(bkz: eyluling) gayet yaratıcı bence.gezi zamanı everyday im çapuling diye duvar yazısı vardı aklıma onu getiriyo.
devamını gör...

dün şans eseri denk gelip izlemiş olduğum harika film.

film iran'da ailenin en geç kızını abisinin evlendirmesi isteği üzerine gelişen olaylar üzerinden şekilleniyor. ailenin ayrılmaz bir parçası olmuş kadının onlardan kopma ihtimali üzerine gerçekleşen iletişimsizlik, korku, kaygıyı seyrediyoruz. hasta bir anne, uyuşturucu bağımlısı ve satıcısı bir oğul, kardeşini evlendirip karşılığında para alıp işini büyütmek isteyen bir abi, üstün zekalı küçük oğul.. epey zengin ve kalabalık bir aile. "coğrafya kaderdir" dediğimiz şeyin somut bir kanıtı film. ama ailenin içinde barındırdığı sorunları, dramı filmin sonuna dek asla ajite etmeden aşırı gerçek bir şekilde hissettiriyor bize olayları. muhteşem bir kaos, zıtlık. aile içindeki kavgalar, olaylar karşısındaki tutum, nefret, utanç, izlerken bir an olsun yapay, fazla ya da gerçekdışı gelmiyor. ülkemizde de herhangi bir kenar mahallede denk gelebileceğimiz tarzda diyaloglar, bakışlar. hayatın bizzat içinden. evet, var böyle hayatlar.

ayrıca yönetmen saeed roustayi epey genç ve bir ilk filme göre oldukça başarılı. kenara not edilmeli.
devamını gör...

bilgi içerikli paylaşımları ile sözlükte nadir olarak keşfedebildiğim yazar. paylaşımları bol olsun, en kötü dersim coğrafyaydı bu yüzden bu konuda özellikle bolca paylaşımlarını sürdürmesini dilediğim yazar. *
devamını gör...

ülke ismi ve mürettebat can güvenliği için üzüldüğüm ama! firmaya zerre üzülmediğim olay.
ordudan tasfiye edilmiş veya emekli olmuş genelde (özel kuvvetler)de görev almış şahısların kurdukları güvenlik şirketleri, genelde bu tarz gasp ve saldırılara karşı gemi güvenliğini üstlenirler.
maalesef sadece köklü ve vizyon sahibi bir kaç firma dışında bu kurumlara başvuran yok.
3-5 bin dolar ceplerinde kalsın diye gemiyi ve mürettebatı resmen canı ağzında sefere yolluyor.
devamını gör...

boşuna trasnlate'e gidip bakmayın çince de ''çinli karakter'' anlamına geliyor, ben yaptım.
devamını gör...

jung kişilik tiplerinden biri. mantıkçı, mühendis kişilik tipi diye de adlandırılırlar. analizci grubunda yer alırlar. bilim insanlarının çoğunluğu bu kişilik tipinde olduğu iddia edilir.beyinleri sürekli düşüncelerle doludur.
myers-briggs kişilik göstergesine göre harflerin açılımı:
i-(i)ntroverted: içedönük. önce düşünüp değerlendirdikten sonra düşüncelerini söylerler
n-i(n)tuitive: sezgisel.soyut konulara yönelir. uygulanmadan önce kurgulamak ister.
t-(t)hinker: düşünsel. analiz edip daha sonra sebep sonuç ilişkisine göre değerlendirme yapar.
p-(p)erceiving:algılayan. bulunulan duruma hemen adapte olur, planları sınırlayıcı bulur.
devamını gör...

eski sevgiliden bahsetmeyin ya lütfen.
devamını gör...

çay + künefe.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
:(
devamını gör...

mutlaka ruhen ya da bedenen hazır hissedilmelidir. o gücü bulup başlandığında içinde küçük bir yusufçuk ayaklanır. yara izi kalsa da artık o bir deneyimdir. dizlerimiz kanamadan hayatı öğrenemeyiz. hiç yara almadan, düşmeden, kalkmadan, üstümüz başımız toz olmadan...
devamını gör...

söylemeyin efendim, söylemeyin. her şeyi kendinize dert edinmeyin. kilo alan kişi zaten kilo aldığını kendisi farkedeceğinden, üstünüze vazife olmayan şeylere burnunuzu sokmayın. hem alıyırsa kendine alıyor size mi alıyor.

* hayır kilolu değilim.
devamını gör...

yemek istemediğimi bildikleri ya da belirttiğim bir şeyi inatla 'yer misin?' diye sorulması. yemeceğim işte söylemişim.
devamını gör...

eski bir afrika kabilesinde şöyle bir inanış vardır.
"köyü tarafından sevilmeyen çocuk, sonunda o sevgi sıcaklığını hissetmek için köyünü yakar.
insanlık tarihi köyü tarafından sevilmeyen çocuklarla dolu."
devamını gör...

sen iki trilyon yüz atmış trilyar sen dolar sen ne yaptın.!
devamını gör...

sabahın beşinde balkona terlikle çıkıp, bir sigara içtikten sonra terliğin altı kirlenmesin diye çıkarıp, çıplak ayakla sigarayı söndürmeye kalkan benim gördüğüm mavidir.
devamını gör...

rus ressam ilya repin'in 1883-1885 yılları arasında yaptığı meşhur tablo. ilk rus çarı 4. ivan'ın aniden sinir krizi geçirmesiyle birlikte, asasıyla şakağına vurarak öldürdüğü oğlu ivan ivanoviç'i konu alır. ressam, başarılı bir portre sanatçısı olduğundan mütevellit, tabloda oğulun dingin yüzüne karşılık; babanın pişmanlık, vicdan azabı, şaşkınlık ve dehşetle bezenmiş duyguları rahatlıkla görülebilir. günümüzde moskova'da tretyakov galerisi'nde sergilenmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

önce nefret ettiğim sonra aşık olduğum sestir.

islamda bildiğimiz üzere ibadet saatlerini haber vermek için vardır. ben ibadet etmediğim için bir işime yaramıyordu. farkında olmadan entegre oldum ve hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu. dışarıda çalıştığım zamanlar duymuyorum ama evin içindeyken yakından duyuyorum ve şöyle kullanıyorum.

öğle ezanı: benim için yataktan çıkma vaktidir. ikindi ezanına kadar çalışacağım sürenin başlangıcıdır. maillere bakılır, müşteriler aranır. üstelik kışın az yazları çok çalıştığım için kendinden aradaki süreyi ayarlıyor harika! kışın az uyuyorum yazın çok uyuyorum onu bile ayarlıyor gerçekten inanılmaz.

ikindi ezanı: mesai bitimi. kediye mamişko verilir. dışarı çıkabileceğim vakti gösterir. yazın çok işe yarar. ezan güneşe bağlı olduğu için havanın tam indiği saatlere denk geliyor yine harika!! mesela bir buluşma teklifi aldım. hemen yapıştırıyorum ikindiden sonra görüşelim diye. kafa rahat.

akşam ezanı: yemek saati geldi demek benim için. düzensiz besleme olayından beni bu ezan kurtardı diyebilirim. sixpack varmış lan bende.

yatsı ezanı: hayat kurtaran hatırlatmalar yapıyor bana. gece ne içilecekse buzluğa atma vakti geldi demek. çok önce atılırsa şişeler kırılıyor patlıyor vs. geç atılırsa malum ılık lık gitmiyor. tam vakti tam. içecek yoksa tekeli arama vakti aynı zamanda. yazın saat 22:00 denk geliyor. bu kadar denk gelmez be kardeşim. lokum lokum. en sevdiğim bu. artık geceleri pişman değilim.

sabah ezanı: yatma vakti geldi demek tam gün doğuyor günün en sevmediğim saati. hocam saolsun hatırlatıveriyor yatma saatini. oyuna dalıp gün ışığında yatmam hiç iyi olmuyordu.

üstelik bu hizmet beleş. saat kurma, plan yapma derdi yok. benim gibi unutkan, programsız insanlar için bulunmaz nimet. kedimde çok mutlu ezan sesiyle evde bir koşturma sevinç çığlıkları. üstelik güneşe göre en verimli şekilde ayarlı. okunmama ihtimali yok. tek derdo ezanın merkezden gelmesi. eskisi gibi canlı canlı okusalar keşke.

gerçek islam bu muydu ? keşke daha önce haberim olsaydı.

harbiden huzur islamdaymış.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

r. t. erdoğan
melih gökçek
süleyman soylu
demet akalın
nihat doğan
...
devamını gör...

başka yaşamların avukatıyız ...

evet yanlış okumadınız!..

başka yaşamları savunur, konu bize geldiğinde bir türlü kendi savunmamızda kıyam duramayız.
halbuki kendi yaşamımıza -en çok hakeden bu nadide metafora- tutup bir söylem geliştirmeyiz...
nedense dönüp kendi içimize bakamayız.. en ufak bir içe yönelme halinde dahi, ani bir etkiyle, büyük bir bencillik gelir...

esasen, talep olmadıkça, kaplumbağa misali kendi kabuklamızda yaşasak... yahut bir ıstakoz misali daraldıkça başka kabuklara geçsek... olmaz mı? ..

hiç olmadı yılan gibi her bahar, bir başka deriye evrilsek...

tı tı tıı... yılan dedim değil mi? bu örnek hiç yakışmadı... hatta fıtraten zorunuza gitti.... oysa zehrini akıtıp kısmetinin peşinden koşmak dışında, kimseye bir zararı dokunmayan zavallı bir varlığı, ekmek veren eli ısıran bir insana benzetmek, ancak bize yakışırdı. biz.. insanoğluna...

yakıştı da...
oturup bir insanı, zavallı bir hayvana benzeterek, hemen herkesin gözünde, o hayvanı, bir çırpıda zalim konumuna eriştiriverdik.

peki üzerimize vazife miydi?..
sanmam.. ama bu kez sagopa kajmer misali pek sanmam, hiç sanmam.
elimi çektim altından taşın.
kurtuldu ezilen parmaklarım.
ama canım hala yanıyor
avutsun bahaneler! bahaneler ahh


avutsun... çünkü yine üzerimize vazife olmayan bambaşka yaşamların avukatı olduk: yılanın, belki de haklı bir varoluşsal sancısını, tutup kendi mahkememize konduruverdik..

sahi..
yine üzerimize vazife miydi?..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim