can sıkıntısı
insanı alim de yapabilecek,delirtede bilecek durumdur. dehşet bir üretkenlik durumu ortaya çıkarır. eğer bir ilgi alanınız yoksa beyin kendini yemeğe başlar.
balzac, mesela can sıkıntısından kitap yazmıştır. ya da bazi felsefecilerin düşüncelerini bu can sıkıntısı eşsiz kılmıştır. özünde çok büyük potansiyel barındıran bir haldir. olumlu yöne çekebilmek umuduyla.*
balzac, mesela can sıkıntısından kitap yazmıştır. ya da bazi felsefecilerin düşüncelerini bu can sıkıntısı eşsiz kılmıştır. özünde çok büyük potansiyel barındıran bir haldir. olumlu yöne çekebilmek umuduyla.*
devamını gör...
survivor barış ile nisa'nın öpüşmesi
twitterda gündem olan durumdur. neymiş survıvor barış survıvor nisayı öpmüş. şaka gibi program biteli bir yıl oldu insanlar hala bu konuları konuşuyor. melih cevdet anday diye başlık açarım bir kişi yazmaz şimdi bu başlığı görenler hemen damlar yazık yazık. barışı da seveyim nisayı da seveyim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
memati ne ya şaka gibi taci köpek falan koysaydınız bari.. annem gelip görse şu memati'yi evlatlıktan reddeder yemin ediyorum cami avlusuna bırakıldım az önce.
devamını gör...
sohbet ederken keyif duyulan insan tipi
sağdan soldan kulağında kalan birkaç şeyin ukalalığını yapan değil, tecrübelerini veya bilgisini paylaşmaktan keyif alan, paylaşırken de beni yeni yeni araştırmalara sevk eden insanla sohbet etmekten çok çok keyif alıyorum.
devamını gör...
#türkiyedinsizleşiyor
türkiye çirkinleşmesin, vahşileşmesin, vicdansızlaşmasın yeter.
devamını gör...
aromaterapi
bitkilerden elde edilen uçucu yağların beden ve ruh sağlığında kullanımıdır.
geçmişi 6000 yıl öncesine dayanıyor diye biliyorum
evde bir kaç tane bulunduruyorum portakal çiçeği yağı enerji yükseltirken nane aromalı yağlar da odaklanmaya yardımcı oluyor diye almıştım etkisi placebo mu acaba..
geçmişi 6000 yıl öncesine dayanıyor diye biliyorum
evde bir kaç tane bulunduruyorum portakal çiçeği yağı enerji yükseltirken nane aromalı yağlar da odaklanmaya yardımcı oluyor diye almıştım etkisi placebo mu acaba..
devamını gör...
ölüler
bir james joyce kitabıdır.
ölüm kaçınılmazdır ama bir son değildir. öbür dünyadan bahsetmiyorum, onun varlığı benim için şüpheli. benim söylemek istediğim öldüğünü düşündüğümüz insanların aramızda olduğu.
zihnimiz kıyamet sonrası bir toplanma alanı gibi iğne atsan yere düşmeyecek bir halde. birbirini tanıyan ya da tanımayan insanların bir omuz mesafesinde dizildiği bir panayır yeri gibi. herkes huzursuzca ve sabırsızca sırasını bekliyor. sıralarının geleceği anı onlara belli edecek olan işaret bize onları hatırlatacak olan bir duygu ya da duyu kırıntısı.
o işaret gelip zihnimiz ve hafızamız bir hareket döngüsüne girdiğinde ölülerimiz de yavaş yavaş canlanmaya, can almaya başlar ve oldukları yerden, gitmelerinin üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun o ilk günkü heyecanla çıkmak için doğru anı kollarlar.
hayatımızın tarihinin bir yerinde ölüp bizi yalnız bırakan herkes bir şekilde geri döner. ya bir koku bize hatırlatır onları ya da bir melodi ama ölüler mutlaka hatırlanır. çünkü gerçekten ölmek unutulmaktır. james joyce hacimsiz ama kocaman bir öykü yazmış bizim için.
okuyalım ve ölülerimizle hasret giderelim.
ölüm kaçınılmazdır ama bir son değildir. öbür dünyadan bahsetmiyorum, onun varlığı benim için şüpheli. benim söylemek istediğim öldüğünü düşündüğümüz insanların aramızda olduğu.
zihnimiz kıyamet sonrası bir toplanma alanı gibi iğne atsan yere düşmeyecek bir halde. birbirini tanıyan ya da tanımayan insanların bir omuz mesafesinde dizildiği bir panayır yeri gibi. herkes huzursuzca ve sabırsızca sırasını bekliyor. sıralarının geleceği anı onlara belli edecek olan işaret bize onları hatırlatacak olan bir duygu ya da duyu kırıntısı.
o işaret gelip zihnimiz ve hafızamız bir hareket döngüsüne girdiğinde ölülerimiz de yavaş yavaş canlanmaya, can almaya başlar ve oldukları yerden, gitmelerinin üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun o ilk günkü heyecanla çıkmak için doğru anı kollarlar.
hayatımızın tarihinin bir yerinde ölüp bizi yalnız bırakan herkes bir şekilde geri döner. ya bir koku bize hatırlatır onları ya da bir melodi ama ölüler mutlaka hatırlanır. çünkü gerçekten ölmek unutulmaktır. james joyce hacimsiz ama kocaman bir öykü yazmış bizim için.
okuyalım ve ölülerimizle hasret giderelim.
devamını gör...
seri artı oy verme botu
takipçileriyle circle jerk yapmaya üşenen bir yazarın kodlamayı planladığı bot. duyduğuma göre bunu yazmaya da üşeniyormuş. bir üşengeçlik paradoksuna girip karadeliğe dönüşmüş yazarımız en sonunda. babaannesinin gözleri neden bu kadar büyük, dişleri neden bu denli keskinmiş, bilmiyormuş.
devamını gör...
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim vardır diyen tip
evrim hakkında hiçbir şey bilmeden evrim yoktur demekten iyidir. en azından bilimden taraf olmuştur.
devamını gör...
yabancıların türkleri alaya alma şekilleri
yabancılarda, özellikle anglo sakson taraflarından insanlarda türklerde komik buldukları şey türklerin aşırı kasıntı, kendine sürekli bir kimlik çizmeye çalışan imajıdır. özellikle yurtdışına gittiğinizde türklerin çoğunluklu olduğu yerlere ; elit bir zümre veya bir varoş dönerci mahallesi olsun fark etmez ; baktığınızda daima ortak nokta olarak "biz böyleyiz" "biz buyuz", "bizim şöyle büyük bir benlik duvarımız var" tarzı kasıntı, yapmacık, iğreti hareketleri ve ilkel komünalleşme eğilimleri olduğunu göreceksiniz. ingilizce konuşup yabancılarla temel düzeyde dahi anlaşmaya çalışırken bile ; kendisine ilkokuldan itibaren aşılanan mükemmel olma, dik durma, hata yapmama gibi insanlıktan çıkma katı süperego zehrinin etkileri davranışlarında kolayca görülebilir türklerin. hani şu meşhur cem yılmaz esprilerinde olduğu gibi, tabi o biraz abartır ama aslında bu şakalarının trajik bir gerçekliği de var: maalesef türkiye özellikle ingilizce konuşulan memleketler ve insanlarına karşı ciddi bir aşağılık psikolojisiyle yetiştirilmektedir.
kural tanımazlık, kabalık gibi özellikler zaten araplarla karıştığımızdan beri genlerimize işlenen şeyler olduğu için onlar fix, onlara girmiyorum bile.
kural tanımazlık, kabalık gibi özellikler zaten araplarla karıştığımızdan beri genlerimize işlenen şeyler olduğu için onlar fix, onlara girmiyorum bile.
devamını gör...
sıkça söylenen yalanlar
iyiyim
sonra arayacağım
bi ara kesin görüşelim
sensiz ben yapamam
seni seviyorum
seni sonsuza dek seveceğim...vb.
sonra arayacağım
bi ara kesin görüşelim
sensiz ben yapamam
seni seviyorum
seni sonsuza dek seveceğim...vb.
devamını gör...
türk insanının suratsız olması
suratsız değil mutsuzluk o. asgari ücretle geçinenler kahkaha atabilir mi?
devamını gör...
normal sözlük'e giriş serüveni
müzik dinleyerek yürümeyi pek severim, bilenler bilir punk hastasıyımdır. etrafıma baktığımda herkesin bir şeylere yetişmeye çalıştığını, git gide paranoyaklaştığını gördüm. ben koşmayı çok sevmem, yürüme adamıyımdır. ama o kadar uzun zamandır kimseyle yürümedim ki sözlük, aklın almaz.
neyse, şaşkınbakkal taraflarında geziniyorum, önüme bir dayı çıktı. 60'larının ortalarındaydı; beyaz bıyıklarına tahminimce adıyaman lüks tütünü içmekten sarı kıllar karışmış, rus kasketinden ötürü kafası terlemiş, kim bilir neler görüp neler geçirmişti. tüm bu saydıklarıma rağmen, tahmin edersiniz ki pek istenen durumlar değiller, bana bakmayı sürdürmüştü. yanıma yaklaşıp "evlat kafa sözlüğü duydun mu?" dedi. "hayır amcacığım, hiç haberim yok." diye karşılık verdim. "gir bir bak." dedi ve gitti. girip baktım.
tanım: hüzün dolu hikayemdir.
neyse, şaşkınbakkal taraflarında geziniyorum, önüme bir dayı çıktı. 60'larının ortalarındaydı; beyaz bıyıklarına tahminimce adıyaman lüks tütünü içmekten sarı kıllar karışmış, rus kasketinden ötürü kafası terlemiş, kim bilir neler görüp neler geçirmişti. tüm bu saydıklarıma rağmen, tahmin edersiniz ki pek istenen durumlar değiller, bana bakmayı sürdürmüştü. yanıma yaklaşıp "evlat kafa sözlüğü duydun mu?" dedi. "hayır amcacığım, hiç haberim yok." diye karşılık verdim. "gir bir bak." dedi ve gitti. girip baktım.
tanım: hüzün dolu hikayemdir.
devamını gör...
clouds
gerçek hayattan uyarlanan film 2020 yapımı olup disney plus'da yayınlandı. zach'in kanser sürecini anlatıyor. kanseri akciğerine sıçraması üzerine az vaktinin kaldığını ve bunu iyi değerlendirmek isteyen zach annesinin ısrarı üzerine belki manevi olarak iyi gelir diye fransa'ya gidiyor ve asıl hikaye burada başlıyor. içindeki müzik aşkını artık bastırmak istemiyor ve arkadaşı ile birlikte youtube'a şarkı yüklüyorlar ertesi gün aşırı izlenmiş olan şarkı akım haline geliyor popülarite kazanıyor okuldaki öğretmeni sayesinde bir müzik yapım şirketi ile anlaşılıyor. ama maalesef ki hastalığı ilerliyor mezuniyetini görmeyeceğini düşünüyorlar herkes seferber oluyor mezuniyeti öne alınıyor metro adlı bir yerde mezuniyet planlanıyor en büyük hayali söylediği şarkıya eşlik edilmesi olan zach hayaline kavuşuyor*
şimdi benim yorumum ise başlarda sıkıcı ve klasik bir film olduğu için sıkıldım ama konuyu sonlara doğru topladı ve heyecan da kattı genel olarak izlenebilir bir film hiç ağlayacağımı düşünmemiştim ama sonunda beni ufak bi etkilemedi değil. oyunculuklar gayet başarılıydı tek sorun o kadar tek düze sonu tahmin edilebilir yani klasik o biraz sıktı onun dışında gayet iyiydi. yaptığı şarkıyı dinlediğimde ufak bir tebessüm ile izlememek elde değil buradan sizde izleyebilirsiniz
şimdi benim yorumum ise başlarda sıkıcı ve klasik bir film olduğu için sıkıldım ama konuyu sonlara doğru topladı ve heyecan da kattı genel olarak izlenebilir bir film hiç ağlayacağımı düşünmemiştim ama sonunda beni ufak bi etkilemedi değil. oyunculuklar gayet başarılıydı tek sorun o kadar tek düze sonu tahmin edilebilir yani klasik o biraz sıktı onun dışında gayet iyiydi. yaptığı şarkıyı dinlediğimde ufak bir tebessüm ile izlememek elde değil buradan sizde izleyebilirsiniz
devamını gör...
18 yaşındayım ilk ilişkime girdim çok mutlu oldum
"ilk işime girdim" olarak okuduğumdan, verilen tepkilere şaşırarak baktığım, sonradan yukarıdaki bir yazar arkadaşın yorumuyla kendime geldiğim cümle.
evet, yorumlar haklıymış. bize ne yahu!
evet, yorumlar haklıymış. bize ne yahu!
devamını gör...
asansöre binememek
bir gün bir yakınımı zorla asansöre bindirmiştim yapma ya ne olucak diye bir daha yapmam.artık herkesin korkusuna saygı duyuyorum.yani ben o duyguyu hissetmiyorum diye o insana ızdırap veremem.
devamını gör...



