grubun kendisini de dinleyenlerini de ülkemizde fazla yargıladığımızı düşünüyorum. insan en azından dinlediği müziği seçmekte özgür olmalı . bende dinlemiyorum ama dinleyene de ön yargı ile bakmıyorum.
devamını gör...

türkiye'de binaların çirkin olması köyden kente yaşanan göçün yarattığı kültür erozyonuyla da bağlantılı bir durum. şehirleşmeyle birlikte kapitalistleşen köy insanının kar edebilmek adına sanattan uzak, tüketime tabi işler yapmasının bir sonucu. günümüz estetik anlayışı lükse kaçan ve masraflı , zanaat gerektiren işlerdir ve sermaye sahipleri masraftan kaçınma adına estetikten uzaklaşmaktadır. ne yazık ki istanbul'un talanı da bu durumla bağlantılıdır. masallar diyarı gibi bir şehri distopik bir dünyaya çevirdik.
devamını gör...

heeyy!.. bu başlık niye boş?

"söyleyecek çok şeyim olduğunda genelde susarım." diyerek girişi ben yapayım...
devamını gör...

filmlerden alışık olduğumuz görsel efektleri andıran bir tür denizanası. koloni halinde yaşıyorlar. arktik okyanusu, pasifik okyanusu ve akdeniz yaşadıkları yerler arasında.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#61810 burada anlatıldığı gibi, kız istemiyorsa tuz, istiyorsa şeker konulur. amaç isteyip, istemediğini belli etmektir.

3-5 senelik sevgililiğin peşinden, istemeye gidildiğinde sırf goy goy olsun, gırgır olsun, eziyet edip eğlenelim diye çarpıtılarak sözüm ona gelenek haline getirilmiş kezbanlıktır. evet kezbanlıktır, hatta daniskasıdır, bayrak sallayanıdır. bir de bu kezbanlar “yapılan tuzlu kahveyi içmek demek, seninle tüm acılara katlanırım demektir.” diye rasyonel hale getirmeye çalışırlar. saçmalamayın lütfen. istirham ediyorum saçmalamayın ve sevdiğinizi söylediğiniz adama güzel bir kahve yapın.

bazı gelin hanımlar bunu yapmak istemezler ancak ne kadar gereksiz akraba, arkadaş varsa onlar zorla yaparlar, yaptırırlar. ne damatta akıl vardır nede buna müsade edende.
devamını gör...

bana diğer bademlerden daha lezzetli gelen cunda adasına her gittiğimde alıp tükettiğim, içimi serinleten bir badem türü.
devamını gör...

16 yaşında bir çocukla evlenmeye çalışmak bile ekstra iğrenç bir durumken bir de kaçırmak cidden neyin kafası?
devamını gör...

tam zamanlı köle, kardeşlerine yarı anne, müzmin mahkum...
devamını gör...

bazı şeyler gülümseyince geçer demiştin. sana gülümsedim hiç geçmedin yanı başımdan. o andan itibaren bıraktım gülümsemeyi. yalnızca sen gelirsen gülümserim sevgilim. şimdiden özledim gülümsemeyi. [17.04.20]
°
bazı şeyler gülümseyince geçer demiştin ya ben gülümsedim, sen benden geçtin.
[20.06.20]
...
devamını gör...

bir bu kalmıştı dedirten paylaşım.

buradan

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: ceyda düvenci'den yanıt gelmiş, hoşgelmiş.*

--- alıntı ---

ceyda düvenci’den eleştrilere yanıt geldi
kutlama yapacağım!
kızının regl olduğunu duyurduğu için eleştiri alan ceyda düvenci: “? haftaya kızım için anadolu'dan günümüze ulaşan kıymetli ritüellerle kutlama yapacağım. çünkü artık bir genç kız. artık çocuk değil. bedenini doğru anlaması ve sahip çıkabilmesi için, kendine kıymet vermesi için yapacağım bu ritüeli..." ?genç kızlığının kıymetini teslim ettiğim kızım, kendi kıymetini ne olursa olsun unutmayacak. ve en önemlisi utanmayacak. tüm çocuklar onurlandırılmayı hak eder. utanmayın, onurlandırın. ? her evlat değişir, dönüşür... regl olur, sünnet olur, mezun olur, aşık olur, evlenir gelin-damat olur, anne-baba olur...? tüm bu dönüşüm anları kıymetli ve kutlanasıdır. tüm bu kutlama ritüelleri atalarımızdan bize mirastır.? melisa yıllar sonra büyüdüğünde, ilk regl olduğu bu özel günü hatırladığında, yanağı sızlamayacak, kalbi çiçek açacak.? genç kızlığa ilk adım attığı günün ne kadar kıymetli olduğuna bir kez daha emin olduğu bir gün olacak zihninde... genç kızlığının kıymetini teslim ettiğim? bunları neden paylaştığım sorularınıza gelince... çünkü ben okuyan ve kendini sürekli geliştirme gayretinde olan ve tüm öğrendiğim güzellikleri sizlerle paylaşmayı seven bir anneyim...? ve evlatlarım adına attığım her adım için onlardan izin alan bir anneyim. unuttuklarınızı hatırlatmak, ezberlerinizi bozmak, evlatlarınıza haklarını teslim etmeniz için paylaştıklarımı önemsiyorum. tüm çocuklar onurlandırılmayı hak eder."

--- alıntı ---
devamını gör...

esefle kınadığım yazardır. bikere bilmediğin konu hakkında konuşman başlı başına yanlış be hey gafil! kaldı ki insanların kutsalına dokunuyorsun.
devamını gör...

yazdıklarının takipçisiyiz yazıp da takip etmeyen yazarı kınadığımız başlık.
devamını gör...

aşı içmek olabilir.
devamını gör...

türk olmakla gurur duyuyorum kimseyi de türk değilsin diye öteki görmüyorum. sıradan bir durum hiç değildir. türk milletinin içinden 100 yılda 1 mutlaka dünyayı kasıp kavuran bir lider çıkmıştır. atilla, timur, fatih, metehan, atatürk'e kadar gider. zira gazi mustafa kemal atatürk'te öyle düşünmüş ve demiş ki: "benim yaradılışımda bir fevkalâdelik varsa, o da türk olarak dünyaya gelmemdir." şimdi atatürk gibi çağının üzerinde bir lider aptal sen dahisin kral.
devamını gör...

biri beni gelip kaldırmazsa sabahtan akşama kadar odamdan çıkmam .genç olmadığımı hissettirir.bazen vicdan azabı çektirir.
devamını gör...

türkiye'nin en iyi grubudur bana göre. aynı zamanda bir o kadar da hakettiği değeri almayan grup olabilir. yaptıkları şarkıların sözleri çok anlamlı. hele bir tanesi var;
"gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?"
gerçekten gitsek de kalsak da ne fark eder? kendimizden kaçamadığımız müddetçe.
dipnot: biraz gereksiz konuştum sanırım, affola :)
devamını gör...

her ne kadar görünüşteki amaçları hacıların güvenliğini sağlamak olsa da, albert pike tarafından yazılan morals and dogma adlı kitapta amaçlarının süleyman tapınağı'nı yeniden inşa etmek olduğunu söylediği bir çeşit örgüt.

biraz uzun olacak bu yazı. gece gece deliyle mi öpüştün diyebilirsiniz ama ilgi çekici bir olaydır bence bu adamların yaptıkları. bu nedenle detaylı bir anlatımı hak ettiğini düşünüyorum.

***

tapınakçılar, haçlılar kudüs'ü ele geçirdikten 20 yıl kadar sonra bu bölgede çıkar tarih sahnesine. aslında isimleri "isa'nın ve süleyman tapınağı'nın yoksul şövalyeleri"dir. hugues de payens başta olmak üzere 9 şövalye ile başlar örgüt hayatına.

dönemin kudüs kralının huzuruna çıkarak, hacıların korunması işine talip olduklarını söylerler. izni koparmakla kalmazlar, kraldan epey de destek görürler. mescid-i aksa'nın da olduğu bölgeyi içine alacak şekilde, süleyman tapınağı kendilerine tahsis edilir. kralın da bu arada kendi çıkarları için bazı planları vardır ve bu desteği vermesinin nedeni odur. bölgedeki müslümanlar kralı tedirgin etmektedir ve tapınakçıların savaş tecrübesi onun için bir çeşit güvencedir. bu nedenle sayılarının artması için de onlara destek olur ve bir çeşit referans mektubu vererek onları aziz bernard adlı nüfuzlu bir din adamına yollar.

aziz bernard sıradan bir din adamı değildir. birçok yerle bağlantısı vardır ve birçok yerde sözü geçmektedir. kralın mektubunda, tapınakçıların papa tarafından tanınması ve onlara her türlü desteğin verilmesi gerektiği yazmaktadır. böylece tapınakçılar, papa tarafından da tanınır ve yerlerini biraz daha sağlamlaştırırlar. nizamnamelerini de aziz bernard kaleme alır ve tapınakçılar bunu benimseyerek bunun doğrultusunda yaşamaya başlar.

***

örgüt hızla büyümeye başlar. çeşitli ünlü isimler örgüte üye olmaya, çeşitli krallardan ve önemli kişilerden örgüte hediye adı altında para ve mal yağmaya başlar. tapınakçılar bireysel olarak yoksul hayatlar sürmeye yemin etmiştir ama örgüte ait mal mülk hızla artmaktadır. serdar adalı bu konu hakkındaki kitabında fransa'nın toplam yıllık gelirinin 250.000 frank olmasına karşılık, tapınakçıların sadece avrupa'daki yıllık gelirlerinin yaklaşık 30.000.000 frank olduğunu yazar. hatta kıbrıs'ı kral richard'dan satın almış ve daha sonra satmış ama satana kadar da ağır vergilerle epey gelir elde etmişlerdir.

kısa zaman içinde 9 şövalye ile başlayan yolculuk, on binlerce kişi ve sayısız mülk ile neredeyse bir şirkete dönüşür.
kendilerine yağan hediyelere ek olarak tapınakçılar da boş durmaz, mesela dönemin denizcilikte en iyi olan milletleriyle birlikte çalışıp o işi de öğrenerek koca bir filo kurarlar. bir yandan da hacıların yollarda soyguna uğramasını engellemek için bugünkü bankacılık sisteminin temelini atarlar. hatta çek olayını ilk kez onlar uygulamıştır bilindiği kadarıyla.

zamanla tapınakçıların gücü, kralların gücünü de aşar. devletler arasındaki anlaşmalarda hakem olmalar, kralları, iktidarlarını ellerinden almakla tehdit etmeler, magna carta gibi önemli belgelerin imzalanmasında parmaklarının olması, hasan sabbah'ın haşhaşileriyle iş birliği yapmalar... tapınakçılar doğrudan papa'ya bağlı olduklarından kimseye hesap vermemektedir. bu da onların küstahlığını günden güne artırır. kendi adlarına kilise kurup dini törenler yapmak, kendi mahkemelerini kurmak, vergi toplamak gibi çok sayıda imtiyaza sahip olmuşlardır. yayıldıkları coğrafyada, kendilerine borçlu olmayan kimse yoktur.

***

başta "isa'nın koruyucu yoksul askerleri" olarak papa'dan onay almış olsalar da, incil'e göre kesinlikle yasak olan tefecilikle uğraşmaya başlarlar. yine incil'e göre birini öldürmek kesinlikle yasaklanmış olsa da, tapınakçıların vurduğu yerde gül biter hesabı, onların birini öldürmesi, kötülüğün defedilmesi olarak görüldüğünden serbesttir. bir yandan da müslüman, hristiyan demeden insanları avrupa'ya götürüp köle olarak satmaktadırlar.

her ne kadar işin başında hristiyanlığın ve hacıların koruyucuları gibi bir sıfatla ortaya çıkmış olsalar da, aslında kabala ile ilgilenmekte, süleyman tapınağı'nın bulunduğu yerde kazılar yaparak bir çeşit gizemi aramakta ve bir yandan da ezekiel'in talimatları doğrultusunda tapınağı yeniden inşa etmek için uğraşmaktadırlar.

***

tüm bu süre boyunca tapınakçılar bazı insanların tepkilerini çeker ama aleyhlerinde olan her türlü hamleyi ustalıkla savuşturmayı başarırlar. tepkisini çektikleri kişilerden biri de fransa kralı ıv. philippe olur. ancak philippe diğerleri gibi değildir ve tapınakçıları sonun başlangıcına sürükleyecek kişidir.

philippe, basit önlemlerle tehlike bataklığını kurutamayacağının farkındadır. bu nedenle kökten ve etkili bir çözüm düşünür. aleyhlerinde birtakım suçlamalara ilişkin belgeler hazırlatır. bunlar özetle şöyledir:

- hz. isa'ya inanmak şöyle dursun, onun anısına saygısızlık yapmakta, haça tükürmekte ve şatolarının gizli bölmelerinde baphomet adlı bir puta, yani şeytana tapmaktadırlar.
- kilise'yi düşman olarak görmekte ancak bunu açıktan göstermemektedirler.
- zenginlik elde edebilmek için din ve yasa dışı işler yapmaktadırlar.
- eşcinselliği teşvik etmektedirler.

başlarda pek net bir tavır takınamayan ve aslında ne yapacağını bilemeyen papa, sonunda bu suçlamalar karşısında daha fazla tarafsız (ya da tapınakçılardan taraf) kalamaz. zira kendisi hakkında da sapkınları korumak için rüşvet aldığı gibi iddialar dolanmaya başlar ortalıkta.

sonunda haklarında tutuklama kararı çıkarılır. çoğu hiçbir direniş göstermeden yakalanır. philippe gözünü onların servetine dikmiştir ama o servet hiçbir yerde bulunamaz. bu da tapınakçıların durumu önceden haber aldığına ilişkin bir delil sayılabilir. fransa ile yetinmez philippe ve diğer ülkelerde de tutuklanmaları için her türlü nüfuzunu kullanır. sonunda istediğini de elde eder ama tapınakçılara en büyük eziyetler fransa'da yapılır.

***

büyük üstatları jacques de molay başta olmak üzere birçok tapınakçı diri diri yakılarak öldürülür. molay ölürken papa ve philippe'ye sövgülerle dolu meydan okumalarda bulunur. bir an önce diğer dünyaya onun arkasından giderek onunla hesaplaşmalarını dilemiştir molay. o yıl bitmeden papa da philippe de ölür. büyük ihtimalle ikisi de sağ kalan tapınakçılar tarafından, intikam amacıyla öldürülmüştür. fakat bunu akıl etmeyenler tarafından bu ölümler, molay'ın beddualarının/kehanetlerinin tuttuğu ve tapınakçıların mistik bir yanı olduğu şeklinde yorumlanır. bu yüzden örgüt gizemli, büyülü, mistik bir topluluk olarak da ün kazanır.


tüm bu işler 14. yüzyılda olup biter ve tapınakçılar 19. yüzyılın başına kadar yer altına gizlenir ve ortalıkta görünmezler.

bir komplo teorisi der ki; tapınakçılar, büyük üstatları molay öldürüldüğü için onun intikamını almak, bu uğurda da papalığın ve avrupa'daki bazı krallıkların yıkılması için ant içmiştir. fransız ihtilali'nin gerçekleşmesinin nedeni de budur.

***

buraya dek anlattıklarım, şu anda ismini hatırlamadığım bir yazarın, tapınakçıların ortadan kalkmasından çok daha sonra yazdığı bir kitapta geçen bilgiler. yani ilk elden tanıklığa dayanmıyorlar. bu nedenle güvenilirlikleri bazı kişilere göre tartışmalı. ancak görünen o ki eldeki en detaylı anlatımların başında da bu kitap geliyor.

lafı yeterince uzattım. tapınakçılar daha sonra yeniden yapılanmış ve tekrar büyük bir güce kavuşmuştur. artık bu kısmını da uzun uzadıya anlatmayacağım. ayrıca kendilerinin meşhur kutsal kasenin koruyucuları oldukları yönünde birtakım kayıtlar var.
devamını gör...

2014 yazında çıkan, canım sıkıldıkça izlediğim reklam filmi.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim