yarabbim ne saçma şey tez yazmak ya. hocalar da inatla saçma bir şekilde yardım etmiyor. tez konum '' okul öncesi çocuklarında davranış bozuklukları'' geniş bir başlık ve bir çok şey yazılabilir diye seçtik. kaynak olarak kullandığım bir doktora tezinde geçen cümleleri alıntılayıp kendi tezime yazıyorum, fakat bazı cümlelerin sonundaki kaynakları örn: (erikson,1999) kaynağın kendisini bulamadığım için aktaran kullanmamalıymışım. neden? çok saçma l*n tez bu o da birinden aldı öbürü de birinden derken kaynağın kendisi kim bilir nerede. acilen tez yazmak konusunda kriterler değiştirilmeli. valla insanı geliştiren bir şeyde değil tez yazmak.
devamını gör...

gece gece insana bu yapılır mı dedirten başlık.

(bkz: 1 temmuz 2004 karnımın acıkması)
devamını gör...

yıllar önce internetten yayın yapan bira konseptli efsane radyo. plajda, sokakta, evde(tek,çift), geçmişte gibi farklı kanalların yanı sıra canlı yayını da mevcuttu. müzik dinlerken ekranda bulunan birayı höpürdettikçe görüntü bulanıklaşırdı.
devamını gör...

geçmişte takılı kalıp kalan,
hep olumsuz anıları kafalarında tekrar tekrar canlandırırken anı kaçırıp bugününü de yarınını da kısır döngü içinde yaşayan insanlardır.
elindeki artıları görmezden gelen eksikliklere odaklanıp, evrenine daha da negatiflik çekenlerdir.
hayatının hakimiyeti elinde olmayan çevre faktörlü kendini şekillendiren insanlardır.
ruhsal açıdan aç ve acı dolu aslaa kendini iyileştirmeyi mod etmemiş kişilerdir.
mutluluğu kendinde, kalbinde aramayan insanlardır.
devamını gör...

her şeyi duyuyor, hiçbir şeyi bilmiyoruz olric. bu duvarlar arasında kapandık kaldık. savaş diyorlar, öldüler diyorlar, halk diyorlar. ne biçim şeyler bunlar? rivayetler dolaşıyor, sözler geliyor kulağıma. hep bir yerlerde bir şeyler oluyor, biz bilmiyoruz olric. hep anlatıyorlar, söylüyorlar, naklediyorlar.*
oğuz atay- tutunamayanlar (kitap)
devamını gör...

bu hafta beni koşu yaparken yakalayan canım yayın. marikaki’nin sıcak sesi, serin bir esinti ve çocuk sesleri... güzel bir haftanın başlangıcı olsun.
devamını gör...

ülkelerin vatandaşlarına verdiği kişisel durumlarını gösteren resmi belgelerdir. üzerinde kişinin adı, soy adı, medeni hali, nereli olduğu v.b kişisel bilgileri bulunur. ülkemizde ve bazı ülkelerde dinini belirten bir bölümde vardır.
kimlik, kafa kağıdı, kafa koçanı, nüfus kağıdı, nüfus tezkeresi, hüviyet cüzdanı gibi isimlerle de anılır.
devamını gör...

eşitlik ayrı aynılık ayrı kavramlardır. kadın ve erkek eşittir ama farklıdır. bu farklılık gereğince de aynı kıstaslara göre değerlendirilmemelidirler.
devamını gör...

güney amerika’daki amazon bölgesinde yetişen bir sarmaşıktır.
bölgedeki yerli topluluklar tarafından yüzyıllardır şifa amaçlı kullanılmıştır.
bu bitkiyle hazırlanan bir karışımın özel bir seremoni eşliğinde içilmesi, kullanan kişiyi aslında zehirliyor ama kontrollü kullanılan bu zehir, içsel bir yolculuğu tetikliyor ve bir tür aydınlanma yaşıyorlar.
devamını gör...

(bkz: hebrew university of jerusalem)'de tarih profesörü ve ünlü bir yazar. 24 subat 1976'da (bkz: kiryat atta), israil'de dogmus.

kitaplarini bir cirpida okudum. kendini bazi cümlelerde tekrarlasa da genel anlamda anlatmaya calistigi seyleri anladim. ben de zaten onun gibi düsünüyordum. verdigi somut örneklerle düsündüklerimi dogruladi.

kitaplari icin:
2011: (bkz: sapiens: a brief history of humankind)
2015: (bkz: homo deus: a brief history of tomorrow)
2018: (bkz: 21 lessons for the 21st century)

kisisel websitesi
devamını gör...

oysa ne kadar öbürlerinden değildik di mi ilk gün?

yarım kalmış cümle yoktu aramızda, kim "saçmaladım" dese öbürü alıp tamamlıyor ve eksik kalmıyordu. sonra bir sürü tamam ve şimdin vardı, ben onlardan aklıma gelen hayaller kuruyordum, allah seni inandırsın ikimiz de sığıyorduk bir de içine o hayallerin?

sonra lahmacun ve şarkılara batık bir yol, kahve kavgaları, 5 senedir dokunulmamış bir şehir, en az beş senedir böylesine dokunulmamış bir adam.
sonrası, sonra bi tuhaf.
bi yerde bi anlam, onu anlayamama, onu anlatamama, sonrası bombok.
iyi de, neden bu kadar iç acısı, neden bu kadar ota boka sarmama rağmen tek başıma kaldığım her an sen?
hâlâ burnuna dokunuyorum, gaye su akyol beni affetsin seninki ona bin basıyor, her dokunduğumda gülümsüyorum.

çocuklar haberini verdi, ilettiler ucu benim kanıma batık hançerini, olsun dedim, "âhım ondandır, helâldir"
olur da, o karantina binasının önünde çay içip boyoz yediğimiz anın bir gram hatırı kalmışsa bi selektör yap bana, bilirim.
açığım sana, en azından şu kasaplık işin bitene kadar yanında olayım, sonrası derdim değil, yine defolup gidelim hayallerimizden.*

hâlâ şarkılarım var gün yüzü görmemiş, sana ait..

inşallah....
devamını gör...

sultan iii.selim han’ın* ilahi bir ilham alarak oluşturduğu makama verilen addır.
farsça bir kelime olup, gönül süsleyen ateş anlamına gelmektedir.

suzidilara saz semaisi
devamını gör...

mitinglerde gördüğümüz insanların %60ına falan tekabül eden kısmı bu gruba girer.
devamını gör...

hem evimi veriyorum hem dayak yiyorum.
devamını gör...

güzel olmuş iko'cuğum, eline sağlık. çizgiden alâ olmuş.
devamını gör...

tamamen sanal olduğu için riskli ve tarafların birbirini çok iyi tanımaları pek mümkün olmadığından doğru bir ilişki değildir.
devamını gör...

bu şarkıyı hiç kimse bilmesin istiyorum.. hep benim şarkım olsun istiyorum. ama olur da bir gün serin balkonda sigaranızla derin düşüncelere dalarsanız ; sizinle de paylaşabilirim. buyrun... buradan
devamını gör...

aloe vera.
devamını gör...

mensubu olmaktan bazen gurur duyduğum bazen nefret ettiğim burç. gurur duyma nedenim yeni bir şeyler öğrenme konusunda hevesli yaradılışım. tanıdığım tüm yay burçları da kadın erkek fark etmez gerçekten farklı yapıda insanlardı bu anlamda. nefret ettiğim tarafım politik olmayı beceremeyişim. dilimin kemiği yok. ne hissedersem söylüyorum. bu da başıma iş açıyor. ilişkileri yıpratıyor. öfkem hemen soğusa da olan oluyor işte. defalarca gözlemledim. yengeçler, balıklar, başaklarla falan anlaşamıyorum. hatta anlaşamadığım, sevmediğim insanların burçlarını sorduğumda bunlar çıkıyor genelde. boğalarla, ikizlerle iyi arkadaş oluyorum. kovaların zekalarına hasta, ukalalıklarına ifrit oluyorum. bence bir burç gerçeği var panpalar. bunu inkar eden evde gizemli şekilde kaybolan çorap teklerini de açıklamalı.
devamını gör...

genel olarak hep tarafsız olup bertaraf olan ben, bu oluşumu canı gönülden destekliyorum.
eğer üstüne bir de her cümleden sonra (bkz: üç nokta) kullanma anlayışını yıkmak da yapılacaklar arasına alınırsa yeni müritler bile kazandırabilirim. *

edit:
sayın yazar aşağılama içeren tanım #508297 sizinki olduğuna göre sanırım ironi. değilse de keşke noktalama işaretlerine gösterdiğiniz çabayı anlama üzerine de geliştirseydiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim