yazarların saçma korkuları
başlık "silinmiş hesap 18234" tarafından 07.01.2022 22:49 tarihinde açılmıştır.
61.
çok saçma oldugu için yazmayacağım çünkü vitrin her şeydir
devamını gör...
62.
bakteriler. bakterilerden, içinde bakteri üreyebilecek şeylerden korkuyorum. yemeğin bile bir gün beklemesi midemi bulandırıyor. bir şey küf bağladıysa mesela, onu yıkamayı aklımdan bile geçirmem. çöpe gider. işkillendiysem yine çöpe gider. minik organizmalardan tedirgin oluyorum kısaca
devamını gör...
63.
her şeyi cinselliğe bağlayan boş yazar listesine girmek..
çok üzülürüm.
çok üzülürüm.
devamını gör...
64.
2 yaşındaki bir veletten çok korkuyorum.
sevimli sevimli yaklaşıp gözüme sokuyor tırnaklarını.
bu erkekler daha şu yaşta öğreniyor demek bunu yapmayı
sevimli sevimli yaklaşıp gözüme sokuyor tırnaklarını.
bu erkekler daha şu yaşta öğreniyor demek bunu yapmayı
devamını gör...
65.
öldükten sonra yaşarken anildigimdan daha iyi anilmaktan korkuyorum ve istemiyorum bunu. iyi anacaksaniz şimdi anın lan. aslında saçma da değil ama şu anki korku başlığı bu diye buraya yazdım.
devamını gör...
66.
ütü şaka falan değil baya ütü yani. bir şey ütülemek zorunda olmaktan nefret ederim ya o ütü yere düşüp ayağıma gelip yaksa, elimede düşebilir ya yanarsam bunun yüzünden ya bir şey olsa ve yüzüme değip beni yaksa yani bu söylediklerimin mantığı zaten yok ama ben korkuyorum.
birde kuşlardan korkuyorum. bu bilgiyle ne yaparsanız yapın.
birde kuşlardan korkuyorum. bu bilgiyle ne yaparsanız yapın.
devamını gör...
67.
ölmek
devamını gör...
68.
trafik kazasında ölme korkusu (ama böyle ayrıntılı hayal etmeler, ezilen kemikler, kopan kollar falan), yangında yanma korkusu, deprem korkusu, kaldırımda yürürken bir su birikintisine basıp elektrik akımıyla ölme korkusu, herhangi bir adamın durup dururken öldürme korkusu, çocuğumun başına türlü türlü şeyler gelir korkusu, son durak filmlerini aratmayacak ve muhtemelen ölümüme kadar asla başıma gelmeyecek felaketlerin korkusu, kalp krizi korkusu, alzheimer korkusu, vs.
görüyorsunuz bitmiyor. uyumadan önce her gece mutlaka bu korkulardan biri bulur beni. keşke beynimizin bir kapatma düğmesi olsa, gece kapatıp uyusak rahat rahat. uyuyunca bile rahat vermiyor. bu sefer de rüyalar var. neyse, yine de beynimi seviyorum. beni terk etmesin.
görüyorsunuz bitmiyor. uyumadan önce her gece mutlaka bu korkulardan biri bulur beni. keşke beynimizin bir kapatma düğmesi olsa, gece kapatıp uyusak rahat rahat. uyuyunca bile rahat vermiyor. bu sefer de rüyalar var. neyse, yine de beynimi seviyorum. beni terk etmesin.
devamını gör...
69.
müren balığı.
suyun altında hiç haberim yokken belimdeki levreğe saldırıp yarısını aldığı günden beri kendisinden çekiniyorum.
o zamandan beri 4 tanesinin beyninden şişi geçirdim ama ne lanet balık.
kafasından zıpkın geçti, beynine söndürme işlemi yaptım (anlatmayayım), karaya çıkardım torbaya koydum yarım saat geçti hala kımıl kımıl.
allahın cezası ya.

şunun tipine bak zaten, meymenetsiz!
ayrıca üzücü bir bilgi vereyim, özellikle ege denizinde kıyıya yakın kayalıklarda bu arkadaştan istemediğiniz kadar var.
he kolay kolay saldırmaz insana ama saldırdığında da dişleri geriye doğru uzadığı için, ısırdığı yeri kesip koparmadan çıkartma şansınız da olmaz.
bilmediğiniz yerlerde denize girip çıkarken, kayada ayağınızı soktuğunuz yere dikkat edin.
suyun altında hiç haberim yokken belimdeki levreğe saldırıp yarısını aldığı günden beri kendisinden çekiniyorum.
o zamandan beri 4 tanesinin beyninden şişi geçirdim ama ne lanet balık.
kafasından zıpkın geçti, beynine söndürme işlemi yaptım (anlatmayayım), karaya çıkardım torbaya koydum yarım saat geçti hala kımıl kımıl.
allahın cezası ya.

şunun tipine bak zaten, meymenetsiz!
ayrıca üzücü bir bilgi vereyim, özellikle ege denizinde kıyıya yakın kayalıklarda bu arkadaştan istemediğiniz kadar var.
he kolay kolay saldırmaz insana ama saldırdığında da dişleri geriye doğru uzadığı için, ısırdığı yeri kesip koparmadan çıkartma şansınız da olmaz.
bilmediğiniz yerlerde denize girip çıkarken, kayada ayağınızı soktuğunuz yere dikkat edin.
devamını gör...
70.
michelin lastik adam. en son rüyamda tekerlek fırlatıyordu bana, sanki kapıdan girip gene lastik atacak gibi hissediyorum bazen.
devamını gör...
71.
balonların patlamasından korkuyorum.
devamını gör...
72.
özellikle loş odalarda veya ışığı yeni yaktığımda oluyo ama bazen içerisi tamamen aydınlıkken bile kapı arkasında asılı kıyafetleri bir şeye benzetebiliyorum ve tepki vermeme sebep oluyor anlık olarak.
devamını gör...
73.
konserlerde ses sistemi patlar diye korkuyorum ama konserin ilerleyen saatlerinde geçiyor. *
devamını gör...
74.
damar yolu açılmasından korksam da aşı gibi, iğne olmak gibi şeylerden daha az korkuyorum la illa yazacan he hajsjsjs manyak ya. yok bulamadım ilginç korku sırf yazmak için yazıyom gıcik ya.
devamını gör...
75.
cansız mankenler beni hep korkutur.
devamını gör...
76.
damla sakızlı olarak satılan dondurmanın bubblegum sakızlı olmasından çok korkuyorum.
devamını gör...
77.
asansörde mahsur kalma düşüncesi...*
devamını gör...
78.
arabalı feribottan çok korkuyorum.
devamını gör...
79.
toplum içerisinde fotoğraf çekilmek..
yani sosyal kaygı ya da skopofobi falan değil, sosyal açıdan kaygılı olsam da tam olarak o tarz bir şey değil.
sanki herkes benim fotoğraf çekme konusunda ultra başarısız olduğumu biliyormuş gibi hissederek o korkuyu yaşıyorum.
aslında düzgün poz verememe korkusu gibi bir şey.
bugün 15 kere denedim mesela, ulan dedim benim de bir havalı fotom olsun.
facebook annaannesi pozlarından öteye geçemiyorum.
ve bu poz verememenin stresini yaşıyorum aslında.
güzel poz verebilsem hiçbir sıkıntı olmayacak.
sonra oturduğum yerde kendi açımdan çok büyük bir başarı sağlayarak çalışan kişiden benim fotimi çekmesini rica ettim.
biraz gülün isterseniz dedi.
hem ben imamım gülemem diyemediğim için, hem de gülünce burnum daha da büyüyor diyemediğim için güldüm.
şebek maymunu gibi gülmüş olduğumu söylememe gerek var mı bilmiyorum.
önümde kafam kadar bir fıçı, yetmezmiş gibi onu da kafama yaklaştırmışım, tüm makyajım yağmurdan dağılmış bir şekilde şu gülüşü yapmıştım tam olarak

bir iki saniye baktıktan sonra dayanamayıp sildim.
mesela normalde kimseye arka kameradan fotoğraf da çektirmem çünkü fobi işte diyorum ya.
çalışanın biraz gülün isterseniz demesi bile benim fobimi daha da arttırdı.
sonuç olarak sadece çektiğim kedi fotileriyle geri döndüm.
poz vermelerine gerek bile kalmıyor, düz yatarken bile görsel şölen halindeler.
fotojenik olmamanın yanına bir de bu eklenince her yerde foti çekinen insanlara aşırıııı imrenmeye başlıyorum.
gittiğim hiçbir geziden bile fotom yoktur mesela, anlayamazsınız..
yani sosyal kaygı ya da skopofobi falan değil, sosyal açıdan kaygılı olsam da tam olarak o tarz bir şey değil.
sanki herkes benim fotoğraf çekme konusunda ultra başarısız olduğumu biliyormuş gibi hissederek o korkuyu yaşıyorum.
aslında düzgün poz verememe korkusu gibi bir şey.
bugün 15 kere denedim mesela, ulan dedim benim de bir havalı fotom olsun.
facebook annaannesi pozlarından öteye geçemiyorum.
ve bu poz verememenin stresini yaşıyorum aslında.
güzel poz verebilsem hiçbir sıkıntı olmayacak.
sonra oturduğum yerde kendi açımdan çok büyük bir başarı sağlayarak çalışan kişiden benim fotimi çekmesini rica ettim.
biraz gülün isterseniz dedi.
hem ben imamım gülemem diyemediğim için, hem de gülünce burnum daha da büyüyor diyemediğim için güldüm.
şebek maymunu gibi gülmüş olduğumu söylememe gerek var mı bilmiyorum.
önümde kafam kadar bir fıçı, yetmezmiş gibi onu da kafama yaklaştırmışım, tüm makyajım yağmurdan dağılmış bir şekilde şu gülüşü yapmıştım tam olarak

bir iki saniye baktıktan sonra dayanamayıp sildim.
mesela normalde kimseye arka kameradan fotoğraf da çektirmem çünkü fobi işte diyorum ya.
çalışanın biraz gülün isterseniz demesi bile benim fobimi daha da arttırdı.
sonuç olarak sadece çektiğim kedi fotileriyle geri döndüm.
poz vermelerine gerek bile kalmıyor, düz yatarken bile görsel şölen halindeler.
fotojenik olmamanın yanına bir de bu eklenince her yerde foti çekinen insanlara aşırıııı imrenmeye başlıyorum.
gittiğim hiçbir geziden bile fotom yoktur mesela, anlayamazsınız..
devamını gör...
80.
her şeyin satıldığı bir milyoncu dükkanlar aşırı derece korkutuyor beni. her an bir yere çarpacakmışım gibi hissediyorum. ilk çarpma sonrasında domino etkisiyle tüm dükkan yerle bir olacakmış gibi geliyor. o yüzden reyonların arasında hep yan yan gezerim. bir yere çarpmamak için çok özen gösteririm.
devamını gör...