...
yazık olmuştu bana ama bozuntuya vermemiştim...
bir kere de uçurumdan aşağı düşmüştüm. beş altı metre vardı rahat... bu sefer daha ufaktım tabi... top oynuyorduk ben pas isterken geri geri geri geri gitmişim sonra bir bakarım ki ayaklarım yerde değil ve ben uçuyorum...
o bir iki saniyede öldük dedim... ilginç bir şekilde iki ayağımın üzerine düştüm ama düşerken duvara gömülü ve enlemesine adeta birer buz sarkıcı gibi uzanan inşaat demirleri burnumu güzelce sıyırmıştı . burnum kan içinde kalmıştı... çok acıyordu.
bir tane daha anlatayım ve kapatayım... ilkokuldaki kahpe arkadaşlarım beni öldürmek için. evet kesinlikle öyle, öldürmek için kafama kocaman mermerden bir taş atmışlardı saklanbaç oynayalım ayağına beni öldürmek istemişlerdi.. biri geldi ve öldürücü darbeyi attı ve ben yere serildim. kim yaptıysa allah belasını versin o kadar canım yanmıştı ki. kahpelikti bu... on dakika yerden kalkamamıştım. hepsi evine dağılmıştı öldüğümü zannederek...
devamını gör...
115.
iltihaplanan dikişlerin temizleme amacıyla sıkılması ve bir kaç gün sonra kapanmayan o yaranın dikişlerinin alınması. hemşire ip çektikçe havaya kalkıyordum küçücük boyumla.
bakın; regl yaşadım, günler süren diş ağrısı + çene ameliyatı yaşadım, çatlak yaşadım ama hiç biri kesinlikle o acıyla kıyaslanamaz. 11 yaşındaydım hala içimde onun acısı.
bakın; regl yaşadım, günler süren diş ağrısı + çene ameliyatı yaşadım, çatlak yaşadım ama hiç biri kesinlikle o acıyla kıyaslanamaz. 11 yaşındaydım hala içimde onun acısı.
devamını gör...
116.
regl ağrısı ve diş ağrısıdır. regl ağrısından dolayı istifra edenler ne demek istediğimi anlayacaktır bence. diş ağrısı da kötüdür ama yanınızda ağrı kesici varsa onu da bir şekilde çözersiniz. allah daha beterinden korusun. kanser hastalarının ağrılarına bizzat şahit oldum çünkü.
devamını gör...
117.
küçükken bademciklerim sıkça iltihaplandığından, babam beni özel bir doktora götürürdü. adam işinin ehliydi ama değişik yöntemleri vardı. bende uyguladığı yöntemi hiçbir yerde görmedim de duymadım da.
ağzımı sonuna kadar açtırırdı. sonra biri kafamı, biri kollarımı, biri de ayaklarımı tutardı. doktor da eline iki adet muayene çubuğu alırdı ve bademciklerimdeki iltihapları tek tek sıkardı. arada bırakırdı, kan tükürürdüm; sonra işkenceye devam. 7-8 yaşlarımdaydım ve o acıyı unutmama imkan yok.
haliyle gitmek istemiyordum o doktora. babam da beni ‘adam şeklindeki kurabiye’ alacağım diye ikna eder; ben de o kurabiye için o işkenceye katlanırdım.
ağzımı sonuna kadar açtırırdı. sonra biri kafamı, biri kollarımı, biri de ayaklarımı tutardı. doktor da eline iki adet muayene çubuğu alırdı ve bademciklerimdeki iltihapları tek tek sıkardı. arada bırakırdı, kan tükürürdüm; sonra işkenceye devam. 7-8 yaşlarımdaydım ve o acıyı unutmama imkan yok.
haliyle gitmek istemiyordum o doktora. babam da beni ‘adam şeklindeki kurabiye’ alacağım diye ikna eder; ben de o kurabiye için o işkenceye katlanırdım.
devamını gör...
118.
doğum sancısı bide diş ağrısı.
devamını gör...
119.
günlerden bir gün sahilin kıyısında mayom ile iskeleden atlayıp duruyordum. iskele taştan, alt tarafı da midyeden geçilmiyordu. her neyse, iskeleye çıkıp çıkıp atlamaktan sıkılmıştım, ben de en son az ötedeki denize yavaş yavaş inen merdivenleri kullanayım dedim. gittim, dalgalar sürükledikçe ben direndim, yüzdüm de yüzdüm, ancak yaklaşık 15 dakika sonra ondan da sıkılmıştım. denize indiğim merdivenden yukarıya çıkmak için kenara yüzdüm. ama dalgalar nasıl ittiriyor beni... tam merdivenlere yetişmeden önce kaya tahmin ettiğim sert bir zemine ayak basmak zorunda kaldım. hiçbir acı falan yok yalnız. ben çıktığımda azıcık bir ağrı hissettim ayağımda. baktım, siyah siyah bir şeyler ayağımın içine batmış. oradan bir de ailemin olduğu mekana kadar yürümem mi ben o ayakla? meğer deniz kestanesi batmış ayağıma!
beni bir koşu hastahaneye yetiştirdiler, odaya aldılar falan, ben ne olduğunu bilmiyorum tabi. doktor geldi, babamla bir şeyler konuştular, ben korkuyorum ama iğne falan yapacaklar diye. doktor odadan çıktı, aradan biraz zaman geçti, ben babamla konuşuyorum, acıyacak mı diye soruyorum gibi bir tartışma. çocuksun ya işte, kendini rahatlatmaya çalışıyorsun. sonra doktor geldi, elinde ekipman vardı. babam beni direk öne döndürdü. ben de yüzüstü yatıyorum o hastahane yatağında. birden ayağımda bir acı hissettim. ama dayanılamaz bir acı. ben bağırıyorum, hastahaneyi ayağa kaldırıyorum resmen. babam da beni susturmaya çalışıyor. çok net hatırlamamaka beraber, sanırım 1 saat boyunca devam etti bu acı. sonradan öğrendim doktor uyuşturucu iğne bile yapmadan ayağımı dilim dilim etmiş, sonra cımbızla almış deniz kestanesinin dikenlerini... hayatımda böyle acı görmemiştim ben o zamana kadar. o doktora sesleniyorum buradan, çok mu zordu bir uyuşturucu vermek be adam, kıvır kıvır kıvrandım o gün orada!
sonrasında sanırım bir ya da bir buçuk hafta dikiş ve yaslanma çubuğuyla gezmiştim.
beni bir koşu hastahaneye yetiştirdiler, odaya aldılar falan, ben ne olduğunu bilmiyorum tabi. doktor geldi, babamla bir şeyler konuştular, ben korkuyorum ama iğne falan yapacaklar diye. doktor odadan çıktı, aradan biraz zaman geçti, ben babamla konuşuyorum, acıyacak mı diye soruyorum gibi bir tartışma. çocuksun ya işte, kendini rahatlatmaya çalışıyorsun. sonra doktor geldi, elinde ekipman vardı. babam beni direk öne döndürdü. ben de yüzüstü yatıyorum o hastahane yatağında. birden ayağımda bir acı hissettim. ama dayanılamaz bir acı. ben bağırıyorum, hastahaneyi ayağa kaldırıyorum resmen. babam da beni susturmaya çalışıyor. çok net hatırlamamaka beraber, sanırım 1 saat boyunca devam etti bu acı. sonradan öğrendim doktor uyuşturucu iğne bile yapmadan ayağımı dilim dilim etmiş, sonra cımbızla almış deniz kestanesinin dikenlerini... hayatımda böyle acı görmemiştim ben o zamana kadar. o doktora sesleniyorum buradan, çok mu zordu bir uyuşturucu vermek be adam, kıvır kıvır kıvrandım o gün orada!
sonrasında sanırım bir ya da bir buçuk hafta dikiş ve yaslanma çubuğuyla gezmiştim.
devamını gör...
120.
böbrek taşı çok fenaydi. ilk defa ağrıdiginda ne olduğunu anlamadım o yüzden panik oldum elim ayağım uyuşmuştu.
devamını gör...
