entelektüel yaşam tarzı
yaşam tarzı değil kişi entelektüeldir.
enver gökçe gibi bir şair seyranbağları huzır evinde hayata gözlerini yummuştur, mehmet akif gibi bir şair istikal caddesinde mısır apartmanında hayata gözlerini yummuştur.
bu örnekler çoğaltılabilir.
elbette entelektüel insanların kendine has bir yaşam biçimleri vardır ama onları entelektüel yapan şey yaşam biçimleri değildir.
eşyallarla enteleküel olunmaz ama konuşana kadar entellektüel (*) gözükülebilir.
enver gökçe gibi bir şair seyranbağları huzır evinde hayata gözlerini yummuştur, mehmet akif gibi bir şair istikal caddesinde mısır apartmanında hayata gözlerini yummuştur.
bu örnekler çoğaltılabilir.
elbette entelektüel insanların kendine has bir yaşam biçimleri vardır ama onları entelektüel yapan şey yaşam biçimleri değildir.
eşyallarla enteleküel olunmaz ama konuşana kadar entellektüel (*) gözükülebilir.
devamını gör...
31 aralık 2020 whatsapp’ın desteği keseceği akıllı telefonlar
söz konusu modeller 1 ocak itibariyle whatsapp hizmetini kullanamayacak. resmen telefon al sürüm güncelle zorbalığı olmuş, çünkü her ne kadar belli bir kesim tarafından kabul edilmese bile wp telefonların vazgeçilmez uygulaması.
whatsapp güncellediği destek sayfasında ios 9’un altındaki sürümlere sahip iphone kullanıcılarının artık whatsapp’ı kullanamayacağını duyurdu.
ancak kullanıcılar, iphone 4s, 5, 5s, 5c, 6 gibi telefon modellerine ios 9 güncellemesini yaparlarsa whatsapp’ı kullanmaya devam edebilecekler.
whatsapp’ın 2021 yılı itibariyle desteği keseceği android telefonlar ise şöyle :
htc desire, lg optimus black, motorola droid razr ve samsung galaxy s2
kaynak
whatsapp güncellediği destek sayfasında ios 9’un altındaki sürümlere sahip iphone kullanıcılarının artık whatsapp’ı kullanamayacağını duyurdu.
ancak kullanıcılar, iphone 4s, 5, 5s, 5c, 6 gibi telefon modellerine ios 9 güncellemesini yaparlarsa whatsapp’ı kullanmaya devam edebilecekler.
whatsapp’ın 2021 yılı itibariyle desteği keseceği android telefonlar ise şöyle :
htc desire, lg optimus black, motorola droid razr ve samsung galaxy s2
kaynak
devamını gör...
dizilerdeki aşırı müzik sesi
özellikle türk dizilerinde görülen, müzik sesinin bir türlü ayarlanamaması durumudur. elinde kumanda ses açıp kapamaktan helak olursun. konuşmaları fısır fısır şeklinde çekiyorlar zaten, duymak için sese abanıyorsun. sonra birden hölölölö diye müzik giriyor devreye. olmaz ki böyle, bu nasıl bir kurguculuktur? bu nasıl bir ben bu müziği çok sevdim sen de son ses dinleciliktir? konu komşu küfür edecek vallahi.
devamını gör...
lise son en arka sıra
yapılan araştırmalar da destekler ki iş hayatında başarılı olan gruptur.
devamını gör...
efkar
arapça kökenli bir kelime olup, fikirleri ifade etmektedir. bir insanın efkarlı olması, kafasında dolanan fikirleri/düşünceleri arasında kaybolduğunu ve ne yapacağını bilemediğini temsil eder. sonuç olarak kendinizi bir meyhanede bulmanız muhtemeldir.
devamını gör...
çavdar tarlasında çocuklar
edebi değerinin yanında arkadaş seçiminde size mükemmel bir "turnusol" olabilecek kitap. şu kitabı sevmeyen ve yerde yere vuran insanlar şahsi kanaatimce çok sıkıcı insanlar.
bilirsiniz işte insanlar düşünsel ve davranışsal olarak ayrışırlar. mesela markette x adlı arkadaşınızla geziyorsunuzdur ki yan reyondan birisi markette çalışan ve arkadaşınızın adaşı olan başka bir "x" beye sesleniyordur. arkadaşınız ise bu çağrıya "efenddddiiiiim" diye bağırarak yanıt veriyor, yan reyondaki adam ise o sırada derdini anlatmaya başlıyordur bile. ne kadar çocukça değil mi? üstelik 30 yaşındaysanız. fakat arkadaşınızı neden arkadaş olarak seçtiğinizi de anlatıyor aslında bu durum. bu kitabı sevmeyen kişi markette gezerken bu olaya tanık olan ve sizin gülüşmelerinize tanık olup, sizi ayıplayan kişi. o yüzden arkadaşınız değil ve o yüzden de bu kitabı ve karakteri sevmiyor zaten. yani demek istediğim o ki insanlar kafa yapıları olarak ayrılırlar. arkadaş seçerken buna göre seçeriz. ne diyordum? kitap da bu işe yarıyor işte. kullanın.
tanım: central park'taki yapay göl donduktan sonra içindeki ördeklerin nereye gittiğini düşünenlerin ve birbirlerini bulup arkadaş olanların kitabı. yalnız değiliz aslında.
bilirsiniz işte insanlar düşünsel ve davranışsal olarak ayrışırlar. mesela markette x adlı arkadaşınızla geziyorsunuzdur ki yan reyondan birisi markette çalışan ve arkadaşınızın adaşı olan başka bir "x" beye sesleniyordur. arkadaşınız ise bu çağrıya "efenddddiiiiim" diye bağırarak yanıt veriyor, yan reyondaki adam ise o sırada derdini anlatmaya başlıyordur bile. ne kadar çocukça değil mi? üstelik 30 yaşındaysanız. fakat arkadaşınızı neden arkadaş olarak seçtiğinizi de anlatıyor aslında bu durum. bu kitabı sevmeyen kişi markette gezerken bu olaya tanık olan ve sizin gülüşmelerinize tanık olup, sizi ayıplayan kişi. o yüzden arkadaşınız değil ve o yüzden de bu kitabı ve karakteri sevmiyor zaten. yani demek istediğim o ki insanlar kafa yapıları olarak ayrılırlar. arkadaş seçerken buna göre seçeriz. ne diyordum? kitap da bu işe yarıyor işte. kullanın.
tanım: central park'taki yapay göl donduktan sonra içindeki ördeklerin nereye gittiğini düşünenlerin ve birbirlerini bulup arkadaş olanların kitabı. yalnız değiliz aslında.
devamını gör...
ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü
bayadır takipte olduğum ama bir türlü fırsat bulup rahatsız edemediğim yazar. kısmet bu geceyeymiş diyorum. yazılarını okuyup oldukça da beğeniyorum. lakin profilindeki diyemedim yazısı inceden üzmedi, içimi sızlatmadı değil. neyse..diyemediklerin az, gülümsemen bol, yükün hafif olsun sayın yazar.
devamını gör...
whiplash
bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni terrence fletcher (bkz: j.k. simmons), diğer tarafta “en iyi” olmayı kafasına koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisi andrew neiman (bkz: miles teller)
iki taraf da baskın karakterlerinden taviz vermeyince, çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içerisinde kalan neiman, fletcher’ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. ama neiman’ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.
ikinci uzun metraj filmi whiplash ile ismini duyuran 1985 doğumlu yönetmen damien sayre chazelle harward üniversitesi’nde “görsel ve çevresel çalışmalar” bölümünden mezun oldu. lise öğrenimi boyunca bir jazz davulcusu olma hayali kuran chazelle, kendi lise müzik öğretmeni ile aralarındaki ilişkiden esinlenerek yazdığı whiplash’i ilk kez 2013 te kısa film olarak çekti. sundance’te yapımcıların dikkatini çekerek uzun metraj yolculuğuna başlayan film 2015 te 5 dalda oscar a aday oldu ve en iyi kurgu, ses miksajı ve yardımcı erkek oyuncu dallarında ödülü kucakladı.
iki taraf da baskın karakterlerinden taviz vermeyince, çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içerisinde kalan neiman, fletcher’ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. ama neiman’ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.
ikinci uzun metraj filmi whiplash ile ismini duyuran 1985 doğumlu yönetmen damien sayre chazelle harward üniversitesi’nde “görsel ve çevresel çalışmalar” bölümünden mezun oldu. lise öğrenimi boyunca bir jazz davulcusu olma hayali kuran chazelle, kendi lise müzik öğretmeni ile aralarındaki ilişkiden esinlenerek yazdığı whiplash’i ilk kez 2013 te kısa film olarak çekti. sundance’te yapımcıların dikkatini çekerek uzun metraj yolculuğuna başlayan film 2015 te 5 dalda oscar a aday oldu ve en iyi kurgu, ses miksajı ve yardımcı erkek oyuncu dallarında ödülü kucakladı.
devamını gör...
sexting
anlamsız bir fantezi olduğunu düşünüyorum.
düzenli nude alışverişi ve birkaç tahrik edici mesaj zaten malum şeye yetecektir, ne gerek var "şimdi seni okşuyorum" "içine giriyorum" tarzı mesajlara. hayvan herifler.
düzenli nude alışverişi ve birkaç tahrik edici mesaj zaten malum şeye yetecektir, ne gerek var "şimdi seni okşuyorum" "içine giriyorum" tarzı mesajlara. hayvan herifler.
devamını gör...
22 mart 2021 ayasofya imamının dolar tweeti
kafamı duvarlara duvarlara vuracağım artık sinirden. göz göre göre din istismarı var ve insanlar bu şahsın dediklerine inanıyor. bu ve bunun gibiler cennete gidecekse ben almayayım zaten. tiksindirdiler her şeyden.
devamını gör...
ince ama ufuk açıcı kitaplar
simyacı, dönüşüm, çavdar tarlasında çocuklar, şeker portakalı, satranç.
devamını gör...
kardeşler için ideal yaş aralığı
maksimum 5 falan diye düşünüyorum. benim biraderle aramda 10 yaş var ve kuşak çatışmasını bariz yaşıyoruz.
5 olsaydı baya baya kanka olabilirdik.
5 olsaydı baya baya kanka olabilirdik.
devamını gör...
çağımızın tasviri nesneye tercih eden kişiliği
kapitalizmin yarattığı nevrotik ve ortalama insan tiplemesidir. kopyayı aslına, temsili gerçekliğe, dış görünüşü öze tercih eder. çünkü çağımız için kutsal olan tek şey yanılsama, kutsal olmayan tek şey ise hakikattir. dahası, hakikat azalıp yanılsama çoğaldıkça, bu kişiliğin gözünde kutsal olanın değeri artar. öyle ki bu kişilik açısından yanılsamanın had safhası, kutsal olanın da had safhasıdır. çünkü dolaysızca yaşanmış her şey bu çağda yerini bir temsile bırakarak uzaklaşmıştır. gerçek anlamda altüst edilmiş dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır.
devamını gör...
neden kaybederiz sorunsalı
bazen gücümüz, imkanlarımız yetmez.
bazen yeterince çabalamamışızdır.
bazen yer, zaman veya şartlar uygun değildir.
bazen kaybetmek hayrımızadır da bilmeyiz.
bazen umursamayız, bıkmışızdır, gözden çıkarırız.
bazen fedakarlık gerekir kaybederiz
bazen de "sadece" kaybederiz.
nedenler uzar gider. peki senin nedenin ne?
bazen yeterince çabalamamışızdır.
bazen yer, zaman veya şartlar uygun değildir.
bazen kaybetmek hayrımızadır da bilmeyiz.
bazen umursamayız, bıkmışızdır, gözden çıkarırız.
bazen fedakarlık gerekir kaybederiz
bazen de "sadece" kaybederiz.
nedenler uzar gider. peki senin nedenin ne?
devamını gör...
taner
sayın peneus'un ukdesi.
sözlükte ''şafak vakti gibi aydınlık, güçlü kimse.'' anlamına gelen sözcüktür.
aynı zamanda bir erkek ismidir.
sözlükte ''şafak vakti gibi aydınlık, güçlü kimse.'' anlamına gelen sözcüktür.
aynı zamanda bir erkek ismidir.
devamını gör...
sizi gaza getiren motivasyon sözleri
sende bizim kâr ortağımız sin.
asla o kâr dagitilmadı..
asla o kâr dagitilmadı..
devamını gör...
sanal müze
sanalmuze.gov.tr/ adresinden erişim sağlanarak ziyaret edilebilecek sanal müze gezi adresi. gerçekten gezip görmenin yerini tutmuyor ama oturduğun yerden müze gezmek de hiç fena bir deneyim değilmiş.
şu an sanal olarak gezilebilmesi mümkün müzeler:
efes müzesi - izmir
göbeklitepe ören yeri - şanlıurfa
zeugma müzesi-gaziantep
izmir efes ören yeri
etnoğrafya müzesi-ankara
anadolu medeniyetleri müzesi - ankara
antalya müzesi
göreme açıkhava müzesi-nevşehir
hattuşa ören yeri-çorum
troya müzesi - çanakkale
denizli laodikeia ören yeri
denizli hierapolis ören yeri
bitlis ahlat selçuklu meydan mezarlığı ören yeri
çanakkale assos ören yeri
istanbul arkeoloji müzesi
mersin arkeoloji müzesi
istanbul havalimanı müzesi
adıyaman nemrut ören yeri
ıhlara vadisi-aksaray
cumhuriyet müzesi - ankara
kurtuluş savaşı müzesi- ankara
gazi müzesi - samsun
boğazköy müzesi - çorum
arkeoloji müzesi - gaziantep
çorum müzesi
şanlıurfa müzesi
adana müzesi
hatay arkeoloji müzesi
van müzesi
izmir atatürk müzesi
istanbul türk ve islam eserleri müzesi
uşak müzesi
ankara cumhurbaşkanlığı milli mücadele sergisi
daha önce gidip gördüğüm müzeleri de inceledim, çekimler oldukça net ve özenli. sanal ziyaretçileri için de bilgi kutularını eksik etmemişler.
şu an sanal olarak gezilebilmesi mümkün müzeler:
efes müzesi - izmir
göbeklitepe ören yeri - şanlıurfa
zeugma müzesi-gaziantep
izmir efes ören yeri
etnoğrafya müzesi-ankara
anadolu medeniyetleri müzesi - ankara
antalya müzesi
göreme açıkhava müzesi-nevşehir
hattuşa ören yeri-çorum
troya müzesi - çanakkale
denizli laodikeia ören yeri
denizli hierapolis ören yeri
bitlis ahlat selçuklu meydan mezarlığı ören yeri
çanakkale assos ören yeri
istanbul arkeoloji müzesi
mersin arkeoloji müzesi
istanbul havalimanı müzesi
adıyaman nemrut ören yeri
ıhlara vadisi-aksaray
cumhuriyet müzesi - ankara
kurtuluş savaşı müzesi- ankara
gazi müzesi - samsun
boğazköy müzesi - çorum
arkeoloji müzesi - gaziantep
çorum müzesi
şanlıurfa müzesi
adana müzesi
hatay arkeoloji müzesi
van müzesi
izmir atatürk müzesi
istanbul türk ve islam eserleri müzesi
uşak müzesi
ankara cumhurbaşkanlığı milli mücadele sergisi
daha önce gidip gördüğüm müzeleri de inceledim, çekimler oldukça net ve özenli. sanal ziyaretçileri için de bilgi kutularını eksik etmemişler.
devamını gör...
magnus carlsen
portakal suyunu yanından eksik etmeyen yakışıklı satranç oyuncusu.
devamını gör...
bir şeyler
bir şeyin sonuna çoğul eki -ler getirilerek belirsizleştirilmesi.
"bir şey var" derken o şey bilinirken
"bir şeyler var."da bir bilinmezlik, yerine oturmamışlık havası esmektedir.
"bir şey var" derken o şey bilinirken
"bir şeyler var."da bir bilinmezlik, yerine oturmamışlık havası esmektedir.
devamını gör...
kanije seferi
sadrazam damad ibrahim paşa ve budin beylerbeyi tiryaki hasan paşanın 14 ağustos - 30 kasım 1600 tarihleri arasında süren seferidir.
ibrahim paşa 3 ay 17 gün sürecek kanije seferi için belgrad'dan ayrıldı. 22 ağustosta essek'e geldi. aynı gün budin beylerbeyi tiryaki hasan paşa emrindeki birliklerle orduya katıldı. hasan paşa, peç yakınlarında baranyavar'da bir alman ordusunu yok etmişti.
essek'te toplanan harp divanında hasan paşa kanijenin üzerine yürünmesini teklif etti. kendinden daha tecrübeli bir asker olan hasan paşanın sözünü dinleyen ibrahim paşa bu teklifi kabul etti.
ibahim paşa ve ordusu kanije üzerine yürürken karşılarına çıkan babofca kalesini 3 günlük bir muhasarnın ardından aldı. drava boyundaki bu kale birkaç sene evvel almanların eline geçmişti. tiryaki hasan paşa babofça da ordudan ayrıldı. ibrahim paşa onu budin beylerbeyi tayin etmişti. aynı zamanda rumeli beylerbeyi olan ve gelecekte sadrazam olacak olan lala mehmet paşa budin'den ayrıldı ve ibrahim paşanın ordusuna katıldı. kanijeye gelirken sınırdaki iki kaleyi daha kuşattı ve fethetti. ardından 10 gün sonra orduy-ı hümayun 10 eylül günü kanijeye ulaştılar ve 40 gün sürecek olan kanije muhasarası başladı.
türklerin "kanije", macarların "nagy-kanisza" almanların "gross-kanisa" dedikleri bu son derece müsthkem kalesiyle meşhur mühim şehir, balaton gölü ile drava nehri arasındadır. vaktiyle türkler'de iken almanların eline geçmiştir.
muhasaranın 13. gününde, 24 eylülde kanije barut mahzeninin havaya uçurulması, kalenin fethine giden yolda en önemli olaydır diyebiliriz. bu hadise türk milletinin kahramanlık destanları arasında yerini almıştır. şöyle ki: kanije'de esir tutalan 170 türk vardı. bunların içinde türk kadın ve çocuklar da bulunuyordu. almanlar, muhasara başlayınca bunları barut mahzeninin yanına toplu bir şekilde hapsetmiş ve kalede herhangi bir sabotaj ihtimalinin önüne geçmek istemişlerdir. tabi bunu yaparken doğal olarak türklerin, kendi hayatlarını ve çocuklarının hayatını dahi düşünmeden baruthaneyi patlatabileceklerini hesap etmemişlerdi.
fakat akla getirilmeyen hiç getirilmeyen o ihtimal vuku buldu. türkler mahzeni ateşe verip havaya uçurdular, tabi içlerinde kendileri de havaya uçtular. almanlar bu olayın neticesinde barutsuz kaldılar ve bütün alman topları sustu. yalnızca tüfek ateşiyle karşılık vermeye başladılar. fakat 7 ekimde 100 top taşıyan 40 bin kişilik bir alman ordusunun kanijeye gelmesi, türklerin durumunu sarstı ve kanijenin fethini geciktirdi. lorraine dukası prens emmanuel mercouer'ün kumanda ettiği bu ordu, türklere karşı taarruza geçti. yeniçeriler kaçıştılar fakat tımarlı sipahiler ve budin birlikleri şiddetle karşı koydular ve prens ağır zayiat vererek kanijeyi kaderine terk ederek kendi canını zor kurtardı.
22 ekimde kanije, teslim olmaya karar verdi. teslim şartlarına göre kalede bulunan 76 top haricinde herşeyi alabileceklerdi. alman tarihçi hammer'ın aktardığına göre almanlar, çocuk beşiklerine ve tavuk kafeslerine kadar her şeylerini aldılar ve sukunetle kendilerini seyreden türk ordusunun arasından geçip gittilerç yine hammer'a göre türkler eşyalarını taşıyabilsinler diye almanlar'a birkaç tane deve hediye ettiler.
kanijenin düşmesi üzerine civardaki birkaç kale de kendiliğinden teslim oldu. bu suretle almanlardan eğri ve kanije gibi iki kale fethedilmiş fakat estergon ve yanık gibi iki mühim kale de kaybedilmişti. ibrahm paşa kanijeyi eyalet merkezi yaptı. peç, sigetvar, osiek ve sikloş sancakları, budin eyaletinden alınıp, kanije eyaletine bağlandı. köstendil sancak beyi arnavut hasan bey ilk kanije beylerbeyi oldu. kanije'ye 5 bin askerden oluşan bir garnizon tahsis edildi. daha sonra ibrahim paşa bu eyalete daha tecrübeli birini getirmek istedi ve budin beylerbeyi tiryaki hasan paşa kanije beylerbeyi olarak buraya verildi.
kanije'de büyük bir camii inşa edildi. bu mühim fetih, istanbul'da ve diğer eyaletlerde üç gün üç gece şenlik yapılarak kutlandı.
ibrahim paşa 3 ay 17 gün sürecek kanije seferi için belgrad'dan ayrıldı. 22 ağustosta essek'e geldi. aynı gün budin beylerbeyi tiryaki hasan paşa emrindeki birliklerle orduya katıldı. hasan paşa, peç yakınlarında baranyavar'da bir alman ordusunu yok etmişti.
essek'te toplanan harp divanında hasan paşa kanijenin üzerine yürünmesini teklif etti. kendinden daha tecrübeli bir asker olan hasan paşanın sözünü dinleyen ibrahim paşa bu teklifi kabul etti.
ibahim paşa ve ordusu kanije üzerine yürürken karşılarına çıkan babofca kalesini 3 günlük bir muhasarnın ardından aldı. drava boyundaki bu kale birkaç sene evvel almanların eline geçmişti. tiryaki hasan paşa babofça da ordudan ayrıldı. ibrahim paşa onu budin beylerbeyi tayin etmişti. aynı zamanda rumeli beylerbeyi olan ve gelecekte sadrazam olacak olan lala mehmet paşa budin'den ayrıldı ve ibrahim paşanın ordusuna katıldı. kanijeye gelirken sınırdaki iki kaleyi daha kuşattı ve fethetti. ardından 10 gün sonra orduy-ı hümayun 10 eylül günü kanijeye ulaştılar ve 40 gün sürecek olan kanije muhasarası başladı.
türklerin "kanije", macarların "nagy-kanisza" almanların "gross-kanisa" dedikleri bu son derece müsthkem kalesiyle meşhur mühim şehir, balaton gölü ile drava nehri arasındadır. vaktiyle türkler'de iken almanların eline geçmiştir.
muhasaranın 13. gününde, 24 eylülde kanije barut mahzeninin havaya uçurulması, kalenin fethine giden yolda en önemli olaydır diyebiliriz. bu hadise türk milletinin kahramanlık destanları arasında yerini almıştır. şöyle ki: kanije'de esir tutalan 170 türk vardı. bunların içinde türk kadın ve çocuklar da bulunuyordu. almanlar, muhasara başlayınca bunları barut mahzeninin yanına toplu bir şekilde hapsetmiş ve kalede herhangi bir sabotaj ihtimalinin önüne geçmek istemişlerdir. tabi bunu yaparken doğal olarak türklerin, kendi hayatlarını ve çocuklarının hayatını dahi düşünmeden baruthaneyi patlatabileceklerini hesap etmemişlerdi.
fakat akla getirilmeyen hiç getirilmeyen o ihtimal vuku buldu. türkler mahzeni ateşe verip havaya uçurdular, tabi içlerinde kendileri de havaya uçtular. almanlar bu olayın neticesinde barutsuz kaldılar ve bütün alman topları sustu. yalnızca tüfek ateşiyle karşılık vermeye başladılar. fakat 7 ekimde 100 top taşıyan 40 bin kişilik bir alman ordusunun kanijeye gelmesi, türklerin durumunu sarstı ve kanijenin fethini geciktirdi. lorraine dukası prens emmanuel mercouer'ün kumanda ettiği bu ordu, türklere karşı taarruza geçti. yeniçeriler kaçıştılar fakat tımarlı sipahiler ve budin birlikleri şiddetle karşı koydular ve prens ağır zayiat vererek kanijeyi kaderine terk ederek kendi canını zor kurtardı.
22 ekimde kanije, teslim olmaya karar verdi. teslim şartlarına göre kalede bulunan 76 top haricinde herşeyi alabileceklerdi. alman tarihçi hammer'ın aktardığına göre almanlar, çocuk beşiklerine ve tavuk kafeslerine kadar her şeylerini aldılar ve sukunetle kendilerini seyreden türk ordusunun arasından geçip gittilerç yine hammer'a göre türkler eşyalarını taşıyabilsinler diye almanlar'a birkaç tane deve hediye ettiler.
kanijenin düşmesi üzerine civardaki birkaç kale de kendiliğinden teslim oldu. bu suretle almanlardan eğri ve kanije gibi iki kale fethedilmiş fakat estergon ve yanık gibi iki mühim kale de kaybedilmişti. ibrahm paşa kanijeyi eyalet merkezi yaptı. peç, sigetvar, osiek ve sikloş sancakları, budin eyaletinden alınıp, kanije eyaletine bağlandı. köstendil sancak beyi arnavut hasan bey ilk kanije beylerbeyi oldu. kanije'ye 5 bin askerden oluşan bir garnizon tahsis edildi. daha sonra ibrahim paşa bu eyalete daha tecrübeli birini getirmek istedi ve budin beylerbeyi tiryaki hasan paşa kanije beylerbeyi olarak buraya verildi.
kanije'de büyük bir camii inşa edildi. bu mühim fetih, istanbul'da ve diğer eyaletlerde üç gün üç gece şenlik yapılarak kutlandı.
devamını gör...