tanım şikayet etme
tanımsız girilere sıklıkla yaptığımdır.
hak ediyorlar.
silinmiyor, boşa çaba. evet cidden silinmiyor.
kendileri bilir. *
hak ediyorlar.
silinmiyor, boşa çaba. evet cidden silinmiyor.
kendileri bilir. *
devamını gör...
hamile kadını takip edip cinsel saldırıda bulunan tacizci
cehennem bombos bütün seytanlar burada.
devamını gör...
ilişkilerdeki sessizlik anları
insanın kanı çekiliyor.
konuş da bitsin bu işkence! *
konuş da bitsin bu işkence! *
devamını gör...
soğuk duş etkisi yaratan anlar
sevgiliye eski sevgilinin ismiyle hitap etmek
devamını gör...
aşk evliliği vs mantık evliliği
aşk ile mantığı karamıyor muyuz?*
mantıklı bir aşk mümkün değil midir gerçekten?
mantıklı bir aşk mümkün değil midir gerçekten?
devamını gör...
sözlük yazarlarının şu anda içtikleri şey
su, bildiğin su. saat olmuş gecenin 03:00'ı ne içilir ki bu saatte başka, ya ümmet-i muhammed?*
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
başlıyorum. işsizim, evet.
@meaksi
hiçbiri. hoşlanmanın güldürülmekle bir ilgisi yok. şehir efsanesi o.
@kedi yiyen fare
acıktırdın. hiç iyi olmadı bu saatte bu.
@orsalesta anafor
1- bu konuda ahkâm kesmek istemiyorum. ancak şunu söyleyebilirim; esas mükemmel olan bana göre yaratıcıdır. yarattıklarına kendi özelliklerinden bazılarını (doğruluk, adalet gibi...) dağıtmıştır yine bana göre. evren de bundan payını birazcık almış sadece.
2- aslında bir yaratıcıyı kabul eden insanlar için tek bir din vardır çünkü yaratıcı tutarsız olamaz, olmamalı. bu nedenle sürekli olarak farklı emirleri din adı altında göndermesi garip olurdu. öte yanda ise insanlar var; her şeyi zamanla bozan, çığrından çıkaran, yozlaştıran... bu nedenle her toplumun tek olan o dini kendi gelenek göreneklerine uydurup bambaşka suretlere soktuğunu düşünüyorum. siyasi partiler gibi aslında biraz da... hani tüzükleri okusanız mükemmeldir ama siyasilerin davranışları tüzüklere uymaz ya... onun gibi işte.
3- özümsemek hayat boyu ondan vazgeçmemek anlamına gelebilir. sadece savunmak ise yarın başka bir görüşe sahip olabileceğiniz anlamına gelebilir. tabii bana göre...
4- nedendir bilmem ama maden tetkik arama genel müdürlüğü'nün müzesini hep çok sevmişimdir.
5- açık konuşmak gerekirse öyle bir yazar yok benim için. çok farklı türlerde yüzlerce kitap okudum ama kafama kazınan "off be! işte buydu." dediğim bir kitap ya da yazar adı veremem gerçekten.
6- piyano, keman, saksafon arasında kalırım sanırım. tercih etmem çok zor olurdu.
7- umutla...
8- bilimsel olurdu. aklımda vardı kuantum fiziğiyle ilgili bir proje ama şimdilik rafta duruyor.
9- kesinlikle hayır. belli başlı bazı özelliklerimiz büyük bir kısmımızda aynı olabilir ama asla bir insan diğerinin kopyası olamaz karakter bakımından. bu nedenle insanlar hakkındaki genellemelerden hoşlanmam.
@lucifer
sana çirkin gibi mi görünüyorum *
@lahmacuncudanterasagelenkurum
o tablonun nasıl bir ortamda yapılmış olduğuna ilişkin birkaç tahmin vardı. bunlardan biri, krakatoa volkanı ile ilgiliydi. depremler ve volkanlar da özel ilgi alanım olduğundan, tablonun gerçekten bu volkanın patlamasından sonra gökyüzünde ortaya çıkan kızıllık nedeniyle yapılmış olması ihtimalinin doğru olmasını umuyorum. zaten tablonun ilk ismi doğanın çığlığı'dır. sonradan çığlık olarak değiştirildi. eğer tabloyu yaparken motivasyonu gerçekten bu doğa olayı ise ressamın, oldukça etkileyici bir görüntü olmalıydı karşısında. bu şartlar altında orada olmak isterdim.
evde bulaşık makinesi yok. yani "seve seve" elde yıkıyorum.
@imperactus
bu soruyu pas geçiyorum. zira bunu bahsi geçen durumdaki kadınlara sormak gerekiyor.
@personanongrata
travma sebebi değil bu durum. hayatın olağan akışında her türlü duyguyu yaşamak var; olumlu ya da olumsuz. illa ki vardır travma yaşayanlar da ama herkes öyle değil tabii ki. reddedilenin genelde erkek olmasının nedeni, bu konularda ilk hamleyi çoğunlukla erkeklerin yapıyor olması. doğruluğu yanlışlığı tartışılır tabii bu ilk hamlenin erkekten gelmesi gerektiği konusunun.
@brigadier
1- benim için güç, bilgidir. bazen sahip olduğunuz en ufak bir bilgi hayatınızı bile kurtarabilir.
2- felsefe ile pek ilgilendiğimi söyleyemem. bu nedenle bu kısmı geçiyorum.
3- bu soruya cevap vermek istemiyorum. nedeni şu; tarihte gelmiş geçmiş tüm liderleri tanımıyoruz aslında. hepimizin tanıdığı çok ünlü isimler dışında liderler de var. hepsini bilmeden bir değerlendirme yapmak yanlış ve haksızlık olur. örneğin büyük asoka'yı birçok kişi tanımaz ama insani yönünün ağır basması sonucu geçirdiği değişim dikkate şayandır bence.
4- ilgi alanım dışında olduklarından pek konuşmak istemiyorum. şimdi ters bir şeyler söyleyip hayranlarının şimşeklerini de üzerime çekmeyeyim *
5- klişe olacak sanırım bunun cevabı; her şeyi aşırı hızlı tüketmek ve sonra tüketecek şey bulamayınca bunalıma girmek. bunun çözümü, değerlerimizi biraz olsun hatırlamak. bir şeyleri yaşamak için çok aceleci olmamak, kıymet verilecek şeyleri iyi seçmek ve bu konuda yanlış ata oynamamak.
6- bir şey için yaşamanın şart olduğunu söyleyemem ama ille de bir isim vermem gerekirse, hedefleri için yaşamalı. hedefler insanı motive ediyor ve hayata bağlıyor bana göre. nasılına gelince; düzgün yaşamalı. hedeflerine ulaşmak için gereken hırsı, başkalarının üzerine basmak için kullanmamalı mesela...
7- aslında genel olarak çok farklı olduğunu düşünmüyorum. sadece bazen gerçekte yaşamak ya da yapmak istediğimiz bazı şeyleri bilinç gerisinde tutup bastırıyoruz ama bu bizi çift kişilikli yapmaya yeterli değil bana kalırsa. her ne kadar sorunun iması o olmasa da...
8- kısa bir cevap vereceğim buna; bence hayır.
@celâli
kadınların da askere gitmesi gerektiğini söyleyebilirim. gerek savunma amaçlı öğrenecekleri şeyler, gerek bazı durumlara maruz kalıp karakter şekillenmesine katkıda bulunmak... bu tür açılardan bakınca bize de gerektiğini düşünüyorum genellikle.
insan öldürmeye gelince... tek başına bir kavram olarak çok korkunç duruyor ama bir düşman olarak düşündüğünüzde ve o düşmanı öldürmeye elinizin varmaması durumunda onun size, sevdiklerinize, vatanınıza yapabileceklerini düşündüğünüzde bakış açısı bir parça değişiyor. maalesef değişiyor, evet. iki ucu pis değnek derler ya, tam da öyle işte!
@meaksi
hiçbiri. hoşlanmanın güldürülmekle bir ilgisi yok. şehir efsanesi o.
@kedi yiyen fare
acıktırdın. hiç iyi olmadı bu saatte bu.
@orsalesta anafor
1- bu konuda ahkâm kesmek istemiyorum. ancak şunu söyleyebilirim; esas mükemmel olan bana göre yaratıcıdır. yarattıklarına kendi özelliklerinden bazılarını (doğruluk, adalet gibi...) dağıtmıştır yine bana göre. evren de bundan payını birazcık almış sadece.
2- aslında bir yaratıcıyı kabul eden insanlar için tek bir din vardır çünkü yaratıcı tutarsız olamaz, olmamalı. bu nedenle sürekli olarak farklı emirleri din adı altında göndermesi garip olurdu. öte yanda ise insanlar var; her şeyi zamanla bozan, çığrından çıkaran, yozlaştıran... bu nedenle her toplumun tek olan o dini kendi gelenek göreneklerine uydurup bambaşka suretlere soktuğunu düşünüyorum. siyasi partiler gibi aslında biraz da... hani tüzükleri okusanız mükemmeldir ama siyasilerin davranışları tüzüklere uymaz ya... onun gibi işte.
3- özümsemek hayat boyu ondan vazgeçmemek anlamına gelebilir. sadece savunmak ise yarın başka bir görüşe sahip olabileceğiniz anlamına gelebilir. tabii bana göre...
4- nedendir bilmem ama maden tetkik arama genel müdürlüğü'nün müzesini hep çok sevmişimdir.
5- açık konuşmak gerekirse öyle bir yazar yok benim için. çok farklı türlerde yüzlerce kitap okudum ama kafama kazınan "off be! işte buydu." dediğim bir kitap ya da yazar adı veremem gerçekten.
6- piyano, keman, saksafon arasında kalırım sanırım. tercih etmem çok zor olurdu.
7- umutla...
8- bilimsel olurdu. aklımda vardı kuantum fiziğiyle ilgili bir proje ama şimdilik rafta duruyor.
9- kesinlikle hayır. belli başlı bazı özelliklerimiz büyük bir kısmımızda aynı olabilir ama asla bir insan diğerinin kopyası olamaz karakter bakımından. bu nedenle insanlar hakkındaki genellemelerden hoşlanmam.
@lucifer
sana çirkin gibi mi görünüyorum *
@lahmacuncudanterasagelenkurum
o tablonun nasıl bir ortamda yapılmış olduğuna ilişkin birkaç tahmin vardı. bunlardan biri, krakatoa volkanı ile ilgiliydi. depremler ve volkanlar da özel ilgi alanım olduğundan, tablonun gerçekten bu volkanın patlamasından sonra gökyüzünde ortaya çıkan kızıllık nedeniyle yapılmış olması ihtimalinin doğru olmasını umuyorum. zaten tablonun ilk ismi doğanın çığlığı'dır. sonradan çığlık olarak değiştirildi. eğer tabloyu yaparken motivasyonu gerçekten bu doğa olayı ise ressamın, oldukça etkileyici bir görüntü olmalıydı karşısında. bu şartlar altında orada olmak isterdim.
evde bulaşık makinesi yok. yani "seve seve" elde yıkıyorum.
@imperactus
bu soruyu pas geçiyorum. zira bunu bahsi geçen durumdaki kadınlara sormak gerekiyor.
@personanongrata
travma sebebi değil bu durum. hayatın olağan akışında her türlü duyguyu yaşamak var; olumlu ya da olumsuz. illa ki vardır travma yaşayanlar da ama herkes öyle değil tabii ki. reddedilenin genelde erkek olmasının nedeni, bu konularda ilk hamleyi çoğunlukla erkeklerin yapıyor olması. doğruluğu yanlışlığı tartışılır tabii bu ilk hamlenin erkekten gelmesi gerektiği konusunun.
@brigadier
1- benim için güç, bilgidir. bazen sahip olduğunuz en ufak bir bilgi hayatınızı bile kurtarabilir.
2- felsefe ile pek ilgilendiğimi söyleyemem. bu nedenle bu kısmı geçiyorum.
3- bu soruya cevap vermek istemiyorum. nedeni şu; tarihte gelmiş geçmiş tüm liderleri tanımıyoruz aslında. hepimizin tanıdığı çok ünlü isimler dışında liderler de var. hepsini bilmeden bir değerlendirme yapmak yanlış ve haksızlık olur. örneğin büyük asoka'yı birçok kişi tanımaz ama insani yönünün ağır basması sonucu geçirdiği değişim dikkate şayandır bence.
4- ilgi alanım dışında olduklarından pek konuşmak istemiyorum. şimdi ters bir şeyler söyleyip hayranlarının şimşeklerini de üzerime çekmeyeyim *
5- klişe olacak sanırım bunun cevabı; her şeyi aşırı hızlı tüketmek ve sonra tüketecek şey bulamayınca bunalıma girmek. bunun çözümü, değerlerimizi biraz olsun hatırlamak. bir şeyleri yaşamak için çok aceleci olmamak, kıymet verilecek şeyleri iyi seçmek ve bu konuda yanlış ata oynamamak.
6- bir şey için yaşamanın şart olduğunu söyleyemem ama ille de bir isim vermem gerekirse, hedefleri için yaşamalı. hedefler insanı motive ediyor ve hayata bağlıyor bana göre. nasılına gelince; düzgün yaşamalı. hedeflerine ulaşmak için gereken hırsı, başkalarının üzerine basmak için kullanmamalı mesela...
7- aslında genel olarak çok farklı olduğunu düşünmüyorum. sadece bazen gerçekte yaşamak ya da yapmak istediğimiz bazı şeyleri bilinç gerisinde tutup bastırıyoruz ama bu bizi çift kişilikli yapmaya yeterli değil bana kalırsa. her ne kadar sorunun iması o olmasa da...
8- kısa bir cevap vereceğim buna; bence hayır.
@celâli
kadınların da askere gitmesi gerektiğini söyleyebilirim. gerek savunma amaçlı öğrenecekleri şeyler, gerek bazı durumlara maruz kalıp karakter şekillenmesine katkıda bulunmak... bu tür açılardan bakınca bize de gerektiğini düşünüyorum genellikle.
insan öldürmeye gelince... tek başına bir kavram olarak çok korkunç duruyor ama bir düşman olarak düşündüğünüzde ve o düşmanı öldürmeye elinizin varmaması durumunda onun size, sevdiklerinize, vatanınıza yapabileceklerini düşündüğünüzde bakış açısı bir parça değişiyor. maalesef değişiyor, evet. iki ucu pis değnek derler ya, tam da öyle işte!
devamını gör...
her sene ramazan ayında oruçsuz olduğu için dayak yiyen ilk kişinin konya'dan çıkması
bu konuda erzurum, trabzon ve konya birbirleri ile yarışıyor diyebilirim. ama konya liderliği kimseye kaptırmıyor vesselam.
artık bu yıldan itibaren diğer şehirlerimizinde bu döngüye girmesini istiyoruz. eyyy yozgat, eyyy çorum duy sesimizi.
artık bu yıldan itibaren diğer şehirlerimizinde bu döngüye girmesini istiyoruz. eyyy yozgat, eyyy çorum duy sesimizi.
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
geceye sürekli bir şeyler bırakmamızın nedeni
sabaha, "neden sürekli geceye bir şeyler bırakıyoruz sorunsalı " olarak editlenecek başlık.
gelelim sorunun cevabına; geceyi gündüz, gündüzü geceye çevirdiğim için bırakmam gereken şeyler geceye denk geliyor, bana gelişi bu.*
(bkz: kafa sözlük'ün gececi yazarları)
gelelim sorunun cevabına; geceyi gündüz, gündüzü geceye çevirdiğim için bırakmam gereken şeyler geceye denk geliyor, bana gelişi bu.*
(bkz: kafa sözlük'ün gececi yazarları)
devamını gör...
laikliğin halka sorulmadan getirilmesi
laikliğin ne olduğunu bilmedikleri ve anlatsan da anlamayacakları için normal bir durum. zaten demokrasi, laiklik, fikir özgürlüğü halka sorulmaz. zorunludur. ve de devrimdir bunlar.
devamını gör...
çağımızın hastalığı
sabahattin ali'nin çok sevdiğim bir sözü vardır: "yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: ‘dünyada neler gördünüz? ‘ dese herhalde verecek cevap bulamayız. koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki…" en büyük sorunlarımızdan birisi de bu aslında. değersiz olanı yüceltip görülmesi gerekene yüz çevirmek. hiç kimseyi dinlemeyip kendimizin dinlenmesini beklemek... kimseyi gönülden sevmeyip sürekli sevilmeyi beklemek...
devamını gör...
18 mart 1915 çanakkale zaferi
18 mart 1915...
çanakkale deniz zaferinin 107. yılındayız.
vatan toprağını tereddüt etmeden savunan nice insan. onlar küçüğünden büyüğüne hepsi bizim atamız, dedemiz, tarihimiz, şanlı zafere bizi layık gören aziz şehitlerimiz.
aslında hiç ölmeyecek olan, daima hatırlanacak olan onlar.
sevdiğini, nişanlısını, annesini, eşini, çocuğunu bırakıp ölüme koşan yiğitler. sırf vatanımız için,toprağımız için, bağımsızlık için...

" çanakkale içinde aynalı çarşı
ana ben gidiyom düşmana karşı, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde bir uzun selvi
kimimiz nişanlı, kimimiz evli, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde bir dolu testi
analar babalar ümidi kesti, off, gençliğim eyvah!
çanakkale üstünü duman bürüdü
13'üncü fırka harbe yürüdü,off, gençliğim eyvah!
çanakkale elinde toplar kuruldu
vay bizim uşaklar orda vuruldu, off, gençliğim eyvah!
çanakkale köprüsü dardır geçilmez
al kan olmuş suları bir tas içilmez, off, gençliğim eyvah!
çanakkale'den çıktım yan basa basa
ciğerlerim çürüdü kan kusa kusa, off, gençliğim eyvah!
çanakkale'den çıktım başım selamet
anafarta'ya varmadan koptu kıyamet, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde vurdular beni
ölmeden mezara koydular beni, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde sıra söğütler
altında yatıyor aslan yiğitler, off, gençliğim eyvah! "
çanakkale deniz zaferinin 107. yılındayız.
vatan toprağını tereddüt etmeden savunan nice insan. onlar küçüğünden büyüğüne hepsi bizim atamız, dedemiz, tarihimiz, şanlı zafere bizi layık gören aziz şehitlerimiz.
aslında hiç ölmeyecek olan, daima hatırlanacak olan onlar.
sevdiğini, nişanlısını, annesini, eşini, çocuğunu bırakıp ölüme koşan yiğitler. sırf vatanımız için,toprağımız için, bağımsızlık için...

" çanakkale içinde aynalı çarşı
ana ben gidiyom düşmana karşı, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde bir uzun selvi
kimimiz nişanlı, kimimiz evli, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde bir dolu testi
analar babalar ümidi kesti, off, gençliğim eyvah!
çanakkale üstünü duman bürüdü
13'üncü fırka harbe yürüdü,off, gençliğim eyvah!
çanakkale elinde toplar kuruldu
vay bizim uşaklar orda vuruldu, off, gençliğim eyvah!
çanakkale köprüsü dardır geçilmez
al kan olmuş suları bir tas içilmez, off, gençliğim eyvah!
çanakkale'den çıktım yan basa basa
ciğerlerim çürüdü kan kusa kusa, off, gençliğim eyvah!
çanakkale'den çıktım başım selamet
anafarta'ya varmadan koptu kıyamet, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde vurdular beni
ölmeden mezara koydular beni, off, gençliğim eyvah!
çanakkale içinde sıra söğütler
altında yatıyor aslan yiğitler, off, gençliğim eyvah! "
devamını gör...
28 nisan 2021 formula 1'in türkiye'ye dönmesi
f1 hastaları için sevindirici haber. podyumda gazoz patlatarak bizi rezil etmeye devam edecekler yani.
devamını gör...
damnatio memoriae
roma hukuku açısından birinin bu cezaya çarptırılması için ya vatana ihanet * etmiş olması gereklidir ya da durumunun devlete karşı işlenmiş suçlar kapsamında değerlendirilmesi lazımdır. kuvvetle muhtemel bu kişi zaten ölüm cezası ile cezalandırılır. ceza yargılaması bitmeden önce ölse dahi bu ceza uygulama alanı bulurdu. tabi burada şu noktayı da atlamamak lazım. bu bir itibarsızlaştırma ve toplumsal bellekten silme kararı olduğu için kişinin aynı zamanda yaptığı tüm hukuki işlemler de bu durumdan etkileniyordu. mesela yaşarken yaptığı bağışlama akdi ölümü sonrası oluşacak tereke vesaire ortadan tamamen kalkıyordu. yani mevzu sadece heykeller, anıtlar, kendisi ile ilgili verilen eserler, tabloların yok edilmesi değildi. geriye dönük olarak hak ve fiil ehliyeti de elinden alınıyordu. tabi birde bu mevzunun politik bir yanı var özellikle bu cezaya çarptırılan imparatorların ve ailelerinin infamis olarak ilan edilmeleri ve mallarına çökülmesi, senatonun bu cezayı bir korkutma ve tehdit aygıtı olarak kullanmasını da beraberinde getirdi. ayrıca mevzunun toplumsal bellek açısından da değerlendirilmesi lazım ki, o da uzun uzadıya ayrı bir tartışma konusu.
devamını gör...
izlenmesi gereken diziler
(bkz: avrupa yakası)
devamını gör...



