türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
bilim ve sanat itibar görmediği toplumu terk eder.
- ibn-i sina.
- ibn-i sina.
devamını gör...
sevgili arsız ölüm
bu romanı belli bir kalıba sokmak, işte bu türe girer deyip bir etiket yapıştırmak gerçekten çok zor. zira, lamba şişesi kadar bir kızcağızın gelenek görenekler, batıl inanışlar, aile ve çevre baskısı altında büyümesinin, sancılı öyküsü sevgili arsız ölüm.
bu haliyle psikolojik; ailenin değişimi, kente göçü ve çevre ile etkileşimleri dolasıyla sosyolojik içerikli olduğunu söyleyebiliriz.
köyün birinde başlar hikayemiz, sıkı sıkıya bağlıdır eskiye sakinler. her şey onlar için yabancıdır, bu bazen bir otobüs, bir tulumba ya da okula atanan bir öğretmen olabilir.
kuşku ve korku içlerine sinmiş bu insanlar içinde büyüme mücadelesi verir dirmit. ne yapsa aykırıdır, otu, böceği dost edir, yapayalnız dünyasını onlara anlatır, onlarla avunur.
anne atiye, beceriklidir çokça. kendi yöntemleri ile ayakta tutmaya çalışır aileyi. yine rehberi batıl inançları,gelenekten gelen değerleridir.ne çocuklarından ne de kocasından değer görmektedir öte yandan.
baba figürü daha zayıftır; kişiliğinin oturmamış olduğu açıktır. yeni bir nesneye, siyasete ya da tarikata verir kendini.çevresinin her değişiminde ailesini de o çevreye uydurmaya çalışsa da yine kendi kabuğunda yaşamayı sürdürür.yeşil kitaplarıyla köşede oturan bir adama dönüşür zamanla.
diğer çocuklar ve onların da hayat mücadelelerini de izleriz kitapta.
latife tekin, anadolu’daki adetlere
değinir, yöresel sözcükler kullanır köpek karı gibi; motiflerden, otlardan da bahseder.
elti eltiye küstü( motif)

kuşkuş otu

her anlatı yeni bir maceradır, şimdiye kadar okuduklarımın hiçbirine benzemiyor; dili, şiirsel anlatımı, kurgusu ile.
bu yüzden ikinci kez bitirilen kitaplarım arasına aldım onu.
kendi öz değerlerimi, dilimi ve birlikte doğup büyüdüğüm insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim. elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır.
latife tekin
bu haliyle psikolojik; ailenin değişimi, kente göçü ve çevre ile etkileşimleri dolasıyla sosyolojik içerikli olduğunu söyleyebiliriz.
köyün birinde başlar hikayemiz, sıkı sıkıya bağlıdır eskiye sakinler. her şey onlar için yabancıdır, bu bazen bir otobüs, bir tulumba ya da okula atanan bir öğretmen olabilir.
kuşku ve korku içlerine sinmiş bu insanlar içinde büyüme mücadelesi verir dirmit. ne yapsa aykırıdır, otu, böceği dost edir, yapayalnız dünyasını onlara anlatır, onlarla avunur.
anne atiye, beceriklidir çokça. kendi yöntemleri ile ayakta tutmaya çalışır aileyi. yine rehberi batıl inançları,gelenekten gelen değerleridir.ne çocuklarından ne de kocasından değer görmektedir öte yandan.
baba figürü daha zayıftır; kişiliğinin oturmamış olduğu açıktır. yeni bir nesneye, siyasete ya da tarikata verir kendini.çevresinin her değişiminde ailesini de o çevreye uydurmaya çalışsa da yine kendi kabuğunda yaşamayı sürdürür.yeşil kitaplarıyla köşede oturan bir adama dönüşür zamanla.
diğer çocuklar ve onların da hayat mücadelelerini de izleriz kitapta.
latife tekin, anadolu’daki adetlere
değinir, yöresel sözcükler kullanır köpek karı gibi; motiflerden, otlardan da bahseder.
elti eltiye küstü( motif)

kuşkuş otu

her anlatı yeni bir maceradır, şimdiye kadar okuduklarımın hiçbirine benzemiyor; dili, şiirsel anlatımı, kurgusu ile.
bu yüzden ikinci kez bitirilen kitaplarım arasına aldım onu.
kendi öz değerlerimi, dilimi ve birlikte doğup büyüdüğüm insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim. elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır.
latife tekin
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
sırt çantasını çıkartmayıp 2 kişilik yer kaplayanlar bunların başında gelir.
bir de kapıya dayanıp kulağında kulaklıkla yüksek ses müzik dinleyen bir tayfa var. o ne zaman izin verirse o zaman inebiliyorsun otobüsten.
bir de kapıya dayanıp kulağında kulaklıkla yüksek ses müzik dinleyen bir tayfa var. o ne zaman izin verirse o zaman inebiliyorsun otobüsten.
devamını gör...
bitaraf olan bertaraf olur
kutuplaşmalarda tarafsız kalmak isteyenlere sopa göstermektir.
abd başkanı bush'un da 11 eylül saldırılarından sonra "ya bizimlesin ya bize karşı" söylemi de buna benzer anlamda bir cümledir.
hapishane konulu holywood filmlerinde, hapishaneye giren toy kendi başına takılırsa hayatta kalamayacağını, eziyet göreceğini veya tecavüze uğrayacağını anlayarak kendisine en yakın gruba girmek ister. american history x filminde örneğini görebiliriz. zannımca böyle bi şeydir.
abd başkanı bush'un da 11 eylül saldırılarından sonra "ya bizimlesin ya bize karşı" söylemi de buna benzer anlamda bir cümledir.
hapishane konulu holywood filmlerinde, hapishaneye giren toy kendi başına takılırsa hayatta kalamayacağını, eziyet göreceğini veya tecavüze uğrayacağını anlayarak kendisine en yakın gruba girmek ister. american history x filminde örneğini görebiliriz. zannımca böyle bi şeydir.
devamını gör...
eladar the dark
sitede takip ettiğim tek entel. entellere olan öfkem ve nefretimi anlatmaya gerek yok.
ıyy süveter kazak giymiş tdk gönül elçisi olarak -de ayrı hocam diyen bi sürü google makale kopyalayıcısı.
ama bu arkadaş farklı. entel dantelliğin hakkını veriyor. arada bi linçleyip sonra dayıyorum favoriyi. kafası karışsın kafi sısısıs.
netice olarak trollüz biz. meslek belli. bi entele teslim olmak benlik bişi değil hem kolay değil o işler öyle cicim.
ama senin her an biyerlere kaybolma ihtimalin canımı sıkıyor. beni planlamacı yaptı. uyku düzenin çok afedersin bok gibi.
gecenin dördünde entry girme ihtimalin, sinirimi bozuyor. o saatte ‘normal insanlar’ gibi uyuyorum. normal olmak lazım-mış.
ne anlattı acaba bu diye zırtpırt seni, senin uyuduğun saatlerde sitede arayıp bulmak.. yani bu süreç üzüyoo beni.
basitlikten yanayım. gece 12-1 olduğunda yum o gözleri.
hoşçakal beybili.
ıyy süveter kazak giymiş tdk gönül elçisi olarak -de ayrı hocam diyen bi sürü google makale kopyalayıcısı.
ama bu arkadaş farklı. entel dantelliğin hakkını veriyor. arada bi linçleyip sonra dayıyorum favoriyi. kafası karışsın kafi sısısıs.
netice olarak trollüz biz. meslek belli. bi entele teslim olmak benlik bişi değil hem kolay değil o işler öyle cicim.
ama senin her an biyerlere kaybolma ihtimalin canımı sıkıyor. beni planlamacı yaptı. uyku düzenin çok afedersin bok gibi.
gecenin dördünde entry girme ihtimalin, sinirimi bozuyor. o saatte ‘normal insanlar’ gibi uyuyorum. normal olmak lazım-mış.
ne anlattı acaba bu diye zırtpırt seni, senin uyuduğun saatlerde sitede arayıp bulmak.. yani bu süreç üzüyoo beni.
basitlikten yanayım. gece 12-1 olduğunda yum o gözleri.
hoşçakal beybili.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
benim için sohbet etme fırsatı bulduğum, güzel bir enerji yakaladığımı düşündüğüm tüm yazarlardır. genel olarak da tüm sözlük ahalisini severim. hepiniz benim bebeklerimsiniz..
sürekli iştahımı açan pastirmalicorekim, nükleer kraliçem umurumda bile olmaz nükleer denemelerim, sesiyle büyüleyen quinnim, avrupalı soydaşım kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası cancağızım, kedi anası elma kurdum, hepimizin üye olduğunu var saydığım yaprak sarma fan kılapcığım, naif sürpriziyle kalbimi ısıtan rujum olmadan asla arkadaşım, benim gibi ekşi olan kuzguncuktaki vişnem, merdumgiriz_ dostum bunlardan bir kaçı..
unuttuğum vardır elbet şimdiden affola.. ilk etapta akla gelenleri sıralamak istedim. bazen insan duymak, okumak ister..
sürekli iştahımı açan pastirmalicorekim, nükleer kraliçem umurumda bile olmaz nükleer denemelerim, sesiyle büyüleyen quinnim, avrupalı soydaşım kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası cancağızım, kedi anası elma kurdum, hepimizin üye olduğunu var saydığım yaprak sarma fan kılapcığım, naif sürpriziyle kalbimi ısıtan rujum olmadan asla arkadaşım, benim gibi ekşi olan kuzguncuktaki vişnem, merdumgiriz_ dostum bunlardan bir kaçı..
unuttuğum vardır elbet şimdiden affola.. ilk etapta akla gelenleri sıralamak istedim. bazen insan duymak, okumak ister..
devamını gör...
dindarları cahil yobaz gerici sanmak
provokatif bir başlık. hoş yazarın amacı da bu zaten. şahsen kim din diye neye inanırsan inansın hatta en radikal şekilde inansın saygı duyarım. kişi ineğe de tapar, dindardır. güneşe, aya, eşeğe vs. inansın beni ilgilendirmez. burada bahsi geçen islam dini için de geçerli bu. cehaleti de kendisini ilgilendirir. yobaz ve gerici tanımı içerisine girmek için kendi inancını başkalarına dayatmak, tek doğru olarak addedip yaşam ve düşünce alanlarını kısıtlamaktır esas şart olan. inancı ne olursa olsun yukarıda çizdiğim çerçevede yaşayan gerçek dindarların toplum tarafından her daim saygı göreceğini düşünüyorum. dolayısıyla dindar bile olmayıp sadece retorik bağlamda islamcı olanların yobaz olduğu ve toplumdan dışlanması gerektiği de bir gerçek. artık bırakın islamın yakasını sata sata tükettiniz. namaz kılmazlar, ateist olana kafayı takarlar. kokain çekerler, alkol alana kafayı takarlar. sözde fetva ve dini referanslarla her türlü iğrenç zinayı yaparlar, sokakta öpüşene karışırlar. erkek çocuklarına tecavüz ederler bir kereden nolacak derler.. işte bunlar islamsız, allahsız islamcı yobazlardır. tek tanrıları para ve konumdur.
devamını gör...
kelebek ömürlü başlık
bu başlık da onlardan birisi olmasın diye destek tanımı girdim efendim.
devamını gör...
kitap hediye notu
en güzellerine sahaflardan yahut ikinci el kitapçılarda rastlanması mümkün olan notlardır. bir seferinde turgut uyar'ın büyük saat'inin 1. baskısına denk gelmiştim. içinde hediye eden beyefendinin düştüğü bir not vardı, o notu hatırlamıyorum. fakat beni en çok etkileyen ve yıllardır aklımdan çıkmayan notun altına düşülen yer bilgisiydi. tarih atılmış ve şöyle yazılmıştı: "aynı duvarın dibinde". kafamda onlarca hikaye uydurmuştum. acaba o duvar hangi duvardı, hala aynı duvarın dibinde miydi? neler neler... öyle sevmiştim o notu. kitabı en çok o not için almak isterdim fakat 150 liraydı. o zamanki öğrenci halim için çok pahalı gelmişti, alamamıştım. şimdi düşününce başkasına ait bu kadar mahrem bir şeye, -onu çok sevmiş ve ona çok iyi bakıp, o sırrı saklayacak olsam bile- sahip olmam doğru olmazdı gibi geliyor.
devamını gör...
dünyanın en kısa fıkrası
iki kadın sessizce oturuyorlarmış.
devamını gör...
geceye bir alıntı bırak
devamını gör...
veda edememek
dönüşü olmayan bir yere gidiyorsa giden çok ağır olandır.
sabah denize gidiyorum akşam görüşürüz diye çıkıyorsa mesela evden.
üzerinden 2 saat geçiyor geçmiyor 'o kayboldu' diyen bir telefon alıyorsanız.
6 saat sonra bulundu başka bir sahilde karaya vurmuş diyorlarsa. (sahi karaya vurmak ne demekti? günlerce kulağımda yankılandı bu cümle. kayboldu telefonu geldiğinde koca adam nasıl kaybolur yahu demiştim iyi baksınlar sağa sola diye. gözümü her kapadığımda biri kaybolmuş diye bağırıyordu. başka biri karaya vurmuş. günlerce hatta aylarca devam etti bu böyle.)
akşam eve yığınla insan geliyorsa ve içlerinde bir tek o olmuyorsa.
veda edememek...
o zaman hiç düşünmemiştim bunu.
veda edemedik sahi değil mi?
veda etmeden gittin ve üstüne üstlük akşama geleceğim dedin.
işte veda edememek benim için budur.
birinin geleceğim deyip bir daha hiç gelmeyişidir.
sen hep beklersin... ben hep bekledim...
sabah denize gidiyorum akşam görüşürüz diye çıkıyorsa mesela evden.
üzerinden 2 saat geçiyor geçmiyor 'o kayboldu' diyen bir telefon alıyorsanız.
6 saat sonra bulundu başka bir sahilde karaya vurmuş diyorlarsa. (sahi karaya vurmak ne demekti? günlerce kulağımda yankılandı bu cümle. kayboldu telefonu geldiğinde koca adam nasıl kaybolur yahu demiştim iyi baksınlar sağa sola diye. gözümü her kapadığımda biri kaybolmuş diye bağırıyordu. başka biri karaya vurmuş. günlerce hatta aylarca devam etti bu böyle.)
akşam eve yığınla insan geliyorsa ve içlerinde bir tek o olmuyorsa.
veda edememek...
o zaman hiç düşünmemiştim bunu.
veda edemedik sahi değil mi?
veda etmeden gittin ve üstüne üstlük akşama geleceğim dedin.
işte veda edememek benim için budur.
birinin geleceğim deyip bir daha hiç gelmeyişidir.
sen hep beklersin... ben hep bekledim...
devamını gör...
cesaretim olsa yaparım denen şeyler
boy seviyesinden ileride yüzerdim. o ayaklar ihtiyaç duyduğumda yere değecek :/
devamını gör...
terapi yerine geçebilecek şey
dışarıda fırtına koparken cam kenarında kahve içip kitap okumak.
devamını gör...
yaşam ile ölüm arasında şu dönem bir fark kalmaması
yaşam ile ölüm arasında var olan çizginin artık bir şey ifade etmemesi durumudur.
devamını gör...
direkt samimileşen insan
açık, dürüst iletişim kuran insanlardır. normalde olduğu gibilerdir. bir de gevezedir*. karşılarındakini de kendileri gibi varsayarlar. siz öyle değilseniz devam etmezsiniz. maalesef kandırılmaya da açıktırlar. onlara tavsiyem; somut kişisel bilgilerini paylaşmamalarıdır. onun dışında laflıyoruz işte, büyütecek bir şey yok.
devamını gör...
normal sözlük'ün amblemi
gelişeceğini düşündüğüm bir tasarıma sahiptir. kafa nereye biz oraya dimi sonuçta...
devamını gör...

