olum ben sadece sevdiğim insana sarılabilmek için bile evlenebilirim! var mı böyle mest eden aktivite? kulaklarım neler duyuyor sözlük!*
devamını gör...

cengiz aytmatov'un bir solukta okuyacağınız, hayatta kalma mücadelesini anlattığı öyküsüdür. uzun bir öyküdür, öyle geçer. sanırım yüz sayfayı geçmiş hikayeler için kullanılıyor bu ifade.
yazar'ın yakın arkadaşının yaşadığı ve bu etkileyici yaşanmışlığı ona anlatması üzere kaleme aldığı eserdir.

hikayede muazzam bir işleyiş var. anlatımda semboller ve mitolojik öğeler kullanılmış. bir çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor tüm yaşananlar. sıradan bir yolculuğun belirsizlik dolu sonsuz yolculuğa dönmesi söz konusu. yazar; deniz kokusunu, susuzluğu, sis yüzünden gözün gözü görmemesini o kadar içten ve gerçekçi anlatmış ki, o çaresizliği hissetmemek elde değil. hikayeye dikkatli bakınca metaforlarla karşılaşıyoruz. bir çocuğun anne kucağından çıkıp baba ile avlanmaya gitmesi aslında erkekliğe atılan ilk adımı temsil ediyor. bir sandal içinde üç kuşak insanın varlığı ve çocuğun bu çaresiz yolculukta gideceği yere vardırılmaya çalışılması, kuşaktan kuşağa bilgi aktarımın,geleceğimiz olan çocuklara yapılan fedakarlıkların simgesi.

hikaye'de bir köpek aradım fakat sayfalar ilerledikçe, o köpeğin aslında bir dağ ismi olduğunu öğrendim. varılmaya çalışılan yol, size ulaşmaya çalışan heybetli bir dağ olarak simgelenmiş. dağ'ın görüntüsü koşan köpeğe benzetilmiş. bazı basımlarda kapağa konulan köpek resmi oldukça eleştiri almış. içeriği okumadan, anlatılandan bir haber basılan kapak resimlerine verilen tepkiyi çok iyi anlıyorum.

cengiz aytmatov'u kitaplarını okumayı seviyorum. arada tekrarlanan cümleler zihnimi bir süre kurcalıyor. bu kitaptaki tekrarlar aynen şu şekilde hafızamda;

mavi yarasa, su ver bana...

bu deniz kederim benim,
bu sular gözyaşlarım.
devamını gör...

navajo yerlilerinin inanışında, lanetlenmiş kötücül bir yaratık. açgözlülük ve zengin olma hırsı ile yaşayan yerlilerin bir yerden sonra bu yaratığa dönüşeceğine inanılır. yaratığın belden aşağısı çakaldır. elleri de çakal pençesi gibi tasvir edilmektedir. aynı zamanda kara şamanların, büyü yolu ile de insanları bu yaratığa dönüştürebileceğinden bahsedilir. yaratığın gece yarısı ortaya çıktığı ve insanların can ve mallarına kast ettiği anlatılır.

navajolar bu büyüye maruz kalmamak için tork adı verilen kolyeler takarlar. bu kolyeler ay şeklindedir. ve tılsımlı olduğuna inanılır. gecenin ve yaratığın gazabından korunmak için takılır. bazılarının ortasında ise yıldız bulunur. her ne olursa olsun etki icra edebilmesi için şamanın bu tılsıma elinin değmiş olması gerekir.

vakti zamanında navajo yerlileriyle teşrik-i mesaim olmuştu. güzel dostluklar kurdum. bu tarz hikayeleri onların ağzından dinlemek keyifli oluyor. hele geceyse ve size sadece ateş ve doğanın sesleri eşlik ediyorsa, tabiri caizse tadından yenmiyor. yıllar boyu dilden dile ve nesilden nesil 'e aktardıkları hikayeler gerçekten insanın bazen tüylerini diken diken edebiliyor. tork' unu kaybeden bir çocuğun hikayesini anlatmışlardı böyle bir ortamda bana. uzun zaman oldu çocuğun ismini hatırlamıyorum. ormana giriyor ve kayboluyor. günler sonra çocuğun tılsımlı kolyesi bulunuyor. sonra bölgede kayıplar ve ölümler artıyor. kabilenin yaşlılarından bir tanesi çocuğu gördüğünü ve çocuğun dönüştüğünü söylüyor. bebek çakal lakabı takılıyor bu yee naaldlooshiit'e.

tabi hikâyenin bütün ayrıntılarını hatırlayamıyorum. bu sebeple biraz kabaca anlatmış oldum. ortam, anlatım tarzı, mistik ögelerin havada uçuşması falan insanı çok temiz geriyor. ha birde o arada cayote sesleri falan duyuyorsunuz üzerine mis gibi sos oluyor. * neyse işte öyle! siz, siz olun öyle kafanıza göre ormanlara gece vakti dalmayın. *
devamını gör...

çoğu kişi "ağlamak rahatlatır" demiş ki bu çok doğrudur çünkü siz ağladığınızda beyninizde antidepresan etkisi yaratır. kabaca anlatmak gerekirse, eğer sürekli gülme ve kahkaha atma halindeyseniz, mutluluğunuz sürekli katlanarak artıyorsa akıl sağlığınızı yitirme noktasına gelirsiniz, beyin bir süre sonra mutluluktan nötr bir hale getirir sizi; tam tersine sürekli üzüntülü bir haldeyseniz de depresyon ve intihar eşiğine gelirsiniz. işte tam o sırada beynin müthiş etkisiyle üzüntünüz zamanla azalır ve nötr hale gelirsiniz. bunu kendi kendine yapamayanlar da ilaç ya da psikoterapi yardımıyla normal bir hale gelir; tedavinin amacı mutlu olmanız değildir yani.

peki konumuz ağlamaktı, hemen onu da açıklayalım. üzüntülü bir haldeyken ağlamak isterseniz lütfen ağlayın çünkü ağladığınızda stresiniz azalır, bunun sebebi de endorfin salgılamamızdır. bildiğiniz üzere endorfin beynimizde salgılanan mutluluk hormonudur. siz ağladığınızda beyniniz "nötr hale gelmeliyim, bunun için uğraşmalıyım" diyerek harekete geçer. ağlamak bu yüzden rahatlatır. siz ağlarken aslında mutluluk hormonu salgılarsınız aslında.

minik serçe'nin de dediği gibi: "ağlamak güzeldir."
devamını gör...

nicki oku.
devamını gör...

william henry margetson
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük…

ama öyle günlerce, haftalarca, aylarca heyecanla beklenilen, bilmem kaçıncı yıl gazi koşusu’nu birkaç boy farkla kazanmış üç yaş ve üzeri ingiliz yarış atıymışsınız da, o cimriliklerden cimrilik beğenen olmaz olası sahibiniz, sizin sayenizde milyör milyör liraları cukkalayıp; o milyör milyör liralardan sizin payınıza ödül diye yarım kilo havuç* ayırmış gibi, her şeyden bi’haber, farkındalığı düşük bir günaydın değil elbette…

değerli yarışseverlerin, kuponlarına yazmadıkları yetmiyormuş gibi bi de size “eşek” yakıştırması yaptığı ama son 400’e girilirken dış kulvardan yaptığınız atakları görmüşler gibi, bi’de üzerine 2 boy farkla kazandığınız birincilikle, o had bilmez değerli yarışseverlere kuponlarını yırttırırken bundan sapıkça bir haz almışsınız gibi müthişli bir günaydın…

okeyde ara taşlı,
ganyanda karataş’lı bir günaydın…
devamını gör...

müzik dinlemek ve uyumak.
devamını gör...

bence çok kıymetli bir bldirim. biri sizin tanımınızı görmüş hoşuna gitmiş ardından proflinize girip çoğu tanımlarınızı okumuş beğenmiş ve takibe başlamış. üşenmemiş yapmış. çok kıymetli.
devamını gör...

gökhan özen’in sözlüklerde aramaya inanmayan yazarlardan bıkarak çıkardığı muhteşem parça..
devamını gör...

ispanyolca kelebek etkisi anlamına gelen kelime grubu.

aynı zamanda 2001 yılında kurulan bir ispanyol pop rock grubudur.
sevdiğim şarkılarından biri olan por quererte;
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanıyanlar bilir sözlüğün en minik ayaklısıyım. foto atadabilirim atmayadabilirim. belki dmden atarım. çok kararsızım buraya atsam iyi karma da kasarım.. ikna olabilirim her an bilemedim.
devamını gör...

maalesef ki her sözlükte olan bir durumdur yani sadece buraya ait olan bir durum değil bu. şunu bilin ki hangi sözlüğe giderseniz gidin eğer popüler bir kullanıcı değilseniz entryleriniz hiçbir zaman çok fazla oylanmayacak.
devamını gör...

an itibariyle sözlükte olan durum.
hep tırı vırı başlıklar açılıyor diye düşünüyorum.
800 tanımdan sonra sözlük monotonlaşıyormuş.
devamını gör...

yalnızca mutsuz ailelerin çocuklarının girebildiği bir sığınaktır.
devamını gör...

yanlış hatırlamıyorsam , ilk olarak 1994 yılında ortaya çıkan, 1 sene ingilizce hazırlık olarak toplam 4 senelik lise türü. zaten şu anda 4 sene lise, ne farkı var derseniz; o dönem bu lise türü hariç kredili sistem vardı. yani kredileri tamamlarsanız, 2,5 senede de mezun olabilirdiniz.

sonradan ismi ‘yabancı dil ağırlıklı lise’ olarak değiştirildi. ben de sistemin 2. mezunuyum. o dönem eğitim kalitesi iyi olan bir lisede okudum; sonrasındaki eğitim kalitesini bilemiyorum. dil eğitimi iyiydi ama kullanmazsanız körelir hesabı, benim seviye intermediate’ta kaldı.

sonradan isin değişikliğiyle ‘süper’liği de ortadan kalktı. oysa ki superwoman’lar superman’ler yetiştiriyordu*. yazık oldu.
devamını gör...

evli, mutlu, üç çocuklu.
devamını gör...

#694071
vocaroo.com/1lsCRYGBFu4V

bir, sekülerlesen çılgın hafız şiiri. hakikaten çok beğendim. kendisinden rica ettim, o da kırmadı beni sağ olsun, seslendirmeyi denedim.

bayılıyorum ya bu ara böyle deli deli şiirlere. ben de deli deli okumaya çalıştım, umarım cringe olmamıştır.*
devamını gör...

agrasif biri , twitterda insan dövdüğünü düşünüyorum .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim