bayramınız kutlu olsun mübarekler.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: z kuşağına gereksiz yüklenilmesi)

z kuşağı olarak elimizde sopalarla örf adet demeden ağzınızı dişçilik etmemizi istemiyorsanız artık bir susun allahsız moruklar.
devamını gör...

kim ne derse desin osmanlı devleti'nin en cesur, en yiğit, en gözü kara patişahıdır.
döneminin oldukça ötesinde yaşamış, tüm meseleleri kararlılıkla çözmüştür.

şehzade iken bile sakin yaşamamış, kafkas’ta gürcülerle kapışarak, kuban bölgesinde hakimiyet kurmuşur. ki bunlar bir sancak beyi şehzadenin işleri değildir; kendi başına karar verdiği cenklerdir.

oğlu kanuni sultan süleyman'ın aksine gösterişten çok uzak bir hayat yaşamış, seferler de en ön saflarda savaşmış ve dahası padişah olmadan bile tüm imparatorlukta bir efsane haline gelmiştir.
osmanlı sultanları arasında kendisine lakap takılan ender padişahlardan biridir ki kendisine "yavuz " lakabı verilmiştir.
sert bir hükümdardır. sadrazamlarını katletmekle ün yapmıştır. bunun başlıca nedeni gereken emirleri yerine getirip uygulamaları gerçekleştirememek ama daha beteri icraatında başarısızlıkları gizleyip yalan söylemektir. vezirin yalan söylemesi yavuz sultan selim han’dan beri osmanlı ananesinde hiç affedilmez bir durumdur.

tahta geçtiğinde kardeşleri şehzade korkud ve ahmed’i katlederek adet haline gelmekte olan şehzadeler arası iç harbi bu yolla önlemiştir.

1514’te çaldıran’da şah ismail'i yenilgiye uğratmış, memleketin içinde dulkadiroğluları’yla uğraşarak, bugünkü maraş ve havalisi onun sayesinde kazanılmıştır. iki yılda imparatorluğa kattığı mısır'dan fırat havzasına uzanan arap dünyası o kadar renkliliğine ve potansiyel problemlerine rağmen dört asırlık bir sulh dönemine girmiştir. 1516’da mercidabık’la bugünkü suriye, ürdün, filistin ve lübnan ile ayrı bir parça olarak haleb'i iimparatorluk topraklarına katarak istanbul’a dönmeden mısır seferine devam etmiştir; ki mısır böyle cengi az görmüş, kocaman topları ve orduyu sina çölünden geçirerek rıdaniye zaferi, memluk sultanı tomanbay’ın beklemediği bir kuşatmayla gerçekleşmiştir. uyguladığı taktikle moğolları bile def eden memluklar’ı ilk defa yenmiştir. bu haliyle emrindeki orduyu büyük bir ustalıkla idare eden bir komutan, aynı zamanda askeri alanda büyük devrimler getiren bir yenilikçidir.

onun zamanında osmanlı imparatorluğu afrika ve ortadoğu’ya yerleşmiş, iran ülkesinin ve kafkasya’nın kapıları açılmıştır.

fatih’in gerçekleştiremediği rodos’un fethine giriştiği biliniyor. şirpençe denen zehirli çıbandan muzdariptir. sinirli karakteri icabı çıbana kendi müdahale etti ve ölümü çabuklaştı. elli yaşında ölmese, muhtemelen balkanlar’ın ötesine ve italya’ya da ayak atacaktı. devrinde osmanlı hazinesi fevkalade yükseldi. askeri harcamalar ise tam üst düzeydeydi. klasik çağın büyük mimarları ve becerikli memur kadroları, hepsi onun devrinde serpilmişti.

netice itibariyle;

osmanlı hanedanın içinde fatih’ten sonra onun kadar doğu’ya ve batı’ya hakim biri gelmemiştir denilebilir.
en önemlisi de tüm bunları, sekiz yıl süren padişahlık dönemi içinde yapmış olmasıdır...
devamını gör...

sen buralarda yeni misin hayvanterli
baktım manilerine hepsi yerinde yerli
bildiğiniz güzel film varsa yerli
izleriz ama konusu olmasın şerli.
devamını gör...

başka bir yerlerde başka bir hayata başlaman gerekir bazen. herkesten ve her şeyden uzaklaşsan her şey düzelecekmiş gibi hissedersin. yorgun, keyifsiz, tahammülsüz geçer günler. başka bir hayatın mümkün olduğuna dair inancın besler seni.
içinde bulunduğun mevcut düzenden farklı bambaşka bir düzen.. bundandır her şeyden ve herkesten uzaklaşma isteğin.
devamını gör...

istifa etmek istediğim kulüp.

ben de artık ponçik olmak istiyorum. seri beğeni atmak istiyorum, favorilerim ile milleti coşturmak istiyorum, şiir yazmak okumak istiyorum, okumadığım kitaptan bir bölüm alıntılayıp kitabın fotoğrafı ile beraber anın fotoğraf'ına atmak istiyorum. deniz kenarında gezer iken çekmiş olduğum fotoğrafların altına özlü sözler yazıp paylaşmak istiyorum, ağacın gökyüzü ile birleşen dallarının fotoğraflarını çekip altına şiirler yazmak istiyorum. her gün günaydın başlığına yazmak istiyorum. hayatta negatif bir şey yokmuş ve hayat sadece buradan ibaretmiş gibi yaşamak istiyorum. burada alacağım her beğeni&favori'nin hayatımı değiştireceğine inanmak istiyorum. polyanna'nın olamayacağı kadar pozitif olup etrafa neşe saçmak istiyorum.

nerede bulacağım bu ponçiklerin başkanını bilen mesaj yazsın. başvuruyu nereye yapıyoruz?
devamını gör...

üstteki yazarın kamburunu okşamakla başlanabilecek aktivite:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

'vileda' alırken dikkat edilmesi gereken hususlar diye okuduğum başlık.. ruhum fakir.
devamını gör...

bir batuhan kordel şarkısıdır. alttan verildiğinde hem kendini dinleten hem de ambiyansı bozmayan şarkılardan biridir.
--! spoiler !--

tut elimden gidelim
bu şehirde huzur yok
sıcak şarap içelim
ne de olsa vakit çok

--! spoiler !--

gerçekten bu şehirde huzur, mutluluk ve heyecan yok.

sıcak şarap
devamını gör...

arthur’un istanbul’da yaşayan türk mektup arkadaşının olduğu bir bölümü var önyargılarla alakalı. türkçesi biraz kırpılmış ingilizcesini izleyebilirsiniz.
(bkz: dear adil)
buradan
devamını gör...

aynı zamanda çok sevdiğim bir sabahattin ali hikayesidir.
"sen sevgiline ne verebilirsin sanki? kalbini mi? pekâlâ, ikincisine? gene mi o? üçüncü ve dördüncüye de mi o?.. atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?... hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır: kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun...

siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde yaşayanlar ve koyde yaşayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler, siz birisininden korkan ve birisini tehdit edenler... siz sevemezsiniz, sevmeyi yalnız biz biliriz..."
devamını gör...

(bkz: sosyal fobi)
hep geride kalmanıza, farkedilmemenize neden olur. yeteneklerinizi, bilgilerinizi verimli kullanamazsınız. herkes yaşar siz bakarsınız. çok sıkıcı bir durum. içiniz içinizi kemirir. sanki o utanç duygusuyla her yere zincirlenmişsiniz. nereye gitseniz peşinizde. ona bağlı olduğunuz için hep itelenirsiniz geriye. önleyemezsiniz ileriye kaygı bozukluğu taşırsınız. hep yüzü kızaran, kekeleyen, elleri terleyen olmak ne kadar yorucu. herkes aynı aslında hiç farkın yok kimseden çöz bağlarını çık çıkabildiğin yere. özellikle ergenlikte sivrilir ve aile'nin yaklaşımı çok önemlidir. bir çok aile farkına varmadan çocuklarını bu duyguya esir ediyor. özgüven'in kazanılması çocuğun ipleri eline sağlam alması için aile'nin yaklaşımı çok önemli. orada ne yaşıyorsak şu an onu taşıyoruz. keşke dememek için bu korkudan bir an önce sıyrılmalı.
devamını gör...

sabaha karşı parçalarına hoş geldiniz.

melihat gülses'in beyaz köpükler adlı albümünden bir parça.

devamını gör...

kitapları naziler tarafından yakılıp yok edildiğinde arkadaşı ernest jones'a," şu ilerlemeye bak! orta çağda olsak direkt beni yakarlardı. şimdi en azından kitaplarımla yetiniyorlar," diyen, bardağın dolu tarafını gören bilim insanı.
devamını gör...

az önce kısa bir bağlantı problemi nedeniyle çıktıktan sonra tekrar yayını dinlemeye başladığımda '(bkz: ceviz ağacı)' şarkısıyla bana hoş bir sürpriz yapan yayın. baştan sona ezberlediğim ilk şarkıydı ve ailemle yaptığım her araba yolculuğunda hepimiz bağıra çağıra söylerdik, beni o anlara götürdü. bugünde hüzünlendik dostlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
önüm, arkam, sağım, solum,
sonbahar gidiyor, diyor gibi
git bakamın,
gene gel ama.
devamını gör...

insan ölümünden sonra ne olacağını net olarak bilemez. ölümünden sonra tamamen yok olacağı fikri insan için hiç cazip değildir. neler olacağını hep merak etmiştir. cevabı genel olarak dinler ya da çeşitli inanışlarda aramıştır. antik mısırda ileri gelenler vücutlarını mumyalatarak değerli eşyaları ile birlikte gömülüp, yaşarken sahip oldukları konum ve imtiyazları öldükten sonra da devam ettirmek istiyor, ettireceklerine inanıyorlardı. mesela bir çin imparatoru binlerce asker ve at heykeli yaptırıp, öldükten sonra da canlanacaklarına inanarak dünyadaki gibi güçlü olmak için mezarına koydurmuştu. böyle şaşalı hayatlara sahip olup bir anda sıfıra varmak insana tabi ki hüzün verecekti. bir umut inanmak istediğine inanacaktı. reenkarnasyon gibi değişik inanışlar olsa da günümüzde yaygın olarak inanılan semavi dinlere göre ölümden sonraki konumumuzu bu dünyada yaptığımız eylemlerimiz belirleyecektir. ancak neye inanırsak inanalım ölüm sonrası akıbetimiz bilinmezdir. öldükten sonra tamamen yok olmak, hiçlik durumuna geçmek insan için tamamen korkutucudur. en güzel saraylarda otursak da, ismimizi tarihe altın harflerle yazdırsak da hiçlik durumunda bir anlamı olmayacaktır. hayat nasıl yaşanmışsa yaşansın geçicidir. yaşanmış ve bitmiştir.
sonrası bir hiç ya da eylemlerimizin sonucu.

ölümden sonra hayat var ise en güzelini bu dünyadaki eylemleri ile hak edenler alacaktır. hakkımızı verene ise tanrı diyoruz. insanı ilk kez var eden, bir kez daha var etmeye muktedirdir. bu da bir inanç. kısa hayat, ikincisi için bir imtihan ise ki bence öyle. umarım geçer bir not alacak hayatı yaşıyor olayım.
devamını gör...

enis kirazoğlu, level dergisi zamanında yetişmiş eski toprak bir oyun analizcisi gamer ve video üreticisidir. sanırım 90 doğumlu. kendisi yine oyun camiasının old schoollarinin oluşturduğu multiplayer da bir süre çalışmış sanırım hala çalışıyor bilmiyorum hali hazırda kendi kanalına içerik hazırlamaya daha ağırlık vermiş isimdir.
gamer olmayan onu bırak doğru düzgün sistemi dâhi olmayan, olsa dahi oyun oynamaya eskisi gibi şevki olmayan benim gibi birinin çok uzun zamandır takip ettiği tek insandır enis. oyunları oynamaktan çok oyunların arka planları, stüdyolar, yapımcı firmalar, entrikalar, şerefsizlikler bir oyunun geçirdiği merhaleler, vs hakkında fikir sahibi olmayı daha çok seviyorum. ve enis bugüne kadar bir meseleyi anlatırken bu denli dinlemeyi sevdiğim yine tek insandır. yemek yerken, iş yerinde boş olduğumda, antrenman yaparken, bazen uyumadan önce sırf asmr yerine videolarını izlerim. adamdaki bu yetenek ve sempatiklik tamamıyla allah vergisi. içerik üretimi ise tamamıyla araştırma sevdası yüzünden.
zaman zaman outro larinda kullandığı şu eserle yazıyı sonlandıralim:
devamını gör...

kütüphaneden çıkmayan erkektir. genelde boğazlı kazak üzerine süveter ya da babaannesinin ördüğü hırkayı giyer. giydiği gömleğin yakasını son düğmeye kadar ilikler ve türkçeyi yalın konuşmaya gayret eder. rehberinde 20'den fazla numara yoktur. olanlar da şiir kulüplerinden arkadaşlarıdır. saçlarını limonla ıslatarak sol tarafa doğru tarar. sol üst cebinde kalın çerçeveli gözlüklerini silmek için kahverengi bir bez taşır. mülayimdir. hayır demeyi bilmez herkese evet ya da pekiyi der. hoşlandığı kızın abisinden dayak yerken suratını greyfurt yiyormuş gibi ekşitir. utangaçlıktan dolayı başlıktaki eyleme kalkışır.
devamını gör...

adabı muaşeret. bazılarının gerçekten ihtiyacı var.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim