kaybolan çorap tekinin nereye gittiği sorunsalı
tam olarak bilinemeyen sorunsaldır. tek çorap çetesi tarafından başka bir evrende dilencilik yaptırıldıklarını düşünüyorum.
devamını gör...
salut
romence ''merhaba'' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
içinden adam çıkmayan şehirler
trabzon, yozgat, çankırı, bolu. eski manitlerin şehirleri.
devamını gör...
türkiye'nin cami haritası
üzerine cami kondurulmayan tek yer şeklinin göller ve denizler olduğunu anladığımız harita.
devamını gör...
ankara ayazı
sonbaharı kadar olmasa da ankara'nın ayazı da ayrı bi güzeldir; sivas gibi değil, erzurum gibi değil.
yada ben gibi soğuğu seven biri için ayrı bi güzelliği vardır. kar görmeyen, yapış yapış nemi ve sıcağı ile kavrulan izmir yerine denizsiz ankarayı tercih ederim evet.
yada ben gibi soğuğu seven biri için ayrı bi güzelliği vardır. kar görmeyen, yapış yapış nemi ve sıcağı ile kavrulan izmir yerine denizsiz ankarayı tercih ederim evet.
devamını gör...
otobandakiyanlizdusakabin
sözlüğümüzün en hassan* kalpli yazarı.
cancağızım takma bu kadar valla deli olursun, diyorum ama bana mısın demiyor. dünya hassas kalpliler ve hassas kalplileri sevenler için çok zor gerçekten. takma bu kadar bebem valla bak değmiyor.
ya da tak hissiz olmaktan iyidir. ben seninle ağlaşırım.*
cancağızım takma bu kadar valla deli olursun, diyorum ama bana mısın demiyor. dünya hassas kalpliler ve hassas kalplileri sevenler için çok zor gerçekten. takma bu kadar bebem valla bak değmiyor.
ya da tak hissiz olmaktan iyidir. ben seninle ağlaşırım.*
devamını gör...
eski sevgilinin geri dönmesi
aldatan eski sevgilim, sevgilim olduğunu bile bile geri dönmeye çalışmıştı. herkesi kendileri gibi karaktersiz sanmaları da aldatmaktan bile daha iğrenç bi olay
devamını gör...
kitap alıntıları
"sevgili dost,
bu sabah kuş sesleriyle uyandım. ne güzel değil mi? hayır, güzel değil! açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. yüzümü yıkarken acaba diyordum, acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? acaba "insan" denince hatırlanıyor muyuz?"
(bkz: posta kutusundaki mızıka)
(bkz: a. ali ural)
bu sabah kuş sesleriyle uyandım. ne güzel değil mi? hayır, güzel değil! açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. yüzümü yıkarken acaba diyordum, acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? acaba "insan" denince hatırlanıyor muyuz?"
(bkz: posta kutusundaki mızıka)
(bkz: a. ali ural)
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
"çalkala hadi adamım!"
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hiç telaşımız bitmiyor.
bazı insanlar kıpırdamadan durmak istiyor.
herkesten kopmak, uçsuz bucaksız bir yerde saklanmak istiyor.
kafasını boşaltmak, arınmak istiyor.
tüm yaşadığı telaşlardan kısa süre feragat etmek istiyor.
bir şarkıda söylenildiği gibi dünyadan uzak bir yer bulmak istiyor.
işte öyle bir güne bu hissiyatla uyanmak varmış.
günaydın karalama defteri bugün vişneler benden...
bazı insanlar kıpırdamadan durmak istiyor.
herkesten kopmak, uçsuz bucaksız bir yerde saklanmak istiyor.
kafasını boşaltmak, arınmak istiyor.
tüm yaşadığı telaşlardan kısa süre feragat etmek istiyor.
bir şarkıda söylenildiği gibi dünyadan uzak bir yer bulmak istiyor.
işte öyle bir güne bu hissiyatla uyanmak varmış.
günaydın karalama defteri bugün vişneler benden...
devamını gör...
eylem
80 darbesinden 3 yıl kadar önce. babamın sabah işe gitmesini bekliyoruz. öğretmen o sıralar babam. uyuyor numarası yapıyoruz ama çoktan uyanmışız. sokak kapısı kapanır kapanmaz yataktan çıkıp koşarak bodruma iniyoruz. çarşaf,karton ne bulursak döviz hazırlığı yapıyoruz. hazırladığımız dövizlere yağlı boya ile slogan yazıyoruz. dün gece mum ışığında bastığımız bildiriler hazır. çocukların gelmesini bekliyoruz dağıtmak için. dağıtmak dediğim, semtin en kalabalık meydanına gidip havaya fırlatıp kaçacağız. bu işi yapacak olanlar derneğin en küçük elemanları. 7 -11 yaş aralığında olan çocuklar. dernek dediysek öyle '' kanarya sevenler derneği'' falan zannetmeyin sakın baya baya illegal bir dernek. şimdi o yaştaki çocukları kapının önünden gelip servis alıyor okula götürmek için !! bu çocuklar çakısız gezmiyor. hatta abisinin silahını alıp gezenler bile var. dernekte bütün işler yaş guruplarına göre paylaştırılmış. hafta sonu eylemi için herkes kendine verilen görevi bütün yokluklara rağmen yapmak için elinden geleni yapıyor. bu öyle bir yokluk ki kartonları yapıştırmak için hamur kullanıyoruz.....
bütün bu hummalı çalışma hafta sonu 1 mayıs kutlamaları için. bu sene kutlamalar nazilli'de...
benim için ayrı bir önemi var çünkü bu benim hayatımın ilk eylemi olacak....
bütün bu hummalı çalışma hafta sonu 1 mayıs kutlamaları için. bu sene kutlamalar nazilli'de...
benim için ayrı bir önemi var çünkü bu benim hayatımın ilk eylemi olacak....
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
boş triplere giren insan silsilesi yerine kendi çapımızda sohbet muhabbet.
devamını gör...
stephen king
1947 doğumlu amerikan yazar. genellikle bilimkurgu, dram ve polisiye türlerinde yazmaktadır.
king hakkında belki de pek işimize yaramayacak ama her yerde olmayan bir bilgi: king, yazmaya başlamadan önce mutlaka bir bardak su ve bir fincan çay içer, daha sonra ağzına bir vitamin atarmış. sonrasında hep aynı koltuğuna oturur ve müziğin sesin açarmış. masası oldukça düzenli ve her şeyin hep aynı yerde olmasına özen gösterirmiş. her sabah saat 8'de hep bu aynı rutini yapmasının sebebini ise şöyle açıklamış: "hazır ol! az sonra hayal etmeye başlayacaksın."*
king hakkında belki de pek işimize yaramayacak ama her yerde olmayan bir bilgi: king, yazmaya başlamadan önce mutlaka bir bardak su ve bir fincan çay içer, daha sonra ağzına bir vitamin atarmış. sonrasında hep aynı koltuğuna oturur ve müziğin sesin açarmış. masası oldukça düzenli ve her şeyin hep aynı yerde olmasına özen gösterirmiş. her sabah saat 8'de hep bu aynı rutini yapmasının sebebini ise şöyle açıklamış: "hazır ol! az sonra hayal etmeye başlayacaksın."*
devamını gör...
geceye bir söz bırak
rüya, bütün çektigimiz.
rüya kahrım, rüya zindan.
nasıl da yılları buldu,
bir mısra boyu maceram...
bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
bilmezler nasıl sevdik,
iki yitik hasret,
iki parça can.
çatladı yüreği çakmaktaşının,
ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
çağlardır boğulmuş bir su...
ağıyor yeşil.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
arayüzü falan güzel olmuş sitenin.. yazım direk dikkat çekiyor, gururlandım. elinize sağlık.. mükemmör bir çalışma.
devamını gör...
en çabuk unuttuğumuz şey
şahsıma yapılan kötülükler. bende anlam veremiyorum kendime umursamazlık mı dersin, mazoşistlik mi dersin bilemiyorum ama kötülüklerden haz alıyor gibi bir halim var bende çözemedim, bu aralar bi saflaştım sanki.
devamını gör...
why do fools fall in love
franklin joseph lymon ve the teenagers tarafından seslendirilen şarkının ismi. aynı zamanda, frankie lymon öldükten sonra aynı isimle çekilen biyografik özellik taşıyan filmin adı.
why do fools fall in love?
why do birds sing so gay?
and lovers await the break of day
why do they fall in love?
why does the rain fall from up above?
why do fools fall in love?
why do they fall in love?
why do fools fall in love?
why do birds sing so gay?
and lovers await the break of day
why do they fall in love?
why does the rain fall from up above?
why do fools fall in love?
why do they fall in love?
devamını gör...
küçük kadınlar
louisa may alcott'ın aynı isimdeki romanına dayanan , greta gerwig'in yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği, başrollerini saoirse ronan ,emma watson, florence pugh ,eliza scanlen, laura dern, meryl streep'in paylaştığı amerikan dönem-dram filmidir. romanın da yedinci uyarlama filmidir. film 92. akademi ödülleri'nde en iyi film ,en iyi kadın oyuncu , en iyi yardımcı kadın oyuncu , en iyi film müziği , en iyi uyarlama senaryo ve en iyi kostüm tasarımı dallarında aday gösterilmiştir. *
amerika'da farklı aralıklarla küçük kadinlar çekilmiş ve her dönem popüler olmuş. bunda aralıklı çekildiği yılın siyasi sosyolojik kültürel yapısını da yansıtmasınin sebebi büyüktür.
2019 yılında yayımlanan bu filmde 4 kız kardeş 4 farklı sanat dalini temsil ediyor. ( edebiyat, resim, sinema, müzik) her bir kardeş kendi hayallerini gerçekleştirmeye çalışırken bir yandan da dönemin hakim olan erkek egemen yapısı ile mücadele etmeye, toplumun kadınlardan beklentisine cevap vermeye calışıyor.
günümüzde de öyle değil mi? kadınlardan beklenti olarak sakin sabırlı anlayışlı evini ve çocuklarını öncelikli düşünmesi beklenirken özgürlükler ülkesi amerika'da "me too" hareketi büyük sansasyon yaratıyor.
bu filmde 4 kız kardeşin aynı sahnede oynadıkları anlarda bir cümbüş havası verilmek istenilmis olsa da kimin ne söylediğinin anlaşılmadığı curcuna haline gelebiliyor. meryl streep'in oyunculuğu ise yine göz dolduruyor. film ana tema olarak ben de kadının varlığınin olduğu her yeri guzellestirdigi, yenilediği, renklendirdigi ancak buna rağmen üzerinden yıllar da gecse erkeklerin kadınların zekasına güvenmediği korktuğu izlenimini uyandırdı. biz kadınlar ise bazen göze göz dişe diş cephede savaşırken bazılarımız ise daha pasif daha gizli daha derin savaşlar veriyoruz. imdb puanı 7.8 verilmiş ama bence daha fazla hakediyor.
amerika'da farklı aralıklarla küçük kadinlar çekilmiş ve her dönem popüler olmuş. bunda aralıklı çekildiği yılın siyasi sosyolojik kültürel yapısını da yansıtmasınin sebebi büyüktür.
2019 yılında yayımlanan bu filmde 4 kız kardeş 4 farklı sanat dalini temsil ediyor. ( edebiyat, resim, sinema, müzik) her bir kardeş kendi hayallerini gerçekleştirmeye çalışırken bir yandan da dönemin hakim olan erkek egemen yapısı ile mücadele etmeye, toplumun kadınlardan beklentisine cevap vermeye calışıyor.
günümüzde de öyle değil mi? kadınlardan beklenti olarak sakin sabırlı anlayışlı evini ve çocuklarını öncelikli düşünmesi beklenirken özgürlükler ülkesi amerika'da "me too" hareketi büyük sansasyon yaratıyor.
bu filmde 4 kız kardeşin aynı sahnede oynadıkları anlarda bir cümbüş havası verilmek istenilmis olsa da kimin ne söylediğinin anlaşılmadığı curcuna haline gelebiliyor. meryl streep'in oyunculuğu ise yine göz dolduruyor. film ana tema olarak ben de kadının varlığınin olduğu her yeri guzellestirdigi, yenilediği, renklendirdigi ancak buna rağmen üzerinden yıllar da gecse erkeklerin kadınların zekasına güvenmediği korktuğu izlenimini uyandırdı. biz kadınlar ise bazen göze göz dişe diş cephede savaşırken bazılarımız ise daha pasif daha gizli daha derin savaşlar veriyoruz. imdb puanı 7.8 verilmiş ama bence daha fazla hakediyor.
devamını gör...

