yazarların psikolojisini bozan filmler
başlık "sinoen" tarafından 25.01.2021 00:53 tarihinde açılmıştır.
121.
tüm korku/gerilim filmleri ve saçma sapan kurgu filmleri.
devamını gör...
122.
(bkz: uçurtma avcısı)
izlediğim için çok pişmanım. zaten daha izlerken ağladım, ağlamaklar yetmedi. bunun yanında artık karanlıktan korkar oldum, geceleri mutfağa su içmeye bile gidemiyordum. rüyalarıma giriyordu, ağlıyordum. uçurtma görünce bile tetikleniyordum. çok empatik bir insanım ya. nefret ediyorum bundan. bu yüzden korku filmleri ve iran sinemasını asla izleyemiyorum.
izlediğim için çok pişmanım. zaten daha izlerken ağladım, ağlamaklar yetmedi. bunun yanında artık karanlıktan korkar oldum, geceleri mutfağa su içmeye bile gidemiyordum. rüyalarıma giriyordu, ağlıyordum. uçurtma görünce bile tetikleniyordum. çok empatik bir insanım ya. nefret ediyorum bundan. bu yüzden korku filmleri ve iran sinemasını asla izleyemiyorum.
devamını gör...
123.
titanik 2. neden çektiniz lan böyle bir filmi.
devamını gör...
124.
(bkz: threads) nükleer soykırımı tüm çıplaklığı ile anlatan, izleyene anksiyete krizi yaşatan, yarı belgesel tadında konusu olmayan film.
zaten insanı geren tarafı filmin ikinci kısmından itibaren (ilk bombaların patlamasından sonra) konu namına hiçbir şey kalmaması.
zaten insanı geren tarafı filmin ikinci kısmından itibaren (ilk bombaların patlamasından sonra) konu namına hiçbir şey kalmaması.
devamını gör...
125.
süt kardeşler. ilk izlediğimde gulyabaniden acayip korkmuştum
devamını gör...
126.
devamını gör...
127.
128.
kısmen güncel gerilim türünde olan şu film the lighthouse (2019) iyiydi. özellikle gece, yoğun sessizlikte ve kulaklıkla izlerseniz maks. verim alırsınız.
devamını gör...
129.
bakın ben yılların kan vahşet cinayet ne kadar korkunç iğrenç film belgesel vs varsa hepsini izledim. en en en beteri kesinlikle (bkz: the human centipede) bambaşka bir seviye rahatsız edicilikte.
devamını gör...
130.
(bkz: 404 not found)
film yok ama zamanında 13 saatlik farc gerillalarının yaptığı işkence videosu bulmuştum onda bir kaç mimik oynamıştır.
film yok ama zamanında 13 saatlik farc gerillalarının yaptığı işkence videosu bulmuştum onda bir kaç mimik oynamıştır.
devamını gör...
131.
132.
devamını gör...
133.
the pianist.
devamını gör...
134.
begotten fenadır beyler.
devamını gör...
135.
136.
(bkz: jaws)
biri ayrı bela ikisi ayrı üçü ayrı. allah onların evlerine ateşler salsın.
biri ayrı bela ikisi ayrı üçü ayrı. allah onların evlerine ateşler salsın.
devamını gör...
137.
(bkz: işkence odası) )*
görselliği veya vahseti değil olay. inanışın sapkınlığı ve bu sapkınlığı mantıkla açıklamaya çalışmaları sıkıntılıydı.
" en çok acı çeken en günahsızdır".
(bkz: yeni fransız aşırılığı)
görselliği veya vahseti değil olay. inanışın sapkınlığı ve bu sapkınlığı mantıkla açıklamaya çalışmaları sıkıntılıydı.
" en çok acı çeken en günahsızdır".
(bkz: yeni fransız aşırılığı)
devamını gör...
138.
srpski film üzerine tanımam. hatta psikolojimi bozan tek film.
filmlerden etkilenmeyen biri olarak psikolojimi "skib bıraktı"
bu filmi yapanların sülalesine victor osimhen'in karamambası girsin.
filmlerden etkilenmeyen biri olarak psikolojimi "skib bıraktı"
bu filmi yapanların sülalesine victor osimhen'in karamambası girsin.
devamını gör...
139.
irreversible (bkz: dönüş yok) filminden sonra alt geçit fobisi sahibi olmayan da ne bileyim...
devamını gör...
140.
valla bu konuda uzun bir tanım girmem gerekiyor ama olabildiğince kısa tutmaya çalışacağım.
batman (1989), sinemada ilk izlediğim filmdi ve ilkokul 2'm yeni bitmişti galiba izlediğimde veya ilkokul 3'e yeni başlamıştım. yanımda yetişkin biri de yoktu, ilkokul 4'ü yeni bitmiş veya ilkokul 5'e yeni başlamış abimle izlemiştik. jack nicholson'ın the joker'ı bende devasa bir travma yaratmıştı. söke'deki tarihi bir binada yer alan efes sineması'nda izlemiştim ki böyle gotik, tavanı çok yüksel bir salondu. bir de sinema kültürümüz henüz olmadığından en önden bilet almıştık abimle, daha iyidir diye. valla 1 sene falan hemen her gece joker kabusları gördüm. öyle bir psikoloji kayması... michael keaton'ın batman'i ise tabii ki kahramanımdı o zamanlar.
başka da yok galiba. yani the fly'daki bilek güreşi sahnesinde dehşete düşmüştüm misal, ufakken. ama psikolojim kaymıştı da diyemem.
the spider labyrinth'in sonunda inanılmaz şok olmuştum çocukken ama onun için de psikolojimi kaydırdı diyemem. yine onun gibi çocukken vhs kasetinden izlediğim, türkçe ismi şehir baskını olan nightmare city filmi de beni epey sarsmıştı bilhassa sonuyla ki o da bir italyan filmi. bunun sonunda bir şey olmuyor aslında da işte o belirsizlik, o uğursuz aynılık falan... yoksa kabus yeni mi başlıyor?.. spoiler'sız nasıl anlatabilirim bilemedim ama o son da beni çok etkilemişti işte. sonu gene manyak olan en iyi teklif de italyan filmi. demek ki italyan filmlerinin sonları beni hep şok ediyor. hahahaha.
candyman [şeker adamın laneti] de vardı sahi. yani buna da tam bir psikoloji kaydırma diyemesem de bundan da çok etkilenmiştim ufakken.
bir de elm sokağında kabus filmlerinin birini çok küçükken vhs kasetten izlemiştim, bir teyzemlerdeydi galiba. sansürsüzdü elbette ve ben çok küçüktüm. serinin hangi filmiydi hatırlamasam da freddy böyle yok ediliyor gibiydi son anda bir sürü örümceğe dönüşüyordu ve kahraman o örümcekleri ayaklarıyla eziyordu, biri de kurtuluyordu ve freddy kabusu devam ediyordu. ama işte buna da tam psikolojimi kaydırdı diyemem.
jaws filmleri... öyle çocukken psikolojimi kaydırmasalar da bende ergenlik sonları gibi selakofobi oluştu ve bunun müsebbibi de bu filmlerdir. hatta ergenlik sonları gibi başladı ve sonra ilerledi de bu fobim. bu yüzden buna salakofobi diyorum ben. yani yüzdüğüm hiçbir denizde köpek balığı saldırısı olmasa da öyle bir fobim var maalesef. ahaha.
martyrs'i [işkence odası] 30'lu yaşlarımda izledim ve o yaşta bile psikolojimi teste tabi tutmuştu film ama kaydıramamıştı.
irreversible'ı [dönüş yok] sinemada izlemedim. izlesem o da "tehlikeli" olabilirdi hakikaten.
the texas chain saw massacre izlediğim en korkunç film olsa da onu da ilk 18 yaşımda falan izledim. daha erken izlesem psikolojim kesin kayardı. haha.
necronos: tower of doom'u ise 5 sene kadar önce izledim galiba. bayağı ekstrem gore... ama işte ben de 40 yaşında falandım o zaman. yani bir yerden sonra psikolojiniz öyle pek de kolay kaymıyor. hahaha.
batman (1989), sinemada ilk izlediğim filmdi ve ilkokul 2'm yeni bitmişti galiba izlediğimde veya ilkokul 3'e yeni başlamıştım. yanımda yetişkin biri de yoktu, ilkokul 4'ü yeni bitmiş veya ilkokul 5'e yeni başlamış abimle izlemiştik. jack nicholson'ın the joker'ı bende devasa bir travma yaratmıştı. söke'deki tarihi bir binada yer alan efes sineması'nda izlemiştim ki böyle gotik, tavanı çok yüksel bir salondu. bir de sinema kültürümüz henüz olmadığından en önden bilet almıştık abimle, daha iyidir diye. valla 1 sene falan hemen her gece joker kabusları gördüm. öyle bir psikoloji kayması... michael keaton'ın batman'i ise tabii ki kahramanımdı o zamanlar.
başka da yok galiba. yani the fly'daki bilek güreşi sahnesinde dehşete düşmüştüm misal, ufakken. ama psikolojim kaymıştı da diyemem.
the spider labyrinth'in sonunda inanılmaz şok olmuştum çocukken ama onun için de psikolojimi kaydırdı diyemem. yine onun gibi çocukken vhs kasetinden izlediğim, türkçe ismi şehir baskını olan nightmare city filmi de beni epey sarsmıştı bilhassa sonuyla ki o da bir italyan filmi. bunun sonunda bir şey olmuyor aslında da işte o belirsizlik, o uğursuz aynılık falan... yoksa kabus yeni mi başlıyor?.. spoiler'sız nasıl anlatabilirim bilemedim ama o son da beni çok etkilemişti işte. sonu gene manyak olan en iyi teklif de italyan filmi. demek ki italyan filmlerinin sonları beni hep şok ediyor. hahahaha.
candyman [şeker adamın laneti] de vardı sahi. yani buna da tam bir psikoloji kaydırma diyemesem de bundan da çok etkilenmiştim ufakken.
bir de elm sokağında kabus filmlerinin birini çok küçükken vhs kasetten izlemiştim, bir teyzemlerdeydi galiba. sansürsüzdü elbette ve ben çok küçüktüm. serinin hangi filmiydi hatırlamasam da freddy böyle yok ediliyor gibiydi son anda bir sürü örümceğe dönüşüyordu ve kahraman o örümcekleri ayaklarıyla eziyordu, biri de kurtuluyordu ve freddy kabusu devam ediyordu. ama işte buna da tam psikolojimi kaydırdı diyemem.
jaws filmleri... öyle çocukken psikolojimi kaydırmasalar da bende ergenlik sonları gibi selakofobi oluştu ve bunun müsebbibi de bu filmlerdir. hatta ergenlik sonları gibi başladı ve sonra ilerledi de bu fobim. bu yüzden buna salakofobi diyorum ben. yani yüzdüğüm hiçbir denizde köpek balığı saldırısı olmasa da öyle bir fobim var maalesef. ahaha.
martyrs'i [işkence odası] 30'lu yaşlarımda izledim ve o yaşta bile psikolojimi teste tabi tutmuştu film ama kaydıramamıştı.
irreversible'ı [dönüş yok] sinemada izlemedim. izlesem o da "tehlikeli" olabilirdi hakikaten.
the texas chain saw massacre izlediğim en korkunç film olsa da onu da ilk 18 yaşımda falan izledim. daha erken izlesem psikolojim kesin kayardı. haha.
necronos: tower of doom'u ise 5 sene kadar önce izledim galiba. bayağı ekstrem gore... ama işte ben de 40 yaşında falandım o zaman. yani bir yerden sonra psikolojiniz öyle pek de kolay kaymıyor. hahaha.
devamını gör...


