yazarların kendilerini tanımlama şekli
başlık "dubaracı" tarafından 08.12.2020 10:22 tarihinde açılmıştır.
261.
oğlak ama aynı zamanda ikizler (yaşamayan anlamaz)
sadık, klasik giyim, plak pikap delisi, şarap, jazz-blues tarzı, spotify bağımlısı, stk başkanlığı, tıp fak. öğrencisi, eski yüzücü ve su topu oyuncusu, arada bi kenara köşeye yazan seyahat etmeyi seven, gitmek eylemini iyi başaran ama kalmakta zorlanan, bağımsız hareket eden, çok uzun zamandır huzursuz bi’ hiç kimse.
sadık, klasik giyim, plak pikap delisi, şarap, jazz-blues tarzı, spotify bağımlısı, stk başkanlığı, tıp fak. öğrencisi, eski yüzücü ve su topu oyuncusu, arada bi kenara köşeye yazan seyahat etmeyi seven, gitmek eylemini iyi başaran ama kalmakta zorlanan, bağımsız hareket eden, çok uzun zamandır huzursuz bi’ hiç kimse.
devamını gör...
262.
(bkz: deli)
devamını gör...
263.
genelde sakin ve ağır konuşan, hareket eden bir tip. çoğu zaman olgun ama arada da öfkesine yenilen. keyfe ve konfora düşkün, yemeği çok seven ama işine de oldukça hırslı sarılan, parayı alabildikleri için seven klasik bir boğa.
devamını gör...
264.
merhaba ben xxx ama bana genelde kocam geldi yazma veya bebeğim orası olmaz derler.
devamını gör...
265.
bana imkansız de sana nasıl yapıldığını göstereyim! imkansız, sözlüğe anlamı yanlış girilmiş bir kelimedir çünkü.
devamını gör...
266.
kendimi çoğu zaman sessizce akıp giden bir nehrin kıyısında duruyormuş gibi hissediyorum. suyun yüzeyinde beliren her kıpırtıyı her gölgeyi dikkatle izlerim. dışarıdan bakınca sakin görünürüm belki ama içimde kimseye söylemediğim bir kalabalıkla yaşıyorum. duygularım bazen taşıp etrafı sarıyor bazen de derinlere çekilip sadece bana fısıldıyor.
hayatta en çok hislerin izini sürerim. birinin sesi, bakışı, söylediği küçücük bir kelime, hepsi bende iz bırakır. kolay güvenmem ama güvenince bütün kapıları da açarım. bu yüzden belki de en büyük gücüm ve en büyük kırılganlığım aynı yerde duruyor.
bazen aklımla kalbim birbirine inat ediyor, biri “bırak gitsin” derken diğeri “belki bir sebebi vardır” diye fısıldıyor. bu yüzden düşüncelerim bazen uzun yollar çizerek dönüp dolaşıp aynı soruya varıyor, ama yine de cevabı aramaktan vazgeçmem, sabırlıyım. kendime yetişmeye çalışan bir yanım var, sanki içimdeki pusula hep biraz kuzeyi arıyor ama yolumu da kendim çizmek istiyorum.
insanlara karşı sıcak ve içten biriyim ama yine de temkinliyim. birinin niyetini çoğu zaman kelimelerinden önce hissederim. ve evet meraklıyım, bazen gereğinden fazla. ama işte merak da benim için hem koyu bir lanet, hem de sihirli değneğimin ucundaki peri tozu.
o veya bu şekilde gördüğünüz üzere ben bir yazarım. ve belki de bu yüzden, kendimi anlatırken bile kelimeler beni anlatmaktan çok daha fazlasını yapıyor. yazdıkça hafifliyorum, yazdıkça derinleşiyorum. içimde taşıdığım bütün o sessiz nehirler, bütün o fısıltılar ve fırtınalar ancak yazıya döküldüğü zaman ben, ben olabiliyorum.
hayatta en çok hislerin izini sürerim. birinin sesi, bakışı, söylediği küçücük bir kelime, hepsi bende iz bırakır. kolay güvenmem ama güvenince bütün kapıları da açarım. bu yüzden belki de en büyük gücüm ve en büyük kırılganlığım aynı yerde duruyor.
bazen aklımla kalbim birbirine inat ediyor, biri “bırak gitsin” derken diğeri “belki bir sebebi vardır” diye fısıldıyor. bu yüzden düşüncelerim bazen uzun yollar çizerek dönüp dolaşıp aynı soruya varıyor, ama yine de cevabı aramaktan vazgeçmem, sabırlıyım. kendime yetişmeye çalışan bir yanım var, sanki içimdeki pusula hep biraz kuzeyi arıyor ama yolumu da kendim çizmek istiyorum.
insanlara karşı sıcak ve içten biriyim ama yine de temkinliyim. birinin niyetini çoğu zaman kelimelerinden önce hissederim. ve evet meraklıyım, bazen gereğinden fazla. ama işte merak da benim için hem koyu bir lanet, hem de sihirli değneğimin ucundaki peri tozu.
o veya bu şekilde gördüğünüz üzere ben bir yazarım. ve belki de bu yüzden, kendimi anlatırken bile kelimeler beni anlatmaktan çok daha fazlasını yapıyor. yazdıkça hafifliyorum, yazdıkça derinleşiyorum. içimde taşıdığım bütün o sessiz nehirler, bütün o fısıltılar ve fırtınalar ancak yazıya döküldüğü zaman ben, ben olabiliyorum.
devamını gör...
267.
dayı statüsünde azgın teke görünümlü kart zampara.....
devamını gör...
268.
süpürgesiz cadı.
devamını gör...
269.
kendi dışında herkese hayırlı biri.
devamını gör...
270.
tanımlanamayan bir cisim olarak.
devamını gör...
271.
272.
şey geldi aklıma: sokak röportajlarından birinde, dayının birine soruyolar "mutluluk nedir" diye de, cevap enteresan: "saa ne hemşerim. o garımla benim aramda.." (ne anlıyorsa artık..)
(demem o ki, kişi kendini kendisi tanımlasa ne yazar.. onu, onun dışındakilerin tanımlaması ekseninde akıyor gerçek yaşam.)
(demem o ki, kişi kendini kendisi tanımlasa ne yazar.. onu, onun dışındakilerin tanımlaması ekseninde akıyor gerçek yaşam.)
devamını gör...
273.
274.
cimcime ya
devamını gör...
275.
çirkin.
devamını gör...
276.
gbt için durdurulmayacak kadar temiz, kamuda çalışamayacak kadar kirli.
devamını gör...
277.
devamını gör...
278.
merhaba, ben levi. az dinler, az konuşurum.
devamını gör...
279.
tam kıvamında hakiki çemen.
devamını gör...
280.
kalıplara sığmayan.
devamını gör...

