ceza hukukçusu prof. ersan şen isimli şahısın söylemidir.
sana hukuk diplomasını veren adalet sistemine ben ne deyim.
asker zoruyla eve girip aşı yapılsın mış mış. kim konuşturuyor lan bunları..
kaynak
devamını gör...

şahsen, kitabı okuduktan sonra filminin çıkacağını duyduğumda kitabın vereceği etkiyi vereceğini düşünmüyordum çünkü kitaptan uyarlanan filmler genelde etkisini kaybeder düşüncesindeydim. ama beni yanılttı. film en az kitap kadar güzeldi -elbet kitap kadar ayrıntılı değildi- izlediğim en iyi kitaptan uyarlanan filmler arasında diyebilirim. ve son olarak bir alıntı yapmak istiyorum "call me by your name and i'll call you by mine."
devamını gör...

telefonu değiştirdim numaralar silinmiş.
devamını gör...

paranormal olup olmadığını bilmediğim bir hikayemi anlatayım bende o zaman. çünkü delinin tekiyim gerçek olup olmadığı konusunda emin değilim. neyse.
bir gün gece 4 buçuk 5 gibi uyanmıştım. su içtim geri yattım. yarım saat sonra felan kulağımda karışık garip sesler çınlamaya başladı. çok kısık bir şekilde erkek sesi geliyor bir kadın sesi ise onu bilerek bastırıyormuş gibi çok hırçındı. defalarca kalk diye tekrarladı sanki bir an önce uyanmamı ister gibi. sol kulağımda bir acıyla açtım gözlerimi. ağlayarak uyanmıştım, elim ise direkt sol kulağıma gitmişti. hafif bir kırmızılık gördüğümde çok korkmuştum. tabi ben feryat figan bağırırken annem odama çoktan dalmıştı. kulağımın arkasının çizildiğini söylediğinde iyice tırsan ben hava iyice aydınlanana kadar gözümü kırpmamıştım. garipti.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

jean-christophe grange tarafından yazılan, 2012 yılında ilk baskısı yapılan, polisiye-gerilim türündeki roman. başkomiser olivier passan, japon karısı naoko'yla boşanmanın eşiğindedir. bu arada fransa'nın seine-saint-denis ilinde vahşi cinayetler işlenmektedir. katil, hamile kadınların karınlarını yarıp, çıkardığı fetüsleri yakmaktadır. grange bu kez fransa da başlayan bir hikayeyi japonya da bitirerek tüm okuyucuları yine ustalıkla ters köşe yapmayı başarıyor.
devamını gör...

evrim teorisi karşıtı dincilerden daha tehlikelidir.**

bunların en güzel örneği şu, dezavantajlı ve azınlık gruplar hakkında* evrimsel olarak şöyleler, genetik olarak bu konuda başarısızlar, doğaları böyle* bik bik diye öten, kaynağı göt olan iddiaları ortaya atan tiplerdir.
hatta geçenlerde sözlükte bence evrimsel olarak kadınlar rererö diyen bir pekin ördeği vardı yanlış hatırlamıyorsam.
şu cümleye iyi bakın: "bence evrimsel olarak", "bence" ve "evrimsel olarak"...
bu ikisini akademik bir ortamda dile getirse t...k oğlanı olacak halbuki haberi yok.*

şunu iyi idrak etmek gerekiyor: evrim dediğiniz şey öyle, tanrı gibi her şeye kılıf ve kaynak olarak gösterebileceğiniz belirsiz, ucu açık bir kavram değil. evrim bilimsel bir olgu ve kaynaklık ettiği iddialar da en az kendisi kadar bilimsel olmak zorunda.
bu konuda hatırı sayılır bir eğitim almamış hiç kimse bu konu hakkında kıçından tespit uydurmamalı ve uyduramaz da zaten; her şeyden önce etik değil bu.
"bence" diye söze başlayıp milyonlarca yıllık biyolojik süreçler hakkında yardıran arkadaşın da odtü'de profesör olmadığı herkesin tahmin edebileceği bir şey.*
(küçük bir not: burada bahsettiğim şey, yorum yapmamak değil. elbette ki insan okuduğu, gördüğü şeyler hakkında yorum yapacak ama önemli olan bunu uzman olmadığı konularda işin gurusuymuş gibi yapmaması. hele ki ayrımcı fikirlerle.)*

yalnız o değil de, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama bu, evrimsel süreci kendi saçma inanç ve düşüncelerini meşrulaştırmak için kullanan güruh yüzünden evrim ve genetik yeni bir din olmak üzere ki bunun ucu çok pis yerlere çıkabilir. zamanında bilim adı altında kafa tası ölçümlerinden veya beyin büyüklüğünden üstün ırk, cins, millet bilmem ne tespiti gibi akla ziyan uygulamalar vasıtasıyla ne boklar yendiği hepimizin malumu.

son olarak şunu belirteyim: eğer gerçek bir uzmanın bu tür mecralardaki kahvehane teorisyenlerinden ne kadar farklı olduğunu merak ediyorsanız gidip iyi bir üniversitenin ilgili bölümlerinden birinde bir derse konuk olabilirsiniz. *
devamını gör...

hayırlısı böyleymiş.
devamını gör...

öğretmenliğe başladığım ilk yıllarda bir öğrencimde rast geldiğim tuhaf ve üzücü bir altyapısı olan takıntıdır.

yeni bir öğretmen olduğum için dev bir okulda sadece dokuzuncu sınavlara derse girerek bir sene geçirdim. on tane dokuzuncu sınıf okuturken karşılaştığım en ilginç hikayelerden biridir inek bağımlılığı.

ilk kompozisyon dersinde öğrencilerin yazdıklarını sıkılarak okurken aslında hiçbir tuhaflık çarpmadı gözüme ama dönem ilerledikçe yazdırdığım her konu başlığına inekler ile ilgili bir kompozisyon yazan öğrenci dikkatimi çekti.

konu başlığı ne olursa olsun öğrencim sadece ineklerle ilgili bir yazı yazıyordu. mesela teknoloji başlığını verdiğim zaman ahırın kapısına taktırdıkları sensörden bahseden öğrencim konu başlığı trekking olunca otlatmaya çıkardığı inekleri anlatıyordu. temizlikten dem vursak ineklerin ve ahırın temizliğinden, kişisel gelişimden bahsetsek ineklerle konuşmanın yararından parçalar okuyordum öğrencimin kaleminden.

rehber öğretmen arkadaşımla konuşmaya gittiğimde şöyle bir hikaye ile karşılaştım. bu öğrencimin anne ve babası bir trafik kazasında hayatını kaybedince çocuk köyde babaanne ve dedesi ile yaşamaya başlar. dedesi ve babaannesi çok yaşlı insanlar olduğu ve çocuk da pek arkadaş edinemediği için öğrencimin tek dünyası bakımını üstlendiği ve arkadaş olarak gördüğü inekler olur.

dört sene boyunca her yazısında ineklerden bahsetmeye devam etti öğrencim. inek bağımlığı bitmese de daha eğlenceli bir yöne evrildi. sınıf arkadaşları bu sefer ne yazdı diye merak etmeye başladı zamanla ve inek bağımlılığı sayesinde arkadaş edinmeye başladı öğrencim.

hala inekleri var meslektaşımın ve artık sınıfta öğrencilerine ineklerinden bahsediyor.
devamını gör...

edebiyatsever ve her tanımı ayrı güzel olan, takip edilesi yazarımız.
yeni yılda her şey gönlünce olsun güzel insan.
devamını gör...

--- alıntı ---

kardiyak senkop, kalp debisindeki(atım hacmi) ani düşüşe bağlı olarak gelişen yetersiz beyin kan akımına bağlı geçici şuur kaybı olarak tanımlanır.

--- alıntı ---

kısaca bayılma.
devamını gör...

sen anlamazsın.
devamını gör...

bir sorun olduğunda zaten çözer diye düşünülür kolay kolay kimse yardım eli uzatmaz bu insanlara. gerçi uzatan olursa da ben hallederim derler genellikle. dünya başlarına yıkılsa en iyi şekilde hazırlanır hiçbir şey olmamış gibi işe giderler bir gün sonra. dünya’da en az hacmi kaplayan insanlar olduklarını düşünüyorum.
devamını gör...

küfür etmemek elde değil böyle insanlara.
yaklaşık birkaç ay önce gözünde enfeksiyon olan bir kedi buldum. tedavisini yaptırdım, iyileştirdim ve bir yakınımıza sahiplendirdim. bugün aldığım mesajda köpek sahiplendiklerinden ve kedinin "çok tüy dökmesinden" dolayı kediyi geri vermek istediklerini söylediler. 2. kedilerini de sokağa atmışlar. işleri güçleri şov. 2 fotoğraf çekinip sosyal medyada paylaşmak için hayvan sahipleniyorlar.
benim aklım almıyor. o hayvan sana alıştı seni evi yaptı. senin ne hakkın var hayvanın psikolojisiyle oynamaya?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"ben bir şair olsaydım eğer,
cümle cümle vururdum seni.
her noktasında dururdu kalbin !..
ben bir şair olsaydım eğer,
öyle bir şiir yazardım ki sana sevgili ;
harflerine asardın kendini…"
murathan mungan
devamını gör...

hayriye hanım karakterini oynayan güven hokna'nın yerel seçimlerde dsp' den"aman ağzımızın tadı kaçmasın üsküdar" sloganıyla belediye başkanı adayı olması olayını hala aşamıyorumdur.
devamını gör...

- nikin var mı?
nikimyok: nikim yok
devamını gör...

bir arundhati roy kitabıdır.

2007 yılında man booker ödülünü kazanan bu roman kazandığı tüm ödüllerden bağımsız olarak her türlü övgüye ve saygıya sonuna kadar layıktır benim gözümde. hem de yazarın edebi yeteneğine, kurgusuna ve anlatım becerilerine bile bakmaya gerek görmeden. abartı gibi gelebilir bu yazdıklarım ama bu kitap sadece yazıldığı için bile saygıyı hak ediyor.

böyle bir romanı ancak hintli bir yazar yazabilirdi dersem kimseye haksızlık yapmış olmam sanırım. küçük şeylerin tanrısı. kitabın sadece ismi bile insanı kitabı satın alıp okumaya ikna etmek için yeterli. isimleri güzel olan kitapları seviyorum.

aslında klasik bir fakir oğlan zengin kız konusu üzerinde dönüyor kitap ama yazar o kadar kendine has, o kadar büyüleyici bir şekilde anlatmış ki bu dinleye dinleye bıktığımız hikayeyi sayfalar ilerledikçe sanki her şeyi ilk kez duyuyormuş gibi hissediyor okur.

yasak bir aşkın bir aileyi yer ile yeksan etmesini anlatırken yazar sanki okurun yanına oturup bu hikayeyi bir ninni söyler gibi sadece o an kitabı elinde tutan kişiye aktarıyor.

sanki arundhati roy küçük şeylerin tanrısı.
devamını gör...

salı günü şili'den gemiye katılıyorum. hazırlıklar başlasın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük rozetlerine, yazarların istedikleri şekilde değerlendirebileceği boş bir rozet eklenebilir ya da onun yerine rozet bölümüne istediğimiz şeyi koyabileceğimiz bir seçenek mesela.

tanım: dikkate alınıp alınmadığını merak ettiğim öneriler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim