zeka çok yüksek olmasa bile ortamdaki diğer insanlardan daha iyi durumda olduğunu anlayınca ve kendini ifade edemeyince doğal olarak zekasızlığa indiğimiz durum.
devamını gör...

ıtibardan çok fazla tasarruf edilmiştir,yakışmamıştır. bi sonraki secimde cumhurbaşkanı falan olursa(!) dünyada dalga konusu oluruz.
devamını gör...


- en kötüsü güzel burunlu yaratılmaktır. adınız güler , değil mi ?
- ben daha sizinkini bilmiyorum .
- öğreneceksiniz. bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. ama yapışıp kalır ona. onsuz olamıyor. (sustu. bir sigara yaktı.)bakın, şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz: sigara içtiğimi. işte bir başkası: bütün bu ''siz'' ler ''iz'' ler ''uz'' lardan sıkılırım ben. yapmacık, fazlalık gibi gelir bana. ikinci konuşmamda ''sen'' diyemeyeceğim biriyle bir daha konuşmam.
ne dersin(iz) ?
- galiba sizi anlıyorum.
- yanılıyorsun. ''siz'' anlanamaz, ''sen'' anlanır. bazı kitaplarda ''sizi seviyorum'' u okuyunca gülerim. sanki ''siz'' sevilirmiş !
''sen'' sevilir, değil mi ?
- seni anlıyorum. (kızardı.)
devamını gör...

yaklaşık 1,5 aylık kafa sözlük geçmişime dayanarak ben de birkaç şey söylemek isterim bu konuda her ne kadar üzerime vazife olmasa da.

öncelikle sözlüğün eski halini bilmiyorum, eski yazarlar nasıldı, neler yazarlardı, nasıl katkı sunarlardı bir fikrim yok. geldiğim günden bu güne kadar gördüğüm kısma sözlüğün ekşimeye başlaması diyorsak eğer ben şikayetçi değilim.

neden değilim?
kendi adıma konuşmam gerekirse kafa sözlük formatı ve kuralları başlığını okuduğumda başlıkta yazan kuralları çiğneyerek herhangi bir tanım yazmadım. görsel ve karikatür kullanarak tanım yazıyor olmam eğer formata aykırıysa, bunu da yapmam çok sorun değil. ancak; derdimin karma puanı kasmak, takipçi sayımı artırmak, tüm bunlarla başımın göğe ermesi gibi bir durumun söz konusu olmadığının bilinmesini isterim.

hayatı sözlük üzerine kurulu insanlar değiliz hiçbirimiz, hepimizin sosyal hayatları, kendisini mutlu eden aktiviteleri eminim vardır. sadece pandeminin etkilerini uzun soluklu hissettiğimiz şu günlerde vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz bir yer burası, hepsi bu. hal böyle olunca da buradan gelen bildirimler, takipçiler, karmalar sosyal statümüzü artırmıyor, bizi en mükemmel yazar vs yapmıyor. ben kendimi 3-5 karikatürle ifade ederim, başka biri kaynak göstererek yaptığı bilgi içerikli tanımla, başka biri de trollük yaparak. hiçbirini yadırgamıyorum hepsine sonsuz saygım var. ha bir de, sırf ben karikatür paylaşıyorum diye görünmez olduğunu düşünerek sözlüğü bırakıp giden yazarlarımız varsa da hepinizin huzurunda özür diliyorum kendilerinden.

bu tanımdan sonra karikatür paylaşmayı bırakmayı düşünmüyorum açıkçası. olur da yönetimden biri çıkıp sözlük hesabımı siler ya da kendini bu şekilde ifade etmen formata aykırı der o zaman bırakırım, hem karikatürleri hem de yazmayı. kendimi ifade ediş şeklimin kabul görmediği bir yerde benim de yazıyor olmamın bir anlamı olmaz zira.

tüm bunların sonucunda söylemek istediğim tek şey, yazdığım, paylaştığım tanımlar rahatsızlık veriyorsa rica ediyorum engelleyin ki ne ekşimeye başlayan sözlüğe katkıda bulunan yazarları görün ne de ben rahatsız ettiğimi düşüneyim.

herkesin herkesi kabul ettiği, bol tanımlı, çok yazarlı, güzel günlerde güzel şeyler yazdığımız nice kafa sözlüklü günlere!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ps: paylaştığım karikatürler için dönüş yapıp yüzünün gülümsediğini söyleyen herkes, iyi ki varsınız!
devamını gör...

(...)heeeey!
ne duruyorsun be, at kendini denize.
geride bekleyenin varmış, aldırma;
görmüyor musun, her yanda hürriyet;
yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
git gidebildiğin yere.
orhan veli- hürriyet
devamını gör...

klarnet'e benzer üflemeli bir çalgı. klarnet tahtadan yapılırken, gırnata metalden yapılır ve klarnete göre ağırdır. gırnata fransızca "clarinette " sözcüğünden gelir. yani klarnet.

gırnata sözcüğüne tarihte rastladığımız en eski kaynak:

evliya çelebi, seyahatnamesi (1665)
sāzende-i krneta ingiliz'de īcād idilmişdir, boynuzdandır.
devamını gör...

şahsen etli butluyum ve sizin bu düşüncelerinize kırılıyorum ve bu düşünceye sahip olduğunuz için adınıza da üzülüyorum.
peki etli butlu bir kız olma nedenimi size açıklayayım ki bence benim gibi bu sorunu yaşayan insanlarda vardır :
annem ve babam etli butlu insanlar olduğu için malesef her yediğim lokma bana kilo olarak yansıyor hadi bu sorun değil az ye o zaman diyeceksiniz. evde kaldığım süreçte ve strese girdiğimde dalarken bile yemek yediğimi unutuyorum lokmalarımı unutuyorum ve depresyona girdiğimde bazı insanlar gibi iştahım kapanmıyor aksina iştahım daha çok açılıyor. bir çok defa kilo verip almışlığımda oldu ve bir sorun varken o sorunu halletmeye çalışırken diğer bir sorunu halledemiyorum yani tek bir şeye odaklanıyorum kilo vericeksem de sadece ona odaklana biliyorum bu benim şahsi sorunum belki benim gibi bu durumu yaşayan başka kişilerde vardır. neyse yeteri kadar uzattım, diyeceğim o ki her milletten her ırktan bizim gibi etli butluu löpür löpür, bıngıl bıgıl kişiler var yani bunu bir " türk kızı sorunu" gibi göstermekde saçma lütfen şu insanların ne yediğini ne içtiğini şunusuna bunusuna karışmayın bu başlığı gördüğümde üzüldüm ve bunun gibi şeylerden dolayı bir çok insanın özgüveni kırılıyor.
devamını gör...

anneye babaya küsülmez.
şunu bu başlık altında paylaşmadan geçemem.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir başlık bulursun ve işte bu başlığa tanım girmeliyim dersin. sonra tanımını yazarken bir anda aydınlanma* gelir ve yazacağın her şeyi unutursun. yavaş yavaş yazdıklarını silip başlığı terk edersin.
devamını gör...

tartıştığın konuya göre değişir. eğer sonunda bir şeyler katacaksa bana tamam tartışalım konuşalım. ama burada kastedilen kişisel ilişkilerse fazla tartışamam. sıkılıyorum bir yerden sonra. sen şunu dedin ben bunu dedim eee yani sonuç?
tartıştığın konuya göre değişebilecek duygu durumu.
devamını gör...

allah kahretsin anneleri gibiyim. en son uzun bir yola çıkacağız yolda acıkırlar diye sarma sardım bunlara. yol boyunca dalga geçtiler canım anam diye. nalet olsun anaç ruhuma.
devamını gör...

iki ekmek parasıydı o zamanlar.
cips, kola ve çekirdek beraber alınabiliyordu. bir de meybuz.

edit: tamam efsane olsun.
devamını gör...

uzun zaman sonra 'merhaba canım nasılsın?' sorusunun ardından bir paragraf çevirisi yapman istenir.bu asla şaşmaz..
devamını gör...

güçsüzüm.elimden geleni yapamıyorum hiç.hep eksik hep eksik.
devamını gör...

bazen kimse seni anlamazken dinlemezken kağıdın kalemin sana şifa olması.
devamını gör...

tam da şu anda bir şarkısında yaptığım karaokeyi düşünürken karşıma çıkarak beni şaşırtan, şöhret basamaklarını tırmanmaya 70'li yıllarda başlayan amerikalı kadın şarkıcı.
devamını gör...

korku hikayelerini okumayı severim, hepsi beni çok etkiler ancak hepinizin bir psikiyatri servisini ziyaret etmesi gerektiğini düşünüyorum, psikoloji bilimi herkesin aynı paranormal olayı görmesini, duymasını dahi açıklar. sevgiler...

edit: sonradan aklıma geldi, üniversite sınavına hazırlandığım dönem, gitmeyi çok istediğim bir üniversite vardı herkesin olduğu gibi, ancak o üniversitenin olduğu şehre veya o kampüse hiç gitmemiştim veya hiçbir yerden açıp bakmamıştım, sadece adını ve ne kadar çok istediğimi biliyordum, bir gün rüyamda o kampüste elimde bardak bir yokuşu çıktığımı gördüm, uyandığımda emindim orası olduğuna ancak kimseye söylemedim, herneyse sonunda o üniversiteyi kazandım ve o yokuş yabancı diller yüksek okuluna giden yokuştu birebir aynısıydı rüyamdakiyle ve 1 sene boyunca her gün o yokuşu söverek çıksam da, beni hala çok şaşırtır bu olay, okula gidene kadar hiçbir fotoğrafına dahi bakmamıştım.
devamını gör...

kaos (chaos): evrenin düzenden önceki karmaşık, şekilsiz, ayrışmamış, anlaşılmayan ve kontrol edilemeyen hali.
kozmos (cosmos): canlı, iyi ve düzenli bir bütün olarak evren.
büyük patlamadan önce ve hemen sonrasında evren kaos halindeydi. zamanla düzensizlikler düzene doğru dönüşerek kozmosun oluştuğu bilinmektedir.
fizikçilerin söylemine göre evren sürekli olarak düzenini yitirip milyarca yıllık zaman ölçeğinde kaosa doğru gidiyor.
evren sürekli olarak düzensizliğe doğru giderken insanın düzende kalması mümkün müdür ?
derler ki kaos da düzen de bir saatin altında sallanan sarkaç gibi aynı kavramın iki uç noktasıdır. unutulmaması gereken kalıcı bir kaos ve bir düzen yoktur. çünkü her şey yaşar ve her şey değişir. her kaosta evren, bütün düzensizliklerde gizli bir düzen, bütün değişkenlerde sabit bir yasa vardır.
yaşamlarımıza baktığımızda bazı dönemlerinin daha düzenli, mutlu ve huzurlu geçtiğini bazı dönemlerinin de daha düzensiz, mutsuz ve huzursuz geçtiğini görürüz.
görünen o ki düzensizlikten kaçış yok. peki düzene tekrar nasıl dönebiliriz. ne kadar çabuk dönebilirsek o kadar iyi değil midir ?
farkındalık seviyemizi artırıp bir düzensizlik dönemine girdiğimizi anladığımızda kendimizi yönetebilmeyi tekrar başarabildiğimizde yeniden düzene doğru gittiğimizi göreceğimiz açıktır. insanın kendini kontrol etmesi ne demektir ? kişinin sahip olduğu duygu ve düşünceleri kontrol altına alıp, onları olumlu amaçlara yönledirebilmektir.
devamını gör...

kendinizi anlatma çabası.
devamını gör...

fedakar insandır. sevdiği için ilişkisini feda eder. belki de hayatının merkezine koyduğu kişiyi feda eder.
insanların ne yaşadığını içinde ne fırtınalar koptuğunu gerçekten bilemeyiz.

bu yüzden üstteki yazarın tanımına ithafen ''sevmiyordur yeterince'' diye bir tanım mümkün değil.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim