sivas belediyesinin gelen öneriyi dikkate alarak yaptırdığı tabela. ne kadar güzel fikir ve hoş bir duyarlılık. darısı diğer belediyelere.


sivas belediyesi, veterinerlik fakültesi öğrencisinin kedi yaralanmalarına karşı önerdiği uygulamayı dikkate aldı, kentin birçok noktasına 'kedi çıkabilir' tabelası asıldı.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

buradan

bir yandan da aklıma kastamonu yolunda çıkan ‘daş düşebülü ayı çıkabülü’ tabelaları geldi. *
devamını gör...

how i meet your mother'ı akla getiren tabirdir. lilly barney'e söylerken içiniz rahatlar.
devamını gör...

lütfen bu yapılmasın ya. yazıktır. peçete koy, kâğıt koy ne biliyim bir şey koy katlama güzel kardeşim ya.
devamını gör...

nefsi arıtmak olgunluğa erişmek anlamındadır.
tasavvuf kelime anlamıyla gönlünü allah'a bağlamak demektir. tasavvuf yolu, bir "çile yolu"dur. kaba demir kızgın ateşe sokulmadan şekillendirilemez. nefsi terbiye etmek için iç hesaplamalardan geçmek gerekir.bu uzun ve yorucu yolculukta yaşarken ruhun yanmasına hazır olmak hem cesaret hem de olgunluk gerektirir.
devamını gör...

bilsem bile bilmiyorum derim.olur ki yanlış tarif ederim de bir de bana söver.*
daha iyi bilen çıkar elbet,ona gitsin.*
devamını gör...

pek bir şey yapamıyorum. baş ağrısı, arkasından da bir mide bulantısı geliyor.
devamını gör...

1927 yılında düzenlenen fizik ve kimya konularında toplanan solway konferansından bir fotoğraf. en ünlü isim şüphesiz einstein.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

galoş deyince benim aklıma ilk işler güçler münir ile boomcu onur'un sahnesi geliyor...
(bip'li de olsa bir miktar küfür içermektedir baştan uyarayım!)

ısrarla galoş diyor...


fransızca kökenli bir kelime olan galoş;
özellikle temiz tutulması gereken yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabı üzerine geçirilen ince ve şeffaf korumalık veya tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı *. müze ve sağlık kurumlarında sıkça kullanılır. * *
devamını gör...

yeni yaşımdan başka bir şey vermeyecek ocak bana. istemiyorum da. sağlık olsun yeter.
devamını gör...

onur: honoré de balzac'ın da ismi olan onur, insan ismi olarak kullanılacak kadar türkçeleşmiş ve fransızcadan geçmiş olma ihtimali türk insanının aklına gelmeyecek kadar bizdenleşmiş bir kelimedir.

türkçemizdeki en eski yazılı örneği şemseddin sami'nin 1905 yılında yayımlamanan kamus-ı fransevi adlı sözlüğündedir. orada 'onör' diye geçer, oradan da bugünkü biçimine evrilmiştir.

--- alıntı ---

honneur [fr.]: ... şeref, şan, şöhret, itibar, haysiyet, onör اونور

--- alıntı ---
devamını gör...

(bkz: oblomov)
devamını gör...

2010 yılı. 26 haziran cumartesi. yeni evimizi alalı iki ay olmuş.
öğlen 2 gibi eve geldim.anneme tost yapmasını söyledim. yaptı. çay da demlemiş. onu da içtim. salonda biraz uzandım anne uyursam 7 gibi uyandır beni dedim. bir de banyonun önündeki halıyı değiştirir misin dedim. tamam dedi. en son uyurken üstüme bir pike örttüğünü hatırlıyorum ve beni öptüğünü.
saat 19:15 gibi bir irkilme ile uyandım. gayri ihtiyari evde sadece annem olduğunu düşündüğüm için anne anne diye seslendim. ses yok. odasına doğru yürümeye başladım. o sırada banyo önünden geçerken halıyı değiştirdiğini gördüm.
odasına girdim. ters bir şekilde sanki başı ağrıyormuş gibi yatakta yatıyordu. anne anne dedim ses yok. ters çevirdim gözler kapalı ses yok.
o gün son anne deyişimmiş ona halbuki. uykuda kalp durması ölüm nedeni.
10 seneyi geçti. her gün biraz daha çok özlüyorum. en çokta kara kuzum demesini ve kokusunu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
üşüdüm ya ,bildiğin esiyorr,varen cekatımı giyem üstüme.
devamını gör...

baştan söyleyeyim kimse ile polemiğe girme, kimseyle dost ya da düşman olma amacım yok fakat bir şey bana son derece garip geliyor ki yazmadan edemeyeceğim: ders çalışıp bu konularda sözlükte başlık açmak.

sabah uyanıyorum, bilgisayarı açıyorum bir bakıyorum sol frame tamamen tıp terimleri ile dolu.

gelip niye konuları burada tekrar ediyorsunuz?
insanlar gelip endoplazmik retikulum da neymiş diye buradan mı bakıyorlar?

amacı nedir bir türlü anlayamıyorum.
devamını gör...

her ne kadar siyasal islam ve türevlerinden zerre hazzetmesem de, spekülatif olarak açılmış bir başlık. doğruyu kendi değerlerime göre eğip bükmeyi hiç sevmedim, sevmeyeceğim. zaten bütün bu kutuplaşmanın temelinde her mahallenin başkalarından duydukları ile yorum yapıp taraf olması yatıyor. özetle; ali babacan böyle bir ifade kullanmadı.
devamını gör...

bireyin dışında, bireyden bağımsız olarak bulunan, ama bireyin kendini savunduğu kimi istek ve düşüncelerin üzerine yansıtıldığı gerçek olguların yoksanmasıdır.en yalın haliyle var olan şeyi yok olarak kabul etmek,inkar etmektir.
devamını gör...

bir tanım yazacağım zaman diğer tanımları okur ve yazacağım şey yazılmış mı diye bakarım ve sonuçta birileri benden önce davranıp aklımdan geçeni yazmıştır. kös kös geri dönerim.
devamını gör...

hani nerde, bir günlük ağalık.
devamını gör...

"bir varlığın özlemi iç organların yerine geçtiğinde oldukça rahatsız yaşanıyor" demiş kişi.
devamını gör...

günün on saati bambu kemiren ayıcıklardır.
panda bir ayı türüdür aslında. bu yüzden sindirim sistemleri et yemeye müsaittir ama çok az besin öğesi içermesine rağmen tek besin kaynakları bambudur.
bulundukları bölgede bambular tükenirse açlıktan ölürler.
ve pandalar sonucunda ölüm olsa dahi et yemezler. bunun sebebi de etin tadını algılamalarını sağlayan bir genin evrimsel süreçte kayba uğramış olmasıdır.
yani pandalar kocaman sevimli gövdelerinde çocuk kalbi dışında böyle ilginç bilgileri de taşırlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim