baba
kadınlara yaftalanmış bir söz olsada, bir baba rezil de eder vezir de.
devamını gör...
unutulan internet fenomenleri
kenan komutan.
devamını gör...
hasanlu aşıkları
1972 yılında iran'ın kuzey batısında bulunan hasanlu arkeolojik bölgesinde birbirlerine sarılmış ve öper halde bulunan 2800 yıllık iki iskelete verilen isimdir.
uzmanlar, iskeletlerde herhangi bir yara izine rastlanmadığından çiftin yaşanan bir savaş esnasında saklanmak için girdikleri sığınakta havasızlıktan öldüğünü düşünmektedir.
veda busesi

kaynak
uzmanlar, iskeletlerde herhangi bir yara izine rastlanmadığından çiftin yaşanan bir savaş esnasında saklanmak için girdikleri sığınakta havasızlıktan öldüğünü düşünmektedir.
veda busesi

kaynak
devamını gör...
huzur vs mutluluk
huzurlu olduğun anı farkedersin. yani bilinç huzuru algılar ve tadını çıkarır. mutluluk ise bambaşka bişey. mutlu olduğun anı çoğunlukla idrak edemezsin.
ancak o mutluluğu kaybettiğinde geçmişte kalan o duygunun mutluluk olduğuna kanaat getirirsin. mutluluk bir bakıma geçmişe duyulan özlemdir.
onun içindir ki; insan yaş aldıkça geçmişe duyduğu özlem artar. çünkü mutlu olduğu anları hatırlamak ve onları yadetmek güzeldir.
ancak o mutluluğu kaybettiğinde geçmişte kalan o duygunun mutluluk olduğuna kanaat getirirsin. mutluluk bir bakıma geçmişe duyulan özlemdir.
onun içindir ki; insan yaş aldıkça geçmişe duyduğu özlem artar. çünkü mutlu olduğu anları hatırlamak ve onları yadetmek güzeldir.
devamını gör...
normal sözlük’te vaktin nasıl geçtiğini anlamayan insan
günümün 36 saati burda geçiyor. hiç anlamıyorum vaktin nasıl geçtiğini.
devamını gör...
hanım hanım bunlar benim yavrularım
yekta kopan'ın dublajını yaptığı buz devri animasyonunda yer alan sid karekterin repliği. filmde akılda kalan en komik repliklerden bir tanesidir.
devamını gör...
imamın kayığı
halk arasında dört kollunun diğer adıdır. ne kadar zengin olursanız olun ne kadar bu dünyada malı götürmüşseniz götürün, ne kadar sağlığınızda son model mercedese binmişseniz binin; eninde sonunda bineceğiniz bu, haaa isterseniz altından yaptırın nasılsa öbür tarafta bir şey farketmeyecek.
devamını gör...
zevkler ve renkler tartışılmaz sözünün anlamı
bize uymayan bir söz.
bir birey düşünün ki , a'dan z'ye tüm hayatıyla, tüm varlığıyla ilgili kararları başkası veriyor .
doğumdan itibaren başlayıp ölüp gömülene dek devam eden bir süreç bu .
tartışılmayan, sana özgü birşey kalmıyor ki geriye ...
bir birey düşünün ki , a'dan z'ye tüm hayatıyla, tüm varlığıyla ilgili kararları başkası veriyor .
doğumdan itibaren başlayıp ölüp gömülene dek devam eden bir süreç bu .
tartışılmayan, sana özgü birşey kalmıyor ki geriye ...
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
(bkz: entel feridun)
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
geceleri ayrı bir ilham geliyor insana. tüm gün düşünürsün istediğini tam olarak yazamazsın ama gece yarısı olunca bir anda tüm düşünceler geceyle anlaşmalı olarak açığa çıkar. bunu da unutmadan, ilham gitmeden yazayım dersin ama bir de bakarsın ki saatler geçmiş.
devamını gör...
evlilik
lisedeyken ingilizce hocam çok güzel özetlemişti, kendisine de dedesi anlatmış.
"gül bahçesi olan bir adam, bir gün evladını çeşit çeşit güllerin olduğu bahçeye götürür, şu bahçeden 5 dakika içinde bir tane gül beğenip alıp çıkacaksın der. evlat bahçeye girer, girdiği gibi karşısına bir gül çıkar çok beğenir tam koparacakken etrafa bakınır belki daha güzeli vardır deyip ilerler bir tane daha görür onu da çok beğenir ama yine daha iyisini bulurum deyip ilerler böyle diye diye kapının sonuna kadar gelir, süre iyice azalmıştır geriye dönemeyeceğini anlar ve kapıya en yakın gülü koparıp bahçeden çıkar ama gül istediği gibi bir gül değildir."
evlilik de böyledir işte karşımıza çok güzel güller çıkar ama hep daha güzelini buluruz diye diye belli bir yaşın üstüne geliriz sonra ya önümüze çıkan ilk gülü alırız ya da hiç gül alamadan o bahçeden çıkarız.
"gül bahçesi olan bir adam, bir gün evladını çeşit çeşit güllerin olduğu bahçeye götürür, şu bahçeden 5 dakika içinde bir tane gül beğenip alıp çıkacaksın der. evlat bahçeye girer, girdiği gibi karşısına bir gül çıkar çok beğenir tam koparacakken etrafa bakınır belki daha güzeli vardır deyip ilerler bir tane daha görür onu da çok beğenir ama yine daha iyisini bulurum deyip ilerler böyle diye diye kapının sonuna kadar gelir, süre iyice azalmıştır geriye dönemeyeceğini anlar ve kapıya en yakın gülü koparıp bahçeden çıkar ama gül istediği gibi bir gül değildir."
evlilik de böyledir işte karşımıza çok güzel güller çıkar ama hep daha güzelini buluruz diye diye belli bir yaşın üstüne geliriz sonra ya önümüze çıkan ilk gülü alırız ya da hiç gül alamadan o bahçeden çıkarız.
devamını gör...
foça
balıkçıları ve kedileri ile rengarenk olan ege kasabası.
devamını gör...
uzun boylu olmanın zararları
kısa boylu olmanın zararlarına tercih edebileceğimi düşündüğüm zararlar bütünü. keşke uzun olsaydım da, şurada burada eğilmek zorunda kalsaydım. yere batsın minyonluk! su soğuyor, suuu!

görsel linki

görsel linki
devamını gör...
sınavda kağıt değiştirmek
lisede başımı yakan hadise.
bilen bilir; eğer sınava taraflardan biri çalışmışsa, kağıtlar değiştirilir, çalışmayanın kağıdı önce doldurulur. benim de buna ilişkin değişik bir anım var.
11. sınıftayım efendim, yanlış hatırlamıyorsam ilk dönemi. en yakın arkadaşımla sınav haftası ne yapacağımızı düşünüyoruz. kendisi yabancı, türk değil. sürekli önerilerde bulunuyoruz, o diyor böyle olsun, ben atlıyorum hayır böyle olsun diyorum vs.
ders çalışmak bu iki şapşalın da aklına gelmiyor. ulan daha 1 hafta var. çalışmaya başlasanıza! lakin yok! şapşallar ya, çalışmıyorlar. neyse işte, öneriler tartışıldı, kararlar alındı. kabine toplantısı'ndan çıkan karara göre kağıt değiştirecektik.
ilk sınavın yapılacağı gün geldi çattı. ikinci dersteyiz, sınav sonraki ders. arkadaşım bozuk türkçesiyle "son feci mars hoca bizi buradağn kaldıracağ" diye endişeleniyor. tabii tanımıyor kankasını. her şeyi düşünmüşüm. üç gece öncesinden oturup iki ünite kimya çalışmışım falan. ertesi ders oldu, hoca geldi, yerleri değiştirdi. biz zaten hocanın kafasındaki plana göre oturmuşuz ya, hop diye yan yana düşmedik mi ari'yle?
şaşkın kimyacımız kağıtları dağıttı. bana baktı "geçen yılı unutma" der gibi. o arkasını döner dönmez arkadaşımın kağıdı benim kağıdım oldu. * hızlıca işaretlemeye başladım. tam bitti derken şaşkın kimyacı gelip önümde durdu. ee kızın kağıdı dolu. benim kağıdım ariel reklamındaki çarşaf gibi. sınavın bitmesine 20 dakika var. kimyacı anlamıştı sanırım, sınavın bitmesine 10 dakika kalana kadar yanımızdan gitmedi. sonra aldı önümdeki kağıdı, koskocaman ari xxx yazısını gördü. kolumuzdan tuttuğu gibi müdürün odasına.
o yıllar müdürün odası favori mekânım olmuştu da. *
bilen bilir; eğer sınava taraflardan biri çalışmışsa, kağıtlar değiştirilir, çalışmayanın kağıdı önce doldurulur. benim de buna ilişkin değişik bir anım var.
11. sınıftayım efendim, yanlış hatırlamıyorsam ilk dönemi. en yakın arkadaşımla sınav haftası ne yapacağımızı düşünüyoruz. kendisi yabancı, türk değil. sürekli önerilerde bulunuyoruz, o diyor böyle olsun, ben atlıyorum hayır böyle olsun diyorum vs.
ders çalışmak bu iki şapşalın da aklına gelmiyor. ulan daha 1 hafta var. çalışmaya başlasanıza! lakin yok! şapşallar ya, çalışmıyorlar. neyse işte, öneriler tartışıldı, kararlar alındı. kabine toplantısı'ndan çıkan karara göre kağıt değiştirecektik.
ilk sınavın yapılacağı gün geldi çattı. ikinci dersteyiz, sınav sonraki ders. arkadaşım bozuk türkçesiyle "son feci mars hoca bizi buradağn kaldıracağ" diye endişeleniyor. tabii tanımıyor kankasını. her şeyi düşünmüşüm. üç gece öncesinden oturup iki ünite kimya çalışmışım falan. ertesi ders oldu, hoca geldi, yerleri değiştirdi. biz zaten hocanın kafasındaki plana göre oturmuşuz ya, hop diye yan yana düşmedik mi ari'yle?
şaşkın kimyacımız kağıtları dağıttı. bana baktı "geçen yılı unutma" der gibi. o arkasını döner dönmez arkadaşımın kağıdı benim kağıdım oldu. * hızlıca işaretlemeye başladım. tam bitti derken şaşkın kimyacı gelip önümde durdu. ee kızın kağıdı dolu. benim kağıdım ariel reklamındaki çarşaf gibi. sınavın bitmesine 20 dakika var. kimyacı anlamıştı sanırım, sınavın bitmesine 10 dakika kalana kadar yanımızdan gitmedi. sonra aldı önümdeki kağıdı, koskocaman ari xxx yazısını gördü. kolumuzdan tuttuğu gibi müdürün odasına.
o yıllar müdürün odası favori mekânım olmuştu da. *
devamını gör...
nickaltı yalakalığı
sözlüklerin olmazsa olmazı. muhteşem tanımlarıyla güne renk katanlar mı, entryleri kurdeşen hastalığına iyi gelenler mi, şeker yerine çaya parmağı batırılası minnoşlar mı... ne ararsanız vardır.
devamını gör...







