çocuklar neden uyumak istemezler? yaşama sevinçleri yetişkinlerden daha fazladır çünkü. uyumak huzur göstergesi değildir, aksine çoğu zaman kaçıştır. ben yine de hayranım uyuyabilenlere zira her durumda en çabuk bozulan şeydir, uyku düzenim.
devamını gör...

kemal sunal'ın, izleyici güldürü beklerken ciddiyet üzerine oyunculuğunu sergilediği filmi.
devamını gör...

bir babanın kendi başaramadığı, peşinden gidemediği hayallerini çocuklarına yüklenmesini konu alan hint filmi.

--! spoiler !--

vakti zamanında iyi bir güreşçi iken "aç kalırım, geçinemem" düşüncesiyle güreşi bırakan bir adamcık var. günün birinde kalkıyor bi oğlum olsun da onu güreşçi yapayım hayallerimi o gerçekleştirsin diyor ama oğlu olmuyor. 3 tane nur topu gibi kızdan sonra vazgeçiyor seninki tam bu seferde kızlarının erkeklerle kavga ettiğini ve onları dövdüğünü öğreniyor. hemen cinsiyetçi tutumundan silkelenip kızlara yüklüyor "ülkeye altın kazandırma" hayalini. tabi kızlara soran eden yok siz ne istiyorsunuz hayaliniz falan var mı diye doğruca antrenmana.

kızlar başta istemiyor tabi sonra bunlara bi arkadaşı akıl veriyor "mal mısınız bakın ben evlendim babanız sizi güreştirecek ne işiniz var bu yaşta koca evinde" diye bunlar da güreşek bari diyorlar. kısaca bir hapis hayatını diğerine yeğliyor ve başlıyorlar çalışmaya. tabi zaman geçince alışıyor bu ikisi de derken her azmeden gibi ingiliz oyunlarında altın kazanıyor büyük olan. klasik.
--! spoiler !--
devamını gör...

kadınım ben kadın!
devamını gör...

bende olduğu gibi demir,ferritin,kan ve d vitamini eksiklikleriyle birlikte görülüyorsa ayaklı cenazeye dönersiniz.
iki çeşit ileri derece alerjik rinitiniz de varsa bingo!
devamını gör...

en fazla d vitamini sentezlenmesi, ekvator çizgisinde bulunan bölgeler, yani güneş ışınlarının en dik vurduğu ülkelerde gerçekleşiyor. ekvator çizgisinden uzaklaşıldığında bu vitamin alımı azalıyor. kuzey avrupa ülkelerinde hava güneşli olsa dahi, d vitamini alımı düşüktür.

mesela ülkemizde antalya bölgesinde yaşayanlarda bu vitamin alımı yüksek iken zonguldak taraflarında yaşayanlarda bu miktar düşüktür. ne kadar akdeniz ülkesi sayılsak bile nüfusumuzun önemli bir bölümü 37 derece kuzey enlemi üzerinde yaşıyor. bu enlem üzerinde yaşayanlarda d vitamini sentezi düşük olur.

d vitaminin eksikliğinde, bağışıklık sistemi sağlıklı çalışamıyor. eksikliği covid-19'a yakalanma riskini artırıyor ve hastalığın ağır seyretmesine neden oluyor. vücuttaki d vitamini oranının yeterli olup olmadığını anlamanın yolu kan değerlerini ölçtürmekle anlaşılır. d vitamini, anne karnındaki bebeğin beyin gelişiminde de kilit bir rol oynuyor.

takviye kullanmaksızın d vitamini karşılamanın iki yolu var. ciğer, tereyağı, gezen tavuk yumurtası gibi d vitamini yönünden zengin besinler tüketmek ve öğle saatlerinde güneşlenmek. tabi güneşlendiğiniz d vitamini hangi ülkede yaşadığınız ve bulunduğunuz yerdeki hava kirliliğine göre de değişir.
devamını gör...

yazayım. herkes bilsin nasıl bir ruh hastası olduğumu.

- kesinlikle düzgün şekilde oturamıyorum. çocukken koltuğun tepesine ayaklarımı atar başı halının üzerine sermiş şekilde otururdum. beynine kan gidecek diyip düzeltip dururlardı beni. beyne niye kan gitmesin zaten? cinli diyip uzun süre okuyup üflediler. kesinlikle işe yaramadı.

şimdi güya oturuşu düzelttim ama rahat edemiyorum. ayakları kendime çekiyorum, beli kırılmıs gibi bir köşeye atıyorum, kafa diger tarafta, kollar orada burada. beni sandalyeye oturtuyorlar, bir süre sonra özür dileyip cekiyorum bacakları kendime. bazen bir bakarlar bacak ve kalça yerde sadece kafam koltukta, öyle uzanmışım. asla normal değilim. sori.

- koltuğu yatağı sahiplenemiyorum. en ucunda yatıp en ucunda otururum. o yüzden sürekli düşerim oturup uyurken falan. ortalayamam kendimi.

- merdivenden inemiyorum. tanıdık merdiven değilse işim bitiyor. çocukken merdivenin çizgiler yer değiştirirdi disleksi nedenli, sürekli ayağın arkasını vururdum ya da düşerdim. şimdi de yer değiştiriyor muhtemel ama büyüdükçe alıştım bu görüntüye farkında değilim. mesela merdivene ayağı bi atıyorum inmek için, behlül'ün peşinden koşan nihal gibi kıç baş açılmış şekilde takır takır düşüyorum. çok şükür herkesten fazla gülüyorum da rezil olmuyorum.

- gece uyanınca bir şey yapamıyorum. sahiden bir şey yapamıyorum ama. mesela üşüdüğüm için uyanırım, bakarım battaniye yerde, uzanamam ona. uzanmak aklıma gelmez. sokak çocuğu gibi titreye titreye uyurum. telefon çalar, uyandırıldım diye ağlarım ama çoğu zaman telefonu açmak aklıma gelmez. öyle sakince ağlarım. çok susadıysam birini uyandırırım o getirir. çünkü bildiğim tek şey o an susadım demek. kalkıp getirmeyi akıl edemiyorum. susuzluktan ölsem alamam kalkıp.

- tek bir iş yapmak. mümkün değil. oturup bir şeyi öylece izleyemem. bir şey izlerken aynı zamanda bir seyler okumam ya da dinlemem gerekir. resim cizerken diğer elimle başka resim boyar, yemek yaparken bir şey karıştırıyorsam diğer elimle bulaşıkları yerleştirim. çocukken dersi dinlemem için etrafta yürüyüp bazen çıkıp gitmeme izin veriyorlardı. çünkü katiyen oturup dinleyemezdim. aynı anda iki şey yaparsam dinleyebilirdim. şimdi çalırken aynı anda 3 4 işi birden yapıyorum da o şekilde idare ediyoruz. kıpır kıpırım arkadaş, çok yorgunum.

- doktor öksür diyince öksüremiyorum. ne oluyor bilmiyorum ama ayarlayamıyorum o öksürüğü. höh falan yapıyorum. ayrıca hiç değişmeyen bir konuda anlaşmazlık yaşıyoruz. sırt üstü yat diyor, yatıyorum, yanlış diyor. nasıl yanlış sırtımın üstünde yatıyorum işte. yok diyor.

- yalandan aglayamıyorum. çok istiyorum ha. bakıyorum halama gözden yaş gelmiyor ama hıçkırıklar çığlıklar. müthiş bir kaçış yöntemi. ben deniyorum, veremiyorum o şu an ağlıyorum peşimi bırak lütfen algısını. olmuyor.

sahiden zor. kendimle yasamak konusunda zorlaniyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dolbear yasası, amerikalı fizikçi ve mucit amos dolbear tarafından yayınladığı bir makale ile ortaya attığı oldukça ilginç bir gözleme dayanıyor. mucit, gözlemine göre hava sıcaklığını cırcır böceğinin ötüş sayısına göre bulabiliyor. cırcır böceklerini ele alırsak öncelikle soğukkanlı olan bu böcekler kanatlatını birbirine sürterek ses çıkarabiliyor. tabi sadece erkek cırcır böcekleri ötebiliyor. kimilerine göre kadın cırcır böceklerini etkileme, diğer erkek cırcır böceklerini korkutma ve çiftleşmeye hazırlık olarak da görülüyor.cırcır böceğinin ötüş hızının hava sıcaklığı ile olan oranını mucit bir formülle açıklamış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel 1 dakikada duyulan ötüş sayısı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel fahrenheit cinsinden ortam hava sıcaklığı

mucit makalesinde yayınladığı bu formül ile termometre kullanmadan hava sıcaklığını doğru bir şekilde tahmin edebildiğini açıklamış.
en basit haliyle şöyle cırcır böceğinin 8 saniyedeki ötüş sayısına 5 eklenerek ortam sıcaklığı bulunabiliyor. deneyimleyen bana portakal atabilir.
devamını gör...

harika bir duygudur diye katılmak istediğim başlık.
en güzel his ise her ülkede çalacak bir kapının olduğunu bilmek diye düşünüyorum,gitmeyecek olsan bile.
farklı milletin insanlarının kendilerine özgü kültürlerini harmanlayarak kendini geliştirmek,değiştirmek mükemmel bir his.
yurt dışına gidemiyorum nasıl yapayım demeyin. couchsurfing gibi uygulamaları kullanarak insanlarla tanışıp kalıcı dostluklar kurabilirsiniz.
devamını gör...

hayat.
devamını gör...

(bkz: portrait of a lady on fire) adlı yapımdan sonra beni sinemasının iddialı bir tutkunu haline getiren (bkz: céline sciamma)'mızın 2021 yapımı, büyükannesini kaybeden 8 yaşındaki küçük bir kızın bu kayıpla baş etmeyi öğrenmesi üzerine kurulu filmi.

ölümle ilk teması olmasından mütevellit biraz garip bir durumun içine düşen nelly hem kendi hem de annesini için çıkacak bir kapı arıyor. bu arayış yüzünden kendini büyülü bir gerçekliğin içinde bulan nelly, filmin sonuna kadar sorularına cevaplar arıyor.

bakımevinde kalan büyük annesinin eşyalarını toplamaya, annesinin de küçüklüğünün geçtiği eve yaptıkları bir yolculukta birkaç gün orada konaklamaları gerekiyor. ailesi her tarafına anı serpiştirilmiş bu evi toparlarken nelly de evin çevresini saran büyük ormana oyun oynamaya ve annesinin ona küçükken yaptığını söylediği ağaç evi aramaya çıkıyor ama onun yerine tıpkı annesinin hikayesindeki gibi bir ağaç eve, tıpkı kendisine benzeyen bir çocuğun odun taşıdığını görüyor ve olaylar buradan itibaren gelişiyor.

içerikle ilgili daha fazla bilgi vermeyeyim. pek spoiler yenilecek bir film değil, sciamma burada da hikayesini yalın bir şekilde anlatıyor olayları aslında ama yine de izleyeceklere saygımız sonsuz.

fantastik bir temele dayanmadan yaratılan büyülü bir dünya var filmin içinde, gelecekten değil, tam arka yoldan gelen bir kız çocuğu gibi. filmde turuncu ve kahverengi tonları hüküm sürse bile o yumuşak havayı bir şekilde oluşturuyor, sebebi büyük ihtimalle ve tabiri caize bacak kadar boyları ile bu işin altından kalkmış ufaklıklardı. velhasıl bu çok katmanlı eser en sevdiğim filmler listeme üst sıralardan giriş yapmayı başarıyor.

not: başrolü üstlenen iki genç kadın birbirine çok benziyordu -(bkz: joséphine sanz) ve (bkz: gabrielle sanz)- filmin sonunda okuduğum birkaç yazıda ikiz olduklarını öğrenmem ile aklımın yattığı bir mevzu oldu. sizin de yatsın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kapandıktan sonra daha kimseden "titreşim" alamadım.
vücudumdaki elektrik eksikliği de iyice depresif birisi yaptı beni.

nolurdu facebooktan oradan buradan titreşim gönderebilselerdi de şarj olsaydık.
devamını gör...

strugatski kardeşlerin göndermeler kumpanyası haline bürünmüş bilim kurgu kitabı. ilk tanımda da söylendiği gibi o gitti, bu geldi sığlığında değerlendirilebilecek bir kitap değildir. arkadaş; üniversiteye giriş sınavlarında sorulan a noktasından hareket eden araç b noktasından hareket araç sığlığı ile bu kitabı nasıl değerlendirebiliyorsunuz? cidden hayreti mucip. ortada çatışan düşünceler, içinde bulunulan ortamın insanların özlemlerine, hayallerine nasıl etki ettiği ve en önemlisi yabancılaşma kavramının dibine vurulduğu bir durum varken, bunları es geçip ben kitap okuyorum havası atmak için tespit taneleri dizmenin kıymet-i harbiyesi yok. karakterlerinin anlamak özlemi ile yanıp tutuştuğu bir kitabı anlamadan yorumlayanlara itibar etmemenizde fayda vardır. sovyet bilim kurgusuna alışmak belki biraz zor gelebilir. bunu anlarım. ama bir kere kaptırdınız mı da ardı arkası gelmez, bundan emin olunuz. *

bakın bu kitap 1965 yılında yazıldı. ve günümüz insanı hakkında o dönemlerden bugünü görerek, ciddi bir ileri görüşlülük örneği sergiliyor. iş yukarıda bahsettiğimiz düşünceleri dile getirenler ''yokuştaki salyangoz''lardır. siz ormanı, şehri, yolculuğu bir kenara bırakın ve debelenip duran bu salyangozlara odaklanın. emin olunuz bu kitabı okuduktan sonra salyangozların neden böyle konuştuğunu algılamanız daha kolay olacak * strugatski kardeşlerin en baba kitabıdır kanımca. salyangoz masallarını bir kenara bırakıp şiddetle okumanız önerilir. hepinize kabuk dolusu selamlar *
devamını gör...

amacım hedef göstermek değil asla ama kampanyayı desteklemeyen yazar nasıl bir veri analizi yapmış, merak etmemek elde değil.

1 çocuğu kurtarmak yerine 100 çocuk nasıl, ne anlamda kurtarılabilir; bu kıyaslama neye göre yapılır? evladı için dünyayı yakabilecek bir ebeveyne bu karşılaştırma nasıl açıklanır? insan denilen varlık sadece bir sayıdan ibaret midir? ateş düştüğü yeri yakarken dışarıdan izleyerek yorum yapmak neden bu kadar kolay? son olarak, evladı olmayanlar böyle üstten üstten ahkâm kesmeseler mi acaba? varsa da söyleyecek sözüm yok artık.
devamını gör...

özgür mumcu ve eray özerin birlikte yaptığı "yeni haller"
müthiş keyifli, kafa açıcı bilgilendirici bi iş yapıyolar. bazı sabahlar arabada açıyorum işe gidene kadar su gibi akiyo yol.
devamını gör...

bir şey bilmek yada bilmemekten bağımsız olarak eğer kendini iyi ifade edemeyen, özgüvensiz biri değilse iyi bir gözlemcidir.
devamını gör...

ben sözlükteki tüm öğretmen ve hemşireleri biliyorum ek3600 gelirse hepsini söylerim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim