şayet varsa ilk gün kadınları örgütleyip nuri talebi için ayaklanma başlatmaya çalışırım.
eşitlik tanrım, eşitlik.
devamını gör...

kaslı değilim , göbeğimle gurur diyorum , övündüğüm tek bir durum var kitaplarım .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

moderatörler ilgili ve küfürsüz bir sözlük. seviye yüksek. burada ilk günüm ve her şey gayet güzel.
devamını gör...

#975988
bana bu entrysiyle kahkalar attıran yazar. çok seviyorum yazdıklarını. hep yaz en çok sen yaz sayın yazar.

bir de 4 3 3 hangi takımı oynatıyor? bahsi geçen aykut kocaman mı? bizi bir aydınlatsa keşke.
devamını gör...

pazar etkinliği paylaşmalık başlık.
yaşadığım ev eşyalıydı ve çiçekler de buna dahildi. ev sahibi saksı konusunda pek bir zevkli olduğundan ben eve girince saksıları balkonuma uygun bir şekilde değiştirmiştim. eee taşınıyorum saksılarımı bırakayım mı?
yeni evime, balkonuma yeni çiçekler ekeceğimden saksılarımı alıyorum.
bir yandanda lucifer'ı izliyorum.
herkeslere güzel hafta sonları efem.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlükte olan bitene yetişiyemeyen yazar beyanıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rivayete göre freud, arkadaşlarına sigaranın bilinçaltında farklı bir şeyi sembolize ettiğini anlatmış. bir arkadaşı da “sen sigaranın büyüğü olan puro içiyorsun” deyince; freud “bazen bir puro sadece bir purodur” diyerek cevabı yapıştırmış. en yalın ve en anlamlı sözleri sembolize eder freud purosu.
bazen bir puroyu başka bir şey zannetmekte ısrar etmek daha büyük yanılgıların kapısını açar.
aklı, zekayı, bilgeliği çağrıştıran yazıları ile kafa sözlük'e damgasını vurmuş sağlam bir reformcudur. ilham verici yazıları ile hayatın gerçeklerini anlatan takip edilesi bir yazardır. “her şeye illa bir anlam atfetmeyin” der, sözlükteki hastaları sözleri ile tedavi eder, olgunluğu ile anlayış ve hoşgörüyü yayar.
devamını gör...

çok özeniyorum böyle sıkı ,birbirine bağlı akraba ilişkilerine.*
devamını gör...

ülkemiz kadınlarının sıklıkla başına gelen durumdur.
bundan birkaç yıl evvel metrobüste orta bölümde cam kenarında ayakta seyehat ederken üç erkek etrafımı sardı. sürekli iğrenç şeyler söylemeye başladılar. etraftakiler duydukları halde bu karaktersiz sapıklara tepki göstermedi. bir zaman sonra sinirlerim bozuldu ağlamaya başladım. o zamana kadar bunları duyup müdahale etmeyenlerden biri "gel bacım otur" diyerek bana yerini verdi. oturdum koltuga çok geçmedi, yer veren kişi fiziksel tacize başladı. ellerim dizlerim titremeye başladı, ağlayarak ilk durakta indim.
o olaydan sonra devasa bir postacı çantası aldım,sırtımı eskisi cama yaslamaya devam ettim. önüme çantamı getirip, elime de bir toplu iğne aldım. gereginden fazla yaklaşana, burnumun dibine girip laf atıp haddini aşana saplıyorum. siz de yapın başka türlü bize seyehat hakkı yok.
edit: imla.
devamını gör...

yaşamı ve ölümü düşündüm, ölmeyi değil, ölümü. o hissi değil o gerçeği. hayatı, nefesi... nerede açtım gözümü? onu düşündüm. aydın, evet evet aydın. aydın'ı düşündüm. o uzun bulvarını, meydan camii'ni. sokaklarında dolaştım. iki katlı bir ev, küçük, rutubet kokan. o küçük balkonu düşündüm. şişman bir kız çocuğu gördüm. üstü başı kir içinde top oynuyor, selam verdim. saçları dağınık, saçlarından sevdim.güldü, güldüm, güldük.

izmire gittim sonra. bir sokak, duvarında çiçekler. önünde onlarca çeşit insan, bir tane insan olmayan. neden buradayım bilmiyorum, yo yo biliyorum, adım gibi hem de ama boşver. gidiyorum, o gelsin.

muğla'ya gidiyorum. yer akyaka. deniz kenarında ayaklarımı denize sarkıtıyorum. dalgalara kıyıya vurdukça ayağıma değiyor denizin serin suları, hafif irkiliyorum ama bir yandan da deliler gibi hoşuma gidiyor.

istanbul'dayım. tam olarak neresi bilmiyorum ama evler biraz eski. sokaklar dar. dilimde bir şarkı, elimde sigara. gece saat 3. yaylana yaylana hafif üşüyerek ilerliyorum. yanımda serseri bir köpek. arada bakıp selam veriyorum. selam vermek ister gibi bakıyor bana, anlıyorum.eyvallah diyorum. peşimden geliyor. içimde bir güven.

odamdayım. yatağım boş, her zamanki gibi yerde oturuyorum. yerde oturmayı severim ben, rahat. halının desenini inceliyorum, ezberlemişim oysa.
-ne ara?
boşver işte ezberlemişim ne yapacaksın?
dışarısı soğuk hissediyorum, kapının altından hafif serinlik geliyor. hoşuma gidiyor.
-neden?
soğuk yaşadığımı hissettiriyor.
-he tamam.
ya sabır...

karadeniz'deyim. şehri boşver.
-neden?
ay boşver işte ne yapacaksın? hayırdır benden habersiz karadeniz'e mi gittin?
-merak
...
neyse devam ediyorum
ormanın kenarında küçük klübe gibi bir ev. tahtadan, içinde soba. ateşin çıtırtılarını duyuyorum. yağmur yağıyor. yatmışım divana uzanıyorum. uykum gelmiş.
- anne acıktım.
kızım ben sana yeni mama vermedim mi? iki kelam ettirmedin ya. bütün gün sürtersin dışarda, acıkınca bacaklarıma sürtünmeyi bilirsin ama.
-....
ah başımın belası ah, gel verelim mamanı. kaç kilo oldun kızım sen? taşıyamıyorum seni
-....
iyi sus, deme bir şey. anca mama ye. manyak kedi!
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

paşa gönlümüz öyle istediği için denmesi gereken, ciddiye alınacak bir tarafı olmayan ''troll'' beyanı.
devamını gör...

önce insanın içine işleyen mavi gözleri gelir aklıma,
sonra
fakirlik yüzünden yaşayamadığı çocukluğu.
kendini ülkeye anlatması için şehit olması gerekiyormuş, trabzonlu-maçkalı yavrucağızın.
devamını gör...

küçükken sağ elle yazmama rağmen sol elle yazmaya zorluyordum kendimi.ciddi bir şekilde üzülüyordum solak olmak istiyordum heralde farklılık belirtisi olarak görüyordum bu durumu garip bir çocukluk işte.neyse ki geçti bu takıntı.
devamını gör...

aşkından leyla olduğum adamın düğününe davet edilmiştim. benden 7 yaş büyük. gelinle de yakınız tanışıyoruz tabi. çok güzel süslenip gittim. salona girdikleri anda ağlamaya başladım. ne oldu diyenlere gelin çok güzel olmuş duygulandım onu böyle görünce diye de yalan söyledim. içim kan ağladı be :(. neyse 17 yaşındaydım çocuktum geçti
devamını gör...

gözlerine saygısı olmayan insandır. telefon parlaklığım her zaman orta seviyenin altında durur. duruma göre (+,-) değiştirebilirim. onun üstüne mavi ışık filtresi özelliği var ki neden daha önce kullanmamışım diyorum. alıştıktan sonra filtresiz bir ekrana baktığınızda gözleriniz kamaşır başınız ağrır. bu filtre özelliği varsa kesin kullanın. alışmanız biraz zaman alabilir ama sonrasında uzun kullanımda beliren baş ağrısı ve göz kanlanması gibi durumlardan kurtardığını söyleyebilirim. kullanması soğuk denize girmek gibidir alışınca çok seversiniz.
devamını gör...

sütün kendi şekerinin ismidir. bu da glikoz ( üzüm şekeri) ile galaktoz birleşimidir. glikoz, süt asidine dönüşüyor ve bağırsak florası bundan yararlanarak kolay hazmedilmeyi sağlıyor.
devamını gör...

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim