benim karşımda sigara yakma
aynı kelimeleri kullanarak yazılmış, tekrar ettikçe vurgulanan kelimenin değiştiği yeni bir şiir türü. aslında tirat.
biraz analiz ettim. önce şiiri bırakıyorum vurgularıyla:
sigara yakma benim karşımda
benim karşımda sigara yakma
benim karşımda sigara yakma
benim karşımda sigara yakma (x4)
-ilk dizede kelimelerin yeri diğerlerinden farklı. belki videonun öncesinde bu dizilimi kullandı ama yeterli etkiyi bırakamadığını düşündü. gördüğünüz gibi bu cümlede "sigara" kelimesine bir vurgu var. onu daha bir yürekten söylüyor.
-ikinci dize şiirin geri kalan 5 dizesinin yolunu çiziyor. şiirin dönüm noktası adeta. ama hala vurgu konusunda bir kararsızlık görülüyor. "benim" kelimesine vurgu yapılıyor sadece.
-üçüncüde yavaş yavaş vurgulanan kelime sayısı artıyor ve evet! dördüncüde her birini eşit miktarda vurgulamayı başarıyor!
-vücut dilini de biraz incelersek; ilk 4 dizede sol dizini bükmüş ancak bu dizenin sonuna yaklaştığında yoruluyor ve indiriyor. peki sizce bu tesadüf mü? deli misiniz tabi ki değil! yukarıda bahsettim, dikkat edin kaçıncı dizede vurgu işini çözüyordu? bu bir yorgunluk değil, abimiz sonunda başardığı için mutluluktan indirdi ayağını.
biraz analiz ettim. önce şiiri bırakıyorum vurgularıyla:
sigara yakma benim karşımda
benim karşımda sigara yakma
benim karşımda sigara yakma
benim karşımda sigara yakma (x4)
-ilk dizede kelimelerin yeri diğerlerinden farklı. belki videonun öncesinde bu dizilimi kullandı ama yeterli etkiyi bırakamadığını düşündü. gördüğünüz gibi bu cümlede "sigara" kelimesine bir vurgu var. onu daha bir yürekten söylüyor.
-ikinci dize şiirin geri kalan 5 dizesinin yolunu çiziyor. şiirin dönüm noktası adeta. ama hala vurgu konusunda bir kararsızlık görülüyor. "benim" kelimesine vurgu yapılıyor sadece.
-üçüncüde yavaş yavaş vurgulanan kelime sayısı artıyor ve evet! dördüncüde her birini eşit miktarda vurgulamayı başarıyor!
-vücut dilini de biraz incelersek; ilk 4 dizede sol dizini bükmüş ancak bu dizenin sonuna yaklaştığında yoruluyor ve indiriyor. peki sizce bu tesadüf mü? deli misiniz tabi ki değil! yukarıda bahsettim, dikkat edin kaçıncı dizede vurgu işini çözüyordu? bu bir yorgunluk değil, abimiz sonunda başardığı için mutluluktan indirdi ayağını.
devamını gör...
takoz
aynı zamanda araçları biraz yukarı doğru kaldırmak için de kullanılan, genellikle tahtadan yapılan eşyadır.
devamını gör...
cahit sıtkı tarancı
asıl ismi hüseyin cahit'tir. öyle uzun cümleler kurmaz, dili canlı ve temizdir. lise yıllarında arkadaşlarına mektup gelip kendisine gelmediği için, kendini yalnız hissedip üzüldüğünden kendi kendine mektup yazıp göndermiş, sonrasında da sevinçle mektuplarını karşılamıştır.
ne doğan güne hükmüm geçer,
ne halden anlayan bulunur;
ah aklımdan ölümüm geçer;
sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
ve gönül tanrısına der ki:
-pervam yok verdiğin elemden;
her mihnet kabulüm, yeter ki
gün eksilmesin penceremden!
ne doğan güne hükmüm geçer,
ne halden anlayan bulunur;
ah aklımdan ölümüm geçer;
sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
ve gönül tanrısına der ki:
-pervam yok verdiğin elemden;
her mihnet kabulüm, yeter ki
gün eksilmesin penceremden!
devamını gör...
müsait bir yerde inecek var
bursa sınırları içinde, "müsait bir yerde kalabilir miyim?" şeklinde enteresan bir kullanımı olan minibüs/dolmuş kalıbı.
devamını gör...
spora yeni başlayanlara tavsiyeler
belirli bir program dahilinde çalışın.
gereksiz kahramanlıklardan kesinlikle kaçının.
beslenme bu işin %70'idir, kendi öğünlerinizi hazırlamaktan imtina etmeyin. kimse sizin uşağınız değil.
hızlı gitmeyin vucudunuzu yavaş yavaş alıştırın ki fazla hamlık yaşamazsınız ve hevesiniz kaçmaz..
gereksiz kahramanlıklardan kesinlikle kaçının.
beslenme bu işin %70'idir, kendi öğünlerinizi hazırlamaktan imtina etmeyin. kimse sizin uşağınız değil.
hızlı gitmeyin vucudunuzu yavaş yavaş alıştırın ki fazla hamlık yaşamazsınız ve hevesiniz kaçmaz..
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
ovumceklev havvy, ovumceklev. dans etmemi istiyovlav, dans etmek istemiyovum. (bkz: ron weasley)
devamını gör...
erken türkü
mübera pasiç' e ait şiir, alacakaranlığın sesini im'ler. gökte ve yeryüzünde dolaşır kendi ışığını ararken. oysa ışığın ses'i yoktur. bu yüzden "ses hekesin olsun".
buradayım. sabah tutuşmuş yanıyor
şaşkınlık otlarında
temiz bir yerde
sessiz bir sesten alınmışım.
gene buradayım :
ama yalnızca benim
bir parçam
kuşlara yol gösteriyor.
otların tanrıyla
barıştığı sabah
seni bulamayacağım.
kişisizlikten gelen bu çağrı
bir döngü etrafında
dağıldığına
iyi bir işarettir.
saçlarımın yükünü indiriyorum.
dönence yürekleri ıslatıyor
ses herkesin olsun.
ama benim gizli bir parçam
kendine yön arıyor.
(çeviren : fahri kaya)
buradayım. sabah tutuşmuş yanıyor
şaşkınlık otlarında
temiz bir yerde
sessiz bir sesten alınmışım.
gene buradayım :
ama yalnızca benim
bir parçam
kuşlara yol gösteriyor.
otların tanrıyla
barıştığı sabah
seni bulamayacağım.
kişisizlikten gelen bu çağrı
bir döngü etrafında
dağıldığına
iyi bir işarettir.
saçlarımın yükünü indiriyorum.
dönence yürekleri ıslatıyor
ses herkesin olsun.
ama benim gizli bir parçam
kendine yön arıyor.
(çeviren : fahri kaya)
devamını gör...
turks ve caicos adaları
1 ay kadar önce ada ile ilgili bir belgesel izlemiştim. mevzunun fesle vesaire ile ilgili olmadığı direkt olarak türk denizcilerle ilgili olduğu anlatılıyordu. başlığı görünce de, o aklıma geldi birazcık araştırma yaptım. şöyle bilgiler mevcut;
16. 17. ve 18. yüzyıllarda ispanyol, fransız ve ingilizler arasında el değiştiren adaların ismi 16. yüzyılda ispanyollar’ın elindeyken bile yine türk adaları’ydı. yani bu ismi almasının fesle uzaktan yakından hiçbir alakası yok. ingilizler adanın ismini değiştirmek istemişlerse de ada halkını yüzyıllardır kullandıkları bu isimden vaz geçirememişler. adaların ismini değiştiremeyen ingilizler bu kez de ada ile türkler arasındaki bağı “fes benzerliği” masalını uydurarak kesmek istemişler. 1869 yılında ise turks ve caicos adaları’nın “ay-yıldızlı” eski bayrağını değiştirmeyi başarmışlar.
bayrak şöyle bir şey;

küba büyükelçisi de konuyla ilgili şöyle bir bilgi aktarmış;
“caicos kelimesi, türkçe’deki kayıktan geliyor. adanın adı türkler’in burada bulunduğunu gösteriyor. küba’nın en meşhur bir bölgesinin adı matatorcos, yani türklerin öldüğü yer! bunun bir felaket sonucu olduğunu dair bilgiler var. ispanyol gemisi san agustin 28 şubat 1596’da havana’ya geldiğinde mürettebatın 45’i müslüman, bazılarının adları ramazan, recep, yusuf, ali, hüseyin idi. batı anadolu ve karadeniz’den gelmişlerdi. 1640 yılında küba’nın güneyinde bir ingiliz ticari gemisi türk korsanları tarafından ele geçirilmiş.”
ayrıca, piri reis’in haritasında bu adaların bulunduğu yerde kayık resimleri olduğundan bahsediliyor. bu da küba büyük elçisinin sözlerini doğrular nitelikte. zaten oglalalakota dostumuz da fesin kullanılmaya başlanma zamanlarından bahsetmiş. bu sebeple türk denizcilerin oraya gitmiş olması ve bahsedilen izleri bırakmış olmaları daha akla yatkın gibi. laf aramızda bitkiyi de hiç sevmedim zaten *
16. 17. ve 18. yüzyıllarda ispanyol, fransız ve ingilizler arasında el değiştiren adaların ismi 16. yüzyılda ispanyollar’ın elindeyken bile yine türk adaları’ydı. yani bu ismi almasının fesle uzaktan yakından hiçbir alakası yok. ingilizler adanın ismini değiştirmek istemişlerse de ada halkını yüzyıllardır kullandıkları bu isimden vaz geçirememişler. adaların ismini değiştiremeyen ingilizler bu kez de ada ile türkler arasındaki bağı “fes benzerliği” masalını uydurarak kesmek istemişler. 1869 yılında ise turks ve caicos adaları’nın “ay-yıldızlı” eski bayrağını değiştirmeyi başarmışlar.
bayrak şöyle bir şey;

küba büyükelçisi de konuyla ilgili şöyle bir bilgi aktarmış;
“caicos kelimesi, türkçe’deki kayıktan geliyor. adanın adı türkler’in burada bulunduğunu gösteriyor. küba’nın en meşhur bir bölgesinin adı matatorcos, yani türklerin öldüğü yer! bunun bir felaket sonucu olduğunu dair bilgiler var. ispanyol gemisi san agustin 28 şubat 1596’da havana’ya geldiğinde mürettebatın 45’i müslüman, bazılarının adları ramazan, recep, yusuf, ali, hüseyin idi. batı anadolu ve karadeniz’den gelmişlerdi. 1640 yılında küba’nın güneyinde bir ingiliz ticari gemisi türk korsanları tarafından ele geçirilmiş.”
ayrıca, piri reis’in haritasında bu adaların bulunduğu yerde kayık resimleri olduğundan bahsediliyor. bu da küba büyük elçisinin sözlerini doğrular nitelikte. zaten oglalalakota dostumuz da fesin kullanılmaya başlanma zamanlarından bahsetmiş. bu sebeple türk denizcilerin oraya gitmiş olması ve bahsedilen izleri bırakmış olmaları daha akla yatkın gibi. laf aramızda bitkiyi de hiç sevmedim zaten *
devamını gör...
kalorili yiyeceklerin lezzetli olma sebebi
msg en büyük nedeni.
devamını gör...
tüpraş
zamanında rusya lideri (bkz: vladimir putin)in bu firmanın izmir aliağa tesislerinde kgb ajanı olarak çalıştığı iddia edilir.
devamını gör...
erkek adam ev işi yapar mı sorunsalı
ev işi yapıyorum. malum hayat müşterek.
bebek bezi de degiştiyorum. çok eğlenceli bir etkinlik tavsiye ederim.
sakal bıyık hala yerinde. hele bizim ufaklığın bir babacım deyişi var yeme de yanında yat.
çocuk anneciğim demediğine göre yırttık sanırım.
erkek adamım diye göğsümü gere gere dolaşayım bari.
bebek bezi de degiştiyorum. çok eğlenceli bir etkinlik tavsiye ederim.
sakal bıyık hala yerinde. hele bizim ufaklığın bir babacım deyişi var yeme de yanında yat.
çocuk anneciğim demediğine göre yırttık sanırım.
erkek adamım diye göğsümü gere gere dolaşayım bari.
devamını gör...
wells
sözlükte hemen en sevdiklerim arasında yerini aldı. hem eğer beni kandırmıyorsa o da beni sevdi*. hiç gitmesin, hep burada olsun. çabucak da yükselsin.
devamını gör...
yanlış telaffuz etmekten hoşlanılan kelimeler
amerika yerine amarika demek çok hoşuma gidiyor.*
devamını gör...
ömür hanımla güz konuşmaları
ömür hanım
güzelliğin geçici olmadığını senden öğrendim
emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden
zaman, kaküllerinden doğar topuklarından batardı
al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim.
2015
güzelliğin geçici olmadığını senden öğrendim
emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden
zaman, kaküllerinden doğar topuklarından batardı
al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim.
2015
devamını gör...
montrö boğazlar sözleşmesi
lozan antlaşması ile beraber türkiye'nin tapu seneti bir sözleşmesidir. bunu tartışmaya açıp kaldırılmasına dair fanteziler kurmak da tehlikeli bir girişimdir. tartışmaya açılması istanbul kanalı projesi onayı tartışmaları ile beraber bir çekim merkezi oldu.
halbuki, türkiye'nin boğazlar üzerindeki hakimiyeti 1936 yılında imzalanan montrö sözleşmesi ile pekiştirilmiştir. ondan önceki 13 yıl süresince istanbul boğazı askersiz bir bölge olmuş. çok uluslu bir yönetim altındayken montrö sayesinde tsk'nın tam egemenliğine kavuşmuştur.
halbuki, türkiye'nin boğazlar üzerindeki hakimiyeti 1936 yılında imzalanan montrö sözleşmesi ile pekiştirilmiştir. ondan önceki 13 yıl süresince istanbul boğazı askersiz bir bölge olmuş. çok uluslu bir yönetim altındayken montrö sayesinde tsk'nın tam egemenliğine kavuşmuştur.
devamını gör...
1 mayıs işçi ve emekçi bayramı
an itibariyle 1 mayıs işçi ve emekçi bayramı kutlu olsun.
türkiye işçi sınıfına selam
selam yaratana!
tohumların tohumuna, serpilip gelişene selam!
bütün yemişler dallarınızdadır.
beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir,
haklı günler, büyük günler,
gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan,
ekmek, gül ve hürriyet günleri.
türkiye işçi sınıfına selam!
meydanlarında hasretimizi haykıranlara,
toprağa, kitaba, işe hasretimizi,
hasretimizi, ay yıldızı esir bayrağımıza.
düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selam!
paranın padişahlığını,
karanlığın, yobazın
ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selam!
türkiye işçi sınıfına selam!
selam yaratana!
nazım hikmet ran
türkiye işçi sınıfına selam
selam yaratana!
tohumların tohumuna, serpilip gelişene selam!
bütün yemişler dallarınızdadır.
beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir,
haklı günler, büyük günler,
gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan,
ekmek, gül ve hürriyet günleri.
türkiye işçi sınıfına selam!
meydanlarında hasretimizi haykıranlara,
toprağa, kitaba, işe hasretimizi,
hasretimizi, ay yıldızı esir bayrağımıza.
düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selam!
paranın padişahlığını,
karanlığın, yobazın
ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selam!
türkiye işçi sınıfına selam!
selam yaratana!
nazım hikmet ran
devamını gör...
song of the red dervish
tanrıyla insanın arasındaki bir konuşmayı anlatır.
sözlerinin büyük bir kısmı pakistanlı şair allame ikbal'ın bir şiirinden olan,ghazel shakeri'nin huzurlu sesiyle söylediği farsça şarkıdır. hem hüzünlü hem sıcacık yapıyor insanın içini.
insana kendini hem evrenin tamamıymış gibi hissettiriyor hem de o'nun yarattığı evreninin küçük bir parçasıymış gibi.
--- alıntı ---
sen geceyi yarattın,
ben mumu yarattım.
sen toprağı yarattın,
ben ise ondan kadehi yarattım.
sen ıssız çöller, kuş uçmaz dağlar, vadiler yarattın,
bense hiyabanlar; gülle süslenmiş bağlar ve bahçeler yarattım.
bendim kumu aynaya dönüştüren,
bendim zehri bala dönüştüren.
--- alıntı ---
dinlemek isteyenler için buradan
sözlerinin büyük bir kısmı pakistanlı şair allame ikbal'ın bir şiirinden olan,ghazel shakeri'nin huzurlu sesiyle söylediği farsça şarkıdır. hem hüzünlü hem sıcacık yapıyor insanın içini.
insana kendini hem evrenin tamamıymış gibi hissettiriyor hem de o'nun yarattığı evreninin küçük bir parçasıymış gibi.
--- alıntı ---
sen geceyi yarattın,
ben mumu yarattım.
sen toprağı yarattın,
ben ise ondan kadehi yarattım.
sen ıssız çöller, kuş uçmaz dağlar, vadiler yarattın,
bense hiyabanlar; gülle süslenmiş bağlar ve bahçeler yarattım.
bendim kumu aynaya dönüştüren,
bendim zehri bala dönüştüren.
--- alıntı ---
dinlemek isteyenler için buradan
devamını gör...
en yakın kitabın 75. sayfasının 5. cümlesi
düşünmesini bilirsen rüyada da düşünürsün.
devamını gör...
friends vs how i met your mother
friends;
samimidir,
candır,
dosttur,
duygusaldır,
sıcak çikolata gibidir içinizi ısıtır,
moraliniz bozuk olduğunda size sarılır,
öyle nahiftir ki karakterlere bağlanırsınız.
ailenizin bir parçasıdır friends.
bu başlığın tanımı olmamalı dostlar...
samimidir,
candır,
dosttur,
duygusaldır,
sıcak çikolata gibidir içinizi ısıtır,
moraliniz bozuk olduğunda size sarılır,
öyle nahiftir ki karakterlere bağlanırsınız.
ailenizin bir parçasıdır friends.
bu başlığın tanımı olmamalı dostlar...
devamını gör...
