beni ilgilendirmeyen özellikmiş.. en son güncellemeyi bile yapmadım... o kadar mesaj gelmiyor yani...
devamını gör...

e)

başımı kaldırıp bakıyorum etrafımda bir sürü kapı var. renk renk, küçüklü büyüklü bir çok kapı, kimisi albenili yepyeni, kimisi ise yaşanmışlıkları üzerinde, bir şekilde hırpani...
şöyle bir dönüyorum, izliyorum tek tek. sonra yaklaşıyorum dokunuyorum her birine. birinin tenine dokunup okşamak gibi. kimisi pütürlü minik kıymıkları ile yaralıyor, kimisi ahşap olmasına rağmen pürüzsüz, kimisi de plastik suni ve hissiz.
hangisinden adım atacağıma karar veremiyorum. biliyorum ki birçok kez yanlış kapıdan içeri girmiş ; kimi zaman kırılmış, kiminde kırmış ve nicesinde de yara bere içinde mücadele etmek zorunda kalmıştım.
derin bir nefes aldım. aralarında en doğal görünen, yılların izi ile hafif eskimiş ama hala şıklığını koruyan en solumdaki kapıya doğru bir adım attım. yavaşça çevirdim kulbu. içeriden kahkaha sesleri geliyordu. minik bir çocuğun bir uçurtmanın etrafında koşturmacasını izliyordum. birden burnuma bir koku geldi, portakal kokusuyla harmanlanmış bir kahve kokusu. insanın içini ferahlatırken iştahını da açan bu kokuyu takip ettim. arka planda bir piyano sesi duyuyordum,insanın içine işliyor hafiften bir hüzün dolduruyordu. yavaş ama temkinli adımlarla ilerliyordum. bilmem neden birden gökyüzü kararıverdi, yıldızlar süsledi her yanı. parlak ışıkları aydınlattı yolumu. ileri doğru bir göz attım. baktım. baktım. baktım. gördüğüme inanamıyordum. bir masada huzur, oturmuş bana gülümsüyordu. etrafından yansıyan aurora öyle ışıl ışıldı ki... kuzey ışıklarını gördüğüme yemin edebilirdim. yaklaştım. konuşmaya başladı. anlattı. o anlattıkça ben mutlu oldum. o sustu, ben başladım. doyumsuz bir sohbetin içinde kayboluyordum.

sonra biri seslendi arkamdan "çabuk, çabuk buradan çıkmalısın! hadi, şimdi doğru zaman değil! "
devamını gör...

bir şey yapmaz, köşesine çekilir ve sadece olanları izler. kalbi kırılan her kadının ahı tutar aslanım, yani bu kaçınılmazdır.

hele hele gece arabeske bağladım. ver ulan bi müzik oradan…
devamını gör...

baba evde olunca, evde gerginlik olmuyorsa o evde huzur vardır.
babalar; babalığı, kocalığı despotluk zanneden babalar...
devamını gör...

bu başlıktan sonra uçurulmadığına göre belki de kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakasıyımdır.

lucifer'a yönlendirerek hedef şaşırtıyorumdur.

olabilir, manyak oldum sayenizde *
devamını gör...

ülkemizde işçiyseniz uygulanmayan hatta ve hatta işveren tarafından iç edilen bir şeydir öğle arası. son zamanlar da çıkarılmaya çalışılan kanunlarla bunu daha nasıl esnetiriz onun derdine düşmüş bir hükümet herkesin malumu.
devamını gör...

yaralı tepeden tırnağa herkes yaralı
alışılmıyor acıya yok kaidesi kuralı
kanayıp ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni
ne gelen anladı ne giden olanı biteni…
devamını gör...

kova burcu olması. yaptığı gereksiz tripler, çocuksu ve aptalca hareketler.. şimdi düşününce iyi ki yol vermişim diyorum.
devamını gör...

dokundurma değildir o, resmen sokmadır.
devamını gör...

müge anlı. izlemesem de haberleri her yerde olan hatta sözlüğe dahi başlık edilen lanet durum.
(bkz: bari burda rahat bırakın kardeşim)
devamını gör...

sınav nasıl geçti?
devamını gör...

internetten fotoğrafları görülüp ziyarete gidildiğinde, kişiyi hayal kırıklığına uğratabilir. internetteki yaygın fotoğraflarında mozaik epey bir renklendirilmiş ve nedendir bilmem mozaiğin benim zihnimdeki büyüklüğü, gerçekte sahip olduğunun çok üstündeydi.

kazı ekibi, mozaik çıkarılırken görüntüyü çingene kızına benzettikleri için bu isim miras kalmış. o yüz ifadesi ve bakışları birleştiğinde oldukça etkileyici bir manzara var ortada, tabii yalnızca mozaik değil, izleyeni ve inceleyeni de bir o kadar görüntü. çünkü ziyaretçi çingene kızı'nı ne kadar inceliyorsa, o da ziyaretçileri inceliyor.
devamını gör...

bir zehrin etkisini yok eden maddedir.
devamını gör...

sokratesin savunmasından esinlenmiş avukattır.
devamını gör...

çok genç görünmek bazen yıpratıcı oluyor. arafta kalmak gibi bir şey; ne o tarafa aitsin tamamen, ne de bu tarafa. bazı şeyler için çok yaşlısın, bazı şeyler için çok genç...

bir çeşit lanet gibi sanki.
devamını gör...

güne enerji, mutluluk ve neşe katan ışık kaynağıdır.

sabah güneşi sidikliye akşam güneşi güzele vurur

her ne kadar hakkında ileri geri konuşulmuş da olsa güne iyi bir başlangıç yapmak için birebirdir.güzel bir günün habercisidir.
devamını gör...

geçen salı akşamı yaşanan elim hadise ve ardından sabah akşam bana yapılan psikolojik baskılar sebebiyle itiraf etmem gereken bir şey var.
hugo’ya ben küfür ettim. evet arkadaşlar o, bendim.
çoğunuz bebeydiniz, ahmet özal ile tolga abi bir iş birliğine soyundu, özel kanalda yayınlanan bu çocuk programına ben ve akranlarım hastaydık. aramızda müthiş bir yarış vardı, kim bağlanacak, kim yarışacak çekişmeleri sürüp giderken ben yani şahsım yayına katıldım.
o zamanlar fakirlik ve yokluk, evimizde telefon yok, komşunun çevirmeli telefonu ile oyun oynayacaktım. 2’e basıyorum, ahize hızlı dönüyor fakat 8’e basınca* geri dönüşü tam 11 saniye sürüyordu. bütün canlarım bitti, ertesi gün okulda herkesin benimle dalga geçeceğini bileğim için ve aslında fakirlik yüzünden kaybettiğim kaderime isyan olarak küfür etmiştim.
tolga abi yayının ardından komşuyu aramış, bize bir adet telefon, bir adet ev ve araba yollayacağını fakat yaşanan bu olayı gizli tutmamız gerektiğini söyledi. işte türk televizyonlarında gerçekliğin inkarı denemesi ilk benim üzerimden yapıldı. tabi bugün bu inkar meselesi gazetelerde, ders kitaplarında ve tarihi olaylarda da devam etmektedir. mesela kızılçamlar’ın marshall projesi olması meselesi, tamamen yalan ve gerçeğin inkarıdır. imar barışlarında ve son 20 yılda hükümetin yok ettiği zeytinlikleri görmeden, 1945’e kadar giden bu zihniyetlerin yalanlarının ilk denemesi ben idim.
yıllarca sustum, inkar ettim hatta cinsiyetimi değiştirdim. ses tellerim için ameliyat oldum. fakat geçen salı akşamı o karanlık akşam, discord’un azizliğine uğradım. aslında çocukluğumdan beri telefonlarla ve teknoloji ile aram bozuk ve her talihsizlikte küfür etmek gibi bir huyum var.
neyse radyo kurucusu gomercan’dan, kırkyama’dan ve bütün dinleyenlerden özür diliyorum. aykut senden özür dilemiyorum*.
umarım beni mazur görürsünüz, çocukluk travması….
salı akşamı girift akşamı, yayın akışı yine yokmuş. aykut yine ısrarla davet etti de oradan biliyorım.*
geçen hafta, yılanların bölünerek çoğalmadığını öğrendiğimiz ilim irfan dolu bu programa, skandal bir bilimse bilgi eklemek istiyorum. ben ve kısır olan kedimiz kaplumbağaların cima edişine şaşkınlıkla şahitlik ettik.


planet earth ‘e rakip olacağınız efsane bilgi birikimimi paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.
devamını gör...

insani içindeki gürültüyle bir başına bırakır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanları rahat bırakın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim