abarttın sanki biraz.
devamını gör...

binlerce karma puanı olmasına rağmen 1 tane rozeti bile olmayan karizmatik yazar.*
devamını gör...

son yıllarda iyice moda olan, "koşullarım bunu yapmaya elverişli değil" anlamında kullanılan ama bence anlatım bozukluğu içeren söz öbeği.

durum, içinde bulunulan tüm şartlar anlamına gelen bir kelime. durumu olmamak şeklinde bir kullanım, içinde bulunulan hiçbir şart olmaması gibi tamamen anlamsız bir yere çıkıyor. bu nedenle maddi durumum yeterli değildi, durumum müsait değildi ya da durumum kötüydü gibi kullanımlar daha uygun gibi görünüyor.
devamını gör...

ösym sınavlarından biriydi sanırım veya aöf sınavları da olabilir. (o kadar çok sınava girdim ki sene kaç, hangi sınav hatırlamıyorum) * o dönem sınavlarda sınıflara duvar saati asılmıyordu ve kol saatiyle sınava girmek serbestti. sınava girdiğimde duvarda bir saat vardı ama bozuk. * kaç dakikam kaldı, ne durumdayım bir fikrim yok. sinirden ve sınav sorularının zorlamasından stres olmuş neden kol saati takmadım diye kendime kızıyorum. sınav bitti. gözetmen kağıtları topladı. neyse ne yapalım, öyle böyle atlattım diye kendimi teselli edip üzerimdeki giysinin kollarını sıvayıp şöyle sıraya sırtımı yasladığımda sol kolumda 2 tane kol saati gördüğüm an içine doğru kahkaha atmanın nasıl bir şey olduğunu tecrübe etmiş oldum. ortam o kadar gergin ki sınıfta nasıl güleyim. eve gidene kadar deli gibi kendime gülmüştüm.

meğer kol saatimin biri kolumdaymış sabah uyandığımda o saati takmak için aramış, bulamamıştım. diğer saatimi koluma takmışım tabi o sınav stresinden ne onu hatırlıyorum, ne görüyorum, ne de kolumdaki iki saatin fiziksel ağırlığını hissedebiliyorum. *
devamını gör...

kelime anlamı dinmeyen fırtına olan, görmeden ölünmemesi gereken, muazzam bir doğa olayı.

venezuela'da catatumbo nehri'yle marakaibo gölü'nün el ele tutuştuğu yerde oluşan bulutların çarpışması sonucu şimşek fırtınası başlıyor. şimşekler yılın 140 veya 160 gecesinde, 10 saat boyunca ve saatte 280 ila 300 kez çakıyor aynı anda.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

parlaklıkları dolayısıyla 400 km öteden görülebilen şimşekler, denizcilere deniz feneri olarak görev yapıyor.
şimşek ve yıldırımlar oluşturdukları elektrik ile havadaki oksijeni ayrıştırır, ozon oluşumunu tetikler. bu sebepten bu alan dünyanın en büyük ozon kaynağı oluyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"...
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili.
...
yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var."

attila ilhan
devamını gör...

tuluat, doğaçlama anlamına gelen arapça kökenli bir sözcüktür. aynı zamanda sahne sanatlatından biridir. sahne sanatı olarak tuluat, bir metne bağlı kalmadan doğaçlama olarak gerçekleştirilen bir sanattır. tuluat geleneksel orta oyunu ile batılı tiyatronun birleşmesi ile meydana gelmiştir. orta oyunu gibi doğaçlama olarak gerçekleştirilir fakat halkın arasında değil sahnede sergilenir.
devamını gör...

kapanışa yakın coldboy robota dönüştü!! şok şok şok.. *
devamını gör...

"türkiye'de deniz var abi kıymetini bilin."
"eee siz de lükse kaçıyorsunuz, ayağınızı yorganınıza göre uzatın."
"eee bizde de aynı fiyat, çarp 9, 10'la aynı fiyat bak."
devamını gör...

(bkz: e biz çıkalım madem siz devam edin)
devamını gör...

özellikle de sokakta yapıyorsa bunu medeniyetten nasibini almamış kişidir.
devamını gör...

10 gr burma bilezik almıştım.. evin bir sürü ihtiyacı.. şimdilerde bu mümkün değil..
devamını gör...

--- alıntı ---

yaşamım utançlarla doludur. insan hayatının ne olduğuna dair bir fikrim yok.

--- alıntı ---

-insanlığımı yitirirken , osamu dazai.
devamını gör...

istedikleri verilmeli :konyanın etrafını duvar ve telle kapat içerde şeriat var özerksiniz de 2 hafta dayanırlarsa namussuzum. 2hafta sonra atatürk e dua ederler.
devamını gör...

halbuse bildirirken güldüren, eğlendirirken düşündüren tanımlar olsa ne kadar güzel olur ama olmayınca olmuyor. insanın canı çekmiyor.
devamını gör...

(bkz: bir gecede aç kaldık)

(bkz: halkların kokoreç kardeşliği)

(bkz: kokoreç siyaset üstüdür)

t : kokoreç dükkanlarının ahıra çevrildiği, kokoreççilerin asıldığı zamandır. adamı mülteci yapacak olan yasaktır.
devamını gör...

gilbert sinoué'nun 1996 yılında le livre de saphir ismiyle yazdığı, 2003 yılında sonat nayman'ın harika çevirisi ile arion yayınları aracılığı ile gökyakut kitap ismiyle yayınlanmış harika bir roman...

bu güzel romandan spoiler vermeden bahsedelim.

roman, bildiğimiz üzere ispanya'da endülüs emevi devleti bir süre hüküm sürdü, yıkıldıktan sona adanın büyük kısmını ele geçiren hristiyanlar, , çok değil birkaç yıl önce fetö ile kol kola olan akp'nin, bugün "en fetö karşıtı biziz!" tavrı gibi, müslümanlık ile dolup taşan kültürü ve müslüman-yahudi nüfusunu yok etmek için ispanyol engizisyonu ile adeta terör saçan bir zaman diliminde geçiyor.

bu zaman diliminde dini konuda aşmış bir amca olan aben baruel ne yazık ki suçlu bulunup diri diri yakıldığı vakit, üç farklı tek tanrılı inanca sahip dostlarına bir adet plan bırakır. nedir bu plan? üç büyük dini kapsayan, olağanüstü güçlere sahip tuhaf bir tablet... aben baruel, öldükten sonra bir papaz, bir haham ve bir şeyhi aynı çatı altında toplamış yetmemiş gibi bir de onun izinden gitmelerini sağlayarak, büyük bir gizemi açığa çıkarmalarını öğütlemiş... e bu üç büyük adam da bu gizemin peşine düşmüş bu güzel kitapta...

kitap güzel olmasına çok güzel, insanı alıp götürüyor, öylesine güzel ve büyük bir gizem var ki, kitabın sonuna dek bu gizem kendini olağanüstü bir biçimde koruyor. kitabın kazandırdıkları zevkten öte şeyler aslında, hristiyanlığın, yahudiliğin ve islamın kendi içerisindeki gizemler, hikayeler ve ritüellere kadar uzanan bir bilgi birikimi çıkıyor ortaya...

amma ve lakin, kitabın birkaç tık eksi kısmı da yok değil. nedir bunlar? misal, hristiyan amca çok *fazla* şefkatli davranırken, şeyh olan müslüman amca kıralım, dökelim keselim kafasında... yahudi amca da pek oralı olmuyor, hissiz gibi resmen... adeta iyi, kötü ve çirkin gibi bir algı var, herhangi bir inanca sahip olmadığım halde rahatsız edici buldum bunu. dahası da var, bir zamandan sonra bazı kısımlar oldukça uzamış, misal ritüel kısımları. tadında bırakmak yerine daha derine, çok daha derine ilerleyerek insanı boğmakla kalmamış, hikayenin gidişatını da baltalamış.

eksi kısımlarına rağmen okumaya değer bir roman
devamını gör...

geçmişte takılı kalmak depresyona, sürekli geleceği kurgulamak anksiyeteye yol açar.
devamını gör...

bir zamanlar keyifli bir haftasonunun başlangıcını müjdeleyen olaydı. cuma günü nispeten erken biten mesai, kitapları bilgisayarı bir koşu eve bırakıp işten arkadaşlarla kahve eşliğinde sohbet etmek demekti. ya da iş çıkışı öğleden sonra ortalık henüz kalabalıklaşmamışken tunalı'ya uzanıp önce biraz gezinmek, pasajlara, kitapçılara girmek, sonra da akşam birkaç arkadaş bir araya gelip sakin bir yere müzik dinlemeye gitmekti. hele bir de önceden alınmış bilet varsa tiyatro saatini beklerken aylaklık etmek iple çekilirdi. o günler yeniden gelir mi bilmiyorum ama her şeyin değiştiğini, başkalaştığını, sonra bizi kendine alıştırdıktan sonra yeniden aynı döngüye girdiğini görüyorum. hayat eksiğiyle, fazlasıyla yolunu bulup akıyor.
devamını gör...

yaşamak istemediğim durum.pandemi döneminde okuduğum korku romanlarını azaltmalıyım belki de.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim