bir yazar ile karşılıklı artı oy vermek
buraları sevimli kılan bir eylemdir.
devamını gör...
kur'an'da kadına vurma ayeti
ya kardeşim sizin gibi akılsızlar , gözü olup görmezler, kalpler mühürlenmiştir (!).
bir kere oradaki kelimenin 18373924 farklı anlamı var ve arapça okuyacaksın. türkçeye çevrildiğinde hata oluyor yada bizim aklımız ermez belki bunu hiç düşünmedin mi ?
bir kere oradaki kelimenin 18373924 farklı anlamı var ve arapça okuyacaksın. türkçeye çevrildiğinde hata oluyor yada bizim aklımız ermez belki bunu hiç düşünmedin mi ?
devamını gör...
reşat nuri güntekin
öğretmen ve müfettiş olarak anadolu'ya gitmiş. anadolu'yu ve anadolu insanını yakından tanıma fırsatı bulmuştur. kahramanları genellikle tek yönlü ve insancıl özelliklere sahiptir. istanbul kızı adıyla kaleme aldığı tiyatrosunu sahneleme imkanı olmayınca 1922 yılında çalıkuşu adıyla romanlaştırmıştır.
devamını gör...
silah taşıyan yazarlar
gözlerim var yeterli mi güzelim.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
ne kadar tatlı moderatörleri varmış sözlüğün böyle dedirten röportajdır.
devamını gör...
govek
kürtçe gamze. aynı zamanda az bilinen güzel bir ilkay akkaya - agit ışık düeti.
open.spotify.com/track/4OrC...
kürtçe sözleri ile türkçe sözleri aynıdır.
gamze
kimsenin adını bilmediği kentte unuttun beni
oysa ben yanağında ağlayıp duran gamzeydim
gözlerindeki keder, sesindeki hıçkırık
boğazındaki düğüm, içtiğin su
peşinde koştuğun gölgeydim
ruhundaki tutsak, karşında kekeleyen sevgili
söyle sen ne zaman, ne zaman unuttun beni
govek
li bajarekî ku tu kes nas nake
te min ji bîr kir
belê ez govek im ku her û her digirî
li ser dêmên te
kedera di nav çavên te
qêrîna di nav dengê te
girêka di nav gewezê
ava ku vedixwî
siya ku li dû te dibeze me
dilê giyanê te me
xoşewîstê lal im li hember te
ka bêje te kengê, kengê min ji bîr kir
open.spotify.com/track/4OrC...
kürtçe sözleri ile türkçe sözleri aynıdır.
gamze
kimsenin adını bilmediği kentte unuttun beni
oysa ben yanağında ağlayıp duran gamzeydim
gözlerindeki keder, sesindeki hıçkırık
boğazındaki düğüm, içtiğin su
peşinde koştuğun gölgeydim
ruhundaki tutsak, karşında kekeleyen sevgili
söyle sen ne zaman, ne zaman unuttun beni
govek
li bajarekî ku tu kes nas nake
te min ji bîr kir
belê ez govek im ku her û her digirî
li ser dêmên te
kedera di nav çavên te
qêrîna di nav dengê te
girêka di nav gewezê
ava ku vedixwî
siya ku li dû te dibeze me
dilê giyanê te me
xoşewîstê lal im li hember te
ka bêje te kengê, kengê min ji bîr kir
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
böyle diye diye sız yaptınız bence bunu. bir şey beğenmiyorsunuz ki haber başlıkları beğenmiyorsunuz goy goy başlıklar beğenmiyorsunuz. güncel başlıklara ayrımcı diyorsunuz zart zurt her şeyi şikayet ediyorsunuz her açılan başlığa kendinizce not verip değersizleştiriyorsunuz . siz kimsiniz allah aşkına okuyun beğenmiyorsanız es geçin beğeniyorsanız tanım yapın böyle herşeye mız miz yapa yapa adam bırakmayacaksınız burada. burası sözlük her çeşit başlık olacak siz beğenmiyorsanız güzel olanı siz açın o zaman nedir bu sözlüktekilerin birilerini durmadan yargılama puan verme derdi rahat bırakın yazarları bıktırdınız artık.
devamını gör...
sözlükte kadın olmak
sabahtan beri solda görüyorum başlığı. okudum her şeyi. az önce yine göz gezdirdim. kendinden emin olmayanlar editlemiş. yazdığını komple silip değiştirenleri kastediyorum, harf hatası yapanları değil. yapılan uygunsuzluklarda iki tarafında eser miktarda payı var. biri yüzde yüz hatta yüzde altmışa/kırk haklı diyebileceğim bir durum yok.
dün doğmadıysan, sanal ortamda herkesin gözünün kadınlara doymuş olmayacağını, herkesin sana kibar yaklaşmayacağını, insan gibi davranmayacağını, seni provoke edebilme potansiyeline sahip olduğunu göz önünde bulundurursun. etki verip tepki almayacağımızı varsayarak ilerleme kaydedemeyiz ahali.
bir kadın yazar olarak bence erkek yazarlarla eşitim. herhangi bir üstünlük veya altta kalma yaşamadım. en başlarından beridir buradayım. iki tane dengesiz ile fikir ayrılığına düştüm. dengesiz diyorum çünkü denge yok. biri kin güdüyordu bana, hiç sebepsiz. diğeri de sataştı, etti, sonradan yazdığım başlıklara destek tanım girmeye başladı, yazdıklarımın bazılarını oylamaya başladı vesaire.
bence ben erkek olsaydım da yaşanırdı bu. bu platforma fiziklerimizle değil fikirlerimizle kaydolduk. diğer sosyal mecralarla kıyaslamayalım lütfen.
çiçek olun.
edit: kelime hatası
dün doğmadıysan, sanal ortamda herkesin gözünün kadınlara doymuş olmayacağını, herkesin sana kibar yaklaşmayacağını, insan gibi davranmayacağını, seni provoke edebilme potansiyeline sahip olduğunu göz önünde bulundurursun. etki verip tepki almayacağımızı varsayarak ilerleme kaydedemeyiz ahali.
bir kadın yazar olarak bence erkek yazarlarla eşitim. herhangi bir üstünlük veya altta kalma yaşamadım. en başlarından beridir buradayım. iki tane dengesiz ile fikir ayrılığına düştüm. dengesiz diyorum çünkü denge yok. biri kin güdüyordu bana, hiç sebepsiz. diğeri de sataştı, etti, sonradan yazdığım başlıklara destek tanım girmeye başladı, yazdıklarımın bazılarını oylamaya başladı vesaire.
bence ben erkek olsaydım da yaşanırdı bu. bu platforma fiziklerimizle değil fikirlerimizle kaydolduk. diğer sosyal mecralarla kıyaslamayalım lütfen.
çiçek olun.
edit: kelime hatası
devamını gör...
pandemide özlenen şeyler
pandemiden önce her yaz kamp yapmaya gittiğimiz bir yer vardı * yazları 3 ay çadır kurduğumuz o sahilde tekrar çadır kurmayı, mangal yapmayı, akşamları ateş yakmayı, çocuklara ateşin etrafında hikayeler anlatmayı, ormandan topladığımız çam kozalakları ile yaktığımız semaverden çam kokulu çay içmeyi, çadır komşularıyla sohbet etmeyi, ateş sönünce dalga sesleri eşliğinde yıldızları izlemeyi, kayan yıldızları saymayı, sabahın ilk ışıklarıyla uyanmayı, köyden aldığımız kahvaltılıkla kahvaltı yapmayı, denize girmeyi ve akşam ne yemek yapacağımı düşünme derdi olmadan her akşam mangal yapmayı çok özledim..
devamını gör...
tanju özcan gibilere inat göçmenler yurttaşımız olacak
ülkenin sinir sistemini bozmak için elinden geleni ardına koymayan bir nagehan alçı beyanıdır. fetönün bankası bank asya’dan aldığı yalı kredisinin borçları hala bitmedi anlaşılan.
yalakalığa ve yandaşlığa tam gaz devam.
buradan
yalakalığa ve yandaşlığa tam gaz devam.
buradan
devamını gör...
ama kafamız nasıl güzel radyo programı
oradayım. hadi bakalım.
devamını gör...
datça’da turistlere bakıp denize giren vatandaşa ceza
eşitlik ilkesinin bozulması, ayrımcılık yapılmasıdır. hukukun ve adaletin temel eşitlik prensibine aykırıdır.
devamını gör...
5 haziran 2021 sedat peker'in rte'nin damadıyla olan görüşmesi
sedat peker, rte'nin akrabası serdar ekşioğlu'yla görüntülü telefon görüşmesinin kaydını yayınladı:
1. ekşioğlu peker'den pelikancılara fazla dokunmaması ricasında bulunuyor ancak peker reddediyor.
2. pelikan örgütlenmesinin başı olarak zikrettikleri süheyb öğüt (hilal kaplan'ıneşi) peker'le görüşmek istemiş ancak peker kabul etmemiş.
3. fatih tezcan, sp'ye "devlet içinde gizli bir örgütlenme var, ağar'a, mit'e, hükümete karşı bir mücadele içinde" demiş.4. tezcan, peker'e bu gizli örgütlenmeyle birlikte hareket ediyorsun, etme demiş. peker onu da terslemiş.
5. hilal'in yardımcısı pelikancı feyza öznur, ekşioğlu'yla görüşmüş peker'i durdurması için anladığım kadarıyla.
6. ekşioğlu, pelikancıların ağar'dan nefret ettiğini söylüyor.
7. peker, tolga ağar'ı marmara bölgesi teşkilat başkanı yapan kişinin berat olduğunu söylüyor. ayrıca tolga'nın tecavüz ve cinayet suçu işlediğini, bunu "beratların" da bildiğini söylüyor. bu esnada ekşioğlu'ndan bir itiraz gelmiyor.
8. ekşioğlu, serhat albayrak'ın sabah grubunun başından çekileceğini, akp'nin ondan rahatsız olduğunu iddia ediyor. peker de "onlar 15 temmuz gecesi rte'nin açıklamasını yayınlamadılar" diye karşılık veriyor.
9. ekşi, bilal erdoğan'ın yardımcısı uğur'la görüşmüş. feyzi işbaşaran'ın dövülmesi konusunu bilmiyorsunuz, o iş peker'in anlattığı gibi demiş (anladığım kadarıyla). ayrıca peker, metin külünk'ün karakol dayağı operasyonunun başında olduğundan bahsediyor.
10. ekşi'ye peker'le neden görüşüyorsun diye sorulmuş, takibe tekilmiş.
11. ekşi, külünk'ün partide üstünün çizildiğini iddia ediyor.
12. külünk, her yerde peker'i savunuyormuş.
13. suriye'ye giden sadat silahları meselesini ekşi de onaylıyor ve kabul ediyor.
14. ekşi, süheyb öğüt'ün peker'i aramasını sağlayacağını söylüyor. peker mit meselesini (?) öğüt'le görüşmek istediğini söylüyor.
*alıntı.
sedat peker'in yeni videosu
1. ekşioğlu peker'den pelikancılara fazla dokunmaması ricasında bulunuyor ancak peker reddediyor.
2. pelikan örgütlenmesinin başı olarak zikrettikleri süheyb öğüt (hilal kaplan'ıneşi) peker'le görüşmek istemiş ancak peker kabul etmemiş.
3. fatih tezcan, sp'ye "devlet içinde gizli bir örgütlenme var, ağar'a, mit'e, hükümete karşı bir mücadele içinde" demiş.4. tezcan, peker'e bu gizli örgütlenmeyle birlikte hareket ediyorsun, etme demiş. peker onu da terslemiş.
5. hilal'in yardımcısı pelikancı feyza öznur, ekşioğlu'yla görüşmüş peker'i durdurması için anladığım kadarıyla.
6. ekşioğlu, pelikancıların ağar'dan nefret ettiğini söylüyor.
7. peker, tolga ağar'ı marmara bölgesi teşkilat başkanı yapan kişinin berat olduğunu söylüyor. ayrıca tolga'nın tecavüz ve cinayet suçu işlediğini, bunu "beratların" da bildiğini söylüyor. bu esnada ekşioğlu'ndan bir itiraz gelmiyor.
8. ekşioğlu, serhat albayrak'ın sabah grubunun başından çekileceğini, akp'nin ondan rahatsız olduğunu iddia ediyor. peker de "onlar 15 temmuz gecesi rte'nin açıklamasını yayınlamadılar" diye karşılık veriyor.
9. ekşi, bilal erdoğan'ın yardımcısı uğur'la görüşmüş. feyzi işbaşaran'ın dövülmesi konusunu bilmiyorsunuz, o iş peker'in anlattığı gibi demiş (anladığım kadarıyla). ayrıca peker, metin külünk'ün karakol dayağı operasyonunun başında olduğundan bahsediyor.
10. ekşi'ye peker'le neden görüşüyorsun diye sorulmuş, takibe tekilmiş.
11. ekşi, külünk'ün partide üstünün çizildiğini iddia ediyor.
12. külünk, her yerde peker'i savunuyormuş.
13. suriye'ye giden sadat silahları meselesini ekşi de onaylıyor ve kabul ediyor.
14. ekşi, süheyb öğüt'ün peker'i aramasını sağlayacağını söylüyor. peker mit meselesini (?) öğüt'le görüşmek istediğini söylüyor.
*alıntı.
sedat peker'in yeni videosu
devamını gör...
kitabı baskıdan okumak vs telefondan okumak
telefonda kitap okurken ekran ışığının size sunduğu gündüz etkisinden dolayı uykunuz gelmez.
kitaptaki gibi sayfa çevirme ve satırlarda geniş göz gezdirme gibi bir durum olmayacağından daha hızlı okursunuz.
kütüphanenizde yer kaplamasına gerek olmayan kitapları okuyup silebilirsiniz.
kişide miyop veya astigmat zemini hazırlar, varsa ilerletir.
altını çizmek istediğiniz yerlerde ekran fotoğrafı alabilirsiniz. hatta sosyal medyada da altını çizdiğiniz yeri insanlarla paylaşma imkânınız olur.
kitaplar elbette ki kitap haliyle okunmalı mümkün mertebe. telefonlardan ayrı kalınabilirse tabi...
kitaptaki gibi sayfa çevirme ve satırlarda geniş göz gezdirme gibi bir durum olmayacağından daha hızlı okursunuz.
kütüphanenizde yer kaplamasına gerek olmayan kitapları okuyup silebilirsiniz.
kişide miyop veya astigmat zemini hazırlar, varsa ilerletir.
altını çizmek istediğiniz yerlerde ekran fotoğrafı alabilirsiniz. hatta sosyal medyada da altını çizdiğiniz yeri insanlarla paylaşma imkânınız olur.
kitaplar elbette ki kitap haliyle okunmalı mümkün mertebe. telefonlardan ayrı kalınabilirse tabi...
devamını gör...
cam tavan sendromu
amerikada bir grup insan pirelerin 30 cm üzerine sıçrayabidiklerini gördüklerinde bir deney yapmaya karar verirler. zemini metalden geri kalanı camdan bir fanusun içinde pireleri koyarlar ve tabandaki metali ısıtmaya başlarlar. canı yanan pireler ise canları yanarak sıçrayabildikleri kadar sıçrar. tavanı camdan yapılmış fanustan çıkmak na-mümkündür.cama sertçe çarparak geri dönerler.. böylece pireler şunu öğrenir ne kadar sıçrarlarsa sıçrasınlar belirli bir yüksekliğe geldiklerinde bir şeye çarpacaklar ve gerisin gerisiye düşeceklerdir.
daha sonra fanusun tavanındaki cam çıkarılır. ama pireler görünmez şeyin orda olduğunu düşünerek kesinlikle kutunun boyutlarından yükseğe sıçramayacaklardır. artık kanıksamışlarıdır.
işte bu görünmez şey kadınların iş hayatında sadece belirli bir noktaya kadar yükselmelerine izin veren ,belirli bir noktadan sonra yükselme sağlamayacaklarını düşündüren kast sistemide ve cam tavan olarak adlandırılır. bu engelin muhatabı kadınlardır. ve onlara kadın oldukları için uygulanır. ne kadar başarılı, liyakat sahibi olursa olsun görünmeyen ve ifade edilmeyen engeller uygulanır. bu engellerden bazıları;
1-erkek yöneticiler tarafından konulan kurallar: kadınların üst yönetimde başarılı olamayacağını düşünen engeller. (kadından olmaz abicim)
2-kadın yöneticiler tarafından engeller: kraliçe arı sendromu.. iş yerindeki kadın yönetici adayı rakipleri bertaraf etmek için kullandıkları yöntem..(kadın müdürlerin kadın çalışanlarından hazmetmemesi.)
3-kişinin kendi kendine koyduğu bariyer: hem anne, hem eş ,hem iş gibi bir çok role bürünen kadın için bu bir tercih olabiliyor.(amaan yükselip napıcam çol var çocuk var. )
4-örgüt kültürleri: çalıştıkları kurumlarda , erkek egemen örgütlerin oluşturulması( halı saha maçları)
5-toplumsal cinsiyetçi rol kalıpları: toplumun bazı dayatmalarıdır.nasıl olsa ilerde ailene daha fazla vakit harcayacaksın gibi…
daha sonra fanusun tavanındaki cam çıkarılır. ama pireler görünmez şeyin orda olduğunu düşünerek kesinlikle kutunun boyutlarından yükseğe sıçramayacaklardır. artık kanıksamışlarıdır.
işte bu görünmez şey kadınların iş hayatında sadece belirli bir noktaya kadar yükselmelerine izin veren ,belirli bir noktadan sonra yükselme sağlamayacaklarını düşündüren kast sistemide ve cam tavan olarak adlandırılır. bu engelin muhatabı kadınlardır. ve onlara kadın oldukları için uygulanır. ne kadar başarılı, liyakat sahibi olursa olsun görünmeyen ve ifade edilmeyen engeller uygulanır. bu engellerden bazıları;
1-erkek yöneticiler tarafından konulan kurallar: kadınların üst yönetimde başarılı olamayacağını düşünen engeller. (kadından olmaz abicim)
2-kadın yöneticiler tarafından engeller: kraliçe arı sendromu.. iş yerindeki kadın yönetici adayı rakipleri bertaraf etmek için kullandıkları yöntem..(kadın müdürlerin kadın çalışanlarından hazmetmemesi.)
3-kişinin kendi kendine koyduğu bariyer: hem anne, hem eş ,hem iş gibi bir çok role bürünen kadın için bu bir tercih olabiliyor.(amaan yükselip napıcam çol var çocuk var. )
4-örgüt kültürleri: çalıştıkları kurumlarda , erkek egemen örgütlerin oluşturulması( halı saha maçları)
5-toplumsal cinsiyetçi rol kalıpları: toplumun bazı dayatmalarıdır.nasıl olsa ilerde ailene daha fazla vakit harcayacaksın gibi…
devamını gör...
mor ve ötesi
grubun cambaz şarkısının doğrudan medyayı hedef alan satirik bir parça olduğunu ve "ne habersin, ne türksün" derken direkt olarak habertürk'ü kastettiğini biliyor muydunuz?
devamını gör...
ben sabaha kadar uyanığım
bir cafer modarres sadeghi öykü kitabıdır.
daha önce at kafası (kitap) isimli romanını okuyup çok beğendiğim yazarın meğer kütüphanemde böyle bir öykü kitabı varmış. bir süredir kütüphanemde küskün küskün bekleyen okunmamış onlarca kitaptan biriymiş ve verdiğim bir söz neticesinde okunmamış kitapları okumadan yeni kitap almama kararıyla birlikte bu kitabı fark ettim ve hemen okudum.
hem de ne okumak. kitaba başlamamla kitabı bitirdiğimi fark etmem bir oldu. bir tanesi 1983 yılında diğeri ise 2004 yılında yazılmış iki öyküden oluşmakta kitap.
iki öyküde iran’da yaşanan devrimden sonra bir türlü kendine gelemeyen insanların hikayesini anlatıyor bize. iki öyküde de yaşadıkları kayıpların ardından kendileri de kaybolan insanların hayatına derinlemesine bir bakış var.
bataklık isimli ilk öyküde babasının ölümü üzerine dünya ile barışmayı bir türlü başaramayan ve peş peşe yanlış kararlar verip acısına sığınarak hayatını devam ettirmeye çalışan bir adamla arkadaş oluyoruz. ikinci öykü olan ve kitaba adını veren ben sabaha kadar uyanığım isimli öyküde ise eğitim hakkını kaybetmek üzere olan ve hayatı boyunca insanların normalleri ile bir türlü uzlaşamayan bir adamın hikayesi bekliyor bizi. ve arka fonda her zaman iran ve kaybedilenler.
bence bir an önce okuyun ve okuduktan sonra uğrayın bana çünkü ben sabaha kadar uyanığım.
daha önce at kafası (kitap) isimli romanını okuyup çok beğendiğim yazarın meğer kütüphanemde böyle bir öykü kitabı varmış. bir süredir kütüphanemde küskün küskün bekleyen okunmamış onlarca kitaptan biriymiş ve verdiğim bir söz neticesinde okunmamış kitapları okumadan yeni kitap almama kararıyla birlikte bu kitabı fark ettim ve hemen okudum.
hem de ne okumak. kitaba başlamamla kitabı bitirdiğimi fark etmem bir oldu. bir tanesi 1983 yılında diğeri ise 2004 yılında yazılmış iki öyküden oluşmakta kitap.
iki öyküde iran’da yaşanan devrimden sonra bir türlü kendine gelemeyen insanların hikayesini anlatıyor bize. iki öyküde de yaşadıkları kayıpların ardından kendileri de kaybolan insanların hayatına derinlemesine bir bakış var.
bataklık isimli ilk öyküde babasının ölümü üzerine dünya ile barışmayı bir türlü başaramayan ve peş peşe yanlış kararlar verip acısına sığınarak hayatını devam ettirmeye çalışan bir adamla arkadaş oluyoruz. ikinci öykü olan ve kitaba adını veren ben sabaha kadar uyanığım isimli öyküde ise eğitim hakkını kaybetmek üzere olan ve hayatı boyunca insanların normalleri ile bir türlü uzlaşamayan bir adamın hikayesi bekliyor bizi. ve arka fonda her zaman iran ve kaybedilenler.
bence bir an önce okuyun ve okuduktan sonra uğrayın bana çünkü ben sabaha kadar uyanığım.
devamını gör...
güneş k olayı
1995 yılında gözü morarmış, yüzü darmaduman olmuş, isminin güneş k. olduğu söylenen bir kadının fotoğrafları gündeme oturur. ağır roman kitabının yazarı metin kaçan ile dönemin ünlü haber sunucusu alp buğdaycı olayın failleri olarak gösterildiler. esrarengiz olan ve içinde kan, fiziksel şiddet, işkence, en dehşeti de tecavüz iddiaları geçen inanması zor bir olaydı. buğdaycı ile kaçan, mahkeme süresince sekiz ay hapis yattılar sonra da tahliye edildiler.

o dönem gündemi uzun süre işgal eden sır dolu gecenin yaşandığı olayın kurbanı olduğu iddia edilen güneş k. verdiği ifadede buğdaycı ve kaçan'ın kendisine saatlerce darp ve tecavüz ettiğini, sonra da ölümle tehdit ettiklerini anlatmış.

metin kaçan ise, sevgili olduğu güneş k. ile taksim'de bulunan kemancı isimli bardan çıktıklarını, sonra da arkadaşı alp buğdaycı'nın cihangir semtindeki evine gittiklerini ve alkollü vaziyette oldukları için aralarında bir kaç tokatlama, tekmeleme ve tükürme yaşandığını savundu, tecavüz iddiasını da reddetti.

alp buğdaycı ya göre ise, güneş k. ilk ifadesinde dövüldüğünü söyleyip ikinci ifadesine tecavüz suçlamasını ekledi. 1995 yılındaki dava 2006 yılında sonuçlanabilmiş, ısrar etmesine karşın olay yeri incelemesi yapılmadığını anlatmıştı. buğdaycı'ya göre de doktor raporunda tecavüz bulgusuna rastlanmadı. ama buğdaycı şu itirafta da bulundu :
" 4 kız 2 erkek, uslu durulan bir gece değildi. hızlı bir geceden sonra beyoğlu'nda evi müsait olan birine gece yarısı konaklamaya gelen 4 kız 2 erkekten bahsediyoruz. uslu durulan bir gece değildi ama vahşet tiyatrosu da değildi. gece kulüpleri, uyuşturucu, alkol ve seks vardı. sabaha kadar orta ahlak sınıfına ters gelebilecek başka zevkler de yaşandı. ama 1 kadın 2 erkek arasında asla tecavüz söz konusu değildi. devamında bağırmalı, çağırmalı, itişmeli, kakışmalı bir geceye dönüştü ama tecavüz ve işkence yoktu. "

aradan yıllar geçti. 2013 yılında metin kaçan boğaz köprüsünden atlayarak intihar etti. daha önce konulduğu cezaevinde de şişlenmişti. bu olayla ilgili söylediği :
" ağır roman'da bir yeraltı dünyası anlatılıyor. pezevenkler, uyuşturucu kullanan insanlar, fahişeler, seksomanyaklar, birebir yaşanmış bir şey yok ama beni de oradaki karakterlerle özdeşleştirdiler. " bunlar mezardan kadın bile çıkartıp sevişiyorlardır" dediler. türkiye'nin bukowski'si olup çıktım. " sözleri yaşayıp da kurtulamadığı travmayı anlatıyordu. alp buğdaycı ise yıllar sonra 2016 yılında tekrar konulduğu cezaevinde kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. kendisi karakteristik bir sese sahip olduğundan ekranların gözde haber sunucusu olmuştu. ama bu olaydan sonra yüzünü ekrandan çekti, arka plandan belgesel seslendirmeleriyle sesini duyurmak zorunda kaldı. şehir efsanesi olmuş esrarengiz bir olay, iki adamı da mahvetti ve hayattan kopardı.

o dönem gündemi uzun süre işgal eden sır dolu gecenin yaşandığı olayın kurbanı olduğu iddia edilen güneş k. verdiği ifadede buğdaycı ve kaçan'ın kendisine saatlerce darp ve tecavüz ettiğini, sonra da ölümle tehdit ettiklerini anlatmış.

metin kaçan ise, sevgili olduğu güneş k. ile taksim'de bulunan kemancı isimli bardan çıktıklarını, sonra da arkadaşı alp buğdaycı'nın cihangir semtindeki evine gittiklerini ve alkollü vaziyette oldukları için aralarında bir kaç tokatlama, tekmeleme ve tükürme yaşandığını savundu, tecavüz iddiasını da reddetti.

alp buğdaycı ya göre ise, güneş k. ilk ifadesinde dövüldüğünü söyleyip ikinci ifadesine tecavüz suçlamasını ekledi. 1995 yılındaki dava 2006 yılında sonuçlanabilmiş, ısrar etmesine karşın olay yeri incelemesi yapılmadığını anlatmıştı. buğdaycı'ya göre de doktor raporunda tecavüz bulgusuna rastlanmadı. ama buğdaycı şu itirafta da bulundu :
" 4 kız 2 erkek, uslu durulan bir gece değildi. hızlı bir geceden sonra beyoğlu'nda evi müsait olan birine gece yarısı konaklamaya gelen 4 kız 2 erkekten bahsediyoruz. uslu durulan bir gece değildi ama vahşet tiyatrosu da değildi. gece kulüpleri, uyuşturucu, alkol ve seks vardı. sabaha kadar orta ahlak sınıfına ters gelebilecek başka zevkler de yaşandı. ama 1 kadın 2 erkek arasında asla tecavüz söz konusu değildi. devamında bağırmalı, çağırmalı, itişmeli, kakışmalı bir geceye dönüştü ama tecavüz ve işkence yoktu. "

aradan yıllar geçti. 2013 yılında metin kaçan boğaz köprüsünden atlayarak intihar etti. daha önce konulduğu cezaevinde de şişlenmişti. bu olayla ilgili söylediği :
" ağır roman'da bir yeraltı dünyası anlatılıyor. pezevenkler, uyuşturucu kullanan insanlar, fahişeler, seksomanyaklar, birebir yaşanmış bir şey yok ama beni de oradaki karakterlerle özdeşleştirdiler. " bunlar mezardan kadın bile çıkartıp sevişiyorlardır" dediler. türkiye'nin bukowski'si olup çıktım. " sözleri yaşayıp da kurtulamadığı travmayı anlatıyordu. alp buğdaycı ise yıllar sonra 2016 yılında tekrar konulduğu cezaevinde kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. kendisi karakteristik bir sese sahip olduğundan ekranların gözde haber sunucusu olmuştu. ama bu olaydan sonra yüzünü ekrandan çekti, arka plandan belgesel seslendirmeleriyle sesini duyurmak zorunda kaldı. şehir efsanesi olmuş esrarengiz bir olay, iki adamı da mahvetti ve hayattan kopardı.
devamını gör...
yaşanan şehrin tek cümlelik özeti
pişmaniye yer pişman oluruz.
yaşamak pek zorlaştı bu şehirde. hele ki tersanelerin bu tarafa kaydırılmasıyla elini kaldırıyorsun 3, 5li dolaşan erkek gruplarına çarpıyor. birde üstüne suriyelilere eklendi değmeyin keyfimize.
geçen gece bir çöp konteynırına bir aile yerleşmişti. bakakaldım öylece onlarda bana baktı. bu ara yaşananları aklım almıyor gerçekten. merkezde mezarlık var. bizim ev oraya pek yakın, mezarlıkta yatan insanlar görüyorumö yok yahu canlılar hala. yol kenarlarında uzananlar, değişik değişik bakanlar. kendi memleketimde minik minik ürker oldum.
eminim ülkemin geneli böyle ama bu manzaralar hiç iç açıcı değil. vah ki vah halimize.
yaşamak pek zorlaştı bu şehirde. hele ki tersanelerin bu tarafa kaydırılmasıyla elini kaldırıyorsun 3, 5li dolaşan erkek gruplarına çarpıyor. birde üstüne suriyelilere eklendi değmeyin keyfimize.
geçen gece bir çöp konteynırına bir aile yerleşmişti. bakakaldım öylece onlarda bana baktı. bu ara yaşananları aklım almıyor gerçekten. merkezde mezarlık var. bizim ev oraya pek yakın, mezarlıkta yatan insanlar görüyorumö yok yahu canlılar hala. yol kenarlarında uzananlar, değişik değişik bakanlar. kendi memleketimde minik minik ürker oldum.
eminim ülkemin geneli böyle ama bu manzaralar hiç iç açıcı değil. vah ki vah halimize.
devamını gör...
