füruğ ferruhzad
bir kadın, okumak için iki katı yaşında bir adamla evlenmiş. baskılara dayanamayıp evini terk etmiş, iran'da bekar anneler velayet alamadığı için çocuğunu da.
“kırlardaki kuşların mutluluk şarkılarını duyayım diye,
kaçıyorum senden, senden uzakta açayım diye.”
diyerek düşmüş yola istanbul'a yerleşmiş. evli bir adamın metresi olduğu için de bir kaza sonucu ölünce cenazesi bile yıkanmadan toprağa verilmiş.
yaşamı, doğruları-yanlışları onundur da benim aklıma takılan "günaha birlikte girdiği o adamın cenaze namazı kılındı mı? / insanlar imam sorunca 'iyi bilirdik.' dediler mi?
hayatı boyunca eril toplumda ahlaksızlıkla suçlanan şair, kadın şair, yaşamanın bedelini ödeyen şair...
yine onun sözleriyle füruğ'un isyanı son söz olsun:
“gel, ey erkek, ey bencil varlık
gel, kafesin kapılarını aç
beni bir ömür zindanda tutmuşsan eğer
bari bir anlık olsun serbest bırak.”
“kırlardaki kuşların mutluluk şarkılarını duyayım diye,
kaçıyorum senden, senden uzakta açayım diye.”
diyerek düşmüş yola istanbul'a yerleşmiş. evli bir adamın metresi olduğu için de bir kaza sonucu ölünce cenazesi bile yıkanmadan toprağa verilmiş.
yaşamı, doğruları-yanlışları onundur da benim aklıma takılan "günaha birlikte girdiği o adamın cenaze namazı kılındı mı? / insanlar imam sorunca 'iyi bilirdik.' dediler mi?
hayatı boyunca eril toplumda ahlaksızlıkla suçlanan şair, kadın şair, yaşamanın bedelini ödeyen şair...
yine onun sözleriyle füruğ'un isyanı son söz olsun:
“gel, ey erkek, ey bencil varlık
gel, kafesin kapılarını aç
beni bir ömür zindanda tutmuşsan eğer
bari bir anlık olsun serbest bırak.”
devamını gör...
ağaç kesimi
zamanı geldiğinde kesilmesi gereken ağaçlar vardır. çok yaşlı olduğunda ya da çürümüş olan ağaçların kesilip imalat edilmesine lafımız yoktur ancak bir yere otel dikmek için ya da avm yapmak için kesilen ağaçların haddi hesabı yok günümüzde. dünyaya oksijeni ağaçlar değil de oteller ve avm ler sağlayacak olsaydı allah dünyada avm ve otelleri kendiliğinden yaratırdı.
devamını gör...
sözlükteki nickaltı övücülüğü
övülecek bir şey varsa güzeldir, insanların tanımlarını okuyup farkedilen özellikleri, nitelikleri yazılmalıdır, takdir edilmelidir, övülmelidir de...
ama benim profilime gelip güya nickaltı diye, x yazarın tanımlarını ne kadar hızlı beğendiğimi yazması, "kaç tane" beğendiğimi, saat kaçta beğendiğimi yazması... "benimle ilgili bir şey değildir"
başka bir şey yazmıyorsa özellikle...
gelip benim sayfamda ne kadarda güzel tanımları olduğunun altını çizmektir,
"beni kullanarak"
öncelikle, o kadar beğeni yapmanın farkedileceğini biliyor yazarlar, ve nezaketen, bir zahmet sende onun yazdıklarını oku, bir şey kaybetmezsin, korkma.. oku.. teşekkür etmek istiyorsan, senin yazdıklarını okuduğu için, sende onun yazdıklarını oku, "istiyorsan"
beğenmezsen, neden beğenmediğini yaz neye katılmadığını yaz, eyvallah.. beğenirsende neden beğendiğini yaz ve bir nedeni olsun, var çünkü.. ve onu anla..
okuduğun yazıların, yazarın, sertmi, iyimi, kötümü, komikmi, duygusalmı, objektifmi değilmi.... nasıl yazdığını anla lütfen...
*şu an itibariyle tanımlarımı beğenmiştir, süper yazardır ehe ühe....
*beğeni yağmuruna tutmuştur ehe ühe
*45 tane beğeni yaptı bana.. dikkat dikkat onistanbul bana seri beğeni yaptı ehe ühe..
bunlar nickaltı değildir...
sırf bu yüzden beğeni yapmaya korkuyorum artık, yazar okuyamıyorum...
ama benim profilime gelip güya nickaltı diye, x yazarın tanımlarını ne kadar hızlı beğendiğimi yazması, "kaç tane" beğendiğimi, saat kaçta beğendiğimi yazması... "benimle ilgili bir şey değildir"
başka bir şey yazmıyorsa özellikle...
gelip benim sayfamda ne kadarda güzel tanımları olduğunun altını çizmektir,
"beni kullanarak"
öncelikle, o kadar beğeni yapmanın farkedileceğini biliyor yazarlar, ve nezaketen, bir zahmet sende onun yazdıklarını oku, bir şey kaybetmezsin, korkma.. oku.. teşekkür etmek istiyorsan, senin yazdıklarını okuduğu için, sende onun yazdıklarını oku, "istiyorsan"
beğenmezsen, neden beğenmediğini yaz neye katılmadığını yaz, eyvallah.. beğenirsende neden beğendiğini yaz ve bir nedeni olsun, var çünkü.. ve onu anla..
okuduğun yazıların, yazarın, sertmi, iyimi, kötümü, komikmi, duygusalmı, objektifmi değilmi.... nasıl yazdığını anla lütfen...
*şu an itibariyle tanımlarımı beğenmiştir, süper yazardır ehe ühe....
*beğeni yağmuruna tutmuştur ehe ühe
*45 tane beğeni yaptı bana.. dikkat dikkat onistanbul bana seri beğeni yaptı ehe ühe..
bunlar nickaltı değildir...
sırf bu yüzden beğeni yapmaya korkuyorum artık, yazar okuyamıyorum...
devamını gör...
öd tengri aysar kişi oglı kop ölgeli törümiş
bilge kağanın, kardeşi kül tigin'in ölümü üzerine söylediği sözdür. köktürk anıtlarında geçer.
zaman tanrısı buyurur, insanoğlu hep ölmek için türemiş şeklinde çevrilebilir.
zaman tanrısı buyurur, insanoğlu hep ölmek için türemiş şeklinde çevrilebilir.
devamını gör...
lgbti birey
lezbiyen, gay, biseksüel, transgender, interseks vb. cinsel yönelimlere sahip insanlardır. lgbti bireyi sıradan eşcinsellerden ayıran en önemli özellik politik bilince sahip olmaları ve kamusal hakları için sivil toplum faaliyetlerinde bulunmalarıdır.
devamını gör...
abartılmış lezzetler
boyozdur.
devamını gör...
william harvey
william harvey 'sistemik kan dolaşımı', 'kanın özellikleri' ve 'kanın kalp tarafından vücudun geri kalanına pompalanması' gibi başlıkları detaylıca tanımlamış olmasıyla tanınan bir tıp hekimidir. katkı sunduğu başlıklardan da kolaylıkla anlaşılabileceği üzere harvey anatomiye ve fizyolojiye büyük faydalar sağlamıştır. william harvey'in tıp ve tıp etiği tarihindeki bir diğer önemi ise homoloji açısından pek çok ortaklık barındıran ve günümüzde 'laboratuvar faresi' olarak da bilinen fareleri (ki bu farelerin kullanım şekilleri ve farelerin türleri geçen 4 yüzyılda değişim gösterdi) deney ve gözlemlerinde kullanmış ilk bilim insanlarından biri olmasıdır. yazılı kaynaklara göre william harvey üreme ve kan dolaşımı üzerine gözlemler yapmak için fare(ler)i 30 mayıs 1678 tarihinde kullandı ve bu fareler bilinen ilk laboratuvar farelerinden biriydi(ler). ancak kişisel görüşlerim insanoğlunun gözlemler yapmak aracılığı ile farklı canlıları 17. yüzyıldan, william harvey'den, önce de kullanmış oldukları yönünde. ancak işlerin benim kişisel görüşlerime göre yürümediğini ve yorumlarımızın sağlıklı olması için yazılı kaynaklara dayanmaları gerektiğini başta kendime ardından sizlere hatırlatarak yazımı burda sonlandırmak isterim.
not: william harvey hakkında ileri okumalar için portraits of william harvey
not: william harvey hakkında ileri okumalar için portraits of william harvey
devamını gör...
cahille tartışmak
t: anlamsız ve sonu olmayan bir savaşa girmek.
cahillerin ortak özelliği bağnaz olmalarıdır. yapacağınız tartışmada bilimsel tanımlar bir anlam ifade etmeyeceği gibi dışardan bakan birisi iki aptalın tartıştığını görecektir.
cahillerin ortak özelliği bağnaz olmalarıdır. yapacağınız tartışmada bilimsel tanımlar bir anlam ifade etmeyeceği gibi dışardan bakan birisi iki aptalın tartıştığını görecektir.
devamını gör...
depresyon belirtileri
zorunlu ihtiyaçlar (yemek yemek, tuvalet ve banyo) için bile yataktan çıkamamak. akşama kadar dizi/film izlemek hikaye. hiçbir şeyden zevk alamazsınız. sebepsiz - illa ki bir sebebi vardır ama henüz bulamamışsınızdır - ağlarsınız.
devamını gör...
hayatı sözlük gibi yaşamak
whatsapp ta her gönderilen mesaja nokta koyma.sürekli nokta koyma.
devamını gör...
uludağ sözlük
çifte standartın, torpilin allahı döndüğü gereksiz platform. millet feyk hesap açıp karma yapar, frank lucas denen aktroll korunur, ona laf söyleyenler anında çaylak olur, bel altı başlıklar, eli şeyinde ergenler sol frame’in içinden geçer. cidden artık eskisi gibi tat vermiyor. yani bitti de uzatmaları oynuyor gibi.
zamanında kaliteli yazarları silip trollerle takılıyorlar şimdi. insanın beter olun diyesi geliyor. hiçbir sözlükte kimse cinsel organının görselini çekip atamaz ama uludağ sözlükte birden fazla hesapla bu işlem yapılıyor. vallahi umrumda değilsin uludağ sözlük, haksızlık yaptığın gibi yerin iyice dibini görmen dileğiyle.
zamanında kaliteli yazarları silip trollerle takılıyorlar şimdi. insanın beter olun diyesi geliyor. hiçbir sözlükte kimse cinsel organının görselini çekip atamaz ama uludağ sözlükte birden fazla hesapla bu işlem yapılıyor. vallahi umrumda değilsin uludağ sözlük, haksızlık yaptığın gibi yerin iyice dibini görmen dileğiyle.
devamını gör...
kız istemenin kadınları aşağılaması
yine gelenekselciler toplanmış. kız tarafı kilo kilo altın isteyince yine en çok bunlar ağlıyor. ben anlamıyorum bu ikiyüzlülüğü.
- kızınızı oğlumuza istiyoruz.
- verdik gitti.
arkadaşlar neyi veriyorsunuz? bunun feminist olmakla ya da cihangir solcusu olmakla ilgisi yok. mal mı kadınlar?
bir kadın kiminle evleneceğine kendisi karar verir. sizlerin ya da sizlerin ailesinin o kadının kararına saygı duymuyor gibi bi de ailesinin onayını almanıza zaten gerek yoktur. kız istemiş ama o kim ya bi de size soralım istedik demeye gerek var mı? kızınız beyinsiz o yüzden bi de ailemize biz anlatalım, onun aklı yok çünkü o anlamaz, bakalım siz ne diyeceksiniz der gibi. bi de kızımıza soralım falan diyip biraz medeniyet gördüğünü sanıyor insanlar. sen kızının isteyip istemedigini bilmiyor musun da kızına soruyorsun ayrıca.
bu kadar şova gerek yok. iki aile biraraya gelip tanışabilir çiftler isterse. aileleriniz size saygı duyup oturup bir gün planlayıp yemek organize edemiyorsa ve birbirlerini bu tür cümleler olmadan tanışmıyorsa bunun adı gelenek değil, medeniyet bilmemektir.
hâlâ ben şeyi anlamıyorum. neden gidip aileler efendi gibi oturup tanışamıyor da bunu böyle gürültülü, tuzlu kahveli, gümüş tepsili falan yapıyor. sen çikolatayı gümüş tepsinin içinde götürmediğin için o aile tarafından lanetleniyorsun. bu gelenekse o zaman bu geleneği sorgulamak gerek. bu kadar şova gerek yok evlenmek için dediğim gibi.
kadınların eşlerini seçip ailelerinden izin almadan gidip evlendiği bir ailenin içinde büyüdüm. büyükannem, kızı ve birkaç farklı kadın böyle evlendi. 1980 yılında bile gayet normal görülüyormuş bu durum. hatta büyükannemden başka yılları hesaplayın. ben 5-6 yanındayken o 90 ortalarındaydı. ikinci eşiyle çok uzun yıllar flört edip evlenmiş.
ben mesela şimdi evlenmeye karar versem ailemden izin almadan gidip evlenebiliyorum ve dilersem evlendikten sonra getirip tanıştırıyorum adamı. ve o adam bana ailem seni istemeye gelecek diyor. 40 kişi eve gelecekmiş beni istemeye. ben bunu kabul etmek zorunda olmadigim gibi bir erkeğin benim kadar cesur olmasını istiyorum. benim evliliğim üzerinde herhangi bir insanın söz sahibi olmadığını, beni kimsenin kimseye veremeyeceğini, daha önemlisi bir mal gibi ailemden istenmeyecegimi düşünüyorum. bunu gelenektir diye önüme getiren insanların önüne ailem uzun bir liste koymayı konusuyor. madem gelenek al bakalım bunlar bizim göç ettiğimiz yerin adetleri diye. çünkü insanlar gelenektir geleceğiz diye tutturuyor ve başka kültürlere saygı duymuyor. saçma saçma inatlasiliyor sonra. ne gereksiz şeyler.
kendileri beni isteyince gelenek ama benim ailemin madem öyle al bakalım diyip önce sürdükleri gelenek değil. bu mantıklı geliyor mu size?
yani ikiyüzlülüğe gerek yok. bir insanla 50 yıl beraber yaşamayı planlıyorsunuz ama ailenizi her şeyin içine sokuyorsunuz. biraz dik durun, biriyle evlenmek istiyorsanız evlenin, aileleri çağırın evinize gelsin tanışsın. ailelerin anlaşması o kadar önemli değil. aşiret gibi yaşamanıza gerek yok.
valla bu gelenek diye tutturanlar sahiden az değil. kadın 18 yaşında ailesinin evinden cıkmış, kendi ailesini kurmuş, 6 çocuk doğurmuş, başka şehirde olan ailesini beş yılda bir görmüş ama kendi oğlunun aile kurmasını korku filmi gibi görüyor. gelip oğluyla yaşıyor resmen evliliği. ne kadar ucuz, ne kadar kötü şeyler. aile içinde aile. yemin ediyorum yoruyor bu ülke beni. 50 yıl önce millet görücü usulü evleniyormuş, bunların aileleri 5 yıldır sevişen çift için hâlâ böyle günler planlıyor. valla komiksiniz.
- kızınızı oğlumuza istiyoruz.
- verdik gitti.
arkadaşlar neyi veriyorsunuz? bunun feminist olmakla ya da cihangir solcusu olmakla ilgisi yok. mal mı kadınlar?
bir kadın kiminle evleneceğine kendisi karar verir. sizlerin ya da sizlerin ailesinin o kadının kararına saygı duymuyor gibi bi de ailesinin onayını almanıza zaten gerek yoktur. kız istemiş ama o kim ya bi de size soralım istedik demeye gerek var mı? kızınız beyinsiz o yüzden bi de ailemize biz anlatalım, onun aklı yok çünkü o anlamaz, bakalım siz ne diyeceksiniz der gibi. bi de kızımıza soralım falan diyip biraz medeniyet gördüğünü sanıyor insanlar. sen kızının isteyip istemedigini bilmiyor musun da kızına soruyorsun ayrıca.
bu kadar şova gerek yok. iki aile biraraya gelip tanışabilir çiftler isterse. aileleriniz size saygı duyup oturup bir gün planlayıp yemek organize edemiyorsa ve birbirlerini bu tür cümleler olmadan tanışmıyorsa bunun adı gelenek değil, medeniyet bilmemektir.
hâlâ ben şeyi anlamıyorum. neden gidip aileler efendi gibi oturup tanışamıyor da bunu böyle gürültülü, tuzlu kahveli, gümüş tepsili falan yapıyor. sen çikolatayı gümüş tepsinin içinde götürmediğin için o aile tarafından lanetleniyorsun. bu gelenekse o zaman bu geleneği sorgulamak gerek. bu kadar şova gerek yok evlenmek için dediğim gibi.
kadınların eşlerini seçip ailelerinden izin almadan gidip evlendiği bir ailenin içinde büyüdüm. büyükannem, kızı ve birkaç farklı kadın böyle evlendi. 1980 yılında bile gayet normal görülüyormuş bu durum. hatta büyükannemden başka yılları hesaplayın. ben 5-6 yanındayken o 90 ortalarındaydı. ikinci eşiyle çok uzun yıllar flört edip evlenmiş.
ben mesela şimdi evlenmeye karar versem ailemden izin almadan gidip evlenebiliyorum ve dilersem evlendikten sonra getirip tanıştırıyorum adamı. ve o adam bana ailem seni istemeye gelecek diyor. 40 kişi eve gelecekmiş beni istemeye. ben bunu kabul etmek zorunda olmadigim gibi bir erkeğin benim kadar cesur olmasını istiyorum. benim evliliğim üzerinde herhangi bir insanın söz sahibi olmadığını, beni kimsenin kimseye veremeyeceğini, daha önemlisi bir mal gibi ailemden istenmeyecegimi düşünüyorum. bunu gelenektir diye önüme getiren insanların önüne ailem uzun bir liste koymayı konusuyor. madem gelenek al bakalım bunlar bizim göç ettiğimiz yerin adetleri diye. çünkü insanlar gelenektir geleceğiz diye tutturuyor ve başka kültürlere saygı duymuyor. saçma saçma inatlasiliyor sonra. ne gereksiz şeyler.
kendileri beni isteyince gelenek ama benim ailemin madem öyle al bakalım diyip önce sürdükleri gelenek değil. bu mantıklı geliyor mu size?
yani ikiyüzlülüğe gerek yok. bir insanla 50 yıl beraber yaşamayı planlıyorsunuz ama ailenizi her şeyin içine sokuyorsunuz. biraz dik durun, biriyle evlenmek istiyorsanız evlenin, aileleri çağırın evinize gelsin tanışsın. ailelerin anlaşması o kadar önemli değil. aşiret gibi yaşamanıza gerek yok.
valla bu gelenek diye tutturanlar sahiden az değil. kadın 18 yaşında ailesinin evinden cıkmış, kendi ailesini kurmuş, 6 çocuk doğurmuş, başka şehirde olan ailesini beş yılda bir görmüş ama kendi oğlunun aile kurmasını korku filmi gibi görüyor. gelip oğluyla yaşıyor resmen evliliği. ne kadar ucuz, ne kadar kötü şeyler. aile içinde aile. yemin ediyorum yoruyor bu ülke beni. 50 yıl önce millet görücü usulü evleniyormuş, bunların aileleri 5 yıldır sevişen çift için hâlâ böyle günler planlıyor. valla komiksiniz.
devamını gör...
spontane radyo yayını
en son ne zaman yalan söylemiştim? hatırlayamıyorum gerçekten. error 502. direkt söylüyorum konuşmaktan sıkıldım, me time yapıcam. acı gerçekleri suratlara çarpmak o kadar basit ki, yalanı lüzumsuz kılıyor nezdimde. yanlışlıkla gaddar, püripak bir insan çıktım, yazarken de aksiyonsuz, monoton hayatıma küfredesim geldi. sövecek sözü varmış dilimin.
yeni yalanlarla yeni anılar mı biriktirsek? nope. prensiplerime aykırı. *
yeni yalanlarla yeni anılar mı biriktirsek? nope. prensiplerime aykırı. *
devamını gör...
paralel evrende bugün
yaşadığım dünyada her yer yeşil. evler doğanın içinde ve doğayla uyumlu. geri dönüşüm faaliyetleri çok önemli ve kuralına uygun yapılıyor. yediğimiz her şey doğal. kıyafetlerimiz de sağlıklı ve doğal olan liflerden elde ediliyor. bugün hava güneşli. hazırlanıp iş yerime güneş pili ile çalışan ve doğayla uyumlu uçan motorumla gideceğim.
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
mahlas ismi vererek birini överken bir diğer yazarı üzemem. hoşuma gideni takip ediyorum, hoşuna giden takip ediyor.
devamını gör...
the motorcycle diaries
çok bilinen bir film olmasına rağmen, az tanım girilmiş. tekrar hatırlamak adına ve gündeme düşürmek için tanım yapalım.
türkçeye “motosiklet günlükleri” olarak çevrilen film 2004 yapımıdır.

henüz 23 yaşında tıp fakültesi öğrencisi olan ernesto che guevara ve okul arkadaşı alberto granada’nın 1951 yılında yaptıkları seyahati konu alan filmdir. iki arkadaşın anılarını yazdıkları günlüklerden derlenen film, müzikleri ile de etkileyicidir.
“bir yolculuk, bir ulusun kaderini değiştirdi.”
film, politik olarak che’nin henüz devrimci mücadelede olmadığı dönemi anlatır. iki arkadaşın motosiklet ile tüm latin amerikayı gezmesi, burada halkın acılarını, yaşanan adaletsizliklere tanık olmaları sonucunda, fikren bir değişimin başlamasını konu eder. bu yolculuk sonrası artık che, hayata başka bir açıdan bakmaya başlayacaktır.
yaklaşık 7 ay süren bu seyahatte, kahramanlarımızın başına gelmeyen kalmaz. macerası bol olan filmde anlatılan, iki gencin sosyal ve siyasi anlamda değişimidir.
eski bir film, çok izlendi ancak henüz izlememiş olanlara öneriyorum.
che karakterini ünlü oyuncu gael garcia bernal çok iyi canlandırmıştır. alberto granada rolünü ise, bugünlerde izlenen la casa de papel dizisinde “palermo” karakterini oynayan rodrigo de la serna canlandırmıştır.
iki defa izlediğim ender filmlerdendir.
fragmanı ekliyorum. görüntüler kadar müziklerine de odaklanın derim.
iyi seyirler.
türkçeye “motosiklet günlükleri” olarak çevrilen film 2004 yapımıdır.

henüz 23 yaşında tıp fakültesi öğrencisi olan ernesto che guevara ve okul arkadaşı alberto granada’nın 1951 yılında yaptıkları seyahati konu alan filmdir. iki arkadaşın anılarını yazdıkları günlüklerden derlenen film, müzikleri ile de etkileyicidir.
“bir yolculuk, bir ulusun kaderini değiştirdi.”
film, politik olarak che’nin henüz devrimci mücadelede olmadığı dönemi anlatır. iki arkadaşın motosiklet ile tüm latin amerikayı gezmesi, burada halkın acılarını, yaşanan adaletsizliklere tanık olmaları sonucunda, fikren bir değişimin başlamasını konu eder. bu yolculuk sonrası artık che, hayata başka bir açıdan bakmaya başlayacaktır.
yaklaşık 7 ay süren bu seyahatte, kahramanlarımızın başına gelmeyen kalmaz. macerası bol olan filmde anlatılan, iki gencin sosyal ve siyasi anlamda değişimidir.
eski bir film, çok izlendi ancak henüz izlememiş olanlara öneriyorum.
che karakterini ünlü oyuncu gael garcia bernal çok iyi canlandırmıştır. alberto granada rolünü ise, bugünlerde izlenen la casa de papel dizisinde “palermo” karakterini oynayan rodrigo de la serna canlandırmıştır.
iki defa izlediğim ender filmlerdendir.
fragmanı ekliyorum. görüntüler kadar müziklerine de odaklanın derim.
iyi seyirler.
devamını gör...
elektromanyetik alan teorisi
bu konuda ilk teorileri ortaya atan james clerk maxwell'dir.
elektrik - elektronik mühendisliğinin günümüz uygulamalarının temeli çoğunlukla bu teoriye dayanır. idrak etmesi zordur ve zaman alır ancak uygulamaları zevklidir.
elektrik - elektronik mühendisliğinin günümüz uygulamalarının temeli çoğunlukla bu teoriye dayanır. idrak etmesi zordur ve zaman alır ancak uygulamaları zevklidir.
devamını gör...
toblerone davası
isveç sosyal demokrat parti başkanı mona sahlin, birgün markette alış veriş yapar ve eve giderken marketten çok sevdiği çikolata olan toblerone almadığını fark eder. başka bir marketin önünde durup marketten toblerone alır. fakat harcamayı dalgınlıkla şahsi kredi kartından değil devletin kendisine tahsis etmiş olduğu kredi kartından yapar.
aradan belli bir zaman geçince maliye müfettişleri konuya el atar. hakkında devleti zarara uğratmaktan soruşturma açılır. bütün mal varlığı incelenir. açılan davaları kazanır ve temize çıkar.
dünya siyaset tarihine damgasını vurmuş olan bu olay siyasi ahlak için en güzel örneklerden biridir.
aradan belli bir zaman geçince maliye müfettişleri konuya el atar. hakkında devleti zarara uğratmaktan soruşturma açılır. bütün mal varlığı incelenir. açılan davaları kazanır ve temize çıkar.
dünya siyaset tarihine damgasını vurmuş olan bu olay siyasi ahlak için en güzel örneklerden biridir.
devamını gör...


